E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

Micingirt Şiirleri - 2013



Acı

Yürüyorum ayakta,
Zirveden basitliğe.
Beni gör, çoğa bak da;
Kaçır gizle dörtlüğe.

Sen fazlalık ben artık,
Biz nasıl bir yaratık,
İzan, irfan kör ettik,
Bu sığar mı mertliğe

Ve arşsız gölge var mı,
Tevbesiz bölge var mı,
Aşk bilgeyi yakar mı
Sığındım cömertliğe

Us idrake göredir,
Yakarışlar yâredir,
Ölümsüzlük neredir,
Vermeğin namertliğe!

Teslim oldum ben fakat
Olmasa da liyâkat.
Affet Allah’ım Affet!
Acı nankör dertliğe.

12.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Adalet

Adalet hak sürurum,
Mazluma kurbanım ben.
Benlik yoktur ben varım
Zalime külhanım ben.

Kulluktur tek gümanım,
Amentüdür imanım.
Çıban olsa her yanım,
Yine de Lokmanım ben.

Ki köleyim Bilalim,
Al bayrakta hilâlim,
Haddimizi bilelim,
Nefsime sultanım ben.

Üç kıtaya hükmettim,
Gönülleri fethettim,
Hoşgörüyü derc ettim,
Tarihte Osman’ım ben.

Vesileye aldırmam,
Kör şeytanı güldürmem,
Karıncayı öldürmem,
Yaşatan dermanım ben.

Köroğluyum dağlarda,
Mevlanayla ard arda,
Barbarosum sularda,
Yunusa mekânım ben.

Taşırım tüm her rengi,
Tattım ulu ahengi,
Tevazudur mihengi,
Zümrütten harmanım ben.

Mefkûremiz rızadır,
Helalinden azadır,
Bana değil bizedir,
Baş değil tabanım ben.

Hecelere büründüm,
Şiirlerde göründüm,
Ömerlere yerindim,
Aliye kurbanım ben.

Çeçenleri görünce,
Filistinli ölünce,
Yavrularım sorunca,
Kanayan vicdanım ben.

İbrahimdir ecdadım,
Micingirt ağır adım,
Yaralıyım üstadım,
Gül yüze hayranım ben.

26.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Âdem Ol

Bu nasıl bir hakikat, ruh var iken deri ne,
Asabiyet kezzabı… Kim soktu içerine?
Varılmaz bu gidişle varacağın vadiye,
O’na dayan Âdem ol, razı ol kaderine.

04.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Adsız

Sözler okka gibi cürümler hadsiz,
Yinede inançsız demem adama.
İslam’la sorunlu şu bizim Adsız,
Hak dava İslamsız olmaz ki ama!

Zemzemle gürleyen suyum bu benim
Sabır topluyorum, huyum bu benim,
“Asım’ın Nesli” kim, buyum bu benim
Adsızlar Asım’ı bilmez ki ama!

Felsefe pervazsız, bırak deliyi,
Ayete muhâlif müptezeliği,
Sattım On’suz olan gevezeliği,
Hakikat şakaya gelmez ki ama!

11.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Af

Büyülü tek hece, veya iki harf
İki de gözyaşı, reçete tarif
Ve başlar orkestra sesler duyulur
Müthiş tek kelime müthiş maarif

05.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Afakî Hareketler

Günahkâr varlığım sokakta etler
Gayesi zevk olan bir canavarım
Sus adam afakî der hareketler
Yoksa tekâmülüm ben neden varım

Kendime ithafken ben heceleri
Yazarım gerçeği hep ayan beyan
Modayla boyadım pencereleri
Yanlışta süvari izanda yayan

Şu bendeki “ben”ler hep beni kollar
Ölüm ötesini satayım diye
Muhabbet bahçesi samimi yollar
Tasavvuf ilmine düşmanlık niye

09.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Afedersiniz

Dudakları hızmalı, boy boy züppeler arttı;
İnsanlık ötesinde, mahlûkatı arattı!
Yok, gayeden bihaber, dönüp etrafa baktı,
İçgüdüye koşturup, gözlerini ağarttı.

12.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Affet

Hayalinle yükselirim,
Günahlarım çok Allahım.
Hem ağlarım hem gelirim,
Affet yüzüm yok Allahım.

Hasatımı sele verdim,
Gönlüm buruk ağır derdim,
Cemalini hayal kurdum,
Hayallerim pak Allahım.

Usul usul arz edeyim,
Fasıl fasıl arz edeyim,
Bilmem nasıl arz edeyim,
Kabahatim çok Allahım.

Kulluğuna varmasam da
Sermayem yaş var masamda,
Kalp gözüyle görmesem de,
Kalbim inler Hak Allahım.

Şeytanlar çok biçareyim,
Hicran dolu kalp sarayım,
Eşiğinde yalvarayım,
Pişmanlığım pek Allahım.

Filistin’de taş olsaydım,
Çeçen ya da baş olsaydım,
Mazluma gardaş olsaydım,
Kardeşlerim tek Allahım.

Merhametin Gazabını,
Affın geçti Azabını,
İnançsızlık kezzabını,
Vatanımdan sök Allahım.

Duygularım ahuzarda,
Nefsim azgın ruhum darda,
Tufan oldu bu diyarda,
Divanına çek Allahım.

Kul Ömeri hep aradım,
Fersah fersah adım adım,
Cemalullah tek muradım,
Aşkın ile yak Allahım.

04.09.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Affet Allahım

....................................................Iraklı Nur’un mektubuna ithaf olunur

Bir başka ızdırap var
Bir başka vahşet Irak’ta
Titrek yaralı bir ceylan gibi…
Geceye düştü Iraklı Nur
Kimsesiz ve çaresiz
Ne kadar da mahzun.
Bir yanda kanayan yüreğim,
Bir yanda İslam-ı âlem
Umursamaz ve sağır
...
Bir başka çığlık var
Bir başka çığlık yürekler
Bu yıl bu gece utanç!
Bu gecenin sabahı yok mu
Uzat feryadını
Son kez yüreğime, idrâkime
Uzansın feryadın yankılansın...
Sen temizsin biz utanç
...
Bir başka hüzün var bir başka kin
Acılar sardı dört bir yanımı...
Umutlarım kavruldu
Başka bahara mı
Hey hat!
Gelecek senin yüreğinde tutuşacak,
Kazılı olacak mezar taşıma
Kin ve petrol
Bir başka hesap var
Bambaşka hesap
Affet bizi Allah’ım,
Affet bizi
Affet....

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Afrika

Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun;
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağırdı Piyesim

Köprüler yıkıldı döndüm geriye
Her yanım virane her yanım talan
Nefsime saplandı kibir ve riya
Ağırdı piyesim yoktu bir bilen

Leyla’yı aradım düştüm çöllere
Bülbüle rastladım küskün güllere
Beni de attılar malum ellere
Her yanım gözyaşı her yanım nalan

Ruhum uğulduyor azgın sularda
Mecalim kalmadı darbe ard arda
Allahım Ömer i bırakma darda
Sermayem heybemde gözyaşı kalan

14.11.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağla

Gurbet hasret ak-kara,ruhum ayaz gönlüm yaz
Ağla yüreğim ağla, ağlaşalım gel biraz…

25.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağladı

Yüreğim nigârdır susmuş dedim de
Çevirdi yüzünü güldü ağladı
Tasvirler izâha küsmüş dedim de
Unuttu gülmeyi daldı ağladı

Bilmezleri sardım hasret bezine
Sabrı çekiyorum vaktin benzine
Benim gibi hüzün geldi yüzüne
Aklımdan geçeni saldı ağladı

İlan-ı aşk hiçlik aşk bahçesinde
Yalnızlık birikir yâr bohçasında
Sessiz bir yorgunluk var lehçesinde
Peşimden namazı kıldı ağladı

Titreyen elleri saklıdır giz’de
Mevsimler tükendi gitti bu yazda
Sevenler ölmezmiş duydum vaazda
Her gece uykumu böldü ağladı

05.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlama Arkadaş

Yırtılır o fiyakan,
Ne taht kalır ne de taş.
Yaştır günahı yakan,
Dol ağlama arkadaş(!) …

“Çok ağlayın az gülün”,
Sermayedir gözde yaş,
Buyurmadı mı gülüm?
Bil ağlama arkadaş(!) …

Düşün… Kütüğü düşün,
Ne hayaldi ne de düş,
Doğru ise gidişin,
Gül ağlama arkadaş(!) …

Yaşlar dostum… Yaşlar yâr,
Dünya fani can gardaş,
Gözyaşıdır nevbahar,
Dal ağlama arkadaş(!) …

Dertlilerin derdine…
Yürek değil sanki taş.
Hazan düşmüş yurduna,
Gel ağlama arkadaş(!) …

Kan akar oluk oluk,
Ağlama sen kuraklaş,
Bu ne vicdan ne soluk,
Sil ağlama arkadaş(!) …

Korkmaz mısın dönüşten?
Gel hele biraz yaklaş.
Uyanmadıysan düşten,
Kal ağlama arkadaş(!) …

Arşa yükseldi namı,
Ağlardı Ömer (Hz) adaş,
Sen neyin sadrazamı,
Bul ağlama arkadaş(!) …

Gözyaşımla al beni,
Kefene yavaş yavaş…
Ak yaşlara sal beni,
Sal ağlama arkadaş(!) …

08.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlama Demeyin

Niye ağlamayayım ki
Müjde mi aldım
Gelişini mi gördüm
Kokusunu mu aldım
Niye ağlamayayım
Hem buyurmadı mı Çok Ağlayın Az Gülün.
Gül mü açtı bülbül mü öttü yanan yüreğime
O garip ölmedi mi
Ben nasıl gülerim
...
Cemiyet hissiz, edep terki diyâr
Evlat ecdat tanımaZ
Sokak kıpkızıl ve duyarsız
Emare yok tefekkürden
Ben deli miyim
Çılgınlık ortada
Bana ağlama demeyin
Niye ağlamayayım ki
...
Bu gün kandil kutlu gün
nesepsizlere sözüm yok
Ya diğerleri nasıl anlatayım bir geceliğine
Gam yok iffet yok
Sanki yoktur hakikat
Burkuluyor zihnim düşündükçe hezeyanları
Ağlamamı çok mu gördünüz
Niye ağlamayayım ki niye
...
sen gel feryadıma âmin de
Affeder belki bu geceliğine
Bu gecenin aşkına imanım tamdır
Amelim sakat olsa da
Bu gece kutlu doğum
Bu gece Leyla gibiyim
İrem bahçesi her taraf
Âşıklar pervaz ediyor hayy
…
Bu gece diz çökmüş yıldızlar
Dağ taş ayağa kalkmış iblis sus pus
Ağlayacağım
Âlemler titreyene, dilim kalbime nakşolana kadar
Dostun cemalini görene kadar
Ağlayacağım
Ağlama demeyin sakın
Ağlamadı mı adını taşıdığım adalet abidesi Ömer
Ya Ali dünyayı titreten
...
Niye ağlamayayım ki
Takva gemisine mi bindim
Izdırabım derin
Sanki tufanı Nuh’un
Yok artık haykıracağım
Haykıracağım Hasanlara Alilere
Ayşelere çağlasın gözyaşınız çağlasın
Çağlasın ki belki teveccüh buyurur
Gül çehreli yetimlerin babası
Şefaat eder şefaat abidesi
Şefaate layık olmasam da

2003 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlamak

Sular gibi köpürüp
Yığınları süpürüp
Gelmek için ağlamak

İfadesiz şey gibi
Kara sevda ney gibi
Çalmak için ağlamak

Sağanak sağanak hep
Rüzgâr buluta sebep
Olmak için ağlamak

Ağlamanın surları
Mutluluk yağmurları
Salmak için ağlamak

Yaş gözün cazibesi
Belki Leyla’nın sesi
Silmek için ağlamak

Sandukalar pembe mor
Beni gözyaşı vurur
Ölmek için ağlamak

Gâh gönülden pek kırık
Gâh dirilten hıçkırık
Gülmek için ağlamak

Yaş duada son nokta
Yok, vardadır var yokta
Bulmak için ağlamak

Yaş, arsıza engebe
Yaş var vuslata gebe
Bilmek için ağlamak …

21.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlamak İstiyorum

Aşkın ile
sevdalanmak,
yanmak...
...
Nur pınarından içmek,
parlayan nuru,
çağlayan muhabbeti,
doğan ihlası gördükçe
seni seviyorum diyebilmek
haykırmak aşk ile
ağlamak istiyorum,
ağlamak...
...
Sevdası isli gönlümden,
nice sevdalı gönlün hasretine yandığı
tüm şiiri, kasideyi, münacatı,
sana arz eden postacı olmak...
her teşrifinizde
gözlerine bakabilmek...
kurtuluş iksirim
sarılmak,öpmek,
haykırmak aşk ile...
ağlamak istiyorum, ağlamak...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlamayın Arkamdan

kanatlarım ağır ağır düşerken
ümit korku can havliyle pür edep
ölüm korkusu ve kokusu
yüzüm sapsarı
elinizi elime dokundurun yavaşça ve yasinle
baş yastıkta nasipse
usul usul sönerken azar azar sessizce
ağlamayın peşimden hem size ne oluyor
vefamı dediniz hadi ordan
merteklerdir dostlarım
yapayalnız kar beyaz
tipi boran olsada namazıma geliniz
mezara olmasa da
…
ağlamayın sakın ha toprağımı atarken
rahmetliyi severdim yok yok daha dün konuşmuştuk
duyunca çok şaşırdım istemem ben
istemem boş lakırdı
sessiz sessiz derinden bir fatiha sal yeter
şeyhülislam çağırın mahallede var mıki
lakin yapayalnızım sitemim zorumdandır
bir elimde cürümler diğerini sormayın
günahlar günahlar günahlar
…
tövbem var gözyaşımla tek hasadım bu işte
gözyaşıma sığındım tövbeyi siper ettim
yaşım var abi yaşım yedi düvele bedel
hem size ne oluyor ağlamayın peşimden
dönün bakın çevreme komşularım ölüler
sizin komşular kimdir vah yaşayan ölüler
yıkayın bir solukta içerden pazarlıksız
yetiş hoca efendi tez yetiş
helallik al ne olur
helal olsun helal olsun helal olsun
istemem çiçekleri susturun alkışları
ben fatiha isterim titreyerek damardan
hem masrafta bedava
kalakaldım baş başa merteklerin altında
…
aman Allah’ım aman başladı zor zemheri
çözüldü prangalar korkularla iç içe
ıslandı kefen bezim
siz helvamı yiyorken
ben amelle yüz yüze çaresiz ve endişeli
…
ve bir yiğit yetişti Semerkand illerinden
kocaman elleriyle sihirli gözleriyle
sardı beni bir neşe esrarlı bakışıyla
derken dilim açıldı kefenim büyülendi
ümidim şaha kalktı suspus oldu endişe
kurtuldum gariplikten her taraf gül bahçesi
susun artık terk edin mezarımı sessizce
ben fatiha isterim okuyun bir solukta
ayrılırken ne olur ağlamayın peşimden
ağlamayın...

07 09 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlar Hatice

Gözyaşım yüzümü yıkayana dek,
Yaşlara bürünüp ağlayamadım.
Viran oldu her yan üst üste tek tek,
Cürmüm çok görünüp ağlayamadım.

Boğazda bakıştık zâr zâr dün gece,
Elinde mendiller bekler Hatice,
Al dedim Micingirt kocaman cüce,
Hatçeye sarınıp ağlayamadım.

Ürperdim utandım yüzüm rengârenk,
Ağlama sus amca mendil diyerek,
Bu nasıl bir dünya bu nasıl yürek,
Geceye sürünüp ağlayamadım.

Yüreğim kan revan arsız göründüm,
Hatceye bakınca nursuz göründün,
İlimsiz amelsiz barsız göründüm,
Acıya bürünüp ağlayamadım.

İdrak aşk hoşgörü konuş hey şair
Para pul şöhret şan sanat vesair,
Bana da bir hesap sorar bu şiir
Boş sözden korunup ağlayamadım.

Bağırıyor yavru çıkmaz avazı,
Yavru baygın baygın aç kalmış kuzu,
Minicik elleri... Simsiyah yüzü,
Ben benden arınıp ağlayamadım.

18.06.2006 İstanbul

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlarım

Şehit anası vatanında yâd olmuş!
Rüzgâr gib eser eser ağlarım.
Yönetenler dilsiz sanki lal olmuş!
Sineme köz basar basar ağlarım.

Adam aydın güya bilmez soyunu!
Bu ilkellik bilmem kimin oyunu?
Kınıyorum sessiz basın yayını,
Erzurum’da susar susar ağlarım.

Sokaklarım dertli vatan çileli
Hainler kol gezer bildim bileli
Beni verem etti şu gurbet eli
Boğazımı kısar kısar ağlarım

Hoşgörü dokurum, sabır yazarım,
Oyun derin hain kimdir sezerim
Şehittir Erzurum şehit yazarım
Yarama köz basar basar ağlarım...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlatma Beni

Sitemim sanadır gönlümün gülü
O mahmur bakışla bekletme beni
Vefasız tabut sen bense bir ölü
Sarılıp sessizce ağlatma beni

Bir tatlı tebessüm gösterip gel çık
Belki de sevdamız vuslata açık
Leyla gelin olmaz sevdalar uçuk
Büyülü dönüşte dağlatma beni

Vefa ne vücutta nede tendedir
Bir ucu tabutta biraz bendedir
Salayım kendimi yâr kefendedir
Öpmeden kefene bağlatma beni

23.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlatma Meni

Sitemim senedir, könlümün gülü,
O süzgün baxışla gözletme meni.
Sen vefasız tabut, mense bir ölü,
Sarılıb sessizce ağlatma meni.

Bir şirin tebessüm göster de gel çıx,
Belke de sevdamız vüsala açıq,
Leyla gelin olmaz, sevdalar uçuq,
Füsunkar dönüşle dağlatma meni.

Vefa ne vücudda, ne bedendedir,
Bir ucu tabutda, bir az mendedir,
Ferz et ki, yarını sen kefenledin,
Öpmeden kefene bağlatma meni.

Azeri lehçesine çeviren Yazar Xalide Efendiyeva Hanımefendiye teşekkürler...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlatmam Seni

Acı gün dileyip gözyaşı versen
Versen de ben artık ağlatmam seni
Tarumar eylesen çulumu sersen
Sersen de ben artık ağlatmam seni

Yüreğimde yeşer hüznün ver ya da
Hazan çiçeklerim gitmesin yâda
Senden başka kimin var ki dünyada
Dersen de ben artık ağlatmam seni

Gün dönümü saça düşen ağlarım
Duygu sardı yine yürek dağlarım
Mevsim hazan sorma niçin ağlarım
Sorsan da ben artık ağlatmam seni

Bende keder sende sevinç neşe var
Yaşım daha hele elli beşe var
Yorma beni güneş doğar kışa var
Yorsan da ben artık ağlatmam seni

Senle ben sevmişim giz’li çilemi
Çilelerde saklı aşkın kelamı
Fırlatıp başıma vursan kalemi
Vursan da ben artık ağlatmam seni

Bendeki sessizlik huzurun sesi
Sükûtu heceler hece ötesi
Gelsen doluverse vuslat teknesi
Dursan da ben artık ağlatmam seni

06.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlayacaksın

Gerçek hislerinle terki derince
Şekli ifşa edip ağlayacaksın
Kalb-i dudaklara zannın sorunca
Farkı fark eyleyip ağlayacaksın

Klasik ya her şey, rüya düş idi
Görmez gayyaları zihnim üşüdü
Mânasız ifade neyin çeşidi
Sözü itekleyip ağlayacaksın

Eşarbı süs etme mor saçlarına
Nankörlük engebe miraçlarına
Şiir yorumlarsın sertaçlarına
Keşke zikreyleyip ağlayacaksın…

Şey olmak her şey mi, ve gelip gider
Gayesi ney olan ney çalıp gider
Hevası hep olan aldanıp gider
Zaafın yoklayıp ağlayacaksın

Şak şak olsun arzu emel niyetin
Ebedi ömrü mü vermek diyetin
Varlığın yokluğun hüsnüniyetin
Bir gün terk eyleyip ağlayacaksın

05.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlayamadım

Sina çöllerinden hüzün çiçeğim
Hasretle koklayıp ağlayamadım
Modaya dönüşen nurlu leçeğim
İffetle, saklayıp ağlayamadım

Yalnızlık her gecem his var havada
Hazan var semada yurtta yuvada
İhlâssız melodim, aşk yok duada
Yaş döküp bekleyip ağlayamadım

Yaşasın(!) payeler şiltler nişanlar
Yaşasın(!) duygusuz kaygısız canlar
Yaşasın(!) finolu tasmalı hanlar
Alkış itekleyip ağlayamadım

Ağlarım gülerim deme kime ne!
Her yer tımarhane her yer divane
Gönül sarayımı ettim virane
Göz yaşa ekleyip ağlayamadım

19.06.08 Bursa

Yaşasın payeler şiltler nişanlar,yaşasn duygusuz kaygısız şanlar,yaşasın finolu tasmalı hanlar,yaşasın zilltte yüzüp koşanlar(!) Ö.E.M

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlez Yazdılar

Hasret dudağında hudutsuz hârım
Yazdıkça derinden kem söz yazdılar
Rüyayı kuşattı hüznüm efkârım
Gece yamacıma Ağlez yazdılar

Hem dünya oyunsa geldik oyuna
Çile mevsimine aşkın köyüne
Uzandım tenhâya boylu boyuna
Bakıp gözlerime öksüz yazdılar

Ruhumu tütsüler köyün dumanı
İhtiyâr söğütü kotan yamanı
Asfaltta koşarım hasat zamanı
Mecnun’u unutup gürbüz yazdılar

Hiçe sürüklenip irkiliyorum
Sessiz gecelere dökülüyorum
Bu bendeki közü ben biliyorum
Ruhum frengili sessiz yazdılar

Ve bir düş içinde bol ettim azı
Ağlez’e kalır mı ömrün birazı
Ömer’in şiiri Kenan’ın sazı
Gurbet türküsünü bizsiz yazdılar

07.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ağzı Bozuk

Ağzı bozuk hicran çıkar dert çıkar
Attı tuttu palavradan devirdi
Kurcaladım dedim belki mert çıkar
Üç beş günde her dümeni çevirdi

Ne diyeyim arsız nursuz köksüze
Kızıl bayrak gizli gizli diz dize
Kızmıyorum Moğol türü öküze
Gırtlağından daha neler savurdu

Bu dörtlükte lakin sana değmezdi
Hezeyan çok hiç bir dine sığmazdı
Ana bilse böyle sülük doğmazdı
Türk değil de hâşa sanki gâvurdu

Nerde edep nerde izzet tarumar
İnsan değil bu mahlûkat ne arar
Vatan millet palavra hep, hep firar
Sus arkadaş sus dedikçe kudurdu

26.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ah Eden

Medeniyet tasviri, köprüler ve kemerler;
Gidenleri uğurlar hüzünleri emerler.
Yer yer mâziye vurur ah eden seyirlerim
Nerde beyaz atlılar Osmanlar ve Ömerler!

23.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ah Ülkem

Ah ülkem,ah ülkem, yakın pek yakın,
Ufukta atlılar, ufukta ülkem.
Ah ülkem,can ülkem,zordur firakın
O müjde belki de afakta ülkem.

Şu şehir, şu ova,yorgun günlerde,
Yaşayan vefasız,yazan vefasız.
Ah ülkem, can ülkem şehirler nerde?
Dört bir yan sarp yokuş,düzen vefasız.

Yapayalnız mahsun ak geçmişim hor,
Kör ola kalemler cemiyet hissiz.
Geliyor beklenen nesil geliyor…
İklim hep müsait ülkem hep sessiz.

28.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ahenk

Gezişleri dua nur
Efsunlu buğu buğu
Ne sevimli bir huzur
Şu ninemin soluğu

Dedem de aynı ahenk
Gam kasavet unuttum
Duygulandım bin bir renk
Ömtüm elinden tuttum

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ahır

Dünya bir koca ahır,şakaklar ot samanlık;
İnsan yüzlü sırtlanlar bu nasıl kahramanlık!

16.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ahu Bakışlı

Zülfünün altından sevdamız aksın
Biraz işve dolsun sarsın büyülü
Sineme yaslayıp uyuyacaksın
Yeniden dirilir belki bu ölü

Saçların su gibi yakut gümüşten
Ahu bakışların sanki ateşten
Ne olur ayıltma beni bu düşten
İnsani yakıyor atlas kakülü

25.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Akıbet

Avamım ben samimi ve özümde naçarım,
Hikmetini hissedip; ellerimi açarım.
Aynalarla gülüşen belki de bir ahmağım;
Görmeleri terk etmiş sebeplere kaçarım.

Hangi vasıta kapar işitenin ağzını,
Tasavvufta farkını, zıtların vaazını,
Duyan gören ve bilen kılavuzum tokmağım,
Muhabbet aşk tutarsın akıbetin nabzını.

06.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Akıl

Gerdan kırıp raks eyledik,
Hakkı akla hapseyledik,
Ne söz verdik ne söyledik,
Niçin böyle arsızız biz?

Akıl akılın kapanı,
Kuranla akılı tanı,
Görür Hakkı ve tapanı,
Kuransızsak yarsızız biz.

28.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Akif’le

Şiirden yapsalar mezar taşımı
Akif’le yan yana hemen iç içe
Safahat okurken dönsem başımı
Sessizce ağlaşsak gelse her gece

17.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Akrabayız

Sırt üstü yatarak kahpe dizinde,
Eşsiz cennet bekler bu bir şaka mı,
Ölümsüzlük yoktur parantezinde;
Sığındığı her yer inkâr makamı!

Sorgusuz yargısız yaşam yok bizde,
Biz kardeş olmuşuz bütün renklerle.
Aynı gemideyiz mavi denizde,
Hısım akrabayız tüm çiçeklerle.

Kiralık canavar, can dışlanamaz,
Nasıl anlatsam ki, ah ile zârı.
Tevbesiz Nemrutlar bağışlanamaz,
Şehide müjde var, cennet diyarı.

11.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Akrepler

Terk edemediklerim şirkte ısrarın izi,
Gir de bak gör ne yapar akrepler kabrimizi!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Akşamüstü

Gerçekte güzeldir çilenin büstü
Çilesiz büstlerde kırılır testi
Rahatın şerrinde ümüğün sıkar
Atarlar derine bir akşamüstü

08.01.13

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Al Teberrük

Sana sevdalıdır gerçek âşıklar
Vuslat orduları ismini anar
Yıldız hilâl güneş yer gök ışıklar
Sana mecnun olmuş, seninle yanar

Aşkım sen toprağa girinceye dek
Sen al teberrüksün mâziden kalan
Yüce zirvelere es gerilerek
Dalgalan dalgalan sen hep dalgalan!

11.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Alak

Durmadan anbean dolar boşalır,
Sihirli yalnızlık sarar herkesi.
Bir mekân bir başka mekânı alır
Kesilir ötede ağıtın sesi.

Sükûtu zorluyor ürperten sesler,
Gel artık seyreyle bu hıçkırığı.
Yan yana dizilir cansız kafesler,
Kafes canı görmez canda çarığı.

Makam rütbe şöhret her şey son nokta,
Dört biryan akıyor dönüş yerine.
Kuşkusuz bu dönüş öğüt “alak” ta,
Zaman mekân insan, yârdan yârene.

01.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Alçaktınız

Fosfor yüklü kafayla, yeryüzüne çıktınız,
Vicdanı ufalayan özgürlükle baktınız.
İflah olmaz lânetler, misketler ve bebekler
Firavun’dan ileri, Şeytandan alçaktınız!

28.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aldanış

Kendi kendime payem
Başarı diliyorum
Ömrüm kemirir gayem
Benden kaçar hikâyem

Ağır başlıyım gayrı
Bu söze gülüyorum
Şerre eş tuttum hayrı
Söz başka der, hâl ayrı

28.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Alın Teri

“Çalışanın alnında, kurumadan terini…”;
Bu muhteşem vecizi hebâ etme hayhuya!
Ferasetten kopmadan hesapla günlerini,
Uyan yakalanmadan, ölüm denen uykuya.

16.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Alın Yazım

Sırrına ermek hâlâ ateş pahası
Sessizliğe vuruyorum heceleri
Sitemli şiirler yazıyorum sana
Netametli zamanlarda
Sitemi sevmezsin biliyorum
Bir parça tahammül sakla sabır taşında
Sen sabra muhtaç ben sana
Sükûtunda gizli ıstırabım
Istırabımı dindiren şarkılar
Şarkılarla birlikte
Ölümü besteliyorum
Elâ maviliklerde
Sen kadınım
Eşim yoldaşım
Bitimsiz
Sevdamsın

Bırak baş döndüren kuşkuları
Hakk’a yaslan ayna ol bana
Ayna olduğun gün
Gör nasıl bağıracağım
Alaca karanlıklara
Geçmişin münakaşasına girmeden
Çöle suya toprağa
Yüreğin ıslanana kadar
Yağacağım sevgiyi cem ederek
Sen kalbim
karım,varım
Yârimsin

Sen ebedi pırlantam
Sen pırlanta ben taşsam
Suç benim mi?
Vasıtayı terk vesileden çark edemem
Sen has bahçenin ziyneti
Sadakatin baharı
Bense iradenin gözyaşları
Sen gözyaşlarım
Çığlıklarım
Leylamsın

Benim iklimimde ihanet yok
Kin yok,zan yok
Hazan var, zâr zâr
Ağla Züleyha gibi
Benim tahsisatım gözyaşlarım
Yağarım pak toprağa, çisil çisil dopdolu
Ben de filizlenir iki büklüm rüyalar
Neden ben unuturum hep
Teberrük rüyaları

Sen derun-i rüyam, gözleri mühürlüm
Dinmeyen sızım, eskimez kavgam
Sen ambarda eleğim
Sırtımda yeleğim
Firdevs’te meleğim
Elim ayağım yüzüm
Bahar kışım yazım
Ümidim öfkem çoğum azım
Alın yazımsın sen
Alın Yazım!

16.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Allah'ım

Hakikat yolunda zorda milletim
Zamansız afetten kolla Allahım
Sıkılmış boğazım ve hürriyetim
Riyakâr niyetten kolla Allahım

Aczimiz pek derin zihnimiz viran
Kirlendi sineler tozlandı Kuran
Sendedir kurtuluş sendedir derman
Vatanı zulmetten kolla Allahım

Her halim sis duman her halim kahır
Hissiyat kör olmuş vicdanlar sağır
Sabır ver Allahım derdim çok ağır
İmansız adetten kolla Allahım

Sendedir saltanat Sendedir kudret
Sendedir hidâyet Sendedir hikmet
Sendedir büyüklük Sendedir vahdet
Ümmeti töhmetten kolla Allahım

Ya Rahmân affeyle imanım tamdır
Hikmetten sual mi ulu nizamdır
Benimki bilmem ki ne menem gamdır
Ömeri cinnetten kolla Allahım

05.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Allah'ım Yakma

Allah'ım Yakma

Ne çok hakikati var soğuk terin
Tüketir bir soluk bütün fıtratı
Bitiş son macera sonu kaderin
Var mıdır bilmem ki kulluk sıfatı

Dâvet salâsının ezgisinde ben
Yüreğim tir tir benzer serçeye
Susmuş bekliyordur o soğuk mesken
Belki acır beni alır bahçeye

Bana pek apansız size sıradan
Nasıl anlatsam ki o büyük günü
Ürkek koyun gibi kaçar sürüden
Kapar gözlerimi ruhun sürgünü

Her yanım ney sesi bu nasıl beste
Gelip uyandırsa ne olur biri
Bilinmeyenler var çıkan nefeste
Komşuya angarya ölüm zinciri

Yüzüm kar beyazı yavrular üzgün
Kimseyi kimsesiz yetim bırakmaz
Cürmüm pek çoksa da imanım düzgün
Kulum der affeder inşâllah yakmaz

_________________'Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.' (Tirmizî)

28.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Allâhu Ekber

Gözlerim buğulu günah kesemde,
Rahmânsın Rahîmsin Allâhu Ekber!
Pişmanım ömrümü boş geçirsem de,
Tevvâbsın Allahım Allâhu Ekber!

Ruhum şahlanıyor cesedim yorgun,
Hâlıksın Bârisin Allâhu Ekber!
Beş vakit secdede Miracım her gün,
Hâmidsin Allahım Allâhu Ekber!

Adını anarım Azze ve Celle,
Meliksin Kuddûssün Allâhu Ekber!
Vuslatım düğündür gelir ecelle,
Kâbidsin Allahım Allâhu Ekber!

Hazırsın nazırsın her an her yerde,
Semîsin Basîrsin Allâhu Ekber!
Kapalı kalpgözüm günahtan perde,
Habîrsin Allahım Allâhu Ekber!

Aşkınla yak beni Şevval ayında,
Celîlsin Kerîmsin Allâhu Ekber!
Yükümü ak eyle sırlı oyunda,
Kâdirsin Allahım Allâhu Ekber!

Affedicisin Sen affı Seversin
Berrusun Hâdîsin Allâhu Ekber!
Hak yolunda ruhum Hakka canversin,
Şekûrsun Allahım Allâhu Ekber!

İstikbal pek vahim acı kulunu,
Râufsun Vehhâbsın Allâhu Ekber!
Nakşeyle banada Yunus yolunu,
Râfisin Allahım Allâhu Ekber!

Ürperdi gözyaşım bekliyor sırat,
Kahhârsın Kâbitsin Allâhu Ekber!
Ya Allah Ya Fettâh senden mağfiret
Halîmsin Allahım Allâhu Ekber!

Beşikten mezara vuslata yoldur,
Evvelsin Âhirsin Allâhu Ekber!
Şahadetle Ya Rab! Ömer’i öldür,
Mücîbsin Allahım Allâhu Ekber!

21.11.2005 (19 Şevval 1426) Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Allahuekber Dağı

O benim mahremim duvaklı gelin,
Karlı dağ dediler beyaz örtülü.
Zifaf yok hüznü var aşksız güzelin,
Kırağı bezeli hâlâ kâkülü…

Başladı velvele kırıldı testi,
Dermansız ağıtlar içime esti,
Dereler mübarek dağ mukaddesti,
Rüyama dokundu şehidin eli.

Zirveyi birazdan tipi tepecek,
Hep beni doksanlık ayaz öpecek,
Ve beyaz cazibe aşkı serpecek,
Adeta bir Leyla dünya güzeli.

01.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ama Yalnızım

Yalnızlık taht kurmuş ufkum kapkara,
Ümitsiz değilim ama yalnızım.
Dertlerim depreşti yazdım dağlara,
Poyrazla katmışım kuma yalnızım.

Kaybettik dostluğu yetim değerler,
Kadir kıymet ne ki kasvet yayarlar,
Makama rütbeye boyun eğerler,
Çıldırmış çıkmışım dama yalnızım.

Kalabalık külden yaban ıssızım,
Dostluklar mevt olmuş bense sessizim,
Karakış sokakta yavrular bizim,
Acıklı bakıştık ama yalnızım.

Çöplükler aç dolu toplum çok rahat,
Ben suçlu ben güçlü benim kabahat,
Ecel kervanımda sayıyor saat,
Kimi aç kimi tok deme yalnızım.

Ömer her halimiz gösteriş tüter,
Namaz kılar ceset namazsız yatar,
Hücreler isyanda, yeter be yeter!
Kendime sitemim kime yalnızım.

30.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Amiral Gemisi

Adam dine düşman irtica yafta,
Gırtlağı kin kusar midesi rafta!
İzzetten bihaber zillet sızdırır,
Kökünü araştır hangi tarafta!

27.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

An

Sonsuzu düşündüm son bürüdükçe,
Yelkovan koşuyor “ an” kürüdükçe.
Ömrümü sattığım açgözlü zaman;
Akrep tepelerim sen yürüdükçe!

01.09.11 Balıkesir

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ana

Sen yuvamsın sen duamsın sen nefes,
Nur yüzü yaşmaklım gelişen kurban.
Sen yârımsın sen varımsın sen herkes,
Hüzünle yaşını silişen kurban.

Sen vatansın, sen bayraksın, sen toprak,
Sen poyrazsın, sen güneşsin, sen mehtap,
Sen seccadem, sen imamsın, sen mihrap,
Şevk ile namazı kılışan kurban.

Sen sevgilim,sen leylamsın sen bebek,
Sende cennet,üfül üfül rengarenk
Sen Firdevssin,sen hurisin sen melek,
Tefekkür kuşanıp dalışan kurban.

Sen zikirsin, sen şükürsün, sen huzur,
Sen ümitsin, sen duamsın, sen de nur,
Sen nezaket,sen iffetsin, sen sürur,
Şefkatin rengiyle gülüşen kurban.

2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ana

Bir şiir yazdım ana, bir de türkü çığırdım,
Uzun barak havası, aşkın kalbini delen…
Çığlık yaka yakaya,bağırdıkça bağırdım.
Ben neden böyle ana, neden böyle ben halen?
Bir şiir yazdım ana, bir de türkü çığırdım.
Çığlık yaka yakaya,bağırdıkça bağırdım.

Hangi karanlıklarda, kirli yüzler hoş durur,
Körlerin aynasında oldum atsız kahraman.
Şu şair sokağına şiir beni koşturur,
Oysa elimde kalan bir çürük tahtaravan.
Hangi karanlıklarda, kirli yüzler hoş durur.
Şu şair sokağına şiir beni koşturur,

Hem bana bakma öyle, sözlerin tutuyorum
Vezin yıkık söz bozuk, yürüyorum kendimce.
Ana, ömrüne gurban, sanma unutuyorum,
Yaşmağın öpüyorum hayalime gelince.
Hem bana bakma öyle, sözlerin tutuyorum.
Ana, ömrüne gurban, sanma unutuyorum...

06.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Aşkım Sen

Hıçkırıklarımın sebebi sensin,
Bendeki Leyla sen, Aslı’da sensin.
Kapıldım poyraza, ne dense densin,
Yemyeşil yayla sen, süslü de sensin.

Sen hem şefkat suyu dağda türkümsün,
İdrakte pervazım, şuûr hırkamsın,
Kokun kekik tadı ziynet farkımsın,
Ölümsüz sevda sen, yaslı da sensin.

Seninle her zaman senin hiçinde,
Körkütük gibiyim başka biçimde.
Kaybetmek tek korkum, azap içimde
Biçilmez paha sen, misli de sensin.

Bendeki ağrılar sende hep yara,
Cennet gölge oldu senli dallara,
Uzat ayakların vuslattır yâr’e
Mis kokan oya sen, mislide sensin

Duâ, ötesini kimse bilemez,
Senli yazgılarım,sensiz gülemez,
Aşkım sen sevgi sen, sensiz olamaz,
En nezih ana sen, faslı da sensin!

13.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ana Sen

Hıçkırıklarımın sebebi sensin,
Bendeki Leyla sen, Aslı’da sensin.
Kapıldım poyraza, ne dense densin,
Yemyeşil yayla sen, süslü de sensin.

Sen hem şefkat suyu dağda türkümsün,
İdrakte pervazım, şuûr hırkamsın,
Kokun kekik tadı ziynet farkımsın,
Ölümsüz sevda sen, yaslı da sensin.

Seninle her zaman senin hiçinde,
Körkütük gibiyim başka biçimde.
Kaybetmek tek korkum, azap içimde
Biçilmez paha sen, misli de sensin.

Bendeki ağrılar sende hep yara,
Cennet gölge oldu senli dallara,
Uzat ayakların vuslattır yâr’e
Mis kokan oya sen, mislide sensin

Duâ, ötesini kimse bilemez,
Senli yazgılarım,sensiz gülemez,
Aşkım sen sevgi sen, sensiz olamaz,
En nezih ana sen, faslı da sensin!

13.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Anadolum

Kalk yiğidim kalk hay! Künyen okunur,
Bu yatışın vicdanıma dokunur.

Asırlarca çağ bilmeze çağ açtın,
Üç kıtada nemrutlarla savaştın.

Şeref verdin insanlığa şan verdin!
Şehit oldun zebunlara can verdin.

Hoşgörünle model oldun dost oldun,
Toprak oldun, tevazuda post oldun.

Varsa düşman rüyasında dert verdin,
Esir düştü yuva verdin yurt verdin.

Şimdi Anadolu’m içerden vurur,
Yiyer ekmeğini! Yiyer kudurur.

Yandı sinem yandı! Boynum büküktür,
Alev alev ülkem! Yaşım döküktür.

Kulak verin artık çığrış sesime,
Haykırışım sağ-sol bütün kesime.

Kalk yiğidim kalk hay! Künyen okunur,
Bu yatışın vicdanıma dokunur.

27.09.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Analar

Hak rızâsı kalbimdeki tek tasa
Biri gelip günahıma ağlasa
Cennet bize bilmem helâl olur mu
Anaların duâları olmasa

31.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Anam

Yetiş hüsnü niyetle
Her can muhtaç anaya
Kucakladım ümitle
Sığındım o manaya

“Ana gibi yar olmaz”
Niçin, sonsuz aşk gerek
Onsuz cennet verilmez
Üç beş göz yaş dökerek

Hoş eyle der Yaradan
El ele ve diz dize
Cürmüm çıkar karadan
Bırakma nefsimize

Anam yüzü masmavi
Renk renk Firdevs bestesi
Yürüyen bu semavi
Bizim köşkün kubbesi

19.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Anladım

Hikmet basitliği alt eden sırdı
Benimki sadece ifşa gerçekte
Seyre yelken açan zannı ısırdı
Hakikat yudumla tespihi çekte

Tefekkür var iken benlikte niye
Sahip olduğumu satan deliyim
“Tek” gerçeğe rağmen koştum fâniye
Velhasıl anladım ben perdeliyim

31.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Anlatamadım

Kendini savurur boşluğa doğru
Alıp götürüyor hep mutsuzluğa
Gözlerim kupkuru içimde ağrı
Beni de düşürdü umutsuzluğa

Vuslata örülmüş ölüm kıskacı
Yüzüme yokluğun gizini sürer
Kuşkulu hislerin yoktur ilacı
Yer yer acısını bana da verir

İdrâki atlatıp yürekten geçti
Ruhumu çiğniyor hep adım adım
Kahır yudumlattı hareler saçtı
Baktım gözlerine anlatamadım

06.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Anlatıyorum

Bir şubat gecesi ben ayaktayım
Alevden döşeğe yatmak olur mu
Bendeki yitiği aramaktayım
Teberrük hülyalar satmak olur mu

Hiç kimse duymasın sakın ha dostlar
Azrail dikildi aynı saatte
Mezarı gösterdi banada yer var
Dehşet hışımıyla hemen alt katta

Sağa dönüyorum kan ter içinde
Taşınmaz yükleri taşımak ne zor
Bu gün efkârlıyım başka biçimde
Ruhum gökyüzünde kafam dönüyor

Sus hele aslanım dönme ne demek
Değirmen misali yer gök dönüyor
Kâinat içinde var mı dönmemek.
Şubattan mı acep zihnim donuyor

Gör pencere derin çok şey öğütler
Hüzün yamacına yaş atıyorım
Çiğ düşmüş düşlerde yanar söğütler
Ben beni hep böyle anlatıyorum

02.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Anne

Islak solukların vuslat muştusu,
Eser burcu burcu öp beni anne.
İffet deryasından nergis kokusu,
Şükür sağnak sağnak öp beni anne.

_______Vuslat kokusunun şuh ahengiyle,
_______Ölümsüz güftenin ana rengiyle,

Sen bebek bakışlım sen solmayan gül,
Sende cennet anne buyurdu Resul,
Düşündüm sabrını bu ne tahammül,
Sabır üfül üfül öp beni anne.

_______Belki de bir mücrim bahtı karayım.
_______Azıcık nefeslen yüzüm süreyim.

Her seher yüzünde nur hilallenir,
Efkârlı nağmende şefkat tüllenir,
Fecir şaha kalkar sema güllenir,
Zikir perde perde öp beni anne.

_______Duan fersah fersah gelir dengiyle,
_______Annelik hakkıyla kul mihengiyle,

Ruhumun bahçesi gönlümün gülü,
Hakkın emaneti sevdamın tülü,
Yaşmağı zümrütten vefa örtülü,
Tekbir beste beste öp beni anne.

_______Titrek bakışınla dur yalvarayım.
_______Bin sırtıma anne O’na varayım.

29.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Annedir

Rayiha kokulu annedir kızlar,
Şefkat derinlikli birer yıldızlar.
Hak hukuk eşitlik dedirten ruhlar;
Edepten iffetten ardan hırsızlar!

21.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Anneler!

Mahremiyet ar oldu ve yırtıldı perdeler,
Ağlaşıyor mazgallar anneleri nerdeler!

10.05.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Antoloji Com

Bu gün manzum yoktur, dinle kardeşim!
Sustum anlatamam Antoloji Com.
Biraz vefa biraz latife işim,
Beni dinletemem Antoloji Com.

Şiir sende imge imge dokunur,
Üfül üfül mısra mısra okunur,
Gönül siteleri senden sakınır,
Kulak çınlatamam Antoloji Com.

Yerleşmiş ozan PC başına,
Manzum yazmış manzum yosma eşine,
Yayınlamış asmış senin döşüne,
Aşkı inletemem Antoloji Com.

Sende peyda etti şair bakışı,
Gruplar kurulmuş yarenlik işi,
Dilber sende dokur kelam nakışı,
Yazdım anlatamam Antoloji Com.

Ömer’im şiirler aşina oldu,
Nazım dostlarıma sırlı okuldu,
Leyla’dan Mecnun’a şiir sokuldu,
Seni unutamam Antoloji Com.

02.09.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Anzaklar

Toplanmış pür erkân dinliyor ayin
Ve utanıyorum...
Gelmiş Avustralya ve basın yayın,
Anlatamıyorum.

Çanakkale uyan! Sende şehidim.
Ben yatamıyorum.
Dost olduk Anzakla bir gör yiğidim,
Unutamıyorum.

Dostluğa sözüm yok ve de mukadder,
Anlatamıyorum.
Ayine hoşgörü zikir derbeder,
Hazmedemiyorum.

Kutladı hür(!) basın, şevkle rengârenk,
Anlatamıyorum.
Boşuna mı Seyyit! Boşuna mı cenk?
Ve utanıyorum...

26.04.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ara Sokaklar

Aşk vuslat O’nadır O’nda inayet
Hû hû zikredelim gelin beraber.
Ağaç toprak yaprak şu taşlar ayet
Her mevsim ayrı bir ayeti saklar.

Ahşaptan bir mezar dibinde toprak,
Tabut gıcırtısı solan her yaprak,
Bense kör cenaze korkaktan korkak,
Her taraf gam yükü sözü yasaklar.

Kurma saatimle bir kırık ayna,
Başladı düğünüm raks edip oyna,
Kayna isli kazan, azimle kayna,
Ateş mesaj tevbe, su beni paklar.

Hissettim adeta malum şöleni,
Benimki belki de korku töreni,
Mecalsiz terk ettim yarı yareni,
Kabre gidiyordu ara sokaklar

25.09.09

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aradığım Kent

Hangi tepelerde aradığım kent
Sessizce koşanlar fevkinde amma
İçimde hafakan hissimde kement
Her şey O’na ayan her şey muamma

Ses verir arada gelir sahibi
Minare gibi hoş şu bizim dağlar
Sıladan sılaya çarpacak gibi
Kerem yüzlü sarhoş şu bizim dağlar.

Hele de miğferi ayaz tutuşur
Galiba kavradım apayrı mana
Ruhu alev alev gönlü hep üşür
Kimin ikliminde gece yan yana…

19.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aramayın

Hayat nedir kaç kıtadır kaç ada
Madde ötesine geçelim ya da
Huzur sükûn nerededir kimdedir
Gerçek huzur aramayın dünyada

28.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ararim

Çevirir yüzümü her sabah erken,
Sütunu vefadan surlar ararim.
Bir sonsuz yolcu ki daha var derken,
Yarene götüren yarlar ararim.

Katistim çiglikla aralarina,
Bugünü kaybettim belki yarina,
Atin cesedimi askin harina,
Bagrimi daglayan pirler ararim.

Ifritin aginda benim canlarim,
Ve Nemrut Dagi’nda benim canlarim,
Nefsin kucaginda benim canlarim,
Tokmagi öteden mirler ararim.

Sevgiyi yol ettim kendime göre,
Sabirdan dag yaptim sefkatten dere,
Edepten gelenek baristan töre,
Furkan’dan yadigâr yerler ararim

Kirk yillik saatim fark ettim bugün,
Ömeri Ömer’e terk ettim bugün,
Az kaldi menzile erk ettim bugün,
Cemale götüren erler ararim.

19.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aras’tan Hazar’a

Çok uzak ve amansız,
Vardım sılaya vardım.
Hasret sardı zamansız,
Döndüm döndüm yalvardım.

Köyüm hüzün,ben sarsık,
Hasret güftesiz artık!
İklim değişir sık sık,
Güz gibiyim sarardım.

Hem bir deli biçare,
Avareden avare.
Ben Aras’tan Hazar’a,
Micingirt’ten akardım.

22.07.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Arayış

Uçup gidiyor zaman, herkeste bir arayış var;
Aşkın fevkindekiler, ancak hep O’nu arar.

27.10.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Arıza

Benlik varsa ilhâmların tekdüze
Yaşadığın ihânettir gündüze
Yanlış ata oynuyorsun kardeşim
Teslim ol ki konuşalım yüzyüze

Unutmaki basamaktır kış yaza
İşaretle izâh gerek ahraza
Zulmet ve nur ötesi ne kardeşim
Enâniyet alevleri közköze

Liyâkatın eşsiz olsun faraza
Tatbikatta amel yoksa kim rızâ
Tefekkürün yöneliş mi kardeşim
Hadsiz görmek hâkikatte arıza

25.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Arif

Ariflerin muhabbeti hoş olur
Nankörlere izâhat yokuş olur
Teslim gerek hikmeti okumaya
Nasipsizin gözü gönlü boş olur

19.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Arkadaşım Bedo

Saçları kaybetmiş tıpkı ben gibi
Hasankale’den geldi girdi rüyama
Aslanlar memleketi ve cesur gözlü Bedo
Pasin ovasından, kale dibinden
Erenler diyarından...
...
Haberini dadaşlardan aldım
Kayaların tepesinde duran kaleden
Uçsuz bucaksız Pasin ovası ve...
Balık burcunda bir yiğit bizim Bedo
Bazen Teyo dayı adeta, bazen İbrahim Hakkı esintisi
Hayatını emekliye ve Hacca kurgu etmiş
Fotokopi odasından soyutluyor zamanını bizim Bedo
Düşüncesi hak amacı Hak bizim Bedo’nun
...
Alvar’lı Efenin halkasından kopmuşta gelmiş...
Bir başka oluyor hac deyince ufuklara doğru yanı başımda
Benliğini yok ediyor kara deliğin diğer tarafına
Ve bir mecnun gibi müminliğin doruğuna eriyor
Haksızlığa tahammülü yok bizim Bedo’nun
Her an yanı başımdadır, Eğitim’de her zaman
Onun için sevdik biz birbirimizi arkadaşım Bedo.

Değerli mesai arkadaşım Hasankale (PASİNLER) dadaşı Bedreddin Aygül gardaşıma ömür boyu mutlu ve bereketli bir yaşantı Rabb-i Rahimden niyaz ederim…

25.10.2004 - Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Asabi

Sokaklar çilesiz ruhlar kaygısız
Dilim isyan demez ama asabi
Dede ganyan oynar torun saygısız
Haram yiyor yavru, meme asabi

Var mıdır istikbal bir akıl verin
Benim ki vehimmiş, gerçeği serin
Sorarsa var eden hesap ne derim
Şu Boğaz Harbinde ‘’Şama’’ asabi

Nefse uşak olmuş bu mu özgürlük
Horlanır hoşgörü neyiymiş birlik
Taht kurmuş adeta şahlanır kirlik
Meydan okur nefsim, dine asabi.

Doğruluk karışmış yalan sisinde
Rezillik revaçta kirli basında,
Vampirler kan içer, her defasında,
Bir sorun Ömer’e, kime asabi.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Asabiyet

Aslımı sormayın geldik cennetten,
Havva anam Âdem babam bir de ben.

Aynı balçık, aynı toprak, aynı ten,
Ruhlar aynı rengârenktir her beden.

Kimi zenci kimi beyaz kisveden,
Layık görmüş öyle çizmiş resmeden.

Kavim kavim halk etmiştir yaradan,
Mayanız ne asabiyet nereden?

Aynı toprak, aynı vatan, aynı din,
Yiğitlik takvada takva var eden.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Asâbiyet

Öyle bir milletiz ki, bütün tarih boyunca;
Her kavmi can eyledik, asâbiyet duyunca!

08.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Asfaltta Bulmadık

Ne hikmet gizlemiş, hemen her derde,
Şifa koşar gelir yatağa kadar.
Merhamet, muhabbet, aşk çilelerde,
Beşikten mezara, kundağa kadar.

İçimde esiyor bir serin rüzgar,
Öp beni sar yatır, toprağa kadar.
Unutma toprağın bekleyeni var;
Nefsin direttiği durağa kadar.

Kafama vuruyor,vurgun saatler,
Keşke var bindiğim kızağa kadar.
Ateş çalkalanır kalbimle yer yer,
Üstümü ört götür, bayrağa kadar.

Çok şey sığdırmışım ben güya sık sık,
Sudan giydirilen sarığa kadar.
Var-yok şüphem neyse,vahim karanlık,.
Fiyakam diz boyu, çarığa kadar.

Asfaltta bulmadık hâşâ bu dini,
Fena ter dökmüşüm şafağa kadar.
Had bilmez sözlerim, bildir haddini,
Dilim kes sürükle, sokağa kadar

31.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Asil Kalemler

Kalemler süzülür gümüş kanatlı,
Yunusça dururlar Asil Kalemler.
Bir ulu hedef ki ve beyaz atlı,
Yiğitçe yürürler Asil Kalemler.

Rikkatle bakınca hoştur asillik,
Hüzünlü gözlerde yaştır asillik,
Duayla eğilen baştır asillik,
Fecir i delerler Asil Kalemler.

Sihirli renklerle dostluk ekerler,
Kalemler çileli çile çekerler,
Kutsallar önünde dize çökerler,
Hak için ölürler Asil Kalemler.

Körelmiş sineye şevktir asillik,
Maziden atiye sevktir asillik,
Kalemin hak ise haktır asillik,
Kendini bilirler Asil asil.

Şairler mekânı kültürün yeri,
Kalemler çalışır ve alın teri,
Bağrını açmıştır bekler sizleri,
Vefayla alırlar Asil Kalemler.

Kalemi doğrudan nurdan asillik
Vatanın uğruna kurban asillik
Yaralı sineye derman asillik
Lokmanı bulurlar Asil Kalemler.

Çok söze ne hacet dostlar buyurun,
Kıymetli kalemler duysun duyurun,
Birazda kültüre zaman ayırın,
Gel deyin gelirler Asil Kalemler.

Hakikat namına varmak asillik
Âlemin sırrını görmek asillik
Marifet bestesi dermek asillik
Marifet dererler Asil Kalemler.

Micingirt bilirki asillik ahenk,
Şairler toplanır bakışlar renk renk,
Birlikte yürüdük zirvelere denk,
Hep destan olurlar Asil Kalemler.

2.04.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Asla

yüreğinde bıraktığım her bir parçayı
ve hüzün esintilerini
tamamlamaya çalışıyorum
neden hep korku sarar
tamamlanamamak
korkusu

şiirin tenha yollarında
sükutu kovalarken
sensizlik esintisi gelir
her yerden

sıyrılırım kendimden
yalnızlığı beslerim
beslemekten öte
yalnızlıkla rabıta
heceleriz

sonra kaba bedenimle
nazik duygulara bürünür
salarım boşluğa
hayallerimi

seherin virdini izler
kalabalıklara karışırım
hiçbir şey olmamış gibi

hiçbir şey sinmiyor içime
rahata inat
hiçbir şey

anlat demeyin sakın
anlatmayacağım
ruhumun
gelgitlerini
asla

01.02.13

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşağı Micingirt

Şeremet içimde bir aci hüzün
Selahattin çayırı gobut şorak adalar hani
Hani Micingirt beni bir gün arayacaktın
Ne Apponun torunları tanır ne de Selim
Çok efkârlıyım Micingirt çok
Soğanlı yaylasında ayran içtin mi arkadaş
Yalınayak karakış Akbaba’da koyun güdüm mü?
Zigavi, Karaköse’nin karlı dağlarını
Süzdün mü kale’nin üstünden?
Ya tarih kokan mağaralarda kümbette
Cenevizi Saltukluyu Osmanlı’yı?
Micingirt suskun Selçukludan beri suskun
Kalesi kümbeti tarihiyle suskun...
Mezar olacak mı son demimde açıp kucağını
Günbatımı da siz hiç Semihi Appo’yu
Hacı emmimi düşündünüz mü?
Kabristanın soğuk kalbinde?
Susun Micingirt tükenecek gibi
Bu sitem bu hasret sana Micingirt.
Zigav bir başka akıyormuş Arasa doğru
…
Kanni, Haydar komi, Araba yolu, sizden ne haber
Cenge mağara sen ne dersin kartol haşladığım çaynikle
Biliyorum ne Hakki dayı var ne Emihan, nede tüccar İhsan dayı
Saklayamadım hasreti yüreğimde
Değirmenler yetim Hacı Fikret yok Hacı Hadis nerede
Ne Bursada ararım seni artık ne de hayal kurarım..
Buluşuruz esrarlı melodiyle mezarın öte kıyısında
Micingirt, sende açtım gözerimi sılaya
Gözlerimde her gece renk renk ışık ışık
Ve bakışlarım ararken seni Micingirt seni...
Unutamıyorum ne uykum ne hevesim
Sen varsın gecelerimde Micingirt sen
Senden habersiz
...
Yukarı Micingirti düşledim kar ortasında milliye dökülüp
Sen vardın Topkaya aklımda İslamsorla beraber
Matem bastı yüreğimi amcalar gitti,
Köylüler gitti hazanla geçti ömrüm yalnızım Micingirt
Selam getireceğim selam zemherinin soğuğuyla
Nasıl haykırmalıyım ki duyasın beni
İlk defa bu kadar özlüyorum çileyle başbaşa ilk defa…
Bu kadar yetim hissetmemiştim ruhumda…
Kimse otağını kurmamıştı düşlerime senin kadar
Kulak ver tıpkı eski günlerdeki gibi
Her adımda karsıma dikilen Çermesu
Düşlerime fısıldar mısın?
Bekliyorum öteleri seninle olmak için
Hay Micingirt hey koca çınar geçmişimden yadigâr
Sen tarihsin tarih kokan yamaçlarınla
Simdi bir başka hasretteyim Micingirt, bir başka hasret
Bir diyar-i vatanda ve çok uzaklarda çook..
Çok Özledim Micingirt çok...

Mevsimler başıboş paslı saatler,
Ve derin bir hüzün verdi Micingirt.
Aklıma her lahza geliyor yer yer
Mor pembe düşlerim sardı Micingirt.

Hacı Behsat emmim bahtınaküsmüş,
Hanımı dert yükü gözyaşı susmuş,
Bakışları yorgun yorgunluk basmış,
Kasvetle bakışıp durdu Micingirt.

Haci Hadis amcam özledim seni,
Ne değirmen kaldı nede kefeni,
Appoyu düşündüm anladım fani,
Bu gurbetlik beni yordu Micingirt.

Esker emmim geldi geçmişe indik,
Neşe yudumladık pürneşe şendik
Tevekkül eyledik sevdik sevindik
Mecnunun hasreti vardı Micingirt.

Babam muhtar oldu hizmete koştu,
Hizmet nimet deyip yollara düştü,
Bursa ya gelince yandı tutuştu,
Hicrandı ayrılık zordu Micingirt.

Nerde Efe Memmet Rebici nerde,
İbrahim amcamı gördüm sahurda,
Duygularım harap düşlerim hurda,
Hasretlik sinemi vurdu Micingirt.

Çetin Emim yasta çıkmaz avazı,
Ne kışı yaşıyor ne sever yazı,
Oğlu imam olmuş yok Hacı Gazi,
Öldü Hacı Gazi sordu Micingirt,

Sarıkamış ilçem Micingirt köyüm,
Ovalar akrabam mevsimler dayım,
Çok özledim dostlar kınama beyim,
Her dağın bir adı vardı Micingirt.

Tarihtir Micingirt, tarih kalesi,
Evelik, kuşburnu, yemlik lalesi,
Bir gece rastladı ayı balası,
Yankısı şafağı yardı Micingirt.

Amme Hafız amca sihirli sesi
Bilal’dan yadigâr onun bestesi
Okur büyülerdi bütün herkesi
Kalp gözü açıktı nurdu Micingirt

Bu benim gönlümün son sedasıdır,
Hasretin figanı ve sevdasıdır,
Micingirt vefanın ifadesidir,
Yarama kaplanan kordu Micingirt.

Ömerim fanidir bu dünya fani,
Büyümüş çocuklar herkes yabani,
Boncuk boncuk gözler tanımaz beni,
Gurbetin gözleri kördü Micingirt.

2003 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Âşikâre

Teslim olur isen başın selamet,
Terk etmek ihânet, nefse bedeni!
Kin nefret hiçe say; dua, selam et.
Çile, duygu, ilham tek’tir nedeni.

Pusulamız tek mi hem tektir ilah
Tefekkür yudumlar gerçeği gören.
İzaha ne hacet söyle bismillah,
Başka kapı var mı sonsuz gösteren?

Mısralarım yanık,hecelerim kül,
Kendimce eserim inceden ince.
Yüz sürer delalet biraz tevekkül,
Belki uyanırım vakti gelince.

Pişmanlık ufuk da, duymazlık niye?
İçimde ürperti ne deriz yare!
Ölümsüzlük varsa yazın methiye,
Deli gibi ağla gel âşikâre.

23.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşinaydın

Tıpkı ağlamak şiir
Mısraları buğulu
Şair aşka can verir
Ziyâ üslûp dopdolu

Şiir şuurmuş meğer
Şuur içinde şuur
Ritim soysuzsa eğer
Ruhumu kemiriyor

Kuşan, imgeler varken
Ses gelir gözün aydın
Anla aşkı emerken
Cânân’a aşinaydın

16.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk

Sabrın ötesinde fedakârlık var;
Aşka sabredenler gerçek bahtiyar!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk

Muttasıl üfür diyen körük müyüm ben neyim
Aşk varsa nefesimde yerlerde sürüneyim.

08.01.2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Âşk

Beynimi çiziyor gecenin izi,
Katiyen terk etmez sabaha kadar,
Uğultuyla alır ifademizi,
Beklenen âşk sanki, titretir yer yer.

Rahmetin eşiği, âşk var daha ne,
Hakiki aşklarda eşya bahane,
Âşkla ağlamıştı Behlül-i Dane,
Âşkın gözlerini öptün mü şair.

Âşkla parıldarlar bütün ışıklar,
Teveccühe durur coşar âşıklar,
Zaman irfan ihyâ, kırışıklıklar,
Âşığa aşk başka güzellik verir.

Beni unutturur, benimle eser,
Bazen benden uzak bazen beraber,
Öyle bir hâldir ki nefesim keser,
Dört yanımı sarar, yakar kavurur.

17.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Acı Izdırap

Bir zamanlar rüzgâr olup estin de,
Hasretle savrulan “keşke” ne oldu?
Gözyaşlarım desem gönül testinde,
Bilmem ki o tulû aşka ne oldu.

Sessizce geriye bir dönüp bakın,
Geçti artık tafra nazı bırakın,
Hiçliğin sesiyle al kına yakın,
Gönlündeki zümrüt köşke ne oldu.

Füsunlu köşkünde sürdün mü devran,
Öteye sevdalı dost gibi davran,
Sevdaya boyanmış bu senin eyvan,
Aşk acı ızdırap başka ne oldu.

04.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Değil

Öyle yanıyor ki; yüreğim elle,
Ölüm varlık deyip koştum ecelle!
Zevkusefa tatmin aşk değil bil ki
Bu nasıl bir düzen, nasıl mecelle!

20.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Gemisi

Olmuyor artık deme,
Ufukta,yavaş yavaş.
Tek çizgisiz hengâme,
Hakikat kalpten savaş.

Ağla inle yan her gün,
Mateme kat gölgemi.
Ben tevekkül sen hüzün,
Aşk gemisi bu gemi…

11.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Gerek

Aşk, açmış ellerini eşyadan elenerek,
Bir muştu üflüyordu anbean zaman zaman…
Aşk, büyülü asuman her bahçeye aşk gerek,
Aşk, ölümsüz taht elbet, aşk evlad-ı fatihan,
Bir muştu üflüyordu anbean zaman zaman…
Aşk, açmış ellerini eşyadan elenerek.
Aşk, Leyla’nın ötesi, Leyla değil aşk gerek.

Yine baykuş sesleri yine kaos buyurdu,
Bülbül neymiş, gülde kim, yolcu kimmiş, ey zahit!
Çözülüş aşk iç içe, üç beş yükseliyordu.
Aşka kement vurulmaz, her an iklim müsait
Bülbül neymiş, gülde kim, yolcu kimmiş, ey zahit!
Yine baykuş sesleri yine kaos buyurdu.
İçimdeki o mana müthiş yükseliyordu.

Biri tekrar anlatsın perde perde bu aşkı
Gerekirse her gece sessizce, ağlayarak…
Bahar, böcek, çiçek, taş, yer, gök ve yıkık köşkü
Bahtsızlara anlatsın tekrar şaha kalkarak
Gerekirse her gece sessizce, ağlayarak...
Biri tekrar anlatsın perde perde bu aşkı.
El değmemiş besteyle, sihirli müthiş köşkü.

16.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Hizmettir

Aşk öyle bir yanış ki; yananlar anlar,
Mevcudata hizmettir, aşk heyecanlar.
Tasavvuf gerçekte aşk, aşk yaşayanlar,
Aşkta ısınamazlar, ısıtmayanlar…

17.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk İle

Zarif bir esinti hep ne kadar vakur
Sanki birçok türkü içime yüklü
Lalezar yüreği bakışları nur
Nazarı ruhumda köklü mü köklü

Tebessüm okşuyor aşk ile tek tek
Vuslat dedikleri bu olsa gerek
Hâl ile hisseder besbelli gerçek
Manzara rengârenk nizam ahenkli

15.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk mı Desem

Eli çocuk gibi değdi elime
Vuslatı sevinci şevki hesap et
Gönlümün arzusu tek bir kelime
Aşk mı desem buna belki aşk ebet

Salmışım kendimi koşarım yokta
Sevda çiçeklerim birde kelebek
Acaba yakın mı meçhul son nokta
Sahilsiz korolar kayboldu tek tek

Bendeki sevdalar hem kimin sesi
İçimde sakladım ben bu duyguyu
Toplayın başıma gelsin herkesi
Bağrını bağrıma açmadan kuyu

21.10.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Olmasaydı

Gözleri zümrüt taş kaşları yaydı,
Mahzun bakışları renk renk Leyla’ydı.
Apayrı mâna var gün gün yeşerir
Gözde yaş olur mu aşk olmasaydı?

28.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Olsun

Anlatabilecek kafamda nice
Dörtlükler sakladım beyitler ile
Hep seni seyrettim sessiz gizlice
Markatlı beldede seyitler ile

Sana emin dedi bahtsızlar bile
Yaş döktü o kütük dile gelince
Sokakta kahkaha bendeki çile
Yer-gök raks ederdi yüzün gülünce

Gözleri mâbedim özlemin mihrâp
Kölesi olayım ömür boyunca
Gönlümün fermânı aşk olsun yârâb
Yandıkça yanayım ismi duyunca

08.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Ve Vuslat

Aşk ve vuslat iç içe, belki bir tatlı savaş
Sessiz sessiz derinden, günbegün birikiyor
Sende buldum kendimi usulca yavaş yavaş
Biri elimden tutmuş, beni sana çekiyor

03.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Yaralasın

Huzur sevgi nefret birde tevâzu
Tefekkür gerçeğin sessiz avazı
Bende ki yanışı fark edemedim
Çok şeyi idrâktir belki bu mevzu

Ömrü ziyan ettim say sıralasın
Şöhret varlık riya acz karalasın
Aşkı neden hep ben terk edemedim
Beni Leyla değil aşk yaralasın

22.03 12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Yarımadası

Neyzenin mekânı ufku nefesi
Kültürler vadisi Bodruma geldik
Kaleden ses verir Halil Efesi
Mazinin sedası Bodruma geldik

Üçbin yıllık tarih aşk ilham aldık
Kültür yudumladık kültür soluduk
Bitez Gündoğanda birlikte olduk
Şairler adası Bodruma geldik

Dört bucak rengârenk gece gündüzü
Gelinlik giyinmiş baharı-güzü
Mecnununun sevdası Leylanın sözü
Aşk yarımadası Bodruma geldik

12.04.2008 Bodrum

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşka Koşan

Ağlamaklı hâlim özlemim neye
Sen nerelerdesin senin hüznün var
Olmuşum pranga mahpushaneye
Yüreğim virane derin sızın var

Yeşerir kururum söyle neyim ben
Unutmuş gülmeyi meşgaleyim ben
Madem aşka koşan divaneyim ben
Hele gel haber ver bana sözün var

Firavun sokaklar kızıl karası
Mavzer gibi tıpkı hasret yarası
Gözlerin gözlerim meçhul sonrası
Ne zaman uyansam yokluk izin var

31.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşkı Helâl

Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk
Sevda besler çile tüter sonsuz aşk
Ar kalmadı düğünlerde toylarda
Mecnûn gibi yanar mı hiç donsuz aşk
Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk

Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk
Hiç olur mu hissiyatsız cansız aşk
“Bir” kalmadı en cezbeli aylarda
İstikâmet müstakimdir yansız aşk
Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk

Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk
Tutsağıdır her zilletin dinsiz aşk
Sır kalmadı aşk denilen şeylerde
Boş hırıltı Ona rağmen Onsuz aşk
Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk

23.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşkı Huzur

umutlarım gürül gürül
eskittim kuşkuları
elma şekeri çocukluğum
sevda şerbeti sürdüm dilime
ve hasadım taşlı tarla
aşk kaçmış gözlerime

gecelerin zifrine ne destanlar sakladım
koşuyorum sabır taşlarını dökerek
öfkem cehennem
yeşillerim kar altında mevsim uzun
sözlerim utangaç gözbebeklerim ustura
yüreğim gecekondu
ya yürüyüşüm yürüyüşümü sormayın
çakırkeyf şizofren sarhoş
yaş gözlerim
gözlerime aşk kaçmış

vuslat sokağına nedamet toprağı sermişim
avuç dolusu acı küfeler dolusu hüzün
gam keder fedakârlık zaman bakış
hasret şarkıları söylüyorum
tespite vasıta benim bahçenin
yediverenleri
huzursuzluğum kaç bahardır
mısralarım dargın ve yorgun
ve eskidim
neredesin aşk-ı huzur

aşk mavisi dörtlüklerim şiirlerim pek artist
cümlelerim sihirli hecelerim tabutluk
sahifeler ayışığı yazdıklarım muâllakta
gözlerime aşk kaçmış
aşk kaçmış gözlerime

08.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşkım Ağır

Sus gönül sevdim derdimi,
Beşikten mezara kadar,
Nefsim azgın gem vurdumu,
Can düşer bizara kadar.

Aşkım ağır ruhum dalar,
Ben mecnunum yar leylalar,
Sihirlidir bu sevdalar,
Götürür nazara kadar.

Nefis sırtlan hem yenerim,
Çaldım taşa var hünerim,
Tabut gelir ben binerim,
Ölüm yok huzura kadar.

Ruhum eser üfül üfül,
Allak pullak titrek sefil,
Hem acemi hem de ehil,
Ümidim Hızır’a kadar.

Yılan soksun bu dilimi,
Zillet etti son halimi,
Kimse bilmez melalimi,
Avamdan vezire kadar.

Hak Teala hayreylesin,
Ömer aşkla seyreylesin,
Hal söylesin dil dinlesin,
Susarım mezara kadar.

12.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşkın İlacı

Hikmet, ötelerden yemin var asra
Dolaş sahraları düşündükçe yan
Seni arıyorum gözlerimde kan
Yeşerir yazdıkça seni her mısra
Ölümün deresi sensiz bu cihan

Yer yer netâmetli ama huluslu
Varoşlar bilirim usta duacı
Sabır taşlarıdır aşkın ilacı
Zihnim berrak gözler bulanık puslu
Kendime hükmedip susmak ne acı

17.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşkıyla Sarhoşum

Dalga dalga mehtap baktım yüzüne,
Bu gün ben bir hoşum deyme keyfime.
Tılsımlı tebessüm daldım hüzüne,
Aşkıyla sarhoşum deyme keyfime.

Nakış nakış ruhum nazar bitince,
Son buldu seherde horoz ötünce,
Çorbalar dualı kaşık atınca,
İçmişim bir hoşum deyme keyfime.

Edep büklüm büklüm vefa yerinde,
Şeytan esir olmuş yok içlerinde,
Çaylarda demlenmiş içtim serinde,
Ruhumla doymuşum deyme keyfime.

Bu nasıl güzellik gelgelli töre
Sahabe bakışlı ermişler sırra
İstikbal burdadır burda tek çare
Âşıklar bulmuşum deyme keyfime.

Bu dünya fanidir faniler duyun!
Köpükten saltanat sırlı bir oyun,
Kadem bastım sırra değişti huyum,
Ölmeden ölmüşüm deyme keyfime.

Mahşer uğultusu gelmez gülmeye,
Öldürdüm ölümü geldim ölmeye,
Yeterki kul hakkı Ömer gelmeye,
Helâllık almışım deyme keyfime.

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşklar

Baharlar serüven, yaz sonları dem,
Çok şey düşündüren sevdalar merhem.
Şehvetle kutsanmış yalan aşkları;
İstemem arkadaş, yıkım istemem!

19.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aşklarımız

Gürül gürül marifet
Ariftir aşklarımız
Yudum yudum zarafet
Zariftir aşklarımız

Anadolu’m bağrıdır
Kıblesi hep doğrudur
Leylalara çağrıdır
Tariftir aşklarımız

Dünya-ukba kâresi
Sihirlidir yöresi
Milli ruhtur töresi
Ma’riftir aşklarımız

Neşvesi var Ömerde
Lokman olur her derde
Orkestra hoş bu yerde
Girifttir aşklarımız

24.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ateşte

Sendeki güzellik ebed ve ezel;
Sıratlara binek, cennetlere el.
Hasret buğu buğu dört biryanım gam,
Yüreğim ateşte, kül etmeye gel!

29.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ateşten Gömlek

Dikenler içinde güller açılır,
Makamı, serveti terk edeceksin.
Hizmetle vatana değer biçilir,
Sen bunu gayretle seyredeceksin.

Haydi, kutuplara suçtur durduğun,
Leyla arar gibi nurdur vardığın,
Gaye-i hilkattir zihin yorduğun,
Küfürü temelden çürüteceksin.

Tahkik-i imandır Kur’an bilinci,
Yalan, iftirayla deseler dinci,
Öz vatanında da olsan yabancı,
Hoşgörü Fatihten fethedeceksin.

Sürseler çöllere eyle tahammül,
Yaksalar, yıksalar vereceksin gül,
“Ateşten Gömlektir” Buyurdu Resul,
Mahkûmsun davaya, şükredeceksin.

Vicdanlar paslanmış, ümit ol yetiş,
Bahtsız sinelere Kur’an ne müthiş,
Diken de olsalar gül gibi ötüş,
Kalplere Kur’anı nakşedeceksin.

Dava-yı Kur’anda Rabbim büyütsün,
Dava-yı imanda Rabbim yürütsün,
Dava-yı hizmette Rabbim çürütsün,
Ömrünü hizmete vakfedeceksin

Sonsuzla bütünleş lütuftur Şair,
Zindana atsalar zulüm ve sair,
Sürseler vatandan şehir be şehir,
Eyyübî sabırla sabredeceksin.

Hulâsa Ömer’e rikkat nasihat,
Zikreder kâinat, Kur’an hakikat,
Hem ulvi fikirdir hem de uhuvvet,
Ömr-ü bakiyede fark edeceksin.

13.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Atlar

Çok şeyi manâlar şahlanan atlar
Öteyi görenler görebilirsin
Bir nesli uyuttu bizim haydutlar
Yaş döküp gözleri yorabilirsin

Vatanda vatansız görünmek zordur
Zihinler kaskatı simsiyah kördür
Ve şafak doğuyor parıltı vardır
Şükür seccadesi sarabilirsin

05.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Avukat

Hak türküsü dilimde
Naçara kurbanım ben
Mazlumlar ikliminde
Sarsılmaz fermanım ben

Tehditlere aldırmam
Zalimleri güldürmem
Karıncayı öldürmem
Bambaşka harmanım ben

Avukatlık mesleğim
Anayasa desteğim
Adeletli besteyim
Lokman`a dermanım ben

Bende mevsim yeşerir
Toprak coşar taş erir
İlham doğar aşk verir
Sevdalı yerdenim ben

Hep beraber tek yürek
Hak dağıttık rengârenk
Başka söze ne gerek
Ülkeme hayranım ben

04.04.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aygır

Bir oh çeker köpürür, çifte atar direğe,
Secdeye pek muhâlif, koşar gider mereğe.
İdrâkten prangalı, dindara der mürteci;
Bu aygıra ne desem, mücüzat yerküreye!

22.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ayın Esrârı

Rengârenk boşalan iftarın bârı
Meşheri bereket ayın esrârı
Hilâli gösterir yer yer bulutlar
Ruhları diriltir rahmet rüzgârı

05.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ayna Fetva Verince

Ela göz, mahmur bakış,
Aynaya baktım sabah,
Gönlüm bahar, simam kış…

Dünden eser kalmamış,
Ömür geçmiş ben on beş,
Saçlarıma kar yağmış.

Çisi çisi su sesi,
Bakışırken aynayla
Müthişti ezan sesi.

Yıka kirli yüzünü,
Dedi, seher vaktinde,
Anladı içyüzümü.

Derken gün ışıklandı,
Tekrar ayni hengâme,
Mevcudat ayaklandı.

Titredi ayaklarım,
Ayna fetva verince
Buz oldu yataklarım.

Ki silkinip ürperdim,
Ayna tufan gibiydi,
Ve son defa söz verdim.

Huşu, bendimi sardı,
Ümit, korku, muhabbet
Bir füsunlu bahardı.

09.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Aynı mı

Sabrı yedekleyip yutkunurum tek
Bir yudum su ile bir parça ekmek
Gaye aşk herkeste aynı mı sence
Değer mi vuslatsız azabı çekmek

05.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ayrılık

terk etti aniden köhne dünyayı
sessizce bir solukta
baktım yok artık yok
bu bambaşka bu uzun soluklu
bu çok suskun
kefen kokulu hatıralar mı
yok artık terk etti
terketti çok yalnızım
...
meğer buymuş
ayrılık acının sofrasında
ne derinmiş sızısı
hayallerim mi
sırtladı hepsini götürdü
bir ben kaldım bir de fatiha
...
çatlattım düşünürken
gafletin çanağını
ötenin bestesiyle
döndüm baktım geriye
bir ben vardım bir de fatiha

02 01 2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ayvalık'ta Adliye

Üfül üfül hizmet tüten hür kurum
İşte budur Ayvalıkta adliye
Az ötede Yunanistan ve Urum
Dupdurudur Ayvalıkta adliye

Recep amca kemalatta üstedir
Kalbi güzel gözlerinden hastadır
Mübaşir bey delilikte ustadır
Tam yeridir Ayvalık’ta adliye

Sibel Hanım adliyenin dilinde
Rengârenktir kalem kâğıt elinde
Meltem eser Balıkesir ilinde
Gör huridir Ayvalık’ta adliye

Süheylanın yeri ayrı her zaman
Koşuşturur yorulmadan durmadan
Ben tat aldım adliyeyi görmeden
Bal arıdır Ayvalık’ta adliye

Esmer yağız hâkimim var dopdolu
Kardeşcik bu bazen arar hep dolu
Adliyedir adaletin okulu
Ak teridir Ayvalıkta adliye.

Adliye bu mazlumların yoldaşı
Ana baba yavuklusu gardaşı
Efe zeybek seymen gakkoş dadaşı
Aşk barıdır Ayvalıkta adliye.

Ve Ömer’im adaletti adaşım
Hak dağıtmak ibadettir gardaşım
Yargı benim İrem bağım gözyaşım
Göz nurudur Ayvalıkta adliye

18.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Az Evvel

Uyandım ne çare gelmiş akşamım,
Bitiş şarkısını tattım az evvel
Boğuyor bendimi melun evhamım,
Gözyaşım çığlığa kattım az evvel.

Azrail mübarek yoldadır her an,
Biryanım put dolu bir yanım Kuran,
Zaman almış beni zaman götüren,
Beni “ben”e ucuz sattım az evvel.

Lakin vakit akşam zamanım ahir,
Sırtladım mecalsin yüküm pek ağır,
Yoldaşım kötürüm bağır ha bağır,
Duyan yok rikkatsiz yattım az evvel.

Bitti mevsimlerim bitti baharım,
Güneş perde çekti neyi ararım,
Hesabım karışık belirsiz barım,
Düşündüm hesabı bittim az evvel.

Bilmem ki gelir mi bir ulu seda,
Ya bir nasuh tövbe ya da şüheda,
Her şey bende saklı her şey burada,
Sanki ötelere gittim az evvel.

16.06.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Azze Ve Celle

Getir salâvatı oku Yâsîn-i
Hangi nağme siler kalbin pasını
İki ayrı âlem eşsiz hikmete
Aşk ile gizlemiş haritasını

Boşa mı hemze be elif nun mimler
Renk renk sahifeler nurlu iklimler
Dünya ve kâinat yürü sünnete
Beynine sığar mı onsuz hacimler

Kalp ve dudak yoksa nazar et elle
Izdırap tadarsın yoksa ecelle
Tedbir takdir ile amel niyete
Kimin kelâmı bu “azze ve celle”

14.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Baba

Tülleniyor eski günlerin beynimde çağlar
O ne kahraman hoşgörüydü sendeki baba

Rüyamdaydı Micingirt, dağları sanki ağlar
Nerde artık nerde o günler o rüya baba

Değirmen yetim, heybe tarla kör görmez sensiz
Ne artık Hacı Hedis ne de Semih var baba

Ya uğurlayan dostlar, seni soramaz cansız
Bayram yine gözler buğulu sılaya baba

Çaresizlik bendeki, sevdalardır başlayan
İyiki varsın eski toprak, şükrettim baba

Sensin bana vakarlı adamlığı aşlayan
Kuranlı ses imanlı nefes zikrettin baba

İşte burdasın varsın sevinçten ne yapayım
Uzat elini uzat tekrar öpeyim baba

Uzat elini uzat, nur elini öpeyim
Her gün babalar günü, kurban olayım baba

Babam H.Coşkun Ekincinin ellerinden öper ve tüm babalara hürmetler sunarım...

2000 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Babannem

Nedense eksilmez gözlerimde nem,
Birşeyler görüyor belki cehennem.
Yaslanıp geceye ben keşke derken,
Çok ağla,çok ağla derdi babannem.

29.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Babı Ali Kırıntısı

Her bucağın hazımsızlık nesin sen,
Bilir misin ruh halini neyin var?
Açmış ağzın uğulduyor cehennem.
Korku ektin öfke biçtin canavar!

Ne kederden ne sevinçten anlarsın,
Zikzakların sürünüyor yerlerde.
Yaktı beni dine inad din dersin,
Hesap yakın çok yaklaştı ilerde.

Sırtımdan in, in sırtımdan in artık,
Akıl ermez fetvalar ve laklaklar.
Köksüz sözler ve asımı kararttık,
“Bab-ı Ali” kırıntılı şakşaklar!

06.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Babıâli

Kin ekildi ülkemde, tuzak bin bir köşeli,
Her yer karanlık kuytu her yer mayın döşeli.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Babıâli Vadisi

Kin ekildi vadiye,tuzak bin bir köşeli,
Her yer karanlık kuytu,her yer mayın döşeli…

17.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bâde

Bir ömür boyunca elinde bâde
Kendini hatırla sen neyin nesi
Vebalin sırtladım senden ziyade
Töhmette bıraktın hemen herkesi

14.12.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bağdat

Billurca bakıştık dertliydi anam,
Topraktan balçıktan biraz söz ettik,
Çağıl çağıl aktı yaşlı yüreği,
Dedi ki evladım yine yaz ettik.

Her gece arsızlar evlere yürür,
Gelini kızanı alır götürür,
Müslüman gaflette kâfir kudurur,
Vicdanı zillete kattık toz ettik.

Ateş var Ömer’im ateş! Bağdat’ta,
Arşa çıktı figan bizler rahatta,
Yıldızlar pür hazır şahit sıratta,
Köprüyü geçmeden yolu buz ettik.

23.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bahar

Billur billur bahar köpürür her yan,
Nakşeder sırrını cânân peş peşe …
Semavi orkestra hu senin deryan,
Cezbeder muhabbet kardeş kardeşe..

İnancın kalemi yazar derince,
Vuslata açılır görenin sesi,
Zihnim kâmil değil pek yeterince,
Endişe terk etmiş hemen herkesi.

Yine de ben derim bahar bir sera,
Aşkın renkleriyle içimde huzur,
Gönlüm son baharda götürse yâre,
O’nun musikisi eyledi zuhur.

22.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bahtiyar

İdrâk denge ve sırat,
İdrak yoksa ısır at.
İnkârın basitliği,
Zân ihânet nakarat.

Akıl yalanda kuyruk,
Zaman mekândan ayrık,
Rakamları terk edip;
Hiçliğe koş der buyruk!

Tedbir takdir ne çare,
Âyet var âşikâre.
Bireysellik zillettir,
Benim gibi düçara.

Tefekkür ek tâkva sür,
Kalpten dudağa üfür.
Kaderine râzı ol,
Rızasına götürür.

Samimiyet yâre yâr,
Rengârenk diyâr diyâr.
Günahkârlar perdeli
Günahsızlar bahtiyar.

24.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bak Gör

Suç günah lâkin ahı,
Misâl gerçeği arar.
Susturunuz günâhı,
Sağır duyana kadar.

Sevmek özlemek güzel,
Varı izlemek güzel,
Giz’i gizlemek güzel,
Sır ifşa neye yarar.

Ama fakat ve beni,
Ruh parçalar bedeni,
Gir de bak gör gölgeni,
Kime, niye neler var.

04.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bakan

Asıl vekil ve bakan,
Geçit yok gölgesi var.
Yıkık gölge bırakan,
Bakan kim ötesi var.

Gölge kime emanet?
Bakan çok kızdı belli.
Yaşasın ulu devlet!
Bakan devlet besbelli.

Neden bakanım neden,
Neden bu tafra şimdi.
Sahi gölgen kaç beden?
Benim gölge ikindi.

28.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bakışın

İhlâsın renkleri sendeki hayâ
Bakışın yeterli beni ihyâya
Hislerin büyüsü apayrı bahar
İbrişim örülü sendeki maya

Bulut gibi yüzün benzersin aya
Sensizlik içinde başladım Hayy’a
Hep, hiçlik uğruna meçhullerim var
Ve O’na sığındım Emri Rızâ’ya

07.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bakışlar

Bıçak sırtı sözleri, aşk vakti şafakta yaz,
Bakışların çok derin,üslûp latif hem ayaz.
Gözyaşın dem sesleri,ürkek ve kalabalık,
Uzaklaşma kendinden, ağlaşalım gel biraz

20.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bana Baktı

En keskin mevsimlerde engebe yürüyorum
Uğultunun içinde alev ateş yaş aktı
Zihnim tarla ben sapan durmadan sürüyorum
İçime bir coşkunluk bir suskunluk bıraktı

Yüzüme bir ağartı aslıma varıyorum
Daha gün başlamadan belki bir kuşluk vakti
Her eylemim ölçülü, mihenge vuruyorum ş
Kim şair hem kim edip kim usta kim çıraktı

Söz dokunur dokunmaz bir şeyler arıyorum
Varoluş yok oluşlar kimler kimleri yaktı
Dağ varsa vardır Ferhat, ak-kara soruyorum
Ara ara oynanan meçhul bir çıngıraktı

Son güz izdüşümleri eylüle vuruyorum
Geçmişi peçeledim yaşanmış bir pıtraktı
Duygularım saltanat zihnimi yoruyorum
Her daim aynı tören yaz kış aynı fraktı

Bir sükût kadar derin saygıyla duruyorum
Az daha büyüleyip aklımı alacaktı
Ki hoşluk yaşıyorum ermeden eriyorum
Tüm varlığı benim ki benim ya bana baktı

14.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Basın

Mümkünü yok etik malum basında;
Kesin.
Çok şeyi karartır gün ortasında,
Basın!

Mazluma pek hoyrat sormadan neden,
Haber!
Çok şeyler resmeder henüz görmeden,
Geber!

Kimin postundalar renkleri hile,
Görün!
Aklımdan geçeni getirdim dile
Sorun?

10.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Başak

Senden sonra hayallerim tarumar,
Hasret yaktı ciğerimi ne çare.
Yüce Mevla’m Başağımı geri ver,
Kuşlar gibi uçup gitti biçare.

Anneciğim acı sardı her yanım,
Acı acı uğulduyor zamanım,
Hapsolmuşum boğum boğum her anım,
Yudum yudum zehir içtim ne çare,

Sağ yanım yok yaşamayan göremez,
Derdim derin Lokman gelse saramaz,
Artık beni dostlarımda aramaz,
Sığmaz artık gözyaşlarım Hazara

Kavruldum ben tükendim ben Başağım
Mecalim yok hicran oldu döşeğim,
Ana gurban çok özledim uşağım,
Gözyaşımla geleceğim huzura.

Düşündükçe hücrelerim söküldü,
Güz gibiyim yapraklarım döküldü,
Bak bebeğim artık belim büküldü
Seni verdim doyamadam mezara.

Süzülerek hurilerle gezersin,
Gonca gülüm gönülleri bezersin,
Ötelerden cana mektup yazarsın,
Söyle gurban yetiştirsin Hızıra.

06.09.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Başhekim

Kardeşim Mehmet Taşkın Ekinci ’ye ve İstanbul Ünv Ayşe Duman kardeşime ithafımdır…


Bazen Lokman hekim bazen başhekim,
Dalga dalga şifa tüter hekimim.
Dertlerle yoğrulur amma ve lakin,
Büklüm büklüm sabır yutar hekimim.

Hastalar dostları ilaçlar süsü,
Burcu burcu şifa verir nefesi,
Neyzeni bakışla gelir ney sesi,
Şefkatle hastaya bakar hekimim.

İnleye inleye bekler hastalar,
Figanı geceye ekler hastalar,
Nefesi göğsünden tekler hastalar,
Hızırla oksijen takar hekimim.

Lokmanın mesleği yücedir yüce,
Ruhlarada heyecan,dillerde hece
Yar olur garibe yaren muhtaca,
Mahşerde yüzü ak çıkar hekimim.

Topraktır mayamız şifadır toprak,
Günahlar dökülür hep yaprak yaprak,
Mevsimi gelince kırılır çanak,
Çanağa mor mahlas takar hekimim.

Kardeşçik Mehmet’im doktorum canım,
Pür şevkli hizmetin rahat vicdanım,
Ve hizmet nimettir nurdur sultanım,
Reçeten rayiha kokar hekimim,

Bilmem ki haddim mi sana nasihat,
Ömer’den değil ki dosttan vasiyet,
Belki muhabbettir belki iltifat,
Füsünkar su gibi akar hekimim.

28.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bâtın Ve Zâhir

Küfür varlık yokluk, evvel ve ahir,
Her an ve günbegün esmeye başlar
Nasıl anlatayım Bâtın ve Zâhir,
Çizgiler çizgiyi kesmeye başlar.

Doksan dokuz tamam eksik beşaret,
Hep aynı ifade bir tek işaret,
Yırtmaktır zamanı müthiş cesaret,
Perde zan tasavvur susmaya başlar.

Nazarı ruhuma, eli elime,
Vahdet şuur boyut birkaç kelime,
Her şey ruha döner ruh da dilime,
Gerçekler çok sözü kısmaya başlar.

Velhasıl muhabbet aşk vuslat bitmez,
İster Bâtın ister Zâhir fark etmez,
Ölüm Şeb-i Aruz söyle kim gitmez,
Hakikat sırrını basmaya başlar.

21.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bayrak

Rengârenk tüllenir muhteşem rengi
Ölümsüz diyârdan benim bayrağım
Kurcala tarihi var mıdır dengi
Ölçülmez ayardan benim bayrağım

Dalgalan cihanda aşkla sonsuzun
Şeref ver göndere ey nazlı hüzün
Es deli rüzgâr es gece gündüzün
Güç yetmez değerden benim bayrağım

Rengine gizlidir tarihim şanım
Şerefim şöhretim onur vicdanım
Göklerde hilalim şehitte kanım
Onurlu yerlerden benim bayrağım

Hep yeri zirveler tarihe sorun
Ölürsem dostlarım sımsıkı sarın
Bezeyin bayrakla huzura verin
Masmavi diyârdan benim bayrağım

Ney’im bestem güftem destanım sazım
Sen gönül gözümsün sen alınyazım
Sevgilim göz nurum duam niyazım
Efsunlu şiirden benim bayrağım

Ve selam dururum her sabah erken
Dövüşe barışa Hakk’a giderken
Büyüsü mest eder hep seyrederken
Neşvesi O Yârdan benin bayrağım

Mecnun’un sevdası, Leyla’nın eli
Zümrütten bir sera bildim bileli
Şan ile dopdolu aşk işlemeli
Mazisi tekbirden benim bayrağım

Atlastan kumaşı mâna çok derin
Hüzünle çağlayan şevki gönderin
Bize bahşettiği lütfu kaderin
Hep yükü ağırdan benim bayrağım

Köroğlu’ya destan sen Emrah’a saz
Gönüllere ziyâ aşka düşen söz
Kimsesize kimse tarihe önsöz
Vazgeçilmez serden benim bayrağım

Al bayrak görürsen dur gölgesinde
Cennete yolculuk var gölgesinde
Micingirt ruhunu ser gölgesinde
Firdevsli şehirden benim bayrağım

12.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bayram

Nur yüzlü sütunlar coştu kubbeler
Sihirli orkestra pervazda kuşlar
Tebessüm rengârenk ve minareler
Semavi ihtişam ezanla başlar

Ruhumla benzersiz sevdaya düştüm,
Zirveler kat ettim varlığı aştım,
Şükür nasip etti yine ulaştım,
Sevdalı iklimler buğulu yaşlar…

Pek derin sevincim ve gözyaşlarım
Laz’ı, Kürd’ü, Türk’ü can gardaşlarım
Tarife ne hacet gönüldaşlarım
Tek yürek güzellik efsunlu düşler

Sıyrılış başladı ney beste beste,
Rengârenk yürekler aynı heveste,
Renk şekil hoşgörü tüllenir seste,
Bayramlar bayramı koşun gardaşlar

6.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bedduâ

Seninki bedduâ ve kirli savaş,
O dehşetli davet gelinceye dek,
Sırların döküldü bak yavaş yavaş,
Ne yazık! Uğultu böyle sürecek.

26.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bekle Yar

Hayalimdeydi hem cilve hemde nurlu beden
Nasıl aşktı bu şaştım tatlı uykudan eden
Serapmıydı ne canevime dokunan ten
Nerde hem nurlu hem endam eskimez beden
Hayalimdeydi hem cilve hemde nurlu beden

Ne rüyalar beni tanır nede serap var
Biliyorum göçtü gitti serap şimdi zor
Tefekkür tefekkür neredesin şimdi yar?
Bak son demindeyim bekle biraz daha var
Ne rüyalar beni tanır nede serap var

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beklemek

Beklemek sırattan ince
Anbean meşakkat verir
Yolboyu sabrı deşince
En azgın çöle çevirir

Beklemek bir anka kuşu
Mızrak ok gagalarıyla
Beklemek hûşu ve hûdu
Sükûnun nidâlarıyla

11.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beklenen Tebessüm

Vuslat arzusunda ruhum şahlanır,
Nihavent seslenip güleceğim ben.
Dünyaya ram olmam kalbim mıhlanır,
Uhrevi beslenip güleceğim ben.

Hesabım ümitli yırttım seneyi,
Nur topu elleri öptüm nineyi,
Yetimde de gördüm sarı ineği,
Şefkatle seslenip güleceğim ben.

Bakışlar zümrüdî ümit yayıyor,
Kendisi aç iken komşu doyuyor,
Zekâtı gizlice cebe koyuyor,
Pür lahza hislenip güleceğim ben.

Nakış nakış hülyam dindi sızılar,
Rüya oldu mendil satan kuzular,
Öze döndü ithal süfli diziler,
Koltuğa yaslanıp güleceğim ben.

Boncuk boncuk bakış çakır gözleri,
Gülüş pek edepli merttir sözleri,
Kalem kokar boya kokan dizleri,
Koklayıp mislenip güleceğim ben.

Ömer’im kimseye eylemem minnet,
Nebiden şefaat, veliden himmet,
Rahimdir Rahmandır eyler merhamet,
Ümitle süslenip güleceğim ben.

02.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bekleye Bekleye

Gel hele can yavaş yavaş,
Soldum bekleye bekleye.
Bağrım yanar kurudu yaş,
Öldüm bekleye bekleye.

Ne güz gördüm nede yazı
Kalbim kırık dinmez sızı
Mevlam kavuştursun bizi
Daldım bekleye bekleye.

Duygularım çok karışık,
Hele söyle yok mu ışık,
Bir dargınız bir barışık,
Kaldım bekleye bekleye.

Düşe kalka yaşıyorum,
Kebap oldum pişiyorum,
Anlasana üşüyorum,
Buldum bekleye bekleye.

Bakışların hem göründü,
Ruh dinlendi dem göründü,
Gözlerim yaş nem göründü,
Sildim bekleye bekleye.

Gel hele gel yaramı deş,
Sen meleksin sen nurlu eş,
Yanıyorum alev ateş,
Geldim bekleye bekleye.

09.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bekliyor

Yorgun bembeyaz melek,
Renk renk, beni bekliyor.
O bambaşka kelebek,
Başka türlü geliyor.

Bakışları pek derin,
Benimkinden ileri.
Yeşilim tepelerin,
Eriyen huzmeleri.

Gider endişesi var,
İnim inim şiiri.
Beni, hep beni arar,
Beni sarar her biri.

24.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Belki

Her gece bir sokakta
Eyüp sabrı duyulur
O yok ve ben yatakta
Bir acayip şey olur

O benden de elemli
Yansın geceler yansın
Fer yok yüreğim demli
Biri bana dayansın

Tat kalmadı damakta
Duygu nefesim keser
Kapı gıcırdamakta
Belki gelir gülümser

25.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben'i

Ben bende ben,inkılâp yaşıyorum,
Beni bıraktım bize koşuyorum...

25.01.2010 -İstanbul

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben'lik

Başkasını kendine tercihe çalışınız,
Kendine yaşamakla başlar alçalışınız.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben

Ben toprağım mevcudatı taşırım
Güller açar bülbül öter tenimle
Ben dört mevsim yaşatırsam yaşarım
Ölmek varsa feda olsun canımla

Ben azığım ben ekmeğim ben aşım
Ben tevazu ben insanım ben eşim
Ben anayım ben babayım kardeşim
Ben arıyım esrar vardır fenimle

Ben ırmağım aşkla çağlar dereler
Ben çiçeğim şifa bulur yaralar
Ben tevazu benden çirkin huriler
Ben sen varsan dirilirim hilimle

Ben komşuda yara varsa hastayım
Ben güzele ballı dilli besteyim
Ben hicranlı Iraktayım yastayım
Ben yaşadım hoşgörüyle dinimle

Ben şehidim Çanakkale şahittir
Ben faniyim her şey Ona aittir
Ben bir hiçim hiç olanlar yiğittir
Ben insanım oynamayın genimle

Ben Yunusu Mevlanayı dinlerim
Ben Çeçenim Çeçenyada inlerim
Ben Ömerim Filistinde kinlerim
Ben bir devim elleşmeyin benimle

19.07.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Ben’i Aradım

Düşün gereğince ipi hamalı,
Hamal olabilmek ibret içindir.
Sıkı tutunacak ipin olmalı,
Hep olmak istersen sırrın “hiç”indir.

Huzur sevgi nefret ben sen o biz siz,
Nettik hakikati, izanı usu.
İdrakten bihaber hele bendeniz,
İzanım kör eder görme duygusu.

Sessizce sesleniş dua tefekkür,
Şükür gerek dile, yokluk darlıkta.
Ebediyen şükür, ebediyen hür,
Ben ben’i aradım riyakârlıkta.

14.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Beşer

Beni ben’de arayın,
Ben beşerim ben beşer.
İdrakten fukarayım,
Ben beşerim ben’de şer.

Olabilmek inkârım,
Ben beşerim bende şer.
Kibir gurur ben varım,
Ben beşerim ben’de şer.

Ben’im benden büyüktür,
Ben beşerim bende şer.
Zannım bilince yüktür,
Ben beşerim ben’de şer.

Beni taşımaz dağlar,
Ben beşerim bende şer
Fevkinde ağlayanlar,
Ben beşerim ben’de şer.

Bu ses ifşanın sesi,
Ben beşerim bende şer.
Hiçliğin emaresi,
Ben beşerim ben’de şer.

23.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Dadaşım

Duygularım köpürdü,
İyi dinle arkadaş!
Nerelere götürdü,
Ben dadaşım, hem dadaş!

Beni benden kıskanır,
Pür heyecan bak güneş.
Bulut bana yaslanır,
Ben dadaşım, hem dadaş!

Sevdam karlara yağar
Buz kesilir kor ateş.
Dadaş sevdalı doğar,
Ben dadaşım, hem dadaş!

Anadolu kapısı,
Dizde derman, gözde kaş.
Alparslan’dan tapusu,
Ben dadaşım, hem dadaş!

Emrah Aşık Reyhanî
Tesbihteki aynı taş
Mevlüt sanki Sümmani
Ben dadaşım, hem dadaş

Hançer barı görünce
Yutkunurum, gözde yaş
Akar vatan boyunca
Ben dadaşım, hem dadaş

Göz nurudur ihramlar,
İffet ile örter baş.
Cennet kokar ikramlar,
Ben dadaşım, hem dadaş.

Gök mavisi erenler,
Ömer yine köz ateş.
Can dostlarım yarenler,
Ben dadaşım, hem dadaş!

23 02 2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Neyim

Ayaktayız ayakta
Bilmem farkında mısın
Uyanış var her parkta
Ulvi şarkında mısın

Terki böğrüne astık
Terkin terkinde misin
Aşkın kırkına bastık
Sende kırkında mısın

Hakikat ve sadakat
O’nun çarkında mısın
Sen var ya sen sen fakat
Hâla şirkinde misin

Yöneliş ne de beyim
Gerçek ırkında mısın
İbrahim kim ben neyim
Soy sop arkında mısın

Hep diyorsun hep amma
Zulmet kürkünde misin
Mefkûren pek muamma
Vuslat parkında mısın

04.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Pişmanım

Bu asır neden böyle himmetli
Ve gençlerin bu zulmette iffetli…
Bu asırdasın sultanım sen her gece...
Yıldızlar bir başka ışıltı saçıyor,
Bekliyor müjdeli baharı...
İçim içime sığmıyor...

Geri döndü Semerkand
Bu asırdasın sen, yemyeşil,
Saf saf olmuş nurlu gençlik peşine
Mutluluk tomurcukları
Kulağımda kurtuluş iksiri mırıldanışın.
YARABBİ BEN PİŞMANIM!

Ve kalbin dirilişi
Yıldızlar yere inmiş adeta diz çökmüş
Seni düşlerimde görme ümidiyle
Dalamam uykuların en derinine,

Göz göze gelme umudu
Doğuşuna her gün her yerde...
Ve artık buğulu gözlerim
Gülecek yeni günün doğuşuyla
Çünkü sen varsın sultanım sen asırda
Hizmet nimettir…
Hizmet nimettir sultanım...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Sen O

Rakamlar etrafında, git geller fırlanırız,
Say say bitmez sonu yok, sonsuz sıfırlanırız.
Lâkin her şeye rağmen, aczimizi fark edip;
Ben sen onu bırakıp, biz der hayıflanırız.

06.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Senin

Gözyaşlarım çoktan çokladı hiçi
Gelirim sen gel de gelemezsen sen
Arzuhalim sana canımın içi
Silerim gözyaşım silemezsen sen

Ateşine yansam ruhum yeşerir
Kalırım köz olup kalamazsan sen
Yüreğin dupduru mum gibi erir
Bilirim ben seni bilemezsen sen

Yürüyüşüm sana sen endişesi
Ölürüm yolunda ölemezsen sen
El âlem, yadlara etme itibâr
Olurum ben senin,olamazsan sen

01.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Şair Değilim

Aşka küf bulaşmış derler ki sanat,
İffet yangınları, ölüm uykusu...
Zillet kucağında gülüşür heyhat!
Flörtte gümbürtü namus duygusu...

Çok şeyler göründü sokağa baktım,
Mesafe katetmiş edep arlıkta.
Ben zehirzemberek dışarı çıktım,
Şairlik köhnemiş, sanatkârlıkta.

Yine hüzünlerim öptü bedenim,
Haykırabilirim, insanlık hâlı.
Katıksız bir adam aynen madenim,
Ben şair değilim, duyun ahâli!

08.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ben’i

Kulu ter kokmayan ekmek öldürür
Şeytanı tespihi çekmek öldürür
Kalbi şekavetle bakmak öldürür
İhlâssız amelin yönü uçurum
“Ben”i aşk odunda yakmak öldürür

30.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bengisu

Emanet tarumar azgın sularda
İzzeti ikramı yıktık barlarda
Kisranın nefesi köşk yalıları
Çanak kırılınca döktü ard arda

Nağmeler kar etmez heceler yandı
Kimler mecnun oldu kimler aldandı
Paçavra sokaklar ve belaları
Şimdi çırpınıyor gece uyandı

Çile bilmezlere bir his bıraksam
Sükuta bürünüp su gibi aksam
Rengarenk bengisu ve damlaları
Akıtır içime İnşAllah ressam

02.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beni Soruyorlar

Beni soruyorlar acep kim gibi
Ateş beni yakmaz aslım İbrahim
Bazen mermer bazen yanan mum gibi
Server’e ümmetim daha ne deyim

Düşman zalim nefsim, zulmeden hasmım
Üç kıtaya kazdım üç hilal ismim
Sevgi mahkûmuyum hoşgörü resmim
Adım adalet der daha ne deyim

Kükrer şahlanırım yazar kızarım
Altın çağ geliyor çağlar sezerim
Dili kalbe bağlar Allah yazarım
Sıddîk’tan öğrendim daha ne deyim

Büyük adamız biz davamız büyük
Tevazudandır ha başımız eğik
Gelin hep beraber takva zırh giyek
Kula kul olmayın daha ne deyim

Sen kimsin sormayın geldik cennetten
Bu bir sınav idi dedeme Haktan
Havva anam Âdem babam birde ben
Kabuldür tövbemiz daha ne deyim

Ömer'im çile aşk, zevk verir cefa
Başımı kesseler bir kaç bin defa
Muhabbet yaş tevbe eylerim ifa
İslam tek kurtuluş müjde ne deyim

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beni Yâre Götürün

Karlı dağlar beni yâre götürün,
Sonum bilmem dört biryanım tarumar.
Hasret yaktı duygularım kötürüm,
Ne güz gördüm ne kış gördüm ne bahar...

İffet gizli fahişelik aşikâr,
Vuslat tuzak, vuslat uzak pür şikâr,
Az ötede zehir akar, kir akar,
Hangi şafak doğacaksın nevbahar.

Sabır nerde sebat nerde ferim yok,
Ömür nerde amel bozuk terim yok,
Edep dünden terk-i diyar, nurum yok,
Sarardım pek kupkuruyum sonbahar.

Ümit varım yinede ben ne çare,
Yelken açın kavuşturun o yâre,
Ruhum mahzun kalbim kırık biçare,
Zevâl yakın neredesin ilkbahar.

25.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Benim Bayramım

Benim Bayramım

Nağmei ezkârla ölürsem eğer,
Ahir demim o gün benim bayramım.
Nasuh tövbesidir yegâne değer,
Haktır dinim her gün benim bayramım.

Dua ile yazsam arşa ismimi,
Tövbe ile yaksam eski resmimi,
Kırsam artık fani olan testimi,
Rabbe cemim her gün benim bayramım.

Takdiri Hudâdır Cibril sanmayın,
Can dostlarım gelmeyince gömmeyin,
Son günümde fatihasız dönmeyin,
Ve sitemim her gün benim bayramım.

Vasiyettir can dostlara sözlerim,
Beyaz kefen gözyaşlarım bezlerim,
Mecnun kimmiş ben o gülü özlerim,
Müslümanım her gün benim bayramım.

İbret ölüm gerçek Haktır hakikat,
Sahibi Kemalât eylesin himmet,
Umudum şefaat haktır şefaat,
Yâr imanım her gün benim bayramım.

09 12 2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Benim Gibi

Gözüm kar altında buz birikiyor,
Bembeyaz kefeni ölçüp dikiyor.
Güneş nere gitti kayboldu gökte;
Tıpkı benim gibi uyku çekiyor.

09.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Benimle

Mor ışık nasılsa yalnızlık öyle,
Buzdan heykellerin sıcağı gibi…
Dehlizsiz uykuya uzansam şöyle,
Karanlık gecenin saçağı gibi…

Kederli elimle selam verince,
Gözlerim kapayıp gittim derince,
Talihim kırılgan kaderim ince,
Yetim annelerin kucağı gibi…

Kendimi kavrayıp tuttum âdeta,
Kamburum çıkarıp yattım âdeta,
Seheri uykuya sattım âdeta,
Sızlandım nankörler ocağı gibi.

Hehey yalnızlıklar anlatmam daha,
Nice yıllar tevbe ettim Allah’a,
Yürüdüğüm yollar ıssız bir vâha,
Dolaştım Lejyoner sancağı gibi.

Dışım hep gülümser sen gel bana sor,
Uzaktan bakınca ne kadar mağrur,
Izdırap benimle, benle duruyor,
Sırtımda kıyamet bıçağı gibi…

26.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Benlik

Sonsuza dön yüzünü şad edelim günleri,
Zânların ikliminde, dönemezsin geriye.
Pişmanlığım sis duman, zehir ettin dünleri,
Üç kuruşluk dünyaya, değer miydi hem niye?

Ey ruhuma saplanmış benlik denen ihânet
Sanma yapayalnızım, ey öfkenin ejderi,
Gerçekte anlaşalım, lakin gayrisi lânet
Kemiriyor ruhumu,yetiş tövbe siperi!

29.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Berceste

Gözlerin berceste O’nu severek,
Mahremi tılsımla hep gizlenerek.
İnce zülüflerin mistik kokulu,
Üç beş lokma sevi birde sen gerek.

13.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beslemeler

Zift yağıyor adeta, şeylerin en şeyinden,
Bizdeki beslemeler, zıtların eşeğinden.
Her yer acı intikam, izan irfan yerlerde,
Vicdansızlık şöleni vâdi basın yayından.

27.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beşer

İçgüdü topladım, zevk safa tattım,
Güneşe üfledim bulutta yattım.
Sözlerim izâfi, ufkum sınırsız
Beşerden öteye bir mücazattım.

31.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beyaz Kısrak

Şu karşı tepenin yamacına bak,
Dizgine sığmayan bir beyaz kısrak.
Mutlaka bu kısrak birini bekler,
Zirveye koşacak elinde mızrak.

Yıllardır seslenir, yankılanır hep,
Hikmetten sual mi vardır bir sebep,
Beni de sarmalar bir garip hüzün.
Peşinden tırmalar derin ızdırap.

29.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beyaz Melekler

Her sabah aşk ile şifa bürünür,
Sihirli yürürler beyaz melekler.
Tebessüm rengârenk çare görünür,
Hüznünü bilirler beyaz melekler.

Bir tatlı hizmet ki ak alında ter,
İnsana hizmettir en büyük eser,
Şifaya vesile olursa yeter,
Ümitle gelirler beyaz melekler.

Bazen efsun tüter pişer aşımda,
Bazen hayalimde bazen düşümde,
Damla damla damlar akar yaşımda,
Gözyaşım olurlar beyaz melekler.

Bembeyaz giyinmiş bir başka ahenk,
Bestesi nihavent güftesi renk renk,
Hizmet soluklarlar insanlığa denk,
Öteyi görürler beyaz melekler.

Kimisi hemşire kimisi ebe,
Şifayı gizlemiş Rabbim sebebe,
Sağlık ihtişamdır sıhhat debdebe,
Kadrini bilirler beyaz melekler.

03.08.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Beyim

Ne şairim nede edip; varlık O’na kulluk beyim.
Aslında ben gece gündüz, yük taşıyan göçebeyim!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bezdirdin Beni

Siretlerin fiillerin var ama
Vah bilmez sözlerle kızdırdın beni.
Gösterişte hak rızası arama,
Benlik bahçesinde gezdirdin beni.

Büyüklendin ne söylesem fark etmez,
Hep at başı kibir caka terk etmez,
Ruhun şaşkın tevazu yok erk etmez,
Şerit değiştirdin ezdirdin beni.

Seyrederim acı verir sus demem,
Poyraz olsan üzerime es demem,
Dava büyük sınav zorlu pes demem,
Birkaç merhabada bezdirdin beni.

Ben hem kimim ben divane ben âdem,
Adalet hak ismimdedir ifadem,
Sadık dostum gözyaşımla seccadem,
Hesap denizinde yüzdürdün beni.


6.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bırakın

Uslanmaz heveslerim dönüp mâziye bakın;
Beni benden ziyâde, hasretimle bırakın!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bırakın

Uslanmaz heveslerim dönüp mâziye bakın;
Beni benden ziyâde, hasretimle bırakın!

20.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bigane Kalamazsın

İnanıyorsan şayet,
Bigane kalamazsın!
Tâdil ü Takdir ayet,
Tarafsız olamazsın!

Ne ağaçsın ne otsun,
Ne yağmur, ne bulutsun,
Herkes sözünü tutsun,
Hesabı veremezsin!

Düşlerde rüyalarda,
Adanmış davalarda,
Sen varsın sevdalarda,
Sevdasız olamazsın!

Sen Zeynepsin sen Hasan,
Bilmem nasıl anlatsam,
Vicdanını dinlesen,
Bigane kalamazsın!

Hakkını vermelisin,
Marifet örmelisin,
Öteyi görmelisin,
Bakmazsan göremezsin!

Nereyedir yolculuk?
Dinle beni korkuluk!
Kir akar oluk oluk,
Vallahi gülemezsin!

Sokak sokak dizilmiş,
Körpecikler ezilmiş,
Suçu sana yazılmış,
Duymazsan silemezsin.

Ölüp ölüp dirilir,
Hesap senden sorulur,
Bak defterin dürülür,
Bir daha bulamazsın!

Anlat hayrı ve şerri,
Anlatsana mahşeri,
Otuz cüzlük eseri,
Sen nasıl bilemezsin!

Ben kendimden utandım,
Yutkundum ve tıkandım,
Yaza yaza usandım,
Huzura gelemezsin!

Haberdar ol kendinden,
Hem bilimden hem dinden…
Ömer Onun emrinden,
Bihaber olamazsın!

27.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bihaber

Bir elimde davul bir elimde zil,
İdrakten nasipsiz, O’ndan bihaber
Nefsim itirazda, hadi be rezil...
Gönlüm boş gözüm boş, sondan bihaber…

05.04.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bilal Bilal

İçime kasevet çöktüğü zaman
Duygular konuşur der Bilal Bilal
Mevla’nın feyziyle şükür her zaman
Rengarenk hikmetli sır Bilal Bilal

Dört duvar yoldaşın vatanın yurdun
Ağlayamam kuzum yaşımı vurdun
Sen zorlu imtihan belki de nurdun
İçimde ahu zar, zor Bilal Bilal

Sitem yok çarem yok bozuk ayarlar
Her gün bin ay geçer,saat sayarlar
Onun bahçesine bir gün koyarlar
Firdevs Cennetinde yâr Bilal Bilal

Rahmet-i Rahmân hay! merhamet işi
Sen gözümün nuru sen titrek kuşu
Sen gönlümün gülü aşkı kardeşi
Kokunu odama ser Bilal Bilal

Sen sevgilim canım sen narin yarim
Sen Leylası kayıp susuz pınarım
Sensizlik yudumlar dört bir kenarım
Cennetle müjdeli nur Bilal Bilal

Kuşatır içimi sihirli sesi
Büyülü bakışı sarar herkesi
Dön hele nur yüzlüm irem bestesi
Çilenin her rengi var Bilal Bilal

Bu nurlu hesabı çeker mi kantar
Gönül ırmağıma gizlenmiş kan ter
Bu sırlı yolculuk Halil’e yeter
Geç hele karşıma dur Bilal Bilal

03.07.08 Bursa

Sevgili Kardeşim Halil Budak ve yürüyemeyen biricik oğlu Bilal için kaleme alınmıştır...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bilal Yüzlüm

Gözleri kan revan göğe dikilmiş,
Bahtsız Afrika’nın elmas çocuğu…
Kartala yem olmuş asır irkilmiş,
Dün rüyamda gördüm Bilal yüzlümü.

Susuz çöllerdeydi ölüm bölgesi,
Ne bir bulut vardı ne de gölgesi,
Yırtılmış insanlık kör olmuş sesi,
Zor nizamda gördüm Bilal yüzlümü.

Somali, Nijerya, kardeş Açe’si,
İslam’ın nefesi, beste güftesi…
Birleşmiş milletler! Haç neyin nesi?
Misyonerle gördüm Bilal yüzlümü.

Bülbül figan eyler güller niyazda,
Sineler buz tutmuş, idrak ayazda,
Bu nasıl kardeşlik! Kardeştik sözde,
Pür viranda gördüm Bilal yüzlümü.

Afrika demeyin yandı ciğerim,
Gül yüzlüm sorarsa susun! Ne derim?
Ağırdır dostlarım, ağır kederim,
Pek figanda gördüm Bilal yüzlümü,

Ter bastı sarsıldım ve üşüyorum,
Bilaller ölürken ben yaşıyorum,
Boynumda bir tasma, zor taşıyorum,
Aç ayanda gördüm Bilal yüzlümü,

Komşusu aç iken… Aman Allahım!
Ürperdim irkildim sarstı günahım,
Gözyaşım azığım, dua silahım,
Hep üryanda gördüm Bilal Yüzlümü.

Gelin ağlaşalım, övülmüş millet,
Gül açsın gözyaşı silinsin kasvet,
Yıkılsın yokluklar yok olsun hasret,
Ak duamda gördüm Bilal yüzlümü.

Ekinci hicretin neydi sebebi?
Paylaşın kardeşler paylaştı Nebi,
Zamanın ensar-ı Asrın Zeynebi,
Erguvanda gördüm Bilal yüzlümü.

17.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Billurlar Kırılmasın

Bir mubarek yolculuk Gül yüzlüyle Enceşe,
Pek suratlı develer Enceşe’de pür neşe.

Hızlanınca develer sessizce nefeslendi,
Endişeli bir dille Enceşe’ye seslendi,

Ey Enceşe dikkat et billurlar kırılmasın,
Bu ne müthiş iltifat duyup ta nur olmasın.

Ben olsaydım Enceşe seyretseydim doyunca,
Sevdalarım sızladı muhabbeti duyunca.

Ne Hale’nin sesiyim ne Fatmanın kölesi,
Mücrim garip ümmetim Ey merhamet elçisi.

Üseyd olup kokunu alamadım çöllerde,
Gül kokunu aradım rüyalarda güllerde.

Can hırkanı kokladım karşıma çıktı yekten,
O ne müthiş hakikat her kokudan her renkten.

Her zerrede sen varsın sen ölmedin yaşarsın,
Ki kalp gözüm kör olmuş gözlerimde yaşarsın.

Hattab oğlu ağladı Kayserler lüks içinde,
Ankebut’u anlattın edepli bir biçimde.

Kalakaldım titredim düşündüm Kayserleri,
Kıpkızıla boyadık kayser sardı her yeri.

Gözyaşınla boyandı Zeyd muhteşem şehitlik,
Evlatlığın eyledin nişanesi seyitlik.

Dua eyle efendim Zeyd gitti ben varım,
Yağmaladım hayatı şahadetsiz yanarım.

29.08.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bilmecemizi

Zaman göz kırpıyor yaklaştı artık,
Koştukça erilmez bu ömrün hızı.
Ben boşlukta koşan çılgın yaratık!
Hırs ben’e renk verir deli kırmızı.

Ömür dedikleri eşik nihayet,
Belki de tükenen iklimin izi.
Yokluğun içinde varlık bir kement,
Hayret seyir çözer bilmecemizi.

03.11.09

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Akşamüstü

Yağmurla gürleyip bulutla inle,
Beni de dâhil et bükülsün aşkın.
Yakala hüznümü mor gözlerinle,
Hüzün damlaları süzülsün şaşkın.

Bu başka hâsılat gençliğim yedi,
Çok şeyler görürsün dön bana bak da.
Ve derin sonsuzluk hep örseledi,
Saatler yılları uğurlamakta.

Var olan yok olan yakılan benim,
Yokluğun çığlığı rüyalarımda…
Hesap ırmağına dökülen benim,
Titrek yakarış var, dualarımda.

Aynen yaprak gibi rüzgâra karşı,
Seherler üfürür zâr zâr yandırır.
Geceye bağlarım yedi kat arşı,
Bir deli uykudan hep uyandırır.

Sükût ne beklersin gel beni sustur,
Yüz vermez garibe neden ki sustu.
Her şey O’na ait O’na mahsustur,
Dayanır kapıya bir akşamüstü.

22.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Alem

Susturuldu izzet, zillet şah diyor
Bestesi bir âlem sözü bir âlem
Örf adet terk etti gitti gidiyor
Anası bir âlem kızı bir âlem

Bu ne diye sordu dede toruna
Soyunduk giyindik körü körüne
Bilmem ne anlatsam yâre yârene
Tafrası bir âlem nazı bir âlem

Ve flört taht kurdu evlilik yafta
İzzet nere gitti hangi tarafta
Zuhal şaha kalktı yine bu hafta
Hülyası bir âlem Nez’i bir âlem

Ne bir tefekkür var ne idrak ister
Edep hayâ iffet beterden beter
Fakih benden beter yeter be yeter
Fetvası bir âlem vâz-ı bir âlem

11.06.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Avuç Hece

Hazzın ellerini tutacaktım tam,
Çile arzusuyla zevkle beraber
Bu başka inkişaf nasıl anlatsam,
Derin müşahede esasen yer yer.

Bir parça istemek bir avuç hece,
Gerçeğin fark etmek belki sadece,
Edepten ebede kaç bin derece,
Hikmet ve fıtratı bilirsem eğer.

Makam şöhret şehvet duymadın mı hiç,
İffetsiz aşk şiir, gayr-ı meşru suç,
Yusuf’un iffeti gelecek er geç,
Şiir kuşanacak ay yüzlü günler.

11.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Balıkta Sen kurtar

Uğultusu kıpkızıl,
Sibirya soğukları,
Ve yine İstanbul’da,
Çırılçıplak cepkensiz,
Donmuş iki can vardı.
Tüy kefene sararlar
Pervazsız maskaralar
Çıkar kefeni! Çıkar!
Buz bedeni beyaz kar,
Çek elini sahtekâr.
Gazaplanıyor mahşer.
Hem insansın sen madem,
Ne beklersin be adam?
Git buradan uzaklaş
Bir balıkta sen kurtar.
...
Bilmem ki ne diyeyim.
Uyan gafletten uyan!
Sırça köşkte uyuyan!
Henüz tren kaçmadı,
Bir balıkta sen kurtar.
…
Hani aynı millettik,
Söyle neyi hallettik?
Koca vahşi binalar,
Cirit atar finolar.
Evler ama ne evler!
Oynaşır sarhoş devler.
Büyük ruhsuz odalar,
Haşmetli kokonalar
Mobilya ve modalar! …

Çıkar nolur maskeni,
Bir balıkta sen kurtar.

Sokaktaki evsizler ve Sibirya soğukları…

24.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Başka Güfte Var Sarıkamış’ta

bir beyaz güfte Sarıkamış’ta
küskün bir eda ile sarar beni bir matem
gözyaşlarım dökülür gaipten sesler gelir
kör kağnılar gıcırdar ızdırap şarkısıyla
tasalara bürünür gömülürüm sihirli ağıtlara…
bambaşka yankılanır Sarıkamış, bambaşka.
sonra ruhumu sarar efsunlu musikiler.
geceye bir sessizlik yayılır siner çileli
geceler uzanır da uzanır
doksan bin şehit uzunluğunda…

derken bir düşünce alır götürür beni
Allahuekber dağlarına bulutlarla birlikte
zaman durur, hayat durur, yaşlar donar
ayazın kucağında
karlara her dokunuşta
yutkunur yutkunur boğulurum birkaç kez
ayazın en kırak yerinde
duygularım kâh coşar kâh emekler
Sarıkamış ah Sarıkamış …
şehitlerin mekânı hüzünlerin diyarı
her tarafın ızdırap ızdırabın türküsü
her tarafın bir destan bir destanın öyküsü

kim bilir belki de Sarıkamış bir perde mi ne
vuslata açılan tarihin son sayfasında,
ruhum soluklanır duygularım dirilir
karlar okşar baharın çehresiyle
her Sarıkamış duyduğumda…

ateşin donduğu ölümün gülümsediği
ölümün hayat bulduğu yer Sarıkamış
yanar kelimeler aşkla AllahuEkber dağlarında
her bahar kardelenler açınca.

köpürür şehit kokulu dereler kar sularıyla
Hu deyip akar her mevsim baharın kucağında
öt bülbül öt işte tam zamanı ötmenin
gülde burada gülistanda
her tarafım bembeyaz her tarafım yemyeşil
gelin odası mı ne
beyazın ikliminde şehitliğin her rengi

konuş susmak yok yanık sevda bu
susmak yok konuş sen konuş sarıçam sen
şu Merzifonlu Mehmet
bak buda Şırnaklı Hasan
nasıl da yakışmışlar yan yana ve sırt sırta
utansın Gabar dağı utansın şahadetsiz hortlaklar
konuş Sarıkamış konuş söyle neden sessizlik
bu ne dertli sessizlik sükûtta üşüyorum
bu suskunluk nedendir hem sitemin kimedir...

29.10.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Cezve Şiir

Gönül fetheyleyen bir cezve şiir
Ufuk aşk manzara hilâle benzer
Yaralı ney gibi şair ve sair
Mahzun ses irşadı Bilal’a benzer

Her yerde aradım deli ruhum aç
Bu vatan bu millet o sırra muhtaç
Feyiz her mesajı her lahza miraç
Gözleri zümrütten zülala benzer

Bir baştan bir başa inceden ince
Edeb gölgesinde beyit serince
Hece mâna var ya sessiz derince
Ruhumu coşturan marala benzer

08.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Damla

Bu öyle seferberlik sonsuzluk var varışta
Hakikat dile gelir bir damla yakarışta
Gayretin nispetinde değerin değer bulur
Basitliğin yeri yok sonu belli yarışta

31.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Duble

Hüzünlü bir gecede, ruhum büyüdü yer yer,
Ben gene şiir yazdım, siz de bana baktınız.
Bir duble yaş düşledim, vakti değilmiş meğer;
Sonra terk ediverip, fikri his bıraktınız!

22.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir El Tutsa

Şuh sükûtum duyulsa, derdimi açabilsem,
Mecnunlara karışıp saçtıkça saçabilsem...
Zamanın inadına mevsimleri delerek,
Bir el tutsa elimden, kaçtıkça kaçabilsem...

26.01.10 - Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Gece

Ömrüm akıp gitti gönlüm haşarı,
Döküldü yerlerde geçmişin tülü.
Terk ettim dünyayı çıktım dışarı,
İşveyle yapıştı sevdanın gülü.

Bir deli sevda mı benimki gardaş?
Kuşatır menekşe gül geceleri.
Sarar vücudumu zehirden ateş,
Bir gece yakarım bu heceleri!

Göğsümde bir sevda gürledi birden,
Rüyamıydı yoksa döndüm geriye?
Donakaldım içtim malum zehirden,
Kimseler bakar mı hem serseriye!

Peşinden dedim ki yak sigarayı,
Kuşattı dört yanım hazan duygular,
Kimseler görmeden attım narayı,
Bu deli sevdamı o gün vurdular!

28.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Gün

Beni nefsin önünde, dize çökmek öldürür
Avare dizelerim, tersiz ekmek öldürür
Şöhret denen şeytanı, tespih çekmek öldürür
Kimi sözü yerinde… susup bakmak öldürür
Doğmak ölüm şöleni, bir gün uyanacaksın

06.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Katre

Eksik bir katre iffet,likralı basmaları,
Alev alev kol gezer,nerde kim bunu bildi?
Her tarafta başköşe Manukyan yosmaları,
Karardı mor tepeler yosma leyla kesildi.

23.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Leylâ

Rengarenk bakıştık gamzeleri gül
Bir Leylâ sevmişim ama ne çare
Mecnunun olayım içime dökül
Terk etti poyrazda kattı rüzgara

Goncası yakuttan açan gül gibi
Fistanı cümbüşlü dili bal gibi
Koşuşu yorgun su bazen sel gibi
Bir selam söyleyin o gülizare

Bambaşka ilhamla geldi bir gece
Gözleri sürmeli güldü bir gece
Hüznünü içime saldı bir gece
Her yanım ayrılık her yan biçare

Emsalsiz bu dilber sanki mücevher
Sevdanın adıymış meğer bu cevher
Meltemi gülüşü bir ömür değer
Mor pembe düşlerim kaldı avare

14.03.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Meçhul Gibi

Aşkın sütununa kazdım ismini,
Teberrük misali, gizledim seni
Gözyaşım boyayıp çizdim resmini,
Vuslatı giydirip sözledim seni.

Uzat yüreğini ses ver sesime,
Sebebin sormadan his ol hissime,
Bari sitemkâr ol son nefesime,
Bir bilsen ne kadar özledim seni.

Tılsımlı oyunun kader setinde,
Zerrecik bir leke yok iffetinde,
Aşure gününde Binbir Hatim’de,
Sükûta yaslayıp gözledim seni.

Dinmedi içimde kahreden hüzün,
Ölüm soluyorum sezdirmeksizin,
Tahtası olsaydı aşk kabrimizin,
Aşkın gizemiyle giz’ledim seni.

Sebebim tükendi mecalim geçti,
Bu akşam üstümden kaç ölüm geçti,
Gece yarıladı ecelim geçti,
Hep bir meçhul gibi izledim seni.

05.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Ömür

Gönlüm her zaman senin, hoş üslupla yâd eyle
Tebessümle okşayıp gözlerinle şad eyle
Ruhumdan yükselen ses her yerde seni arar
Bir ömür hep yol boyu, gönlüne serhat eyle.

05.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Rüya Yüzün

Taptaze büyülü bir rüya yüzün
Doğrusu seninki nurdan musiki
İçimde çarpıyor rengârenk hüzün
Her gece üflüyor sanki bir iki

Göründün bir ara her halin enfes
Tıpkı Leyla gibi şive ve nefes
Gizlice yaklaştın kıskandı herkes
Bu sevda çok derin öyle derin ki

Hurimi melek mi kız senin adın
Göz göze duygular süzdün anladın
Yüreğim senin ki senin aşk vadin
Bu garip deliye hem sitem neki...

26.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Tanem

Sen ağlama yoksa bana hal olur
Gözyaşların içim akar bal olur
Cehennemi yaş söndürür bir tanem
Sen gel bana hicran yanar gül olur

03.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Türlü

Hep beni aldattı saf görünüşler,
Konuşsam bir türlü sussam bir türlü…
Kayboldu bir anda sahte gülüşler,
Bozmasam bir türlü bozsam bir türlü...

Gamsız mağrurlarla zordur gidişim,
Kime anlatayım kime dertleşim,
Kimi bacım olur kimi kardeşim,
Kızmasam bir türlü kızsam bir türlü…

Dostluklar mevt olmuş bense hastayım,
Bambaşka duyguda başka histeyim,
Manasız dillerde gezen besteyim,
Gezmesem bir türlü gezsem bir türlü…

Mevcudat pür nizam O’na aittir,
Oba ova deniz nehir şahittir,
Ben şehit oğluyum ceddim şehittir,
Yazmasam bir türlü yazsam bir türlü…

Vicdanı dinledim eyvallah derken,
Kaderin cilvesi ne kadar erken,
Gönül terazimde süzdüm giderken,
Süzmesem bir türlü süzsem bir türlü...

Mor müjde beklerim beyaz melekten,
Micingirt endişem var gelecekten,
Yüreğin adeta paslı çelikten,
Üzmesem bir türlü üzsem bir türlü...

18.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Yığın

İfade duyarsız,sineler katı
Bir yığın şair var Şeytanın atı
Üslupta ilhâm yok mantık nesepsiz
Hiçliği hor görmek, çoğun fıtratı

02.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Yolcu ki

Bir yolcu ki başıboş…
Yırtık çarık ve sarhoş,
Ruhu sisli girdapta,
Akıl firar, boşa koş!
Diz mecalsiz azık boş,
Dava zorlu yol yokuş,
Bir yolcu ki başıboş…

Dönmüş çarkı, kör bakış…
Surat buzlu karakış,
Yırtılıyor izanı,
Pusulasız ve berduş
Hedef şaşmış, tuzu yaş,
Dava zorlu yol yokuş,
Dönmüş çarkı kör bakış…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bir Zamanlar

Bir zamanlar neydi o ithal tipler;
Gizlice fişlemek en büyük puştluk!
Bu vatanın onların(!) onlar sahipler,
İrtica yaftaydı, moda sarhoşluk!

Flörtle bir kadeh, önce yemekten;
İrtica bizler mi, ne kadar hazin.
Karnını kaşıyıp, cahil demekten,
Zillete yürüdü sezdirmeksiniz.

Tolerans büründüm büyük yarışta,
Kaç asrı kaybettik bu güdüklerle.
Kimler gelip geçti, kim yakarışta
Ve aklı viskide loş köpüklerle.

Bu halin sırrını sordum anneme,
İhtiyar haliyle, kaldır der rafa,
“Yaşasın cehennem” der cehenneme,
Üstadı düşündüm tekrar bu defa.

Tersine akıyor bu defa sular,
Gayesi Hakk olan dereyi arar.
Beni mecnun eder gerçek duygular,
Arşın gölgesine varana kadar.

Aldı emaneti, koşar üç atlı,
Bir şeyler hissettim oda bende sır.
Menzile yaklaştı, fikri biatli,
Silvan’da kül oldu,gerçek âşıklar.

20.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Biraz Tefekkür

İcatlar çıldırmış, dostluklar bitmiş,
Neye gümandayız biraz tefekkür…
Ceddine saldıran it oğlu itmiş,
Ahir zamandayız biraz tefekkür…

Fetvalar verilir televizyondan,
Verenler habersiz dinden imandan.
Bu da işarettir ahir zamandan,
Kurtla dumandayız biraz tefekkür…

Lüks olmuş namazlar, gürültü ezan,
Kendisi böğürür, sesi borazan,
Suç olmuş dürüstlük, adı da sazan,
Suda samandayız biraz tefekkür…

Diz çökmez miraca, gider ütüsü,
Okuyacak kızım, engel örtüsü,
Nefsinin uşağı, Şeytanın hası
Ahla âmândayız, biraz tefekkür…

Şebek gibi adam, oynar her dalda
Bir eli yağdadır, bir eli balda,
Çalmışlar ailece, dolaşır dilde,
Hasta dermandayız, biraz tefekkür…

Ömer’im düşündüm, boynumu büktüm,
Biraz sinirlendim biraz yaş döktüm,
Kör ettim Şeytanı mahsulü söktüm,
Haktan fermandayız biraz tefekkür…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bireysellik

Şaşarım insanlara fısıltıya ne gerek,
Gerçeğe seslenelim nefsimizi ezerek.
Bireysellik zillettir peki kimler yaparlar?
Ahmak ile aptallar idraksiz gizlenerek...

05.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Biriktir

Şu karşı mezarlık şehit şüheda,
Çınarlar heybetli selviler diktir!
Bu kutlu yolcular yükselen sadâ,
Yokluğu yok eyle varlık biriktir!

17.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Birkaç Kelime

Zihnime döşeli birkaç kelime,
Zamanla birlikte esiyor her an.
Firdevs’in soluğu değse elime,
Sevdaya boyanır nergis erguvan.

Bir tatlı ızdırap belki de ihsan,
Nedense bir sevinç sardı arkadaş,
Bazen de sitemkâr oluyor insan,
Ağarır hislerim hep yavaş yavaş.

Şafakta, tepeler ney cazibesi,
Bambaşka ses verir gece uzaktan,
Vuslata ulaşır orkestra sesi,
Lütfeyler kurtarır bizi tuzaktan.

05.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Birkaç Saniye

Ömür arta kalan birkaç saniye
Hisler düğümlenir biter an olur
Patiska içinde yırtık seciye
Bir çukur kucaklar an viran olur

Vakit tali vakti bu gülüş niye
Gülemem arkadaş deliler güler
Müezzin bağırır koşun faniye
Ruhumu kundaklar ince süngüler

Bakmayın avare yürüyorum ben
Vakit denen yoldaş bir şeyler ister
Zamanı sapanla sürüyorum ben
Mevsimler hasatı terk etmiş meğer

16.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bismillâh

Kurânın deseni müminin rengi
İmanlı dillerde baldır bismillâh.
Vuslata götüren aşktır âhengi,
Cennetten sırata eldir bismillâh.

Vukuf-i zamandır söyle bismillâh,
Vuslat perdesini aralar Allah,
Nefsi Merdiyyeye gider inşâllah,
Nefsi kâmileye hâldir bismillâh.

Nazar ber kadem et fâni hanında,
İnayet O’ndadır O’nun yanında,
Halvet der encümen nefs tufanında,
Her lâhza inleyen dildir bismillâh.

Bismillâh bismillâh bismillâh gayem,
Bismillâh aslında benim hikâyem,
Ömür bestesinde sırlı sermayem,
Goncaları nurdan güldür bismillâh.

Bismillâh diyenin duruşu haktır,
İhlâstır efsunu, bismillâh tektir,
Vukuf-i kalb ile eylesin takdir,
Hakk’ın divânına yoldur bismillâh.

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Biz

Öksüz iklimlerin kirvesiyiz biz
Yüce gayelerin zirvesiyiz biz
Geçmişiz, bu günüz, geleceğiz biz
Sessiz yığınların hür sesiyiz biz

Yunus’u hatırla, Mevlana’yı yaz
Verenin arzusu yükselen niyâz
Zulmü beyinlerden sileceğiz biz
Bütün sesler bizde yâr sesiyiz biz

Bir elimde nâğme bir elimde saz
Hecelerin dili, hû avaz avaz
Yükselen tebessüm, güleceğiz biz
Çokluğa ser çekmiş var sesiyiz biz

Kırdı tüm putları çöle düşen söz
Ve “asr”a muştuyduk tarihe önsöz
Vicdanları cennet kılacağız biz
Fışkıran sükûnet er sesiyiz biz

Zebercet iklimler, mevsim artık yaz
Şaşarım yapana Hakk’a itiraz
Sevdayı secdede bulacağız biz
Issız sokaklarda nur sesiyiz biz

“Gayesiz nasip yok” der; Sadi Şiraz
Aklın bir hacmi var düşün, yaşa, sez
Vecdin seslenişi olacağız biz
Evlad-ı Resulün pir sesiyiz biz

Gönüllere ziyâ, kubbelere iz
Biz büyük milletiz tut ki serfinaz
Meltem dalgaları salacağız biz
Kutlu geleceğin mor sesiyiz biz

Hep olmak isteme, hiçi dene az
Hiçliği tatmadan dağlar aşılmaz
Kulluk mertebesi alacağız biz
Aşkla yanan dönen sır sesiyiz biz

Vuslata vesile, miraçtır namaz
Ve büyük gün var, bahtsız anlamaz
Âhâd ne Samed ne bileceğiz biz
“Râhman’dır, Râhim’dir” bir sesiyiz biz

Avâmda kabâhat, ârifteki naz
Kulluğa gerektir liyâkat biraz
İdrâk der; ölmeden öleceğiz biz
Hakk’ın divanında var sesiyiz biz

Gerçek sâmimiyet hâl ile vaaz
Kutsi fedakârlık erendeki hâz
Ben, sen, o yok, “biz”de kalacağız biz
“Lebbeyk Allah lebbeyk” tur sesiyiz biz

27.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Kadınlar

Bir başak gibi rengârenk fasıl fasıl
Gözbebeklerine bakınca yüreklere hükmeden
Öfkesiz mahzûn ve şefkat pınarı
Erzurum’da Nene Hatun
Yanık kışlada Kara Fatma
Yağmur gibi yağar
Mücahit yüreklere

Mecnuna Leyla, yuvaya eş
Duâda anne katığımda aş
Elâ maviliklerde hüzün
İyi günde yâren
Kötü günde saran
Yol, yoldaş bitimsiz
Sevda

Gözyaşında demlenen ötenin ahengiyle
Bakışları kusursuz
Kutsalların fevkinde
Bizim kadınlar

Ah kadın
Kalbim karım,varım
Yârim gözyaşlarım
Çığlıklarım
Gözleri mühürlüm
Dinmeyen sızım, eskimez kavgam
Ambarda eleğim sırtımda yeleğim
Firdevs’te meleğim
Elim ayağım yüzüm bahar kışım yazım
Ümidim öfkem çoğum azım
Kızım annem kız kardeşim
Alın yazım dua pınarım
Yoldaşım, sevgilim, sırdaşım her şeyim

Bir de kadın var ki
Bakışında umutsuzluk
Tarlada işçi, evde aşçı
Sırtında sopa karnında sıpa
Küfeler dolusu dert yükü,
Ne yavuklu diyeni, ne ahbabı ne yâreni
Varoşlarda nedametli, burjuvada pek heybetli
Caddelerde ağlamaklı, şafakta namlu gibi
Canım anam nidası
Ve peşinde haydutlar

Ah güzelim kadınlar bakışları zümrütten
Kimi iffetten şalvar kimi yemeni giyer
Şefkatiyle yıkayan duasıyla bezeyen
Gâh yaşmaklı anadır,
Gâh isimsiz kahraman
Bizim kadınlar

09.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Memleket

Ova oba deniz köy bucak bucak,
Miski amber kokar bizim memleket.
Çiğneme toprağı! Şehit yağacak,
Ötelere bakar bizim memleket.

Sarıkamış duman gözlerimde yaş,
Zeybek efe gakkoş yanında dadaş,
Karlara karıştı doksan bin gardaş,
Kanı karla yıkar bizim memleket.

Edirne’den Karsa serhat görünür,
Trabzon Erzincan Fırat görünür,
Leyla, Şirin, Kamber, Ferhat görünür,
Mecnunları yakar bizim memleket.

Kütahya, Bilecik, Söğüt, Simav’ı,
Yemyeşil şuh beden deniz masmavi,
Urfa ikliminde dinler semavi,
Günahları yıkar bizim memleket.

Al yazma yemeni oya peçeler,
Koyunlar kuzular karakeçiler,
Kilimler halılar yünden keçeler,
Beşibirlik takar bizim memleket.

Anteplim Gazidir Maraş kahraman,
Kırkpınar şahlanır renk renk pehlivan,
Ruhum büyülenir her an her zaman,
Zirvelerden akar bizim memleket.

Tüllenir tarihim yedi kuşaktan,
Tunceli Trabzon Konya uşaktan,
Kosova Bosna’da aynı beşikten,
Hepsi teker teker bizim memleket.

Türk Kürt Laz Çerkez’le tek yumruğuz biz,
Zümrütten sevdamız davamız eşsiz,
Kökümüz aynıdır aynı nefesiz,
Her çileyi çeker bizim memleket.

İçimde bir sızı mevzu çok uzun,
Kafkaslar Altaylar Karabağ bizim,
Maziyle içiçe hele bir gezin
Üç kıtaya çıkar bizim memleket.

Söğütte kök saldı sonsuz türküsü,
Osmanlı tarihi şanlı öyküsü,
Mazinin şakağı feryadı süsü,
Ulu çınar diker bizim memleket.

Soğanlı dağları karla örtülü,
İçimi yakıyor beyaz kâkülü,
Karlara gizlidir sevdamın tülü,
Beyaz sevda eker bizim memleket.

Her taşı mübarek şehit şüheda,
Külebi Niksar’da yükselen sadâ,
Micingirt özleyip uzak kalsada
Emrah’la pek vakur bizim memleket

Tüllendi bayrağım doldu gözlerim,
Övülmüş bu millet O’nu özlerim,
Hakikat vallahi benim sözlerim,
Rengârenk gül kokar bizim memleket

2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Nesil

Sanki bizim nesil kuşaktan alık,
Berekette bizâr figür ve hece.
Mâna terk-i diyâr söz kalabalık,
Vakte düşüverir köşe dönmece.

Şiirde ölçeğim şöhrete adım,
Zikirde kıpkızıl kemik etlerim.
Rüzgârla her gece estim ağladım,
Acaba kabul mü ibadetlerim.

10.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Olacak

Yer gök kopup gelecek,
Dağ taş pamuk olacak.
Rüya ölüm ölecek,
O gün bizim olacak.

Az ilerde sonsuzun,
İlkbahar yaz son güzün,
Yok, korkumuz yok bizim,
O gün bizim olacak.

Duyur duysun tüm herkes,
Azık iman ruh kafes,
Buhur buhur son nefes,
O gün bizim olacak.

Meltem sesi o diyar,
Sebat vefa muteber,
Göç başladı ne haber,
O gün bizim olacak.

Ne ileri ne geri,
Kimler kimin neferi,
Akıllı ol serseri,
O gün bizim olacak.

Ümit korku ağarır,
Menzil menzile varır,
Ateş söner çark durur,
O gün bizim olacak.

Lisân-ı hal bismillah,
He vallahi he billâh,
Öbür âlem inşallah,
O gün bizim olacak.

24.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Şarkımız

Besmele besteli Itrinin şanı
Bilal’in sesidir bizim şarkımız
Lisân-ı hal ile vird-i zebânı
Âlemin süsüdür bizim şarkımız
Vahdet ülküsüdür bizim şarkımız

Apayrı manayla başlar farkımız
Gül, gül-i ranayla başlar şarkımız

Şu şaşkın kainat bize vuruldu
Leyla mecnun değil söze vuruldu
Hüzün ağıtları tize vuruldu
Davanın hasıdır bizim şarkımız
Vuslat elçisidir bizim şarkımız

Maziye hep tutkun pirden erkimiz
Sevgiye hep meftun yerden şarkımız

Sokaklar başıboş yollar karanlık
Sihirli türküler bizde yarenlik
Dertli sinelerde haldir erenlik
Âlimin usudur bizim şarkımız
Üveys hırkasıdır bizim şarkımız

Dört mevsim nur akar suskun arkımız
Taptâze gül kokar meskun şarkımız

Sanma ki bu şarkı sersiz sahipsiz
Bakışın paslanmış hislerin hissiz
Uyan Ömer uyan ser siz sahip siz
Vicdanın sesidir bizim şarkımız
Ölüm ötesidir bizim şarkımız

23.09.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizimsin

Hikmetten sual olmaz, ismin gibi nazımsın,
Kızıpta giittin amma, yinede sen bizimsin.
Sözlerin karadelik,her sokakta izim var,
Bazen gözümde şair, bazen kominizimsin!

14.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boğuluyorum

Asırlardır beklerim
Ya Rab! Bitmedi kışım
Hasret ağıtlarım tükendi boğuluyorum.

Hezeyan kol geziyor
Hicap doldu gözyaşım
Seslerim zincirli bir medet boğuluyorum.

İhanet zırh giyinmiş bırakır mı yakamı,
Doksanlık ihtiyara baktım boğuluyorum.
Elinde yıllanmış şarap
Dur hele şaka mı?
Batıl, batıl, batıl
Dede dur boğuluyorum.

Devriliyorum devriliyor
Çöktü karanlık
Kupkuruyum sanki güz gibi boğuluyorum,
Dağ taş kapkara utancından
Nerde insanlık,
Yetiş yetiş Eyyubî sabır
Boğuluyorum.

Dinle!
Ey zulüm asır zevalin çok yakındır,
İsyan yok hâşâ
Günah puslu boğuluyorum.
Diriliş yakın ümit senin hakkındır,
Son demdeyim
Yetiş tez yetiş
Boğuluyorum.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boş

Konuşmam gözyaşı susuşum hata;
Gamdan perçin attım meçhûl sanata!
Bütün hayhuylarım deli sevinci,
Kimliksiz koşturdum, boş saltana.

03.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boş Pervane

Her dem ömrün bitişi, yolları tutuverir,
Ölüm beni hatırlar, zaman unutuverir.
Ben ise boş pervane boşa kanat çırparım,
İnayet, af, sonsuzluk inşallah tütüverir...

09.03.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boş Ver

Pas tutmuş şu beynim bu güne kadar,
Adavet hırs inat paye ve nişan…
Halimle iç içe kaza ve kader,
Gel artık ne olur sürü perişan...

Dört bucak dört mevsim mizan intizam,
Var mı nihayetsiz ilme ulaşan?
Nakşetmiş noksansız tek tek muntazam,
Tesadüf ve hiçlik inkâr şöhret şan(!)

O gün çok yakında belki ırakta
Belki taht-ı revan belki ürüşan
Lütuf gazap gizli her hıçkırıkta
Hep acı boğulur “boş ver”e koşan…

26.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boşuyorum

Yürek ağlar gözden önce,
Hal konuşur sözden önce,
Karanlığı terk ettiler,
On dört asır bizden önce.

Nur yayıldı perde perde,
Her mevzide her siperde,
Gül koklayıp ve gittiler,
Beyaz atlı mazilerde…

Diriliş var arkasında,
Veysellerin hırkasında,
Kokusuna gark ettiler,
Ötelerin ötesinde.

Yaralıyım üşüyorum
Düşe kalka yaşıyorum,
Yağmaladı tükettiler,
Üç asırı boşuyorum.

18.05.07 – Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boşver

Gurur hep öndeydi,açık arayla,
Ticaret öğrendim kara parayla(!)
Ölüm ötesini “boşver”e sattım;
Bir ömür tükettim hep macerayla

13.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boyut

Göğü dürtüklerim elimde sırık,
Sokaklar zifiri, pencerem kırık.
Günün tekrarıyla yattım şuursuz,
Peşinden uyandım, tuttu hıçkırık.

21.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Akşam

Çıkıyorum ruhum yorgun
Sonum bilmem mecnun gibi
Şair gönlüm bana dargın
Bu akşamda gidiyorum

Gidiyorum yavaş yavaş
Var sebebi var elbette
Sonsuz şarkı tatlı savaş
Bu akşamda gidiyorum

İşve sitem her haliyle
Ayrı vuslat ayrı mâna
Gitme der mi hâl diliyle
Bu akşamda gidiyorum

24.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Cenge

Ne mutlu ona ki ahir zamanda
Gerçeği fark edip kuruyor denge
Nice hikmet saklı muhteşem gende
Gözleri kapama ulu âhenge

Aşk, güzellik vardır varın içinde
Hiçliği gizlemiş sırrın içinde
Eceli düşünün terin içinde
Dehşet ve hararet,vurur renk renge

Sen seni kendinde hep sende ara
Büyük adam odur aczine vara
Nankörlük yol olur çıkmaz yollara
Sırrına erenler hazır bu cenge

17.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Gece

Bu gece farkedip yaş döken var mı?
Oturup ağlamak hiçte güç değil.
Yüreğimi sıksam damla çıkar mı?
Manayı düşünsem bari,hiç değil.

Uyan gafil uyan uyumak yasak!
Uyandır kampüsü,titret yerinden.
Bir deli bulsamda gizli ağlaşsak,
Belki bir inilti gelir derinden.

'Tomurcuk derdinde' belki yaş gerek,
Çevir gözlerini sen ağla gardaş.
Bu zifir kalbimi zorla eşerek...
Gücüme gidiyor dur hele yavaş.

27.09.08 Bursa / U.Ü.Kampüs 02:34

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Melek

Bu ne endam böyle,
mahmur bakışlı,
bu cilve nedir
can evimden vurursun
gizemin aşkı bile aşık eder...
...
Seni meleklerde kıskanır
gezme öyle cilveli
gözlerine baksana
ceylan ne gezer
yıkma insanı
bu ne güzellik
bir gülde görmüştüm
sonra sarardı
sen çıkma güneşe
güneş vurmasın
..
Bu rüya olmasın gel hele
aman Allah ceylan gibi
yok yok bu melek
nasılda yakışmış
sırmalı yelek...

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Ordu

Altı yüz yıl at koşturdu bu ordu
Küfür söndü yer titredi su durdu
Hamza yüzlü aslanları unutup
Tekmil bilmez kalpaklılar kudurdu.

Bir ocak ki feth-i mübin buyurdu
On dört asır öncesinden duyurdu
Malazgirt’ten Sakarya’ya el tutup
Şahadetle boyadık biz bu yurdu

24.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Şehrin

Bu şehrin koynundan Nilüfer akar
Uludağ’a doğru başlar bir niyaz
Gecenin apayrı şehrayini var
Gül yüzlü kubbeler zarif bembeyaz

Kubbeler içinde ben derviş gibi
Değişmem geceyi derin uykuya
Uzasın ruhuma aklımın dibi
Cürmümün çığlığı beynimi yuya

İçimde esiyor bir titrek rüzgar
Pas tutmuş zihnimi temizler ancak
Her gece eser mi tekrar ne kadar
Peşinden pek muhkem keşke yağacak.

18.08.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Yerde

Yiğit ölmüş sokak ıssız
Sessiz şivan var bu yerde
Leyla kayıp mecnun dertsiz
Âşık olmak zor bu yerde

Köprü altı kan ağlıyor
Yolcu hancı han ağlıyor
Yeryüzü vicdan ağlıyor
Gayya burda nar bu yerde

Korku aldım ümit sattım
Yar koynunda yarsız yattım
Hece hece ispat ettim
Görülmedik bar bu yerde

Vakit miat işte öyle
Var mı hilaf hele söyle
Neşe sürur düğün toyla
Çığlık görmez kör bu yerde

Uyan Ömer uyan düşten
Hiç bitmeyen bu akıştan
Bahar doğar karakıştan
Sancı burda, zar bu yerde

21.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bukalemun Türleri

Her mecliste başköşe,
Yeni değil ezelden.

Gerçek ona masaldır,
Anlamaz ki güzelden.

Gör kullara kul olur,
Hem de okuryazardan.

Salya sümük akıtır,
Keyif alır azardan.

Adam değil kadavra,
İbret almaz mezardan.

Zehirlenir arsızca,
Surat zifir bezirden…

Nefret ettim görünce,
Cumartesi pazardan.

Bukalemun türleri,
Hem avamdan vezirden…

Kahramanlık döktürür,
Köroğlu’ndan Kizirden.

Ne kullardan utanır,
Ne ders alır Hızır’dan.

Mevla bizi korusun,
Şehâdetsiz rezilden.

06.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bursa

Her taşı ihtişam, hayrandır âlem,
Tophaneden seyri, bir başka güzel,
Eren evliyaya, hürmetle selam,
Evliyası kutlu, Bursa ne güzel…

Bir Leyla Nilüfer, cilveli akar,
Uludağ gerdandan, Bursa’ya bakar,
Zirveye kar yağar, gelinlik takar
Zirvesi bulutlu, Bursa ne güzel…

Osman Gazi ceddim, bağrında yatar,
Zümrütten şehitler, aşk ile tüter,
Bülbül güle değil, Yeşil’e öter,
Yeşil’i buutlu Bursa ne güzel...

Ulu câmi şahlan, gözyaşını sil! ,
Sana gülmek gerek, ağlamak değil,
Okunur ezanlar, kurtuluşa gel,
Seheri umutlu Bursa ne güzel...

Bursa bir sevdadır, sevda yazılı,
Gönüller bezeli, inci dizili,
Şehr-i Emir Sultan, Buhara gülü
Yaşayanı mutlu Bursa ne güzel

Erenler iklimi Bursa’ya geldim,
Tarihe büründüm, maziye daldım,
Somuncu Baba’dan nasihat aldım,
Baktım üç boyutlu, Bursa ne güzel.

Gözlerim boşalır esince rüzgâr,
Mefkûre insanı ey Gâzi Hünkâr,
Ey şehrin sultanı Hüdavendigâr,
Sükûna biatli, Bursa ne güzel…

Düşündüm Yavuz’u Humus Halebi
Yıldırım Beyazıt, Mehmet çelebi
Tebrizli Mevlânâ Molla Arabî
Uhrevi kanatlı Bursa ne güzel

Ulubat,Üftâde, Çınar, Kozahan,
Geyvehan, Hamzabey, Oylat, Emirhan,
Vur tokmak davula haydi Mehterân,
Surları heybetli Bursa ne güzel…

Kutsi bir yadigâr renk renk ne varsa,
Edirne Hakkâri, Sinop’tan Kars’a…
Eskimez mânası yer göğü sarsa,
Tam bir beyaz atlı, Bursa ne güzel...

Bursa ebediyet Micingirt adım,
Kırık hecelerde huzur aradım,
Ve kutlu beldeyi anlatamadım,
Şairleri dertli, Bursa ne güzel…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bülbüller Hayâ Eder

Dava deyip saldırır, asâbiyet hep sersem
Göz kararmış bir kere, kör basiret ne desem
Akıl terki diyârda, hayalleri teneke
Bir kuru sevda ki gör, sevdalara pür leke
Mevlâna’ya laf atar? Moğollarla barışık
Üzülsem mi gülsem mi kafam karmakarışık
Akif ‘de çok çekmişti ve yarası derindi
Tutturmuş bir ham hayal bilmem kime yerindi.
Bülbüller hayâ eder Şeb-i arûz dinlerken
Göreceksin ceddini semazenle inlerken

Mevlana’dan rengârenk… Cennet ararsan cennet
Yıldızlar cezbelendi Mecusi’ye de himmet
İnançsızlık içinde yüzerken bak sineler
Yavrular tiner çeker ve sarsılır analar
Peki, sen ne yaptın sen? Anlatsana hünerin!
Kaleminde hezeyan ne desem ben aferin
Nasıl da gürlüyordu bıyıkları titrerken
Ve kendimden utandım, Çamlıca’ya giderken

Mevlâna’ya eş olmuş savuruyor naneler
Adam büyük baş olmuş hep aynı teraneler
Duydum ruhum sarsıldı ayrılık pençesinde
Der “Mevlâna Türk değil” Mesnevi lehçesinde
Âkif de Arnavut’muş ki marşımın hür sesi
O Arap ki köleyim Güllerin Efendisi
On dört asır yaşadık Türk Arabî Farisi
Sarıl vatana sarıl, hikâyedir gerisi! ...

07.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Büst

Leyla’ya ser çekmiş Leyla’nın üstü,
Vuslata engeldir Mecnun’un büstü.
Kim bilir göz kırpar belki ihtimal,
Hiçlik sütununda bir akşamüstü.

16.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Büyük Yarış

İzanı burulmuş sanki akışın,
Sağnak sağnak,
Yaz yağdı kışın.

Düzen intizâmsız, zift sağar ışın,
Sokak sokak,
Esmer sarışın.

Duâları buz olmuş, gör yakârışın,
Kopuk kopuk,
Büyük yarışın…

04.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Büyüktür

Nedametli geçen bir ömre çattım,
“Sen” “ben”i görürsün şiire bak ta.
Tövbe ve peşinden çok yemin ettim,
Bazen uyurgezer, bazen ayakta…

Kuyular kazıdım cürmüme tek tek,
Mesnetsiz bağırdım hırsla bir anlık.
Takvâdan soyunup nefsi giyerek,
Bilince uzandım her yer karanlık.

Kul O’nu bilmezse zavallı köle,
Marifet bahtsıza bireysel yüktür.
Samimiyet o ki uykuyu böle,
Gafletin hüsranı hadsiz büyüktür!

13.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Büyüler

Ay ışığı gibi kalp atışları
Sükûtu yaydıkça çiçekler solar
Hasret yudumlarım günbatışları
Mahzun ıssızlıklar içime dolar

Rahmete sığınıp kuytuya yattım
İzahı imkânsız uykular tattım
Çok şeyler izledim gözü kapattım
Rüyayı büyüler birazdan gelir

25.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cadde

Şak şak ile izledim izzetten alıkları,
Tereddütsüz dolaşır, zillet kayalıkları!
Gülüp geçen çığlığım, sükût rengi ızdırap,
Cadde şehvetli şölen, etten kalabalıklar.

15.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Caiz mi?

Ribâ kıskacında evler mabetler;
Ahengi yürüten sistem faiz mi?
Nerede beşeri münasebetler;
Avam meclisinde susmak caiz mi!

23.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cam Fanus

Yaşamak cam fanusla
Kimler yok ki içinde
Ceylan gibi ürkek ve tuzakta
Ayşeler ebrular burcular gencecik yürekler
Aslan kesilmiş mukalemun dönmeler
Erbilleri bilmem kim
...
Ceylan düşmüş tuzağa bir kere,
Kaynana tipinde erkek kılıklı kokunalar
Onlara ne demeli...
Satıyorlar teker teker
Gencecik kuzularını, goncalarını
Sırtlanlara gülerek, paranın uşaklarına
Yetti be dur demeli…
Özgürlükmüş sorumsuz,
...
Yayılmak, ayılmak
Adamın tutkusu çöreklenmek
Sarhoş ruhsuz bayılmak
...
Timsah gözyaşıyla ağlayan seyirciler!
Onlara ne demeli,
Size yuh be yuh!
Her köşesine kanalların
Ruh yok, edep yok, karışan hiç yok
Hürmüşüz biz hür! ... Kimmiş RTÜK! ...
...
Tanıtmak kendini bedeniyle, ayrıntısıyla
Vahşi kılıklı erkek bozuntularına
Bayülgen’miş bilmem hangi gen
Sırıtmak mesleği sırıtmak laubali sırıtmak marifeti adamın
Adam mı? Yok, artık yok
Hayâsızca arsızca...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Can Kardeş

Bakışların iffet ile örtülü,
Mesajların ümit-korku pek müthiş,
Ne kadar da özlemiştik O gülü,
Azmin ile tütüyordun can kardeş.

Ensar mıydı kaybetmiştim kendimi,
Ötelerden ötelere bir gidiş,
Suffe gibi rastladıysam her kimi,
Zeyneplere yetiyordun can kardeş.

Sofra Halil bereketti lokması,
Ne rüyaydı ne hülyaydı ne de düş,
Hüzünlüydü Hanzalanın bakması,
Bizleri de katıyordun can kardeş.

Hasret verdin ayrılırken bizlere,
Sizde vefa sizde dostluk sizde aş,
Utancımdan bakamadım yüzlere,
Ateşleri tutuyordun can kardeş.

Çılgınlıklar... Ölüm şoku her yanda,
Ben mi deli sen mi meczup bu ne iş,
Kalakaldın gözü yaşlı salonda,
Buğu buğu yutuyordun can kardeş.

19.07.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Can Nebi

Kokuna hayranım,
Hasretim gül yüzlüm.
Yoluna kurbanım,
Şefaat Sultanım.

Bayramın bayramım,
Gam keder her anım
Yoksun ya üryanım,
Şefaat Sultanım.

Virandır dört yanım,
Yaslıdır Kur’anım,
Ulvîdir çıbanım,
Şefaat Sultanım.

Geçmiyor zamanım,
Kalmadı dermanım,
Sendedir gümanım,
Şefaat Sultanım.

Mecruhum viranım,
Masiyet harmanım,
Tabuttur yârenim,
Şefaat Sultanım.

Yokluğun amanım,
Garibim cananım,
İmanın imanım,
Şefaat Sultanım.

23.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Canfeda

Vakit korku gibi sarar geceden,
Sürükler dörtnala sükût derdikçe.
Mahzun bir serüven aldım heceden,
Takatim tükenir zihnim erdikçe.

Ve ömür bir yokuş, yollar taş duvar,
Dört mevsim yürürüm henüz daha var,
Yaşam bir sürgün mü mahşere kadar,
Kime sığınırım sonu gördükçe.

Çalımlı yürümem bambaşka halet,
Ahvâlim hep böyle, neye delâlet,
Arkada gözüm yok duy Melekü’l Mevt,
Can, O’na canfeda ömür verdikçe.

16.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Canım Peygamber

Sensiz yer gök mahzun, suskun beş kıta,
Kan yağar ümmetin avuçlarına.
Mahlûkat yaş döker, sensiz hayata;
Kokun sal kalbimin ta içlerine!

Ve idrak ötesi nur sözlerinden;
Vazgeçmem vazgeçmem vazgeçmem hâşâ!
Beni de öyle say, öksüzlerinden,
Kıstır yanağımdan, başımı okşa.

Senli her tebessüm ebedin nuru,
Seni hissedenler şad olur ancak.
Sen çöle dökülen aşkın yağmuru,
Aşk ile o yağmur tekrar yağacak.

Gül yüzlüm sen nerde hayâlim nerde
Gam keder üzüntü hep seni sordum.
Beraber olduğun kuru hasır da;
Cehlime bürünmüş taş soruyordum.

Taşlar ağladılar, taşlara inat,
Acı yedi boğum, yaş misk-i amber.
Bu garip ümmetin kime emanet?
Kavuşmak ne zaman, canım peygamber!

18.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cazgır

Kimine yâd olur ölüm yastığı,
Uğuldar sokaklar sorulmaz niye.
İzleri silinir ayak bastığı,
Tıpkı bir kelebek birkaç saniye…

Aslında hep aynı yolcularız biz,
Boşluğa atıyor ağzı açık han.
Ortada bir meydan, gâr içindeyiz,
Kimimiz bir cazgır kimi pehlivan.

08.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cehâlet

Her sözü izâfi, gel de tarif et;
Değer yargısı yok, yürüyen alet.
Zorbalıkta mahir, fıtratta uzak,
Zihni kalabalık, seyri cehâlet!

13.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cehenneme

Karışık bir anlayış kim alkışlar kim ne der
İftirayı fırlatıp, hakkı konuşur yer yer
Hüsran ehli adeta, bir acayip mahlûkat
Şefaatle savaşır, cengâver mi cengâver(!)

Hâli ne bilmem ama yalan ağzında meme
Günü sözle kurtarır, istersen sen dinleme.
Enâniyet örtüsü, mertebesi nifak şirk,
Hep ihânet hep münkir, canları cehenneme!

13.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cellât Uyandı

Parazitler sardı kene pire bit,
Devirir peş peşe kadehler gel git.
Susta bir kulak ver hey Behramoğlu!
Kantarsız, kıstassız bu kanlı tesbit,
Senide boğmaz mı idamlı tespit!

17.02.2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cemâline Kurbanım

Yüzün görsem rüyamda, elin sürsen başıma,
Mücrim yüzüm nurlanır, kurtulurum kasvetten.
Gözüm gönlüm açılır, neler girmez düşüme,
Cemâline kurbanım, yakma beni hasretten.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cemre

Nedense sebepsiz korkularım çok,
Diz çöküp baş koyup sığındım emre.
Var mı arayışta görünmez ufuk,
Güz geçti kış geçti bak geldi cemre.

Cemre bir yanış mı belki aşk ümit,
Ümidim sarp yokuş değer hem ömre.
Ruhumu hükmeden ne olur işit,
Aşkınla yak beni çevir kömüre.

22.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cennet Çiçek Açacak

Allah Allah Hu Allah
Muhammed Resulullah
Şükür Elhamdülillah
Lailahe illallah...
_______Müslüman ben çocuğum
_______Tesbihdeki boncuğum

Ezan ile doğmuşum
Karanlığı boğmuşum
Hakka boyun eğmişim
Lailahe illallah...
_______Allah Allah Hu Allah
_______Şükür Elhamdülillah

Allah benim muradım
Mümindir diğer adım
Kurtuluş benim derdim
Lailahe illallah...
_______Allahıma imanım
_______Müslüman’ım Müslüman

Işık tutar zamana
Kavuşmuşum imana
Geldik ahir zamana
Lailahe illallah...
_______Müslüman’ım çocuğum
_______Tesbihdeki boncuğum

Gül Ahmet’im şefaat
Sana selam salâvat
Sensin gerçek hakikat
Lailahe illallah...

_______Allah Allah Hu Allah
_______Şükür Elhamdülillah

Kalubeladan beri
Cennette bekler huri
Hem meleğim hem huri
_______Müslüman’ım Müslüman

Yudumlayan bahtiyar
Gülleri koku yayar
Kalbim Hak Allah diyer
Lailahe illallah...
_______Müslüman’ım çocuğum
_______Tesbihdeki boncuğum

Önden giden atlıyım
Servere biatliyim
Kulluk yoksa ben neyim
Lailahe illallah...
_______Allah Allah Hu Allah
_______Şükür Elhamdülillah

Hoşgörüyüm barışım
Doğuş Hakka varışım
Vuslat benim yarışım
Lailahe illallah...
_______Allahıma imanım
_______Müslüman’ım Müslüman

Hizmet bize nimettir
Gerisi hezimettir
Sevabım ganimettir
Lailahe illallah...
_______Müslüman’ım çocuğum
_______Tesbihdeki boncuğum

Yunusum Mevlanayım
Hakikatten yanayım
Hak dinde bir daneyim
Lailahe illallah...
_______Allah Allah Hu Allah
_______Şükür Elhamdülillah

Ömerim hem mutluyum
Akifim Beyatlıyım
Şefaat umutluyum
Lailahe illallah...
_______Allahıma imanım
_______Müslüman’ım Müslüman

15.7.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cennet Ucuz Değil

Zemzem görmez dilim kalbim kuraktır,
Taş olmuş vücudum ölmüş yastayım.
Felç olmuş komşuluk Çin’den ıraktır,
Şarlatan süfyana dalmış hastayım.

Her halim haramdır, alnım mabette,
İslama iftira budur elbette,
Paralar faizde ben ibadette,
Farzlardan zekâtı silmiş hastayım.

Aç dolu sokaklar gözlerinde yaş,
Cennet ucuzmudur! Değil arkadaş,
Ecel yaklaşıyor bak yavaş yavaş,
Ağlanacak hale gülmüş hastayım.

Bağladım ağzımı, gitti ramazan,
Basınla topladım kaynadı kazan,
Ye kürküm misali sahteydi gizem,
Nefsimi sırtıma almış hastayım.

Ömer’im tövbeyle dersimi aldım,
Hiçlik ummanında huzuru buldum,
Yaptım şartlarımı ölmeden öldüm,
Hakkın divanına gelmiş hastayım.

30.10.05 Bursa

Kandilinizi kutlar insanlığa barış, hoşgörü ve huzur getirmesini Rabb-i Rahim’den niyaz ederim. Zekâtlar Pakistan’a inş…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ceyhun Bakışın

Ne güzel musiki fecirde güneş
Bitmeyen bir soluk hüzünlü yoldaş
Hep onu düşündüm sevinç matem eş
Ve sensiz halimle gözlerimde yaş

Bu kadar sessizlik içimi yaktı
Arzuhal eyledik sükut bıraktı
Şu geçen güzel kim nereye baktı
Pas tutmuş vefasız secde sen yetiş

Hazan vurmuş sanki zaman gün aya
Kasvet türküleri saldım fezaya
Beni de al götür Emri Rızaya
Sal ceyhun bakışın gülsün bu ayyaş

13.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ciddiyet

Ölüm öncesini bilirsen şayet;
Ebedi hayata eyledik niyet.
Bizden gayret bekler ölüm ötesi,
Latife eyvallah, biraz ciddiyet!

10.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cuma

Bu gün yine cuma aşk perde perde
Yâr ile hasbıhâl daha ne cuma
Liyâkat bestesi secdede serde
Ne büyük vasıta şahane cuma

Islat gözyaşınla vakit solmasın
Bilince vuslatsız aşklar dolmasın
Gel secde edelim iblis gülmesin
Mevla’yla hasbıhâl bahane cuma

Geçici değildir ebedi aşklar
Yakarış cumada idrâkle başlar
Hakkın kapısına dökülür yaşlar
Veremem yaşımı cihâna cuma

Cumada tebessüm ek barış bitsin
Vefasız dünyanın dertleri gitsin
Sen gayret etmezsen cuma ne etsin
Füsûnlu tek zaman, yegâne cuma

Micingirt mücrim ben aciz biçare
Cumasız dimağa, bulunmaz çare
Duaya bürünüp yalvarsak yâre
Canları götürür cânâna cuma

2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cürümlerim

Hüznümün sahrası gri balkonum
çok şeyi andırdığı sessizlik gümbürtüsü
ve yokluğun gözleri
öksüz bulutlar

sağ yanımda mısranın paçavraları
yazıp siliyorum duygu şölenlerini
minyatür törenlerle

karşı parkta bir muhacir karısı
cadde boyunca höllük topluyor
horoz seslerine aldırmadan
gecenin beşine

ve cinler havlıyor ezan sesi duyunca
kuyrukları balkona değiyor
rüzgârın uğultusunda

uzanmış esrarın çocukları
ipini koparmış insanlığın vicdanI
uyanmaya başlıyor yüzüme kusarak
sokak azgın boğa
çıldırmış böğürüyor
sessizce

ben ise siniyorum karanlıkta
ayak seslerine kulak kabartarak
avucumda cürümlerim

12.03.13 -Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çal Nefsi

Kimler geldi gittiler,
Hani Nemrut, Firavun?
Kimler geldi gittiler,
Ebu Cehil ve Taun.

Ve aldandı gittiler,
Sezar, Hitler ve Karun.
Ve aldandı gittiler,
Mao, Lenin ve Şaron.

Sarsılmadı ruhları,
İşte Sultan Süleyman?
Sarsılmadı ruhları,
Ordusu ve Alparslan?

Hak-Batıl zorlu yarış,
Ezelden berzahadır.
Hak-Batıl zorlu yarış,
Ve varış Allah’adır.

Arasat meydanında,
Aman Allahım aman.
Arasat meydanında,
El aman Yâr el aman.

Kalk ayağa kalk uyan!
Çal nefsi duvara çal,
Kalk ayağa kalk uyan!
Ne bu gaflet ne bu hal?

Hadi gayret yiğidim,
Eğil şevk ile eğil,
Haydi, gayret yiğidim
Kalk! Yiğitlik bu değil!

Dur nefsle yaşıyorsun,
Yok mu günah kesende?
Dur nefsle yaşıyorsun,
Sevsen de sevmesen de…

Dün öldü, bu güne bak,
Tövbe kapısı açık.
Dün öldü bu güne bak,
Gayret Ömer azıcık…

07.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çanakkale Şehitleri

Gök kubbe altında ne müthişti harp
Asra ateş düştü, hey Çanakkale
Nuh tufanı yer gök, çıldırmıştı garp,
Yahya Çavuş coştu ey Çanakkale

Kükredi Seyyidim, bir koca ordu
Ne dehşet imtihan vuslat diyordu
Hu deyip mermiyi sırtına vurdu,
Aşk arşa ulaştı Hay! Çanakkale.

Fasıl fasıl şehit, ölümsüz ölüm,
Cihad-ı Ekber bu cihad hak gülüm,
Yezitleşti Churchill kıpkızıl zalim,
Mâzi destanlaştı duy Çanakkale!

Belçika Fransız İngiliz Anzak
Biter mi haçlının kurduğu tuzak
Apayrı diriliş sanma ki uzak
Ruhuma üflenen ney Çanakkale

Son kozuydu Haç’ın küstahça karar,
Ne istiyor Anzak, Yunan ne arar,
Torun gelmiş garptan dedeyi sorar,
Nereye koyarsan, koy Çanakkale!

Seninle muzdarip seninle varım,
Efsunlu iklimim büyülü yârim,
Seninle ölürüm, senle yaşarım,
Şiiri gözyaşım say Çanakkale!

Seni anlatmaya perde heceler,
Manâyı ne bilir ruhsuz cüceler,
Ölümsüzlük sağar doğan geceler,
Bayrakta tüllenen ay Çanakkale.

Ses verir tabyalar anbean her gün,
Ötenin ahengi yükselen hüzün
Bekliyor üç kıta, inşâllah bir gün,
Mazlumlar ağlaştı, vay Çanakkale!

Her lahza içimde gencecik ahlar
Beynimde yeşerir derin eyvahlar,
Dört mevsim dirilir o yüce rûhlar,
Şüheda çehreli köy Çanakkale

Kabirler pembe mor Çanakkale’de,
Sur sesi duruyor Çanakkale’de,
Davullar vuruyor Çanakkale’de,
Bir başka düğün bu, toy Çanakkale.

Taşları zümrütten toprağı inci
Şahâdet yoğruldu, yağdı akıncı
Bu millet müjdeli millet Ekinci
Kutlu bir asâlet soy Çanakkale

Ey yüce iklim sen, cennet diyârı,
Sen ulu davanın son yadigârı,
Sen ak gönüllerin ulu çınarı
Hey kutsî vâdi hey,hey Çanakkale!

10.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çark

Yer gök hava su toprak, kara kış kalp duvarım;
Dehşetli çark dönüyor, ha yokum ben ha varım.

08.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çatırdıyor

Çoraklaşmış gamsızlarla,
Bir arada kapkarayım.
Çatırdıyor yolculuğum,
Dur azıcık yalvarayım.

Suç bende mi hepimizde,
Kendirleşmiş kirli düğüm,
Taş yağacak tepemizde,
Gerçek midir bu gördüğüm.

Hele gelin ey ahali,
Gözsüz doldu la dilinde,
Taşıyamam bu vebali,
Kaldım günah ikliminde.

Şiir değil benim gayem,
Bu dert beni tez boğacak,
Bitti ömrüm ve sermayem,
İfrit doldu kucak kucak.

Hadi Ömer biraz gayret,
Yoksa cennet göremezsin,
Tedbir-takdir arz et seyret,
Seyretmezsen giremezsin.

27.09.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çeşit Çeşit

Zulmet ve nur kucaklıyor herkesi,
Her devirde iki türlü insan var.
Rum Ermeni Abazası, Çerkezi,
Renk renk yüzler, çeşit çeşit lisan var.

07.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çığ Düştü

Elbet bu dünyanın öncesi vardı
Söz verdik Allah’a şükür diyerek
Zihnimi nankörlük yumağı sardı
Çöl kokan gönlüme çok yağmur gerek

Geceler biçare sokalar şehvet
İzlerken alnıma vurur minare
Müezzin gel deyip ederken davet
Sevinçten yok aklım olur divane

Çığ düştü zihnime titredim hâşâ
Bütün benliğimle pişmanım vallâh
Çıktım dağ başına ettim temâşa
Secdeyle ağlaşıp dedim ya Allah

25.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çılgınlıkmış

Milli ruh zedelendi, çılgınlığa şakşaklar,
Aklıselim nerede? Yakalayın uşaklar…

26.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çınar İzleri

Ruhumda hiçliğin yokluğu gezer
Cinler gelir mahzenleri törpüler
Gecenin sesleri beynimi yüzer
Entariler sokaklara serpilir

Küfürlerim kaldı levh-i kaleme
Zamanı mı cürümleri eşmenin…
Dudak değdirmedim kûtsi kelâma
Suyu akmaz yeşil gözlü çeşmenin

Biryanım zifiri biryanım ışık
Şairlerin ilhâmları zindandan…
Meczup muyum kafam karmakarışık.
Tarih yazsam hikâyesi ezândan

Aklım köpük tıpkı, köpürürüm hem
Gâh susarım gâh zikreder lisânım
Çorak yüreklere eser mi meltem
Öylesine isli paslı insanım

Ağlatır geçmişin çınar izleri
Kaç düveli altüst etti bir gemi
Titretti Seyyidim tüm denizleri
Aşk inletti sahil bilmez âlemi

10.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çile

Ağardı saçlarım, sessiz derinden,
Hüzünlü düşlerle sar beni çilem!
Hücrelerim kopar sanki yerinden,
Her gece gitmeden gör beni çilem.

Kıvrandım yıllarca yandım döküldüm,
Tarihten atıldım yurttan söküldüm,
Lime lime, perde perde ekildim,
Izdırap günbegün yer beni çilem.

Bazen Ferhat oldum bazen dağ oldum,
Bazen çağdaş yurttaş bazen çağ oldum,
Bazen bağban oldum bazen bağ oldum,
Yaralı bülbüle sor beni çilem.

Çileyle yeşerir çorak sokaklar,
Çileyle tüllenir yeni şafaklar,
Çileyle yükseldi yeşil sancaklar,
Sahipsiz davamda vur beni çilem.

Ekinci yaz hele, yaz yavaş yavaş,
Hem aklım başımda hem biraz ayyaş,
Bu dava çileli ağla arkadaş,
Kefene çileli sar beni çilem.

01.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çilesiyiz Biz

Terki terk etmeyen, terki terk de sen,
Eridikçe eri, getir hayy’ları.
Nice anlar vardır seninle esen;
Seslenişte ifşa, aşk olayları…

Bırak sensiz akan geceler aksın,
Varlık âleminin çilesiyiz biz.
Çokça ihanete uğrayacaksın,
Hiçlik gölgesinde, aşk var şüphesiz.

28.08.11

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çilesiz Bülbül

Bambaşka bir mizan var ötelerde,
Makamlar mevkiler al senin olsun.
Durmadan öğütür hemen her yerde,
Hesapsız kitapsız pul senin olsun.

Bu dünya fanidir halin muamma,
Bir ulu kavga ki sakın usanma,
Yüzünde ümitli bakış var amma,
Samimi olmayan hal senin olsun.

Koşmadan zirveye var mı ulaşan,
Bu dava çileli çilesi nişan,
Rahatın ağında sanki perişan,
Çilesiz bülbülle gül senin olsun.

Şöhretin pek ala etrafın geniş,
Hep aynı laklaklar bilmem bu ne iş,
Vallahi seninki dehşet tükeniş,
Halinle muhalif dil senin olsun.

09.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çobanoğlu

Dört biryan matemde, hüzünle doldum
Yüreğim yanıyor, ey Çobanoğlu
Aşkın renklerini ben sende gördüm
Soldu mu renklerin hey Çobanoğlu

Aşkın bahçesine çok çiçek verdin
Duydum hicranların, ne idi derdin
Mavi şafaklarda vuslat mı gördüm
Ruhumda inleyen ney Çobanoğlu

Nerde üç yüz gram, nerede Gürbüz
Şölen yok matem var isminle her güz
Ağıtlar yakılır, saz söz ve niyaz
Şölensiz düğünsüz köy Çobanoğlu

Ne kizir oğlu var ne at ne eğer
Şair kervanında matem var meğer
Masmavi gecede gelirsen eğer
Derin ızdırabım duy Çobanoğlu

26 03 2005 Bursa

Büyük Ozan Çobanoğlu vefat etti.Allah Rahmet Eylesin...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çocuk

Mevla’nın emaneti,
Babanın saadeti,
Yuvanın bülbülüdür.

Annenin el emeği,
Göz nuru ve meleği,
Cennet kokan gülüdür.

Miski amber tomurcuk,
Gözleri boncuk boncuk,
Ve bereket doludur.

28.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çocuksu

Tüm zamanlar rüzgâr olup estin de
Ben sana savruldum tuttum ellerin
Gözyaşlarım saklı gönül testinde
Hislerime kattım esen yellerin

Bulutlu yamaçlar, döndük inişe
Sonsuza sevdalı sevinç endişe
Salmıştım kendimi bütün peş peşe
Eyyûb-i sabrım yok, uzat kolların

Dua derinliğin içimde her an
Şefkatle çarpıyor çocuksu sîmân
Ne gösterir bilmem sevgilim zaman
Ruhuma dökülmüş sıcak ellerin

04.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çok

Bugünlerde habire, sanki duçarım derde;
Sevdiğine dert verir, şifa verip sever de.
Zaman farz et tükendi, sönmeyen gölge var mı?
Usta çok korkuyorum, rüzgâr tersten eser de!

21.08.2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çok Ağır

Bir soğuk gecede yine sensizim,
Ağlamaklı bir ses gelir derinden.
Tüllenir ezanla şafak ansızın,
Uyan uyan diğer kalk içlerinden.

Ne mevsimler anlar ne kurma saat,
Yaşamam kabahat ölmem kabahat,
Yok mudur kavuşmak… Kavuşmak hey hat,
Bir tatlı hasret ki yaktı serinden.

Sevdam inim inim deli diğerler,
Mecnun deyip belki hiçe sayarlar,
Leylamı saklamış uzak diyarlar,
Ne O’ndan anlarlar ne eserinden.

Gözlerim yolunu ölünceye dek,
Bilmem ki bu sevda nasıl sürecek,
Bu defa çok ağır yâr öldürecek,
Duyarsın Ömer’i mevt tekbirinden.

17.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çok Defa

İrade mi kandırdım,
Taşa çaldım çok defa.
Yüreğimi yandırdım,
Dize geldim çok defa

Deme sakın bu ne hâl
Hayat oyun aşk masal,
Nefs düzenbaz ben hamal,
Hamal oldum çok defa.

Çıkış noktam var mıdır,
Tevbe midir nâr mıdır?
Şu Micingirt kör müdür,
Alev aldım çok defa

24.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çok Yol Katettik

Devasa binalar yuva çekirdek
Odalar han gibi misafiri yok.
Konforu artırdık çok ömür gerek
Kirlendi sineler, alın teri yok.

Hortumu çoğalttık pek bonkör yatan
Sokaklar aç dolu, nerde el tutan
Dostluklar yapmacık düğünler matem
Biz nasıl yaratık, yaren yâri yok.

Ve raflar tozlandı, top peşine top!
Aç dolu dört biryan, ekmek israf çöp,
Planlar plansız, icraat stop,
Utanmaz perdeyi yırtmış arı yok.

Aklı çok artırdık, zihinler yitik,
Tribünler kovboy elinde tetik,
Ki gönüller bomboş kalmadı etik,
Parçalar kendini soran biri yok.

Diz boyu heceler lafta ustayım,
Kardeşim başhekim dünden hastayım,
Micingirt ölmüş mü yoksa yastayım
Sözlerim dağ gibi aklım feri yok.

İcraat işimiz hem kime minnet,
Unuttuk kıbleyi nerede sünnet,
Hayatı ekledim yıllara zannet,
Kaybettik yılları, geçti kâri yok.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çokbilmiş

Ey zavallı dalkavuk,
Ey şeytandan çokbilmiş(!)
Nerde Karun Firavun,
Zaman hepsini silmiş.

01.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çoklar

Azı aradım çokta
Hiçi yokluğa sordum
Çoklarım muallâkta
Yalvardıkça yalvardım

Ve sonra neler neler
Ruhumu çoklar eler
Kımıldanır cümleler
Gördüm kendime vardım

08.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çöle Döndü

Dereler çiftleşir dağlar yeşerir,
Belki de sen bana geleceğinden.
Teslim ol kalbine sesleniş verir,
Haber var ehlini bileceğinden.

Sevda tartışılmaz, aşk hiçbir zaman,
Eminim ben buna güleceğinden.
Görmezlikten gelme, ateş köz duman,
Hep kalan gözyaşı, alacağından…

Nedense ümitli, teslim geceler,
Birlikte benimle kalacağından…
İdrak çöle döndü, aklım heceler,
Şüphem yok ki benim olacağından.

Gönlün akisleri örtülü şarkın,
Şarkını sal gelsin, salacağından.
Lahuti mavilik dopdolu arkın,
Yemyeşil şuura dalacağından...

Ve sana terk ettim, yorgun zekâmı,
Gülüm korkuyorum solacağından.
Gel sana hibe et, fâni bekâ mı?
Vadesi geldikçe öleceğinden….

13.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çözülmüş

Tefekkürü yönetmek halin istikbalidir
Ve milletim sabırlı,sabırlı ahalidir.
Hedefiniz çok arsız ve gerçeğe perdeli,
“Benim dedem müftüydü” çözülmüşlük halidir.

02.04.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dadaş

Biz dadaşız dadaş ha! Sevdalıyız ağalar,
Biz vurgunuz bayrağa,hem kurbanız vatana.
Biz ciritle büyüdük, şahlanırlar çağalar,
Biz devlet-i ebediz, tabyalarda yatana.

Biz İbrahim Hakk’ıyız, marifetli yaşarız,
Biz ki Şükrü Paşayız, Edirne’de coşarız,
Biz Alvar’lı Efe’yiz, Hak aşkıyla pişeriz,
Biz dadaşız dadaş ha, şükrettik Yaratana.

Biz ne şanlı geçmişiz, tülleniyor sinemde,
Biz zalimle savaştık, üç kıtada Yemen’de,
Biz Ermeni besledik, şimdi başka dümende,
Biz ölümle gardaşız! Göz dikmeyin vatana.

Biz Malazgirt Mohaçtık, biz ne kıtalar gördük,
Dava büyük aşk büyük, cihâna hesap sorduk
Biz alevler içinde, Büyük Türkiye kurduk,
Biz peygamber müjdeli, hayranım o irfana.

Biz doğunun kalesi, palandöken balası,
Bizde kimler yoğruldu, biz yiğidin alası,
Bize dadaş derler ha! Mertliktir hâsılası,
Biz demirden yumruğuz,ilah ettik cihana.

2004

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dalkavuk

Nasıl anlatayım ben gördüğümü
Ülkemde taht kurmuş gezer dalkavuk
Post bıyık altın diş almış güğümü
Hem içer hem övgü düzer dalkavuk

Ye kürküm ye demiş Hoca Nasreddin
Nasıl irdelemiş söylemiş o gün
Küfürü zenginin onlara düğün
Hem dinler methiye yazar dalkavuk

Zengini başkanı sever dalkavuk
Nerde horoz görse olurlar tavuk
Kirlenmiş ruhları bakışı soğuk
Yetimi toplumda bozar dalkavuk

Kendine saygı yok yoktur sadakat
Bukalemun gibi rengi de sakat
Yalandır dostluğu yiyince tokat
Dabanı yağlayıp tozar dalkavuk

Ömer’im yazarım lakin üzgünüm
Hicap duyuyorum yok oldu dünüm
Mertlik kazanırsa benim düğünüm
Mertliğe elveda kızar dalkavuk

27.06.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dalkavuklamalar

İlk cümlesi muhteşem
Pes bayağı dudaklar
Sen üstadsın sen paşam
Tafra yorum şakşaklar

Şiir çökmüş yıkıldı
Yaşasın kös şakaklar
Mana ruh yok, yok oldu
Uzun uzun kavaklar

Alkış ruhlara sindi
Kalem boyu tırnaklar
Paye nişan kesindi
Sen ben sardı sokaklar

Şiir değil şaheser
Deyip durmadan tıklar
Belki aslına eser
Vicdanını tırtıklar

Yorum cürümden beter
Şaş şak ağzı çanaklar
Hepsi usta sekreter
Yorulur mu parmaklar

Çalım gurur savunur
İrfan cüda kuraklar
Alkış tutan avunur
Göğü yakar ayaklar

Bu ne menem akıldı
Anlayış çöl ıraklar
Yorumlara takıldı
Ustalar ve çıraklar

Söz kendime nihayet
Beni içinde saklar
İki mertek bir beyit
Belki de mahşer paklar

21.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dar Vâkit

Tasvirledim doyamadım
Ay çehreli güneş neymiş
Ses buğulu duyamadım
Yüreğimde çalan ney’miş

Akşamüstü kışa doğru
Öpüyorum yaş gözleri
Koşuyorum boşa doğru
Akîk, Necef hoş gözleri

Kaçıyorum satır satır
Tenhâlarda içim sızlar
Biraz sitem ve hâl hatır
Dar vâkitte hû avazlar

04.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Darağacı

Yeryüzü riyakâr gökyüzü parlak,
Beni de ziyâsız siyahlar sarmış.
Ukbâyı çok bilmem dünya toparlak,
Yuvarla yuvarla saçlar ağarmış.

Neden hep ecelim ensemde durur,
Arada terk edip unutmaz mı hiç?
Düşündükçe bazen zihnim kudurur;
Belki de tasası uhrevi sevinç…

Git git kara delik tükenmez sayı,
Kavuşmak yiğitlik tâkva tacına.
Mezar kabul etmez sızıldanmayı,
Çekerler adamı darağacına!

28.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Darılma

Hayal ettim her lahza,vicdan parmaklarından,
Rüya bu ya terk ettim,bulduğum gözlerini.
Tütüyordun yemyeşil, zümrüt ırmaklarından,
Hıfzettik boğum boğum,sayısız gizlerini.

Bir ben vardım birde sen,birde meşhur o rüya,
Rüyalara dur deyip,uzattın ellerini.
Solgun ve gümüş tenli,ben sana tutkun güya,
Benim sevdam bembeyaz, göğe ser allarını.

Vuslat ve düşüncesi,yorgun akıyor sular,
Artık hissiz bir dönem,biz kardeşiz darılma.
Ruhum bir bütün sensiz,tam deminde duygular
Hep bana köz bırakıp,mahzun düşe sarılma.

08.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dediler

Küfeyle götürdü irtica neden
Bin yıllık bir devri açtı dediler
Palet yürüttürdü güne hükmeden
Ve günü kutlayıp içti dediler

Bastonla koşturdu üç beş serseri
Kahreden mısralar günün haberi
Basın hasımcı güç o günden beri
Bire deli dumrul geçti dediler

Din iman ırz namus uydurup yaydı
Acı bir tiyatro sahneye koydu
Bankalar boşaltıp yosmalar soydu
Sermaye rengârenk suçtu dediler

Malum getirildi devlet başına
Hürmetim kalmadı seksen yaşına
Cumbaba yazmayın mezar taşına
Kaç defa terk edip kaçtı dediler

Kimi Kızılay’da kimi Mamak’ta
Kan kokan dişleri gıcırdamakta
Haydutları gör geriye bak ta
Avrupa işveli, piçti dediler

O günler içimde onulmaz yara
Boş verin Sincan’ı Şahit Ankara
Zamanın kahpesi benzer mi yâre
Hesapsız hezeyan saçtı dediler

Birkaç mısra ile izah zor tabi
Mısraya dökemem hesap kitabı
Eğer verilirse ağır hesabı
Savcılar davayı açtı dediler

28.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Değer mi

Hüznüme çarpıyor somurtkan diye,
Benimle ne kaldı yaştan geriye?
Gözlerim çok gri sefil gövdemde;
Üzülme, değer mi ben serseriye!

17.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Değişmez

Ruhum pek filinta, mesafe kısa,
İdrâk paramparça ah bir anlasa…
Kervânı dağıttık yüzyıllar boyu;
İslam tek kurtuluş değişmez yasa!

27.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli

Pişmanlığın önü kin,
Şeytancadır çalımı.
Yüreğime indirdin,
İfşa ettin hâlimi.

Basit görme aşka gel,
Zannı geçip ibret al,
Mezar hesap ve hamal,
Arı soksun dilimi.

Neme lazımcı neme,
Sorun yönetilmeme,
Enâniyet ne deme,
İnsanlığın zulümü.

Sıhhat gelir aşk ile
Sükût doyumsuz çile,
Tasavvuf yol vesile,
Filim eder bilimi.

Vermek en fedakârlık,
Yokluk içinde varlık,
Yap nefsine hünkârlık,
Halim eder zalimi.

Seyir eren hâlidir,
Ebubekir, Âlidir,
Nemrut küfrün külüdür,
Göğe savur külümü.

Ve küfre kızağım ben,
Hileyim tuzağım ben,
Gerçeğe uzağım ben,
Meczup muyum deli mi.

19.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli Diyorlar

Beynim de aysbergler, neler neler var,
Yâr deyip yâr deyip, yâr deyip arar.
Belki bu arayış çok şeye gebe;
Nedense hep bana deli diyorlar!

21.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli Gibi

Ben öyle tuhafım ki, beterim saralıktan,
Birazcıkta sulu göz, vazgeçemem hüzünden.
Gelecekte tek korkum aşka fukaralıktan;
Deli gibi kaçarım, flörtün boynuzundan!

26.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli mi

Sanki birşey üflüyor,müminler telaşede,
Bizim köyün delisi,en önde baş köşede.
Arada bir tebessüm,Hû hu sesiyle inler,
Secde iklim müsait,tevbe eyle haşa de.

04.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli Sevdam

Sokak sokak pusuda, birkaç şaşkın ve sülük!
Bilmem neyin sevdası kimler var arkasında,
Mesafesi zavallı kıblesi bölücülük,
Hak özgürlük bir yafta, gırtlağı yakasında…
Sokak sokak pusuda birkaç şaşkın ve sülük!
Şanlı maziye inat, kıblesi bölücülük,

Cehalet asabiyet, nifak tuzak vatana,
Oğul Moğol kördüğüm! Selçukludan Türklüğüm,
Aynı vatan aynı din, kurbanım yaratana,
Omuzlarımda ateş, çark edip ürküttüğüm!
Cehalet asabiyet, nifak tuzak vatana,
Yaratandan ötürü… Kurbanım yaratana,

Üç kıta altı asır, tüllendi deli sevdam,
Bir ulu sancak gibi, göklerde şahlanarak.
Şahadetsiz vatan yok, sıkıl biraz be adam!
Akdeniz’i göl ettik, davaya yaslanarak.
Üç kıta altı asır, tüllendi deli sevdam,
“Devlet-i ebed müddet” sıkıl biraz be adam!

02.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deliyim Ben

Malazgirt’te at oynattım,
Şahlanırım deliyim ben.
İstanbul’da çağ kapattım,
Çağ açarım deliyim ben.

Viyana’da ben var idim,
Şeyh Şamil’le ben hür idim,
Sultan Abdal ki Pir idim,
Aşkla yanan deliyim ben.

Semerkand’da ilim oldum,
Cabir oldum âlim oldum,
Yavuz idim Selim oldum,
Küpe takan deliyim ben.

Yunan beni iyi tanır,
Tarihinden kim utanır?
Çin cücesi bir şey sanır,
Set yaptırdım deliyim ben.

Kosova ben hem ilimdi,
Bosna benim sağ elimdi,
Hicaz benim hak yolumdu,
Hakka kulum deliyim ben.

Müslüman’ım Kayı boyum,
İbrahim’dir benim soyum,
Atın od’a ben yanayım,
Güller açan deliyim ben.

Hac-ı Bektaş ben veliyim,
Deli Dumrul ben deliyim
Hem Aliye sevdalıyım
O Hamzayım deliyim ben

Ve Ömer’im adım güzel,
Halifeden aldım özel,
Adaletli yazsın bu el,
Allah için deliyim ben.

18.08.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Demek Siz

Yaşıyorum gurbet elde
Kaldım döşeksiz döşeksiz
Geziyorum belde belde
Titrek yüreksiz yüreksiz

Mazgal altı nur bebeler
Sokak meleksiz meleksiz
Zift akıtan debdebeler
İzan eteksiz eteksiz

Günah cürüm aşk cezbeler
Aşklar yüreksiz yüreksiz
Mümin yerinde debeler
İman direksiz direksiz

Oy türbeler vay türbeler
Okuyorum hu desteksiz
Yığın yığın ak cübbeler
Kim giyinik kim gereksiz

Mecnun gibi bu cümleler
Yazan emeksiz emeksiz
İrade yok hücumdalar
Adam demek siz, demek siz

14.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deniz Feneri

Karanlığa kandil olmuş,
Soluyor Deniz Feneri.
Kimsesize kimse olmuş,
Oluyor Deniz Feneri.

Dolaşır halkın içinde,
Pür edepli bir biçimde,
Sıcaklığı var içimde,
Gülüyor Deniz Feneri.

Dinler mazlumun derdini,
Herkes rahata erdi mi,?
Zengin fakire verdimi,
Doluyor Deniz Feneri.

Gönüllü yardımı seçti,
Yardım için serden geçti,
Yürekleri mekân seçti,
Biliyor Deniz Feneri.

Ve gönüllü çıktı yola,
Herkes güle herkes ola,
Dilsiz bile geldi dile,
Diliyor Deniz Feneri.

Der Hızır’ı örnek aldık,
Mevlana’yla size geldik,
Aç olunca biz aç olduk,
Geliyor Deniz Feneri.

Aşk ile yaktı feneri,
Gönlüme nakşoldu yeri,
Gözyaş silmek asıl kari,
Siliyor Deniz Feneri,

İlham oldu hizan Çinde
Paylaşmak var mutlak dinde
Ölmeden ölüm içinde
Ölüyor Deniz Feneri

03.8.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Der

Benim kalbim temiz(!) nefsim temiz der;
Günah şakağımda kaynayan kazan!
Flört tellal dikmiş aşk kubbemiz der,
Şeklen oruçluyum, kısmen ramazan!

27.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Derbeder

Tıpkı mecun gibi dön bak âlime,
Cismi eşşek yükü taşır bi haber.
Bir bilene sordum bir ahvalime,
Şakağı karartmış benden derbeder.

2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Derin Vadi

Kin girdaba sürükler, ben tedirgin rahat siz,
Sessizden ses geliyor, vakitsiz ve sıhhatsiz.
Monşerli süvariler, hazır kıta bekliyor!
Kaleler elden gitmiş(!) derin vadi rahatsız.

08.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dertli

Hep böyle sessiz mi yoksa çileli
Micingirt çiledir bildim bileli,
Sükût eder bazen, bazen bir selam
Onu dertli eden şu gurbet eli

04.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Desen de

Alev alev vicdanlar, ülfet etmem alkışa,
Kimden aldım ilmimi bilir misin sen beyim.
Bırak beni çilemle melodimle baş başa,
Hülyalarım zebercet gül koklayan vahayım.

El değmedik dertlerim, çek elini elleme!
Ben sevdayım Leyla’ya, ben mecnunum ben insan,
Gözyaşımdır sermayem sakın riya belleme,
Paylaşırım seninle,sen Hüseyin sen Hasan

Tafraların sırtlayıp cürmüm ile yüz yüze,
Tefekkür kuşanmışım ve uhrevi desende.
Gülüşlerim öteden tebessümle diz dize,
Ben gülümle gülerim,gülemezsin desen de.

15.12.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Desinler

Sevgilim otağım yürek ocağım
Göğe kurşun sıkıp aşk vuracağım
Sensiz kavgaları durduracağım
Kimin divanesi sarhoş desinler

Sensizlik kaygısı sardı sinemi
Gülüşün katresi yoksa bene mi
Ben sendeyim sende gördüm ene’mi
Kimin pervanesi koş koş desinler

19.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------


Bir Zamanlar

Bir zamanlar neydi o ithal tipler;
Gizlice fişlemek en büyük puştluk!
Bu vatanın onların(!) onlar sahipler,
İrtica yaftaydı, moda sarhoşluk!

Flörtle bir kadeh, önce yemekten;
İrtica bizler mi, ne kadar hazin.
Karnını kaşıyıp, cahil demekten,
Zillete yürüdü sezdirmeksiniz.

Tolerans büründüm büyük yarışta,
Kaç asrı kaybettik bu güdüklerle.
Kimler gelip geçti, kim yakarışta
Ve aklı viskide loş köpüklerle.

Bu halin sırrını sordum anneme,
İhtiyar haliyle, kaldır der rafa,
“Yaşasın cehennem” der cehenneme,
Üstadı düşündüm tekrar bu defa.

Tersine akıyor bu defa sular,
Gayesi Hakk olan dereyi arar.
Beni mecnun eder gerçek duygular,
Arşın gölgesine varana kadar.

Aldı emaneti, koşar üç atlı,
Bir şeyler hissettim oda bende sır.
Menzile yaklaştı, fikri biatli,
Silvan’da kül oldu,gerçek âşıklar.

20.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Biraz Tefekkür

İcatlar çıldırmış, dostluklar bitmiş,
Neye gümandayız biraz tefekkür…
Ceddine saldıran it oğlu itmiş,
Ahir zamandayız biraz tefekkür…

Fetvalar verilir televizyondan,
Verenler habersiz dinden imandan.
Bu da işarettir ahir zamandan,
Kurtla dumandayız biraz tefekkür…

Lüks olmuş namazlar, gürültü ezan,
Kendisi böğürür, sesi borazan,
Suç olmuş dürüstlük, adı da sazan,
Suda samandayız biraz tefekkür…

Diz çökmez miraca, gider ütüsü,
Okuyacak kızım, engel örtüsü,
Nefsinin uşağı, Şeytanın hası
Ahla âmândayız, biraz tefekkür…

Şebek gibi adam, oynar her dalda
Bir eli yağdadır, bir eli balda,
Çalmışlar ailece, dolaşır dilde,
Hasta dermandayız, biraz tefekkür…

Ömer’im düşündüm, boynumu büktüm,
Biraz sinirlendim biraz yaş döktüm,
Kör ettim Şeytanı mahsulü söktüm,
Haktan fermandayız biraz tefekkür…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bireysellik

Şaşarım insanlara fısıltıya ne gerek,
Gerçeğe seslenelim nefsimizi ezerek.
Bireysellik zillettir peki kimler yaparlar?
Ahmak ile aptallar idraksiz gizlenerek...

05.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Biriktir

Şu karşı mezarlık şehit şüheda,
Çınarlar heybetli selviler diktir!
Bu kutlu yolcular yükselen sadâ,
Yokluğu yok eyle varlık biriktir!

17.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Birkaç Kelime

Zihnime döşeli birkaç kelime,
Zamanla birlikte esiyor her an.
Firdevs’in soluğu değse elime,
Sevdaya boyanır nergis erguvan.

Bir tatlı ızdırap belki de ihsan,
Nedense bir sevinç sardı arkadaş,
Bazen de sitemkâr oluyor insan,
Ağarır hislerim hep yavaş yavaş.

Şafakta, tepeler ney cazibesi,
Bambaşka ses verir gece uzaktan,
Vuslata ulaşır orkestra sesi,
Lütfeyler kurtarır bizi tuzaktan.

05.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Birkaç Saniye

Ömür arta kalan birkaç saniye
Hisler düğümlenir biter an olur
Patiska içinde yırtık seciye
Bir çukur kucaklar an viran olur

Vakit tali vakti bu gülüş niye
Gülemem arkadaş deliler güler
Müezzin bağırır koşun faniye
Ruhumu kundaklar ince süngüler

Bakmayın avare yürüyorum ben
Vakit denen yoldaş bir şeyler ister
Zamanı sapanla sürüyorum ben
Mevsimler hasatı terk etmiş meğer

16.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bismillâh

Kurânın deseni müminin rengi
İmanlı dillerde baldır bismillâh.
Vuslata götüren aşktır âhengi,
Cennetten sırata eldir bismillâh.

Vukuf-i zamandır söyle bismillâh,
Vuslat perdesini aralar Allah,
Nefsi Merdiyyeye gider inşâllah,
Nefsi kâmileye hâldir bismillâh.

Nazar ber kadem et fâni hanında,
İnayet O’ndadır O’nun yanında,
Halvet der encümen nefs tufanında,
Her lâhza inleyen dildir bismillâh.

Bismillâh bismillâh bismillâh gayem,
Bismillâh aslında benim hikâyem,
Ömür bestesinde sırlı sermayem,
Goncaları nurdan güldür bismillâh.

Bismillâh diyenin duruşu haktır,
İhlâstır efsunu, bismillâh tektir,
Vukuf-i kalb ile eylesin takdir,
Hakk’ın divânına yoldur bismillâh.

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Biz

Öksüz iklimlerin kirvesiyiz biz
Yüce gayelerin zirvesiyiz biz
Geçmişiz, bu günüz, geleceğiz biz
Sessiz yığınların hür sesiyiz biz

Yunus’u hatırla, Mevlana’yı yaz
Verenin arzusu yükselen niyâz
Zulmü beyinlerden sileceğiz biz
Bütün sesler bizde yâr sesiyiz biz

Bir elimde nâğme bir elimde saz
Hecelerin dili, hû avaz avaz
Yükselen tebessüm, güleceğiz biz
Çokluğa ser çekmiş var sesiyiz biz

Kırdı tüm putları çöle düşen söz
Ve “asr”a muştuyduk tarihe önsöz
Vicdanları cennet kılacağız biz
Fışkıran sükûnet er sesiyiz biz

Zebercet iklimler, mevsim artık yaz
Şaşarım yapana Hakk’a itiraz
Sevdayı secdede bulacağız biz
Issız sokaklarda nur sesiyiz biz

“Gayesiz nasip yok” der; Sadi Şiraz
Aklın bir hacmi var düşün, yaşa, sez
Vecdin seslenişi olacağız biz
Evlad-ı Resulün pir sesiyiz biz

Gönüllere ziyâ, kubbelere iz
Biz büyük milletiz tut ki serfinaz
Meltem dalgaları salacağız biz
Kutlu geleceğin mor sesiyiz biz

Hep olmak isteme, hiçi dene az
Hiçliği tatmadan dağlar aşılmaz
Kulluk mertebesi alacağız biz
Aşkla yanan dönen sır sesiyiz biz

Vuslata vesile, miraçtır namaz
Ve büyük gün var, bahtsız anlamaz
Âhâd ne Samed ne bileceğiz biz
“Râhman’dır, Râhim’dir” bir sesiyiz biz

Avâmda kabâhat, ârifteki naz
Kulluğa gerektir liyâkat biraz
İdrâk der; ölmeden öleceğiz biz
Hakk’ın divanında var sesiyiz biz

Gerçek sâmimiyet hâl ile vaaz
Kutsi fedakârlık erendeki hâz
Ben, sen, o yok, “biz”de kalacağız biz
“Lebbeyk Allah lebbeyk” tur sesiyiz biz

27.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Kadınlar

Bir başak gibi rengârenk fasıl fasıl
Gözbebeklerine bakınca yüreklere hükmeden
Öfkesiz mahzûn ve şefkat pınarı
Erzurum’da Nene Hatun
Yanık kışlada Kara Fatma
Yağmur gibi yağar
Mücahit yüreklere

Mecnuna Leyla, yuvaya eş
Duâda anne katığımda aş
Elâ maviliklerde hüzün
İyi günde yâren
Kötü günde saran
Yol, yoldaş bitimsiz
Sevda

Gözyaşında demlenen ötenin ahengiyle
Bakışları kusursuz
Kutsalların fevkinde
Bizim kadınlar

Ah kadın
Kalbim karım,varım
Yârim gözyaşlarım
Çığlıklarım
Gözleri mühürlüm
Dinmeyen sızım, eskimez kavgam
Ambarda eleğim sırtımda yeleğim
Firdevs’te meleğim
Elim ayağım yüzüm bahar kışım yazım
Ümidim öfkem çoğum azım
Kızım annem kız kardeşim
Alın yazım dua pınarım
Yoldaşım, sevgilim, sırdaşım her şeyim

Bir de kadın var ki
Bakışında umutsuzluk
Tarlada işçi, evde aşçı
Sırtında sopa karnında sıpa
Küfeler dolusu dert yükü,
Ne yavuklu diyeni, ne ahbabı ne yâreni
Varoşlarda nedametli, burjuvada pek heybetli
Caddelerde ağlamaklı, şafakta namlu gibi
Canım anam nidası
Ve peşinde haydutlar

Ah güzelim kadınlar bakışları zümrütten
Kimi iffetten şalvar kimi yemeni giyer
Şefkatiyle yıkayan duasıyla bezeyen
Gâh yaşmaklı anadır,
Gâh isimsiz kahraman
Bizim kadınlar

09.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Memleket

Ova oba deniz köy bucak bucak,
Miski amber kokar bizim memleket.
Çiğneme toprağı! Şehit yağacak,
Ötelere bakar bizim memleket.

Sarıkamış duman gözlerimde yaş,
Zeybek efe gakkoş yanında dadaş,
Karlara karıştı doksan bin gardaş,
Kanı karla yıkar bizim memleket.

Edirne’den Karsa serhat görünür,
Trabzon Erzincan Fırat görünür,
Leyla, Şirin, Kamber, Ferhat görünür,
Mecnunları yakar bizim memleket.

Kütahya, Bilecik, Söğüt, Simav’ı,
Yemyeşil şuh beden deniz masmavi,
Urfa ikliminde dinler semavi,
Günahları yıkar bizim memleket.

Al yazma yemeni oya peçeler,
Koyunlar kuzular karakeçiler,
Kilimler halılar yünden keçeler,
Beşibirlik takar bizim memleket.

Anteplim Gazidir Maraş kahraman,
Kırkpınar şahlanır renk renk pehlivan,
Ruhum büyülenir her an her zaman,
Zirvelerden akar bizim memleket.

Tüllenir tarihim yedi kuşaktan,
Tunceli Trabzon Konya uşaktan,
Kosova Bosna’da aynı beşikten,
Hepsi teker teker bizim memleket.

Türk Kürt Laz Çerkez’le tek yumruğuz biz,
Zümrütten sevdamız davamız eşsiz,
Kökümüz aynıdır aynı nefesiz,
Her çileyi çeker bizim memleket.

İçimde bir sızı mevzu çok uzun,
Kafkaslar Altaylar Karabağ bizim,
Maziyle içiçe hele bir gezin
Üç kıtaya çıkar bizim memleket.

Söğütte kök saldı sonsuz türküsü,
Osmanlı tarihi şanlı öyküsü,
Mazinin şakağı feryadı süsü,
Ulu çınar diker bizim memleket.

Soğanlı dağları karla örtülü,
İçimi yakıyor beyaz kâkülü,
Karlara gizlidir sevdamın tülü,
Beyaz sevda eker bizim memleket.

Her taşı mübarek şehit şüheda,
Külebi Niksar’da yükselen sadâ,
Micingirt özleyip uzak kalsada
Emrah’la pek vakur bizim memleket

Tüllendi bayrağım doldu gözlerim,
Övülmüş bu millet O’nu özlerim,
Hakikat vallahi benim sözlerim,
Rengârenk gül kokar bizim memleket

2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Nesil

Sanki bizim nesil kuşaktan alık,
Berekette bizâr figür ve hece.
Mâna terk-i diyâr söz kalabalık,
Vakte düşüverir köşe dönmece.

Şiirde ölçeğim şöhrete adım,
Zikirde kıpkızıl kemik etlerim.
Rüzgârla her gece estim ağladım,
Acaba kabul mü ibadetlerim.

10.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Olacak

Yer gök kopup gelecek,
Dağ taş pamuk olacak.
Rüya ölüm ölecek,
O gün bizim olacak.

Az ilerde sonsuzun,
İlkbahar yaz son güzün,
Yok, korkumuz yok bizim,
O gün bizim olacak.

Duyur duysun tüm herkes,
Azık iman ruh kafes,
Buhur buhur son nefes,
O gün bizim olacak.

Meltem sesi o diyar,
Sebat vefa muteber,
Göç başladı ne haber,
O gün bizim olacak.

Ne ileri ne geri,
Kimler kimin neferi,
Akıllı ol serseri,
O gün bizim olacak.

Ümit korku ağarır,
Menzil menzile varır,
Ateş söner çark durur,
O gün bizim olacak.

Lisân-ı hal bismillah,
He vallahi he billâh,
Öbür âlem inşallah,
O gün bizim olacak.

24.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Şarkımız

Besmele besteli Itrinin şanı
Bilal’in sesidir bizim şarkımız
Lisân-ı hal ile vird-i zebânı
Âlemin süsüdür bizim şarkımız
Vahdet ülküsüdür bizim şarkımız

Apayrı manayla başlar farkımız
Gül, gül-i ranayla başlar şarkımız

Şu şaşkın kainat bize vuruldu
Leyla mecnun değil söze vuruldu
Hüzün ağıtları tize vuruldu
Davanın hasıdır bizim şarkımız
Vuslat elçisidir bizim şarkımız

Maziye hep tutkun pirden erkimiz
Sevgiye hep meftun yerden şarkımız

Sokaklar başıboş yollar karanlık
Sihirli türküler bizde yarenlik
Dertli sinelerde haldir erenlik
Âlimin usudur bizim şarkımız
Üveys hırkasıdır bizim şarkımız

Dört mevsim nur akar suskun arkımız
Taptâze gül kokar meskun şarkımız

Sanma ki bu şarkı sersiz sahipsiz
Bakışın paslanmış hislerin hissiz
Uyan Ömer uyan ser siz sahip siz
Vicdanın sesidir bizim şarkımız
Ölüm ötesidir bizim şarkımız

23.09.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bizimsin

Hikmetten sual olmaz, ismin gibi nazımsın,
Kızıpta giittin amma, yinede sen bizimsin.
Sözlerin karadelik,her sokakta izim var,
Bazen gözümde şair, bazen kominizimsin!

14.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boğuluyorum

Asırlardır beklerim
Ya Rab! Bitmedi kışım
Hasret ağıtlarım tükendi boğuluyorum.

Hezeyan kol geziyor
Hicap doldu gözyaşım
Seslerim zincirli bir medet boğuluyorum.

İhanet zırh giyinmiş bırakır mı yakamı,
Doksanlık ihtiyara baktım boğuluyorum.
Elinde yıllanmış şarap
Dur hele şaka mı?
Batıl, batıl, batıl
Dede dur boğuluyorum.

Devriliyorum devriliyor
Çöktü karanlık
Kupkuruyum sanki güz gibi boğuluyorum,
Dağ taş kapkara utancından
Nerde insanlık,
Yetiş yetiş Eyyubî sabır
Boğuluyorum.

Dinle!
Ey zulüm asır zevalin çok yakındır,
İsyan yok hâşâ
Günah puslu boğuluyorum.
Diriliş yakın ümit senin hakkındır,
Son demdeyim
Yetiş tez yetiş
Boğuluyorum.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boş

Konuşmam gözyaşı susuşum hata;
Gamdan perçin attım meçhûl sanata!
Bütün hayhuylarım deli sevinci,
Kimliksiz koşturdum, boş saltana.

03.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boş Pervane

Her dem ömrün bitişi, yolları tutuverir,
Ölüm beni hatırlar, zaman unutuverir.
Ben ise boş pervane boşa kanat çırparım,
İnayet, af, sonsuzluk inşallah tütüverir...

09.03.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boş Ver

Pas tutmuş şu beynim bu güne kadar,
Adavet hırs inat paye ve nişan…
Halimle iç içe kaza ve kader,
Gel artık ne olur sürü perişan...

Dört bucak dört mevsim mizan intizam,
Var mı nihayetsiz ilme ulaşan?
Nakşetmiş noksansız tek tek muntazam,
Tesadüf ve hiçlik inkâr şöhret şan(!)

O gün çok yakında belki ırakta
Belki taht-ı revan belki ürüşan
Lütuf gazap gizli her hıçkırıkta
Hep acı boğulur “boş ver”e koşan…

26.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boşuyorum

Yürek ağlar gözden önce,
Hal konuşur sözden önce,
Karanlığı terk ettiler,
On dört asır bizden önce.

Nur yayıldı perde perde,
Her mevzide her siperde,
Gül koklayıp ve gittiler,
Beyaz atlı mazilerde…

Diriliş var arkasında,
Veysellerin hırkasında,
Kokusuna gark ettiler,
Ötelerin ötesinde.

Yaralıyım üşüyorum
Düşe kalka yaşıyorum,
Yağmaladı tükettiler,
Üç asırı boşuyorum.

18.05.07 – Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boşver

Gurur hep öndeydi,açık arayla,
Ticaret öğrendim kara parayla(!)
Ölüm ötesini “boşver”e sattım;
Bir ömür tükettim hep macerayla

13.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Boyut

Göğü dürtüklerim elimde sırık,
Sokaklar zifiri, pencerem kırık.
Günün tekrarıyla yattım şuursuz,
Peşinden uyandım, tuttu hıçkırık.

21.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Akşam

Çıkıyorum ruhum yorgun
Sonum bilmem mecnun gibi
Şair gönlüm bana dargın
Bu akşamda gidiyorum

Gidiyorum yavaş yavaş
Var sebebi var elbette
Sonsuz şarkı tatlı savaş
Bu akşamda gidiyorum

İşve sitem her haliyle
Ayrı vuslat ayrı mâna
Gitme der mi hâl diliyle
Bu akşamda gidiyorum

24.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Cenge

Ne mutlu ona ki ahir zamanda
Gerçeği fark edip kuruyor denge
Nice hikmet saklı muhteşem gende
Gözleri kapama ulu âhenge

Aşk, güzellik vardır varın içinde
Hiçliği gizlemiş sırrın içinde
Eceli düşünün terin içinde
Dehşet ve hararet,vurur renk renge

Sen seni kendinde hep sende ara
Büyük adam odur aczine vara
Nankörlük yol olur çıkmaz yollara
Sırrına erenler hazır bu cenge

17.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Gece

Bu gece farkedip yaş döken var mı?
Oturup ağlamak hiçte güç değil.
Yüreğimi sıksam damla çıkar mı?
Manayı düşünsem bari,hiç değil.

Uyan gafil uyan uyumak yasak!
Uyandır kampüsü,titret yerinden.
Bir deli bulsamda gizli ağlaşsak,
Belki bir inilti gelir derinden.

'Tomurcuk derdinde' belki yaş gerek,
Çevir gözlerini sen ağla gardaş.
Bu zifir kalbimi zorla eşerek...
Gücüme gidiyor dur hele yavaş.

27.09.08 Bursa / U.Ü.Kampüs 02:34

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Melek

Bu ne endam böyle,
mahmur bakışlı,
bu cilve nedir
can evimden vurursun
gizemin aşkı bile aşık eder...
...
Seni meleklerde kıskanır
gezme öyle cilveli
gözlerine baksana
ceylan ne gezer
yıkma insanı
bu ne güzellik
bir gülde görmüştüm
sonra sarardı
sen çıkma güneşe
güneş vurmasın
..
Bu rüya olmasın gel hele
aman Allah ceylan gibi
yok yok bu melek
nasılda yakışmış
sırmalı yelek...

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Ordu

Altı yüz yıl at koşturdu bu ordu
Küfür söndü yer titredi su durdu
Hamza yüzlü aslanları unutup
Tekmil bilmez kalpaklılar kudurdu.

Bir ocak ki feth-i mübin buyurdu
On dört asır öncesinden duyurdu
Malazgirt’ten Sakarya’ya el tutup
Şahadetle boyadık biz bu yurdu

24.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Şehrin

Bu şehrin koynundan Nilüfer akar
Uludağ’a doğru başlar bir niyaz
Gecenin apayrı şehrayini var
Gül yüzlü kubbeler zarif bembeyaz

Kubbeler içinde ben derviş gibi
Değişmem geceyi derin uykuya
Uzasın ruhuma aklımın dibi
Cürmümün çığlığı beynimi yuya

İçimde esiyor bir titrek rüzgar
Pas tutmuş zihnimi temizler ancak
Her gece eser mi tekrar ne kadar
Peşinden pek muhkem keşke yağacak.

18.08.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bu Yerde

Yiğit ölmüş sokak ıssız
Sessiz şivan var bu yerde
Leyla kayıp mecnun dertsiz
Âşık olmak zor bu yerde

Köprü altı kan ağlıyor
Yolcu hancı han ağlıyor
Yeryüzü vicdan ağlıyor
Gayya burda nar bu yerde

Korku aldım ümit sattım
Yar koynunda yarsız yattım
Hece hece ispat ettim
Görülmedik bar bu yerde

Vakit miat işte öyle
Var mı hilaf hele söyle
Neşe sürur düğün toyla
Çığlık görmez kör bu yerde

Uyan Ömer uyan düşten
Hiç bitmeyen bu akıştan
Bahar doğar karakıştan
Sancı burda, zar bu yerde

21.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bukalemun Türleri

Her mecliste başköşe,
Yeni değil ezelden.

Gerçek ona masaldır,
Anlamaz ki güzelden.

Gör kullara kul olur,
Hem de okuryazardan.

Salya sümük akıtır,
Keyif alır azardan.

Adam değil kadavra,
İbret almaz mezardan.

Zehirlenir arsızca,
Surat zifir bezirden…

Nefret ettim görünce,
Cumartesi pazardan.

Bukalemun türleri,
Hem avamdan vezirden…

Kahramanlık döktürür,
Köroğlu’ndan Kizirden.

Ne kullardan utanır,
Ne ders alır Hızır’dan.

Mevla bizi korusun,
Şehâdetsiz rezilden.

06.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bursa

Her taşı ihtişam, hayrandır âlem,
Tophaneden seyri, bir başka güzel,
Eren evliyaya, hürmetle selam,
Evliyası kutlu, Bursa ne güzel…

Bir Leyla Nilüfer, cilveli akar,
Uludağ gerdandan, Bursa’ya bakar,
Zirveye kar yağar, gelinlik takar
Zirvesi bulutlu, Bursa ne güzel…

Osman Gazi ceddim, bağrında yatar,
Zümrütten şehitler, aşk ile tüter,
Bülbül güle değil, Yeşil’e öter,
Yeşil’i buutlu Bursa ne güzel...

Ulu câmi şahlan, gözyaşını sil! ,
Sana gülmek gerek, ağlamak değil,
Okunur ezanlar, kurtuluşa gel,
Seheri umutlu Bursa ne güzel...

Bursa bir sevdadır, sevda yazılı,
Gönüller bezeli, inci dizili,
Şehr-i Emir Sultan, Buhara gülü
Yaşayanı mutlu Bursa ne güzel

Erenler iklimi Bursa’ya geldim,
Tarihe büründüm, maziye daldım,
Somuncu Baba’dan nasihat aldım,
Baktım üç boyutlu, Bursa ne güzel.

Gözlerim boşalır esince rüzgâr,
Mefkûre insanı ey Gâzi Hünkâr,
Ey şehrin sultanı Hüdavendigâr,
Sükûna biatli, Bursa ne güzel…

Düşündüm Yavuz’u Humus Halebi
Yıldırım Beyazıt, Mehmet çelebi
Tebrizli Mevlânâ Molla Arabî
Uhrevi kanatlı Bursa ne güzel

Ulubat,Üftâde, Çınar, Kozahan,
Geyvehan, Hamzabey, Oylat, Emirhan,
Vur tokmak davula haydi Mehterân,
Surları heybetli Bursa ne güzel…

Kutsi bir yadigâr renk renk ne varsa,
Edirne Hakkâri, Sinop’tan Kars’a…
Eskimez mânası yer göğü sarsa,
Tam bir beyaz atlı, Bursa ne güzel...

Bursa ebediyet Micingirt adım,
Kırık hecelerde huzur aradım,
Ve kutlu beldeyi anlatamadım,
Şairleri dertli, Bursa ne güzel…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Bülbüller Hayâ Eder

Dava deyip saldırır, asâbiyet hep sersem
Göz kararmış bir kere, kör basiret ne desem
Akıl terki diyârda, hayalleri teneke
Bir kuru sevda ki gör, sevdalara pür leke
Mevlâna’ya laf atar? Moğollarla barışık
Üzülsem mi gülsem mi kafam karmakarışık
Akif ‘de çok çekmişti ve yarası derindi
Tutturmuş bir ham hayal bilmem kime yerindi.
Bülbüller hayâ eder Şeb-i arûz dinlerken
Göreceksin ceddini semazenle inlerken

Mevlana’dan rengârenk… Cennet ararsan cennet
Yıldızlar cezbelendi Mecusi’ye de himmet
İnançsızlık içinde yüzerken bak sineler
Yavrular tiner çeker ve sarsılır analar
Peki, sen ne yaptın sen? Anlatsana hünerin!
Kaleminde hezeyan ne desem ben aferin
Nasıl da gürlüyordu bıyıkları titrerken
Ve kendimden utandım, Çamlıca’ya giderken

Mevlâna’ya eş olmuş savuruyor naneler
Adam büyük baş olmuş hep aynı teraneler
Duydum ruhum sarsıldı ayrılık pençesinde
Der “Mevlâna Türk değil” Mesnevi lehçesinde
Âkif de Arnavut’muş ki marşımın hür sesi
O Arap ki köleyim Güllerin Efendisi
On dört asır yaşadık Türk Arabî Farisi
Sarıl vatana sarıl, hikâyedir gerisi! ...

07.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Büst

Leyla’ya ser çekmiş Leyla’nın üstü,
Vuslata engeldir Mecnun’un büstü.
Kim bilir göz kırpar belki ihtimal,
Hiçlik sütununda bir akşamüstü.

16.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Büyük Yarış

İzanı burulmuş sanki akışın,
Sağnak sağnak,
Yaz yağdı kışın.

Düzen intizâmsız, zift sağar ışın,
Sokak sokak,
Esmer sarışın.

Duâları buz olmuş, gör yakârışın,
Kopuk kopuk,
Büyük yarışın…

04.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Büyüktür

Nedametli geçen bir ömre çattım,
“Sen” “ben”i görürsün şiire bak ta.
Tövbe ve peşinden çok yemin ettim,
Bazen uyurgezer, bazen ayakta…

Kuyular kazıdım cürmüme tek tek,
Mesnetsiz bağırdım hırsla bir anlık.
Takvâdan soyunup nefsi giyerek,
Bilince uzandım her yer karanlık.

Kul O’nu bilmezse zavallı köle,
Marifet bahtsıza bireysel yüktür.
Samimiyet o ki uykuyu böle,
Gafletin hüsranı hadsiz büyüktür!

13.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Büyüler

Ay ışığı gibi kalp atışları
Sükûtu yaydıkça çiçekler solar
Hasret yudumlarım günbatışları
Mahzun ıssızlıklar içime dolar

Rahmete sığınıp kuytuya yattım
İzahı imkânsız uykular tattım
Çok şeyler izledim gözü kapattım
Rüyayı büyüler birazdan gelir

25.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cadde

Şak şak ile izledim izzetten alıkları,
Tereddütsüz dolaşır, zillet kayalıkları!
Gülüp geçen çığlığım, sükût rengi ızdırap,
Cadde şehvetli şölen, etten kalabalıklar.

15.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Caiz mi?

Ribâ kıskacında evler mabetler;
Ahengi yürüten sistem faiz mi?
Nerede beşeri münasebetler;
Avam meclisinde susmak caiz mi!

23.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cam Fanus

Yaşamak cam fanusla
Kimler yok ki içinde
Ceylan gibi ürkek ve tuzakta
Ayşeler ebrular burcular gencecik yürekler
Aslan kesilmiş mukalemun dönmeler
Erbilleri bilmem kim
...
Ceylan düşmüş tuzağa bir kere,
Kaynana tipinde erkek kılıklı kokunalar
Onlara ne demeli...
Satıyorlar teker teker
Gencecik kuzularını, goncalarını
Sırtlanlara gülerek, paranın uşaklarına
Yetti be dur demeli…
Özgürlükmüş sorumsuz,
...
Yayılmak, ayılmak
Adamın tutkusu çöreklenmek
Sarhoş ruhsuz bayılmak
...
Timsah gözyaşıyla ağlayan seyirciler!
Onlara ne demeli,
Size yuh be yuh!
Her köşesine kanalların
Ruh yok, edep yok, karışan hiç yok
Hürmüşüz biz hür! ... Kimmiş RTÜK! ...
...
Tanıtmak kendini bedeniyle, ayrıntısıyla
Vahşi kılıklı erkek bozuntularına
Bayülgen’miş bilmem hangi gen
Sırıtmak mesleği sırıtmak laubali sırıtmak marifeti adamın
Adam mı? Yok, artık yok
Hayâsızca arsızca...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Can Kardeş

Bakışların iffet ile örtülü,
Mesajların ümit-korku pek müthiş,
Ne kadar da özlemiştik O gülü,
Azmin ile tütüyordun can kardeş.

Ensar mıydı kaybetmiştim kendimi,
Ötelerden ötelere bir gidiş,
Suffe gibi rastladıysam her kimi,
Zeyneplere yetiyordun can kardeş.

Sofra Halil bereketti lokması,
Ne rüyaydı ne hülyaydı ne de düş,
Hüzünlüydü Hanzalanın bakması,
Bizleri de katıyordun can kardeş.

Hasret verdin ayrılırken bizlere,
Sizde vefa sizde dostluk sizde aş,
Utancımdan bakamadım yüzlere,
Ateşleri tutuyordun can kardeş.

Çılgınlıklar... Ölüm şoku her yanda,
Ben mi deli sen mi meczup bu ne iş,
Kalakaldın gözü yaşlı salonda,
Buğu buğu yutuyordun can kardeş.

19.07.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Can Nebi

Kokuna hayranım,
Hasretim gül yüzlüm.
Yoluna kurbanım,
Şefaat Sultanım.

Bayramın bayramım,
Gam keder her anım
Yoksun ya üryanım,
Şefaat Sultanım.

Virandır dört yanım,
Yaslıdır Kur’anım,
Ulvîdir çıbanım,
Şefaat Sultanım.

Geçmiyor zamanım,
Kalmadı dermanım,
Sendedir gümanım,
Şefaat Sultanım.

Mecruhum viranım,
Masiyet harmanım,
Tabuttur yârenim,
Şefaat Sultanım.

Yokluğun amanım,
Garibim cananım,
İmanın imanım,
Şefaat Sultanım.

23.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Canfeda

Vakit korku gibi sarar geceden,
Sürükler dörtnala sükût derdikçe.
Mahzun bir serüven aldım heceden,
Takatim tükenir zihnim erdikçe.

Ve ömür bir yokuş, yollar taş duvar,
Dört mevsim yürürüm henüz daha var,
Yaşam bir sürgün mü mahşere kadar,
Kime sığınırım sonu gördükçe.

Çalımlı yürümem bambaşka halet,
Ahvâlim hep böyle, neye delâlet,
Arkada gözüm yok duy Melekü’l Mevt,
Can, O’na canfeda ömür verdikçe.

16.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Canım Peygamber

Sensiz yer gök mahzun, suskun beş kıta,
Kan yağar ümmetin avuçlarına.
Mahlûkat yaş döker, sensiz hayata;
Kokun sal kalbimin ta içlerine!

Ve idrak ötesi nur sözlerinden;
Vazgeçmem vazgeçmem vazgeçmem hâşâ!
Beni de öyle say, öksüzlerinden,
Kıstır yanağımdan, başımı okşa.

Senli her tebessüm ebedin nuru,
Seni hissedenler şad olur ancak.
Sen çöle dökülen aşkın yağmuru,
Aşk ile o yağmur tekrar yağacak.

Gül yüzlüm sen nerde hayâlim nerde
Gam keder üzüntü hep seni sordum.
Beraber olduğun kuru hasır da;
Cehlime bürünmüş taş soruyordum.

Taşlar ağladılar, taşlara inat,
Acı yedi boğum, yaş misk-i amber.
Bu garip ümmetin kime emanet?
Kavuşmak ne zaman, canım peygamber!

18.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cazgır

Kimine yâd olur ölüm yastığı,
Uğuldar sokaklar sorulmaz niye.
İzleri silinir ayak bastığı,
Tıpkı bir kelebek birkaç saniye…

Aslında hep aynı yolcularız biz,
Boşluğa atıyor ağzı açık han.
Ortada bir meydan, gâr içindeyiz,
Kimimiz bir cazgır kimi pehlivan.

08.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cehâlet

Her sözü izâfi, gel de tarif et;
Değer yargısı yok, yürüyen alet.
Zorbalıkta mahir, fıtratta uzak,
Zihni kalabalık, seyri cehâlet!

13.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cehenneme

Karışık bir anlayış kim alkışlar kim ne der
İftirayı fırlatıp, hakkı konuşur yer yer
Hüsran ehli adeta, bir acayip mahlûkat
Şefaatle savaşır, cengâver mi cengâver(!)

Hâli ne bilmem ama yalan ağzında meme
Günü sözle kurtarır, istersen sen dinleme.
Enâniyet örtüsü, mertebesi nifak şirk,
Hep ihânet hep münkir, canları cehenneme!

13.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cellât Uyandı

Parazitler sardı kene pire bit,
Devirir peş peşe kadehler gel git.
Susta bir kulak ver hey Behramoğlu!
Kantarsız, kıstassız bu kanlı tesbit,
Senide boğmaz mı idamlı tespit!

17.02.2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cemâline Kurbanım

Yüzün görsem rüyamda, elin sürsen başıma,
Mücrim yüzüm nurlanır, kurtulurum kasvetten.
Gözüm gönlüm açılır, neler girmez düşüme,
Cemâline kurbanım, yakma beni hasretten.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cemre

Nedense sebepsiz korkularım çok,
Diz çöküp baş koyup sığındım emre.
Var mı arayışta görünmez ufuk,
Güz geçti kış geçti bak geldi cemre.

Cemre bir yanış mı belki aşk ümit,
Ümidim sarp yokuş değer hem ömre.
Ruhumu hükmeden ne olur işit,
Aşkınla yak beni çevir kömüre.

22.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cennet Çiçek Açacak

Allah Allah Hu Allah
Muhammed Resulullah
Şükür Elhamdülillah
Lailahe illallah...
_______Müslüman ben çocuğum
_______Tesbihdeki boncuğum

Ezan ile doğmuşum
Karanlığı boğmuşum
Hakka boyun eğmişim
Lailahe illallah...
_______Allah Allah Hu Allah
_______Şükür Elhamdülillah

Allah benim muradım
Mümindir diğer adım
Kurtuluş benim derdim
Lailahe illallah...
_______Allahıma imanım
_______Müslüman’ım Müslüman

Işık tutar zamana
Kavuşmuşum imana
Geldik ahir zamana
Lailahe illallah...
_______Müslüman’ım çocuğum
_______Tesbihdeki boncuğum

Gül Ahmet’im şefaat
Sana selam salâvat
Sensin gerçek hakikat
Lailahe illallah...

_______Allah Allah Hu Allah
_______Şükür Elhamdülillah

Kalubeladan beri
Cennette bekler huri
Hem meleğim hem huri
_______Müslüman’ım Müslüman

Yudumlayan bahtiyar
Gülleri koku yayar
Kalbim Hak Allah diyer
Lailahe illallah...
_______Müslüman’ım çocuğum
_______Tesbihdeki boncuğum

Önden giden atlıyım
Servere biatliyim
Kulluk yoksa ben neyim
Lailahe illallah...
_______Allah Allah Hu Allah
_______Şükür Elhamdülillah

Hoşgörüyüm barışım
Doğuş Hakka varışım
Vuslat benim yarışım
Lailahe illallah...
_______Allahıma imanım
_______Müslüman’ım Müslüman

Hizmet bize nimettir
Gerisi hezimettir
Sevabım ganimettir
Lailahe illallah...
_______Müslüman’ım çocuğum
_______Tesbihdeki boncuğum

Yunusum Mevlanayım
Hakikatten yanayım
Hak dinde bir daneyim
Lailahe illallah...
_______Allah Allah Hu Allah
_______Şükür Elhamdülillah

Ömerim hem mutluyum
Akifim Beyatlıyım
Şefaat umutluyum
Lailahe illallah...
_______Allahıma imanım
_______Müslüman’ım Müslüman

15.7.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cennet Ucuz Değil

Zemzem görmez dilim kalbim kuraktır,
Taş olmuş vücudum ölmüş yastayım.
Felç olmuş komşuluk Çin’den ıraktır,
Şarlatan süfyana dalmış hastayım.

Her halim haramdır, alnım mabette,
İslama iftira budur elbette,
Paralar faizde ben ibadette,
Farzlardan zekâtı silmiş hastayım.

Aç dolu sokaklar gözlerinde yaş,
Cennet ucuzmudur! Değil arkadaş,
Ecel yaklaşıyor bak yavaş yavaş,
Ağlanacak hale gülmüş hastayım.

Bağladım ağzımı, gitti ramazan,
Basınla topladım kaynadı kazan,
Ye kürküm misali sahteydi gizem,
Nefsimi sırtıma almış hastayım.

Ömer’im tövbeyle dersimi aldım,
Hiçlik ummanında huzuru buldum,
Yaptım şartlarımı ölmeden öldüm,
Hakkın divanına gelmiş hastayım.

30.10.05 Bursa

Kandilinizi kutlar insanlığa barış, hoşgörü ve huzur getirmesini Rabb-i Rahim’den niyaz ederim. Zekâtlar Pakistan’a inş…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ceyhun Bakışın

Ne güzel musiki fecirde güneş
Bitmeyen bir soluk hüzünlü yoldaş
Hep onu düşündüm sevinç matem eş
Ve sensiz halimle gözlerimde yaş

Bu kadar sessizlik içimi yaktı
Arzuhal eyledik sükut bıraktı
Şu geçen güzel kim nereye baktı
Pas tutmuş vefasız secde sen yetiş

Hazan vurmuş sanki zaman gün aya
Kasvet türküleri saldım fezaya
Beni de al götür Emri Rızaya
Sal ceyhun bakışın gülsün bu ayyaş

13.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ciddiyet

Ölüm öncesini bilirsen şayet;
Ebedi hayata eyledik niyet.
Bizden gayret bekler ölüm ötesi,
Latife eyvallah, biraz ciddiyet!

10.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cuma

Bu gün yine cuma aşk perde perde
Yâr ile hasbıhâl daha ne cuma
Liyâkat bestesi secdede serde
Ne büyük vasıta şahane cuma

Islat gözyaşınla vakit solmasın
Bilince vuslatsız aşklar dolmasın
Gel secde edelim iblis gülmesin
Mevla’yla hasbıhâl bahane cuma

Geçici değildir ebedi aşklar
Yakarış cumada idrâkle başlar
Hakkın kapısına dökülür yaşlar
Veremem yaşımı cihâna cuma

Cumada tebessüm ek barış bitsin
Vefasız dünyanın dertleri gitsin
Sen gayret etmezsen cuma ne etsin
Füsûnlu tek zaman, yegâne cuma

Micingirt mücrim ben aciz biçare
Cumasız dimağa, bulunmaz çare
Duaya bürünüp yalvarsak yâre
Canları götürür cânâna cuma

2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Cürümlerim

Hüznümün sahrası gri balkonum
çok şeyi andırdığı sessizlik gümbürtüsü
ve yokluğun gözleri
öksüz bulutlar

sağ yanımda mısranın paçavraları
yazıp siliyorum duygu şölenlerini
minyatür törenlerle

karşı parkta bir muhacir karısı
cadde boyunca höllük topluyor
horoz seslerine aldırmadan
gecenin beşine

ve cinler havlıyor ezan sesi duyunca
kuyrukları balkona değiyor
rüzgârın uğultusunda

uzanmış esrarın çocukları
ipini koparmış insanlığın vicdanI
uyanmaya başlıyor yüzüme kusarak
sokak azgın boğa
çıldırmış böğürüyor
sessizce

ben ise siniyorum karanlıkta
ayak seslerine kulak kabartarak
avucumda cürümlerim

12.03.13 -Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çal Nefsi

Kimler geldi gittiler,
Hani Nemrut, Firavun?
Kimler geldi gittiler,
Ebu Cehil ve Taun.

Ve aldandı gittiler,
Sezar, Hitler ve Karun.
Ve aldandı gittiler,
Mao, Lenin ve Şaron.

Sarsılmadı ruhları,
İşte Sultan Süleyman?
Sarsılmadı ruhları,
Ordusu ve Alparslan?

Hak-Batıl zorlu yarış,
Ezelden berzahadır.
Hak-Batıl zorlu yarış,
Ve varış Allah’adır.

Arasat meydanında,
Aman Allahım aman.
Arasat meydanında,
El aman Yâr el aman.

Kalk ayağa kalk uyan!
Çal nefsi duvara çal,
Kalk ayağa kalk uyan!
Ne bu gaflet ne bu hal?

Hadi gayret yiğidim,
Eğil şevk ile eğil,
Haydi, gayret yiğidim
Kalk! Yiğitlik bu değil!

Dur nefsle yaşıyorsun,
Yok mu günah kesende?
Dur nefsle yaşıyorsun,
Sevsen de sevmesen de…

Dün öldü, bu güne bak,
Tövbe kapısı açık.
Dün öldü bu güne bak,
Gayret Ömer azıcık…

07.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çanakkale Şehitleri

Gök kubbe altında ne müthişti harp
Asra ateş düştü, hey Çanakkale
Nuh tufanı yer gök, çıldırmıştı garp,
Yahya Çavuş coştu ey Çanakkale

Kükredi Seyyidim, bir koca ordu
Ne dehşet imtihan vuslat diyordu
Hu deyip mermiyi sırtına vurdu,
Aşk arşa ulaştı Hay! Çanakkale.

Fasıl fasıl şehit, ölümsüz ölüm,
Cihad-ı Ekber bu cihad hak gülüm,
Yezitleşti Churchill kıpkızıl zalim,
Mâzi destanlaştı duy Çanakkale!

Belçika Fransız İngiliz Anzak
Biter mi haçlının kurduğu tuzak
Apayrı diriliş sanma ki uzak
Ruhuma üflenen ney Çanakkale

Son kozuydu Haç’ın küstahça karar,
Ne istiyor Anzak, Yunan ne arar,
Torun gelmiş garptan dedeyi sorar,
Nereye koyarsan, koy Çanakkale!

Seninle muzdarip seninle varım,
Efsunlu iklimim büyülü yârim,
Seninle ölürüm, senle yaşarım,
Şiiri gözyaşım say Çanakkale!

Seni anlatmaya perde heceler,
Manâyı ne bilir ruhsuz cüceler,
Ölümsüzlük sağar doğan geceler,
Bayrakta tüllenen ay Çanakkale.

Ses verir tabyalar anbean her gün,
Ötenin ahengi yükselen hüzün
Bekliyor üç kıta, inşâllah bir gün,
Mazlumlar ağlaştı, vay Çanakkale!

Her lahza içimde gencecik ahlar
Beynimde yeşerir derin eyvahlar,
Dört mevsim dirilir o yüce rûhlar,
Şüheda çehreli köy Çanakkale

Kabirler pembe mor Çanakkale’de,
Sur sesi duruyor Çanakkale’de,
Davullar vuruyor Çanakkale’de,
Bir başka düğün bu, toy Çanakkale.

Taşları zümrütten toprağı inci
Şahâdet yoğruldu, yağdı akıncı
Bu millet müjdeli millet Ekinci
Kutlu bir asâlet soy Çanakkale

Ey yüce iklim sen, cennet diyârı,
Sen ulu davanın son yadigârı,
Sen ak gönüllerin ulu çınarı
Hey kutsî vâdi hey,hey Çanakkale!

10.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çark

Yer gök hava su toprak, kara kış kalp duvarım;
Dehşetli çark dönüyor, ha yokum ben ha varım.

08.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çatırdıyor

Çoraklaşmış gamsızlarla,
Bir arada kapkarayım.
Çatırdıyor yolculuğum,
Dur azıcık yalvarayım.

Suç bende mi hepimizde,
Kendirleşmiş kirli düğüm,
Taş yağacak tepemizde,
Gerçek midir bu gördüğüm.

Hele gelin ey ahali,
Gözsüz doldu la dilinde,
Taşıyamam bu vebali,
Kaldım günah ikliminde.

Şiir değil benim gayem,
Bu dert beni tez boğacak,
Bitti ömrüm ve sermayem,
İfrit doldu kucak kucak.

Hadi Ömer biraz gayret,
Yoksa cennet göremezsin,
Tedbir-takdir arz et seyret,
Seyretmezsen giremezsin.

27.09.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çeşit Çeşit

Zulmet ve nur kucaklıyor herkesi,
Her devirde iki türlü insan var.
Rum Ermeni Abazası, Çerkezi,
Renk renk yüzler, çeşit çeşit lisan var.

07.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çığ Düştü

Elbet bu dünyanın öncesi vardı
Söz verdik Allah’a şükür diyerek
Zihnimi nankörlük yumağı sardı
Çöl kokan gönlüme çok yağmur gerek

Geceler biçare sokalar şehvet
İzlerken alnıma vurur minare
Müezzin gel deyip ederken davet
Sevinçten yok aklım olur divane

Çığ düştü zihnime titredim hâşâ
Bütün benliğimle pişmanım vallâh
Çıktım dağ başına ettim temâşa
Secdeyle ağlaşıp dedim ya Allah

25.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çılgınlıkmış

Milli ruh zedelendi, çılgınlığa şakşaklar,
Aklıselim nerede? Yakalayın uşaklar…

26.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çınar İzleri

Ruhumda hiçliğin yokluğu gezer
Cinler gelir mahzenleri törpüler
Gecenin sesleri beynimi yüzer
Entariler sokaklara serpilir

Küfürlerim kaldı levh-i kaleme
Zamanı mı cürümleri eşmenin…
Dudak değdirmedim kûtsi kelâma
Suyu akmaz yeşil gözlü çeşmenin

Biryanım zifiri biryanım ışık
Şairlerin ilhâmları zindandan…
Meczup muyum kafam karmakarışık.
Tarih yazsam hikâyesi ezândan

Aklım köpük tıpkı, köpürürüm hem
Gâh susarım gâh zikreder lisânım
Çorak yüreklere eser mi meltem
Öylesine isli paslı insanım

Ağlatır geçmişin çınar izleri
Kaç düveli altüst etti bir gemi
Titretti Seyyidim tüm denizleri
Aşk inletti sahil bilmez âlemi

10.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çile

Ağardı saçlarım, sessiz derinden,
Hüzünlü düşlerle sar beni çilem!
Hücrelerim kopar sanki yerinden,
Her gece gitmeden gör beni çilem.

Kıvrandım yıllarca yandım döküldüm,
Tarihten atıldım yurttan söküldüm,
Lime lime, perde perde ekildim,
Izdırap günbegün yer beni çilem.

Bazen Ferhat oldum bazen dağ oldum,
Bazen çağdaş yurttaş bazen çağ oldum,
Bazen bağban oldum bazen bağ oldum,
Yaralı bülbüle sor beni çilem.

Çileyle yeşerir çorak sokaklar,
Çileyle tüllenir yeni şafaklar,
Çileyle yükseldi yeşil sancaklar,
Sahipsiz davamda vur beni çilem.

Ekinci yaz hele, yaz yavaş yavaş,
Hem aklım başımda hem biraz ayyaş,
Bu dava çileli ağla arkadaş,
Kefene çileli sar beni çilem.

01.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çilesiyiz Biz

Terki terk etmeyen, terki terk de sen,
Eridikçe eri, getir hayy’ları.
Nice anlar vardır seninle esen;
Seslenişte ifşa, aşk olayları…

Bırak sensiz akan geceler aksın,
Varlık âleminin çilesiyiz biz.
Çokça ihanete uğrayacaksın,
Hiçlik gölgesinde, aşk var şüphesiz.

28.08.11

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çilesiz Bülbül

Bambaşka bir mizan var ötelerde,
Makamlar mevkiler al senin olsun.
Durmadan öğütür hemen her yerde,
Hesapsız kitapsız pul senin olsun.

Bu dünya fanidir halin muamma,
Bir ulu kavga ki sakın usanma,
Yüzünde ümitli bakış var amma,
Samimi olmayan hal senin olsun.

Koşmadan zirveye var mı ulaşan,
Bu dava çileli çilesi nişan,
Rahatın ağında sanki perişan,
Çilesiz bülbülle gül senin olsun.

Şöhretin pek ala etrafın geniş,
Hep aynı laklaklar bilmem bu ne iş,
Vallahi seninki dehşet tükeniş,
Halinle muhalif dil senin olsun.

09.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çobanoğlu

Dört biryan matemde, hüzünle doldum
Yüreğim yanıyor, ey Çobanoğlu
Aşkın renklerini ben sende gördüm
Soldu mu renklerin hey Çobanoğlu

Aşkın bahçesine çok çiçek verdin
Duydum hicranların, ne idi derdin
Mavi şafaklarda vuslat mı gördüm
Ruhumda inleyen ney Çobanoğlu

Nerde üç yüz gram, nerede Gürbüz
Şölen yok matem var isminle her güz
Ağıtlar yakılır, saz söz ve niyaz
Şölensiz düğünsüz köy Çobanoğlu

Ne kizir oğlu var ne at ne eğer
Şair kervanında matem var meğer
Masmavi gecede gelirsen eğer
Derin ızdırabım duy Çobanoğlu

26 03 2005 Bursa

Büyük Ozan Çobanoğlu vefat etti.Allah Rahmet Eylesin...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çocuk

Mevla’nın emaneti,
Babanın saadeti,
Yuvanın bülbülüdür.

Annenin el emeği,
Göz nuru ve meleği,
Cennet kokan gülüdür.

Miski amber tomurcuk,
Gözleri boncuk boncuk,
Ve bereket doludur.

28.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çocuksu

Tüm zamanlar rüzgâr olup estin de
Ben sana savruldum tuttum ellerin
Gözyaşlarım saklı gönül testinde
Hislerime kattım esen yellerin

Bulutlu yamaçlar, döndük inişe
Sonsuza sevdalı sevinç endişe
Salmıştım kendimi bütün peş peşe
Eyyûb-i sabrım yok, uzat kolların

Dua derinliğin içimde her an
Şefkatle çarpıyor çocuksu sîmân
Ne gösterir bilmem sevgilim zaman
Ruhuma dökülmüş sıcak ellerin

04.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çok

Bugünlerde habire, sanki duçarım derde;
Sevdiğine dert verir, şifa verip sever de.
Zaman farz et tükendi, sönmeyen gölge var mı?
Usta çok korkuyorum, rüzgâr tersten eser de!

21.08.2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çok Ağır

Bir soğuk gecede yine sensizim,
Ağlamaklı bir ses gelir derinden.
Tüllenir ezanla şafak ansızın,
Uyan uyan diğer kalk içlerinden.

Ne mevsimler anlar ne kurma saat,
Yaşamam kabahat ölmem kabahat,
Yok mudur kavuşmak… Kavuşmak hey hat,
Bir tatlı hasret ki yaktı serinden.

Sevdam inim inim deli diğerler,
Mecnun deyip belki hiçe sayarlar,
Leylamı saklamış uzak diyarlar,
Ne O’ndan anlarlar ne eserinden.

Gözlerim yolunu ölünceye dek,
Bilmem ki bu sevda nasıl sürecek,
Bu defa çok ağır yâr öldürecek,
Duyarsın Ömer’i mevt tekbirinden.

17.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çok Defa

İrade mi kandırdım,
Taşa çaldım çok defa.
Yüreğimi yandırdım,
Dize geldim çok defa

Deme sakın bu ne hâl
Hayat oyun aşk masal,
Nefs düzenbaz ben hamal,
Hamal oldum çok defa.

Çıkış noktam var mıdır,
Tevbe midir nâr mıdır?
Şu Micingirt kör müdür,
Alev aldım çok defa

24.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çok Yol Katettik

Devasa binalar yuva çekirdek
Odalar han gibi misafiri yok.
Konforu artırdık çok ömür gerek
Kirlendi sineler, alın teri yok.

Hortumu çoğalttık pek bonkör yatan
Sokaklar aç dolu, nerde el tutan
Dostluklar yapmacık düğünler matem
Biz nasıl yaratık, yaren yâri yok.

Ve raflar tozlandı, top peşine top!
Aç dolu dört biryan, ekmek israf çöp,
Planlar plansız, icraat stop,
Utanmaz perdeyi yırtmış arı yok.

Aklı çok artırdık, zihinler yitik,
Tribünler kovboy elinde tetik,
Ki gönüller bomboş kalmadı etik,
Parçalar kendini soran biri yok.

Diz boyu heceler lafta ustayım,
Kardeşim başhekim dünden hastayım,
Micingirt ölmüş mü yoksa yastayım
Sözlerim dağ gibi aklım feri yok.

İcraat işimiz hem kime minnet,
Unuttuk kıbleyi nerede sünnet,
Hayatı ekledim yıllara zannet,
Kaybettik yılları, geçti kâri yok.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çokbilmiş

Ey zavallı dalkavuk,
Ey şeytandan çokbilmiş(!)
Nerde Karun Firavun,
Zaman hepsini silmiş.

01.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çoklar

Azı aradım çokta
Hiçi yokluğa sordum
Çoklarım muallâkta
Yalvardıkça yalvardım

Ve sonra neler neler
Ruhumu çoklar eler
Kımıldanır cümleler
Gördüm kendime vardım

08.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çöle Döndü

Dereler çiftleşir dağlar yeşerir,
Belki de sen bana geleceğinden.
Teslim ol kalbine sesleniş verir,
Haber var ehlini bileceğinden.

Sevda tartışılmaz, aşk hiçbir zaman,
Eminim ben buna güleceğinden.
Görmezlikten gelme, ateş köz duman,
Hep kalan gözyaşı, alacağından…

Nedense ümitli, teslim geceler,
Birlikte benimle kalacağından…
İdrak çöle döndü, aklım heceler,
Şüphem yok ki benim olacağından.

Gönlün akisleri örtülü şarkın,
Şarkını sal gelsin, salacağından.
Lahuti mavilik dopdolu arkın,
Yemyeşil şuura dalacağından...

Ve sana terk ettim, yorgun zekâmı,
Gülüm korkuyorum solacağından.
Gel sana hibe et, fâni bekâ mı?
Vadesi geldikçe öleceğinden….

13.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Çözülmüş

Tefekkürü yönetmek halin istikbalidir
Ve milletim sabırlı,sabırlı ahalidir.
Hedefiniz çok arsız ve gerçeğe perdeli,
“Benim dedem müftüydü” çözülmüşlük halidir.

02.04.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dadaş

Biz dadaşız dadaş ha! Sevdalıyız ağalar,
Biz vurgunuz bayrağa,hem kurbanız vatana.
Biz ciritle büyüdük, şahlanırlar çağalar,
Biz devlet-i ebediz, tabyalarda yatana.

Biz İbrahim Hakk’ıyız, marifetli yaşarız,
Biz ki Şükrü Paşayız, Edirne’de coşarız,
Biz Alvar’lı Efe’yiz, Hak aşkıyla pişeriz,
Biz dadaşız dadaş ha, şükrettik Yaratana.

Biz ne şanlı geçmişiz, tülleniyor sinemde,
Biz zalimle savaştık, üç kıtada Yemen’de,
Biz Ermeni besledik, şimdi başka dümende,
Biz ölümle gardaşız! Göz dikmeyin vatana.

Biz Malazgirt Mohaçtık, biz ne kıtalar gördük,
Dava büyük aşk büyük, cihâna hesap sorduk
Biz alevler içinde, Büyük Türkiye kurduk,
Biz peygamber müjdeli, hayranım o irfana.

Biz doğunun kalesi, palandöken balası,
Bizde kimler yoğruldu, biz yiğidin alası,
Bize dadaş derler ha! Mertliktir hâsılası,
Biz demirden yumruğuz,ilah ettik cihana.

2004

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dalkavuk

Nasıl anlatayım ben gördüğümü
Ülkemde taht kurmuş gezer dalkavuk
Post bıyık altın diş almış güğümü
Hem içer hem övgü düzer dalkavuk

Ye kürküm ye demiş Hoca Nasreddin
Nasıl irdelemiş söylemiş o gün
Küfürü zenginin onlara düğün
Hem dinler methiye yazar dalkavuk

Zengini başkanı sever dalkavuk
Nerde horoz görse olurlar tavuk
Kirlenmiş ruhları bakışı soğuk
Yetimi toplumda bozar dalkavuk

Kendine saygı yok yoktur sadakat
Bukalemun gibi rengi de sakat
Yalandır dostluğu yiyince tokat
Dabanı yağlayıp tozar dalkavuk

Ömer’im yazarım lakin üzgünüm
Hicap duyuyorum yok oldu dünüm
Mertlik kazanırsa benim düğünüm
Mertliğe elveda kızar dalkavuk

27.06.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dalkavuklamalar

İlk cümlesi muhteşem
Pes bayağı dudaklar
Sen üstadsın sen paşam
Tafra yorum şakşaklar

Şiir çökmüş yıkıldı
Yaşasın kös şakaklar
Mana ruh yok, yok oldu
Uzun uzun kavaklar

Alkış ruhlara sindi
Kalem boyu tırnaklar
Paye nişan kesindi
Sen ben sardı sokaklar

Şiir değil şaheser
Deyip durmadan tıklar
Belki aslına eser
Vicdanını tırtıklar

Yorum cürümden beter
Şaş şak ağzı çanaklar
Hepsi usta sekreter
Yorulur mu parmaklar

Çalım gurur savunur
İrfan cüda kuraklar
Alkış tutan avunur
Göğü yakar ayaklar

Bu ne menem akıldı
Anlayış çöl ıraklar
Yorumlara takıldı
Ustalar ve çıraklar

Söz kendime nihayet
Beni içinde saklar
İki mertek bir beyit
Belki de mahşer paklar

21.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dar Vâkit

Tasvirledim doyamadım
Ay çehreli güneş neymiş
Ses buğulu duyamadım
Yüreğimde çalan ney’miş

Akşamüstü kışa doğru
Öpüyorum yaş gözleri
Koşuyorum boşa doğru
Akîk, Necef hoş gözleri

Kaçıyorum satır satır
Tenhâlarda içim sızlar
Biraz sitem ve hâl hatır
Dar vâkitte hû avazlar

04.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Darağacı

Yeryüzü riyakâr gökyüzü parlak,
Beni de ziyâsız siyahlar sarmış.
Ukbâyı çok bilmem dünya toparlak,
Yuvarla yuvarla saçlar ağarmış.

Neden hep ecelim ensemde durur,
Arada terk edip unutmaz mı hiç?
Düşündükçe bazen zihnim kudurur;
Belki de tasası uhrevi sevinç…

Git git kara delik tükenmez sayı,
Kavuşmak yiğitlik tâkva tacına.
Mezar kabul etmez sızıldanmayı,
Çekerler adamı darağacına!

28.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Darılma

Hayal ettim her lahza,vicdan parmaklarından,
Rüya bu ya terk ettim,bulduğum gözlerini.
Tütüyordun yemyeşil, zümrüt ırmaklarından,
Hıfzettik boğum boğum,sayısız gizlerini.

Bir ben vardım birde sen,birde meşhur o rüya,
Rüyalara dur deyip,uzattın ellerini.
Solgun ve gümüş tenli,ben sana tutkun güya,
Benim sevdam bembeyaz, göğe ser allarını.

Vuslat ve düşüncesi,yorgun akıyor sular,
Artık hissiz bir dönem,biz kardeşiz darılma.
Ruhum bir bütün sensiz,tam deminde duygular
Hep bana köz bırakıp,mahzun düşe sarılma.

08.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dediler

Küfeyle götürdü irtica neden
Bin yıllık bir devri açtı dediler
Palet yürüttürdü güne hükmeden
Ve günü kutlayıp içti dediler

Bastonla koşturdu üç beş serseri
Kahreden mısralar günün haberi
Basın hasımcı güç o günden beri
Bire deli dumrul geçti dediler

Din iman ırz namus uydurup yaydı
Acı bir tiyatro sahneye koydu
Bankalar boşaltıp yosmalar soydu
Sermaye rengârenk suçtu dediler

Malum getirildi devlet başına
Hürmetim kalmadı seksen yaşına
Cumbaba yazmayın mezar taşına
Kaç defa terk edip kaçtı dediler

Kimi Kızılay’da kimi Mamak’ta
Kan kokan dişleri gıcırdamakta
Haydutları gör geriye bak ta
Avrupa işveli, piçti dediler

O günler içimde onulmaz yara
Boş verin Sincan’ı Şahit Ankara
Zamanın kahpesi benzer mi yâre
Hesapsız hezeyan saçtı dediler

Birkaç mısra ile izah zor tabi
Mısraya dökemem hesap kitabı
Eğer verilirse ağır hesabı
Savcılar davayı açtı dediler

28.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Değer mi

Hüznüme çarpıyor somurtkan diye,
Benimle ne kaldı yaştan geriye?
Gözlerim çok gri sefil gövdemde;
Üzülme, değer mi ben serseriye!

17.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Değişmez

Ruhum pek filinta, mesafe kısa,
İdrâk paramparça ah bir anlasa…
Kervânı dağıttık yüzyıllar boyu;
İslam tek kurtuluş değişmez yasa!

27.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli

Pişmanlığın önü kin,
Şeytancadır çalımı.
Yüreğime indirdin,
İfşa ettin hâlimi.

Basit görme aşka gel,
Zannı geçip ibret al,
Mezar hesap ve hamal,
Arı soksun dilimi.

Neme lazımcı neme,
Sorun yönetilmeme,
Enâniyet ne deme,
İnsanlığın zulümü.

Sıhhat gelir aşk ile
Sükût doyumsuz çile,
Tasavvuf yol vesile,
Filim eder bilimi.

Vermek en fedakârlık,
Yokluk içinde varlık,
Yap nefsine hünkârlık,
Halim eder zalimi.

Seyir eren hâlidir,
Ebubekir, Âlidir,
Nemrut küfrün külüdür,
Göğe savur külümü.

Ve küfre kızağım ben,
Hileyim tuzağım ben,
Gerçeğe uzağım ben,
Meczup muyum deli mi.

19.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli Diyorlar

Beynim de aysbergler, neler neler var,
Yâr deyip yâr deyip, yâr deyip arar.
Belki bu arayış çok şeye gebe;
Nedense hep bana deli diyorlar!

21.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli Gibi

Ben öyle tuhafım ki, beterim saralıktan,
Birazcıkta sulu göz, vazgeçemem hüzünden.
Gelecekte tek korkum aşka fukaralıktan;
Deli gibi kaçarım, flörtün boynuzundan!

26.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli mi

Sanki birşey üflüyor,müminler telaşede,
Bizim köyün delisi,en önde baş köşede.
Arada bir tebessüm,Hû hu sesiyle inler,
Secde iklim müsait,tevbe eyle haşa de.

04.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deli Sevdam

Sokak sokak pusuda, birkaç şaşkın ve sülük!
Bilmem neyin sevdası kimler var arkasında,
Mesafesi zavallı kıblesi bölücülük,
Hak özgürlük bir yafta, gırtlağı yakasında…
Sokak sokak pusuda birkaç şaşkın ve sülük!
Şanlı maziye inat, kıblesi bölücülük,

Cehalet asabiyet, nifak tuzak vatana,
Oğul Moğol kördüğüm! Selçukludan Türklüğüm,
Aynı vatan aynı din, kurbanım yaratana,
Omuzlarımda ateş, çark edip ürküttüğüm!
Cehalet asabiyet, nifak tuzak vatana,
Yaratandan ötürü… Kurbanım yaratana,

Üç kıta altı asır, tüllendi deli sevdam,
Bir ulu sancak gibi, göklerde şahlanarak.
Şahadetsiz vatan yok, sıkıl biraz be adam!
Akdeniz’i göl ettik, davaya yaslanarak.
Üç kıta altı asır, tüllendi deli sevdam,
“Devlet-i ebed müddet” sıkıl biraz be adam!

02.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deliyim Ben

Malazgirt’te at oynattım,
Şahlanırım deliyim ben.
İstanbul’da çağ kapattım,
Çağ açarım deliyim ben.

Viyana’da ben var idim,
Şeyh Şamil’le ben hür idim,
Sultan Abdal ki Pir idim,
Aşkla yanan deliyim ben.

Semerkand’da ilim oldum,
Cabir oldum âlim oldum,
Yavuz idim Selim oldum,
Küpe takan deliyim ben.

Yunan beni iyi tanır,
Tarihinden kim utanır?
Çin cücesi bir şey sanır,
Set yaptırdım deliyim ben.

Kosova ben hem ilimdi,
Bosna benim sağ elimdi,
Hicaz benim hak yolumdu,
Hakka kulum deliyim ben.

Müslüman’ım Kayı boyum,
İbrahim’dir benim soyum,
Atın od’a ben yanayım,
Güller açan deliyim ben.

Hac-ı Bektaş ben veliyim,
Deli Dumrul ben deliyim
Hem Aliye sevdalıyım
O Hamzayım deliyim ben

Ve Ömer’im adım güzel,
Halifeden aldım özel,
Adaletli yazsın bu el,
Allah için deliyim ben.

18.08.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Demek Siz

Yaşıyorum gurbet elde
Kaldım döşeksiz döşeksiz
Geziyorum belde belde
Titrek yüreksiz yüreksiz

Mazgal altı nur bebeler
Sokak meleksiz meleksiz
Zift akıtan debdebeler
İzan eteksiz eteksiz

Günah cürüm aşk cezbeler
Aşklar yüreksiz yüreksiz
Mümin yerinde debeler
İman direksiz direksiz

Oy türbeler vay türbeler
Okuyorum hu desteksiz
Yığın yığın ak cübbeler
Kim giyinik kim gereksiz

Mecnun gibi bu cümleler
Yazan emeksiz emeksiz
İrade yok hücumdalar
Adam demek siz, demek siz

14.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deniz Feneri

Karanlığa kandil olmuş,
Soluyor Deniz Feneri.
Kimsesize kimse olmuş,
Oluyor Deniz Feneri.

Dolaşır halkın içinde,
Pür edepli bir biçimde,
Sıcaklığı var içimde,
Gülüyor Deniz Feneri.

Dinler mazlumun derdini,
Herkes rahata erdi mi,?
Zengin fakire verdimi,
Doluyor Deniz Feneri.

Gönüllü yardımı seçti,
Yardım için serden geçti,
Yürekleri mekân seçti,
Biliyor Deniz Feneri.

Ve gönüllü çıktı yola,
Herkes güle herkes ola,
Dilsiz bile geldi dile,
Diliyor Deniz Feneri.

Der Hızır’ı örnek aldık,
Mevlana’yla size geldik,
Aç olunca biz aç olduk,
Geliyor Deniz Feneri.

Aşk ile yaktı feneri,
Gönlüme nakşoldu yeri,
Gözyaş silmek asıl kari,
Siliyor Deniz Feneri,

İlham oldu hizan Çinde
Paylaşmak var mutlak dinde
Ölmeden ölüm içinde
Ölüyor Deniz Feneri

03.8.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Der

Benim kalbim temiz(!) nefsim temiz der;
Günah şakağımda kaynayan kazan!
Flört tellal dikmiş aşk kubbemiz der,
Şeklen oruçluyum, kısmen ramazan!

27.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Derbeder

Tıpkı mecun gibi dön bak âlime,
Cismi eşşek yükü taşır bi haber.
Bir bilene sordum bir ahvalime,
Şakağı karartmış benden derbeder.

2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Derin Vadi

Kin girdaba sürükler, ben tedirgin rahat siz,
Sessizden ses geliyor, vakitsiz ve sıhhatsiz.
Monşerli süvariler, hazır kıta bekliyor!
Kaleler elden gitmiş(!) derin vadi rahatsız.

08.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dertli

Hep böyle sessiz mi yoksa çileli
Micingirt çiledir bildim bileli,
Sükût eder bazen, bazen bir selam
Onu dertli eden şu gurbet eli

04.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Desen de

Alev alev vicdanlar, ülfet etmem alkışa,
Kimden aldım ilmimi bilir misin sen beyim.
Bırak beni çilemle melodimle baş başa,
Hülyalarım zebercet gül koklayan vahayım.

El değmedik dertlerim, çek elini elleme!
Ben sevdayım Leyla’ya, ben mecnunum ben insan,
Gözyaşımdır sermayem sakın riya belleme,
Paylaşırım seninle,sen Hüseyin sen Hasan

Tafraların sırtlayıp cürmüm ile yüz yüze,
Tefekkür kuşanmışım ve uhrevi desende.
Gülüşlerim öteden tebessümle diz dize,
Ben gülümle gülerim,gülemezsin desen de.

15.12.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Desinler

Sevgilim otağım yürek ocağım
Göğe kurşun sıkıp aşk vuracağım
Sensiz kavgaları durduracağım
Kimin divanesi sarhoş desinler

Sensizlik kaygısı sardı sinemi
Gülüşün katresi yoksa bene mi
Ben sendeyim sende gördüm ene’mi
Kimin pervanesi koş koş desinler

19.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dev Cüceler

Maziyle kavgalı kem heceleri,
Hicranla izledim zehir saçarken.
Dedesine hasım dev cüceleri,
Düşmana ne gerek torun var iken…

Bir atiye baktım bir de geriye,
Bu nasıl şaşkınlık nasıl hıyanet?
Kıpkızıl pas kalbi, kibir ve riya,
Düşündüm yurdumu kime emanet.

Kırıldı kalemim kısıldı sesim,
Oturdum sessizce kendime sordum,
Bu defa çok ağır benim piyesim,
Tarih oyuncağım ve oynuyordum.

Bir alev ki sardı beni kavurdu,
Emsali olmayan sızı bıraktı,
Mazide ne imiş tehdit savurdu,
Cüssesi bozulmuş ruhu kuraktı.

Ki kadavra sanki nefsin elinde,
Gayretten bihaber vicdan tarumar,
İfritin emrinde ve ikliminde,
Kaybetmiş izzeti zillette arar.

20.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Deve

Binlerce yıl geçse,girersin nara;
Mezar gölgesinde ıssızlık çetin…
Meyhane göbeğin bağla yulara,
Zorla kibrit suyu, senin niyetin.

Köpek balıkları gibi doyunca;
Tedbiri terk eyle, ayının bozu.
İçgüdünle yaşa ömür boyunca,
Nasıl izah etsem bu namussuzu!

Ancak ve sadece epey iridir,
Kendinden de iri unutmayınız!
Hayvan cins olsa da, yine sürüdür
Deveyi ürkütüp, korkutmayınız!

25.08.2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dicle Kenarında

Bizim büyüklerin hâyreti sırdı,
“Dicle kenarında” hikâye vardı.
Ah yitik geçmişim, zamane nesli;
Sırrı ifşâ edip zehri ısırdı!

22.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dikizleriz

Gözü dönmüş dünyanın hakikati bizleriz,
Şu iklimi kim bozdu, kimi kimden gizleriz?
Mevsim zaman kâinat, çözülüyor ırmaklar,
Tıpkı bir mecnun gibi,çakırkeyf dikizleriz.

02.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dil

Bazen eşsiz tekmil, isyankâr yer yer …
Küfrün körüğünde ben’i de geçer.
Dil şeker şerbet bal, irfan’a tedbil,
Cahil kucağında zehirli hançer.

13.07.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dilime

Bilinmez kapı açar, samimiyet âlime,
Aşk ile tulû eder, gelir düşer dilime.
Yutkunurum ümitle ki bambaşka hissiyat,
Dirilirim tekrardan eli değse elime.

24.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dilsizler

Dinleyenden ziyade, susanlar üzdü beni;
Bir şey konuşmak gerek, düzen azgın düzeni!
Haksızlık karşısında, susanlara ne denir?
Deyyuslara değişmem, günahlarda yüzeni!

27.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dinliyorum

Bakışların dizseydim, hecelerin yerine,
Hüzünlü bir edayla sabahın sularında...
Ruhumun çığlıkları, aksaydı içerine,
Uyanırdı gözlerim, tenha uykularında,
O gözlerin dizseydim, hecelerin yerine.

Kalbim ateş yağıyor, irade yeksan yerle,
Sensiz o günden beri, derinden inliyorum.
Sen yokken yıkanırım, simsiyah köpüklerle,
Veda yok dönemeçte, havf,reca dinliyorum,
Kalbim ateş yağıyor, irade yeksan yerle.

30.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dipsiz Kuyu

Ey çılgın dipsiz kuyu! ..Ey duymaz soysuz direk!
Dağ,taş,kurt,kuş rengarenk: akrep, piton, engerek,
Ey mekan,zaman, an..Gözsüz, şaşkın ve bunak
Kendinden kaçıyorsun meçhule gizlenerek!

05.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Direksiz

Bu gün çok garibim, inan gerçekten,
Her anım direksiz ufkum direksiz.
Affı mağfiret i diledim yekten,
Zamanım direksiz nutkum direksiz.

Birden aşka geldim yumruğum sıktım,
Engelsiz hendeğe yükümü yıktım,
Flörte yol buldum çığırdan çıktım,
Düzenim direksiz çarkım direksiz.

Alev alev ruhum, kulak ver sese,
Fiyaka benim ya duyur herkese,
Cürmümle birlikte girdim kafes,
İzanım direksiz terk’im direksiz.

19.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Diriliş Türküsü

Kıpkızıl meşale söndü sönüyor,
Soy bilmez sineler durmaz esirir.
Çileli yiğitler geri dönüyor,
Maziye öfkeli sesler kesilir.

Sanma ki o şanlı günler görülmez,
Tuğralı sancaklar eser göklerde.
Kim demiş muhteşem mazi dirilmez,
Tarih tekerrürde tekmil Türklerde…

Dünya patiskası tekrar biçilir,
Vuslat iklimiyle sarar herkesi.
Sabırla beklenen çağa geçilir,
İlelebet çalar Hakkın bestesi.

Diriliş türküsü gelen rengârenk,
Eski ihtişamın debdebesiyle
Ölümsüz heyecan bambaşka ahenk,
Geçmişim dirilir ben ölsem bile.

24.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Divâne

Divâneler neden neşeli gelir
Âdeta küheylân, şişeli gelir
Peşinde koşarlar onlar sonsuzun
Dünyası öteye döşeli gelir
Hâşâ der, hâşâ der hâşâlı gelir

Dünyalık aramaz, boş eli gelir
Dâvasında yanar maşalı gelir
Tarifi perdeli, izâhı uzun
Yeryüzüne düşmüş düşeli gelir
Dergâhında pişmiş pişeli gelir

11.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Diyorum

Görgü fedekârlık, şöhret itibar;
Para diyorum!

Geçmiş ve telafi, boş ver ne haber!
Nere diyorum!

Ne büyük ihânet, sanki ifşâ var!
Nâra diyorum!

İçimi yakıyor gölgeler yer yer!
Çıra diyorum!

Ancak ve sadece, tevbe etsem dur!
Sura diyorum!

Hiçbir şey görmez, gözlerimde nur!
Kara diyorum!

Râbbin seslenişi, ecel geliyor!
Sıra diyorum!

Her şeye rağmen, hepsi bende var!
Yâre diyorum!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Doğacak

Nasıl anlatsam ki mevzu çok uzun
Düşündüm zihnimde ifade çok zor
Korkarım dehşeti gelir Sonsuz’un
Sokaklar zifiri, elden gidiyor

Zulmet kazıdılar dinmez izi var
Tıpkı tufan gibi ateş yağacak
Belki de tersine esecek rüzgâr
Bir sabah ülkeme güneş doğacak

07.09.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Doğutürkistan

yaşlı dünyanın son günleri
asırları hep kasvet hep hüzün
özgürlük hedefi suçu hür olmak
yüzyılları zindan ve hicran
sokakları kan kokan
mateminde siyahlar kuşandığım
yaslı Türkistan

erenleri yiğitleri devrilmiş
teker teker
çocuklar serpilmiş kızıl karlara
ve sancısı içimde gerilmiş
cesetler toprağa hasret
yaslıyım arkadaş

kızıl çin, pembe yalanlar
ve analara bırakılan vahşi hatıra
analar ağlar kızanlar ağlar
babalarsa acı yudumlar
belli etmez asil kanından
Berat Hacim Yusuf Alptekin ve niceleri
onlar ölümü öldürdü
ya biz
yürüyen cenaze

kursaklarda kalan acı fotoğraf
insanlığa alaylı gülümseyen
kirli cüce adam
unutma bir set daha
yaptırır elbet bir gün
bu şehitler evladı
duydumki yine dikilmiş
darağacına kırk fidan...

28.01.2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dost

Biliniz ki dostun cevheri sırdır,
Biraz fedakârlık ve samimiyet.
Hakiki dosaların idrâki hürdür,
Dostlara merhaba ve hayra niyet…

Dostluk kılıç gibi keskin ve ince,
Gereği fark edip tatbik etmeli.
Hemen silmemeli, konu derince,
Elbet kusur olur, insanlık hâli.

07.03.12

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dostlarım

Ne güzel şey dostlarım
Hepsi ahenk hep huzur
Onlar benim üstlerim

Gezen canlı ayetler
Sanki karşımda durur
Dostlarım ve saatler

Ve gizemli muhabbet
Sessiz içime vurur
Çehreler samimiyet

Deruni bir bilmece
Mısra gece ve rüzgâr
Şiir dost ol bu gece

25.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dostluk

Dostluk muhteşemdir var ise vefa,
Tüllenir gam, keder olur muhabbet.
Ölürüm dost için birkaç bin defa,
En büyük dostluktur sırra sadakat.

Dostluğum çok olsun Affeyle Ya Rab
Dostluk makamını Lütfeyle Ya Rab

Büyükse davası kal oltasında,
Ümit dalga dalga akar sesinde,
Ölürsem öleyim dost bahçesinde,
Allah için sevmek dostluk şecaat.

Dostluğum hep olsun Affeyle Ya Rab
Dostluk makamını Lütfeyle Ya Rab

Dost demiş Veyselim kara topraktır,
Hal ile söylemiş sözleri Hak’tır,
Ömer ide toprak yoğuracaktır,
Yezdan’a koşmaktır dostluk marifet.

Dostluğum Hak olsun Affeyle Ya Rab
Dostluk makamını Lütfeyle Ya Rab

19.01.25 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Döktüm

Yürekler pek hissiz hayaller iri,
Gayeden habersiz tek tek her biri.
Bir ben varım yalnız birde seccade,
Getirip salâvat, döktüm şiiri.

06.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Döne Döne

Hâli dile çıkarıp,
Dilin zevkine varsam.
Döne döne yaşayıp;
Yana yana yalvarsam!

27.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dönecek Gibi

Hayretler seyirde dinecek gibi
Mâna us ardına sinecek gibi
Avam anlayışı kime hâkikat
Vehmi duygularım donacak gibi

Dil duâ yüreğe inecek gibi
Beyazlar beyaza binecek gibi
Her şey O’na aşktır, O’na sadakat
Musluk aşk akıtır yanacak gibi

Sükûtta eriyip yan ocak gibi
Ve küfrün ateşi sönecek gibi
Seyre çıkanlar var seyir mârifet
Leyla’yı bekle hep dönecek gibi

05.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dua

Duâ pür edeple yakarış yâre
Çaresiz dertlere duâdır çare
Yok, ise duamız âmel beş para
Hakkın kapısına varıştır duâ

Dua ibadetin nuru özüdür
Müminin tövbesi rabbe sözüdür
Gözü yaşlıların gönül gözüdür
Hayat ırmağına eriştir duâ

Çarpan yüreğime dua bahardı
Gözlerim arardı, kim yalvarırdı
Hakk’ın kapısına dua varırdı
Cürümü yerlere seriştir duâ

Yok, duasız kıymet buyurdu Hûda
İhlâs dil dudak kalp, yap O’nu eda
Duâ aşk sonsuzluk belki şüheda
Kulluk için büyük yarıştır duâ....

03.03.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Duy Mezarlık

Sadâkatte mükâfat var
Fedakârlık fedakârlık
Gösteriş hâ neye yarar
Riyakârlık riyakârlık

Basitlikle olunmuyor
Gerçek varlık gerçek varlık
Hisse boşa alınmıyor
Hissedarlık hissedarlık

Halka hizmet Hakk’a hizmet
Hizmetkârlık hizmetkârlık
O’na saygı O’na hürmet
Vefakârlık vefakârlık

Ve geçmişin telafisi
Cengâverlik cengâverlik
Aldım sözü sattım sus’u
Ne pazarlık ne pazarlık

Yazdıklarım silemedim
Vay yazarlık vay yazarlık
Ve ölmeden ölemedim
Duy mezarlık duy mezarlık

11.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Duymuyorum

Gurbet ve ben yoruldum
Zaten yorgunum hem
Sana veda ediyorum
Ağıt söyleyerek

Uğulduyorum
Güz rüzgârı gibi
Aslında hoşuma gidiyor
Başıboş saatlerle boğuşmak
Kırış kırış ruhum
Ninemin yüzü gibi
Ölümün kokusu öteliyor
Bildiğim tek
Uğulduyorum

Ve hiçe koşuyor insanlık
Terse doğuyor samanyolu
Her taraf tenha
Bense koyu kalabalık
Nereye koşuyor her yer
Nereye

Vicdan göğe eğilmiş
Kafam çarpıyor
İçim cadı kazanı
Binbir fısıltı
Duymuyorum

29.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Duyuru Zamanın Zeynebi Derneği Şiir Yarışması

Önemli;
Değerli grup üyeleri bu ayki yarışma konumuz TAĞut..MAna olarak,haddi aşan,azan,Allah ile ilahlık anlamında yarışan kimseleri ifade eden bir kelime...Hepinizi yarışmaya davet ederken,ilk üçe girene Derneğimizin hediyesinin olacağaını hatırlatırım...
Değerlendirme heyetinde ise
Turhan Toy
Seyyit Burhan Kılıç
Dr.Barış Doğan
Sevim Yakıcı
Ömer Ekinci Micingırt Bulunacaklar...

Şiiriniz iki katogoride olabilir...Vezinli ve serbest vezin...
Katılım Tarihi:08.01.2007 ile 31.01.2007...Tarihleri arasında şiirlerinizi bekliyoruz...
Adres:Antolojiden benim özelime atabilirsiniz...
Sabihaatesalpat@mynet.com adresinede yollayabilirsiniz..

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Duyuyor musun?

Şehir de eşin beyin, köyde yiğidin erin,
Mersi bay bay bravo; kurusun hây ellerin!
Katlettin sözcükleri, duyuyor musun şair?
Yerlerde paramparça, kurduğun hayallerin...

12.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Düğünler

Sıra sıra ard arda
Mozart çalıyor barda
Vicdan tutsak kenarda
Saklanmış gidiyorum

Damat simsiyah koyu
Ak-kara anne dayı
Sattım edep hayâyı
Paklanmış gidiyorum

Renk şekil perde perde
Tufan koptu içerde
Gelin kopmuş yerlerde
Koklanmış gidiyorum

Tören şölen ayinler
Besmelesiz düğünler
Zift bürünmüş beyinler
Yoklanmış gidiyorum

Duyur O’nu duyan yok
Kükre şahlan isim tak
Bir boşluk ki çoktan çok
Çoklanmış gidiyorum

İffet izzet sağırdı
Alkışlar pek ağırdı
Masa bana bağırdı
Teklenmiş gidiyorum

Hem şeytana ne gerek
Saldık tümden düm tek tek
Çifter çifter at eşek
Eklenmiş gidiyorum

Damat ve maskarası
Tepişme aşk arası
Takı öpüş parası(!)
Taklanmış gidiyorum

Sıradan birer birer
Öpmek adetten meğer
Şayet masumsa eğer
Aklanmış gidiyorum

Yığın yığın fırkalar
İçimde bir korku var
Papaz yok ya farkı var(!)
Farklanmış gidiyorum

Gelin geldi yanıma
Dedim Ömer tanıma
Dokunuyor kanıma
Haklanmış gidiyorum

01.10.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Düğünmüş

Sabrım figandadır bitmiş dermanı
Kor oldu ateşim sakın yakarım
Acılar bendime verdi fermanı
Aileye fitneyi sokun yakarım!

Öfkem damar damar baktım geceye
Dans eder gelin kız bakmaz kocaya
Bir nefsime baktım birde Yüce’ye
Boşaltın salonu çıkın yakarım!

Papaz edasıyla nikâh’ı kıyar
Öpüşür dostuyla salyalar yayar
Gelinlik hikâye usulden giyer
Doğacak düğünde ıkın yakarım!

Kahroldum yutkundum kısıldı sesim
Alkışlar utanmaz baktım bir kesim
İsyan eder isyan durdu nefesim
Takı takılacak takın yakarım!

Sabır ver Ömer’e güç ver Allahım
Düğümlendi aklım yığın günahım
Karabasan gecem zulmet sabahım
Suç olmuş tesettür dokun yakarım! ..

30.09.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Düğünüm

Anlayamadınız mı, âdem olmak tek ünüm,
İzzet zillet mahvoluş, pek zararda her günüm.
Uhud, Bedir, Medine ve arşın gölgesinde;
Hanzala’yla beraber, hüzün olsa düğünüm.

22.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dün Dündür

Baba dedik yıllarca,
Hortumlattı hunharca.

Ne de çokmuş Yahyalar,
Bankalar ve kâhyalar...

Bezirgânın başı bu,
Hem dedemin eşi bu...

Henüz sırtımdan indi,
Yeter! Bir asır bindi.

Terk et diyor bacıma,
Vallah gitti gücüme.

İslam Köyün neferi,
Örtü kimin eseri?

Gidin diyor gayretle,
Takip ettim hayretle.

“Dün dündür bu gün bugün”,
Çark etti yine bu gün.

Cum baba bu şaşılmaz,
“Yürümekle aşılmaz! ”

03.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Dünya

Akıbetin belirsiz, hazan vurmuş bağrına,
İhtişamın kadavra, baykuş bile ötüşür.

Alev alev dağların her gün başka kılıkta,
Buzullar şaha kalkmış, denizlerle atışır.

Ne aşkın var ne şevkin, dinle yorgun ihtiyar,
Kabullen yaşlılığı bak yıldızlar sataşır.

Gün gördün devran sürdün üzülme be ihtiyar,
Hem beraber ağlaşsak ölümsüzlük yetişir.

25 01 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Düşünüyorum

tasalanma
delindi puşt gölgeler
ve güneş doğar
yavaş yavaş
siner karanlık
meşaleyi görünce
doğ güneş

Hatıra tüter
fısıldar O’nu
yanık yüreklere
ve artık yaklaşmıştır
süvari edasıyla

Muamma yok
yok abi
kuşanmışım
o eski sevdaları
düşünüyorum

“Düşünüyorsan, varsın”
sus artist filozof
sus

tevekkül
ve tefekkür
ben artık
düşünüyorum
düşünüyorum abi
ben artık düşünüyorum...

03.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Düzendendir

Bilal yüzlü dudaklar, ezandandır ezan Hay!
Gül kokulu sancaklar, mizandandır mizan Hay!

Basiretli ataklar, izandandır izan Hay!
Beni yakan ayaklar, Suzan’dandır Suzan Hay!

Sevda çeken topraklar, ozandandır ozan Hay!
Yed-i beyzâ parmaklar, yazandandır yazan Hay!

Kızarmayan yanaklar, azandandır azan Hay!
Gayya yüzlü çanaklar, kazandandır kazan Hay!

Çöküşler ve duraklar düzendendir düzen Hay!
Şu çileli sokaklar, hazandandır hazan Hay!

19.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ebâbil

Bu şehir boğuyor boğacak gibi,
Ölümüm şafakta doğacak gibi.
Dört bir yan Ebrehe,kalemim ürkek,
Dokunsam Ebâbil yağacak gibi...

13.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ecdat

Ben tarihe uzak tarih bana yad,
Hangimiz yabancı kalk hele ecdat.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ecel

Ölüm elleşiyor ecelde sende,
Ses verir her nefes hemen ensende.
Ufukta bekliyor belki fısıldar,
Ümit ve endişe var mı kasende?

26.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ede

Bizim köyde bir kesim anneye derdi ede;
Abiye derdi dadaş ne güzel bir ifade!
Bu nasıl samimiyet ve nasıl bir liyâkat,
Örf vardı mahallede, mâna vardı maddede.

24.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Edebi

Mısraya edebi seremeyenler,
Şiirle kemâle eremeyenler.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Edep

Edep;
ağlayabilmektir ağlanılacak yerde
insanlığın üzüntülerine, dertlerine...
bazen gülebilmektir insanların yüzüne
edep güneş gibi...
...
Edep;
müminliğini idrak edip umutla bakabilmek
geleceğe edeple
saadet devrini hatırlamak, hatırlamak neki unutmamak
yaşamaktır edep
...
Edep;
takatin yettiği kadar haykırmak nefsine sessizce
edepsizler duyana kadar
gözyaşıyla yıkamaktır yüzü edep
...
Edep;
kuranın sesini duyabilmek duyurabilmektir
gönlünce sindire sindire her zerresinde
secdeye baş koymaktır gecenin bir yarısı...
...
Edep;
hülyalarında sadece onu görebilmektir...
ona ümmet olabilmektir edeple
ve sevebilmektir yaratılanı
yaratandan ötürü
...
en zor anında
ümidini kaybetmemek
paylaşmaktır Medine’deki paylaşma gibi
imanın yaldızıdır edeb
ciddiyettir edep latifeyi unutmadan
Dalkavukluğa kafa kaldırmaktır edep
...
Edep;
islam deryasına atabilmektir kendini
fedakarlıktır aşktır edep
dost kalabilmektir Allah dostuyla
amanete sadakattir edep...
bazen susmaktır gözyaşına sığınıp,

Edep;
zulüm duvarını yıkmaktır edep
takva zirvesine çıkmaktır edep
kulluk miğferini takmaktır edep
kapısı zümrütten tokmaktır edep
çıkmadan huzura çıkmaktır edep
cürmünü tevbeyle yakmaktır edep
her nefes sonsuza bakmaktır edep

'illa edeb illa edeb'

08.03.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Edep Ve Edip

Kuru derede su, edipte ilim,
Vaatte sadâkat, duyguda hilim.
Kefeni kirletir sözün vebâli;
Ar yoksa oynanan ziyankâr film!

Sırtında ar taşı mutlaka âlim,
Gözlerim yüzünde yakanda elim.
Bana da dua et baba Cibali,
Ses ver yağmalandık nere gidelim.

22.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Edirne

Tabyalar içinde tarih yazıldı
Seni kimler anlar bilmem Edirne
Şehitlere yanık ağıt dizildi
Yamaçların elem elem Edirne

Hasret gözyaşlarım meriçle akar
Duygular tuncayla yüzümü yıkar
Balkan şehitleri maziye bakar
Şuhedaya selam selam Edirne

Tunayla içiçe minare gördüm
Selimiye yasta sustum oturdum
Maziyle dertleşip el ele verdim
Ezanlarla gülem gülem Edirne

Her taşına dokun bir Sinan yazar
Melekler ülkesi göklerde gezer
Her taşı ihtişam her taşın mezar
Tabyalarda ölem ölem Edirne

Şairler ozanlar sende gezerler
Hüzün beste beste tarih yazarlar
Bağrı yanık kızlar türkü dizerler
Darüşşifa ilim ilim Edirne

Adalet kasrında sorgu sorulur
Üç şerefe ilim irfan örülür
Hakkın divanına sende varılır
Sende başka kelam kelam Edirne

Saray içinde hayy pehlivan sesi
Yağlı güreş müthiş kemerdir süsü
Koca Kel Aliço güfte bestesi
Kıkpınarda olam olam Edirne

Ülkemin Edirne sınır kapısı,
Asalet kokuyor tarih yapısı,
Osmanlıdan miras şanlı tapusu,
Tekrar tekrar gelem gelem Edirne.

15.06.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Efem

Bebek kokusuyla bakıyor annem
Efsunlu gözlerle, anlayamadım.
Gül kokan tespihi yanakları nem
Sükûta sığınıp inleyemedim

Bendeki hüzünler annemden nişan
Bir lahza ah çekip dinleyemedim
Annem hep secde der ben hep perişan
Neden ben bu hâli sonlayamadım

Babamı sormayın hafızdır efem
Yâsin kulağımda sin’leyemedim
Nasihati dizgin, ifadesi gem
Hayatı ölüme can’la yamadım

15.11.11 Bursa

Efe: Yiğt manasında olsa bile doğuda hafızlıkla ilgili kişilere denir..Babam güzel Kurân okuduğu için komşular efe derlerdi...Bizde baba yerine efe demişiz ve öyle kalmış :)

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Efendiler

Görüp düşünebilen sadece kendileri
Ve gayeden bihaber, halkın efendileri(!)

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Efendim

Ey Allah’ın sevgilisi! Siz imanım, iman siz,
İkliminde güneşlenen, hiç kalır mı imansız?

20.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Efkâr

Geceye kulak ver efkâr yaş aksın,
Vuslata koşar hep hislerin inan.
Tekmili eşsiz ses duyacaksın,
Seher de bir başka oluyor insan.

Her taraf büyülü kendimi buldum,
Ben ona kurbanım ben ona kurban
Mest etti geceyi sanki kurtuldum,
Zaman bütünleşti adeta nurdan.

Seheri bilmeyen kendini bilmez,
Zamanın içinde bir başka zaman…
Kameti olmayan millet dirilmez,
Alnım dost bağında ruhumda ezan.

31.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Efsunlu Rüya

Seni bekliyordum hemen ilerde
Bu sendeki işve ağulu pıtrak
Sitemi fark etmiş bizimkilerde
Farkında değilsin uslup pek matrak

Edep iffet sükun benim sultanım
Musiki dinlerim ney nefesinden
Bilmem ki nedense ateş heryanım
Bir anda irkildim tatlı sesinden

Yüzün alev alev kirpiklerin ok
Bense hüzün ağı hisler karışık
Böylesi görmedim başka yerde yok
Bakma öyle bana sevdalı âşık

Efsunlu rüya yâr yaklaş kaçırma
Büyüle ruhumu Itrili sesle
El ele verelim gel hele durma
O’nun bestesiyle beni de besle

15.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Eğitim

Eğitim

Ben severim okuyanı yazanı,
Ha nalbantmış ha nalcıymış fark etmez.
Taşa çalın bu ezberci düzeni,
Ha hancıymış ha yolcuymuş fark etmez.

Anlamak ne ezber yeter yat uyu,
Havanda su Ali topu tut uyu,
Ne çıkarmış bir kereden sat uyu,
Ha hırsızmış ha golcüymüş fark etmez.

İfrat tefrit eğitime ektiğim,
Külden kale senelerdir diktiğim,
Sabır ile tesbih gibi çektiğim,
Ha medyummuş ha falcıymış fark etmez,

Yapan biziz bozanda biz küs demem,
Okul bizim yavru bizim pes demem,
Tüm görüşler baş üstüne sus demem,
Ha sağcıymış ha solcuymuş fark etmez.

Bunlar acı ama mevcut Ekinci,
Kimi mafya kimi zaten kefenci,
Laf söyletmem benim ülkem birinci
Ha kovboymuş ha kolcuymuş fark etmez

15.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ehil

Susun “emaneti ehline verin”,
İrade hak olur, endişe erir.
Teslim Aslı gibi sesleniş Şirin;
Yaş döken çok olur çöller yeşerir.

15.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ekinciler

Sinem pare pare mecnun sılaya
Bizden size selam var Ekinciler
Hasretim zıgava kümbet kaleye
Garip kaldım garip zor Ekinciler

Duygular harabe yaktı anılar
Hatça ninem öldü öldü maniler
Temaşa eyledim nerde faniler
Dua ister dua nur Ekinciler

Hacı Hedis yoktur icad düşüne
Hacı İhsan gelmiş seksen yaşına
Hacı Behsat çıkmış tandır başına
Kime bakar kime sor Ekinciler

Düşündüm düşündüm sıla duyunca
Dağıldı Ekinci vatan boyunca
Yandı çarkım kalbe hasret koyunca
Bende ciğer kavruk hâr Ekinciler

Ekinci sülale köyüm Micingirt
Rüyalar diyarı insanları mert
Araziyi sattık kaldı Şeremet
Vakıf derim vakıf ver Ekinciler

Aşiret değiliz aynı sülale
Ezelden vurgunuz yıldız hilale
Ezan okur babam benzer Bilal’a
Hakk’a aşık Hakk’a yar Ekinciler

Öncesi Micingirt olmuş İnkaya
Ceneviz Selçuklu yazılı kaya
Sancaklık yapmıştır Saltuklu beye
Tarih yazar tarih var Ekinciler

İsmimi sormayın Ömer Ekinci
İçime düşmüştür eskimiş sancı
İffetli insanı yoktur utancı
Asil yaşar asil gör Ekinciler

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Eks

Dosdoğru hayat dolu, zamanı kim eğecek
Fecir kuşluk saniye zerre eskimeyecek,
Zaman geçmişte saklı, zaman şimdi taptaze…
Yolcusu hiç bitmeyen zaman 'eks'mi diyecek?

23.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Eksilmez

Kaf Dağı’nın ardında
Kimi saklıyor dağlar
Varacağa vardın da
Yol boyunca kim ağlar

Rahmetinde, aşk solmaz
Yakın saklı ırakta
Ve uhrevi eksilmez
Sır gizem ve son nokta

16.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

El Salladık

Ufkumu yaralar sözün eğimi
Kılık değiştirmem isyan yok hâşâ
Alamayışından his yüreğimi
Bıraktı kederi düştü telaşa

Siz yüzen atlılar ben ıssız ada
Benzersiz trafik karanlık ya da
İs savururum tüten bacada
Ateşle oynarım ellerim maşa

Hüznü sarmalında sığındım bir’e
Beyaz dörtlüklerle vurdum şiire
Uçuştu heceler gör birdenbire
Döküldü gırtlaktan döndüm sarhoşa

Sere serpe renk renk düşüncem mordu
Sözler pek kumarbaz kazan diyordu
Dudaklarım ben’i hıfz-ediyordu
Heceyi katledip yattım ben paşa

Seheri ağarttım gaflet var kesin
Umurunda değil baktım herkesin
Şiirin merkebi ne derse desin
Aşka el salladık kardeş kardeşe

27.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

El Yazması Mektuplar

Ceylanlar gibi ürkek, kuş sesi gibi ılık,
Aynen ikbal yıldızı, susmuş yazgıyı bekler.
Sükûtun imbiğinde, bakışlar kalabalık,
Her ne zaman ağlasa, ona benzer bebekler.

Lacivert zamanlarda, hüzün salar her dâim;
İffet ile örülmüş, gerçek iklimi arar
Sen derken tenhâlarda ne kadar da mülâyim,
Ellerinden tutunca yanakları kızarır,

Cemrelerde ısınıp, mektuplarda yanıyor,
Mektuplar el yazması, bende varım bir baktım.
Yemyeşil duâlarla, günbegün boyanıyor,
Nurlu yüzünden öpüp, tebessümler bıraktım.

Hem aşk bir vuslât ise; neylerim kuşkuları,
Kazanlarda demleyip, beyaz kefene sarın.
Bıçkılayın peşimden, kan rengi coşkuları
Sorulursa hakkınız, helâl deyin haykırın!

Biliyor sığınağım, yürek sesi bu konu,
Teneşire gül koyun, çelenk neymiş hurâfe!
Cürmüm pek çok olsa da unutmam hâşâ O’nu,
Yine oldum tüy gibi, üveyk gibi bu defa.

İffetin her rengi var, vallâhi başka edâ,
Kırdım tüm heykelleri, hüzne sarmalar attım.
Artık vuslât ölümüm, nâkış nâkış şühedâ,
Cânım, mâhzûn bakışlım, yine seni anlattım.

18.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Elif

Kemâl-i insafla şakıyacağım,
Yaşayan Leyla mı bilmem ki Elif.
Her gece ruhuma okuyacağım,
İnkişaf etmese olmam ki Elif.

Bütün sıfatların tüm sergisini,
Yunus Emrelerin aşk türküsünü,
Tıbbiye bakışı ve görgüsünü...
Sensiz gurbet elden gelmem ki elif.

Dün rüyamda gördüm nazlı resmini,
Yıldızlara sardım astım ismini,
Yağmurlara sordum yoksa küstü mü?
Yağmurlar gözyaşım silmem ki Elif.

Utandım yutkundum bak yüzüm kara,
Sensiz Lokman gelse geçmez bu yara,
Kendimi atarım vallah Hazara,
Yesinler yunuslar kalmam ki Elif.

Elif doğruluktur Kuran hazine,
Elif nazlanıyor bakmaz gözüme,
Elif gül diyorum bir kez yüzüme,
Elifsiz gülemem, gülmem ki Elif.

Rüyada buluşsak gelsen bu gece,
Rengârenk bakışsak gülsen bu gece,
Yaşımı saçınla silsen bu gece,
Ümitle yaşarım ölmem ki Elif.

Micingirt kurudu yaşım masamda,
Yüreğim ağlıyor ağlamasam da,
İzmitten Baküye selam desende,
Sahipsiz selamı almam ki Elif.

15.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Elif Nur

ışığını senden aldı yıldızlar
sende uçuşur musikiler pırıl pırıl
sen mezarımda mertek
sevdalarımda teksin
hüzünlerim köpürür her defasında
sevdaları kovalar sesiz sesiz
vuslat mı hasret mi yüreğine astığın
efsunlu mimiklerin ayrılık besteleri
gel hele mertek boylum
kefen yüzlüm turap gözlüm
gel de ruhumu titret heceler boğuluyor
karabasan rüyalar sensizlik girdabında
rüyamdasın baş tacı sen sevdamın ilacı

sevdalarım yemyeşil hayallerim mor pembe
ikliminde sonbaharın olayım
her nağmende nefesin
hem ismine büründüm
ben ismine büründüm

matemlenir geceler yapayalnız kimsesiz
usul usul okurum ramazanda cüz gibi
kehribari gözlerin
sar beni elif nur sar sımsıcak nur gibi
tebessümün inşirah gülüşlerin dupduru
her yanda esintin var sevdalarım sen akar
yağmur gözlüm
duyularım mahpusta gözlerinin hapsiyle
sürünür rüyalarım soluklarım kesilir
sensizlik girdabında sızlıyorum derinden
ümitlerim derbeder ya rüyama girmezsen
karıştım gözyaşına damla damla
billur billur dün gece
zülüflerin altından hislerimiz akarken
sevdalarım yemyeşil hayallerim mor pembe
ikliminde sonbaharın olayım
her nağmede nefesin
hem ismine büründüm

yürüyüşün buğulu
koştum koştum koştum
düşe kalka peşinden
kavuşuncaya dek
gözlerimi açmadan bir seher uykusunda
serkeşhane dolaştığım yetmez mi
sar beni sıkıca sar
mertek boylum kefen yüzlüm
bulutlar oynaşırken gözyaşları karışsın

sevdalarım yemyeşil hayallerim mor pembe
ikliminde sonbaharın olayım
her nağmende nefesin
hem ismine büründüm
ben ismine büründüm

gökyüzünün yamacına işledim
evlek evlek sevdamızı
oturdum gecelere rüzgarda üfül üfül
avuçladım kalbini
hayal ettim hep seni bakışları yaşmaklım
sensizlik bir felaket sensizlik sevinç-keder
bu dalgınlık nedendir tebessümü büyülüm
gel hele mahzun yüzlüm
sevdamızdan tutuşup uçuşalım vuslata
cilveleri iffetlim güzellikler perisi
iffetin abidesi
hayallerim tütüyor bekleyiş çerağında
sar beni sımsıkıca sar
bulutlar oynaşırken mezarlığın başında
dökülsün günahlarım
dökülsün kefenin kokusuyla
sevdanın ikliminde

sevdalarım yemyeşil hayallerim mor pembe
ikliminde sonbaharın olayım
her nağmende nefesin
hem ismine büründüm
ben ismine büründüm
ismine elif nur...

05 09 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ellerin

Öperim ellerin nasırlarını
Ne kadar samimi öyle yürekten
Çayınla değişsek nesirlerimi
Tiryakin olmuşum inan gerçekten

Götürdün maziye hüzünle bizi
Çatlaklar arası renk renk mana var
Ötenin şevkiyle tüm hepimizi
Sükûna boyayıp eyle bahtiyar

26.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Emanet

Her yaştan her renkten canlı et olsun,
Sokakta yat çiftleş, sus lanet olsun!
Dünya ve kâinat, hesap ve mizan,
Boş ver ne fark eder, emânet olsun.

22.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Emniyet

Kul zırhına büründüm şaha kalktı emniyet,
Emniyetin tek yolu tevekkül samimiyet...

05.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

En Güzel

Şuur güzel, mekân güzel, ten güzel,
Aşkın güzel, eşsiz güzel, sen güzel...
Gökte yıldız yerde yeşil kubbeler,
Sana meftun, sana tutkun en güzel.

03.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Enaniyet

Sırtımda taşıdım enaniyeti
İbret vadisine gelince gördüm
Benlikle raks eden bozuk niyeti
Ben ben'e bakışıp gülünce gördüm

Kıpkızıl bitimsiz bir korku sardı
Şeytanlar hortlaklar İblis'te vardı
Cehalet semtine anlatmak zordu
Sonra karşı komşu ölünce gördüm

Adam olmak adam, adamlık gerek
Hakkın divanına başın eğerek
Hep benim hep benim ben var diyerek
Zulmetle baş başa kalınca gördüm

Ölüm var ölüm var sesler duyulur
Etrafa hüzünlü nağme yayılır
Ellerim sımsıcak terim yuyulur
Zihnim kucağıma alınca gördüm

Şafağı sancılı sopsoğuk bodrum
Zambaklar ırmaklar bir de uçurum
İşte bu yolculuk böyle bir durum
Zahmette rahmeti bulunca gördüm

26.06.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Enâniyet

Onlar peşimdeydi hep ben en önde
Kibir caka çalım ne var 'ben'de var
Aczimi fark ettim sonun önünde
Son anda terketti bu üç kafadar

25.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Endişe

Tükendim ben pişe pişe;
İzzet, zillet bin endişe!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Endişe

Cümle ruhlar toplanir, teraziler kurulur,
Ve kapılar kapanır, emir gelir felekten.
Kibir, gurur yırtılır, siyah mühür vurulur,
Endişen yok mu gardaş, dehşetli gelecekten?

Dava ağır, yol yokuş, darbe yedim ard arda,
Korku ümit toz duman, gezerim uykularda,
Duygularım hercümerç bambaşka sevdalarda,
Ne isteriz bilmem ki alyazmadan, leçekten.

Gel mevsimi gelmeden kulak kesil o sese,
Sibirya’dan Sina’ya diriliş ol herkese,
Dinle Ömer arz eyle her ruha her nefese,
Arasat meydanında müjde gelir felekten.

29.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Engelliyim Ben

Engelliyim Ben
....................Bu şiir tevafukun tanıştığım bir engelli kardeş Erhan Ölçer Beyin isteği üzerine yazıldı...


Vuslattır arzum Hay! Mevla’ya hasret,
Sahabe bakışlı engelliyim ben.
Rüyayı çatlattım yatmakmış kısmet,
Rayiha kokuşlu engelliyim ben.

Felçliyim yatakta ana kuzusu,
İsyansız ağlarım alin yazısı,
Yirmi bir yıl oldu zordur sızısı,
Kevsersi akisli engelliyim ben

Engelli bedenim ufkum medeni,
Refiya anamın yasam nedeni,
Çözüldüm yatakta bildim edeni,
Şefkate bakışlı engelliyim ben.

Bu dünya fanidir isyan yok hâsâ,
Cennetler verilir ihlâslı yasa,
Annemle kardeşiz verdik bas basa,
İmtihan yokuşlu engelliyim ben.

Duygulandım yine köz oldu sinem,
Ekinci dertleştik buz oldu sinem,
Konustuk nurlandı haz oldu sinem,
Hülyası nakışlı engelliyim ben.

Ömer’e duanız hediye olsun,
Cennete götüren sediye olsun,
Anneler annesi Refiye olsun,
Çorumdan çıkışlı engelliyim ben.

Bedeni engelli fakat ruhu kanatlanmış Erhan kardeşe ve o vefa ve şefkat abidesi öf demeden sırtında taşıyan annesi, Refia anaya saygılar sunarım…www.engellininsayfasi.com dan kas hastası dün tanıştığım Erhan kardeşin isteği üzere yazılmıştır

28.11 2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Engizisyon Gibi

Allah ı unutun dedi yobazlar;
Ot samanlık oldu onlarca mâbet!
Kaç asrın ruhunu yedi yobazlar,
Bağnazlık sayıldı her bir ibâdet.

Düşündüm kendimce sahi ne işti,
İtten imam oldu, eşek vaizler.
Kimisi uludu, kimi tepişti;
Şeytanı arattı bu kılavuzlar!

Aysbergler misali gizli el ele,
Engizisyon gibi, kimi gammazlar.
Gömdüm, mâzi derin darb-ı mesele,
Tarihle oynadı ipsiz cambazlar.

31.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Enkaz

Bakmayın siretime, ses veriyor aklarım;
Mâziyi geri çeker kütüklere saklarım.
Bir ömür yapayalnız, eskiyen yerlerimi,
Menfezlere gizleyip, kalbime yasaklarım.

Gülümse reâlite, zevâlde tüm aşklarım,
Mâtemi kucaklayıp geçmişimi yoklarım.
Âhenk ve huzurumu, kaybettim varlarımı,
Ben ki kemikten enkaz, taşımaz ayaklarım.

16.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Enkırmen

Basın ona ipotek
Tafra tüten yüzsüze
Boynu kalın sırtı pek
Pitbull değil bu köpek!

Metres serbest eş yasak
Kızıyorum köksüze
Bilmem nerden başlasak
Siz efendi biz tutsak(!)

Ve çirkef çark dürülür!
Milli ruh gerek size
Mizan düzen kurulur
Kin ve nefret sorulur...

08.10.08 Bursa

Not: Ülkeme,halkıma ve kültürüme saygı duyan habercileri tenzih ederim...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Erciş’e Van’a

Acı yes beraber neşve beraber
Varlığımın her rengini izledim
Tüllendim yaşardım titredim yer yer
Dirliğimin hoş cengini izledim

Semâvi hâl belki durgunluklarım
Kardeşe sitemim kırgınlıklarım
Ferhatlı şirinli yorgunluklarım
Yârenlerin ahengini izledim

Hüznüm bir başkadır acım bir başka
Milletçe el ele büründük aşka
İlâhi bir his bu ruhum bambaşka
Verenlerin serhengini izledim

Keder fasıl fasıl yaş fasıl fasıl
Beni ayrılıklar öldürür asıl
Gözyaşları coşmuş yer gök muttasıl
Körlüğümün nirengini izledim

Bir başka musiki yağar her yana
Doğu batı güney Erciş’e Van’a
Birlik yudumladım ben kana kana
Birliğimin mihengini izledim

26.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Erdem Beyazıt

Ölmüş (!)
Erdem Beyazıt
Ölmemiş
Az ilerde
Onun kapısında
Eşiğine baş koymuş

Sadece kelimeler
Öksüz kaldı o kadar
Hepsi bu

Ölmedi!
Erdem Beyazıt
Ölmedi…
Bizleri terk etti
Karşı rıhtıma vardı
Sizi terk etsi sizi
Görün artık görün
Körler yaşayan ölüler!
Erdem Beyazıt yaşıyor

Kalk üstadım kalk!
Göster ölü vakitleri
Vuslat tüten ahenkle
Yaşayan ölülere…

08.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Erenler

Er yürek arayın, birlikte erek
Esasen ermeye vesile gerek.
Ermenin en hâli, hiçlikte gizli,
Erenler aradım hep gizlenerek.

28.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Eriyorum

Gözlerimi kapamış gerçeğe eriyorum(!)
Zâtını düşündükçe şükür ürperiyorum!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Esbâb

Zaman hüzün yağar, mevsim an olur,
Yer gök menfez eder soluk mehtabı.
Belki de yeniden ilkbahar olur,
İçimde bir sevinç O’nun esbâbı...

Bülbüle hoş gelir gülün sevdası,
Leyla vuslat boyu aşkın yasası,
Hep beni kemirir yokluk tasası,
Ümit, yeis, hicran, eşya hesabı…

11.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Esince Rüzgâr

Başka inliyorum esince rüzgâr,
Gözlerim buğulu düşsem yollara.
Ruhuma akınca bunca şevleler,
İçlenir yüreğim hâlden hâllere.

Beni iyi tanır yıkık şadırvan,
Aktıkça içime saklarım her an,
Kimse beni bilmez meçhule koşan,
Sükûtu sürmüşüm sâde dillere.

Sokağa üfleyen ebedi göçler,
Apayrı kehkeşan ihtiyar gençler,
Ne kadar şivekâr bu beyaz saçlar,
Beni mahpus etti kalem ellere.

Temiz sâde yazar yazan ellerim,
Renk renk idealim ve hâyallerim,
Günbegün ağarttı şu gitgellerim,
Belki hatırayım gurbet ellere.

Büklüm büklüm sokak tok yatan açlar,
Yokuşta yolcular, derin yamaçlar,
Yalnızlık gel diyor neyi amaçlar,
Korkarım sarmayın ipek şallara.

Bazen yaş dökerim bir başka hazla,
Coşkun ırmak gibi O’na niyazla,
Bu dert bende varken mutluluk fazla,
Bülbül niye küskün acep güllere…

Bir yerde bahçeyim belki de arı,
Yaşıyorum lakin en son baharı,
Her lahza unutmam gerçek diyârı,
Bilmem yer var mıdır garip kullara.

12.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Esiveririm

Renkli hülyalarım neyin peşinde,
Kör-topal sözlerle amaç belirsiz.
Mıhlanmış davaya herkes işinde,
Ötenin sesiyle çıkar gelirsiz.

Esiverir ruhum meçhule doğru,
Rüya biter dehşet ve büyük çağrı...
Ufukta belirir doğruyla eğri,
Kapıma dayanır yetim dul hırsız.

15.01.2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------



Köpüren tebessüm içimde bade
Ötenin şevkiyle ruhumu sarar
Eşsiz hazinedir lakin dünyada
Vuslatı bilmeyen eş neye yarar

4.12.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Eşik

Tıpkı insan gibi uzanır eşik
İki ayrı yöne mânâ bileşik
Girişte çıkışta bir şeyler söyler
Aklım hep tabutta gülüyor beşik

07.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Eşitlik

Adalete ihânet, kararda kaygısızlık,
Erklerin eşitliği, kadına saygısızlık!
Kaderin güzelliği, kadın zârif ve nâif,
Fark edip tanımamak, şüphesiz duygusuzluk…

09.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Et Parçası

Et parçası kırılır, mıhlarsan hem mıhlanır,
Alaycı bir tebessüm, zorluyorsun uzaktan.
Bir yerlere göz kırpma, deve bile ıhlanır,
Sen yüreği taş adam sen kaçıncı kuşaktan?

Et parçası dirilir, O gün geldiği zaman,
Kim kimin çizgisinde, belirir yavaş yavaş.
Kim yaşamın kölesi kim Evlâd-ı Fâtihân?
Kalp,yürek aşk pek müthiş, aşk yürekte arkadaş!

10.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Evladı Resul

Ben bir veli gördüm pek yüce soyu
Menekşe bakışlı varış heybetli
Yaratana âşık sadıklar boyu
İksir her kelamı soruş hikmetli

Kıskanır melekler sessiz gülünce
Ölmeden ölünür hatme olunca
Cezbeler uçuşur nazar gelince
Engin nazarları duruş hikmetli.

Evlad-ı Resul hem bize emanet
Canlı sahabeler aynı sadakat
Hakkadır sevdası yolu hakikat
Sükûtu sohbettir görüş hikmetli

Nakış nakış ruha edep örülür
Nefis aynadadır günah görülür
Hakkın tevvabıyla tövbe verilir
Vesselam gardaşlar yarış hikmetli.

2004

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Evler

Kârûni duygular salar gör evim,
Vakfettim ilhâmı tuzak kurana.
Ölümsüz bir ufuk benim görevim,
Şâire övgü var baktım Kurân’a.

28.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Evrim

Dilinden akseder âdemin şanı,
Lisânı kirletir nefs-i zebânı
Azgınlaşır bazen yazık esefler!
Kendine benzetir masum hayvanı.

22.01.08 / Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ey Cân

Eşya benim âşıkta ben er de ben
Hayat ölüm gül cemâle perde ben
Günah benim vebâl de ben nurda ben
Söyle ey cân sen nerdesin nerde ben

12.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ey Nefsim

Aklında bir hacmi var ötesine geç
Teslimiyet ve idrâk gelecek er geç
İdrâkin ertesinde ses duyacaksın
Gururu terk eyleyip tevâzuyu seç

24.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ey!

Ey yokları var eden dertlilerin tabibi,
Bu inleyen yüzsüzü huzurundan çevirme.
Ey yüceler yücesi acizlerin sahibi,
Nisyanıma terk edip beni senden ayırma.

12.07.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Eyvah Eyvah

Riya vardır fiyakamda,
Yer gök inler eyvah eyvah.
Hem mevkimde hem makamda,
Suizanlar eyvah eyvah.

Gözler şaşı düz bakamam,
Nefsi elden bırakamam,
Ömür gitti meçhul harman,
Bilen anlar eyvah eyvah.

Ki bozukluk üç kuşaktan,
Her şey yoksun dayanaktan,
Bir gün gelir emir Haktan,
Ruhum inler eyvah eyvah.

Haberim yok hırkasından
Gidemedim arkasından
Şarkım kimin fırkasından
Kimi dinler eyvah eyvah

Orkestralar, hendeseler,
Perde perde hadiseler,
Ne olur ki hu deseler,
Gelin canlar eyvah eyvah.

Gösterişi terk ederek,
İhtirastan vazgeçerek,
Tevazuyu erk ederek,
Gitsin kinler eyvah eyvah.

Karıncalar, kelebekler,
Pür gayrette tüm böcekler,
İbret demez hele bekler,
Mevt insanlar eyvah eyvah.

Haydi, Ömer uyan artık,
Yok mu seni duyan artık,
Gel Kuran’a dayan artık,
Diğer dinler eyvah eyvah.

26.10.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ezan

Ok gibi dosdoğru minaresinden
Her seher ruhlara seslenir ezan
Mevla’nın en büyük emaresinden
Beş vakit meltemle süslenir ezan

Yeşerir sineler ezan sesiyle
Kehribar yüzlünün son bestesiyle
Ufuklar nurlaşır nur kâsesiyle
Çoraklaşmış ruhta ıslanır ezan

Hiçlik vadisinde secdeye davet
Davete koşanda yoktur adavet
Ezgisi gizemli ulvi beşaret
Huda kapısından beslenir ezan.

Ezansız anayurt hicrandır zahit
Anlatamaz bunu kaside beyit
Oku ezanı da duysunlar Seyit
Bilal’dan âleme seslenir ezan

Ben ezanla doğdum ezanla gülüm
Ezanla yaşarım ezanla ölüm
Ezansız vatan mı lal olsun dilim
Garip yüreklerde hislenir ezan

2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ezel Ve Ebed

Hayal mi dört biryan bu neyin düşü,
Geldik gidiyoruz gayesiz sanma.
O meşhur meydanda görün cümbüşü,
Bende de endişe belirsiz amma.

Her şeye rağmen ölünceye dek;
Tenha gece varsa gözyaşı vardır.
Yarabbi pişmanım! Terk ediş tek tek,
Kimin varlığında, kim bahtiyardır.

Çarpan dudaklarda vuslat hû hû'dur,
O’nu razı etmek ne büyük devlet…
Tevbe şelalede oynayan sudur,
İki ayrı âlem, ezel ve ebed.

16.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fani

Fanilik kulvarında mertlik varken hile ne?
Sonsuzluk aynasında ne mutlu son gülene…

22.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fareler

Safını belli et, dürzü daha net,
Bu kadar açık söz size ne deyim!
Vekillik ser çekmiş hadsiz ihanet
Matemle şehrâyin, yürümez beyim!

Barış demokrasi özgürlük yer yer,
Cehennemi andırır artık her biri.
Özgürlük çok yakın(!) anlarsan eğer,
Meydan er meydanı saldım tekbiri!

Bu günler bir başka esiyor rüzgâr,
Hayal edemez ki, dağda fareler.
Şûheda hem nedir kimden yadigâr,
Şehitle hu çeker,hu minareler.

19.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fark Eyle

"Âhâd olan Allâh”ben, sen, biz, siz yok,
Var olan sadece yalnızca Allâh!
Aczini fark eyle putlarını yık,
Bırak macerayı, kurtul inşAllâh.

29.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Farkettim

Terk edemediklerim, bugün yarın ve dünüm,
Fazıl gibi çilekeş, Nazım gibi sürgünüm
Tolerans ne bilirim, seyredenin yüzünde;
Farkı farkettim artık, yorgunum ben yorgunum!

28.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fasit Daire

Ömrüm lafla geçti zanlarım kat kat
O günü düşündüm ne der hâkikat
Fasit daire hep dönüp dururum
Durmadan perdeler ağır meşakkat

15.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fazıl Say

Fazilet mi olur Fazıl koyunca,
Zillet kervanında yollanır Fazıl.
Ürperdim yutkundum ülke deyince,
Kimin nağmesiyle dillenir Fazıl.

Bu Fazıl davacı hem de hâkimdir,
Firenkce bestesi bu Fazıl kimdir!
Ne menem düşünce bu nasıl kindir,
Nobel kokusuyla ballanır Fazıl.

Oratoryo ruhun konçerto işin,
Bilirim hamurun mürit dervişin.
Konağın Berlin’de Fazıl kardeşim,
Avrupa duyunca hallenir Fazıl.

Planlar sinsice inceden ince,
Fazıllar çoğaldı ülke boyunca,
Kimleri sırtladık Fazıldan önce,
Asmalı konakta allanır Fazıl.

Nereye dur hele karanlık derken,
Kızını unutma sakın giderken,
Planın iflasta sızınca erken,
Köküne üflüyor dallanır Fazıl.

Yaşasın Mehmetçik yaşasın ordum,
Yaşasın Fazıllar (!) Ah garip yurdum,
Hiç şehit gördün mü Fazıl diyordum,
Hoyratça ülkemi kullanır Fazıl.

26.12.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fedakârlık

Benlikteyken akıl verir zavallı,
Çok uzadı o uslanmaz diliniz!
Beş paralık nefesin var kavallı,
Beni değil liyakati biliniz.

Sükûtumda bir noksanlık arama,
Toleransı görmemezlik ihanet…
Var aslında çok çözüm var, var ama
Bilmem ne der fetvasında diyanet.

Sabrettimse edebimden arımdan,
Çok kaçıyor bu günlerde atınız.
Vazifeyi çıkarırsam durumdan,
İdrâk edip sözlerimi tutunuz.

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Felâket

Anlamsız söz dolmaz kap
Vasıfları ıstırap
Ne vicdan der ne hicap
Adam değil felâket

Irgalanmaz yüzü kir
Akli idrakten fakir
Ne izzet var ne fikir
Adam değil felâket

Renk çok tekâmül alık
Korkuda kalabalık
Gerçekte bin bir kılık
Adam değil felâket

Fiil nedir dön bir bak
Şâir şuura uzak
Hep ihânet hep tuzak
Adam değil felâket

12.02.03 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Felsefe

Kıt akılın ağında, kelepçeli hürdünüz,
O' uhrevi diyarı yine düşündürdünüz.

23.09.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------


Ferace

Dörtlüklere el ele
Yürüyorum tek hece
Şiir yüzlüm gel hele
Gel kaçalım bu gece

Dört biryanım meçhul yâr
Mecnun gönlüm ne arar
Sen çiçeğim sen rüzgâr
Sen sihirli bilmece

Koş sonsuza durma gel
Tutsağın et beni al
Benimle doğ benle öl
Sen ruhumda ferace

15.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Feraset

Hem Müslüman aldanmaz,
Murâkabe tekliyor.
Derdi olmayan yanmaz,
Dert anlatmak daha zor…

Vuslat uzak yer sağır,
İslam garip kulluk hor,
Bir düzine hayal kur,
Mehdi gelir sen otur

Her yer bir tufan dibi,
Nesepsizlik terkibi,
Asrın gerçek sahibi,
Uyan adam kafa yor!

20.07.2009 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ferhat’ın Çığlığı

Nedir bu dünyanın akı karası
Belki ifşâ etmek yok varım olur
Sâmimiyet ilhâm duygu arası
Gerçeği yaşamak tek kârım olur

Hani bâde derler ilâhi elden
Konu derincedir, incedir kıldan
Gelin söz edelim ebed-ezelden
Aynalarda gezmek zararım olur

İfadem kendimce gördüğüm gibi
Mısralar zihnimde kördüğüm gibi
Hüznü tabutlara sardığım gibi
Ferhat’ın çığlığı efkârım olur

Eşsiz değerleri boşa eskittim
Günâhlara düşe düşe eskittim
Ve hesapsız koşa koşa eskittim
Cürüm pişmanlığım ikrârım olur

Kefenim yıkasa tevbeli testi
Sanki yolculuk var bir şeyler esti
Gözlerim kaparsam bir akşamüstü
Belki Liva-ül Hamd diyârım olur

02.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Feride

Boncuk boncuk gözler canım meleğim,
Mor pembe yanaklar güler Feride.
Gül yüzlüm uyuma yanan geleyim,
Rengârenk uykuya dalar Feride.

Feridem gülünce eser ağaçlar,
Goncalar ney çalar oynar yamaçlar,
Burcu burcu kokar tüllenir saçlar,
Dedeye hoş koku salar Feride.

Torunum nurludur Ömer gardaşım,
Sevinçle yaşarım sevinç gözyaşım,
İsmail Yıldız Hay kulluktur işim,
Beşikte melekle güler Feride.

Sizleri kutlarım ben de yürekten,
Feriden nur gibi her türlü renkten,
Huzurla büyüsün dileğim Tek’ten,
Nasipse gelinim olur Feride. :)

06.06.2006 Bursa

Değerli yazar Sayın İsmail Yıldız dostumun isteği üzere mayıs ayında dünyaya merhaba diyen biricik torununa ithafımdır.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fethiye Kültür Merkezi SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ Anma Proğramına Davetlisiniz...

Sarıkamış Şehitlerini Anma Proğramı
____________________________

Saygı Duruşu
İstiklal Marşı
Açılış Konuşması
Belgesel Sunum

PANEL

Yönetici:Prof.Dr:Ç.Yusuf OĞUZOĞLU
Panelistler:Timsal Karabekir (Kazim KARABEKİR in kızı)
Prof.Dr.Cemalettin TAŞKIRAN
Prof.Dr.Ç.Volkan Akyol

Ozanlar:Aşık Temel Turabi Ve Arkadaşları
Şair:Ömer Ekinci Micingirt

Yer U.Ü.Fethiye Kültür Merkezi
Tarih:06 OCAK 2008 Pazar
Saat:13:30

Katılımcı Dernekler

Sarıkamış Kültür Ve Dayanışma Derneği
Kars,Ardahan,Iğdır Dernekler Federasyonu
Ardahan Dernekler Birliği

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fetva

Dinledikçe mevzi alır duyular
Cama çıkmış fetva verir ayılar
Zihin firar göbeğinden buyurur
Öyle ister Karun yüzlü dayılar

08.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fırıldak

Sözleri fırıldak şakakları kir
Adam kızıl amma diyemem kâfir
Şeytanın vekili izândan ırak
Mekânı kaybetmiş nefse misafir

14.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fırtına

Fırtına kopuyor duada ruhum
Bir Leyla aradım bakışı ela
Geceyle söyleşip ve dinliyordum
Her yanım karanlık her yer Kerbela
Fırtına kopuyor duada ruhum

Vücudum yanıyor estikçe rüzgâr
İçimde uğultu ses yavaş yavaş
Gülde tomurcuk yok bülbülde de zar
Bende de bir başka bambaşka telaş
Vücudum yanıyor estikçe rüzgâr

Geceyi delince şu ezan sesi
Orkestra başladı karşıki parkta
Sevdaya sevk etti hemen herkesi
Hüzünlü diriliş coştu şafakta
Geceyi delince şu ezan sesi

20.10.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fısıldar

Yer gök hep fısıldar Bâkiyi insanlara,
Öteleri tattırır ölümsüz vicdanlara.
Sonsuzluğun azmiyle gürül gürül beraber,
Safını belirleyip ne mutlu koşanlara…

30.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fıtrat

Takdire rızadır ihlâsta gerçek
Pişmanlık ve gafletin farkında mısın
Dünyayı sevdikçe putun sürecek
Yoksa nankörlerin çarkında mısın

Hem vuslat ilminde büyük çile var
Baki’yi idrâk ret, aksi intihar
Tekin takdiridir aradığın sır
Fıtratın ahenkli arkında mısın

06.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fıtraten

Aklım bendende kıt enâniyet tam,
Sabri tekmeleyip, koptum zincirden.
Unutmayınız ki; ölümlü dünyam,
Menfaat, maddiyat, gurur kibirden.

Dünün telafisi, düne nispette,
Zavallı oluşum tokluğumdandır.
Var mıdır telafi tekrar kısmette,
Çokluğu çok görmem tekliğimdendir

İki tür yaratık, insan ve diğer,
Şeklin ötesinde şekiller vardır.
Dostluğu yürüten seyirse eğer;
Gerçeğin yoluna seyirler vardır.

Yiğitlik odur ki dost ola Tek’le
Düpedüz bu sözler okluğumdandır
Dostum kâinatla, bazen sinekle
Sinekle dostluğum b…kluğumdandır.

Vadem mi geliyor daldım derine,
Ama ve fakatsa pişmanlık vardır.
İlahi ikramdır yâri erine,
Açıkta cinsellik aşkı inkârdır!

Aklım ermiyorsa ezel ebette;
Izdırap, çilede yokluğumdandır!
“Ben”imi var ettim “hiç” müebbette,
Belki de fıtraten çokluğumdandır!

11.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

File

Petek deseniyle pek hoştu file
Gün ola o günler geriye gele
Pazarcılar vakur pehlivan mertti
Ne desem bilmem ki boşa nafile

14.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Filistin

İnsanlık Gazzede öldü sultanım
Ufukta vuslat var kimse demesin
Geceler rüyamı çaldı sultanım
Med vakti ittihat kimse demesin

İçimde bir tufan azgın tarumar
Sokaklar şen şakrak bilmem ne umar
Filistin sancısı ateşten kemer
Yanmadan nüsret var kimse demesin

Çok ağır matemim salmışım yasa
Firavun ve Şaron nerdesin Musa
Ölüm tadıyorum her gün bir buse
Siyonist irsiyet kimse demesin(!)

01.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Firak

Ümidi kurumuş sineler çorak
Gençliğim yanıyor göremiyorum

Düşman ak mâziye elinde orak
Kaldırmış çekici soramıyorum

Gülüşür arsızca çalar çıngırak
Hem çalar hem oynar duramıyorum

Kıpkızıl ümitsiz bakışlar kurak
Ben buna bir akıl veremiyorum

Çark edip dururum koşuyu bırak
Kaybettim ruhumu bulamıyorum

Horlandı tarihim dede der moruk
Kesildi nefesim alamıyorum

Sokaklar sis duman ifadem kırık
Doğruldum kendime gelemiyorum

Hikmet-i sual mi tövbeler Halik
Vardır bir sebebi bilemiyorum

Takati tükettim her halim firak
Micingirt güldürme gülemiyorum.

14.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Firavun'a Eşdeğer!

Miras kalmış adeta zaman hicran zaman dert,
Gözlerim ateş gibi yalnızlığı elemiş.
Hep ızdırap altında bakır renginde zahmet;
Ellerimi bırakıp ruhum kelepçelemiş.

Kendinden kerametler, mantık suya gizlenmiş,
Bir tabut boyu yakın, zulmet başka nur başka.
Bayramlık çocuk gibi öptükçe temizlenmiş
Sevgiliye adanmış aşk başka onur başka.

Ben ak kefen giyindim, ölebilirim beyim;
Korkun yalnızlığımdan bilinmeyen o günde!
Keskin hain itleri bir gün geberteceğim,
Ya bir bayram gecesi ya da uzak sürgünde...

Vakit kardeşlik vakti, muhkem ufuklara eş;
Kanım göğe sıçradı, kalbim küt küt küt vurur.
Yüzüm nere çevirsem kan kin salıyor kalleş,
Tüm renkler toparlanın görün kimler kudurur.

Zaman ağu çemberii zaman ağır zaman zor,
Mevsimle dönüyorum, zaman durulur belki.
Kutsallarla oynaşır, yine cuma geliyor,
Saf saf sokak ortası, nasıl Zerdüşt bilmem ki.

Ve bütün varlığımla şaştım ben şaşıyorum,
Birkaç aydın havlıyor, başka ülkede var mı?
Geleceği kaybetmiş, geçmişi yaşıyorum,
Kulağıma fısılda, köksüz ağaç yaşar mı?

Haydi, gel ver ateşe koş gel maşanın eli,
En kara ölümleri vampir severmiş meğer.
Her yer mayın döşeli, kan renginde bedeli
Timsahlarda ağlarmış, Firavun'a eşdeğer!

03.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Firavun

Özlüyorum
Gözümde bir damla kan
Sultan Abdülhamid Hân
Özlüyorum

Gizliyorum
Yokum insandan yana
Umum İslam virane
Gizliyorum

Gözlüyorum
Her gece perde perde
Gazze öldü ilerde
Gözlüyorum

Sözlü yorum
Girmişim cam kafese
Eurovizyon ve Hadise
Sözlü yorum

Közlü yorum
Olmert Barak ve Neron
Hep Firavun hep Şaron
Közlü yorum

05.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Firuze

İstemem ben paye nişan endaze,
Altın çağın her zerresi taptaze.
Sonsuzluğun ahengi ve tefekkür…
Ruhum sarsa semavi bir firuze.

16.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fitne

Günbegün anbean renk renk yayılır,
Adeta her zihne mührünü vurur.
Boy cins ve üstünlük fitne sayılır,
Varlıkta yokluğu arayıp durur.

Günah, şirk ve bela, zevk-sefa aksın,
Şerrin gayyaları gelir ard arda.
Vicdanı dağlayan ses duyacaksın,
Benlik halka halka her bir noktada...

Yeis, matem, hicran, tasa ve hüzün,
Hep koyu iklim ya, bana zül düşer.
Yüzünde soğuk ter gece gündüzün,
Bir eşref saatte belki hâl düşer.

17.02.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Fiyaka

Ölümle izledim nasihati hep,
Vefasız hislerim gözü kararttı.
Sitemim kendime buna ben sebep,
Lokmanı ararken sızılar arttı.

Benim ki bencillik kibir ve caka,
Biraz son pişmanlık biraz fiyaka,
Gayeden bihaber gidilmez Hakk’a
Boşuna mı haşa bizi yarattı.

15.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Flört

Çözülüyor sevdalar çıplaklığı giyerek,
Aşka kemend vurulmuş flörte aşk diyerek…

01.03.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gaflet

Söze müptelayım dilim biçare,
Konuştum konuştum ve kalakaldım,
Öğrendim sükûtu ama ne çare,
Edepten bihaber gaflete daldım.

Ne geceyi bildim nede gündüzü,
Kaybettim baharı buldum son güzü,
Aniden düşündüm yakın sonsuzu,
Büründüm tövbeye kendime geldim.

15.03.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gaflet

Zihinler kırbaç gibi, arenası yuların.
Yaşayan kadavrası pervazsız uykuların!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gam

Gamı boğazlayıp bir gece assam
Salınsa göklerde her an upuzun
Karakalem ile resmetse ressam
Seyretse gamsızlar gelip sonsuzun

Tasa yudum yudum ruhum inliyor
Çarketme çarketme çarketme diyor
İfrit sessiz sesiz gelip gidiyor
İstemem zevk sefa merhaba hüzün

25.05.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gaye Ne

Usta ifşa eyleme, yöneliş kim pâye ne,
Şair isen hem madem, şuara hikâye ne…
“Her vadide gezerler”hüsrana uğrayanlar.
Şan şiire ihanet, ediplik kim gâye ne!

25.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gazel Gibi

Artık sonbaharım ben gazel gibi
Anbean çöküyor sonun kubbesi
Kefene yaklaşan beyaz el gibi
Uzanır ruhuma ölümün sesi

28.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gazze

Fosfordan bulutları, petrol değil kan arklar;
İnsanlığı öldürdü, Hitler diyen korkaklar!
Nemrut Şaron nerede, söyle nere gittiler?
O’na yürüyen yoldan fersah fersah ıraklar…

23.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gazze...

Fosfordan mağmalar güneşi yaksın,
Süt kokan eyvahlar ortaya çıksın!
Belki bir Osmanlı gelip tekrardan,
Vicdana üfleyen ses duyacaksın.

08.06.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Geceler

Büyülü… Neler neler
Buhur buhur derinden
Yeşeriyor geceler
Mağribin dem yerinden

Var sebebi elbette
Beni hep benden alır
Ruhumsa müebbette
Benden uzakta kalır

Gece benimle ağlar
Aynen sanki ben gibi
Varlık hep kara bağlar
Çarpar yokluğun dibi

10.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Geceler

Ateş yüzlü geceler, iniltili kütükler,
Er bıyıklı gayyalar, artakalan sürtükler.
Vicdan yeksan besbelli, hissiyatlar serseri,
Sessizliğin çığlığı, sessizliği dürtükler.

23.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gecelere Sordum

Köz döken gözlerim aleve sabret
Gözler tasavvuru ateşe verir
Belki göz yaşlarda gizlidir ebet
Aşkı düşündükçe ruhum yeşerir

Bende anlamadım bendeki huyu
Bazen renksiz kalır bazen pembe mor
Günbegün tükenir beynimin suyu
Rüya ikliminde sanki kudurur

Donakalır rüya ve sonra biter
Nasıl anlatayım bilmem ki bunu
Uyanırım baygın dört biryanım ter
Gecelere sordum derin uykunu

10.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gecenin Türküsü

Rüya düştü gece gitti desen de,
Tekrar sardı hislerinin büyüsü.
Yalnızlık yok, sen bendesin ben sende,
Ağır olur, sensizliğin öyküsü.

Keşke güneş doğmasaydı kal biraz,
Tebessüm et, yüreğime şiir yaz.
Rüyalarda var mıydı hem itiraz,
Tadımlık düş,şairlerin uykusu.

Ruhunu aç, gerçek mana ser gelsin,
İşvelerin duyuşumu ne bilsin.
Rüya bu ya hissiyattan sebilsin,
Senin değil bu, gecenin türküsü.

21.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Geçecek

Kuşatıp gecemi verdin acını
Eşsiz duvarları atlattın tek tek
Nasipse içersem hiç ilacını
O gün bütün güller renk renk açacak

Hep mağrip duygular ruhumu eler
Sahilsiz koşturur sabahlara dek
Zihnim hendesesi derin geceler
İnşallah hayırla gelip geçecek

27.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gel

Gözsüzlere sultanlıkta ne var ki,
Kulluk denen zirveleri aşta gel.
Sır dağından öyle hisse çıkar ki,
Sular gibi yatağına düşte gel.

Tüm mahlûkat Süleyman’ı sormadan,
Son nefesin kucağına girmeden,
Bulutları rüzgârları yormadan,
Yağmur gibi yamaçlardan taşta gel.

Ak ve kara bilir misin beyazı,
İsyan ile harmanlama niyazı,
Karakışın inadına bu yazı,
İlkbaharın en başında, başta gel.

Zevki sefa genlerimiz plazma,
Toprak biziz, biz toprağız dur kızma,
Birkaç mertek bir beyaz bez bir kazma,
Tak tasmayı at eşyayı boşta gel.

Ağa değil paşa değil bey değil
Bu saklanıp atılacak şey değil
Izdırabın musikisi ney değil
O kutlu ses okunmadan beşte gel

Nedir bilmem paye nişan endaze,
Onun hüznü yüreğimde taptaze,
Ruhum sarar semavi bir firuze
Sonsuzluğun sofrasına koş ta gel.

Tıpkı mecnun gibi belki bu şiir
Hüzün vadileri bire bin verir
Gözyaşlarım zemheride yeşerir
İstersen sen zemheride kışta gel

Gurur kibir tekmilini yıkıp gel,
Ağla biraz ciğerparen bakıp gel,
Bir kerecik, bir kerecik çıkıp gel,
Yükün ağır taşıyacak yaşta gel!

07.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gel Canım Benim

Sevdalarım sızlar yaban elinde,
Kan ter içindeyim gel Canım benim.
Dört bir yanım hazan aşkın elinde,
Tasalı gönlüme gül Canım benim.

Ne gecenin tadı var ne de gündüzün,
Hasat yele gider sensiz her güzün,
Tükendi yaşlarım kalmadı hüzün,
Bak hicranlı kalbim al Canım benim.

Kan revan gözlerim yüreğim nemli,
Kupkuru bedenim ruhum elemli,
Çıldırmış deliyim düşüm sanemli,
Bir buse kokundan sal Canım benim.

Alev alev içim yine doluyum,
Ne olur bu defa gel de geleyim,
Ben Ömer değil ki Mecnun deliyim,
Bu gece rüyama gel Canım benim.

27.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gel de Anlatıver

Uykuyu solukla gel bende uyan
Demirlerle kaplı sedire yasla
Hasretimle kırpış yüzümle boyan
Yüreğin tutayım hoş iltimasla

Kuytular tertemiz sensizlik izi
Sabretmek gerek ki olsun meyvası
Ötenin gölgesi aşkın temyizi
Yosmalara mahsus nefsin hevası

İzânı eskimiş arda kördü hep
Namusluda namus namussuz da et
Engerek çıyanlar zânnı ördü hep
Bakışı hâinlik sözü necaset

Aşkın derinliği vakitlere bent
Ömürlere ömür doğuşa ebe
Kim bilir belki de Leyla’ya kement
Gel de anlatıver aşkı merkebe

08.03.03 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gel de Kızma

Nefret verdi yaşadığı kuşağa,
Gel de kızma İmralılı eşeğe!
Semerini Avrupa’dan sırtlamış;
Pislemiştir baş koyduğu döşeğe!

18.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gel Hele

Ne bakarsın yağmur gözlüm yüzüme
Vuslat zamanıdır durma gel hele
Sevdam büklüm büklüm inan sözüme
Ceylanî bakışla vurma gel hele

Menekşe bakışlım bumu kaderin
Kalbim hicran yüklü sevdam çok derin
Ya beni öldürün yâ da gönderin
Eteği sırmalı durma gel hele

Adın billur billur yazdım dağlara
Vallah yar etmezem başka sağlara
Sensiz hazan düştü bütün bağlara
Kolları burmalı yorma gel hele

Kumru gibi, tutsak oldum hem sana
Kömür gözlüm sensiz öldüm ben ama
Mecnun neymiş leyla kimmiş sor bana
Yaralı kalbimi kırma gel hele

Gel beraber acı çorba içelim
Aşk yolunu Yunus gibi seçelim
Bu diyardan o diyara kaçalım
Ölmeden bedenim sarma gel hele

11.08.2005 - Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gel İşareti

Gaflet mahzeninde uyurum yaz kış
Uzaktan izlerim haram ayları
Yalandan bir duâ peşinden alkış
Hiç sevmem nedense tramvayları

Belki duygularım yok sanacaksın
Beni terk etmez ki elem mereti
Sende benim gibi aldanacaksın
Bekliyor köşede gel işareti

Hem köşe dediysem ecelin ağı
Acaba yerim mi altı çamların
Ben beni düşündüm birde şafağı
Yanında olmasın puşt yamyamların

10.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Geldi

Koştuk mabetlere dediler dinci
Şükür pes etmedik bunca yıl oldu
Mümin Hakk’a varan eşsiz akıncı
Bu hâlle şükrettik bayram da geldi

17.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gelemedim Efendim

Ölümsüzlük sesi... Hay! Körfezden eser poyraz,
Aşkınla bütünleşip, kalacağım efendim!
________________Kalacağım gül yüzlüm


Hazan düşmüş bağıma, gönül bağım pür ayaz,
Şefkatinle ısınıp, güleceğim efendim!
________________Güleceğim gül yüzlüm


Ruhum şaşkın ben şaşkın, bağırdım avaz avaz,
Kaybetmişim kendimi, bulacağım efendim!
________________Bulacağım gül yüzlüm


Duygularım kör düğüm, ne ihlâs var ne niyaz,
Hem ruhumu tövbeye, salacağım efendim!
________________Salacağım gül yüzlüm.


Hıyanet mi bilmem ki, ne yol bildim ne de iz,
Ve ümmetin kölesi, olacağım efendim!
________________Olacağım gül yüzlüm


Dua sahte yaş sahte, ruhum perişan sensiz,
Gül kokunu alınca sileceğim efendim!
________________Sileceğim gül yüzlüm.


Nur Zeynepler toplanmış biraz niyaz biraz naz
Gözyaşımla yıkanıp, geleceğim efendim!
________________geleceğim gül yüzlüm.


İrem bağı her taraf, ruhum dirildi biraz
Sonsuzluk ırmağına, dalacağım efendim!
________________Dalacağım gül yüzlüm.


Ümmetin ben Ömercik, sen rahmetsin sen gül yüz,
Gül kokuna gömülüp, öleceğim efendim!
________________Öleceğim gül yüzlüm.


02.06.2006 Bursa -İzmit

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gelin

Çöle tomurcuğu ekmeğe gelin
Teslim bayrağını çekmeğe gelin
Gerçek seslenişi seyredersiniz
Zulmet hisarını yıkmaya gelin

Sükûtun sesini duyarak gelin
Davranış kirini yuyarak gelin
Görüp idrâk edip hasredersiniz
Verenin gücünü yayarak gelin

Zannı terk eyleyip teperek gelin
Sevginin alnından öperek gelin
Mevlâna misali neşredersiniz
Aşk ile gönülden koparak gelin

09.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gelin Tanış Olalım

“Gelin tanış olalım” ne deruni sözdeler;
Çile ile yükselen, gönüldeler gözdeler!
Tanzanya’dan Bosna’ya, Avrupa’dan Asya’ya
Aşk, liyâkat Türkçeyle, bin bir renkle bizdeler!

30.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gelişen Kurban

Gördüm ki Horasan erenlerinden,
Süzülüp sessizce gelişen kurban...
Buram buram himmet gelir derinden,
Selamı selamla alışan kurban...

İçim bir hoş oldu sesi duyunca,
Billur billur mescit gece boyunca,
Tövbe aşk göz yaşı kalbe koyunca,
Bakışıp hüzünle dalışan kurban...

Melekler pür dikkat sihirli sesler,
Nağme-i ezkarla çıktı nefesler,
Muhabbet tüllendi barıştı küsler,
Tebessüm iksirli gülüşen kurban...

Her ırktan her renkten canlar toplandı,
Nefisler göründü ruhlar aklandı,
Çorbalar içildi huzur kaplandı,
Huzurda namazı kılışan kurban...

Bir başka hasretlik sardı herkesi,
Evlad-ı resulmüş, Hakkın gölgesi...
Allah bes yok heves var mı ötesi,
Feyizli kokuyu salışan kurban...

Bu nasıl rüyaydı bu nasıl hasret
İçime bıraktı bir acı kasvet
Yaradan Ömer’e eylesin nusret
Vatandan vatana gelişen kurban

29.06.2006

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Geliyor...

Ey fâtihân evlâdı! Fatih olmak çok mu zor?
Mesafeler kat etmiş yeni nesil geliyor…

Bitti ızdırap bitti! Küfür söndü sönüyor,
Coştu beyaz atlılar, fasıl fasıl dönüyor.

Rüyalarım rengârenk! Bak mehteran pür hazır,
Büyülendim adeta sardı beni bir huzur.

Ne tat aldın Mozart’tan? Şaşırdım, şaşıyorum!
Benim şarkım gül kokar, ruhunu taşıyorum.

Çöküntünün içinde, ne arasın sen neci!
Zirvelerden ses gelir, ötelerden haberci…

Haydi, katıl kervana, beklemeden eceli,
Nemrutun ateşinde gül olmaktır bedeli.

Altın nesil geliyor… Tarihiyle beraber
Sonsuzluk ikliminden, peki senden ne haber?

Ey fâtihân evlâdı! Fatih olmak çok mu zor?
Mesafeler kat etmiş yeni nesil geliyor…

02.10.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Geliyoruz Genç Der

Mefkûresi hayatın
Furkanla geliyoruz
Altın çağı biâtin
İrfanla geliyoruz

Vazedilen dilekler
Ulu kavga aşk bekler
Veysel kokar yelekler
Cananla geliyoruz

Fatihlerin dengiyle
Alparslan’ın cengiyle
Bilallerin rengiyle
Ezanla geliyoruz

Duâ arşa varırken
Ruh diriliş ararken
Çile hüzmeli cepken
Hicranla geliyoruz

Kaç asra denk zamanla
O kutlu heyecanla
Ve bitmeyen ummanla,
Kuran’la geliyoruz.

Sür atını duy sesi,
Şahadettir bestesi
Ölüm nedir ötesi
Lokmanla geliyoruz

Kaç asırlık sancıyla
Ana baba bacıyla
“Genç-Der “iman gücüyle
İmanla geliyoruz

Ulu sancak gözde yaş
Bekleyemem arkadaş
Sükûna er tez yetiş
Sultanla geliyoruz

19.01.08 Bursa

Hanzala Bey Kardeşime ve Gençlik Kültür Eğitim ve Dayanışma Derneğine ithaf olunur...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gelmezsin

Nedir bilmem sendeki bu endaze,
Yok olmuşum gizlerinde gelmezsin
Ruhum sarar taptaze bir firuze
Ne var bilmem sözlerimde gelmezsin

Tıpkı mecnun gibi belki bu şair
Hüzün vadileri bire bin verir
Gözyaşlarım zemheride yeşerir
Yeşersem hep dizlerinde gelmezsin

Gurur kibir tekmilini yıkıp gel,
Ağla biraz ciğerparen bakıp gel,
Bir kerecik, bir kerecik çıkıp gel,
Ölsem mavi gözlerinde gelmezsin

31.01.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gen Ve Harita

Aynen tarih gibi, gen ve harita,
Durmadan soruyor bizim kerata.
Genimiz Türk ama; renk gök kuşağı,
Zaman derin kuyu,bilim safsata.

30.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gençlik

Edep terk eylemiş ana yurdundan,
Diyen yok ki acep nere gidiyor.
Asi olmuş ana, baba, ataya,
Vah gençliğim eyvah nara gidiyor.

Alçaklık her hali sağı ve solu,
İffetten eser yok necaset dolu,
Yaşa hayatı der yaşayan ölü,
Ağır ağır ölüş, gora gidiyor,

Kapıyı kapadım girmesin eve,
Kültür empozesi baksana deve,
Adını koymuşlar cam fanus tv,
Salyalar akıtır nere gidiyor?

Bilir misin Ömer edep vereni?
Şarkı söyler adı olmuş neremi,
Gözü görmez büyük küçük yareni,
Sanki cennet almiş yâre gidiyor.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gençlik Nereye

Şaştım kaldım, sustum, oldum divane,
Hele bir cevap ver, gençlik nereye?
Fikir, zikir, şükür hepsi bir yana,
Ne olur bir sor, gençlik nereye?

Sağcısı, solcusu hepsi bir âlem,
Ne fikir ne kaygı, bakışı elem,
Kan ağlıyor ülkem ben nasıl gülem,
Gözün aç biraz gör, gençlik nereye?

Yavru meyhanede, ana figanda,
Gözleri buğulu baba isyanda,
Bekliyor kara gün iki cihanda,
Ki vebali çok zor, gençlik nereye?

Baykuşlar dost olmuş, bülbüller yaban,
Kurt kapmış sürüyü, duyarsız çoban,
İstikbal bulanık, eğitim çıban,
Susma bir akıl ver, gençlik nereye?

Değilim ümitsiz lakin uyarı,
Sarraf olmuş hepsi bilmez ayarı,
Bu nasıl eğitim, ilim diyarı?
Biraz beynini yor, gençlik nereye?

Ne sorarsın Ömer gençlik nereye,
Şöhret ister şöhret! Tapmış paraya,
Akıl terki diyar mahkûm biraya,
Dönüyor başım der, gençlik nereye?

16.8.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gerçek

İntikâm cürüm hep aklım barışta,
Kehânet ararım birkaç kuruşta.
Günahkâr cesette kalır mı acep;
Ruhumu ürpertir aşk yakarışta…

İhmal ettiğim şey “gerçek” yarışta,
Ben ifşa peşinde, ruh yalvarışta
Yaşadığım şeyler gelir mi acep;
Benimle birlikte O’na varışta!

09.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gerçek

Zamanı ölmez görüp, görmezlikten geliyor,
İdrâk ve tekâmülü, boş verin ecel diyor.
Görmediği sürece vereceği cevap yok,
Geçmişi çifteleyip, çiftleşip geceliyor.

Ve ölümden kaçtıkça ölüm yaklaş gel diyor,
Ölenler ardından, yaşamak güzel diyor,
Hem ötenin ardında pişmanlıkta sevap yok.
Tehlikeyi fark etti, keşke’yi heceliyor.

06.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gereçek Liyâkat

Hele anlatıver ak nesli baştan,
Dâvâyı hatırla arada ağla,
Tâ Âdem'den beri nefsle savaştan…
Doğrul ve gayreti gayeye bağla.

İnancın üstüne küfrü estirme,
Sonsuzluk yolunu neşeyle bekle.
Sakın çokluklarla azı bastırma,
Gönül kazanılmaz topla tüfekle.

Çok şeyde sükûn var aşkı bilene,
Yârin sevdiğine hıyânet etme.
Kim inanır Darwin denen yalana;
Şirke boyun eğip sözü çiğnetme!

Kader değişir mi, değişmez bizde,
Unutma ki aynı miskinle yatan.
Dön bak hararet var ayda yıldızda,
Koca kâinatı kimdir oynatan.

Huşû kaplayınca gizle duyurma,
Sükûtu hayal var ızdırap kat kat.
Nasihat eylerken oku buyurma,
Haddini bilmektir gerçek liyâkat!

11.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gerek Yok

Sabah seherinde bir yerlerde ol
Çiçeklerde su vicdanlarda ter
Yedi iklim dolaş renklere sokul
Öyle içten ol ki öyle içten yâr

Gözlerini sustur ıslatma teni
Âşıkta bilinmez ölüm nedeni
Bir fakir gitti der verir bülteni
Gayrisi gerek yok yeter bu kadar

11.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gıcırtı Sesleri

Yol tezek kokuyordu, karakışın izi var
Gösterişsiz yürüyüş dağ taş yorgun ve asil
Gıcırtı sesleri hep, sanki geçmişi arar
Ah! Kimler anlar acep, anlayanlar muttasıl

10.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gibi

Ürküntü arasında, zor beynimi ovalar,
Dilenciler sokakta zabıtayı kovalar.
Birkaç asır mesafe, Kisra’nın özlemiyle;
Tasmasını koparan it gibi burjuvalar

04.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gibidirler

Hep kendine yaşayıp, zannı geçen kibirler;
Görenlerin azabı, çukurun dibidirler!
Ve gayeyi dert edip, teslim olan yiğitler,
Sadakat noktasında sıddıklar gibidirler.

26.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gibiyim

Uhrevi çile aşk apaçık vaaz;
Ben ise sahilsiz eser gibiyim,
Bir yanım karakış bir yanım poyraz,
Vaazı vaazla keser gibiyim.

Zihnim matkap gibi boynumda yular,
Yok yok esintisi ruhuma dolar,
Avare sessizlik zamanım yolar,
Köhnede pas tutmuş eser gibiyim.

09.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gibiyim Sanki

Hemen başucumda Hamitler varken;
Kimsesiz mezara tabiyim sanki.
Hayat ırmak gibi yüzüp giderken,
Karakış, zemheri, tipiyim sanki.

Ruhum Fırat gibi yüreğim hissiz,
Beynimde velvele, gecem pek sessiz,
Yetim çocuk gibi, kimsiz kimsesiz,
Ben hâlâ sabiyim, sabiyim sanki.

Sözlerin iklimi kimin rahmeti,
Kovarsan çok kaçar şiirin atı,
Müptelayım divan edebiyatı,
Divansız yaşayan Nebi’yim sanki.

İzaha ne hacet yazdım halimi,
Yaklaştı gizli el tuttu elimi,
Kendime yol ettim Hakk’ın yolunu,
Bu günler ben mecnun gibiyim sanki.

01.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gidiyorum

Gidiyorum doludizgin
Kalbim kör ile kör ile
Mevsim buruk zaman üzgün
Asır zar ile zar ile

Ve gün gelir dava biter
Beyaz kefen ruhum iter
Soğuk beden yaman tüter
Ateş kor ile kor ile

Sattım nefsin anasını
Leyla şirin sunasını
Micingirt’in kınasını
Yakın mor ile mor ile

28.01.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Git

Seninle olmaktı tek saltanatım,
Ne olur son defa bak mahmur mahmur.
Senden başka yok ki kolum kanadım,
Dert ektin derdime... Ey gamsız mağrur!

Dumanım tütüyor git başımdan git,
Bu hissiz çözülüş ne kadar erken!
Ben deli mecnunu ellerden işit,
Yazmanla yaşımı silme giderken...

10.05.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gitgide

İhtiyar gölgeye yatmak iyide
Bu kadar miskinlik gelmez yiğide
Belki de ürperten günü bekliyor
Benim bu kıt aklım gitti gitgide.

23.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gitmeyecek

gitmeyecek
gitmeyecek bu böyle
gitmeyecek kara leke alnınızdan
insanlık zân altında
köpekler evde köleler oynaşıyor
sokak sosyalistleri nerdesiniz
enkırmen olmuşlar
hak hukuk müdavimleri

sokaklar mahcup
zihinler irfandan kolsuz
idrâkten bacaksız
insan yığını kamyon kamyon
bu düzen gitmeyecek
haramiler pazarı ırz panayırı
sürmeyecek bu macera
gitmeyecek

çok söz var utanılacak çok
sabırlara sürüyor içime düşürüyorum
hüzünleri yıpratıp
hürmetler ediyorum
sövmüyorum küfürbazlara
düzenbazlara
duyun ulan ölüler
akıldan mihenksizler
gitmeyecek

öpüyorum şakağından
vicdanlara çarpan şiirlerin sadakatiyle
azgınlara inat
namussuzlar duyun gitmeyecek
gitmeyecek bu düzen
sürmeyecek
bu devran

18.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gittin

Yokluğun kuşatır,deme çileli
Sensizlik çiledir bildim bileli
Sükût eder gönlüm sessiz derinden
Takatim kalmadı gittin gideli...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gizemli Renkler

Hüzün yamaçlarım neşve bezenmiş
Bir müthiş cümbüşün bucağındayım
Gülün fısıltısı vadiye inmiş
Gizemli renklerin kucağındayım

08.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gizlerin

Yaşın koydum hecelerin yerine
Bir kelebek ömrü, uçtu ağladım
Gönül verdim beni yakan soruna
Gözlerin gözüme geçti ağladım

Benim yaşım mavi yeşil sende çok
Hep seni aradım giden gelen yok
İster oku ister gizle ister yak
Gizlerin gizime geçti ağladım

Seninle şiirden kubbeler kurduk,
Hakikat ruhuyla pek kafa yorduk
El ele yan yana ahenkle durduk
Nazların nazıma geçti ağladım

Ne yazdım ben ne yazdığım bilinmez
Seni yazdım dört dörtlüğe silinmez
Sessiz sevdalarla Leyla olunmaz
Sözlerin sözüme geçti ağladım

2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gökkuşağı

Yüksek dağlar gibi mağrur gözlerin,
Uzaktan büyüle hele dön bak ta.
Yamacın koynunda saklı gizlerin,
Ben hep seninleyim sen hep ırakta.

Seninle birlikte sen seni dinle,
Sükûnun manası ne kadar derin.
Gördüm ki ben senle ruhum seninle,
Çehren gökkuşağı, renk renk izlerin...

23.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gölge

Bir deli tay gibi endamı pek hoş,
Şu karşı yamaçta yürüyen gölge.
Sessizce yürüyor,yamaç pek yokuş
Sevdamı ardından sürüyen gölge.

Bir şeyler söylenir sessiz kendince,
Yağmurdan gözleri gerdanı ince,
Bu bir melek miydi rüyadır bence,
Belki bir Züleyha arayan gölge.

Buğu buğu hüzün benzini sarmış,
Gölgenin tasası bende de varmış,
Gece dalga dalga şafak ağarmış,
Yusufun harında eriyen gölge.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gölge Etme

Güneş bana gölge etme git artık,
Azapların parçaları elimde...
Güneş bana gölge etme git artık,
Gün duraksar kırbaçlanır dilimde.

Güneş bana gölge etme git artık,
Çalkalanır yakarışlar ölümde.
Güneş bana gölge etme git artık,
Ötelenen közlerim var hâlimde.

Güneş bana gölge etme git artık,
Koşuyorum zaman denen zalimde.
Güneş bana gölge etme git artık,
Çile büyük, gülemedi gülümde.

29.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gölgelikler

Nedense sebepsiz kalabalıklar,
Her gün başucuma dolar boşalır,
İçime yeşerir mor gölgelikler,
Bazen de tepemden nefesim alır.

Kıvrim kıvrım nabzım, sessiz atıyor,
Ve beni kuşatmış divane gönül.
Günbegün ruhumu aydınlatıyor,
Teslim kucağında pervane gönül…

Salıverir gelir belki yârine,
Belki benden öte gece uyanır.
Kapıldım zamanın hoş rüzgârına,
Bilmem buna yürek nasıl dayanır.

11.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gölgemiz

Yolcular kasvetli, bulanık deniz,
Garip hislerdeyim yine bendeniz.
Bir meçhul dönemeç gidişin sonu,
Güneş göç ederse kalmaz gölgemiz!

28.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gölgeni Görüyorum

Yaş döken hecelerle, ben hep sana hasretim,
Sadakatin iksiri ve üslubun mihengi.
Sen apayrı bir mâna, sen büyülü kesretim,
Hiç olmanın ötesi, sen hiçliğin ahengi.

Ve zamandan bihaber, zamanı yoruyorum,
Şuh kuşatan iklimde şafaklar tez ağarır.
Az ötede her yerde, gölgeni görüyorum,
Var edenin hazzıyla, ruhum hep sana varır.

06.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gömlek

Sırtımdaki her gömlek, yüreğime mıhlanır,
Vicdanın hendesesi, ateş veriyor yer yer…

Ruhumun gayyaları, aldı beni derine,
Görünmez vadisinde, şu delinin yeri ne.

Zincir ve prangalar, benle benimle durur,
İçimdeki şuh hisler, ahengini sürdürür.

Her dem imrenirim ben, gözü yaşlı anneme,
Adeta aşk tüllenir, inatla cehenneme.

O’nun musikisiyle, fark ettim bir aralık,
Bittiyse sıhhat nefes gerisi kaç paralık.

Korkuyorum derinden, az ilerde son nokta,
Beni bana bırakma, hem varlıkta hem yokta.

Yaren dost nere gitti, sokakta sessizlik var,
Ritmimin beyitler sanki bir şeyler arar…

10.11.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gönül

Çeşit çeşit rengârenktir,
Gülistanda güldür gönül,
Sımsıcacık cana denktir,
Çiçek çiçek baldır gönül.

Bakış onda sihir onda,
Gürül gürül nehir onda,
İnsan denen şehir onda,
Aşkla yanan dildir gönül.

Gönül aşktır ten örtülü,
Yavuklunun yâre tülü,
Sevda bahçe gönül gülü,
Kimsesize eldir gönül.

Erenlerin postu gönül,
Kırılgandır testi gönül,
Veren elin dostu gönül,
Sığınacak daldır gönül.

Yan komşuda aç olursa,
Her köşe kap kaç olursa,
Sokak sokak suç olursa,
Sırtımdaki züldür gönül.

Gönül petek bal yeridir,
Hem melektir hem peridir,
Karşılıksız hoşgörüdür,
Mevlana’ca haldir gönül.

Gönül gözüm... Kapkarayım,
Açılmazsa beş parayım,
Gönlüm sızlar ben yarayım,
Beni yâre bildir gönül.

Veysel’dendir benim sazım,
Yunusçadır gönül gözüm,
Pirler bizim Abdal bizim,
Yarenlerle öldür gönül.

Duygularım beste beste,
Kalbim kırık... Ruhum hasta,
Ecel günü son nefeste,
Ömer i de güldür gönül.

12.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gönül Hırsızı

Şiir gibi gözleri, mısra mısra sürüyor,
Dostluğunun işvesi içime üfürüyor.
Mavi yeşil pembe mor hüzün oldu dudakta,
His kokan renkleriyle eşsiz soluk veriyor.

Sabır üflüyorum hep, şirazesiz bu sızı,
Ufuklara dökülse, terk etse ikimizi.
Ezanlara karışsa nağmeleşen şafakta,
Sen hep bende baş tacı, seni gönül hırsızı...

04.01.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Görmek

Aynalar da görmelerde bir perde;
Yanlış ata oynuyorsun unutma!
Kemâlini idrâkine göster de;
Nankörleri görenlerle bir tutma.

28.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Görünür Diriliş

Keserler horozu öterse erken,
Sevmedim bu sözü tehdidin şahı,
Mevlana bestesi çalayım derken,
Biledi kılıcı çekti silahı.

Ülkemde dolaşır kara kediler,
Konuşmak kördüğüm susmak bilmece,
Sermaye rengârenk yeşil dediler,
Bankalar boşalttık böyle bir gece.

Kaoslar ülkesi ruh yok adamda,
Elinde mikrofon durmadan ulur,
Kahroldum bu gece bahtsız odamda,
Karanlık çullanır ruhum burkulur.

Ömür tükeniyor bak yavaş yavaş,
Görünür diriliş şimdi karanlık,
Sonsuza dek sürer Kabille savaş,
Sen de gayret eyle gülsün insanlık.

14.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Götür Beni Anneme

Daldım eski günlere, ağzımda nurdan meme,
Okşasın gözlerimden, götür beni anneme.
Ana gibi yâr olmaz Leyla kimmiş arkadaş!
Öpsem ayaklarından, haramdır cehenneme.

26.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözler

Rengârenk tılsımlı nurdan örtülü
Sihirli türküler anlatır gözler
Hüzünle yayılır sevdanın tülü
Sevdayı içime damlatır gözler

Göz vardır mercandan sarayı görmez
Göz vardır gönülde yarayı görmez
Göz vardır simsiyah karayı görmez
Bazen de kafayı demletir gözler

Çisil çisil endam adeta peri
Göz vardır kıskanır kır çiçekleri
Göz vardır çok özel kalbimde yeri
Bir başka musiki dinletir gözler

Göz vardır insanı nara götürür
Göz vardır yareni yara götürür
Göz vardır adamı gora götürür
Civanı nazarla gümletir gözler

Elası mavisi yeşili vardır
Hüzünlü vefalı neşeli vardır
Ceylanı elvanı cilveli vardır
Duyguyla mesajı anlatır gözler

Göz vardır kehribar Bilal’a benzer
Göz vardır bal gibi şifalı anzer
Göz gördüm kahveden gönlümü bezer
Sevdalı gönlümü nemletir gözler

Renk renk çeşit çeşit gözler var ama
Sevda bilmezlerde şifa arama
Merhem oldu yeşil gözler yarama
Gören soluklarla sonlatır gözler

Gören göz aradım derinden sessiz
Boyasız sürmesiz riyasız süssüz
Sevdaya sevdalı sevdası eşsiz
Yaralı Ömer’i inletir gözler

30.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözleri Görün

Gözler gerçekte toprak kevser denizlere renk
temiz koyu kahve
gözler masmavi

Ve inleyen bakışlar ümitle bakan gözler
billur billur yemyeşil ve âlâ

Kâh fişek gibi tıpkı mermisiyle zımbalar
Kâh efsunlar insanı
Bazen taşı çatlatır

Çok şeyi müjdeler hükmeder saltanata
süzerek perde perde
pırıl pırıl vefakâr

Yanışın muştusunu alev alev tüttürür
damla damla yağar görünmeyen
kadim yüreklere

Gözler görüyorum gözlerimi
sessizce tan yeri ağarırken
baharı gözleyerek

Bahsetme gözsüzleri
Firavunla atbaşı
ki başka bir muamma

Birde ölümsüz gözler
sonsuzluğa kementli
sanki nurdan
küheylan

Ah gözler ah
sevinç keder hicran der
ızdırap der hüzün der
çile de der
çile de…

07.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözleri vurdu

Kavradı ruhumu feryadım durdu,
Emsali olmayan sızı bıraktı.
Yemyeşil panzehir gözleri vurdu,
Ah deyip ayrıldım içimi yaktı.

Uhrevi buğulu çocuk yüreği,
Yanan yüreğimde sürprizler saklar.
Belki bu yanmalar aşkın gereği,
Şiir tulû eder sözü yasaklar.

Beni hep o sarar gelir rengârenk,
Şafağın bağrında yer gök uyanır.
Nasıl anlatayım bu başka ahenk,
Bilmem titrek kalbim nasıl dayanır.

15.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözlerim

Felsefe mevt, mutluluklar yanıyor
Aşk hasadı koca ömrü yonuyor
Ah ettirir her dem kırık dörtlükler
Gözlerim yaş, usul usul kanıyor

16.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözlerime Bak

Vakti yoruyorum yine bendeniz,
Beklenen liman var huzura doğru.
Ne bir nefes kalır nede gölgemiz,
Tıpkı Aras gibi Hazar’a doğru…

Sönmüş ocak gibi ezelden yanık,
Şehri mâtem basmış ben mi uyanık,
Yüzümü okşayıp gözlerime bak,
Arada bir can, mezara doğru.

26.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözlerin

Sen bende yaşayan kelebek gibi
İnce zülüflerin melodi sesi
Tıpkı el değmemiş bir bebek gibi
Gözlerin yakıyor ela mavisi

Hep seni ararım sükût sesinde
Salmışım kendimi uçsuz hislere
Yer ayır yüreğin bir köşesinde
Takatim kalmadı sensiz seslere

24.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözlerin Gizemi

Bu bendeki neşe sevinç aşk senden
Gözlerin gizemi ah neler neler
Sen beni çıkardın küflü mahzenden
Hem yaşanmışlıklar kimi örseler

Yalnızlığa değer seni bulduysam
Dokunur ruhuma rengi simânın
Ne zaman bir yerde adını duysam
Çığlığı olurum sensiz zamanın

Yelken açıyorum masumca her an
Coşkulara doğru “keşke”li yorum
Bambaşka yaratmış seni yaratan
Bütün engelleri lanetliyorum

29.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözlerin İnşirâh

Sevi bahçesinde çiçeksin açan,
Bahar şenliğinin sıcağı gibi.
Hüznün arkasında büzülüp yatan;
Umutsuz bir aşkın kucağı gibi…

Yalnızlık başköşe başımın tacı,
Gözyaşı derleyip buldun ilacı;
Kıvrak vücudumda üç köşe acı,
Kaçtım hep bir asker kaçağı gibi.

Vakti geçmiş anlar hâlâ var dedim,
Çevirdim akrebi kaç mevsim yedim,
Ben ağu yutarken sen gülümsedin,
Gözlerin inşirâh bıçağı gibi…

30.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözüm Yollarda

Yetiş ey can yetiş gözüm yollarda
Hüzün rüyalarım dindi baksana
Kime müptelasın gurbet ellerde
Köz oldu sevdamız yandı baksana

Ney mızrap ses olsam sessiz sazına
Gamzeli neşveyle essem yüzüne
Hele bir kulak ver alın yazına
Leylalar geriye döndü baksana

Edep işve neşve vefa nerede
En derin acılar belki kâr ede
Bir bülbül zarlanır karşı derede
Çağlayan derede dondu baksana

Ne acı bir hülya okşayan dilin
İffetin ahengi vefasız elin
Bir ara çözüldü büyülü halin
Gönlüme akışın sondu baksana

Leyla’yı Mecnunu Arzu Kamber’i
Ben o deli adam sense bir peri
Beklide feleğin zorlu çemberi
Yıkıldı garibin bendi baksana

03.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözümsünüz

İnsanlar ve köpekler
Köpek işte nesi var
Havlar sürüyü bekler
Çoban ölene kadar

Kim çoban hem kim sürü
Çoban sen mi yok sanmam
Nerde kaldı küsuru
Rakamlara aldanmam

İnsan şeytan ve şehvet
Dâhil olma sürece
Kızma tespit nihayet
Gayya kaç bin derece


İki nefes arası
Her şey zaman törpüsü
Kahrolası parası
Gitti Karun’un süsü

Geçip gider şan, ünüz
Her şey aslına varır
Uyanın güzümsünüz
Şöhret kimi kurtarır

01.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözyaşı

İnayetle tek celsede uyandım,
Kamet sesi kutsi rehber dün var ya!
Tasa keder dere tepe dayandım,
Gerçeklere kör oluşun hem var ya!

Zevki sefa vicdanlara dökülmüş,
Çoraklaşmış emekliyor ne kalmış,
Gözyaşıma laf yetiştir çokbilmiş,
İflas edip gerilişin sen var ya!

Üç kıtada sükûn vardı sen varken,
Bu ne tafra namlu sesi parlarken,
Sen ağlama yeryüzü kan ağlarken,
Gözyaşımdır dirilişim nem var ya!

31.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözyaşları

dipsiz tutkuları sevmez
seherlere dökülür
inci gibi değerli
ışık mavisi hüzün
yer yer titrek
ıssız gölgelere
yaslanır

damla damla
açılır kapılar
karşılıksız sevmeleri var
iffetten cariyeleri
üşütür nursuz sineleri
yırtar bütün zamanları
kıpırdayan yaprak
kelebeğin şarkılarında
hislenir

billur billur
çakıl taşı tıpkı
içlenir yamaç yollarda
gözyaşları
mevsimlerde bulut
arsızlarda kahkaha
karanfil zambak akasya
yasemin senli bahçelerde
apayrı iklimlerden
beslenir

gözyaşı
bir sen bir ben
bir de gökyüzü
ve mahşer
göz mahşerde
ıslanır

04.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gözyaşların

Uyumayıp ara ara çık cama
Çevir bana gün görmemiş yüzünü
Nilüferler kuruyunca suçlama
Sona bırak yaprak gibi güzünü

Çalkaladık çok bol ettik niyâzı
Aşk aşk dedik Leyla ettik bu yazı
Kenetlenmiş ayrılığa kim razı
Sarnıçlara saklamışım sözünü

Hislerinle hareket et beri gel
İsmin gibi kalbe dokun duru gel
Siyah giyip yeşillenip sarı gel
Ülfetlerin hâr ediyor közünü

Şair derler ben deliye habire
Şiirleri gömdüm taştan kabire
Korkuyorum teslim oldum kebire
Unutmuşum fark etmenin izini

Sen macera sevmezsin ki gel hele
Kalp çizelim el değmemiş kumsala
Gözyaşların ne yeşildir ne âlâ
Esirgeme benden mahzun gizini

12.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gurbet

Tırmalar içimi sessiz derinden,
Her gece her gece sıla sancısı,
Ciğerlerim kopar sanki yerinden,
Beynimi çatlatır gurbet acısı.

Tutmuyor dizlerim yüküm çok ağır,
Hasretlik sırtımda çullanmış kalmış,
Bağırdım hüzünle bağır ha bağır,
Duydum ki dostları mezarlık almış.

Kavuşmak... Mahşere mahşerde diyor,
Yok kıymeti artık geri gelsen de,
Kalbim ürperirken şafak giriyor,
İmam bağırıyor hadi gel sen de.

Yetiş Ömer Yetiş! Katıl ahenge,
Gurbetlik geçici gurbetlik serap,
Hakkın bestesiyle kurulur denge,
Hasreti vuslata dönüştür Ya Râb!

13.06.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gurbet El

Beni ettin otağımdan yurdumdan
Ne demeli sana bilmem gurbet el
Hasretin bırakmaz gezer ardımdan
Hastayım kasvetten gülmem gurbet el

Rüyalarda Micingirt’te gezerim
Karabasan sabahlarım gurbet el
Kaf dağından köye mektup yazarım
Zehir oldu yataklarım gurbet el

Ömür gitti bahar gitti kış gitti
Sevdalarım heba oldu gurbet el
Amcaların mezarında ot bitti
Hülyalarım dibe vurdu gurbet el

Bizde büyüklere hürmet varidi
Burda moruk olmuş baba gurbet el
Nasırlıydı eller rahmet varidi
Çıbanım çok ağır veba gurbet el

Sinem kebap oldu kalmadı ciğer
Duygular köpürdü yine gurbet el
Saçlarım ağardı ak düşmüş meğer
Ömrümü bitirdi Ömer gurbet el

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gurbette Ölüm

Şu gurbette ölüm ne kadar acı,
O anki hissiyat dağı çınlatır.
Çehremi sarıyor duygu kıskacı,
Gâh siyah kuşatır gâh aydınlatır.

Bir garip insancık aşılmaz diyar,
Her taraf sırf tümsek başlar fırtına,
Geceye dağılır bendeki efkâr,
Dur fani yazılır dağın sırtına.

Şimdi zamanı mı söyle be adam,
Geriye dönülmez susmuş besbelli,
Gözleri gözümde duymuyor madem,
Sıkıca tutayım elimde eli.

30.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gurur

İdrâk yok, nasibi basit bir ben’di
Zevki harmanına yayıp beslendi
Hep olmak sevdası, çok ocak yıktı
Gafilde yıkılmaz gururun bendi

08.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gül Ve İklim

Sus be kardeş gül ve iklim huzursuz
Ta uzaktan sessiz sesiz sus gülme
Gül yağıyor ara ara kusursuz
Gül ve iklim kader bu ya üzülme

17.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gül Yüzlüm

Yüzün görsem rüyamda, elin sürsen başıma,
Mücrim yüzüm nurlanır, kurtulurum kasvetten.
Gözüm gönlüm açılır, neler girmez düşüme,
Cemaline kurbanım, yakma beni hasretten.

Ne gecenin tadı var ne yasadım gündüzü,
Ruhum kâbuslar yasar, karabasan yeryüzü,
Mezar bana vaciptir, göremezsem gül yüzü,
Hayalinle yasarım bakıştaki şefkatten.

27.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gül Yüzlüm

Gecelerim ızdırap gündüzlerim hep sızı,
Çilekeşin tekiyim sen beni bilmez misin?
Güzelliğin görmeyen bu perişan gözsüzü,
Sal dirilten sevdana, vuslata salmaz mısın?

Ey derdimin dermanı! Bir nesil ki bu ne iş,
Darbe üstüne darbe, zirve yaptı tükeniş,
Ulvi güneş batıyor yetiş nur yüzlüm yetiş,
Gözyaşımı sil artık, bilmem ki silmez misin?

Sen ümidim sen yolum, sen şefaat kapısı,
Hüznü senden öğrendim, taşa çaldım yeisi,
Kâinatın baş tacı, âlemlerin reisi,
İflas etmiş rüyama, bu gece gelmez misin?

Ey yetimler yetimi ey efendim ey Nebi!
Yaşamımın gayesi, varlığımın sebebi,
Ammar’ı, Sümeyye’yi düşündüm de Zeynebi,
Zeynep’in hürmetine bir gece kalmaz mısın?

Kaç asırdır bu hasret, asırlardır sensizim
Tahammülüm tükendi, ruhum darda yol uzun,
Acı girdaptayım yâr, kurtar beni sonsuzun,
Gül yüzüme gül yüzlüm, sen bana gülmez misin?

Ne Aliyim ne Ömer ne de dostun Bilâlim,
Hesaplarım çok ağır tuzaktadır hilâlim,
Senden başka kimim var gülümse ki gülelim,
Nur sancağın altına, beni de almaz mısın?

23.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gülerim

Gülerim

Dört idi mevsimler, ikiye düştü,
Göremedim güzü, kışa gülerim.
Meyhane çoğaldı, viskiler taştı,
İçmeden sarhoşum boşa gülerim.

Nerde büyük küçük, izan kör oldu,
Kayboldu fazilet sanki sır oldu,
Nikâhla yaşamak utanç ar oldu,
Şapkası fötürlü başa gülerim.

Korkunç girdap gidiş, baktım hayata,
Bedavadan yiyor vurmuş rahata,
Çok afedersiniz kızdım gavata,
Ağzında sırıtmış dişe gülerim.

Göbeği dizinde en önde yürür,
Ne haysiyet kalmış vallah ne gurur,
Meyhane duyunca zevkten kudurur
Naralar atıyor leşe gülerim.

Söz verir maskara birazdan cayar,
Yaş kemale ermiş hâlini boyar,
Adeta etrafa salyalar yayar,
Vatanı kurtarır hâşa gülerim.

Acıdan bu gülüş neşeden sanma,
Örf adet horlandı yoktur utanma,
Dehşetli mahşerde cezası amma,
Sanki ona değil taşa gülerim.

Ömer susar mısın git be işine!
Kızdırdın “Efesi” gitmez hoşuna,
Bir gün gelir elbet bir şey başına,
Timsah gibi akan yaşa gülerim.

Gülemem… Askerden yeni gelen M.K., arkadaşıyla geç saate kadar içki içip eğlendi ve eve gittiğinde eşini mutfaktaki ekmek bıçağıyla hunharca katletti… Sabah ayıldığında kahroldu… SUÇLU KİM? İçki fabrikalarımı,içenmi,devletmi yoksa seyirci kalanmı? 17.08.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gülhane Parkı

Bir acayıp velvele,tükeniş var şu parkta
Aç çocuk aç uyuyor merhametsiz kucakta
Sanki herşey payimal,iffet mi lime lime
Seyrediyor Topkapı,aşk var köşe bucakta(!)

Hem flört bu aşk var ya,yosma yüzlü konakta,
Kimler kimin ağında hicran bilmez şakakta
Dünya seni ararken,O muhteşem iklimi.
Derin tuzak kuruldu,zillet pişer ocakta.

Yaşa Gülhane Parkı,yaşa soysuz ahenkle,
Çevren hırıltı dolsun,bize inad bu cenkle,
Haliçte ürperiyor,benim gibi hicranlı,
Mazi içimde ayaz,üşüyorum şafakta.

03.08.09

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Güllere Vurgunum

Gülistanda gezdim gül bahçesinde,
Güllere yangınım hardır Efendim.

Büklüm büklüm sinem, her defasında…
Nefsime dargınım, erdir Efendim.

Güllerim sır olmuş, cellât dikenler,
Dikenler üzgünüm hordur Efendim.

Soldurup gülleri, zehir ekenler…
Kokuna vurgunum, vurdur Efendim.

Gülleri kokladım, gülsüz pişemem,
Hicranlı yorgunum, zordur Efendim.

Çıbanım kangren, sensiz deşemem,
Yaralı yorgunum, vardır Efendim.

Kıtmirin olayım, acı halime,
Utançtan argınım, ardır Efendim.

Ben aşığım âşık, cennet Gülüme,
Cennette serginim, serdir Efendim.

Güllerde saklanmış, gördüm ismini,
Kainat seninle hürdür Efendim.

Güllerde kokladım, kutlu resmini,
Rengârenk dört biryan, nurdur Efendim.

Ben sanki sarhoşum, bade içmişim
Azaptır her günüm, nardır Efendim.

Muhteşem mazide, çığır açmışım,
Şimdide sürgünüm, durdur Efendim.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gülmedim

Vatan bizim için kutsal anadır
Hainlere mekan oldu gülmedim
Arif olan anlar büyük manadır
Hülyalarım ziyan oldu gülmedim

Bu nasıl gidişat bir akıl verin
Gayyadan ocağım mahşerden yerim
Emanet edene bilmem ne derim
Dört bir yanım hazan oldu gülmedim

Öz vatanda düşe kalka yaşadım
Kaç asırdır hain dönme taşıdım
Vatan için her şehit’e baş idim
Kahpelere düzen oldu gülmedim

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Gülüm

Bakma benim gülüm arsız halime,
İçim kıvrım kıvrım kasavet gülüm.
Bir de bana sor, sor ahvalime,
Her gün bana hicran zulümat gülüm!

__________Nutfeden hidayete,
__________Kabirden kıyamete...

Ne mavi rüyam var ne hülyalarım,
Beşinci mevsim mi? Hadi ordan be!
Ne mevsim kaldı, sus! Ne rüyalarım,
Katlettik baharı yıllar harabe.

__________Her şeyi biz yarattık,
__________Hâşâ neyi var ettik?

Ağlayamıyorum ziyan oldu yaş,
Ben gülemem gülüm gülemem artık.
Ne kalpte heyecan, ne sevi ateş,
Ne olacak halim bilemem artık.

__________Ümitvârım gülüm be,
__________Ümit vardır “Gül”ümle.

06.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Günahına Ağlayan

Mükâfatı fark edip, ötesine ereyim,
Susun be dürtülerim susun da seyredeyim!
Çıkış kapımız dinde,
Pişmanlık hak, indinde…

Kafam dolu gönlüm boş, biliniz ki ben var ya;
Kalbim yataklarımda, gaflette uyumakta!
Yöneliş çok hem ben de,
Kibir gurur ensemde…

Terk edebildiklerim, geçici değil hem de,
Bildiğim hayalimde şiirimde hecemde.
İlmek ilmek desem de,
Yok, yok hadi be sende.

Yârim kimdir dostum kim, kim müebbet kimler hür,
Tek güzellilik, büyüklük esmasında tekebbür!
Akli putundan inde,
Tevazu ya bin dinde.

Göz kulak organlarım, her şey Allah’a ayan,
Geçen bir yiğit duydum “başkasına ağlayan”!
Urfa, Isparta, Van’da
Zât-ı iki cihanda!

03.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Güneş

Şu güneşin nesi var.
Boyutsal gölgesi var.
Kimisine tebessüm
Kimine kızgın kabir…

Yağmurun renk şarkısı…
Mor dağların atkısı,
Bazen zulmet bazen nur,
Zıtlıkların tıpkısı.

Gurur muhtaç aleve;
Yoksa boşa mı deve!
Hararetle ışıyor
Yeterince her eve

Ağustosu dürtüyor
Dört mevsim yürütüyor! ,
Okyanus kucağında
Ateşi öğütüyor.

Güneş kızıl güneş ak,
Başucumda, çok ırak.
Bırak çok şey tarifi,
İsraf etmeyi bırak.

Yoksa güneş yaz kış mı?
Kanat çırpan bir kuş mu?
Yer küreyi ta arş’a,
Birleştiren yokuş mu?

Anlattım bir biçimde,
Her şey sırrın içinde…
Güneş sırrı işitmek,
Kafdağı’ndan ta Çin'de…

07.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Güzellik

Güzellik huzur verse,
Çirkin silinir gider.
Bakıştadır ne varsa,
Gerisi sevinç keder…

Kalpte bitimsiz Kevser,
Saygı varsa göğe ser,
Bir başka poyraz eser,
Mest eder duygu yer yer.

Ruh güzellik nedeni,
İffet süsler bedeni,
Hilaf varsa vur beni,
Çehre kemikten çeper…

16.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hacı Bayram Veli

Günah narında piştim,
Gülmeyin ben deliye,
Kanat taktım yetiştim,
Gavs-i zaman Veli’ye...

Ankara’da uyandım,
Kendimi şair sandım,
Sarsıldım ve dayandım,
Hakka burhan Veli’ye...

Meltem esti serinden,
Beste beste derinden,
Akşemsettinlerinden,
O kahraman Veli’ye...

Sultanım ah sultanım,
Gül kokuna kurbanım,
Feda olsun bu canım,
Cismi nurdan Veli’ye...

Utancımdan yutkundum,
Yutkundukça yutkundum,
Bir buket dua sundum,
Canım kurban Veli’ye...

Ankara’yı haz ettim,
Duygulandım naz ettim,
Ve derdimi arz ettim,
Derde derman Veli’ye...

Sevincim arşa değdi,
Hakkın sesi O ney’di,
Ankara başın eğdi,
Hacı Bayram Veli’ye...

21.05.2006 Ankara

Bu vesileyle Ankara’ya ülkemin ve dünyanın birçok yerinden teşrif eden şair dostlara hürmetlerimi sunarım.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hacklenecek

Korkum sokaktan yana,
Kim neyden saklanacak,
Bu nasıl bir kampana,
Yok mudur aklanacak.

İzan ve uslarıyla,
Aşksız namuslarıyla,
Yenilgin hisleriyle,
Gâvurca hacklenecek.

Baba oğuldan beter,
Boş ver delikanlı der,
Sahne hazin, derbeder,
İdrâk yasaklanacak.

06.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Had

Her yanda rahmet feyiz samimiyet var ama;
Haddini bilmeyende samimiyet arama

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hak İçin Haykır Oğul

Seni sana terk eyle çevir O’na yüzünü,
Kâsen dolar rengârenk nur yağar perde perde,
Kapan secdeye kapan! Arala kalp gözünü,
Yol garip, dava garip, bir mâzi ki yerlerde,
Suffe Ashâbı gibi Nebiyi düşün oğul,
Yırt zulmeti vecd ile! Kâfidir yaşın oğul.

Düşün Bedir’i düşün, yardım gelir melekten,
Suffe Ashâbı gibi Nebiyi düşün oğul,
Gençliğini taçlandır hızlı koş gelecekten,
Yırt zulmeti vecd ile! Kâfidir yaşın oğul.

Yetim kalırsan şayet açılır sırlı kapı,
Poyraz esmeye başlar eser güllerin gülü,
Sarıl Kuran’a sarıl var edenin hitabı,
“Nurlu Yetimi” düşün çilelerle örgülü,
Pür nefes tövbe eyle, gelen himmettir oğul,
Kalk yürü yavaş yavaş hizmet nimettir oğul.

Dünya bizi bekliyor biz yeteriz biz bize,
Pür nefes tövbe eyle gelen himmettir oğul,
Balı arıyı düşün karıncalar diz dize,
Kalk yürü yavaş yavaş hizmet nimettir oğul.

Amansız bir yürüyüş kutsallar yağmalanmış,
Karıştık gidiyoruz inançsızlık diz boyu,
Öğütüyor gencimi kalanlar damgalanmış,
Bir tufan ki esiyor çılgınlıklar kop koyu,
Kalk yiğidim kal hele! Yeniden doğrul oğul,
Zaman mekân dinleme şahâdet yoğrul oğul.

Yağız at seni bekler, çok yolun var aşacak,
Kalk yiğidim kal hele! Yeniden doğrul oğul,
Emânetler sendedir yerine ulaşacak,
Zaman mekân dinleme şahâdet yoğrul oğul.

Benzin olmuş sapsarı bakışların karanlık,
Mağlubiyet ard arda sanki Uhud bu acı,
Mütevekkil gül yüzlüm taht kurdu kahramanlık,
Ümitsizlik yok hâşâ Yâr yoludur ilacı,
Yoldaşın kim dostun kim, zincirleri kır oğul,
Nefsin sussun sen bağır! Hak için haykır oğul.

Sen mahlûksun hem aciz nefsinle boğulursun,
Yoldaşın kim dostun kim, zincirleri kır oğul.
İblis galebe çalar dilsiz şeytan olursun,
Nefsin sussun sen bağır! Hak için haykır oğul.

15.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hakikat

Ne devrimci ne faşist,
Ne Yahudi ne Budist…
Beni bana bildirdi,
Hikayem kutsi hadis…

02.04.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hâl

Gözyaşından ziyade, ihlâs ile hâl olur;
Melekûta varılır kul başını eğince.
Ölümsüz nağmelerle sonsuzluğa yol bulur,
Tüm varlığı titretir aşk ile kükreyince!

24.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hal Oldu

Zaman zaman senle senden ziyade
Nedense hep sessizliğin yaralar
Tefekkür mü yüzündeki ifade
Beni sarsa bu sendeki veralar

Bir selam ver aylar geçti yıl oldu
Gözlerim bak yüreğine dayanmış
Unutma ki senden bana hal oldu
Deme sakın benim için kim yanmış

Uçuşuyor kelimeler heceler
İçimdeki nağmelere yer arar
Ses veriyor sensizlikten geceler
Neden bilmem bu mevsimler şivekâr

Peşin söyle hal diliyle sözünü
Vuslat tütsün hemdem ile ufuklar
Gölgeleme gün görmemiş yüzünü
İkliminde buluştursun şafaklar

16.06.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hâlâ Gelmedin

Unutamadığım, ismin andığım
Mor çiçekler açtı hâlâ gelmedin
Nerelerdesin sen yârim sandığım
Kasırgalar geçti hâlâ gelmedin

Kimseler duymasın gözlerime bak
Ben sende kavruldum güneşte toprak
Gel firar bahçemde uç yaprak yaprak
Zaman zehri içti hâlâ gelmedin

İffet reçinesi tenha geceler
Zihnim muallâkta nasıl niceler
Sükûtu besleyen derin heceler
Vakitlerim kaçtı hâlâ gelmedin

Uzun hava çaldı bam telimde dün
Ezgisi masmavi gözleri yosun
Sensiz çığlığımı duyuyor musun
Ömre ömür biçti hâlâ gelmedin

İçli metinlerim as adım adım
Bir yığın sözüm var birkaç saatim
Yüreğim yanıyor anlatamadım
Öldüm gece üçte hâlâ gelmedin

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hamdolsun

Hamdüsena olsun hamdolsun asra
Gölgeli mevsime güne hamdolsun
Sonsuzun döşüne yaz beni mısra
Bu güne yarına düne hamdolsun

Ayıp ve kusurlar dil ile beden
Hamdın süvarisi nefsle harbeden
Mükâfat müjdesi alır şükreden
Allahü teâlâya dine hamdolsun

Kelebeği seyret birkaç saniye
Görmemezlik neden hem isyan niye
Ve gül kokusunda yaslan fâniye
Kadir gecesine bine hamdolsun

Kudretin eseri hamd bir tek hece
Şükredenlerden ol her gün her gece
Ölümü hatırla ölmeden önce
Hâlisâne vakte an’a hamdolsun

Kıldığım namaza yıldıza aya
Bir lokma ekmeğe bir yudum suya
Kur’an salavâta ezan salaya
Ve Elhamdülillah O’na hamdolsun

15.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hasbıhâl

Her yerde tesbihat zikir var ama,
Bilmem ki orkestra nasıl görünür?
Yâr ile hasbihâl belki zor ama,
Avare düşlerim vuslat bürünür.

23.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

HasbinAllah

Israra ses veren sükutu dinle,
Hikmet ehli için frekanslar var.
Hayret kardeş olur kimi derdinle,
Hicran solukladı, nice bahtiyar!

Yer gök tekmil verir her sabah erken;
Güneşte hararet bulutta sükun.
Çaba sarf eyleyip idrâk dilerken,
Duaya sığındım yine ben bu gün.

Seccadem çöl gibi, yüreğim tipi;
Tatbikat başladı hemen peşime.
HasbinAllah dedi yolun sahibi,.
İstikamet verdi,yakarışıma.

26.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hâşâ

O Allah’ın indinde, yok ayrı gayrı var mı?
Ümitsizlik ne peki, bu kulluğa sığar mı?
Ses veriyor kâinat, görmemezlik ihanet!
O şefkati yok etse; anne çocuk doğar mı?

23.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hâşâ.

Bakmayın siretime ne ağayım ne paşa,
Yakarışım O’nadır O’ndan başka yok hâşâ.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hatırlayabilsem

Ağır rüyalarda yürüyorum saati şaşırtarak
Vuslata koşturuyorum kan ter içinde
Ben rüyayı severim aslında
Mışıl mışıl gönlümce
Her şey sâde ve mahzun
Yolculuğa çıkarır menfez aralarında
Yeşil poyrazlar estirir Kerem misali yakar ara ara
Garipsi lavanta güzelleri gelir mağlup eder idrâki
Ah bir hatırlayabilsem duyuverseniz

Aynalara bakar türküler çığırırım
Hatırlayabildikçe dönerim efkârlı yalnızlıklarıma
Yıkarım heykelleri Dumrul kesilirim
Yırtarım ortalığı celallenirim yumruk atarım pencereye
Haykırırım boğazım yırtılırcasına
Uzak karanlıklara, kederlere yaslanır
Gözlerimde yaş, fırkata meydan okurum
Güneşi kızartır, bulutlarda boza pişiririm
Yıldızları toplayıp, haydutlar kovalarım
Geceyi bozguna uğratırım adeta

Hele akşamdan yatarsam
Uykunun kıyısında karanlığa dökülüp
Kâbusum olur üç harfli varlıklar
Tepemin üstünden enteresan surette
Gecekondularda uçuşur ensemden koşturup
Hep beni göğe çıkarır duvarlara vururlar
Bir acayip sesle gelirler yığın yığın
Ayaklarım titret bakışlarım buz kesilir
Bakmayın dediğime şirin şey namussuzlar
Sokağın çocukları

Rüzgâr nağmeleri duyulur
Zifir maviye çalar
Duman yükselir tepemden
Terlerim çürürüm kendimce hafilerim
Ömrün rıhtımına yanaşırım
Amansız bir macera kaplar ruhumu
Mezar taşlarını okurum
Otların arasında
Kaleyi gezer kümbette oturur
Arkeolog kesilirim
Zıgav’ı kucaklar Şeremet’e koşar
Zakkum budar, palmiyeler ararım
Anneme koşar, yârime ezberletirim
Usul usul tüm ıssız rüyaları
Sessizce

Hislerimi düğümler sabır toplarım
Eyyub’un bahçesinden
Ölen geceleri kefenlerim
Hasreti everir, vuslatı çağırırım
Takke takarım beynamazın başına
Uzatırım ayaklarımı çakırkeyif
Sonra unuturum tüm olanları
Ah bir hatırlayabilsem

Yaşlı bir çınar gibiyim aslında
Susuz kalan karanlıkta üşüyen
Dallarım çıtkırıldım
Alnından öptüğüm yağmur nerdesin
Dibimde namussuzlar
Gölgeliklerimi ezer tepinir nâra atar
Mezarımda kadeh vururlar

Şerefe der ben susadıkça
Şerefe dostum şerefe
Ah şeref nerdesin
Gövden pek doğurgan ve gözlerin soğulmuş
Tıpkı yetim anası kalp atışların

Yüzün kırık tabut bakışların korkusuz
Dört mevsim ölüm sağıyorsun ölüm
Farkında mısın şeref

Cigaram haraç rüyalarım silik
İdrâk ezelden mahpus
Gecenin ırgadı mıyım ne
Ah bir hatırlasam
Birbaşkadır şafağı yaran rüyalar
Sönmese rüyalarım sönmese
Ah bir hatırlayabilsem…

17.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hayâ

Ayıbı görmemek ne büyük ayıp
Edebi resmedip kazsam duvara
İffet pınarından ar yudumlayıp
Hayâyı hıfzedip yazsam duvara

10.10.11 Buırsa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hayal

Gözlerimi kapayıp; aldırmam yorumlara,
Eşyaya teslim olur atlarım derinlere.
Hayallerde boğulur, hakikatte yanarım;
Aşk harâret verince, koşarım serinlere.

23.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hayal Ve Sızı

Mest etti cazibesi o gün karşıma çıktı,
Aşk döküp tez uzaklaştı, meftun oldum güzele.
O an bir şey der gibi, sanki bana âşıktı,
İmkânsız tasavvurla, hayal ettim el ele.

Belli ki bu her zaman hırçın ve biraz asi,
Hayat nasıl bir rüya, dere tepe engebe.
Sonra dönüp bakarken güldü eşsek sıpası,
Acep neden gülüyor, torun muydu bu bebe.

07.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Haykıracağım

Yürürüm kuytunun pazarlarında,
Her nereye baksam incir ağacı.
Aklım hep kimsesiz mezarlarında,
Yaşayanlar ölü, taşlar duacı.

Karı itekleyip yattım otlara,
Çok şeyler gömülü yerde up uzun.
Gözlerim uzattım boş tabutlara,
Hasreti serpildi sanki sonsuzun.

Vaktiyle yazmışlar mezar taşına,
Hep hüzün devşirip aşk kurcağım.
Ben gibi delinin toprakbaşına,
Kapatın ağzımı, haykıracağım!

06.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hayme Ana

Sarar yeşil hüzün güz geceleri,
Ağaran duygular sihirli sessiz.
Hele Hayme ninem ve peçeleri,
Kuşatır ruhumu özlemim eşsiz.

Hislerim yaş döker takatim biter,
Sanki geçmiş değil sesi duyulur.
Diril şanlı mazi, küllerin tüter,
En güzel rüyalar neden son bulur.

Kaybettim sürekli hep birer birer,
Varlık rüya gibi ne yok ne varım.
Şiir,şair her şey yalanmış meğer
Ben şair değilim bir canavarım.

21.04.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hayret

Çılgınlık çıldırdı sevgiyi seyret,
Değerler yerlerde millet ha gayret.
Acı bir tebessüm benimki zaten
Aziz Valentine sana ne hayret!

15.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hayretler

Entari paramparça, aman diliyor etler;
Perde yırtan bakışlar, flört türü gayretler.
İnsan ne kadar basit, insan ne kadar yüce;
Uyarılar nisbetsiz, kavramı yok hayretler!

27.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hayreyler

Bu nasıl bir dünya sırrı bilinmez
Hep benle beraber ah vahım benim
Vakit gelir geçer silsen silinmez
Anamın duâsı silahım benim

Aklım gurup etti hayâli yârdan
Besbelli gelen var uzak diyârdan
Günbegün eridim bittim efkârdan
Peşimden kovalar günâhım benim

Uzandım derine başucum dizde
Gönlümün mihneti yemyeşil gizde
Hüznümü serperken iklimimizde
Sonun kollarında aşk ahım benim

Keşkeler peşinden başlar bir niyaz
Anılar toplarım zarif bembeyaz
Uslu zamanlarda gelip sende yaz
Bambaşka bir tutku eyvâhım benim

Olurum hep sarhoş bir yudum suyla
Yorgun sayıklarım derin uykuyla
Yer yer değişirim sabrı duyguyla
İnşallah hayreyler Allah’ım benim

26.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hazan

Sitem yok işveyle,aramam seni,
Hem zaten yüreğim arasında sen.
Hislerim köpürür göremem seni,
Zifiri sevdamın karasında sen.

Senle bütün renkler aslına vardı,
Yeşil, mavi, ela sarısında sen.
Son mevsim ümidim senle ağardı,
Bilmem ki mevsimin neresinde sen.

Tat oldun ruhuma gözlerimde nem,
Sevdamın ahengi küresinde sen.
Gecelerim hazan sensiz cehennem
Sızılar yüreğim, yarasında sen.

03.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hazreti Mevlana

Vaktinde zuhur etti, yayıldı perde perde,
Hep çileli yollarda, diz dize ve yan yana.
Orta Asya Türkistan Anadolu her yerde,
Rengârenk çığır açtı, O Hazreti Mevlana.

02.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

He Ya

Hüzünle yürüyoruz, sanki o günden beri,
Salmışız kendimizi, gâh atlıyız gâh yaya.
Ve zümrüdî hıçkırık dağın gözbebekleri,
Mevsimim son güzünde, gel diyiyorum he ya.

05.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hecenin Çığlığı

Şiirde aslolan ifade gücü,
Mihrabı belirsiz savruk his değil.
Manasız her hece tek tip görgücü,
Şiir idrak etmek ihtiras değil.

Hedefsiz tek şiir şiire zarar,
Kendince kendini şiirde arar,
Haberi yok amma ayarsızlık var,
Şiir münacaat, örf miras değil.

Uyak ahenk seyir, maksadı seçin,
Nerede ne zaman ne için niçin,
Şiir baş kaldıra belki aşk için,
Badeyi içiren maşuk, tas değil.

Şiir mavi yeşil belki renksiz mor,
Şiir benden beter ben şiirden zor,
Kaçtıkça arkamdan tam gün koşuyor,
Üç mısra eklemek şi’r tahmis değil.

Nazım yok ölçü yok, yok adet oldu,
Kametsiz sözcükler ibadet oldu,
Niyet ve fikirler istimdat oldu,
Lütufla gelir bu, ihtisas değil.

Suskun saat gibi zamana esir,
Hep beni kahretti gayretsiz nesir,
Azıcık kurcala kimler müessir,
Bir sürü cümleler müesses değil.

Şiir ses, aşk sesi gözyaşı erir,
Hep ahenk hep ahenk, renge renk verir,
Dirilir duygular tekrar yeşerir,
Dört mevsim oynanır, son piyes değil.

Sükût ve temaşa, tarifsiz henüz,
Çağıl çağıl, renk renk masmavi eşsiz
Şiire gözyaşı eklense sessiz,
Leyla’nın gözyaşı şiir ses değil.

Bakış duyuş ilham ve edebiyat,
Şiir akşamları kime emanet?
Tıpkı iklim gibi pek çok ihanet,
Hecenin çığlığı bana has değil.

10.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hemhâl

Gözlerim kalbime yakarışlar sâl
O’nun ahlakıyla olayım hemhâl
Manevi arınma dua ve tövbe
Ötelere götür beni benden al

18.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hep Beraber

Yaban olduk şu gurbetin ardından
Yetim gibi garip gibi el gibi
Annem dertli ah u zar hep derdinden
Ağır aksak sendeleyen kul gibi…

Sevinç hüzün sürünüyor yerlerde
Kıymeti yok vefa özlem çul gibi
Raks türedi bizim köyde barlarda
Akrabalık üç asırlık dul gibi

Micingirt der toplansaydık ahenkle
Bayram seyran tokalaşan el gibi
Zafer yoktur hep kaybettik bu cenkle
Hep beraber sağır dilsiz lal gibi…

06.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Her İnsan

Tefekkür tolerans imanın bendi
İdâk marifettir çiledir dendi
Her insan mükemmel, sevgi aşk varsa
Mevlana beslendi Yunus beslendi

17.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Her Şey

Silinip gitti tek tek, şimdi yarından önce
Her şey Ona koşuyor, açıkta ve gizlenen
Hasat harman inâyet, bir gün ölüm ölünce
Sırat hesap mizan bu, geçecek temizlenen

24.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Her Şeye Rağmen

Her şeye rağmen yetişti cuma,
Döküldü günahlar düştü avcuma...

25.05.2007 Bursa

______________________Cumanız mubarek olsun! Olsun ki, yürekler

atsın Allah Allah diye.
Olsun ki, aşk-ı Muhammed gönüllere azık olsun.
Olsun ki, paramparça bu ümmet; kardeşlik bilinciyle kaynatılmış, tevhid temeli üzerine kurulmuş, çatısı Kuran, zineti sünnet olan bir kaleye dönüşsün!

Huzur yüzlere yansısın bugün. Her atom kardeşliği haykırsın, karanlık yüzlere. Ve yüzler Allaha dönük olsun sadece.

Bugün bayram olsun.
Hüzünler dönüşsün sevince. Rabbim yaralarımızı sarsın Rauf adıyla!
Kalbimizdeki marazları gidersin Şafi namıyla!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hercümerç

Ve göğ kesik yer kopuk, bir acayip gen aldım,
Her yer acı tebessüm, gün gün sattım gün aldım.
Meğer sokak pek gamsız, her kelimem meyhane…
Kavgaları belirsiz, hercümerçten bunaldım

20.07.2009 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hergele

Diz dize ve göz göze,
Manzara salık verdi.

Karışık iş bu amma,
Gerdi ülkeyi gerdi.

Her cümlesi temelsiz,
Kan gözyaşı terk derdi.

Zürriyetsiz hergele,
Sağı solla everdi.

Mihrabı giz muamma,
Bilmem kimi severdi.

Bıyıkları pek maço,
Sırtındaki semerdi.

Dökülen nefesiyle,
Tüm herzeyi içerdi.

Çukurlarda yüzerken,
Başı göklere erdi.

Her söylemi kıstassız
Ki ekmeden biçerdi.

Bilenler bilir elbet,
Nefret yüklü namerdi

Şaron Neron Firavun,
Kimler nerde geberdi.

26.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Herkül Gibi

Yine akşam geldi silindi yüzler
Karanlığın eli değdi elime
Donakaldı bana bakan yıldızlar
Kendimi bıraktım kendi hâline

Çapsız düşünceler beynimi yuttu
Aklımı başımdan aldı adeta
Sanki bir koç yiğit sırtımdan tuttu
Alnıma cürmümü çaldı adeta

Kimler heder oldu kimler gayrette
Batışın sesleri gelir derinden
Elim şakağımda zihnim hayrette
Ateşe atlarım eşiklerinden

Yüzüm yine tıpkı kefen beyazı
İçim korku dışım deli sevinci
Gidere kaydettim yine bu güzü
Gelirden anlar mı vaktin bilinci

Emin ol virâne rüya sürüyor
Dönüp bakıyorum yaban el gibi
Her sabah kaç sâla getiriliyor
Bak yine gerildim nefs Herkül gibi

17.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hesap

Her akşam sabaha mutlak erecek
Mağripten maşrığa aynı saatte
Ve müthiş dehşeti herkes görecek
Hesap yıkanırken gayyalı katta

02.07.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hesapsız

Yana yatmış gövdeler, boyunlar baştan kalın,
Zihinler kırbaç gibi, arenası yuların.
Düşüncede fırıldak, sadâkatte hesapsız;
Yaşayan kadavrası pervazsız uykuların!

03.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hey Şair

Hey Şair

Hey şair konuş
ne var dizelerinde şair
insana ait hayata dair

Şair laf cambazlığı değil
öyle sanma dur birader
biraz hecelere eğil

İn aşağı in
ayakları harflerin
yere bassın sürünsün ha
sürünsün ki nasır tutsun

Dökülsün
ojeleri kelimelerin
anadan yeni doğmuş
masmavi nur topu gibi

Dertlileri dizelerinle...
bilmem anladın mı sen şair
sen,hayat ve hayata dair

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Heybe

Zamanın içinden zaman doğacak,
Kalanlar hep onu, hep onu arar.
İklim pek müsait desem de ancak;
Sırların içinde nice sırlar var.

Izdırap hep bende vicdan valisi,
Hüzünle baş başa boylu boyuna
Belki de bir şaşkın şair delisi,
Davam beni attı sırlı oyuna

Yinede yes değil ümit sesi var,
Gelecek beklenen günler aşk ile.
Bağdat’ın heybemde inlemesi var,
Filistin vesile, Bağdat vesile...

04.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hırıltı

Kendince bir balayı, zevki sevdaya sermiş
Sırt sırta ve diz dize iç içe ve yan yana
Flörtün akisleri, aşk nereye gidermiş
Ham ruhlar lal kesilir, vicdan çarpar vicdana

Sanki özel hususi,sırayla birer birer
Üretiyor durmadan, hırıltıda her nokta
Bense derin uykuda, sitemkâr ve derbeder
Koştum yokluklar ile koşuyorum yoklukta...

21.09.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hırpani

Yaşıyorum ben güya,
Nerede gerçek yaşam!
Hep gösteriş hep riya,
Zift gibi bir ayyaşam.

Anlayan anlar hani;
Alay edip gülmeden.
Belki de ben hırpani,
Yırtın beni ölmeden.

20.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hırs

Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır,
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır.

29.03.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hicap

Hey benim buğulu sitemkâr yârim,
Sevdanın sükûnu kaplamış seni.
O zümrüt gözlerin içinde varım,
Baktıkça sarıyor mahrem deseni.

Her lahza tenhada hicaptan yana,
Biz aynı bahçeden aynı yan yana,
Dahası silinmez ziya ve mana,
Peşinden koşturdu talih hep beni.

Hislerim tüy gibi dört yanım lale,
Bir başka yürürüm bindim hayale,
Beşinci mevsimden seslensem bile,
Zaman tamam artık halvet dönemi…

08.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hiç

Gitmesen gelmesen de, hoş üslupla yâd eyle,
Bizi beni bırakıp, hal ile cihad eyle.
“Hiç” heybende yok ise ve “gözyaşı, tebessüm”
Uzaklaş hep kendinden, çok ağla feryad eyle!

28.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hiç olmaz

Ağaç gölgesinde söngün bir bakış,
Bir nefes bir selam, sır ifşa dünya.
Ne olur görünüz, tekrarsız akış,
Terk edemediğim benim dedim ya!

Gıpta etmeyiniz, bir yanım yanık,
Bendeki dörtlükler izafi küldür.
Günahım z iynetim, zihnim dağınık,
İdrakim dururken, kim ne mesuldür.

Yürürüm korkunun sokaklarında,
Ölü bedenimle şafağa kadar…
Yanarım güneşin dudaklarında,
Kendine yaşayan eşeğe kadar…

Yaşa dürtülerim, yaşasın alkış,
Yaşasın dörtlükler, yaşasın hece!
Cehlimde yürüdüm gerçekte yaz kış,
Fena katkı yaptım, girdim sürece.

İki kere iki, vehmim ne eder?
Gayya deresinde boşa uçulmaz.
Azabı borç alan pahalı öder,
Sizi bilmem amma, benden hiç olmaz.

11.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hiç Saymış

“Kim görmüş cenneti, o cehennemi”
Hiç saymış galiba Havva annemi,
İfade pek bozuk, asi besbelli.
Bunun savaşı hep kutsal dinle mi?

04.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hikmet

Aşka yelken her şiir,
Şiir sırra ne verir,
İmge mana ve sair,
Hikmet!

Bazen hayret hâlidir,
Sükût gayret hâlidir,
Bazen seyret hâlidir,
Hikmet!

Huzur sevgi temiz ak,
İhanete pek uzak,
Emre uymaktır ancak,
Hikmet!

Velilerin ziyneti,
Sesleniştir niyeti,
Elçilerin ismeti,
Hikmet!

Belki yeşil mavi mor,
Sonu fark et kafa yor,
Çile varsa geliyor,
Hikmet!

Endişe et düşün dur,
Onda gizli sonsuz nur,
Davran seninle yaşar,
Hikmet!

Her şey kendini idrâk,
Teslim ol sözü bırak,
Liyakatte son durak,
Hikmet!

28.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hislenirim

İnkâr kine doyamamış, kuşatılmış sanırım;
Tıpkı aynen Nemrut gibi, ne haydutlar tanırım!
Ve irâde paramparça, rahatsız minareden,
Bir sigara yakıverip, acırım hislenirim…

10.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hisler

Gözyaşını gözyaşımla biledim
Hislerimi hislerinle eledim
Meçhullerin meçhulümün mihengi
Hep seninle, seninle sendeledim

22.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hisse Al

Beni tutup tafra at
El âleme iltifat
Sen bu üç’e muhtaçsın
Kemâl idrâk sadâkat

Kızdın yine ihtimal
Sen prenses ben hamal
Kime ne altın taçsın
Vasfını bil hisse al

27.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hissedersin

Gece ve sessizlik tenhada dinle
Bitimsiz ritimler silinir gider
Sevda besteleri ve ben seninle
Dökül yüreğime salınır gider

Masmavi rayiha seninle eser
Her halin ibrişim dudağın kevser
Sus seni istemem hele elin ver
Süzülür sitemle alınır gider

Hüznümü kucakla seni bırak ta
Ruhumuz aynı yer kalma ırakta
Beni hissedersin şiire bak da
Büyülü bir rüya bölünür gider

23.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hissiyat

Bir ömür hırıltıda, ben benden usanmıştım,
Ve kendimi ufuksuz, hissiyatsız sanmıştım…

23.07.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hizmet Nimettir

Nurefşan tertemiz koşun bu sese,
Yediden yetmişe yayın herkese,

Zerreden kürreye sal perde perde,
Vuslat seninledir, vuslat her yerde…

Gözyaşın ateşle, koş zirvelere,
Ezelden ebede yürü O yere.

Nağme-i efkarla çal beste beste,
İblis boğum boğum kalsın kafeste,

Şafak musikisi bu ulu seda,
Pervaz ede ede gelir şüheda,

Oba ova dere vadi gül çiçek,
Tekrar dirilecek tekrar sökecek,

Ak nizam yolunda sebat hizmettir,
Rikkatle buyurmuş “Hizmet Nimettir”.

2003 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hocalı Katliamı

Sinsi sinsi acele, göz kulak arasında,
Üç beş tane kalpaklı, özür deyip durdular.
Ismarlama planlar, kim neyin macerasında?
Diaspora biatli çılgınlar kudurdular!

Hocalı Katliamı”henüz kinden tomurcuk,
Acı vahşet üstüne kızıl evler kurdular!
Yaşlı genci kız kızan, üst üste çoluk çocuk,
Dün daha bir milleti, çukura doldurdular…

22.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hodbin

Her ses her rengi göremez hodbin,
Himmete kapalı,ben diyor hep ben.
İçime püskürür maşuk duygular,
Ruhuma tattırır aşkı hudabin.

04.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hortlaklar

Nereye göz atsam mezar görünür,
Başıboş hortlaklar iffet sürünür,
Ürperir sineler affa bürünür,
Nereye göz atsam mezar görünür.

Üst üste, alt alta, tutsak yürekler...
Erkekler kadınsı, kadın erkekler
Şeytanı geçtiniz hey mübarekler(!)
Üst üste, alt alta, tutsak yürekler...

İsyanda geceler, ziyan geceler...
Yaşayan meyyitler ruhsuz heceler,
Ayşeler, Ebrular mevt neticeler
İsyanda geceler, ziyan geceler...

Seherde mecalsiz yattı hortlaklar,
Sarsıldı insanlık! Bitti laklaklar,
Kesildi naralar sustu şakşaklar,
Seherde mecalsiz yattı hortlaklar.

15.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hortumcu

Nerde hata ettik biz, yuttular ülke bitti,
Kangal değildi ama, hepsi it oğlu itti.

Ağzın bozma Ekinci, çakaldan da arsızlar,
Yeğenleri çok ama enik yoktur barsızlar…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hoş

Mahşere süvarili atların verâsı hoş,
Sükûn meclislerinde vaktin maverası hoş.
Hüznün davetiyesi, giden gelen bahtiyar;
Ağlatan inzivası, hira mağarası hoş.

04.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hoş Seda

Derdimi yazayım hemen acele,
Azrail gelmeden varislerime…
İster ezber oku ister hecele,
Bir çizik atınız kaprislerime.

O günü beklerim mahzun kaygılı,
Bilmem razımıdır yetim sevgili,
Yaşımla suladım solan her gülü,
Sessizce eğilip sor hislerime.

Giderken arkamdan gelse hoş seda,
Budur Koçyiğitlik budur şüheda,
Ekinci fatiha yazsa tahtada,
O zaman kulak ver akislerime.

26.08.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hurisin

Güzeller güzeli gel hele kurban
Duruşu bakışı gülüşü güzel
Bu ihlâs bu irfan bu iffet nerden
İffetle sekerek gülüşü güzel.

Gizli gel nur yüzlüm huri kıskanır,
Gözyaşın akıtma içim ıslanır,
Allahım bu melek nerden beslenir,
Oyalı yazmalı el işi güzel.

Efsunlu bakışlım kız sen hurisin,
Çimeni fistanlım kimin yârisin,
Riyakâr gözlerden Mevlam korusun,
Ruhuma sessizce gelişi güzel.

04.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Huşu Ve Hudu

Yürekten iki söz huşu ve hudu, yakuttan taç kubbe şebnemden kemer,
Cürmümü sırtladım kapına geldim, boynumda bir tasma sırtımda semer.

11.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Huzur

Karun sokağında huzur ararken
Bulutlarda buldum bir sabah erken
Bir büyülü iklim Biâl mi Bilâl
Dağ taş oldu dümdüz sarp yokuş derken

16.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Huzurevi Hüzünevi

Bürünmüş ömrünün son bestesine
Bir başka füsunkâr nurdan yaşlılar
Hasreti sıkışmış kısık sesine
Hasretle kavrulan yerde yaşlılar

Basiret kör olmuş evlatlar kayıp
Ne bir vefa kaldı ne de bir ayıp
Çekirdek bozuldu her şey acayip
Hüzünde boğuldum birden yaşlılar

Koklardım dedemi torunum derken
Sarılıp okşardı her sabah erken
Huzurevi neymiş evlat var iken
Mahrumum duadan nurdan yaşlılar

Mecalsiz bakışlar kimin vebali
Nerede Ayşeler nerede Ali
Vallahi sonumuz meçhul ahali
Titrerim ürperten surdan yaşlılar

Edebi saygıyı örfi söyledim
Girdapla iç içe figan eyledim
Hakikat ararken neler peyledim
Geçmişi tüllenen pirden yaşlılar

15.05.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hünkâr Köşkü

Şu sevda ateşleri
Gönlümün gözyaşları
Hayat suyu bakışı
Duvaklıdır kışları
Şu sevda ateşleri…

Etrafımda adamlar
Cıvıl cıvıl kuşları
Çığlık içime damlar
Mecnun ya da eşleri
Şu sevda ateşleri…

Pek hüzün köşkün dibi
Çatık gibi kaşları
Surat aynı ben gibi,
Tasa yağar yaşları
Şu sevda ateşleri…

Bazen ne kadar yakın
Benle sobe taşları
Beni bana bırakın
Belki tâlih işleri
Şu sevda ateşleri…

Şahittir Hünkâr Köşkü
Şahit köşe taşları
Sarar yemyeşil aşkı
Kuğu gibi dişleri
Şu sevda ateşleri…

Rengi renklerim tutmuş
Terk ettim üç beşleri
Kalbi kalbimi yutmuş
Düşlerimdir düşleri
Şu sevda ateşleri

16.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hür Biziz

Şu semavat ehline bak ne söylüyor ey ahmak,
Bir Kadir-i Zülkemâlin yolundaki nur biziz.
Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanı söyler hak!
Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimiz bir! Er biziz.

Şu semanın arza bakan nurefşanı, gülüyüz,
Bir Hâkim-i Zülcelâlin birer ulvi kuluyuz,
Hem vahdete, hem kudrete mecnun âşık deliyiz,
Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimiz bir! Yar biziz.

Dinledin mi yıldızları neyi takrir eylerler,
Mu’cize-i kudrettendir aşk-ı nağme söylerler,
Daire-i kudret ile emri surla boylarlar
Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimiz bir! Sur biziz.

Kör olası gözü görmez, söz işitmez ezelden,
Hak söylemez, esmasından, hüsnasından güzelden,
İndallahta şahit Ömer! Kaçamazsın O elden
Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimiz bir! Nur biziz.

Ey şehriyar buyurmuşsun “keşke şair olsaydım”,
Şiir nedir, şair kimdir ben hep sana gelseydim
Şiir şiir, nazım nazım, huzurunda ölseydim,
Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimiz bir! Hür biziz.

25.10.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hüsnüniyet

Avamda hüsnüniyet, ilmi sorana kadar,
İnekteki basiret, tren görene kadar...
Ve bendeki tolerans, bilinmezle perdeli;
Bilinmezin ölçüsü, nefsi yerene kadar…

25.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hüsnüzân

Gür akar kirlenmez şiirsel sular
Kulu pek faş eder içindeki zân
Şâirin ritmidir temiz duygular
Her zaman aldanır başka zanneden

Mesnetsiz hisleri salma her yana
İsmim anıp yalan ile süsleme
Anlasana kardeş dedim ben sana
Dedikodu ekip varlık taslama

Dostluk nağmeleri salmışım bir bir
Günbegün beraber sizinle sizsiz
Gerçek aşklar iffet ile yeşerir
Bilir misin izzet iffet âşk eşsiz

02.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hüvel Bâki

Yaşarken kalabalık ve ölürken teksiniz
Yapayalnız kapısız sura vurur eks’iniz
Hüvel Bâki, fatiha, zor be terhis töreni
Ürperteni hissedip tek tek gideceksiniz

12.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Hüzün

Sar beni sıkıca sar sadık dostum,
Çileli davamın dermanı hüzün...
Dövündüm yıllarca yaş döktüm sustum,
İhlâssız duamın gümanı hüzün...

Çürüdüm kavruldum sessiz derinden,
Söküldü ciğerim koptu yerinden,
Sonsuzluk bestesi eser serinden,
Bu garip avamın âmânı hüzün.

O günü beklerim o gün nevbahar,
Sultanlık o günde o gün var bahar,
Kupkuru sapsarı çehrem sonbahar,
Ve eşsiz davamın zamanı hüzün...

05.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Israr

Yaşamın sırrını ifşayla vurdum,
Zannımı sırtlayıp gururda durdum.
Gerçekler ölümlü kozama çarptı;
Israrla üstünde oturuyordum!

01.09.11 Balıkesir

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Issız Avlu

Kokun gül yaprağı dört mevsim gelen;
Beni ben boğuyor şehri gökdelen!
Hep seni bekledim ıssız avluda,
Melûn fır dönüyor zihnimi çelen.

12.12.2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Istemem

Yelken açtım yalnızlığa kederden,
Hüzünlüyüm başka soru istemem.
Sevinç, hüzün belki yazı kaderden,
Gül kokmayan pembe moru istemem.

Edep nerde kelimeler pek arsız,
Müntesipler izdırapsiz duyarsız,
Saat bozuk yelkovanlar ayarsız,
Dudak büken şaşı körü istemem.

Gözyaşlarım tek sermayem tâatim,
Mecnun gibi “vah”ta geçti sıhhatim,
Sarsılıyor bir nefeslik hayatim,
Şairlikmiş(!) âlin geri istemem.

Dost bağına pür edeple girilir,
Tevazuuyla rızasına erilir,
Riya, haset, gösterişler sorulur,
Kulluk yeter başka yeri istemem.

24.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Izdırabım Ol

Mâtem rüzgârları yokuş desem de
Füsunlu bakışla düz etti gönül
Doldurun hüznümü pişsin kâsem de
Benli hissiyatı biz etti gönül

Gönlü bende amma vuslat pek ırak
Aşılmaz engel var hâlime bırak
Ölüm ve beyaz aşk başka ne gerek
İffetin hissiyle va’z etti gönül

İlan-ı aşk o ne, bilmem takıştık
Hasbıhal eyledik, dostça bakıştık
Kaderde böyleymiş böyle yakıştık
Bilmem ki ne kadar hazzetti gönül

Ümitle bekledim gelmedin hâlâ
Izdırabım ol hem, durma gel hele
Yeşilin bağrında tutsak el ele
Apayrı mânâ var, naz etti gönül

30.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Izdırap

Yine bu gün gözyaşımla gardaşım,
Yanık sinem gamlı nefes kısıldı,
Islandı cepkenim hicranlı başım,
Dürüldü defterim günah basıldı.

Karadı ufuğum büyüktür derdim,
Kol gezer yarasa yutkundum durdum,
Ben mi acep sakat mantığım yordum,
Sarsıldı vicdanım sesim kısıldı.

Küsüm kendime küs gaflete yatar,
Bir nesil ziyanda bir nesil batar,
Zulmet iltifatta İblis’ten beter,
Post değişti tilki, aslan kesildi.

Revaçta Lût kavmi Ömer duyarsız,
Zaman ahir hey hat! Yaşam ayarsız,
Sabırdadır gazap, zalim pek arsız,
Hainler kahraman! Kimler asıldı.

11.09.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İç İçe

Hep bendesin sen bende, yokluk sesi var ama
Hasret-hüzün iç içe, bende neşe arama.
Zamanı itekleyip; hep seni bekliyorum,
Sen efsunlu musikim, sen dermansın yarama.

17.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İçimdeki Ses

Her gün ayrı bir gündür, dünü dünden yırtacak
Şu günler ki elbette tükenişin sesleri
Bir hüzün sarmalıyor canımı çıkartacak
İçimdeki ses de ne, korkumun akisleri

Evvel yaşam diyarı, sonu varır ölüme
Ya cehennem ateşi yâda cennet güneşi
Bu bir vehim değildir, şahit zümrüt kelime
Tevekkül tek değildir, gayret hayrın kardeşi

Dizime dermanımı, anbean bahşeden el
Lütuf gazap, hayır şer, ümit korku her yerde
Yıllar ömrü yırtsa da O ahirdir O evvel
Cürmüm pek çok İlâhi, ümidim perde perde…

21.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İdrak

Seyir ötesinde nice sırlar var,
İdrak zincirini kır azar azar.

04.11.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İdrâk

Liyâkat üretip görgüye ersem;
İfşayı çağırıp sırla eversem.
Tedbirle iç içe gerçek emniyet,
İdrâke bağlayın, tersten esersem.

05.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İfadeler

Adaletin izi varsa adımda
Bu bendeki derin sessizlik neden
Nasıl anlatsam ki her bir adımda
Zulme çanak olduk bilip bilmeden
Hesaplar ne oldu ben yaşadım da

Yine de gölgesi bende var gibi
Her daim hatırlar taşırım şanla
Ölümsüz günlerde nefs azar gibi
Adım hak doğurmuş dön de bak anla
Ben ben’i yazarım bir yazar gibi

İfadeler beni hep ele verir
Mahzun sevdalarım ismime ekli
Kusursuz aşk ile getirir tekbir
Koşarım mâziye mavi yelekli
Ben hakkı yazdıkça ruhum yeşerir

20.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İfadem

Ben mecnunum ben divane ben âdem,
Madde-mânâ ismimdedir ifadem.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İfşa

Islak zarf doğurdu bulanık sular
Yer yer faşoluyor hain pusular
Düşman da bir sevinç bende ızdırap
Cunta vadisinde köhne duygular

28.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İfşâ

Gidiyor bir meçhûle,İdrak noksan ruh alık,
Nefsi sırtına binmiş yardım eyle'Yâ Hâlik',
Susmaz ifşâ ettirir bu kendine ihânet!
Sermayesi laf olmuş laf kârdan kalabalık.

25.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İftar

Ethopya, Somali, Kenya, Filistin,
Ramazan her gece paslı hıçkırık.
Izdırap darbesi kılıçtan keskin,
Dertli hülyalarım dökük ve kırık.

İftarda uğultu mezarda güneş,
Bu korkak gönlüme gözyaşı buldum.
Üç beş lokma hayat hep aynı telaş,
Cürmümü rahmete verip kurtuldum(!)

Bülbülü görünce oldum kör ağaç,
Güldeki feryadı attım boynumdan.
Bir avuç toprağa gözlerim muhtaç,
Yığın yığın hortlak benim aynımdan.

15.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İftar Magazin!

Gök yarılmış sanki ozonda delik,
Kimsede kaygı yok, çıldıracağım.
Papa soysuz çıktı, rektör üstelik,
Susarsam aklımı kaldıracağım.

Basın ikiyüzlü, canlı yayında,
İftarlar magazin her şey ayanda,
Simsiyah başrolde, yalan beyanda,
Şaha kalktı sabrım çıldıracağım.

Alkolle mi açsak iftar acaba?
Utandım fetvadan! Kendinden kaba,
Yırtınma nafile! Boşadır çaba,
Cem Yılmaz çok kızmış güldüreceğim.

Bu heva, bu herze, bu hicran niye,
İsmin fürug amma, fitne ne diye?
Encamı belirsiz, gidiş feciye,
Namazın abdestsiz kıldıracağım.

Fetva hoş namazı üçe indirir,
Levhadan partisi Nuri kandırır,
Orucu parayla dinden kaldırır
Fitil fitil geri aldıracağım!

Oynamayın dinle! Bimâye hâşâ,
Kirlenmiş kanallar bir baştanbaşa,
Sabırda milletim tükürür leşe,
Leşini kargaya bildireceğim.

Ey gafil sanma ki bu kervan yürür,
Fanidir bu dünya bakiler durur,
Azrail pençeyi tepene vurur,
Münkiri sırtına bindireceğim.

Güya aydın adam kinden barınır,
Gülüşür şeytanca nefsi görünür,
Azab-ı ebed de yanar sürünür,
Sonunda kıbleye döndüreceğim.

Ömer der milletle oynama oyun,
Nadan-i elini vicdana koyun,
Gözlerin kocaman, kısalmış boyun,
Az kaldı! Şöhretin söndüreceğim.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İftarın Bağrında

İnanç hep magazin belli basında,
Gafletin elleri kurusa yansa…
İftarın bağrında tam ortasında,
Kimsesiz lokmalar kime uyansa.

Işığa karanlık diyen elitler,
Karun gibi zorlu,dehşet gel gitler,
Tekrardan yeşerir gelir bulutlar,
Ayın hürmetine, hürmet boyansa.

Fetvalar yuvarlak ya da köşeli,
Her biri gayyadan ateş döşeli,
Ben siyahtan,Beyaz benden neşeli,
Her söz bir fırıldak fetva bayansa…

Bu kimin ağında bu ahval neden,
Adeta ant içmiş başka perdeden,
İftarı bitirsem sancı girmeden,
Ruhum meçhul amma kalbim dayansa.

24.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İftira

Hissiyat kör olur kine bürünür,
İffetsiz dimağdan akar iftira.
Gösteriş taht kurar ballı görünür,
Şeytanca gülerek çakar iftira.

Kardeşi kardeşe can düşman keser,
Zulmeti getirir hürmeti kısar,
Çileli dillerde utanır susar,
Söyleyen dili de yakar iftira

Ne ağırmış bühtan mağmalara denk,
Ne kardeşlik kaldı ne yiğitçe cenk,
Kırk tilki dolaşır hile rengârenk,
Şöhreti başına yıkar iftira

Vur pençen nefsine bağlan edebe,
Azrail yakalar gider debdebe,
Gel sarıl tövbeye, sarıl sebebe,
Gayya çukurundan sokar iftira

İftira tayfası eyleme ya Rab,
Ağulu akreptir gönüller harap,
Dinsizden Türk olmaz müşrikten Arap,
Mazlumu kodese tıkar iftira

Ekinci hicranı kattı aşıma,
Şöhrete yaslandı düştü peşime,
Utandım söylemem ben kardeşime,
Vurursam şamarı çıkar iftira

09.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İhânet

Sözü dokundurur utanırım az
Bazı kıyafetler edepsiz biraz
Gidin bir dolaşın Anadolulu’yu
Utangaç tespite var mı itiraz

Şu moda örfüme cellât her zaman
Durmadan gençliği vurur anbean
Diziler hovarda şeytanın eli
İhânet ateşle kaynayan kazan

Bu yüce milleti hatırla tek tek
Galiba epeyce tefekkür gerek
Mâziyi düşündüm ve kutlu yolu
Zihnimi teperler boş ver diyerek

01.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İhsan Dayı Ölmüş

İhsan dayı ölmüş
duydun mu
Ankarada
hani şu sağırlardan
yadigâr
ah anam
yaşmağı efsunlu
gözleri yosunlu
düşleri çileli anam
bitkin bakışıyla
nasılda gizliyor
derbeder yaşlarını
yorgun yüreğine
...
tek o kalmıştı
sağırlardan İhsan dayı
birde anam
...
ecel onu Ankara’da
alev alev uzakta
çok uzakta Ankara’da
zemheride
yolunu kesmiş
İhsan dayının
...
ne acı İhsan dayı
ansızın gidişin
Micingirt sessiz
Şorak sensiz
Campaşa eze
suskun
yanar
kıvrım kıvrım
için için
perişan
zıgav da öksüz
...
ben ise ağır acı
mor hüzün
birkaç mistik fatiha
birde
ağıt
...
celepte yok
lütfü de yok
İhsan dayı da
sahi Kamil nerede

18.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İhtimal

Aklıma ser çekmiş Leylanın üstü,
Vuslata engeldir keyfimin büstü.
Kim bilir göz kırpar belki ihtimal,
Hiçlik sütununda bir akşam üstü.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İki

Zaman bende ipe gelmez tor taydı,
Rakamlarım tükendikçe artaydı.
İki ayrı âlem ömrün yapısı,
Ölümsüzlük gelip, ölçüp tartaydı.

24.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İki Söz

Yürekten iki söz; huşu ve hudu,
En deruni mana, meçhul hududu...
Yakuttan taç kubbe, şebnemden kemer,
Çileli iklimin, renk renk buudu.
Yürekten iki söz; huşu ve hudu…

Ne olur kucakla kollarını aç,
Alnım eşiğine, göz yaşa muhtaç,
Boynumda bir tasma, sırtımda semer,
Benlik tepelerim kökünden kıraç.
Ne olur kucakla kollarını aç.

11.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İklimin Olayım

Yoksa boğulurum uzat elin ver
Beni itekleyip ırmağa attın
Büyülü duygular hoş seslenişler
Füsunkâr tatları benimle tattın

Seven sevdiğine kapı aralar
Vaktin uzunluğu kimin günâhı
Benli hasret değil vuslat yaralar
Aynen kabir gibi sabrın eyvâhı

Bu nasıl seyahat yolcu nerdesin
Gündüzler çok ağır geceler çetin
İklimin olayım hangi yerdesin
Bensiz iki büklüm senin hicretin

03.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İlhâm

Kimse zân konduramaz, enâniyetten yana,
Yılların sessizliği kasırgam oldu her an.
Pişmanlığı çok tattım, ruhum deli divane,
Fena boğazladılar, gün gün çırpınamadan.

Herkes zihnine göre, nispetinde dirilmiş,
Hesap kitap tahsisat, sır ve ifşa iç içe.
Aklım uçan mahlûkat, göklere indirilmiş.
Zaman altından leçek, gece elmastan peçe…

Yol azığım yaşantım, sokaklar ilhâm sesi,
İlhâm benden pek uzak, yaşasam da bir müddet.
Varlık takdire ermek, ilhâm arşın gölgesi,
Zulmet ve nur bendedir, idrak etmek mârifet.

19.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İlham Olsun

Nakış nakış hece hece,
Eller sana ilham olsun
Yâr koklayıp aşk gelince,
Güller sana ilham olsun.

Huzme huzme huzur sarsa,
Edirne’den serhat Kars’a,
Ay yıldızı sorarlarsa.,
Allar sana ilham olsun.

Mevsim sarhoş vakit buruk,
Hisler renk renk gece kırık,
Yeşil hüzün mor hıçkırık,
Hâller sana ilham olsun.

Neredesin kutlu şarkı,
Sende buldum gerçek farkı,
Fırdönüyor yaşım kırkı,
Diller sana ilham olsun.

Ben bir mecnun bu aralar,
Asrı boğdu sığ veralar,
Asır değil kul yaralar,
Kullar sana ilham olsun.

Yüzen zaman mâna madde,
Gözyaşlarım kızgın cadde,
Gül yüz imam çöl seccade,
Çöller sana ilham olsun.

30.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İmhal Eder

Asrın şairleri kıyl ü kâl eder,
Yaşarken uyuyan diriler gibi.
Herkes idrakince arzuhâl eder,
Davulda yıllanan deriler gibi.

Akıllı insan hem neyi mal eder,
Avam aynı sestir korolar gibi.
Zannı çok olanı nefs hamal eder,
Ateşe atlayan sürüler gibi.

Edebe riâyet, haddi hâl eder,
Takvâyı besleyen sorular gibi
İlhâm içgüdüyse izmihlâl eder,
Aslı pek olmayan iriler gibi.

Gerçek samimiyet kulu kul eder,
Dupduru,duruyu durular gibi.
Sükûtu bilmeyen lafı bol eder,
Edip meclisini yaralar gibi.

Aklın ötesini kim ihmal eder,
Duyunca kendini paralar gibi.
Var eden sabreder ve imhal eder,
Sır ve hikmet vermiş arılar gibi.

01.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İmkânsızlar

Gizemini gizlemişim gizimde,
Gönlündeki aceplerin dupduru.
Başım koyup ölebilsem dizinde,
Gözyaşınla paylaşırım huzuru.

Sen büyülü sen bendeki muamma
Hissiyatın renklerini peyliyor
Yüzünde hep neşe izi var amma
Hüzünlerin sanki beni söylüyor

Deme bana imkânsızlar mümkün mü?
Belki tekrar doğacaktır şafaklar.
Şu gözlerim, denizlere döndün mü?
Mecnun gibi yaralarım, aşk paklar.

28.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnan

Çokluk varlığı yıktı inan sözüme inan
Kızıl karanlık çöktü inan sözüme inan
Ne hiç kaldı ne hicâp boğuyor münâkaşa
Ben’im benden büyüktü inan sözüme inan.

07.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnayet

İnayet
İnayet inançta,inayet başta
İnayet şefaat vuslat hepsiyle
İnayet gizlidir kutlu savaşta
İnayet ızdırap belki de çile

İnayetle eser ağaç dal yaprak
Çözülüverir aşk yer gök rengarenk
Deniz kıta yaz kış gürler taş toprak
Bambaşka orkestra apayrı ahenk

Mana mantık inler Leyla’ya döner
Köz olur sineler o öyle bir divan
Sevdaya sevdalı heceler yanar
Ve ilham bürünür şiir her zaman

İnayet muhabbet ve seyir varken
İnkisar diz çöker durulur sular
Çorak tepelerde şafak çıkarken
İnayetle çoşar şair duygular

30.06.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnfâk

Sadece, almadan verenler erecektir
Ve ölmeden ölenler dirilecektir.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnkâr

Doğru birdir değişemez, tefrikadır türleri;
Susunuz dinleyiniz, zamane kâfirleri!
İnkâr liyakat madem, sizler kimin eseri
Zekâ kimi kurtardı, küfrün misafirleri.

06.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnsan Çoklukları

Yırtılası yürüyüşler
Koca koca adamlar
Ateşlere vuruyorlar
Koşuşmalar zindana
Cin görünce bağırırlar
İnsan çoklukları

Bazen bir Karun tıpkı
Müthiş hazinlere oynaşırlar
Keder zulmet güldükleri
Gayya’dan kaleleri
Taş yağar birer birer
İnsan çoklukları

Bir kısmı pek buğulu
Gecelerle söyleşir
Yığın yığın gözyaşı
Dupduru bakışları
Salmışlar âhengine
İnsan çoklukları

12.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnsan Velhasıl

Çıngıraksız yollar ömrüm çürüttü,
Yaşam denen sahte civanı vurdum.
Korku tortuları sırtımdan tuttu,
Yaş döküp söz verip cayanı vurdum.

Hep ölmek duygusu yok yokluk yoktur,
Firengili yürek azgın kalp çoktur,
Ecelin haşyeti hârdan kayıktır,
Çetele tutturup sayanı vurdum.

İnsanım elbet ben, insan velhasıl,
Elâ gözlerim de titriyor nasıl,
Kangren hayaller benle muttasıl,
Hâlimi faşedip duyanı vurdum.

Dertli yürekleri aydınlık almış,
Kuşkusuz suç cürüm geçmişte kalmış,
Kimler müstakim der kimler alçalmış,
Şu alçak nefs denen çıyanı vurdum.

Kendime sitemim söz hece tek tek,
Varışta hilaf yok hesap tek gerçek,
Şu divane gönlüm kime gidecek,
Hesaba muâlif beyânı vurdum.

19.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnsanım Ben

Sonsuzluğun gedasıyım
Görenlerin körüyüm ben
Sevgi nefret nidasıyım
Çığlık çığlık soruyum ben

Günahkâr ben eren benin
Alan satan veren benim
Beklenen ben yâren benim
Tekâmülün piriyim ben

Karanlıklar çözülüyor
Güneş aşkta süzülüyor
Karakışlar yaz oluyor
Yananların narıyım ben

Şeb-i arus düğün ölüm
Bin bir renkte arzuhalim
Bilen bilir beni gülüm
Mevlana’nın hârıyım ben

Samimiyet hüsnüniyet
Hayret sükût enaniyet
Teslim idrâk insaniyet
Mahlûkatın nuruyum ben

23.09.11

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnsanım Elbet

Ben benden bihaber yürür giderim,
Basitlik ömrümü, ömrümü yedi.
Zamanı siler mi kirli ellerim,
Var yok zan ifşayı, kim örseledi.

Yaklaş yüzümde ki zanlarıma bak,
Kim affedebilir kim eder ihyâ?
Ateşten asfaltlar, ben yalınayak;
Yürürüm bir değnek olmuşum kâhya.

Zaman ben yürürüz, vakitler kaç fit,
Güneşi izlerken gölge silindi.
Güneşim hep hayâl, gölgem nedamet,
Ruhum parça parça, dilim dilimdi.

Sözlerim parçalı idrâkim de sus,
Gayya deresine taş kıracağım.
Verene ihânet bana mı mahsus,
Affıyla hararet fışkıracağım!

Tatbikat tecrübe,marifet işmiş,
Edebe riayet. Edepte gayret.
Beyinde başlayıp kalpte bitişmiş,
Cürüm var tevbe var,insanım elbet!

28.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnsanız Biz

Renkler renge,gen gene
Laz Abâza Çingene
Aldanmayın bedene
İnsanız biz
İnsanız

Gâh hikâye gâh masal
Kör şeytandan hisse al
Âdemi düşün misâl
İnsanız biz
İnsanız

Ağlayarak doğarız
İhâneti sağarız
Hem yokuz biz hem varız
İnsanız biz
İnsanız

Toprak kara, un tuz ak
Fâili meçhul tuzak
Zaman öteye kızak
İnsanız biz
İnsanız

Koş verenler eli ol
Dumrul gibi deli ol
Kılıcı çek Ali ol
İnsanız biz
İnsanız

Hani vardı ya şakir
Zâkir ki neden fakir
Olmayalım cinfikir
İnsanız biz
İnsanız

Neredesin sen ey cân
Dünya denen şu meydan
Acı hüzün perişan
İnsanız biz
İnsanız

Erkek dul kadın ersiz
Ağlarız yerli yersiz
Koşuyoruz habersiz
İnsanız biz
İnsanız

Beni pek korku sardı
Yaşam ölümün ardı
Micingirt’te ağlardı
İnsanız biz
İnsanız

09.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnsanlar

İnsan hikmet marifet, sefil sersem aşk sızı
Güzel çirkin ak kara, müthiş zaman hırsızı
Gâh dehşetli Süleyman kâh Mecusi gâh kâfir
Hem yolcu hem misafir, bu nasıl bir misafir!
Dantelâ bütün renkler âdem ya hepsi bizden
Ey insanlar aşk değil, taş yağar tepemizden

Yığın yığın insanlar, el değmedik nisyan var
Yok, olmayan ağrımda kaç asırlık hüsran var

Koşun koşun son surat, mesafe yok bir karış
Paye nişan şan yarış bazen de bir yakarış
Bazen ziftten kadavra deriden deri yüzler
Bilmem neyin peşinde fiyakalı köksüzler
Sarsıldım tövbe hâşâ söz meclisten dışarı
Sana diyorum sana hey zebani kaşarı!

Darbe yüzlü insanlar mahkemesiz asanlar
Tümsek oldu doğrumda yalan tarih yazanlar

Şaron, Neron Firavun, topla çıkar kaldır at
Kan gözyaşı ızdırap, yaşam zulüm sefalet
Zıtların kucağında hepsi silinip gitmiş
Bazıları müstesna, musikiyi fark etmiş
İnsan gönül insan aşk meydan okur zamana
Leyla mecnun saray köşk siz yıkmayın aman ha!

Çeşit çeşit insanlar,konuşan var susan var
Ve yaralı bağrımda Leylaya denk Suzan var

Atlas bayrak misali yüzer uhud dağında
Dalga dalga çağıltı tebessüm dudağında
Eşrefi mahlûkta o,vefalı çoklukta o
Fani-baki iç içe varlıkta yoklukta o
Bazen kulun kuludur, bazen delidoludur
Hakikatte uludur hak yol Onun yoludur

Güzel şey bu insanlar musiki renk lisan var
Hüzün yüklü çağrımda âb-ı hayatdüzen var

15.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnşallah

Dermansız bir halde ölecek gibi,
Nedense bu günler ruhum gerilir.
Sonsuzluk içine alacak gibi,
Derbeder halimle nasıl girilir.

Sokaklar karnaval koşuyor herkes,
Bilcümle kökünden hepsi aynı ses.
Ve sesler kesilir elveda piyes,
Kucaklar o şehir tek tek sorulur.

Bu gidiş ayarsız bilenler bilsin,
Ve beter halime gülenler gülsün.
Belki de son sefer,gelenler gelsin,
Kim bilir, belki de seyre erilir.

Düşündüm hamalı yağlı sicimle,
Tükeniş başladı bütün gücümle.
Kurtuluş tek hitap,işte O cümle,
İnşallah tekmilim sağdan verilir.

25.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İntikal

Hırs, ihtiras artıkça, zaman ruhumu eme,
Bireysellik va’z eden, suretimi dinleme!
Ötenin hayaliyle, kendimden kaçıyorum,
Gıpta haset iç içe, az kaldı cehenneme.

Görmeyi terk eyleyip, görmediklerime sal,
Anlık istikametim, sınırsızlığa emsal.
Ben nasıl bir mahlûkat teslimi geçiyorum,
Farkında mısınız siz, vehmimdedir intikal!

18.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İnziva

Halktan kaçıp eşkıyaya bırakamam bu yurdu,
Halk içinde Hakla olmak… Marifettir buyurdu…

02.08.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İp

Ümit kasem yumağını eğirtsem,
Düşe kalka son durağa seğirtsem.
Ne gam artık ipi sıkı tutmuşken,
Zaman bozuk mevsim savruk bir gitsem...

29.01.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İptila

Gurûbu seyreyle sokaklara bak
Günahkâr öfkeli çatlayabilir
Kabul et teslim inadı bırak
Hiçliğin sırtında patlayabilir

Feryada ses vermez ne kadar rahat
Maksadı maksada katlayabilir
İmtihan mecrası sonu nihayet
Sonsuzluk var amma son kayabilir

Boş ver sen agâh kör sağır dinleme
Hani günahkârlar ar hayâ bilir
Keskin uç entari giy cehenneme
Gayya tepesinden atlayabilir

Körpe menfezlerde meftun yürüyor
Alaca duygular hortlayabilir
Gâh göğü tepeler gâh sürünüyor
Katline iptila mortlayabilir …

30.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İrkiliyorum

Ben beni biliyorum,
Gam keder gülüyorum.
Tahsisatı düşündüm,
Hayret, irkiliyorum!

22.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İrtica

Tankın gölgesine kıstırıldık dün,
Ölüler ürettik gece gündüzün.
Meramı anladım kuru irtica,
Acâyıp karıştı, hece aşk vezin.

Hasta çocuk gibi o günlerde ben,
Çok bana benziyor benle harbeden.
Kulağıma bir ses; soru irtica
Şükür lütfeyledi çıktık darbeden.

16.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İslam

Kılavuzu köksüz haritası ham,
Şahadetsiz kula neylesin İslam.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İslam’la

Ruhları büyüleyen, sonsuzluk yoludur din,
Nemrut olup gidersin, nedir İslam’la derdin?
Bilinmezleri bırak, mahşeri düşün gafil,
Şeytan gülerek der ki; geberdin sen geberdin!

28.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İslami Terör

Menfez araları terör peşine
İslam’a iftira bühtandır terör
Kerkük koylarında puştun işi ne
Dünyaya silahı satandır terör

Ekleyip yamamış terör adını
Silah tüccarları almış tadını
Kullanır silahın son icadını
Paraya günbegün tapandır terör

Susun adam olun çözüm bulalım
Gelin tüm insanlık tedbir alalım
Terör yok İslam da adil olalım
Ayrılık tohumu atandır terör

Micingirt terörü besler odaklar
Barış der peşinden katili saklar
Şahit Arap çölü şahit sokaklar
Namerdin elini öpendir terör...

09.08.2005.Bursa

Kuran-ı Kerimde:“HAKSIZ YERE BİR İNSANI ÖLDÜREN, BÜTÜN İNSANLIĞI ÖLDÜRMÜŞ GİBİDİR”Buyruluyor …İslami TERÖR iftira ve
bühtandır…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İsmet İçinde

Ayrılık gizlemiş vuslat içinde
Hep seni aradım kısmet içinde
O naif bakışın ne kadar dostça
Helâl dairesi ismet içinde

Ve sensiz geceler hüznüme iten
Var iken yokluğun yürek acıtan
Nazlanıp çıkışın hem kime posta
Hasretin vasfıdır beni inciten

Aklım baştan gider aklım kızakta
Seni arıyorum yakın uzakta
Hele o sekişin sessiz aheste
Sen seni görürsün dön bana bak ta

26.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İsraf

Ekmekler çöplerde feryatta tandır
Utanan var mı ki gel de utandır
Ve ruhlar kıpkızıl çöken vicdandır
Bense yapayalnız susup izlerken
İsraf ölüm kusar hayli zamandır

29.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İsrail

Utancım akıyor şakaklarımdan,
Sabır kervanında donuyorum ben.
Kıpkızıl kan kokan dudaklarından,
Bu kavmi Kuran’dan tanıyorum ben.

Yahudi bozması vahşi arsızlar,
Tarihte hep leke siz vatansızlar,
Hitler’den utanın! Daha dün sizler…
Vicdanım yaralı kanıyorum ben.

Şeytanın askeri zulmün nefesi,
Şaron’un uşağı Nemrutun sesi,
Yaşıyor Ebrehe! İşte ordusu,
Görmeyen gözlere sunuyorum ben.

Zevalin yakındır kâfir bunaklar,
Siyonist sırtlanlar ruhsuz hortlaklar,
Bir LEŞ miş (m) illetler mason şakşaklar,
Hiddet ve nefretle kınıyorum ben.

Yüreğim kan revan züldür güldüğüm,
Kardeşlik kahrolmuş hissiz kördüğüm,
Bu ızdırap değil vahşet gördüğüm,
Alev alev içim yanıyorum ben...

11 O8 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstanbul

Sarsıldıkça vuslatım, sende bulur teselli,
Hey yükselen berceste, siluetin ne güzel!
Gül yüzlünün muştusu muhteşem bir tecelli,
Aşk sesleri el ele, Eyüp Sultan ne güzel...

Leyla olmuş sineler, mesrur olur hayranı,
Topkapıdan başlanır bayramların bayramı,
Sahabeler harmanı, evliyalar sultanı,
Yaşantısı sihirli, kutlu mekân ne güzel...

Beyazıt’ta ezanlar aşk ve vuslatla başlar,
Nağme-i ezkâr ile hu hu ötüşür kuşlar,
Yakarışlar şahlanır, nura gark olur yaşlar,
Ümitle arşa koşan ruhta iman ne güzel.

Ayasofya hüzünlü boğum boğum her yerden,
Fetihle dirilmişti kurtulmuştu pederden,
Ezansız nağmeleri, kavruldum ben kederden,
Yeniden kanatlansa; kutlu ezan ne güzel

Beyoğlunu düşündüm sessiz sessiz derinden,
Kelimeler tükendi, ses gelir içlerinden,
Kahkahalar ağlaşır duyulur her yerinden
Kurtuluşa çağıran sırlı beyan ne güzel...

Rengârenktir semalar tüllenir baştanbaşa,
Tüm insanlık seyreyler musikiyle temaşa,
Semavidir bedeni, abdestsiz gezmem hâşâ,
Sahabeler mekânı suskun civan ne güzel.

Boğaziçi Topkapı mavi iklim şahane,
Çağ kapadı çağ açtı ihtişam kim vaha ne,
Hak dağıttık Fatihle, iki büklüm cihana,
Ulubatlı yiğidi, şehit Hasan ne güzel!

O iklimi düşündüm hüzünlendim çağladım,
Fatihte büyülendim, Beyazıtta ağladım,
Bu sevgiyi bu hüznü, imanıma bağladım,
Ney sesiyle seyreyle şu İstanbul ne güzel.

22.09.2004

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstanbul...

Ara ara manzaralar, hüzün yüklü tepeler,
Sıra sıra gökdelenlerak mazimi tepeler.

12.11.08

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstemezler

Allah bilir işini hele sabır yemezler,
Geçiciyi terk edip ebedi istemezler.
Arada bir bayramda secdeye gittiniz mi?
Müslümanlık eyvallah mabedi istemezler.

05.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstifham

Zaman kişneyen at o günden beri
Ve ona çok yakın benden uzaktı
Hisli engebeler, sardı şiiri
Közü bana değip içimi yaktı

Serinliğe inat köz közü yaksın
Dertli derunuma gözyaşı aksın
Ümit üzerine vuslat bıraksın
Derin bir of çekip aynaya baktı

Kalbim annem gibi tülden de ince
İdrak mühürlenir duygu esince
Hasbıhâl eyleyip sözü kesince
Yemyeşil istifham her dem firaktı

21.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstifhamlar

İstifhamlar beynim yer,
Enkazım ümit verin.
Sen benden de derbeder,
Sendeki benden derin.

Sensizim hep seninle,
Renklerim sensiz gri
Ben görmüş gözlerinle,
Oluyorum serseri.

Yüreğinde nem izi,
Her yan yeşermiş meğer.
Getirin teknemizi,
Ne at lazım ne eğer.

26.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstikamet

Fatiha hep istikamet
Nefsi doğru yola sevket
Her rekatta budur kamet
Rabbim Allah istikamet

Hud suresi, istikamet
Dosdoğru ol tek keramet
Hakka vasıl o marifet
Rabbim Allah istikamet

Yap zikrini Hizmet Nimet
Ümmet ol ki sevsin Ahmet
Farz sünnetle gelir himmet
Rabbim Allah istikamet

İlim, irfan istikamet
İyi çalış sen Micingirt
İstikamet der Semerkant
Rabbim Allah istikamet

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstikâmet

Bekleyeni unutur, ihmâl eder uyursun,
Bağırır Münker-Nekir, öndekiler buyursun…
Sen ne biçim yolcusun, hem kimdir klavuzun;
Müstâkime muhalif,müslümanım diyorsun!

13.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstiklal Marşı

Sen devrin gözyaşı sen ulvi vaaz,
O’nun ikliminde titrettin arşı.
Sen hep sinelerde duâ aşk niyaz,
Ruhum bulutlanır Kâbe’ye karşı.

Hakk’ın hür sedası gönlün gözlüğü,
İnancın pâk yüzü zebercet çarşı…
Tekrar hatırlattın ölümsüzlüğü,
Kuşandım ben seni İstiklâl Marşı!

14.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İstişare

Ehline sormak ne liyâkat nedir
Vehmi sığdıramaz aklın sarayı
Olgunluk tasavvuf hakikat nedir
Fikri “ben” edası buldu çareyi

“Üsve-i hasene” ezelden beri
Güzeller güzeli onun eseri
Tecrübe yeter mi hayır ve şerri
Düşün inâyeti büyük şûrayı

“Tek doğru benim”yok var ise getir
Her bir meselede sayıyı artır
Zillet bireysellik ruhu karartır
Nefsine gizleme istişâreyi

22.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İşar

Hâli ifşa etmek ihanet, sırdı,
Kalbi dudaklarla verme dışarı.
Sırtladım vebali ruhum ısırdı,
Tevâzu varlıkta eşsiz başarı.

Huzur sevgi ziynet, eren hâlidir,
Gerçeği fark etme gören hâlidir,
Velinin sükûtu yâren hâlidir,
Aşkta tarif olmaz, O’nsuz beşeri.

Anam babam dedem kardeşim bacım,
Vasfıma muhalif duyguya açım,
Ateşe yürüyen isli bakracım,
Fıtrat hep sadakat, belki işarı…

21.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

İzzet Zillet

İzzeti zillete terk edip battı
İffeti fırlatıp sokağa attı
Menfezlerde arsız nursuz yüzleri
Fütursuzca malum basın anlattı

06.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kabadayı

Say ki bir delinin gündelikleri
Atma mısraları sakla bir yana
Hazzetmem şiirsel kahpelikleri
Yiğitlik taslayıp kaş çatma bana

İhânet zinciri aynalara bak
Her halin eşkıya her işin ihrak
Nefsin kemendinden kendini bırak
Sokaklar tapınak tapan tapana

Pek düşünür akla sahip gelenler
Çok şeye perdeli her şey bilenler
Hüsran ehli olur terkedilenler
Varlık ne yokluk ne git sor babana

İfadem balyozdur sözlerim rende
Çifteni çok atma yuların bende
Haydutlar at sanar seni görende
Hizaya getirir kısar kapana

Deyince namussuz çekti ok yayı
İstemem nasihat diyor ki dayı
Yiğit ya bağırır pek kabadayı
Ve zoru görünce kuvvet tabana

Pusula belirsiz akıldan yaya
Aklın ötesinde tahrişte hâyâ
Sessizce yönelip baktım sahraya
Sahrada değişmiş dönmüş yabana

20.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kabil’den Beri

Menfez gibi her bucak
Soğuk savaş ben ise
Temaşa et zili tak
Milli oldu Hadis’e

Ümre aldı Derya’yı
Kaldı Asena çıplak
Dansözledim hayâyı
İzânı sal kına yak

Gülben söyle Hülya tut
Gam sararım teşime
Arsız namussuz haydut
Tükürüyor peşime

Deniz sekerek esti
Mahpus tınlamaz pek de
Artık kırıldı testi
Gör yakın gelecekte

Zara ortamdan uzak
Tilbe Yıldız’a tezat
Nilüfer’e ne yazsak
Reha var haraç mezat

Sanat zillet doğurmuş
Yazacak çok şey var da
Dediler taş yağarmış
Köle yağdı her barda

Kısaca mihenk kaymış
Öyle ki et pazarı
Göğüs yerlere yaymış
Zillete yat pazarı

Taş fırından tanırdım
İzan sağır idrâk sığ
Lâkin insan sanırdım
Başka mahlûkmuş Altuğ

Yarış Kabil’den beri
Epey derince yâni
Düşündüm de kaderi
Küfrün azgın devranı

Rest çekiyor her satır
İnsancıklar ve arzu
Pusatsız hatıradır
Benim ki kalem gürzü

28.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kaç Kıtayı

Şahlandık her devirde kıvrak yağız atlarla;
Hakikate uçardık perdesiz kanatlarla!
Adalet tek ziynetti, mertebe teslimiyet,
Bir sorun kaç kıtayı dirilttik cihatlarla…

11.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kadın

Leyla değil sen devlet,
Sen Yüceden emanet…
Sarıl ruhuma şad et,
Çocuk, afacan kadın…

Sen sultandan sultansın,
Mecnun kimmiş koy yansın,
Vur sevdamız uyansın,
Baba, babacan kadın…

Hem gönüllü kılavuz,
Sen cennetsin sen sonsuz,
Can şefkati bol havuz,
Canan, cana can kadın…

22.07.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kadın Aşk Şarap

Ses verir melekem sessizken şehir
Sokağın feryadı senin feryadın
Neşveli geceler nereye kadar
Bu nasıl iltifat “şarap aşk kadın”

O kutlu manayı anlat gel bana
Ürperten sineler duyana kadar
Apayrı her kuytu sus anlasana
Her yanda ayrı bir tufan sesi var

Gözüm hep şafakta renk renk masmavi
Beklerim bir rüya hüzünlü mana
Büyülü musiki mahmur semavi
Bambaşka melodi aşk gül-i rânâ

18.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kadınlar Günüymüş

Kadınlar günü bugün,
Gün bugün kadın bugün,
Utanmaza bak hele,
Hatırlar yalnız bu gün.

Kadın bizim bacımız,
Eşimiz yoldaşımız,
Susun rahat bırakın,
Anamız baş tacımız.

Onlar huri melektir,
Onlar nurlu emektir,
Ayrı gayrı yoktur yok,
Onlar güldür çiçektir.

Nerden çıktı bak hele,
Bu gün diğer hergele,
Üç yüz altmış kimindir,
Bu sinsice kin hile…

Yeter artık! Yettiniz,
Reklâm meta ettiniz,
Lime lime iffeti,
Sırtlanlara sattınız!

08.02.2006 Bursa

Kadınlar gününü icat edende kadınları yok edende aynı KİRLİ EL...Bizede fügüranlık kalıyor...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kadınlar Ve Erkekler

Ne eskidir ne yeni
Yer yer duygu şöleni

Kadın ana bacı eş.
Erkek koca can yoldaş

Kadın cennete denktir
Ve nazlı kepenektir

Erkeğin yitiği var
Kadın hep onu arar

Kadın eşsiz râyiha
Şükredelim Allah’a

Düşündüm ince ince
Emânettir deyince

Kâlû-belâ'dan beri
Cennet kadının yeri

Erkek kadından farkı
Kadın ölümsüz şarkı

Duygulandım bak şimdi
Hayali hayalimdi

Kadın her mevsim bahar
Bitimsiz şefkati var

Kadın belki tek kârım
Izdırabım efkârım

Erkek aşkın siperi
Ondan belki serseri

Velhasıl kadın hayat
Anlatılmaz hissiyat

12.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kadir Gecesi

Birkaç damla feryat, gece içinde,
kuşatıp aksın.

Semaya el açıp Filistin Çin’de,
ağlayacaksın.

Hiçliğin fark edip; ağla hiçim de,
çağlayacaksın.

Geceyi sonsuzla muhkem biçimde,
bağlayacaksın.

15.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kafiyeler

Kafiyeler çilesiz,kalemlerde kir,
Vicdanın sedasıysa, şiirdir şiir...

10.02.Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kâinatın Efendisine

Senden uzak kaldı Veysin çölleri
Sahra çoban oldu gittikten sonra
Vâiz! Tez anlat tez, gayri hâlleri
Bize bir hâl oldu gittikten sonra

Huşû duyulmuyor, aşk sana muhtaç
Tekrar gel ne olur, kucağını aç
Secdeden secdeye ağlaşır mirac
Dağ taş Bilâl oldu, gittikten sonra

Her şeyde başkalık, gül dalında kan,
Sensizlik içinde mâna ve zaman
O günü özlüyor işte şu meydan
Zaman ihlâl oldu, gittikten sonra

Seni hissedenler sessiz gülizâr
Sana söyleyecek sanki yüzüm var
Ey ebedî güzel ikliminde yâr
Hâl kıyl-ü kâl oldu, gittikten sonra

Zihinler bulanık, ifade boğuk
Mısralar sancı ye’s, heceler eğik
El açıp koşsam da soluklar soğuk
Duygu, aşk çöl oldu, gittikten sonra

Zevk sefa dâhilden göz kırpar heyhât!
Raks eder sokaklar iffete inat
Yangına müptela sensiz her hayat
Edep pâyimal oldu, gittikten sonra

Ümmet olabilmek âdemin şanı
Kölelik zapt etti bütün cihanı
Kulluğu kirlettti nefs-i zebânı
Kul kula kul oldu, gittikten sonra

Muâsır medenî hep diri diri
Tabuta devrettik, mihrab tekbiri
İhlâsta cüceyiz, isyanda iri
Sekerât bol oldu, gittikten sonra

Faran yamaçları sabâ bezenmiş
Yer göğe kasveti terk edip sinmiş
Dağın uğultusu vadiye inmiş
Dünya sefil oldu, gittikten sonra

Cehâlet düzine belâdan belâ
Çılgınlık taptaze her yer Kerbelâ
Paslanmış düşünce sürüyor hâlâ
Kaç ihtilâl oldu, gittikten sonra

Efendim gül yüzlüm hep hayâl kurdum
Bütün benliğimle coştum yalvardım
Yılları yıllara ekleyip durdum
Yok, meçhul oldu, gittikten sonra

Şu renksiz vakitler hep seni arar
Ürperten dehşetli sahneler kalkar
Gazze’de Keşmir’de kan gözyaşı var
İdamlık yol oldu, gittikten sonra

Göçmen kuşlar gibi sıralanırım
Aklıma düşünce paralanırım
Hüznünü duyunca yaralanırım
Gözyaşı zül oldu, gittikten sonra

Senli tepelerde aradığım kent
Sensizlik ötesi bir acı kement
Bir kerecik daha n’olur teşrif et
Yol izmihlâl oldu, gittikten sonra

Derin bir tahayyül meftunu yakar
Seni anlatamam acizim ben yâr
Hoş yürek sesleri belki de efkâr,
Ney hasbihal oldu gittikten sonra

Sen Nebîyyi Mürsel sen hep yaşarsın
Mekke’de Uhud’ta, Sîna’da varsın
Revâhanın hüznü beni de sarsın
Hissiyat lal oldu gittikten sonra

İki ayrı âlem ve ben çileli,
Fecri vuslât sardı seni bileli,
Dirilten bahar yok vâkit hileli,
Sükût bülbül oldu gittikten sonra

İdrâk kemâl bulur seni överek
Senli vâhalarda can can diyerek,
Bana gülüm gerek bana sen gerek.
Aşk arzuhâl oldu, gittikten sonra...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kal De

Biliniz ben hem zorluk hem kolayım
Sabra yoldaş yorgunlukta molayım
Yorgunluklar olgunluğa gebedir
Teslim oldum sana kurban olayım

Ben aslında gereğince çileyim
Bazen cahil bazen arif, hileyim
Yergilerim yergilere ebedir
İhânet sır ifşâyı ne bileyim

Hemen gel de gölgen olup geleyim
Çokluğumu azlığında bileyim
Aldanışım su götürmez kabadır
Kal de artık huzurunda kalayım

19.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kalbim Temiz

Sadâkat sahibi eyler mi mihnet
“Kalbim temiz “dersin sen öyle zannet
Ne büyük ihânet bu kalbimize
Dünya ve kâinat boşa mı Cennet

28.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kalem

Gözyaşımdan gayri kadim dost kalem
Kalem sadık yoldaş Allahuâlem.
15.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kalem

Gözyaşımdan gayri gizli dost kalem,
Kalem sadik yoldaş Allahüâlem.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kalem Amca

Kalem amca kalem amca
Ben hep barış yazacağım
Dağa taşa kurda kuşa
Karış karış yazacağım...

15.09.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kalem Kılıç

Şiir benzer yağız ata, şahlandır ki ruhlar tüte,
İfadeler realite, izahata hazırım ben.

Mevsim bozuk, rüzgâr asi, mısralarım vicdan sesi,
Yağmur bulut aşk ihlâsı, hece hece dizerim ben.

İftira, zân, şöhret paye, ahvâl neydi, neydi gâye,
Nifak ektik kin bahçeye, düşündükçe kızarım ben.

Ölümsüzlük demek suçtu, ya radikâl veya uçtu(!)
Hesap başka ve korkunçtu, zor oyunu bozarım ben.

Hava duman ortalık sis, izân ithâl ruhlar hapis,
İsmen bizden zihnen deyyus, affediniz, bizârım ben.

Kürdü Türk’ü solu sağı, kime kurmuş şeytan ağı,
Görünüz hâin tuzağı, bağışlamaz ezerim ben

Izdırap yok mâya haram, zalim değil zulme yaram,
Dimağından bir tek gram yutanlara mezarım ben.

Genç ihtiyâr hilebazın, din taciri ham yobazın…
Söylüyorum bunu yazın, softa demem üzerim ben.

Esen rüzgâr mor hisleri, bağ bozduran bahisleri,
Baş döndüren yeisleri, müşkülleri çözerim ben.

Türkistan’lı, Irak’lıyım, Çeçenya’da sarıklıyım,
Şeyh Şâmil’e meraklıyım, mârifetli gezerim ben.

Gökte kartal yerde hürüm, ben beynimden düşünürüm,
Yıpranırım, aşınırım, hain kimdir sezerim ben.

İbrahim’i soyum aslen, gâh birinci Kılıçaslan,
Malazgirt ben, ben Alparslan, gâh cengâver vezirim ben.

Gâh Kosova Niğbolu’yum, paramparça dopdoluyum.
Kayı boyu, Köroğlu’yum, zor günlere hazırım ben.

Ak mâziyi hâykır hiddet, ben “devlet-i ebed müddet”,
Ah şahâdet, ah şahâdet, Preveze Hazar’ım ben.

Al bayrağım, nurdan çelenk, gökyüzüne sâl rengârenk,
Korku sâlar mâhşere denk, mazlumlara Hızır’ım ben.

Bursa, Mekke, Açe Hatay, mihrap, kemer, kubbeyim say,
Kalp ve dudak, Hây Allâh Hây! Sâmimiyet huzurum ben.

Her yanışı kül zannetme, tekâmül bu fâl zannetme,
Konuşan hâl, dil zannetme, muhâbbetle bezerim ben.

İniş-çıkış, sesleniş var, hikmet nerde, neye yarar,
Yapayalnız birer birer, pes etmeden yazarım ben.

Emânetim yüce dinim, Mevlâna ben Yunus benim,
Ben Barbaros Hayrettin’im, Akdeniz’de yüzerim ben.

Evliyâya, erenlere, vuslât eli verenlere,
Feth-i Mübin”görenlere, sükût-u hâl, nazarım ben.

“Edep yâ Hû! ” de hiçim de, “biz”e vardım “ben” içimde
Ve edebi bir biçimde, beyinlere kazarım ben.

Hâl, ifâde, sükût, kelâm, anlatıver beni kalem,
Milli ruhum ben vesselâm, kem gözleri çizerim ben

Yapayalnız Hüdâ ile ve ürperten nidâ ile
Firdevs yüzlü geda ile gece gündüz gezerim ben.

“Kalem kılıç” hû hûlarda, ruhum milli duygularda,
Berrâk, duru, pâk sularda; şâir, edip, yazarım ben.

11.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kalemin Gücü

İnanç ülfet ebed şiir aşk hece,
Peşinden diz boyu arsız gülüşler.
Mana yok kıstas yok, belli netice,
Zannımca hep böyle başlar ölüşler.

Bir ruh ki insan mı yoksa canavar,
Düştükçe çukura baş tutar caka.
Doğrusu korkarım fecre taş yağar
Bir kuytu çöplükte kalır fiyaka...

Nereye koyayım bilmem ki bunu,
Hırlıyor sözcükler ağzında köpük…
Bu günler pek ürkmüş belli ki sonu,
Sözler sis yumağı ifade hödük.

Ki mavi ızdırap kalemin gücü,
Hep O’nu yazmalı sonsuza kadar.
İdrak ister idrak, bağnaz görgücü
Suyu yakan ateş senide yakar.

17.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kalemler Fırıldak

Renk renk hecelerim zayi eyledim
Siyaset karıştı zifte büründü
Bir kirli kavga ki neyi peyledim
Beyitler savruldu kelam süründü

Bak yine boy attı kartel havası
Saçıldı iftira bühtan yuvası
Sarsık bir muamma kıpkızıl sesi
Kalemler fırıldak kültür sorundu

Girdaplar bekliyor edipler hissiz
Ve şükür hasm olduk sen ben o biz siz
Arsızlar taht kurmuş nesil sahipsiz
Açıldı yelkenler Bizans göründü

29.05.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kalk Yiğidim

Karıncalar pür nizam, bölük bölük beraber...
Arı şifa işçisi, peki senden ne haber?

Niye böyle arsızsın, bu ne menem çıngırak,
Bak saçına kar yağmış,yok mu sana son durak?

Ümit, korku bir düşün! Vicdanına bakarak,
Yükseltmez gurur seni, bulutlara çıkarak.

Yiyip içip tepişmek... Hayâları yırtarak,
Uygarlık bu mu sence fütursuz sırıtarak...

Edipler oldu cepçi, ne cep kaldı ne cepken,
Âlem çağı atladı, sen leçeği açarken.

Avrupa’dan devşirdik, dizi film ne varsa,
Bak mektepler kan gölü, Edirne’den ta Karsa.

Gittiğin yol doğruysa, neden gelmiyor bahar?
Ne yol doğru ne gidiş, kahır üstüne kahır.

Gamsız olma yiğidim, kıtalar seni bekler,
Sahipsiz kalmış sürü, sahip olmuş köpekler.

Hak Teâlâ lütfeder, inayetle galebe.
Akşemseddin dizinde... Fatih gibi talebe...

Kalk yiğidim kalk hele, yardım gelir felekten,
Devran bizim gün bizim, müjde var gelecekten.

16.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kan Alevleri

Ölüme beş kala, baruttan yüzü,
Yağmur yer bulamaz kan tütsüsünden.
Misket tarlası sen, cellât gökyüzü,
Gül açmaz ölümün gürültüsünden.

Sokak ortasında çarpar şer şere,
Kireç kokuları ve uyuz itler.
Dikenli tellerin kalır mahşere,
Kâbusun olacak yüce şehitler.

Firavun’dan beter, ahın almışsın,
Engerek ağzında zulmün devleri...
Zevâlin dibimde pek alçalmışsın,
Ve seni yakacak kan alevleri!

29.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kan Misket

Firavun kadar yakın az ilerin,
Dağlıyor taş kalbimi dizilerin.
Ateş barut kan misket, kahrolası;
Ölüme üflemekte, Nazilerin!

04.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kan Pıhtısı

Bir damla kan pıhtısı,üç beş nefes bir cenin.
Kibir gurur gösteriş,canı çıktı hecenin,
Afaki hülyalarla koca ömür geçerken,
Ne faydası var idi kaygısız didişmenin?

07.03.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kandil

Her sözü zift gibi, bu kimin dili!
Gözyaşı derç eder korkak kodeste.
Teröre yol oldu, itin kandili,
Görmez zevalini, başka heveste,

Eşek vâdisinde katır yüklüdür,
Meclise uzatır kırışığını.
İdrak ar namusu ipoteklidir,
Ondan pek sevemez, ay ışığını.

22.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kandiller

İçimde derin acı ve ardından heyecan
Başlıyor yalnızlıklar ara ara taşkınlık
Gecenin hıçkırığı geceye selam çakan
Hendeseler görmeler her an ayrı şaşkınlık

Gündüzleri çağırıp kürü geceyi kürü
Eskileri çağırın yenilerde uyansın
Karardı hayallerim gecelerden ötürü
Gecelerim bitmiyor çakın kandiller yansın

14.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kanma

Gel mâziye yaslan güç verir bize,
Ötelere zemin deme nemize.
Bilinen macera hüsran var çetin;
O’na yolculuğun kanma Cengiz’e!

10.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kara Bulut Esiyor

Vatanımı can evinden vurdular,
Güpegündüz başkentimden girerek...
Bu vahşiyi hangi eller kurdular?
Sarhoş katil tekbir diyor gülerek!

Aynı plan, aynı oyun, aynı ses,
İzan sağır, basiret kör, lal herkes,
Suçlu diyor başörtüsü hain ses,
Bulanık su hezeyanla gelerek...

Memleketim kara bulut esiyor,
Pervazsızlar coşmuş ahkâm kesiyor,
Ve katiller boğazımı kısıyor,
Vatanımı sevdiğimi bilerek...

İslammış kelp(!) Bu islam’a iftira,
Vahşilik bu! İzahı zor ne çare,
Yüklenmeyin mütedeyyin naçara,
Hür basını yanınıza alarak...

18.05.2006

Danıştaya saldıran satılmış katili lanetliyorum...Bizim dinimiz barış ve hoşgörü diniKim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur Buyuruyor Yüce Mevla.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kara Kız

Bakışların pakize efsunluydu dillerin,
Gül bahçemde hazan var çıkıp gittin kara kız.

Yanakların rengârenk morarırdı alların,
Aklım aldı gülüşün yıkıp gittin kara kız.

Gamzelerin tüllenir ter kokardı ellerin,
Bir buselik sevgiyi ekip gittin kara kız.

Sekişlerin can yakar kıskanırdı güllerin,
Mahmur mahmur bakışıp çekip gittin kara kız.

Ay parçası mor çiçek atlastan eteklerin,
Alev alev sevdamız yakıp gittin kara kız.

Visalın yalan mıydı ne oldu cilvelerin?
Sevdamızı ateşe döküp gittin kara kız.

Huri miydin melek mi mest etti gelgellerin,
Yudum yudum içmeden akıp gittin kara kız.

Senin olsun peteğin çiçeklerin balların,
Kovanıma çomağı sokup gittin kara kız

Muammaydı Ömer’e mektupların pulların,
Ciğerimi kökünden söküp gittin kara kız

02.03 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kara Sevda

Sessizlik rengârenk sardı bendimi,
Her kime sorarsam der kara sevda.
Ararım kendimde kendi kendimi,
Günbegün ömrümü yer kara sevda.

Bazen nefsanîdir bazen insani,
Bazen mecnun gibi bazen Sümmani,
Bazen Yunus olur bazen Reyhanî,
Sen nasıl âşıksın der karasevda.

Geceler yanıyor ben yanıyorum,
Hummalı bakışıp utanıyorum,
Tebessüm edince uyanıyorum,
Kararmış kalp gözüm kör karasevda.

Seherde sevdalar hakka bürünür,
Nağmeler tüllenir eşya görünür,
Âşıklar buluşur ruhlar arınır,
Cemale hayransa nur karasevda…

Alev alev hüznüm sihirli serap,
Bazen buğu buğu bazen ıstırap,
Sevdamı vuslatla buluştur Ya Rab!
Beni ak kefene sar kara sevda.

Benimki gördüğüm bir tatlı düştü,
Huriler gılmanlar cinler üşüştü,
Ömere sevdalı bir peri düştü,
Bulmuşum leylamı ver karasevda.

05.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Karartılar

İnsan karartırları, tavanı yok tasalar,
Maskeleri düşürmüş koca koca masalar!
Mehtapta ney havası, gerçekte pek çürümüş,
Yamyamlığı bırakıp vicdana uğrasalar…

29.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kardeşcik

Bestekâra zümrütten nur kelime,
Tebessümle buyururdu kardeşcik,
Gül yüzlüden teberrüktür dilime,
Gülüşüyle doyururdu kardeşcik.

Teker teker yârenleri toplanır,
Bakışınca semaya aşk kaplanır,
Üfül üfül koku yayar koklanır,
Yetimleri kayırırdı kardeşçik.

Dosttan bize samimiyet kardeşcik,
Dupdurudur hüsnüniyet kardeşcik,
Gösterişsiz hakkaniyet kardeşcik,
Köle biner o yürürdü kardeşcik.

Düşmanları mecnun oldu tutuştu,
Çöl yanarken kevser olup yetişti,
Kardeşliği anlatılmaz müthişti,
Haz duyarak buyururdu kardeşcik.

Kardeşciğin sahibini arz ettim,
İnsanlanlığı kardeşlerim farz ettim,
Micingirt ben kardeşçiği tarz ettim,
Kâinata duyururdu kardeşcik.

09.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kargalar

Vampir gibi yediler,sinsice perde perde,
Bülbül olmuş kargalar,öterler bahçelerde.

31.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Karıncalar

İplik iplik gene ruhumun demi,
Dingin bedenlerle oynaşmaktadır.
Güneşi getirin, vursun gölgemi,
Her şey hâkikatle kaynaşmaktadır.

Izdırabım yüzü, kalbimden arı,
Fiil ve mertebe, sükûn nedendir?
Çekilin beynimin karıncaları;
Gözyaşı idrakim nispetindendir.

28.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Karlı Dağ

Hani var ya şu yamaca yaslanan,
Karlı dağın gamzelisi benimdir
Toprak kokan musikide ıslanan
Eliflerin hemzelisi benimdir

Bu dağların çehresine dön bir bak
Ses veriyor anlayana bu toprak
Gül- i ranâm ses vermeyi sen bırak
Güzellerin huzmelisi benimdir

Her perdeden nur koklatan gülüşler
Cilve cilve yaprak yaprak teşvişler
Sevgi, saygı edeb iffet bu işler
Leylaların yazmalısı benimdir

Hele yaklaş bakışları hummalı
Sanki ürkek yavaş yavaş sunmalı
Beni yârim gözyaşında yummalı
Mecnunların çizmelisi benimdir

30.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Karmakarışık

nasıl yudumluyorum nasıl
beş vakit yirmi dördü
hangi tayfadanım hem
mahcuplar pişmanlardan mı
inayet ola haşa
kırk beşi soluyorum
ümit-korku sis duman
sevinç matem karışık

bütünmü yaşıyorum
yoksa kemire kemire
ayrı mı yaşıyorum
fiyakalı oyunda
izan karmakarışık

kol gezdiği cahiliyyenin
tağutun cirit attığı
vampir suratlı sokaklar da
gül açıp bülbül ötecek mi tekrar
ya ben acaba ben ömrün şakaklarında
sessizce yavaş yavaş
rengarenk perde perde…
tez yetişin çileler tez
şevkim karmakarışık

ruh paslı irade muzdarip
sanki kement vurulmuş
tiryakiler elinde
gevşedimmi ben üzüldüm mü hem
yok yok haşa inanıyorum
ümitsizlik yok
ümitsizlik yok haşa
Lokman gelse çözülmez
derdim karmakarışık

işte horoz ötüyor çınlattı dağı taşı
göktekiler dağıldı yerdekiler üstüste
birazdan gezer herkes
hortlaklar diyarında
karabasan dört yanım
dört yanım canlı mezar
kime ne anlatsam ben
susun bir şey sormayın kafam karmakarışık

13.05.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kartel

Habille kabil hep menkıbe gerçek
Mevsimler çıldırdı zaman perişan.
Bilmemki bu şafak nasıl sökecek
Hasat sele gitti harman perişan.

Batı hayranlığ nasıl hıyanet,
Maziye düşmanlık asıl hıyanet,
Flört moda oldu usul hıyanet,
Yosmalar kol gezer durmam perişan…

Suç oldu tefekkür gittik geriye,
Cehalet başköşe, kibir ve riya,
Meryemler gerici çağdaş Maria,
İffet nere gitti? Sorman perişan.

Dinleyin gardaşlar hemen her kesim,
Sağı, solu, Kürdü, Türkü nerdesin!
Bu defa oynanan senin piyesin,
Hakkın divanına varman perişan.

Üç ayrı enkırmen (!) tehdit savurdu,
Kartelli hortumlu kriz doğurdu,
Sırtlanlara kalmış aslanlar yurdu,
Gaflette zihnini yorman perişan…

Muhteşem maziyi düşündüm durdum,
Oyun zorlu oyun ve oynuyordum,
Kurbanın olayım ah canım yurdum
Ekinci perişan derman perişan…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kasırga

Ne kütüğüm ne örümcek ne hırka,
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga.

01.07.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kasvetli

Şu ömür kasvetli kısa bir hayat,
Zikir, tesbih, feyz yâr etmeye bak.
Onun rıhtımında sonsuz semerât,
Ümit, fiil, ziyâ var etmeye bak.

Unutma, tepende varlığın eli,
Gayeyi fark edip şükür demeli.
Nefis terbiyesi belki bir veli,
Nefs-i Emmâreyi kör etmeye bak.

Ukbaya çivili bütün temeller,
Bitimsiz bir rüya istek emeller.
Uzat kanatlansın çileli eller,
Saâdet ötede kâr etmeye bak.

Büyüklük, ululuk, yok Karun gibi,
Unutmak zulmettir gerçek sahibi.
Hırs, şehvet, kıskançlık neyin terkibi,
Evvel ahir sorgu, ar etmeye bak.

İkrime, Hind, Vahşî, Süfyan’ı düşün,
Ben’i de yoruyor bu yürüyüşün.
Hüzün nur çağından nedir görüşün,
Ümmetin gönlünde yer etmeye bak.

Dört yanım gösteriş içimde korku,
İncir çekirdeği yaşımın kırkı….
Seyreyle Micingirt noksansız çarkı,
Yakın nihayeti nur etmeye bak.

25.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kazan

Bu günler bir başka derin hesap var
Revaçta dahası yazsam mı bunu
Acep kime hizmet sahi ne arar
Bulanık edayla salmış ruhunu

Mecnunca dolaşır kim bilir nerde
Belki de telkin var kayıp gün boyu
Şükür ki faş olup ifşa ederde
Gırtlağı şerh düşer saran tutkuyu

Saçı ve gözleri ateş karası
Reformu tasmalı ismi Rabia
Örtüyü tepmekte cümle arası
Hep bildik dümenin resmi Rabia

Geceye dökülmüş kurgulu usu
Bir şeyler saçıyor savruk haliyle
Cam fanus delinir yoktur uykusu
Ruhunu tırmalar kendi eliyle

Mihraptan kayıyor kızıllık vurmuş
Sözleri formalı girdaba döndü
Gayyayı unutup dipsiz oturmuş
Romayı fethetmiş kral göründü

Kartel arkasına her bir tarafta
Sözleri fırıldak yok saymış mizan
Belli ki irtica biricik yafta
Gördüm ki keyifle kaynıyor kazan

Bu yerli kazanlar cehennem gibi
İbrahim’e inat sanki şiarı
İnşallah uyanır yurdun sahibi
Kadını erkeği genç ihtiyarı

20.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kazan mı

Okuyan yazan mı ben,
Söz sazsız ozan mı ben.
Alev alev her yanım;
Kaynayan kazan mı ben.

15.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kendine Gel

Yıkılma ey be adam!
Atalet var sesinde.
Kalk ayağı kalk yürü!
İmanın gölgesinde…

Mevlana’ya Yunus’a,
Kulak kesil O sese,
İsa Davut ve Musa,
Kuranın bestesinde...

Ki O Kuran Bestesi,
Her dinin bildirgesi,
Kurtuluştur güftesi,
Sonsuzluk ensesinde…

16 01 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kepazelik

Pimini çek diyor elinde silah;
Peygamber ocağı, elbet he vallah
Tespit pek müthişti; tam kepazelik!
İtiraf eyledi, eşhedü billâh,

25.08.11

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kerbela'nın Güzeli

Ne güzelmiş Kerbela’nın güzeli,
Bitmeyen bir soluk matemli yoldaş.
Hep onla düşündüm şiir gazeli,
İçimde gam keder gözlerimde yaş.

İyi kötü güzel çirkin mihenktir,
Lanet ile kutsal ve endişesi.
'Kerbela Olayı' kaç asra denktir,
Sonsuza yayılır öğreti sesi.

Bu kadar zamandır söz sözü yaktı,
Yakıyor arada sessizce yer yer.
Gözyaşı canlara muştu bıraktı,
Hüzün çiçekleri yeşermiş meğer.

21.04.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kerte

Ölüm saklı elbette, zamanın kertesinde,
Ölmez denen ölümler, ölümün ertesinde.

06.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Keskin Bıçak

Velinin sükûtu avama yular
İdrâke çalışın horlamayınız
Hele ki efsuni yeşil duygular
Akli iradeyi zorlamayınız

Gelgitler her daim ihânet eder
Dön bak bir meçhule koşuyor herkes
Aynaya bakınız yer gök gam keder
Zamanı titretir şuur üstü ses

Öte gerçek diyâr geçmiş bir hâyal
Varlıkla yokluğu bilen algılar
Yüzeyi terk eyle derinlere dal
Benle keskin bıçak kozmik dalgalar

28.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Keşke

Bir sabah açılsa sihirli perde,
Yeniden yeşertsek çölleri keşke…
Bulutlar tüllense hemen her yerde,
Sonsuza çevirsek yolları keşke…

Kıtalar dolaşır katil gözyaşı,
Her taraf uçurum her yer yar başı,
Kan kokar elleri vampir sırdaşı,
Dostluğa kaldırsak elleri keşke…

Mahvettik dünyayı göz göre göre,
Hep vahşet dercettik hemen her yere,
İftira eyledik yıktık kadere,
Tövbeyle yıkasak dilleri keşke…

Hoşgörü yağdırsak hep hevenk hevenk,
Her ırka her cinse ulaşsa renk renk,
Mevlana bakışı dünyalara denk
Pür razı eylesek kulları keşke…

Bir gece uyansam dünya bayramı,
Bülbüller raks eder kesmiş figanı,
Rengârenk nağmeler sarmış her yanı,
Ömer de koklasa gülleri keşke…

12.06.2006

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Keşke Hiç

Bak bu gece yine üşüyorum ben,
Buz kesildi gece haykır kaldırım...
Titriyor ellerim bacak baldırım,
Kıvrandı yorgansız Hasan ne desem,
Bak bu gece yine üşüyorum ben.

Bu bir feci rüya hem anlatsam mı?
Yığınlar toplanmış zorlu mizanda,
Asiller bir yanda Hasan bir yanda.
Dediler bu bizim çulsuz Hasan mı?
Bu bir feci rüya hem anlatsam mı?

Süzerler arada gelir güzeller,
Ne ellerim titrer ne yorgansızım.
Melekler pür edep geldi ansızın,
Nağme-i ezkârla çaldı gazeller,
Süzerler arada gelir güzeller,

Keşke hiç rüyadan ayılmasaydım,
Ekinci unutma O tek büyüktür,
Sanma ki Hasanlar hep sana yüktür.
Karakış toplanıp sayılmasaydım,
Keşke hiç rüyadan ayılmasaydım.

06.04.2006 Bursa


Hasan kim? Kaldırımlarda isli bakışlarıyla sabahlayan benim memleketimin gün görmemiş yavrucukları...Sadece hayvan gibi toplayıp sayıp sayılarının eksik olduğunu karakışta hatırladığımız...

Asil Kim Peki? Karnı tok sırtı pek duygusuz,kaygısız,hissiz sonu meçul zevki sefa içindeki nefsim ve yandaşları...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Keşke Matarası

Soyulurken anbean, aklımın verâsından,
Kuşatıcı ses duydum, bir kapı arasından.
Kalbi bir münasebet, cezbe üstüne cezbe,
Ölene dek yıkansam “keşke” matarasından.

28.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Keşke’yi

Vuslat tutkusuyla iktifa edip;
Kalbi arı-duru verdi Yaradan.
Hâl itibarıyla edeptir edip,
Hissedip çıkarır, akı karadan.

Ruhunu aklınıı, adabını bil,
Aşkı,şevki dili mukayyete gel!
“Keşke”yi dert etmiş saadetli el,
Ne güzel halk etmiş, varı Var eden!

16.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Keşkeler

Günahlarım arttıkça keder bürür gam bürür
Teslim olup seyredin kim gizlenir kim görür
Hüsrana uğramadan keşkelerim ıslansın
Izdırabım artıkça gözyaşlarım güldürür

14.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kılavuz

Ses renk hüzün ahenk, yol boyunca işaret,
İşarete ne hacet, kılavuzu sen yâr et.
Kuşatır nazarıyla seni mavi duygular,
Büyü sarar mest eder, cezbe tüter esâret.

08.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kıraç Sözler

Sabretmektedirler, hoşgörü varsa;
Himmet ne râhmet ne fevkine varsa…
Ülkü, aşk, dâva ne celâlin nedir,
Şakağı terletip vicdanı yorsa,
Sabretmektedirler, hoşgörü varsa.

Kaç nesli taşırlar sefer tasında,
Hızlı varışlar var, gün ortasında.
Fırdönüyor nifâk bu hâlin nedir,
Hami ol yer beğen yol haritasında.
Kaç nesli taşırlar sefer tasında.

Susup koş kucakla gözlerini aç,
Ve kendine gel sen sana muhtaç.
Bilinmez o sinsi ihlâlin nedir!
Zihnin pek karışık sözlerin kıraç;
Susup koş kucakla gözlerini aç.

29.03 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kırık Sandalye

Koca koca koltuklar,
Adalet yok, hukuk var.
Seslen kırık sandalye
Gıcırda sen el-Hakk var

13.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kırık Testiler

Bak siyah komşuda sütbeyaz ölü;
Deyince nedense hepten sustular!
Dünyanın vicdanı kumla örtülü.
Sömüren vampirler pek deyyustular!

Kefensiz kemiğe sarılmış ana,
Nereye koyayım hangi vicdana,
Dişleri bembeyaz bakar tavana,
Yüreği körpecik kafatastılar.

Hislenin azıcık düşünün bir an!
İster kör ol, ister görme, ister yan,
Ceset gördünüz mü hiç çırpınamadan.
İnsanlık öldü be, gece astılar!

Bilirim sözlerim, ağır sitemkâr,
Sitemkâr olsa da hakkın izi var,
Ya insan olalım ya da canavar,
Kimler madenler de ölüm kustular.

Haydi, tülleniver ah alın teri,
Sen hey kutlu yolcu, inancın eri.
Ve asrın idrakli çelebileri,
Sizleri bekliyor, kırık testiler!

23.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kıvılcım

Ah hislerim duyulsa, derdimi açabilsem,
O solgun yüreğine kıvılcım saçabilsem.
Çılgın kumrular gibi mevsimleri delerek.
Tekrar tutsa elimden,zamandan kaçabilsem...

06.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kıyamet

”Ne zaman kopacak? ” dedi kıyamet,
Senin kıyametin, son nefesindir.
Sana ne kardeşim kopar kıyamet!
Ölüm yakın sana ve de kesindir.

Günah tarlasında isyan yıllarca,
Harca bakalım sen fütursuz harca,
“Deccal gelir” deyip bekle aylarca,
Azrail gelince, son nefesindir.

Bırak kıyameti yaslan imana,
Bu ne perişanlık gadretme cana,
Sarıl vatanına, sarıl Kurana,
Ümit soluğundur vuslat sesindir.

03.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kızlar

Meğer üç harfliymiş, raks eden kızlar,
Şimdi kaybolurlar, karanlık sönsün.
Tıpkı kızlar gibi gece yıldızlar,
Tekrar gelecekler,hele gün dönsün.

30.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ki

Tasvirledim seni, hüzne sakladım,
Yer yer gülümsedin, darılmadın ki.
Yokun dudağında “ki” kucakladım,
Siretin görüldü, görülmedin ki.

Söküklerim arttı seni görünce,
Zamanı unuttum,zamandan önce,
Mısralar döktürdüm sessiz derince,
Sükûta ram olup durulmadın ki.

Üşüyorum yaklaş, hele tut beni,
Kuşat güneşinle, sar ıslat beni,
Bahtiyâr eyler ki bu vuslât beni,
Kim bilir nerdesin, sarılmadın ki.

17.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kibir

Tersiz nursuz gülüşür,
Riya kokar nefesi,
Atar tutar bölüşür,
Tevazuya dalaşır.

Mevt yürekli be adam!
Köle görür herkesi,
Kırar döker durmadan,
Büyük küçük sormadan…

Beyni nefse kiralık,
Efelerin efesi(!)
Mantık gitmiş ruh alık,
Kendinden kalabalık.

Hep isyanda ben derken,
Firavun yok maskesi,
Kaçma daha çok erken,
Zift bürünmüş giderken.

20.07.2006

Not:Şiirin muhatabı kibirdir. Kibirliler değil kibre düşman,zalime değil zulme düşmanız...Günahkara değil günaha düşman...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kim

Gölgeler bahçesinde, hiçe gömülmüş çiçek;
Hapsolan aydınlıkta, mehtâbı kim seçecek!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kim Bilir

İlham çiçeklerim yer yer semavi,
Maveraya doğru akar kendince.
Sahilsiz hislerle tüter masmavi,
Ötenin hazzıyla dolu derince…

Kim bilir zevâlim, sonum kim bilir,
Bugünüm yarınım dünüm kim bilir,
Kim bilir tutsağım, sonum kim bilir,
Zincirler koparır ruhum gerince.

Eylülüm ekimim kasımlarım var,
Beşinci mevsimden hısımlarım var,
Bakmayın korktuğum resimlerim var,
Azrail ruhumu yere serince.

05.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kime Yalvardım

Gün hüzün yağıyor bense pek yorgun,
Yazıp duruyorum o günden beri.
Dantelâ bakışlım gelirse bir gün;
Geceyi arala ekle şiiri.

Tasa fasıl fasıl, acı peş peşe,
Salmışım gönlümü alev ateşe,
Hislerim ağulu dışım pürneşe,
O mahzun gözlerle bekle şiiri.

Gömüldüm geceye ben sana vardım,
Senli tepelerde rikkatle durdum,
Nâzen hecelerle kime yalvardım,
Aşkın füsunuyla kokla şiiri

10.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kimi

Öbek öbek mahlûk var kimi kurt kimi tilki,
Kimi hoşt hırıltıda kimi en yüce bil ki.
Kimi mecnun divâne kimi miskin avâre;
Kimi çağdaş Firavun kimi sonsuzun ilki!

17.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kimin

Şehidin şavkında gördüm hilali
Kızıla kaplanmış soysuzun eli
İğreti mi desem kelp mi demeli
Her köşeme sızmış zift hevenkleri

Ülkemin hurcunda değişken zalim
Bilmez misin ben kim Hasan Bilal’im
Gelin hep beraber şehit olalım
Söyleyin siz kimin pezevenkleri!

25.03.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kimse Yok Mu

Esinti ses verir yer gök dirilmiş,
Gece matkap gibi sonsuzu deler.
Kudret kelâmından aşk indirilmiş,
Hiçlik pınarından vuslatı yalar.

Ve peşimden koşar simsiyah ölü,
Ruhuma yapışır sessizce benzi.
Kefeni kendinden kumla örtülü,
Alnıma çarpıyor utancın izi!

İnsanlık aradım insandan yana,
Şükür ki koştular hazır mı hazır!
Kimse yok mu yazdım bütün cihana.
Zümrütten sineler, her biri Hızır.

13.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kimsesiz

Her gece ayrı sokak, karanlığın peşinden
Ne kederli bir bakış, fark ettim gidişinden

Ürkekçe bir tebessüm, ruhsuz gözlerim doldu
Dünya sırtıma bindi insanlığım boğuldu

Gizlice uzaklaştım sarılmışken duaya
Var oluşu fark ettim, o atlıydı ben yaya

Derken sarstı titretti, vebalımın sesleri
Utanç ruhuma sindi, sanki o günden beri

Keskin geceye inat, yaklaştıkça yaklaştı
Açlığını gösterip aniden uzaklaştı

İnsanlığın semtini ancak erenler bilir
Veren elin hazzını gizli verenler bilir

01.10.07 2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------


Kin Yuvası

Terör İmralı’ya asmalı konak
Durmadan zift yayar, bu kirli çanak.
Bu kimin maşası, kimin Zerdüşti
Kandil kin yuvası meclis sığınak

21.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kisra

Olmadı böylesi, hele yazları;
Malum düzen çarptı, bizim kızları!
Moda reklam para ve gösterişler
Kisra’yla düşündüm düzenbazları.

19.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Koçyiğit'ti

Temiz gelip temiz gitti
Polat sesli koç yiğitti
Kan ter akar yüreğimden
Uyan Ömer uyku bitti

Ateş dondu zaman doldu
Bu kez Maraş şehit oldu
Ah u efkan dindi derken
Beyaz atlı yiğit öldü

Göksun dağı duman duman
Buz kesilmiş bir kahraman
Üstüde nur altıda nur
İşte reis işte meydan

Karlar indi birer birer
Melekler de hep beraber
Sonsuzluğun çehresinde
Binbir müjde binbir haber

Ab-ı hayat belki son tur
Biz de acı onda huzur
Arkasında bütün cihan
Ve hoş sada terk-i diyar

27.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kodes

Acı rüya ardın da
Ne söylesem işitmez
Marifet mi vardın da!
Postallarla iş bitmez

Bak hele bak köksüze
Sürer gider yok gitmez
Şehadetsiz öküze
Çapraz söz bu eskitmez

Ve kodesin ardında
Savruluyor kül yutmaz
İplikler baş masonda
Yatar kalkar unutmaz

Ulus falan eser yok
Geçmiş cüda belirtmez
Her şey ayan cürmün çok
İthal feraset yetmez

27.06.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kolbastı

Kolbastı da ayaklar,sinelerde çıngırak!
Çılgınlık öğütüyor,kim zanatkar kim çırak?
İnsanlık dünden firar,yaşa sen Nesl-i Cedid (!)
Çukura düşen adam,tepinip keyfine bak.

06.08.09. Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Korkarım

Hissiyat ne ister, hep zârlanırız,
Ölümü andıkça toparlanırız.
Şu kaş göz el ayak kime emanet,
Korkarım pek şedit azarlanırız!

03.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Korku

Allah’ta lütuf çok gazapta çoktur,
O’nun ikliminde tövbe af haktir.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Korku Ve Ümit

Bir katre gözyaşı bir dua yâda
Mai bulut gibi gözlerimi tut
Hangi nehir akmaz akan dünyada
İnilmez merdiven nerede mevcut

Yorgun günlerimi aldım elime
Tekrarı yok ömrün baktım hâlime
Cürümde muttasıl yazık dilime
Acı içindeyim gel beni uyut

Şiirler hüznümdür mevsim çok serin
Sonun telaşesi mevzu pek derin
Su gibi içtiğim yazı kaderin
Emriyle kuşatmış korku ve ümit

12.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Korkum

Mahçuba yaslanan tuhaf bir insan;
Neden hep böyleyim yer yer de asi.
Ejderha gibiyim nefs ile bazen,
Zifiri gecede ateş mavisi…

Kendim yargılarım hele bir görsen,
Geceden sabaha öldüresiye…
Gayyanın dibine duvar örürsem,
Sen beni düşünme söyle mersiye.

Kavgada ruhumun jandarmaları,
Kim beni engeller O’nu anmaktan!
Şan, şöhret şairlik fors armaları,
Korkum hep kendimi anlamamaktan…

25.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Korkuyorum Arkadaş!

Korkuyorum Arkadaş!

Her halim başka demde,
Şuur his bin bir türlü.
Her şey sisli kellemde;
Sanki idrâk mühürlü!

Simam zifiri deri,
Kalbim çürük velhasıl.
Kumar oynar serseri,
Ölüm ile muttasıl.

Korkuyorum arkadaş!
Dört biryanım karbelâ.
Mertebem gayyaya eş,
Tevbe bilmem ben hâlâ.

07.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Koşturmaca

Çok şey var avucumda, yoklukta var varlıkta,
İdrâkim çöl ortası, koşuyorum karlıkta.
Koşturanlar da ölür, peşinden koşanlar da;
Anladım ki mârifet, ölmez sanatkârlıkta!

18.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Koşturuyorum

Şu Bursa, şu Bursa hüzün günlerde
Dağın gölgesinde koşturuyorum
Ah hüzün, ah hüzün, hüzün çok yerde
Koştum ensesinde koşturuyorum

04.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Koşun

Zaman elleşiyor ecelde sende
Ses verir her nefes hemen ensende
Koşun koşun koşun, hesap bekliyor
Secde ve gözyaşı var mı kâsende!

23.07.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Koşuyor

O titrek bir ceylan bekliyor hâlâ
Sükûtu duyulur her an gün boyu…
Hep benle beraber hep benim ile
Dertleri boşaltır derin uykuya

Ürperten yalnızlık ve yokuş diyar
Yürüyor geceye boyun bükerek
Bazen bir ilkbahar, zemheri yer yer
Boşluğa koşuyor beni çekerek

13.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Köpek

İhtirasım ayyaş aklım yitirdim
Çok yuva kararttım arsız köpeğim
Ve köksüz belayım şerri getirdim
Yüzüm namlu gibi nursuz köpeğim

Hayduttum dağlarda Doğu yanımda
İnsanlıktan yana yok izanımda
Vatana ihanet kaynar kanımda
Avrupa’dan geldim arsız köpeğim

Ben kimim sormayın Maocu emi
Irkım düşmanımdır sevmem dedemi
Bazen Türk olurum bazen Ermeni
Tıktılar kodese yarsız köpeğim

Yalçın dostum olur ruhsuz belayım
Rahat yerim namussuzca kalayım
Aslında ben fosseptiğim helâyım
Yutarım emeksiz tersiz köpeğim

Kan kesmiş maşayım yandaşlar duyun
Karnımı kaşırım kurusun huyum
Vatana ihanet işte ben buyum
Erkeklikte gitti barsız köpeğim

Irkımı sattım ben, Zerdüştür dinim
Kürt Türk Laz Çerkes bir hepsine kinim
Akıldan zincirli alçak hainim
İzansız ezansız yersiz köpeğim

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Köpekler

Çobana sürünüp sürüyü bekler,
Köpeksiz dağlara çakallar yağar.
Çakaldan habersiz bizim köpekler,
Sürüyü terk etmiş çobanı boğar’

28.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Köylüler

Nerdeyiz köylüler ne oldu bize
Ayrılık vurgunu vurdu köylüler
Derdimden bir buket vereyim size
Yavrular köyümü sordu köylüler

Hacı Celal vardı tuğrası hayır
Çeşmeler akıttı cennetten nehir
Hacı Gazi köyde keserdi mehir
Düğünde baş barı kurdu köylüler

Hacı Ahmet yapmış kışlalarda ün
Altınları sebil döküldü güğüm
Dedem Hüsamettin gülmüştü o gün
Hacı Behsattada vardı köylüler

Serdar Efendi var köyün üstünde
Dedem Zeki Sifil baytar aslında
İbo dayı vardı eli bastonda
Şeremetti onun yurdu köylüler

Hırlak Celal nerde gönlü pehlivan
Yediği ekmekle bir kuru soğan
Yokluk kaderiydi ekmeği yağan
Liste yaptım ölüm derdi köyüler

Hakkı dayı bekçi gördüm sadakat
Biçerdi çayırı kalmazdı takat
Kanlıda çobana atmıştı tokat
Çoban onu yere serdi köylüler

Mucip Hacı Hedis icattı işi
Doluydu ambarı kaynardı aşı
Birde vardı Hacı Ömer onbaşı
Ölünce mezarı nurdu köylüler

Semih civan Semih göçtü bırakıp
Anası kör oldu ağlayıp bakıp
Köye figan düştü sineler yakıp
Bize de gurbetlik zordu köylüler

Kula Memmet hasta bakışı hüzün
Cinolardan Habib yatalak hazin
Köylüler çok dertli bir gidin gezin
Gönlüme gam keder girdi köylüler

Ölmüş Hasbi Amcam izi silinmez
Şeremette Mevlüt dayı görünmez
Ölüm zor gurbette mertçe ölünmez
Rüyamda mezarım dardı köylüler

Zevki sefa yoktur ahır zamanda
Hacı Fikret Ömer aynı mekânda
Yetimleri ağlar yaşlar sahanda
İki köye acı verdi köylüler

Dedem Hacı Sadi ninem Hatice
Öldüler birçoğu ağlar Netice
Ne buğdayda tat var ne bakar tece
Son durak mezarda durdu köylüler

Cinolar Nadolar Leventler selam
Baharlar Işıklar hepsi vesselam
Düğünde ölümde hep birlik olam
Şeytan nifak sokar gördü köylüler

Hacı Coşkun muhtar bıraktı izler
Toplandı ahali yaşlandı gözler
Köylü helallaştı duaydı sözler
Peşimizden bakıp durdu köylüler

İsmail Ekinci taşa yaslandı
Nazim dayı bakıp yaman hislendi
Anam helalleşti teyzem seslendi
Dönüp son kez selam verdi köylüler

Bu şiir değildir hasret ızdırap
Görürüm inşallah köyüme varıp
Mahşerde buluştur günahsız ya Rab
Gönlüme bir sevinç sardı köylüler

Köylülerime saygı ve hürmetlerimi sunar ölenlere rahmet kalanlara sıhhat
ve afiyet dilerim...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Köz Bıraktı

Serzenişler buğulu tül tül içimi yaktı,
Ben geceye koşarken o bana köz bıraktı.

08.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kraliçe

Cehlin kendince kullan, zaaflarını azdır;
Bedenine tâbi ol, taçla taçlandır seti!
Çıplaklığa yürürken, aşkı kaybettim yazdır,
Kahrolası yarışma,ortaçağ esareti!

27.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kubbeler

Nedense sebepsiz aradım seni
Önce koşma yazdım sonra mersiye
Hem kimler vurdular yürek buseni
En derin sığındım ben ebediye

Salmışım kendimi her halim girift
Seninle baş başa senden habersiz
Ve kardan kubbeler üst üste çift çift
Kan beyaz sensizlik gelin var ersiz

Onurlu velvele şahadet her yer
Ağardı dudaklar o sada ile
Beni de mor sükûn sararsa eğer
Söyleyin o artık şüheda ile

27.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kudreti Sonsuz

Yeryüzü milyonlar uğurlamakta,
Tanzim ve ibreti alıverelim.
Dağ denen direkler tek tek ayakta,
Fıtri vazifede kalıverelim.

Bütün kâinatı seyredip dinle,
Kurânla temsili hâli verelim.
Toprak neşet eder yaprak seninle,
Kudreti Sonsuz’u biliverelim.

İçimde cefası, ta ellilerin,
O kara günleri siliverelim.
Belki de hikmeti tecellilerin,
Bizler hizmet eri oluverelim.

Manevi kirleri yakabiliriz,
Tevbe namazını kılıverelim.
Ölüme tepeden bakabiliriz,
Yeter ki ölmeden ölüverelim.

16.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kuğu

Sessiz fısıldaşır sahilde kuğu,
Eğilip kalkışı endamı tuğu…
Zarafet aşk güven asil ve sakin,
Narin ve gizemli hep buğu buğu…

05.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kul Allah De

Zevki sefa bir yana,
Gel Allah de Allah de.
Kalbin bağla Yezdan’a,
Dal Allah de Allah de.
Dil Allah de Ya Allah!

Şereflensin nefesin,
Arşa çıksın nur sesin,
Dilsiz misin sen nesin?
Lal! Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!

Kuşlar hu hu ötüşür,
Güller yanar tutuşur,
Sesin arşa yetişir,
Bil Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!

Yer gök zikirle inler,
Allah derler tüm dinler
Kör şeytanı kim dinler?
Gül Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!

Zaman gelip geçmeden,
İmam boyun ölçmeden,
Bu diyardan göçmeden,
Öl Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!

Hayat oyun bilmece,
Belki de son bu gece,
Kulluk müthiş derece,
Kal Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!

Dalma Ömer uykuya,
Dağa, semaya, suya,
Gelmeden sonsuz rüya,
Gel Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!

11.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kul Hakkı

İster milyon defa tavaf eyle sen
İsterse yaş döküp sevap eyle sen
Kul hakkı seninle paslı pranga
Gerçeği fark edip af, af eyle sen

13.10.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kulluk

Şu kehkeşan içinde
Marifettir hür olmak

Büyüktür semeresi
İki cihan var olmak

Kulluk sonu Velilik,
Yaradan`a yâr olmak,

İblis isyan itiraz
O gün var ya, nar olmak

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kurban

Kurban kurban bir daha,
Kurbanım nefesine.
Çıkabilsem sabaha,
Meftun oldum sesine.

Ruhlar sende dirilir,
Sende kirler durulur,
Ve bakışlar nur olur,
Ökçe olsam mesine.

Ömer durak can durak,
Semerkand'dan son durak,
Geldim nefsi yırtarak
Kulluk derecesine…

03.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kurban

Sen büyülü bir sevda, sen renklerin alısın,
Ben de ben’i fark eden, ruhumun abdalısın.
Gönlüme düşen meltem,kurbanlar sana meftun,
Sen kutlu bir macera, sen balların balısın.

04.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kurban Bayramı

Şuur gelir insana
Bu günler yılın tacı
Huşu verir cihana
Kardeşliğin ilacı

Hâl katışır hâline
Demin bahçeleri var
Bal bandırır diline
Barış lehçeleri var

Vecde gelip kulak ver
Koş ilâhi ilana
Hakk’a sefer bu sefer
Sırt sırta ve yan yana

Semâvi düğün gibi
Dört mevsim yedi kıta
Kim düğünün sahibi
Koş vuslata vasıta

Yoksulun tattıkları
Bu günler ayrı lezzet
Râbbin yarattıkları
Zeyd bin Hā rise benzet

Bayram yoksula düzlük
Torun gözünde nine
Erende ölümsüzlük
Berekettir zengine

Bakış kurbanlara bak
Aşkın kokusu sarar
Üç al ikiyi bırak
Ver de mükemmellik var

04.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kuru Ağaç

İki ayrı âlemde yaşayana münhasır,
Var edenin indinde ve tedbirin yanında;
Ahmak ile aptalın zaman farkı kaç asır,
Gördünüz mü gerçeği, ihânet divanında!

Zihnini değerlendir, var edenin elisin
Sen seni idrak için, değer yargıların seç.
Şiir şuur iç içe, sahi sen nerelisin!
Zâtı bilmez her sine, gerçekte kuru ağaç.

27.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kuşatılmış

Kaç asır öncesi insan hakları
Veda hutbesini dinleyin beyler
O ulu emir ve yasakları
O fikri o hissi kim kime söyler

Sokak aldatıcı ben hayli deli
“Şeriat geliyor” menşet atılmış
Hay Allah diyorum hem de şeddeli
Edep erkân töre dil kuşatılmış

Fetva ver fırıldak etme be âlet,
Gel kudsi rehberle insanlığa gir
Bilip yaşamamak asıl sefâlet,
Cürmünü sorarlar Münker ve Nekir

Hep aynı bu koro heykelden taşlar
Galiba zor günler bu günler derim
Ve ulvi şafaklar geceyle başlar
“Ümmetim ümmetim” der peygamberim

06.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Küflü Mezar

Cürmüm bende gizli taştı bir ara
Ayyuka ulaştı aktı Hazara...
Vefa yok tövbem de en çok korktuğum
Bedava satarlar küflü mezara.

18.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Künye

Alamut efendisi Hasan Sabbah Araptır,
Farisi Ömer Hayyam,her hecesi şaraptır.
Mârifet renkte değil, âdemdir tek künyemiz;
Çamurunu unutup büyüklenmek haraptır!

13.03.13 – Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kürtaj

Can yavrular lime lime,
Açtığımız çığır bizim!
Lanet olsun bu bilime…
Hesabımız ağır bizim!

Zina serbest! Feci gardaş,
Belli değil bacı gardaş,
Gerçek ama acı gardaş,
At sokağa doğur bizim!

Ölüyoruz ağır ağır…
Vurdumduymaz olduk sağır.
Bağır Ömer yandım bağır!
Yönetenler Sağır bizim.

1.12.2005 Bursa


--------------------------------------------------------------------------------

Kürtaj...

Rahmeti yuvanın mahzun bebekler
Tohumsuz toprağı düşünen var mı
Yavrusunu yiyer soysuz köpekler
Lime lime canlar insan davar mı

İfade pervazsız kuşkusuz hazin
Felsefe yapmayın rağmen yok halka
Karnında yatan kim değil ki sizin
Kim kimin sahibi zihnini çalka

Annenin karnından bıçağı alın
Vahşetin şefkati kestiği anı
Söner mi ahları büyük vebâlin
Ne acı histir bu çığlık zamanı

01.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Kütahya

Mecnundur toprağı yandı gelişti,
Aşk-ı Leyla sanki tenim Kütahya,
Şairler ozanlar, sende buluştu,
Ebruli güzellik canım Kütahya.

Şahin Ertürk beyden davetti bana,
Davete icabet saygıdır cana,
Şair Mehmet Uygun renk kattı güne,
Dalga dalga esti tenim Kütahya.

Göller bölgesinden geldiler gülle,
Sundular başkana edepli dille,
Sayın Zeki Çelik bize de yolla,
Mihrabım minberim fenim Kütahya.

Şair Şeyhi yazar şehre girişte,
Erenler burada şeyhlik bu işte,
Biraz hüzünlendim gece dönüşte,
Vatanım bayrağım kanım Kütahya.

Dinle Hayme ana öğüdün aldım,
Suskun Dumlupınar fatiha saldım,
Şahadet yağıyor hüzünle geldim,
Soyumun bestesi benim Kütahya.

Tarih Kütahya da Hititler burda,
Emek burcu burcu gözdeki nurda,
Porselen ebruli dağılmış yurda,
Nakış nakış sanki kilim Kütahya.

Suskun Macar Sokak evim ve han’ım
Burdadır Osmanlı Selçuklu canım,
Kütahya şerefim şöhretim şanım,
Mevlana diyarı hilim Kütahya.

Simav, Gediz, Emet şifa ocağı,
Burda Başkomutan dikmiş sancağı,
Dostluğu muhteşem ana kucağı,
Seni anlatamaz dilim Kütahya.

Antik Roma Kenti durur ayakta,
Sütunlu caddede yürür ayakta,
Şanlı uygarlığı görür ayakta,
Sevdalım yavuklum gülüm Kütahya.

Haykırdım Micingirt amfide şiir,
Şölen muhteşemdi bambaşka sihir,
Kütahya dualı efsunlu şehir,
Şeyhi Şöleni’nde yolum Kütahya.

Kütahya’’2.Cİ ŞAİR ŞEYHİ ŞİİR ŞÖLENİ ‘’ 24 Ağustos 2005

Sayın Milletvekilim, Sayın Valim, Sayın Belediye Başkan Vekilim, Sayın Şair ve gönül insanı Emniyet Müdürüm, Sayın İl Turizm Müdürüm, Sayın Tertip Komitesi Başkanı Mehmet Uygun, Sayın Alaaddin Uygun, Bekir Bey ve Ressam Şair ve ismini yazamadığım tüm Ekibi, ve siz tevazu ve Anadolu kokulu mert insan Şahin ERTÜRK bizlere bu muhteşem ev sahipliği ve şahane organizasyon için şahsım ve tüm yurtiçi ve yurt dışından gelen şairler adına teşekkür ediyor bu güzelliklerin daim olmasını diliyorum…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Lâf Satıyorum

Hakikati konuş veyahut da sus,
“Zan”ını gıybete eyleme âlet,
Bireysellik zillet, şeytana mahsus,
Hep olmak sevdası gerçek cehâlet!

Kendini göresin zanlarına bak,
Huzur, sevgi nefret, zulmet veya nur.
Pusulanı çevir koş yalınayak,
Bil ki cehennemin odunu gurur.

Korku “ben” ehline çok şey öğütler,
Zannetme kendimce lâf satıyorum.
Hâl makam değil ki şiir, beyitler,
Muhabbetim kadar anlatıyorum.

06.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Lal Olamadım

Yaşım kırkı aştı, eyvahlar dayım,
Aşka yelken açan hal olamadım.
Şecaat taslardım ne hallerdeyim,
Aşkıyla pervane kul olamadım.

Deşmeyin dostlarım derin yaramı,
Dizlerim taşımaz artık haramı,
Gece kul olurum gündüz harami,
Dikenler içinde gül olamadım.

Geldi geçer ömür habersiz yekten,
Usandım tekmilsiz hayat sürmekten,
Bir medet beklerim sessizce Tek’ten,
Aşk ile kavrulan dil olamadım.

Tefekküre daldım ruhum gerildi,
Gafletten uyandım mühlet verildi,
İzanım dirildi nefsim görüldü,
Yanan yüreklerde kül olamadım.

Serin bir poyrazda yazdım hecemi,
Diriliş kokusu sardı gecemi,
Tövbeyle tüllendim oldum acemi,
Sırra sadık kalıp lal olamadım.

30.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Lâyezal

Sadakâtim sakattır, idrâk sağır izan lal;
Beni bana bırakma, ey Celil-i Lâyezal!

24.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Lâyezal

Sadakâtim sakattır, idrâk sağır izan lal;
Beni bana bırakma, ey Celil-i Lâyezal!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Leş Ve Kargalar

Asrın hainliği öfke sûizan,
Çileden çıkarır belki çıldırtır.
Tükenmez hezeyan kıblesiz meydan,
Alçaklar kıbleyi tersten kıldırtır.

Mâziden ne ister sor kime tâbi
Bu kaçın milâdı kimin verâsı
Hınzırlıkta âlim yıkım mihrâbı
Bitimsiz gözyaşı tek macerası

Devrim gagasında kızıl kan damlar,
Nafile haykırış söz neye yarar.
Mahpushanelerde genç genç adamlar;
Çalın davulları leş ve kargalar!

18.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Leyla Dedikleri

Solgun bir hüzün hep ne kadar vakur
Çehresi adeta izzetle yüklü
Ümit yudumluyor zülüfleri ter
Maziden doğuyor köklü mü köklü

Bir şeyler anlatır mısralar tek tek
Leyla dedikleri bu olsa gerek
Görünen diriliş besbelli gerçek
Manzara rengârenk nizam ahenkli

02.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Leyle i Berat

Ahenk müjde nazar aşk misk-i amber
Akıbet muhakkak berat kâr olur
İlahi rahmet der Yüce Peygamber
Hisseden tüm ruhlar bahtiyar olur

Tevbeyle yüz yüze elim açarken
Apayrı bir yolculuk gel diyor bir ses
Yüküm kuş tüyünden bu sabah erken
Yeniden dirilip doğacak herkes

Leyle-i Berat bu kudsi çekirdek
Leyle-i Kadri’n aşk heyecanı var
Gözyaşı istiğfar kaç bin yıla denk
Geceyi kuşatır semâvi bahar

06.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Liyâkat

Zirvede oturmaya var ise takatiniz,
Ne asalet aranır ne de liyâkatınız...

22.03.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Lokman Hekim

Enâniyet nedir, samimiyet kim,
Hakikâte ermek gerek nitekim.
Mükemmellik var ki ölmeden ölmek;
Nasîhatler piri,pir Lokman Hekim

26.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

M e z a r

Duygularım konuşur, yine yaşam sancılı
Baktım baktım terk etti, dostları kaldı mezar
Semalar ıssız mahzun, yanık sine acılı
Yok, vedalaşma serden, ayrılık güden mezar

Burkuntu var ruhumda, derbeder beden mezar
Doymaz mısın cesetten bu açlık neden mezar?
Nice koç yiğitleri, yurdundan eden mezar
Her şey anladım ki boş, gelmiyor giden mezar

Sende Cennet bahçesi, Server’den duydum mezar
Cehennem çukuru da, duyunca doydum mezar
Gelmeden gassal hane, kalbe hak koydum mezar
Açtın mı bağrın bana, söyle kaç beden mezar?

Kimler yok ki bağrında, Akif nerede mezar?
Arşivler lime lime, tarih kirada mezar
Necip Fazıl nerede, Nazım nerede mezar,
İyi bak Üstatlara, seni şad eden mezar...

Eyüp Sultan Ve Pierloti-11 Haziran 2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Madımak

'İslami Terör' mü külliyen yalan,
Hiç canı yakar mı imanlı biri?
Çöldeki vahşilik zihinde kalan,
Kim kimi gömerdi kim diri diri!

Zaman derin kuyu tarih hayrette,
Anbean kovalar tedbir tedbiri.
Karanlık mihraklar sonsuz gayrette,
Gün gelir kırılır küfrün zinciri.

09.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mahlûkatlar

Soyunuk vadilerde çakal havlar kelp ulur;
Tepişir mahlûkatlar ta öteden duyulur!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mahmutpaşa

Uzun uzun kaldırım, desen desen semerler,
Sıra sıra hamallar yorgun günü emerler.
Mahputpaşa nerdesin teslim var yokuşunda
Her an hüzün sızdırır tarih kokan kemerler.

01.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mahzun Bakışlım

Ötenin iklimi sendeki huzur
İçimi bambaşka şule sarıyor
Sensizlik sarınca yaşam nede zor
Gözlerim bak yine seni arıyor

Mecnun etme beni yoluna kurban
Efsunlu bakışan müptelayım ver
Çoraklaşmış ruhum yeşersin nurdan
Uzaktan süzüşün beni yoruyor

Ah mahzun bakışlım hurilere denk
Dalgınlık nedendir hele elin ver
Yoksa huri misin nur hevenk hevenk
Hülyalı bakışın soluk veriyor

22.11.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Maksat

Kuşat azabım dindir
Her kuytu avaz avaz
Ses ve mahrem senindir
Sus terk eyle mânâ yaz

Sözlerin yorgun gibi
Koşa koşa aksadı
Ülke boyu terkibi
Aşıyor bu maksadı

Hissedersin hem madem
Nerde şimdi çilekeş
Aşk meşk değil ifadem
Renk koku ses diriliş…

05.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mânasız

Gecelerim hep gaflet, gündüzleri atlattım,
Gülüşleri manasız, çok espri patlattım!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Manzara

Küfrün baronları, ihtiras nifak,
Haktan dem vuruyor şu deyyusa bak!
Tek derdi milletse bu savaş niye,
Hep aynı manzara, aynı ittifak.

08.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Marifet

Marifet kalplere beyinden girmek,
İlhamlar dalgadır azgın denizde.
Yaşam yağmurlarla yürüyen ırmak,
Akar gereğince dur deseniz de.

Ermek hoş takdire, çalış eresin,
“Çalışmak ibadet”, muhteşem ayet…
Sen koca bir dünya canlı küresin,
Vallâhi mesulsün adamsan şayet.

27.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mâsumiyet

Süratim pek arttı boynumda yular
Şöhretle peş peşe basite doğru
Sırtımda zamanı silen duygular
Ben ben’le el ele fasite doğru

Lâyık olduğunu bulur mu herkes
İki ayrı âlem iki ayrı ses
Terk edemediğim bana ait his
Samimi bu sözler tesbite doğru

Mâsumiyet ne der sen gel bana sor
İçim bir hoş olur esince rüzgâr
Yer yer imkânlarım nispeti kadar
Yönümü çevirdim ismete doğru

14.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Maşrapa

Zihnin basireti ağıza tıpa
Akıllı adam yok ifşâyı yapa
İlham ve tefekkür sonra basiret
Sabret gereğince dolar maşrapa

25.06.25

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Matem Topluyorum

Mehtâbı izlemek hüzne yeter de,
Geceme dökülür rengi hilâlin.
Beni pişkinlikler düşürdü derde,
Siyahı olsaydım o gün Bilal’in.

Matem topluyorum, girdim hizaya,
Peşimden koşuyor türküler tek tek.
Fısıltı geliyor… Emri Rıza’ya,
Yüreğim taş gibi sözlerim ipek.

Neyzeni hatırla matemi dinle,
İçimde tüm sesler kendinden leyli.
Gözlerimi kaçır mor gözlerinle,
Zaten ben istemem olmayan meyli.

Sömürülmüş ruhum kedere düştü,
Yüreğim al götür ilhâma bak ta.
Nasıl anlatsam ki bambaşka işti,
Beni hep hüzünler ugurlamakta…

31.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mavera

Bizim eller kubbelerden fark olur,
Yaşayanı ziyâ, nurâ gark olur.
Cazibe aşk izliyorum ıraktan,
Masivadan maveraya terk olur

27.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mavi

Yollar koyu ben gürültü ben yavan
Mavi günler ıslık yaz ve karavan
Gam uçurur hülyaların anbean
Yakar beni tılsımlı tahtaravan

Bin bir renkte şiir gibi ellerin
Aşk bürünmüş vagon kokan güllerin
Sessiz mâna şu efsunlu dillerin
Sen ızdırap sen bendeki heyecan

Duy gönlümü inayetle duy işit
Zümrüt yüzlüm nur şavkını vur dirilt
Ara ara parıldayıp sen gel git
Firdevs gibi seninleyken dört biryan

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Maya

Kıyamete sipermiş(!) şu efsane Şirince
Ölümsüzlük nerede, konu epey derince…
Nankörler toplanmışlar, seslenişten bihaber;
Kıyametin dehşeti, imansız geberince!

17.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mâzinin Göğertisi

Halkaları kopuyor, tutuşmuş potinleri,
Özgürlük öpüşüyor, söz kesmiyor bıçaklar.
Şehre indi bir katil, hançerlendi rutinler,
Zemheriye sürülmüş ateş kusan alçaklar.

İhtilallerden anla düşündümde ne işti,
Topla çıkar hesap et, söz öldüren hesaplar.
Şöför istifa etti otomobil değişti,
Ve hâlâ saygıdeğer(!) amentüsüz ahpaplar.

İklimsiz yüzyıldayız, hava bozuk yer nemsiz,
Yapılacak çok şey var, sürgülenir mi kışım.
Yüreğimde sızı var, ağrılarım önemsiz,
Mâzinin göğertisi içimdedir kardeşim!

13.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Meçhul

Hiçlik içinde o sır,
Daha var mı kaç asır?

Daldım maziye daldım, derin ızdırap aldım,
Mesafe arpa boyu, koştukça kalakaldım,
Sus ve konuş bilmece, geldim kıyıya geldim,
Ürkek pek ürkek oldum.

Dön bak yüzün çevir de;
Görmek yok bu devirde.

Kasılma gerilerek, kırmak mı seni gayem,
Ben benden çok perişan, fiyakadan sermayem!
Tutmuşum ateşleri, yaş söker mi bilmem hem
Vakt-i meçhul hikâyem

05.03.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Medeniyet

Birçok şeyin tiryakisi oldular,
Kime yüklü nesillerin vebali?
Kıbleleri batı, nişan pâye bildiler,
Mersi,bay bay kültürlüdür ahali(!)

“Nasıl yaşar öyle ölür.” Anarken,
Nerde hata etti bizim büyükler?
Medeniyet Firavunu sunarken,
Sanma kalkar sırtımızdan bu yükler.

Kültür zihnim ifademin otağı,
Örf yamulmuş tepetaklak yürüyor,
Avrupa mı medeniyet batağı,
Yetiş ey “Dost” karanlıklar sürüyor.

15.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Medine

Ab-ı hayat çağıldıyor
Firdevs yüzlü Medine’de.
Aşk sesleri uğulduyor,
Cennet gizli Medine’de.

Engel yoktur niçin neden,
Büyük küçük beden beden,
Mecnun olur gelen giden,
Cennet gizli Medine’de.

Bin bir eda sathı güzel,
Okçuların methi güzel,
Uhud Dağı fethi güzel,
Cennet gizli Medine’de.

Gelen gider veren alır,
Kimi gider kimi gelir,
Nasip var mı Allah bilir,
Cennet gizli Medine’de.

Akın akın perde perde,
Ger gök coşmuş az ilerde,
Gidemedim bu seferde,
Cennet gizli Medine’de.

29.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mefkûre

İzzet zillete feda, ben içinde ben varım,
Tefekküre elveda, düşüncem itibarım.
Edep erkân ve mazi, öfke celal ve inat,
Mefkûreyi terk etmiş, beyinsiz canavarım.

01.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mefkûrem

Tıpkı benim gibi buğulu yıllar,
Bilmem nere koysam renkli hisleri.
Yeşile büründü, mor pembe yollar,
Perdeyi arala çöz hevesleri.

Bükülmüş soluğu kopup geliyor,
Anbean gecenin aydınlığında.
Gel musikisiyle ruhum eliyor,
Tatlı tebessümler hırçınlığında.

Belki binmiş yolda bir yağız ata,
İçime nedense düşmüştür şimdi.
Gam keder derim hep onsuz hayata,
Ne benim mefkûrem, ne hayâlimdi.

20.08.2011

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Meğer

Terk edebildiğim içimde erir,
Geçip giden şeyler benimmiş meğer.
Olgunluk tolerans yer yer yeşerir,
Gönlümü yeşerten nemimmiş meğer.

Hakkın bahçesinde hayır giyerek,
İnşallah peşinden elif diyerek,
Havfı yudumlayıp reca yiyerek,
Bismillah izzetim şanımmış meğer.

Merhaba ızdırap, merhaba çile,
Çilesiz her eylem emrine hile,
Gam keder üzüntü, düşmüşüm dile,
Meczûbca seslenen yanımmış meğer.

Aşk öyle ateş ki tüketir yakar,
Çokluğu terk edip hiçlik bırakır,
Tefriki kaldırır, tağutu yıkar,
Ve aşksız her adım sonummuş meğer.

07.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mehmet Âkif Ersoy

Hikmet idrâk ferman kudsi safahat,
Duygu aşk ızdırap gazelhan gibi.
“Bedrin arslanları” ne şuûr heyhât!
Öyle bir tarif ki, cana can gibi

“Şu Boğaz Harbi” ve kılavuzum,
“Çanakkale”, “Dua”, “Hasbıhâl” lazım,
Öteye göz kırpan istikbâl bizim,
Âkif hem bir destan bir vatan gibi…

Edirnekapı’da melekler gezer,
Cezbeler uçuşur fâtiha yazar,
Bir veli yatıyor ey şanlı mezar,
Heybetli bir timsâl o bürhan gibi.

Fatih Kürsüsü ah! Âkifi görsem,
Diz çöküp derdine derdimi sersem,
Sokaklar başıboş ben ise sersem,
Süvari bekleyen küheylan gibi.

Nesiller horlanır! Âsım hislenir,
İffet kazanında yosma beslenir,
Frenkçe laklaklar lisan pislenir,
Sevda aşk gayesiz, söz tufan gibi...

Ruhum avaz avaz zevktir işimiz,
Kime anlatsam ki şuh gidişimiz,
İklim izan fikir aşk kargışımız
Kökünden efkârsız, perişan gibi…

Ak geçmişe inad erkek ve dişi,
Sıyrıldı kökünden kadın er kişi,
Çökerttik aileyi kırdık kirişi,
İzzetin bağrında hezeyan gibi…

Ve güneş doğudan doğdu doğacak
Gözyaşı rahmeti yağdı yağacak
Bu şiir vadisi beni boğacak
Deryanda şairlik nur divan gibi…

Kaç şehit yeşili saklı hırkanda,
Öteye müjdeli âsım arkanda,
Ülkemin renkleri birdir ırkında,
Irklarda tefrika bir şeytan gibi…

Kime anlatsam ki kime sorayım,
Haşyetten esiyor gönül sarayım,
O’nun müjdesiyle O’na varayım
İstiklal gürleyen bir umman gibi...

Âkif aşk ızdırap, Âkif çileli,
Peygamber aşığı bildim bileli,
Onu dertli eden namahrem eli,
Âkif vâdedilen heyecan gibi...

Âkif zor günlerin istikbâlidir
Âkif bayrağımın renk renk alıdır
Âkif aşk vuslatın gerçek hâlidir.
Cânân’a sığınmış fâtihân gibi...

Matemde gözlerim hep onu arar,
Âkif’te mâzimin ana rengi var,
Davası büyülü, mavi yeşil mor,
Kuşatır ruhumu taze kan gibi...

04.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mehmetçik

Yedi düvel yankılanır sesinde,
Kıtaların onurudur Mehmetçik.
Kutlu yolun şuuru var hissinde,
Birliğimin sürurudur Mehmetçik.

Arşa çıkar ayak sesi geçerken,
Ona sorar güller gonca açarken,
Tufan durur ateş söner o varken,
Vatanımın göz nurudur Mehmetçik.

O kahraman efsanedir dillerde,
Altaylardan Galiçyaya her yerde,
Üç kıtaya dağılacak ilerde,
Kıtaların huzurudur Mehmetçik.

Vatanımda hiç batmayan bu güneş,
Kime baba kime kardeş kime eş,
Alev alev vatan tüter pür ateş,
Ordumuzun gururudur Mehmetçik.

Nerde zulüm pür gayretle varılır,
Tez zamanda hesapları görülür,
Cephe cephe şahadetle dirilir,
Şahâdetin şehiridir Mehmetçik.

Mehmet demek altın çağa niyazdır
İdrâk etmek yaşamaktır vaazdır
Kosova’dır Kafkasya’dır Hicazdır
İnsanlığın şiârıdır Mehmetçik

Ölümsüzlük azığından beslenir,
Yiğitliğin zirvesinden seslenir,
Ölüm nedir ötesinden süslenir,
Milletimin şuurudur Mehmetçik.

Namus benim vatanımdır buyurdu,
Ak kanıyla sulamıştır bu yurdu,
Düşmanını sofrasında doyurdu,
Çanakkale şiiridir Mehmetçik.

Hey Malazgirt Sarıkamış Niğbolu
En derûni mânalarla dopdolu
Billur billur gözyaşları buğulu
Samimiyet dupdurudur Mehmetçik.

O vatanın yavuklusu hastası,
Asırlardır bağımsızlık bestesi,
Ya istiklal ya ölümdür güftesi!
İstiklalin şairidir Mehmetçik

O ölür mü o şüheda o vatan
Ölmez demiş müjdelemiş Yaratan
Micingirt der Mehmetçiğim can can can
Kahramanlar diyârıdır Mehmetçik

28.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mehter

Gazve-i Hudeybiye, mucizeyi bahire,
Heybetli polatların, nefesi, marşı mehter,
Hikmet dolu edayla, evvele ve ahire,
Aşk saçan atlıların bestesi, arşı mehter...

Buğu buğu gözlerim şakaklarım mavi ter,
Gül-i Ranam... Sar beni, tekrar kucakla mehter.

Üç kıta yedi düvel, iç içe fırka fırka,
Efsunlu notalarda her millete her ırka,
Viyana’dan Kenya’ya, Somali’den Iraka,
Bir destanın huzmesi, öyküsü yaşı mehter…

“Allah bes baki heves” gayrisi yekten beter,
Zebercet iklimlerin, pervazı hazı mehter…

Nihayetsiz musiki, bir devrin çağıltısı,
Saadetli iklimin mefkûresi türküsü,
Gönlümün rayihası, tabutumun örtüsü,
Öksüz kalan bir devin, türküsü düşü mehter.

Göz kulak dil dudak Hayy! Atlas yaldızlı defter,
Haşmetli solukların, yorgun Itrisi mehter…

Mehter bir kutlu düğün,”Abı-ı hayat” vuslat nur,
Şaha kalktı hatıram, vur mehteran hele vur!
Bu desturlu şarkılar, tekrar tekrar okunur,
Uyanık gönüllerin güftesi aşı mehter…

Konçertolar, Mozartlar, susun istemem yeter!
Çile yüklü melodim… Yaşasın şanlı mehter!

Hey muazzam orkestra! Şavkı içime doldu,
Sihirli nağmelerle, paslı ruhum duruldu,
Aşkım şevkim meşalem, zümrütten bahar oldu,
Ecdadın yadigârı, ülküsü marşı mehter...
Bir devin esintisi ravzamın taşı mehter

10.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Melikem

Bir melek ki geldi geçti
Sağ kanadım kırık benim
Emeğini serdi geçti
Gönül bağım buruk benim

Bacım değil o anaydı
O reisti o haneydi
Her sözüme başın eğdi
Hayallerim çürük benim

Veda eder perde perde
Hazan vardır bahçelerde
Ben perişan gurbetlerde
Gözüm görmez karık benim

Ümitvarım gelecekten
Ve darbe yedim felekten
Büyük yerden emir Tek’den
Sis duman ben tarik benim.

Gel Melikem görüşelim
Sensiz nolur benim halim
Can kardeşim benim gülüm
Bak kanadım kırık benim

Kız unutma emi beni
Razı eyle var edeni
Mevla’m mesut etsin seni
Duygularım doruk benim.

Şevkle hizmet eyle yuvan
Pür edeple eyle duan,
Gardaş olsun sana davan
O davaya çarık benim.

Her şey yalan her şey fani
Can Muhammed nerde hani,
Sen bilirsin O irfanı
Ömer’im ben Faruk benim.

18 -19 Mart 2006 Pazar günü düğünü olacak kardeşim Melek Melikeme ithafımdır…

17.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Meram Eyle

Gözlerin ham zümrüt, bakışın mahzun
Görür gibi konuş kal harem eyle
Ve naz kapısından birkaç sitem sun
Yanmasın yüreğim al verem eyle

Ben senden pürmelâl sen ise benden
Sakladın kalbimi ta ki o günden
Gövdem ölüm solur sanki kökünden
Benli öfkeleri sil kerem eyle

Yokluklar çektirme dayanamam hiç
Ben bulut gibiyim sen bir kırlangıç
Nergis tarlasında vuslat suyu iç
Aşkın tozlarından kül dirhem eyle

Yârenin gözleri yarasındadır
Kırağı göğsümün haresindedir
Ne varsa kalbimin arasındadır
Hep benim ateşim ol haram eyle

Yüzün bana dönüp Uludağ’a bak
Sükûta sarmala gözyaşı bırak
Peşimden koşuyor malum kaydırak
Bakışın saklayıp gül meram eyle

10.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Merasim

Çift çift öpüşmeler aşk öbek öbek,
Dörtnala koşturur şeytanın atı.
Flörtü mal etmiş karnında bebek,
Nikâhsız doğurur, toy mevzuatı.

Zihinlerde votka şişelerde su,
Takıları getir nerdesin kadın!
Anladım ki bunlar yolun yolcusu,
Evet, aynen öyle iyi anladın...

Ve ithal merasim ar hayâ artık;
Şöhretler mabedi markalar putu!
Ağlar dört bir yanda ziftten hıçkırık,
Verin gayyaları getir tabutu.

29.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Merhaba

Çağdan çağa iz bırakan yiğitler,
Geçmişini görenlere merhaba…
Tez yetişin rubaîler, beyitler,
Hak sırrına erenlere merhaba…

Üç kıtada at koşturan atlılar,
Ak mazide duranlara merhaba,
Kına yakıp hep kefensiz gittiler,
Al yazmalı törenlere merhaba…

Sağı, solu, Lazı, Kürdü herkesim,
Bu vatanı kuranlara merhaba,
Mevlana’dan soluduğum nefesim,
Alanlara verenlere merhaba…

İsli paslı ölçü ayar vefasız,
Bilal gibi yarenlere merhaba,
Çare sizde çelik surdan vefa siz,
Ötelere varanlara merhaba…

Hakkın sesi minareden seslenir,
Tatlı huzur saranlara merhaba,
Gözyaşlarım ötelerden beslenir,
Dost bağına girenlere merhaba…

Hey mübarek! Çanakkale sırdaşım,
Al kanını serenlere merhaba,
Ben şehidim şehit benim kardeşim!
Micingirti soranlara merhaba…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mersi

Mersi bay bay bravo, rep doldu iliklerim?
Düsman oldu kültüre, Modali sülüklerim.
Edep kökünden feda,defileli bayraklar,
Yikin arsiz düzeni, yikin kötülüklerim!

26.05.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mertebe

Tüm akli mertebeler, şuur ötesi perde,
Kıblesiz şartlanmalar mertebeyi sever de;
Ve aklın göbeğinde, kim hatırlar mahşeri!
Beynin kurtarsın seni (!) mertebeyle ever de.

17.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Metalik Duygular

Aşk nedir, Leyla kim vadi hep gergin,
Sevdalar karardı keskin yollarda.
Ufuk yok,kaygı yok her an günbegün,
Taptaze bir neşve var mı dillerde?

Metalik duygular aşk çelik perde,
Görenler söylesin,Leylalar nerde?
Gel yitik sevdam gel,gel perde perde,
Renk ver gel tekrardan renk ol güllerde.

04.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Metruk

Günahkâr aşikâr, indikçe indik,
Çağdaşlık atına mahremsiz bindik.
Köşe bucak metruk, üslup pek köhne,
Şen şakrak tepiştik, gamsız didindik.

15.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mevcut

Kendime gidiyorum, bir nefes yol var;
Sonsuzluğu ister mi gerçek vücudum!
Gün gün tüketiyorum, varsa ne kadar
Hacmimi ölçmeyin, bomboş mevcudum.

07.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mevcuttur

Kalbi dudaklarına, sıkıca tuttur;
Yol eyle tefekküre, sahibini gör.
Bireyselliği bırak, erenlere koş;
Her devirde bir Yunus, mutlak mevcuttur!

04.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Meyyit

Ne vefasızsın sen vicdansız dinle!
Oynadın yıllarla mahsul nerdedir?
Sür yüzünü sür de tövbeyle inle,
İsyanlar at başı mizan zordadır.

İsyan heyhat isyan sarmış özünü,
Çal nefsi taşa çal! Geçir sözünü,
Gör kör olası gör kalbin gözünü,
Kurtuluş burdadır vuslat burdadır.

Ömür geçti ahmak figanda kader,
Ne ana ne avrat ne de birader,
Ne varsa heybende seni şad eder,
Kabirler daracık meyyit zardadır.

Şiir caddesinde şâdi bir kulum,
Nasihat Ömer’e gocunma gülüm,
Sır kapısı değil ibrettir ölüm,
Kurtuluş tövbede rahmet Yâr’dadır.

17.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mezar Taşı

Çamurdan yapsalar mezar taşımı
Seninle yan yana hemen iç içe
Gözlerim çukurda dönsem başımı
Sessizce ağlaşsak gelsen her gece

Olur mu bilmem ki yaşlar bahtiyar
Belki de serinden gelir tatlı ses
Cennetten bahçemi yoksa o diyâr
Baksana gidiyor sırayla herkes

Millet mi uykuda ben mi serseri
Gel haydi,gel haydi sesler duyulur
Beşikten mezara yaktım eseri
Vah titrek vücudum nasıl koyulur

2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mezar Taşı.

Mezar taşı
Mezar taşı
Sende ne var bende ne var
Bir semavi prangayla
Mezar taşı benle yaşar

Mezar taşı
Mezar taşı
Bir gözyaşı bin ızdırap
Sırtımdaki hengâmeyle
Ömür boyu sivri mızrap

Mezar taşı
Mezar taşı
Tek gerçek sen bu dünyada
Madde mana koşa koşa
Sana gelir hep ard arda

Mezar taşı
Mezar taşı
İşte böyle iş derince
Şu dünyanın cazibesi
Titretiyor yeterince

23.09.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mırıltı

Ateş çemberinde ah canım yurdum,
Tutuşmuş yanıyor göz göre göre.
Vahşiler işbaşı yutkundum durdum,
Pusuda kemirir ama ne çare.

İzzeti zillete yıkıp gezdiler,
Nifak tohumunu ekip gezdiler,
Ülkeye hortumu takıp gezdiler,
Sırtlanlar semirir ama ne çare.

Basın proğramlı kurulmuş pusu,
Zulmette müthişler millet korkusu,
Darbe mırıltısı soysuzun sesi,
And içmiş üfürür ama ne çare.

10.04.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mısralarım

İçimde kıpırtılar, neşe bir kum tanesi,
Hüzne bulanıyorum Müştâk çilehanesi.
İnsanlık beşiğinin dokunuş çarşısında,
Söyleyin mısralarım ben neyin avanesi!
İçimde kıpırtılar, neşe bir kum tanesi.

Çığlıklar ve susuşlar, yalnızlıkların sesi,
Gözyaşlar aşk içinde, yaşam aşk hendesesi.
Vuslatın avlusunda, Leyla’nın karşısında,
Söyleyin mısralarım, ben neyin divânesi!
Çığlıklar ve susuşlar, yalnızlıkların sesi…

21.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Miat Duygular

Ben bildim bileli miat duygular,
Şahlanır içimde küheylan olur.
Rüyayı çatlatır sonra uykular,
Uzaktan büyülü bir sada gelir.

Derken beni sarar biri yukardan,
Dalga dalga ateş, içime düşer.
Eşsiz bir his yavaş, terk eder birden,
Görülmedik yerde, benle beraber.

Gece garipliği renkler diz dize,
Sen ordaydın orda benimle inan.
Bir ölüm ayrılık, birkaç mat dize,
Coştum ve haykırdım o gün ne zaman!

24.07.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Micingirt

Gurbet harında piştim
Gülmeyin hem deliyim
Çermesu’da yetiştim
Gam tüter çıralıyım

Hasret vakti uyandım
Biran Micingirt sandım
Sarsıldım ve dayandım
Nerdeydim nereliyim

Meltem esti serinden
Beste beste derinden
Korkar oldum yarından
Aslında yaralıyım

Köy kokuna kurbanım
Feda olsun bu canım
Matem tüter her yanım
Yas tuttum karalıyım

Düşündükçe yutkundum
Yutkundukça yutkundum
Uzaktan dua sundum
Yoksam da oralıyım

Köylülerim haz ettim
Duygulandım naz ettim
Ve derdimi arz ettim
Köyümün moraliyim

Mezarlar arşa değdi
Hüzün sesi O ney’di
Ağladım başın eğdi
En başta sıralıyım

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Micingirt Ben

rüyalarda dolaşırım
solgun ışıklarla her gece
dolaşırım bucak bucak gre düşüncelerimle
Micingirt ben ve uzun saplı bir dirgen
ıssız ve yorgun harmanlar
sessiz ve yapayalnız

renk ölü ses maşat
sarsık ve acılıdır hayallerim
temaşa eder her giden yabancı
cinni mağaradan aşağı
kar yüzlü dereleri

koyu bir sızı sarar zâr zâr bahtsız yürekleri
ne kadar da fark ettirmesek de
müthiş bir duygu
viran olan bir mâzi ve
öldürülmüş eski evler
çatılar tutuyor perdeliyor
nasırlı elleri
toprak bacaları

yankılanıyor zigav’ın dere
akbaba’nın gerdanından
hüznüm aysbergler gibi

duygular enkaz
amcalar yok bir nesil kayıp
zaman dar dünya geniş
gece zifiri karanlık
kümbet ayrı bir hendese

çocuklar benden kaçıyordu
şeherli gelmiş şeherli nidâlarıyla
gel de ağlama

tıpkı dağılmış bir tesbih misali
imamesi kayıp
savrulmuştuk baş döndüren
zamanın akışında

sus biçare divane
diyordum kendi kendime
mevsimin sonu kimse ses vermiyordu
bir ara bir ses duyar gibi
yosun serinliğinde

bu yerde ilham da yoktu duyguda
hem yerimi şiir yazmanın şimdi
hasretin katılığında boğuluyorum

hele “koruğa güneş vurunca
kuzuları getir”
ah işte bu cümle var ya
derinden sarsıyordu tüm hatırları

gamda ıslanıyor
kederde yıkanıyordum

ne zaman yeni bir bahar
ne zaman Micingirt
ne zaman

29.08.12 Bursa

Not:Şiirde geçen Micingirt doğduğum köy...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Micingirt’te Uyandım

Micingirt’te Uyandım

Micingirt’te uyandım,
Ve kamet kulağımda…
...
Kimler yok ki yanımda,
Yeni temiz dünyamda…
Babama müjde gitti,
Ve ikinci beyitti.
Babam sevindi tabi,
Bir ben vardım bir abi
Şükür dedi Ya Rabbim,
Biraz somurttu abim.
Haksız da değil ama
Pabuç atıldı dama.
Bir yıl sonra doğmuştuk,
İki oğul olmuştuk.
Derken sayımız arttı,
Sorumluluk ta arttı.
Mehmet Taşkın üç olduk,
Fatihle bir kaç olduk.
Ve Melike, Emine,
Annem oldu nur nine.
Gelin dedi evlatlar,
Ve ulvi nasihatler…
Duamla sizinleyim,
Kalp gözüyle dinleyin.
Hak yolunu tutalım,
Yaratana tapalım.
Defter soldan gelmesin!
Şeytan bize gülmesin,
Biz dinleriz babayı,
Atayı akrabayı.
Buyurdu Yüce Nebi,
Varlığımın sebebi…
Sürünsün de sürünsün…
Aman Allah’ım aman,
Bu ne müthiş bir ikaz,
Bağırdım avaz avaz.
Ürperdim de ürperdim,
Ya ben öyle ölseydim!
Var mı ki başka kapı?
Gül yüzlünün hitabı…
Micingirt’te Uyandım
Ve kamet kulağımda…
...
Çakmak gibi bakıştık,
Hak yolunda anlaştık.
Hedef kutlu ağlaştık,
Tebessümle uzlaştık.
Ve sözümüz söz dedik,
Dere tepe düz dedik.
Baba harçlığı verdi,
Derken kader ayırdı.
Çoluk çocuk çoğaldık,
Vatan boyu dağıldık.
Buluşmamız bayramdan,
Ta bayrama değildir,
Buna babam kefildir.
İki bayram tatil yaz,
Rengârenk ve pür niyaz…
Düğün sünnet ve yasta,
Hem Bursa’da hem Kars’ta
Toplanırız pür edep,
Buna büyükler sebep.
Eski günler yâdlanır,
Bakışlar kanatlanır.
Annemin tatlıları,
Babamın atlıları…
Ve ağızlar tatlanır,
Gözlerim bulutlanır.
Bu devran hep sürüyor,
Sevinç arşa yürüyor.
Edep, erkân, şükür var,
Pehlivan bir babam var.
Dua edip duruyor,
Mevla’m bizi koruyor.
Dar zamanda her yerde,
Hızır’la perde perde…
Micingirt’te uyandım
Ve kamet kulağımda…
...
İşte dostlar ben buyum,
Babamdan kaldı huyum.
Ben bir hiçim ben neyim,
Biraz balçık ve suyum.
Eğer adam olursam
Ve haddimi bilirsem…
Halifeyim ben beyim,
Hem Bilal hem köleyim.
Bu sırlı imtihanda
Ve nurlu imtihanda…
Gafletten uyanalım,
Takvaya boyanalım.
Oyun zordur zor oyun,
Reçeteyi okuyun.
Hu kurtuluş hecesi..,
Kalbimin reçetesi.
Hak diyerek toplandık,
Gözyaşıyla aklandık.
Dava ağır, yol uzun,
Düşündük uzun uzun.
Baba miraca durdu,
O ne müthiş huzurdu.
Celallendi buyurdu,
Şahlandırın bu yurdu.
Sonsuzluk bestesiyle,
Babalık güftesiyle…
Çoluk çomak çoğaldık,
Vatan boyu dağıldık.
Katar katar ard arda,
Hasret kokan dağlarda…
Emri Haktır ne derim,
Böyle yazmış kaderim.
...
Micingirt’te uyandım,
Ve kamet kulağımda…

23.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Micingirt’ten Ötürü

Ruhumu fetheyleyen sevda aşkın her türü
Şiirler sarmaladı Micingirt’ten ötürü
Yaralı bülbül gibi koş diyardan diyara
Al beni de rıhtıma toptan hepten götürü
Şiirler sarmaladı Micingirt’ten ötürü

Yeşil mavi pembe mor,şifa anı kasvet dert
Beynimde uğultusu yanık şarkım Micingirt
Kale kümbet mıhlanmış benzer ulu çınara
Tarih şahit pek cömert şu Micingirt mertten mert
Beynimde uğultusu yanık şarkım Micingirt

11.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mihman Ol Düşümde

Saldırır sırtlanlar, hezeyan,hâşâ!
Yandı dudaklarım şerde Efendim,
Kâinat yastadır bir baştanbaşa,
Kıtalar yanıyor narda Efendim.

Yaşar Ebu Cehil müşrik yanında,
Azgınlaşmış Barak, şeytan kanında,
Olmadı böylesi Nuh tufanında,
Ümmetin tökezler zorda Efendim.

Batılla kaynaştık Hak uzağımda,
Hu hu nağmeleri seyrek bağımda,
İsyan arşa çıkmış şeytan sağımda,
İffet te kalmamış ar da Efendim

Suçlu kederliyim baktım Bağdat'a,
Unuttuk kulluğu vurduk rahata,
Dört elle sarıldık süfli hayata,
Gençliğin vuslatı zorda Efendim.

Layık olamadık halimiz töhmet,
İnsanlık sis duman arzular vahşet,
Ne olur Efendim eyle istimdat,
Bırakma ümmetin darda Efendim,

Hazan var bağlarda ve bahçelerde
Yetimler sahipsiz Nemrut her yerde
Kızıllık fışkırır kir lehçelerde
Kan vahşet ulaştı yurda Efendim

Efendim, Sultanım affet varayım,
Kör olsun Ekinci bir kez göreyim,
Mihman ol düşümde canım vereyim,
Ne olur cemalim gör de Efendim.

27.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Milli Hissiyat

Nasıl anlatsam ki ey büyük çınar
Düşündüm zihnimde ifaden çok zor
Yaş döken gözlerin cennetten pınar
Seninle koskoca tarih gidiyor

İkbal patiskası böyle biçilir,
Vuslat iklimiyle sarar herkesi.
Milli hissiyatla aşka geçilir
İlelebet senle aşkın bestesi…

Tıpkı Fatih gibi Hakk’ın izi var
Fatih Cami’sine mümin yağacak
Ve sonsuza doğru esecek rüzgâr
Merkez Efendi’ye güneş doğacak

28.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mimoza

Neden beni süzüyorsun?
Hele söyle gel mimoza,
Mor menekşem ne diyorsun,
Bakma öyle gül mimoza.

Sen akasya hem açelya,
Her tarafın pür petunya,
Sarmaşığım ben dedin ya!
İnsaf eyle ol mimoza.

Rengârenksin şelalesin,
Sen yasemin sen lalesin,
Çiçek misin yoksa nesin?
Niyaz eyle sol mimoza.

Solukların hanımeli,
Nergis zambak işlemeli,
Zarafete ne demeli,
Gül farz eyle gül mimoza.

Gül pembede, gonca sende,
Nakış nakış her desende,
Leylak olup gelmesen de,
Pürneşeyle gel mimoza.

Anladın sen melalimi,
Haram etme helalimi,
Zeytin gözlüm tut elimi,
Tut naz eyle kal mimoza.

Sende saklı tüm dilekler,
Menekşeler kelebekler,
Gel Ömer’e hâla bekler,
Gel nameyle gel mimoza.

12.03.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Miraç

Ateşten gömlek ve adeta mızrap
Küfür levhaları, yamandı o gün
Paslı prangalar her yer ızdırap
Çile katmer katmer, dumandı o gün.

Uzaklardan bir ses huzuruma gel,
Semaviydi ödül rahmaniydi el,
Sahilsiz yolculuk o ne müthiş hâl,
Zaman ahenk ahenk, dermandı o gün.

Mescid-i Haram’a gitti gizlice,
İsrâ ve Miraç-ı gördü o gece,
Ayılttı Cebrail buyur Miraç’a,
Kudüs büklüm büklüm kıvrandı o gün.

Refref’le iç içe vardı huzura,
Seyretti Cemali erdi huzura,
Aldı “üç hediye” durdu huzura,
Müjde nakış nakış fermandı o gün.

Şükrettim dahası vallah bin kere,
Varış kurtuluştur dönüş tezkere,
Ve farz oldu miraç günde beş kere,
Bakara suresi imandı o gün.

29.08.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mizan

Helâl eyle haram katma aşına
Kazancını haram eden kul değil
Günahız yazıla mezar taşına
Mîzan ve terazi bir meçhûl değil

28.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Moda

Tüm perdeler yırtıldı dünya denen odamda,
Çıplaklığa büründüm elbisesiz modamda.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Moda

Yırtıldı tüm perdeler, dünya denen odamda,
Çıplaklığa büründüm, elbisesiz modamda.
Kol geziyor yosmalar,”hancı sarhoş han sarhoş”
Ruhum kime müptela, muhabbet yok bâde’mde.

01.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Moda İle

Gözlerin iffetini, moda ile vurdular!
İffetin gözlerine, tolerans(!) doldurdular.

23.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Monşer

Biz bir yuvarlak masa,sizde monşer muhakkak
Mektepler size kaldı,kaç asırdır ne alâ!
Tafra tuzak ve yafta,siz akıllı biz ahmak(!)
Uyuyan dev uyandı sanma uykuda hâlâ!

12.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


Mor

Renk içinde rengârenk, sevda yamaçları mor,
O var ya hayalimde, pembeler mor geliyor.

02.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mor Düğün

Apayrı işveyle yaktı sözlerin
Sana o hasretten sunmayayım mı?
Ruhumu kuşatmış mavi gözlerin,
Şu yakan neşveye kanmayayım mı?

Bendeki sır rüya, o gün sorduğun,
Aşkın füsunu mu yoksa mor düğün
Rikkatle bakınca vuslat gördüğün,
O güzel adını anmayayım mı?

Soldu tüm renklerim, ben nasıl şair?
Bazen yeşil mavi bazen ve sair,
Koşuyor gibiyim şehir be şehir,
Geçmişin atına binmeyeyim mi?

Masmavi bekleyiş geceye gebe
Sahilsiz günlerde kalmaz engebe
Köz olmak ne güzel, yıktım sebebe
Seninle köz olup yanmayayım mı?

11.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mor Tepeler

Şu karşı ki mor tepeler
Kaç asırdır inler durur
Aşk melodi yâr tepeler
Gâh raks eder gâh kudurur

Çok içlenmiş çokta yorgun
Hilafım yok garip durum
Hele sorun kime dargın
O mor tepe ben uçurum

Sır götürür yavaş yavaş
Var sebebi var elbette
Sonsuz şarkı belki savaş
Parola aşk bu nöbette

Alış veriş her haliyle
Ayrı vuslat ayrı mana
Hû hû çeker hal diliyle
Şu mor tepe toprak ana

16.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Muhâbbet

Gayesi zevk olan hâlden ne anlar
Hüsran ehli olur bir şey sananlar
Tevazu ziynettir kulda şüphesiz
Muhâbbet ehlidir hep kahramanlar

12.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Muhakeme

Ve her şeyim izafi, gerçekte davam tam da;
Hakk’ı yaşamalıyım, hakikat kıvamında.
Beni bana bırakma, esaretle iç içe,
Ruhum alıver gitsin, bir bahar akşamında.

31.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Muhammed sav

Muhammed (sav)

İçimi bir hüzün kavrar yarından
Ney sesi çağırır inceden ince
Niyâzi duygular yâr diyârından
Ağır sevdâ tutar gülüm deyince

Yıldızlar parıldar mübârek günde
Açılır kapılar akla koyunca
Acayip olurum aklım sürgünde
Geceyi giydirip gündüz soyunca

Dörtlükler sakladım beyitler ile
Anlatabilecek kafamda nice
Markatlı beldede seyitler ile
Hep seni seyrettim sensiz iç içe

Sana emin dedi bahtsızla bile
Yaş döktü hoş kütük dile gelince
Sokakta kahkaha bendeki çile
Yer-gök raks ederdi sen hep gülünce

Gözleri mâbedim özlemi mihrâp
Kölesi olayım ömür boyunca
Gönlümün fermânı âşk olsun yârâb
Yandıkça yanayım ismi duyunca

21.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Muhteşem

Karabağ ah Kerkük Türkistan Kırım
Büyük sevdalarda ayrılıklar var
Yazıp yaşayarak his bırakırım
Sırtımda hep küfe keder gam efkâr

Muhteşem sözcüğü neyi andırır
Yitik zamanları hep arıyorum
Asımın nesli mi kim inandırır
Kehânet kuruyor yalvarıyorum

Şiir karadelik ben pek gayrette
Dörtlüğün hırsıyla vurabilirim
Diziler pek arsız asım hayrette
Uçurur dibine varabilirim

İçimde yenilgi gülmeyin bana
Ellerim titriyor üzülmekteyim
Bir kere aslına dönüp baksana
Harem pisliğinde ezilmekteyim

Hicvettim hâlimi ne deyim daha
Fahişelik usulden çağdaşlık diye
Örf adet hakaret biçilmez paha
Deyyusa bu haklar kimden hediye

29.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mukaddes

Dudaklarımda ismi, sessizlik içinde ses,
Beynim beni tırmalar, neden gülüyor herkes!
İzafi gelgitlerim koşar meçhule doğru,
Geceye iz bırakıp; hâlde yanış mukaddes!

14.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Murakabe

Baş ayak kadın erkek, sanki seçip elemiş,
Kimine renk renk burka, kimini peçelemiş.
Hayat bir murakabe bükülmüş yaşıyorum,
Ucu keskin tepeler, zirveyi perdelemiş.

İklim mevsim gül rana,ihtimal sendelemiş,
Yoklukla bütünleşip, zamanı rendelemiş,
Hayallerim kırağı,dokunma üşüyorum,
Maziyle yükselen ses, maziyi tepelemiş.

17.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Murat Han

Hak ve batıl aynıdır,kaç yıl geçse aradan
Çok şeyleri tattırır tatmayana yaratan.
Âlimler ve şairler, anane ve gelenek
Kosova’yı düşündüm ah nerdesin Murat Han

24.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Musalla Taşı

Sanki ruhun sarsılmış bu saldırganlık niye?
Köprüyü ben yakmadım şimdi artık yakılsın.
Ne vefa var ne hissin döndüm baktım geriye,
Her eylemin karışık ne ucube akılsın.

İfadeler bir yana, kelimeler yerlerde,
Lakin çok geç fark ettim akılsız olduğunu.
Habersizsin çok şeyden kıstas var perde perde,
Bu nasıl bir şaşkınlık zannetmem bildiğini.

Bu kısacık rüyada seninle uğraşamam,
Çözülüşler olsa da benim aklım başımda.
Ay güneşe girerken ben sevdasız yaşamam,
Benim aklım hep orda hep musalla taşında.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Musiki

Hislerim kıldan ince
Ve gözlerim buğulu
O aklıma gelince
Oluyorum dupduru

Hasret ne kadarda zor
Hele mavi geceler
Balyoz gibi vuruyor
Beynim zonk zonk heceler

Mecnun gibiyim yine
Tersten esiyor rüzgâr
Daldım musikisine
Her yerde ızdırap var

07.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Musikin Olayım

İçimdeki sevinç sahilsiz ada,
Zorun kuytuları içimde yaşar.
Sanma yıkık sevdam ölür dünyada;
Hep seni, hep seni, hep seni arar.

Yer yer kapışırım yokluk sesiyle,
Boşlukta bekleyen esirler gibi.
Hazan gölgesinde ağlasam bile;
Gözyaşım hecesiz nesirler gibi.

Gece dökülürken dağın döşüne,
Kuşatır yamacı gölge gerilir.
Kimler bakıverir fecrin peşine,
Bendeyse matemsi sala verilir.

Karalar bağlamış yorgun notalar,
Uzatma bir tanem gel ara ara.
Hatıran bendeki tatlı yaralar,
Musikin olayım senli bahara.

24.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mustafa Kemal...

Toprağa yazdırdı medeniyeti
Büyük Baş Komutan Mustafa Kemal
Yiğitlik mihengi barış niyeti
İşte Baş Komutan Mustafa Kemal

Bağımsızlık dedi buydu beyanı
O gün Baş Komutan Mustafa Kemal
Coştu arkasından atlı yayanı
Başta Baş Komutan Mustafa Kemal

Nice badireler gördü bu millet
Önde Baş Komutan Mustafa Kemal
Muhteşem aslına vardı bu millet
Koştu Baş Komutan Mustafa Kemal

Ömer ne güzelde yazıyor kalem
Yazdım Baş Komutan Mustafa Kemal
Çalış dedi çalış gülsün tüm âlem
Coştu Baş Komutan Mustafa Kemal

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Muşamba

Gece ve gaz kokan, fitilli lamba,
Hep seni hıfzettim seninle amma;
Uyutmaz bu rüya, yat kalk ayakta,
Bir ben yerlerdeyim, bir de muşamba...

31.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mücüzat

Şaşakaldım duyunca
Kandil yok der Bayındır
Her ramazan boyunca
Başköşede sayındır

Ahkâm keser yüceden
Malum basında çıkar
Zaman çalar geceden
Sonra beynimi yıkar

Teraviye muhalif
Hurafe der, der ama
Bu acayip bir herif
Pek meyilli harama

Elitlerle iç içe
Şu Nuri’yle aynı hat
Ve kör olmuştur hiçe
Bu bambaşka mücüzat

28.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Müdekkik

Kendimi filozof arif sanırım
Çıkmaza düşünce paralanırım
Oysa Onu görür her an müdekkik
Darvin mektebinde yaralanırım

08.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Mürteci

Bu kirlenen gözyaşıdır,
Derdim ağır bu günlerde
Kör ihtiras yoldaşıdır!
Vicdan sağır bu günlerde.

İrticaaymış! din nedeni,
Ve sırtladık nefret kini,
Kim mürteci kim medeni
Hesap ağır bu günlerde.

Mahzen ettik şehirleri,
Zayi ettik hayırları,
Dertten yazdık şiirleri,
Olduk kahır bu günlerde

Konuş Ömer boş nafile,
Her şey yalan her şey hile,
İzliyoruz bile bile,
Hakkı bağır bu günlerde.

07.04.2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Müslüman

Uyan müslüman uyan, gayesiz mi yarattı?
Küfür kol geziyor bak, şeytan heran mevzide.
Aklın almış zevk sefa, gözyaşını kuruttu,
Kalk ayağa müslüman sen halifesin uyan.

Uyan Müslüman uyan! Vicdan habersiz halktan,
Dünya sana muhtaçtır, bihabersin sen Hak’tan,
Ne varlığın bellidir, ne de farklısın yoktan,
Kalk ayağa Müslüman, sen halifesin uyan.

Bu ne miskinlik böyle, mirasyedi gibisin,
Bak küffara utan be, bilmem kimin gibisin,
Dava nerde sen nerde, ruhsuz ölü gibisin,
Kalk ayağa Müslüman, sen halifesin uyan.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Müstesna

Renk renk eşref-i mahlûk, o hâlâ derisinde,
Asabiyet sus desem, şirk verdi nârasında.
Zira dört başı mamur, mefkûre mi oda ne,
Bu müstesna yaratık, insanlık neresinde!

16.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Müstesnam

Bin bir tını geliyor üfül üfül sesinden,
Aç kapını müstesnam cümle âlem duyulsun.
Gel beraber içelim iffetin testisinden,
O efsunlu şarkılar aksın içime dolsun.

Söyle müstesnam söyle hırçın celalin nedir?
Şu firavun sahilde yürüme nazlanarak...
Tıpkı bir kuğu gibi tütüyorsun masmavi,
Gözlerimin içinde aşk vakti gizlenerek…

31.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Müthişti

Ne zaman tövbeyle yüz yüze gelsem,
Henüz erken diyor bu küflü zaman.

Nereye döndümse günah sesleri,
Bilmem ki gelir mi hüzünlü irfan.

Mecnuna dönmüştüm kervan ayarsız,
Dört yanım karanlık kuytu sis duman.

Bayıra yaklaştım vakit ikindi,
Tövbeye sarıldım eğildi zaman.

Ayrılık vaktiydi mor poyraz eser,
“Ya Rabbi” nağmesi müthişti o an.

16.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nâfile

Mekân saray amma zihin mağara,
Kulakları uzat sözlerimi tut
Yağız at denir mi siyah sığıra,
Sesini çıkarma sessiz sessiz yut.

Pıtraklı tarlada fena kastın ha,
İnsan hır olur mu gerçek dostuna,
Sen yinede bürün koyun postuna,
Kıpkızıl gözlerle kendini uyut.

İnekte ne gerek yular başına,
Kahkaha patlattı gitti hoşuna,
Hicvettik nâfile, boşu boşuna,
Benimki dost eli anlarsa şayet…

27.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Namaz

Vakitler bizi bekler, yürü abdest alalım.
Aşk bürünsün yürekler, gelin namaz kılalım.

Sular gibi köpürüp; coşup uyanmak namaz,
Ruhta derine erip,hiçliği sunmak namaz…

Dua, âmin felahı, arz semaya salalım.
Cuma günlerin şahı, gelin namaz kılalım.

Namaz bitimsiz cihat, tek O’nu anmak namaz
En derûni şahâdet, sükût, şahlanmak namaz

Zümrüt kolçak gümüşten, İlk tutan biz olalım.
Tövbe isyan sil baştan, gelin namaz kılalım.

Namaz rıyâsız ayân,huzuru banmak namaz
Aşikâre numâyan,şeksiz inanmak namaz

Sıra sıra,ard arda, saf hizaya gelelim.
Yan yana ve sırt sırta, gelin namaz kılalım.

Sevda duygu aşk bâde, aşkta ıslanmak namaz
Gözyaşı ve seccade, iç döküp yanmak namaz

Namaz, ruhun pak rengi, sessiz sükûn bulalım.
Tadil erkân mihengi, gelin namaz kılalım.

Sıyrılmak ruh bedeninden, Öte, soyunmak namaz
Uzaklaşmak ben’inden, Bir’e dayanmak namaz

Birlikte ve münzevi, ağlayalım gülelim.
Secde, yârla naz evi,gelin namaz kılalım.

Müslüman’ın renk farkı,takva boyanmak namaz
Vuslat kokulu şarkı, Burağa binmek namaz

Tebliğ, irşat ve hayat, haddimizi bilelim.
Namaz, mavi hissiyat, gelin namaz kılalım.

Kendim bildim bileli, secdeye İnmek namaz
Musikisi çileli, çile giyinmek namaz

Namaz dinin direği, oku ezan Bilal’ım.
Hem kulluğun gereği, gelin namaz kılalım.

Namaz Cânan namaz Yâr, zâr zâr gezinmek namaz
Kurtuluşu fısıldar,cenkte bezenmek namaz

Ve pek müthiş diriliş, dalgalan sen hilalim.
Kutlu sonsuza eriş, gelin namaz kılalım.

02.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nankörler

Dağlar muhteşem direk yağmur toprağa meme;
Alay eder nankörler canları cehenneme!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nasip

İki ayrı âlem görmeli insan,
Sadakat sahibi görecek er geç.
Gayeden bihaber yoksa heyecan,
Takılma ahmağa bir selam ver geç.

31.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ne Demeli

Çehresi postal rengi, nurdan nasipsiz alın;
Pek vermekten dem vurur, epeyce boynu kalın!
Ne demeli bilmem ki, besmelesiz götürür,
Sakaldan utan desem; ne suçu var sakalın!

19.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ne Güzeldir

Kapıldık tufana azgın her yöre,
Ensemizden koşar küfür sel gibi.
Hayat ölüm zulüm sardı dağ dere,
Ana baba kardeş yaban el gibi.

Zaman alevinde kavrul ha kavrul,
Avutmaz iklimde savrul ha savrul,
Kökü kopuk çınar devril ha devril,
Kaç asır sürecek, susmuş lal gibi.

Hiçlikte bir fani saçı ağarmış,
Bakış ve hisleri yer göğü sarmış,
Belki de gitmeden menzile varmış,
Gitmek ne güzeldir O’na kul gibi.

05.01.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ne Kadar

Ne kadar samimisin
Ne kadar hazır
Ne kadar gözlerin nemli
Ne kadar emânete sadık
Ne kadar sevginin kaynağına vakıfsın
Ne kadar gözyaşların yeşerttin
Ne kadar huzur yudumladın teslimiyet çeşmesinden
Ne kadar

Ne kadar cesaretin var
Ne kadar korkaksın
Ne kadar derununda sır birikti
Ne kadar sırrı fâş ettin, muhâbbet fidelerini kuruttun
Ne kadar zulanda kin biriktirdin
Ne kadar aptalsın ne kadar avam
Ne kadar yol kat ettin, ebedi hüsrana düşünerek
Ne kadar palyaçolar gibi maske taşıdın
Ne kadar yârine ve yarına koştun
Ne Kadar

Ne kadar yalnızsın ne kadar kalabalık
Ne kadar ızdırabın izleri var alnında
Ne kadar gönül/vicdan tınını inlettin
Ne kadar ilhâm deryasında yüzdürüldün
Ne kadar sükûtu kovaladın arsız sokaklarda
Ne kadar yürüdün orjinal seherlere
Ne kadar âşk liyâkat var huy bestelerinde
Ne kadar yorgun bitkin mahzun Mecnûn divânesin
Ne kadar yeşil, ne kadar kırmızısın
Ne kadar

Ne kadar başını koydun ihânet toprağına
Ne kadar kulaklarında Gazze’nin çığlıkları
Ne kadar kara iklimin elmas yüzlü çocuklarıyla ağlaştın
Ne kadar nefes nefese hû çektin inançsızlık şöleninde
Ne kadar derbeder ne kadar belirsizsin ne kadar renksiz
Ne kadar sen senle hemdem olup gökkuşağı yüreğini ıslattı
Ne kadar havf ve recâ işaretleri izleyerek beklenen ufka yürüdün
Ne kadar gerçeğin musikisine mâtem tutup hissiyatın renklerini aksettirdin
Ne kadar

Ne kadar nefsin rüzgârında savruldun
Ne kadar büyük terhisi düşleyip gıpta ettin
Ne kadar yitirdiklerini bir Fatiha uzunluğunda öptün
Ne kadar şehit mezarlarında yetim çocukların titrek gözerine fer oldun
Ne kadar uyudun ve ne zaman uyanacaksın Micingirt
Ne kadar ve ne zaman! ...

25.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ne Varsa

Anılar yıpratır insanı derken;
Kırık dökük ömre taktım ne varsa.
Çok şeyler düşündüm bu sabah erken,
Yüzümü kapattım baktım ne varsa.

Çayın demi gibi, şiirde mâna,
Üşür yalnızlığım bakmayın bana,
Saldırır haydutlar sonsuz limana,
Tükürdüm putlara, yaktım ne varsa

Hâin namussuzlar, ne diyor âyet,
Biraz tefekkür et insansan şâyet,
İyice ağzımı bozdum nihâyet,
Dipsiz tezgâhları yıktım ne varsa!

05.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ne Zaman

Doğuştan miras mı hep aynı soru
Yaşamda ölüm var intiharda kan
Merhametsiz yağar düşler yağmuru
Ölümcül vehimler içimden sarkan

Sen hep efsanenin suskun alıydın
Şimdi nayloncuda sahte süs gibi
Tenha yüreğime gül olmalıydın
Peşinden koşardım bir elmas gibi

Yığınla söz edip geceye durdun
Bendeki yaralar anonim beyim
Şu mahpus ömrüme ölüm dokurdun
Ne zaman hür olur tutsak belleğim

06.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Necla Hanım

Seninle gece gündüzüm
Neredesin Necla Hanım
Sana açık gönül gözüm
Neredesin Necla Hanım

Rüyalarda ağlıyorsun
Yüreğimi dağlıyorsun
Gam kedere bağlıyorsun
Neredesin Necla Hanım

Sana benzer dört biryanım
Neredesin benim canım
Vuslat yakın gel kurbanım
Neresin Necla Hanım

Senden sonra yaralıyım
Yas bürümüş karalıyım
De Alex’sin maralıyım
Neredesin Necla Hanım

12.01.12 Bursa

Not: Bu şiir BUZUKY ALEX KARATHANU (Alagözoğlu) nun ricası ve Necla Hanım için istek üzre yazılmıştır...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nedendir

Ben hülâsa o yâr için süslendim,
Hiffet nedir, iffetine yaslandım,
Yapayalnız meyusâne hislendim,
Ağrım dinmez yüzüm gülmez nedendir!

18.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nefs

Düşündüm caddeleri
Ruhum kimin sözünde.
Şu nefse hoş görünür,
Endam sokak kızında…

Giyinmiş streç etek;
Ne etek vah ne etek.
Baldır bacak yıllanmış,
Dövme akrep dizinde.

Ben mi geri kafalı,
Ya da başka dünyalı.
Sus Ömer gözün kapa,
Vardır hikmet gizinde.

25.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nefs

Sen düzenbaz sahtekâr, kene gibi yapışkan,
Düşe kalka kaçarım, sen şeytanla barışık.
Sana açık sineler, ya gözyaşı ya da kan
Ki anlaşsak desende, senin işin karışık.

Nesiller alev alev, dostluğundan ötürü,
Senin suçun kabarık, sen yalana alışık,
Kaç kılığa girdin sen, sen günahın her türü,
Mantık dedin tutturdun, hesapların yılışık.

Her dümenin bir başka, sana edemem gümân,
Yığınlar ve sokaklar… Kafam karmakarışık,
Beyinsizler dolaşır ne ar kaldı ne iman,
Heveslenme boşuna ben Mevla’mla barışık.

Zirvelerden ses gelir karanlığı delerek,
Ne oldu suratına neden öyle kırışık?
Hem tövbeye büründüm, gözyaşımla silerek,
Tasalanma be gardaş, şafak söktü var ışık.

28.08.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nefs...

Gâh kül renginde tekir;
Gâh Tuzsuz Deli Bekir!
Gâh bıçkın delikânlı,
Gâh olur Münker-Nekir.

19.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nemrut

Bireysellik zillet veyahut da put
Nankörlerden olma seslenişi tut
Teslime muhalif bahtsız sineler
Belki bir Fravun belki de Nemrut

24.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nerdesin

Bir tarihi, can evinden vurdular,
Osman Gazi neredesin nerdesin?
Camileri samanlığa verdiler,
Orhan Gazi cihan hayran nerdesin?

Arşivlerim lime lime satıldı,
Krokiler ve tapular yırtıldı,
Yutkun yutkun içe attım dert oldu,
Mimar Sinan koca irfan nerdesin?

Efe, Zeybek, Dadaş barı ar oldu,
Leyla yoktur, bir buselik yar oldu,
Nikâh kıymak, flört çıktı zor oldu,
Akşemseddin edep püryan nerdesin?

Şiir yazar, mazisinden huzursuz,
İzzetliler horlanıyor fütursuz,
İrem bağı ki Safahat kusursuz
Can Akifim sana kurban nerdesin?

Mahremiyet sokak sokak dolaşır,
Kapı kapı, salya salya bulaşır,
Ömer ise şeytan ile dalaşır,
Ruhum hasta yetiş Lokman nerdesin?

22.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nerdesin insanlık

Her vicdan mesuldür siyah ülke aç,
Ve çölde hararet gözlere doldu.
Birkaç damla bulut, bir kuru ağaç;
Nerdesin insanlık, vicdan ne oldu!

Komşusu aç iken tokun yanında,
Fiil ve mertebe, diriltmektir sır.
Kanaat hatırla, döv havanında,
Her şeyim izafi, kimi kurtarır.

Merhamet gidince tehlike artar,
Varacağım yerin adı cehennem.
Hakkın gazabı var azabı tartar,
Ölümü unutma derdi hep annem.

Yiğitlik hep veren, elin adıdır,
Candan tavsiyedir candan yadigâr.
İnsanca yaşamak hâlin adıdır,
Düş çöllere Ömer kemalâta var.

Pranganı çözüp, yaşa bil anla;
Diyorum kendime varlığımla ben.
Anlayış farkın olsun hayvanla,
Henüz zamanın var her şeye rağmen.

28.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nere Gidelim

Rüzgâr okşuyorum estikçe huşû
İkbâl soluyorum acep ne zaman
Mevsimin âhengi mahzun duruşu
Ezelden ebede beklerim her an

Dizeler zor sabrın izâhı derken
Yaz kış sabreyleyip bekleyip durdum
Ah ettim inledim her sabah erken
Laleye bülbülsüz vuslatı sordum

Üzülmem yâr olan yârene gider
Nedense vuslatı tükenir sandım
Ömrüm nağmeleri sorana gider
Günbegün kendimden kendim kıskandım

Rikkatle bak hele efsunlu hecem
Eğer bakmaz isen ne olur hâlim
Med vakti gel artık bitsin bilmecem
Öldüm ben nerdesin nere gidelim

21.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Neredesin

İçimde akşamın mehtâbı kaldı
Seyrine doyamam hoş manası var
Aşka mahkûm ettin ömrüm çoğaldı
Yüzün ben kokmalı ölene kadar.

Yamaçta görürsen gölgemi şayet
Koş gel kavuşalım Leyla’ya inat
Hasret köz düşürür yakar nihayet
Beni yakan ateş senide yakar

Geldik gidiyoruz neredesin yâr
Canımın nazlısı sende bir hâl var
Şu hikâyemizi eylesen ikrâr
Vuslata kapalı aşk neye yarar

15.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Neredesin Can

Zannını geçmekse,seyir hem madem;
Hiçliği değişmem, saraya yat’a.
Ademiyet benim, asli ifadem
Ruhum feda olsun büyük sanata!

Kafam boş gönlüm boş, bitti takatim,
Acizlik bu olsa, insanlık hâli...
Sanmayın üç dörtlük tek liyakatim,
Bende ki bu acı hâlin vebali?

Yönelişim Ona, neredesin can?
Aşk bir arayıştır, belki arifi.
Zıtları cem eyle yüreğimde yan,
Belki aşk yanıştır, var mı tarifi!

24.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Neredesiniz

Şuh dünyanın hüznü çöktü üstüme,
Hak dağıtan(!) leşler neredesiniz?
Kan gözyaşı aktı gönül testime,
Çöl yeşerten yaşlar neredesiniz?

Zulmet ve kederi hicranı gamı;
Görmüyor besbelli İslam âlemi,
Bir taş bir Ebrehe, bir Nuh bir gemi,
Taş taşıyan kuşlar neredesiniz?

Üç buçuk Yahudi bak sen bu işe,
Ermenisi Karsa, Rumu Maraşa,
Türk İslam âlemi mevt baştanbaşa,
Kol geziyor keşler neredesiniz?

Seyredin uzaktan sessiz aferin,
Gevşeyin uyuyun, hem Mevla Kerim! ()
Affeyle Allahım zillet çok derin,
Ay yüzlü kardeşler neredesiniz?

07.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nerelerdesin

Dağlar yüzümü okşar, deniz sırtıma kese;
Sükûtun yatırında hayıflanıp dinledin.
Yine bu günde akşam, sırt çevirdim herkese,
Tüm vebâli omzumda deyince gülümsedin.

Seninle donakaldı sokağımda ayaz ter,
Gözlerim ısınmıyor, seni arıyor yer yer,
Umrumda mı mevsimler, hayat benden ne ister
Nerelerdesin gözüm, hele söyle ne dedin!

09.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nereye Kadar

Her yanım fırıldak, her yer haşarı,
Gayeyi fark etmek büyük başarı…
Dünyanın dostluğu nereye kadar?
Bağırır derin ses haydı dışarı!

03.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nergis Bakışlım

Nergis bakışlım gül açmış
Sineme kor sevda saçmış
Bu sevda benide aşmış
Mecnunum nergis bakışlım

Gönlüm seni bana seçmiş
Bu can aşk şerbeti içmiş
Kefenim yolunda biçmiş
Mecnunum nergis bakışlım

Pür ateşim bir baksana
Tutuşmuş yanmışım sana
Bakışların bir ver bana
Mecnunum nergis bakışlım

Hem aşığım hemde hasret
Ömer biraz daha sabret
İnayet ola ha gayret
Mecnunum nergis bakışlım

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nesepsiz Ve Soysuz

Hainler ülkemin köşelerinde,
İblisle pusuda koyun postunda,
Kin akar viskili şişelerinde,
Kaybetmiş namusu eli dostunda.

Trabzon Şırnak’tı ve Kızıltepe,
Kardeşi kardeşe vurdurur durur.
Mehmet’e taş atar bak hele kelpe,
Kahpece planlar tutmaz kudurur.

Nesepsiz ve soysuz kime dayanmış,
Emirle oturur kalk der kalkarlar.
Düşmanı bebekler kana boyanmış,
Mecusi azması ateş yakarlar.

Ne fikir ne zikir ne vatan bilir,
Satılmış beyinli itin uşağı.
Lideri kodeste geberebilir,
Elinde paçavra kızıl bayrağı.

Alçaklar sabrımın son demindeyim,
Haince sinsice oyun sezerim
Ekinci and içtim hem yemindeyim,
Böğrüne kurşundan vatan yazarım.

04.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Neşretmek

Ne edip der,ne göz nuru ne emek,
Şair kimdir? Şiir nedir? Velvele.
Baba ister duguları neşretmek;
Şair öldü,şiir yetim gel hele!

18.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nevhalar

Rüya hele közleri, yakar mağmalar gibi,
Gecenin nevhaları dökülür birer birer…
Başlar ağlama sesi, delinir göğün dibi,
Hissettiğim hendese benim içinmiş meğer.

Ne bir ağlama mevcut ne bir nida sesi var,
Hasretin gayyaları beni fecirden tanır
Belki ulaşmak ister, gece yağmur ben rüzgâr,
Yapayalnız o ve ben, gel demeye utanır.

03.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Neyin Peşindesin

Kafam boş gönlüm boş tefekkür deme
Hasatsız harmana gelinmez imiş
Kadavram pek kıvrak ruhum hademe
Sır, erilemeyen bilinmez imiş

Büyüklüğüm hüsran öteden yana
Teslim olunur mu yönsüz kervana
Ancak ve sadece muhtacım O’na
Keşkesiz cürümler silinmez imiş

İhanet tarlası taklit düzenler
İrfandan soyunuk hüküm yazanlar
Hep beni alt etti şu suizanlar
Seyirde suizan bulunmaz imiş

Ömür duyguların algı dağıdır
Ömür hakikatte dert yumağıdır
Ömür birçok nefsin basamağıdır
Çarşıdan pazardan alınmaz imiş

Kemâlat olmaz ise hiçlik hiç olmaz
Neyin peşindesin kaçsan kaçılmaz
Şirkin kapıları Hakka açılmaz
O günde hesapsız kalınmaz imiş.

15.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Neylerim

Çokluklarım hiçliğimi öldürdü,
Tedbirlerim takdirine uymadı.
Bir şey olmak içgüdümü güldürdü,
Gözyaşlarım gözyaşımı yuymadı.

Hâlin arzı ilham katar efkâra,
Teslim olmak yakarıştır O Yâr’e
Şaşıyorum inkârdaki inkâra,
İdrâk edip bu ben beni duymadı.

Ağalarım paşalarım beylerim,
Ben kabımın nispetinde söylerim,
Geçmiş geçti gelecekte neylerim,
Ümit korku beni rahat koymadı.

30.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nezaket

Edeptir nezaket, irfanlı bakış,
Topluma saygılı hâldir nezaket,
Duruşu çiçektir, kelâmı nakış,
İnsanlığa giden yoldur nezaket.

Dalkavuk kimisi hoyratı över,
Kimisi isyankâr dizini döver,
Kimisi pervazsız küfürü sever,
Sükût-u altındır dildir nezaket.

Ne oğul bellidir ne de babası,
Rekabete girmiş haset çabası,
Kibarlık iflasta insan kabası,
Bunları terk eden kuldur nezaket.

Yıkmış nezaketsiz iman bendini,
Esir olmuş nefse över kendini,
Kabalık mesleği Şeytan son dini,
Onun için geçmez puldur nezaket.

Takvadır nezaket giyenler veli,
İmanın süsüdür bildim bileli,
Yetimdir nezaket, Nebi gideli,
Edepli hayâlı hâldir nezaket.

Ömer nezaketi eyledim beyan,
Nezaket yolumdur Allaha ayan,
Nezaket figanda yok mu bir duyan,
Cihanda en nazik güldür nezaket.

30.08.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nifak...

Kaç asır kaybettim silinmez izi,
Bir ateş ki sorma nifak pürüzü…

Gözyaşı mezesi, şer demet demet,
Ona sığınanlar bulur ihanet.

Düşman eder nifak yâri yarene,
Gözyaşıdır nifak, nifak virane,

Ruha saplanınca ruh olur zindan,
Terk-i diyar akıl kahrolur vicdan.

Ülkemde ne zaman kurulsa ahenk,
Yetişir bir soysuz ki tufana denk.

Ne deyim bunlara kelp tövbe hâşâ!
Vurdurur gardaşı vallah gardaşa.

Tavsife ne gerek adem doğuştan,
Nifak şeytandandır şeytan ateşten.


Bilmem ki kardeşim sana ne desem!
Nerde kan ve vahşet başköşede sen!

Tutturmuş irtica der kirli basın,
Lokmayı emeksiz yer kirli basın.

Acı acı güldüm taht kurmuş nifak,
Ürperdim içlendim yine bu şafak,

Her köşe başında kiralık kalem,
Manşetler nesepsiz içerik âlem.

Size diyorum ha külden hortlaklar!
Satılmış beyinler ödünç ayaklar…

Nifak tohumunu attınız amma,
Sahipli bu vatan sahipsiz sanma.

Yutkundum sabırla, köpürdüm durdum,
Sırtlanlar kemirir ah canım yurdum,

Tavsife ne gerek adem doğuştan,
Nifak şeytandandır şeytan ateşten.

15.09.06 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nine

Baş koyup terk etti ihtiyar peri,
Bir gece öteyi aşıp gelmez mi?
Belki de fısıldar gelir içeri,
Yaşmağı bağrıma düşüp gelmez mi?

Nerede tomurcuk gülücüklerin,
Kırk yıldır tüy dökmez halıcıkların,
Özlemle bekliyor balacıkların,
Kuşatır duası taşıp gelmez mi?

Tespihi ibriği,yaş var beş öğün,
Beynimi kemirir bak yine bu gün,
Bizde gam keder var,ellerde düğün
Bir bayram sabahı coşup gelmez mi?

30.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nisyan

Aşka şarap içirir, nisyanların kırığı
Meyhaneye bağladık, tekkeyi ve sarığı
Yok, ötede ümid ye’s, ötenin endişesi
Mahşerin gayyaları Ömer’ın hıçkırığı

26.10.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Niye Yazdım

Gökkuşağı yüzün yine bu günler,
Bunu niye yazdım bilmem ne diye!
Yosun tutmuş mevsim sensiz sürgünler,
İçim yanar söner öldüresiye.

Bir başka ruh bu tatlı bilmece,
Leylalara inat benzer huriye.
Karanlık ağartıp gelme her gece,
Geceyi gündüze döndüresiye.

Taptaze heyecan bazen perişan,
Bülbülün dilinde oldum mersiye.
Bir başka akıbet bekliyor her an,
Düşmekte yâr yolu baktım geriye.

Ümit, korku, sevinç aynen sen gibi,
Hayale takılıp bindim terkiye.
Düşe kalka yürü göründü dibi,
Ben beni terk ettim sonsuz türküye.

Benlik ateşinde benim muhakkak,
İçinde olanlar benden hediye.
Yıllarca koşturduk sessiz sessiz bak,
Sadece ilham ol bu serseriye.

13.04.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Noel!

Yönelişin kimedir, kendine gel haddin bil,
Tefekkürle zıtlaşma, öyle bakma ne o el.
Ne olur dinleyiniz, bu mu gerçek hakikat?
Cehli malum mahlûkat, sen öl yaşasın Noel!

31.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Nurullah Abi’ye

Üstat dedikleri ölümsüz gerçek;
Peygambere Naat, Rabbe sesleniş!
Yağmur ilmek ilmek, gözyaşı tek tek,
Hep sükûta varmak sizde hisleniş.

Huzur sevgi hasret kimin adınıdır,
Samimiyet belki tek içten yanış…
Gayeniz çileyse aşkın tadıdır,
Vereni görmektir gerçek uyanış.

Bir elimde şiir bir elimde ip,
Düşündüm hamalı korku sebebim.
Edebe riayet siz gerçek edip;
Ve Allah adamı Nurullah Abim!

02.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O'na

Ruhum kirle yıkanır belli benim sınırım,
Yaş tevbeyi sırtlayıp ben O'na sığınırım

20.01.11 Bursa.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O'na Hamdolsun

Sanal realite yaşadığımız,
İdrak etsem keşke bir ömür boyu.
İkbâl yok hep paye taşıdığımız,
Hudutsuz sancıyla yıksam hay huyu.

Yazık oldu yazık yorgunluğuma!
Anladım ki artık tekrarı çok zor.
Belki bu tefekkür olgunluğuma,
Belki tek vesile içimdeki kor…

Günahı yakar mı derin kıvılcım!
Izdırap ardından gözyaşım dolsun.
Sebebim olur mu bendeki vehim,
Ben O’na muhtacım O’na hamdolsun.

16.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O'nun

Dışım gülümser de içimde har var
Saatim işliyor vakit ne savar
Söner mutluluklar düşer payına
Ben O’nun peşinde O başka diyâr

06.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O'nun Ahengi

Aşk döker dereye derin ırmaklar,
Ruhları dindiren musiki saklar.
Yüksekten uçuşan turnalarında;
O’nun ahengiyle sayar parmaklar.

04.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O Gözlerin

O gözlerin kehribar
Bakışların masmavi
Duygularım şehriyar
Bu his sanki semavi

Mahmur mahmur tebessüm
Gamzelerin yemyeşil
Esir oldu iradem
Mecnun ettin bu ne hal

Sen bir beyaz taçmahal
Yamaçların hep hüzün
Sen her mevsim öyle kal
Büyüle hep günbegün

19.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O Gün

Her poyraz esince dumanım tüter
Tüysüzün hakkını gasp eder tüylü
Velhasıl ölüm var cehennem yeter
O gün belli olur soysuzla soylu

Ülke benim deyip yan gelip yatar
Epeyce fazlalar çoklar bir hayli
Helali olsa da harama katar
Şeytanla iç içe o yönde meyli

08.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O Gün

O gün söz vererek bir yola girdim,
Ve 0’na söz verip tekbir getirdim.
Büyük sonsuzluk var hesaba gebe;
O günden bu güne böyle bitirdim.

Hâşâ yüreğime yazsam adını,
Aşkla nikâhlamış erkek kadını.
Cennet kapısında var mı engebe;
Meluna kaptırma son hasadını.

Felsefe yapmak yok kimin işidir,
Kimi birkaç renkte kimi dişidir.
Sığındım aşk ile gerçek sebebe;
O’na sığınanlar aşk işçisidir.

17.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O Köy

Ölürsem dermansız sıladan ırak
Yüzümü çevirin o köye doğru
Sonsuzluk yolunda olsun son durak
Özümü çevirin o köye doğru

Hasret yudumlarım alev ataştan
Gurbeti yeniden başladım baştan
Buz gibi gezerim en kara kıştan
Gezimi çevirin o köye doğru

Bayramlar yad elde pek fark etmedi
Yaşım elli oldu yaş kırk etmedi
Dizim çözülmeden yön çark etmedi
Dizimi çevirin o köye doğru

Bendeki sapanlar boşluk sürüyor
Az mantık çok hüzün kışlık sürüyor
İçimde bir başka hoşluk sürüyor
Azımı çevirin o köye doğru

Gevenliye gömün alın bu cânı
Neylerim yârensiz bütün cihânı
Gözlerim yollarda bekler o anı
Gözümü çevirin o köye doğru

Sözü tımar ettim mısra kokladım
Rüya hayal gerçek tek tek yokladım
Fikri hissi sözü yer yer sakladım
Sözümü çevirin o köye doğru

O köy ki Micingirt özlemin tülü
Bütün heveslerim tasa örgülü
Sözlerim rengârenk vaazım ölü
Va’zımı çevirin o köye doğru

04.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O Şehir

En mutlu günlerim geçmiş dağlarda,
Şimdi yamaçları mahzun ney sesi.
Hayat yumağını sardım ard arda,
Yaklaştım o şehre gördüm herkesi.

Uyan emmi uyan, uyan kalk hele,
Semavi ülkenin kalk kucağından.
Ver elin öpeyim biraz acele,
Ne zaman ayrıldın ev ocağından?

Her yatan yolcuyu taşlara sordum,
Geçmişle iç içe öyle bir gece.
Bu yeşil armoni yarış diyordum,
Ne bir yarış vardı nede derece.

Mecnunun çığlığı geldi derinden,
Kendimle baş başa içimde tufan…
Mezara taşınmış evler yerinden,
Bu hasret boğacak zannettim o an.

28.10.08 Bursa

Köyüme gittiğimde herkesi mezarda buldum...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O Ve Ben

Şiir sahilsiz derya, dalga boyu her nokta,
Sonsuz sükûn sesleri, yokluk varda var yokta.
Hayret duygu iç içe, hece hece levhalar,
Yürüyoruz o ve ben, yapayalnız çoklukta.

24.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O Yalansa Oyalan


Ömür kısa yol uzun,
O yalansa oyalan
Kimler gitti bu güzün?
Ne deden var ne halan,
O yalansa(!) oyalan.

Merhametle buyurmuş,
İbretli ifadeler…
Kuran ile duyurmuş,
Oynasın iradeler,
O yalansa oyalan.

Dünya geniş nimet bol,
Gezin tozun yiyiniz.
Peki, sonuç ne sonuç?
Güvenceniz neyiniz?
O yalansa oyalan.

Dönün vicdanla bakın,
Bizi niye yarattı?
Boşuna mı yer, gök, su;
Boşuna mı donattı?
O yalansa oyalan.

Bırakalım yeisi,
Tefekkürdür kârımız.
Bak semâvat ehline!
Ve Kur’an şiarımız,
O yalansa oyalan.

Gelin canlarım gelin,
Varsa iman kurtulduk.
On dört asır evveldi
Güller gülünü bulduk,
O yalansa o yalan.

Ömer dünya toz duman,
Oyun zorlu, zor zaman,
Hakkı dinle Hakka bak!
Takva yardır “o zaman”,
O yalansa oyalan!

29.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O’na

Aslında ben söz yazan bilinmez bir naçarım
Dörtlüklere yaslanır mısralarla kaçarım
Dört biryanım fırıldak sefil ve merhametsiz
Ben O’na sığınırım hep O’na el açarım

30.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O’na Ait

Gölgeleri tarayıp;
Varılır ki varmadan.
Gözlerini kapayıp;
Görmek vardır görmeden.

Samimiyet yazılmış,
Alfabesi sırmadan.
Ben sen o yok biz olmuş,
Mahvoluşa varmadan.

Şairim ya ilham var,
İlham derim durmadan.
Bende ilham ne arar,
Gecelere sor madem.

Zaman mavi sandığım,
Çevreliyor sormadan.
Ziynetim inandığın,
İhaneti dermeden.

Sükût sanki kuş tüyü,
Huzur verir sermeden.
Zevk denilen kuytuyu,
Terk edelim yermeden.

Benim diyen bu devi,
Zorlamayın ermeden.
Hem nankör bir münzevî,
O’na ait bir maden...

23.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O’nu

Kulak verin bu sese
Hem deliyi kim dinler
Gülme ayet hadise
Tepeme geldi cinler

Musiki hoş velhasıl
Yayacağım her yana
Ruhum yine muttasıl
Olmuşum bir divane

Başka var mı çıkar yol
Gafil gönlüm uyansın
İster ağla ister gül
Yansın yüreğim yansın

Adam birde ne dese
Hadi çabucak göster
Sinemde bir hendese
Zihnim titriyor yer yer

Ayak bastım kırk beşe
Lakin yetmişe denktir
Dostlar gitti peş peşe
Bilmem bu nasıl cenktir

Zaman içimde zâr zâr
Sonu hayırlı olsun
Mevcudat hep O’nu arar
Bozulanlar bozulsun

Her şey 0’nu heceler
Dağ taş böcek karınca
Cismim O’nla geceler
Huzuruna varınca

24.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

O’nun Acizi

Her ne kadarda cürmüm büyük olsa da,
Sanma ki ufukta görünmez ışık.
Çığlık çığlık içim uzak kalsa da,
Ben O’nun acizi, O’nla barışık.

Belki de kimbilir ne sırlar vardır,
O’nun huzuruna yoklar var olur.
Ehaddır, Samettir O yüce yârdır,
Hem O’nu bilmeyen kime yâr olur

Elbet tâbi olan hep O’nu bulur,
Hele muhalifler akıldan âmâ.
Kalbe vuslat salan sesler duyulur,
Ömrü tefekkürden başka harcama!

26.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Okşa

Ah annecik ah anam!
Öldürecek bu sancı.
Sarıl soylu bir tanem,
Öp zor günüm ilacı.

Hiç ateş-i sûzan der,
Hiçlik hiçte kaç eder,
Oğulcuğun derbeder,
Okşa başımın tacı.

01.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Oku

Yoktan var etmiştir var eder yoku
Doyuran giydiren açı ve toku
“Bilenle bilmeyen bir olur mu hiç?
Yaratan Rabbinin adıyla oku

Ve ilk beş ayeti, iqra! diyor Hakk
Oku, Rab ekremdir, ey ehl-i vifak
Rububiyet odur Vahdâniyet O
Hayırda rekâbet dinde ittifak.

21.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Oldu

Ben ben’le oynaşır beynim de bile,
Gürbüz gecelerle hâl bahçem oldu.
Saklı efkârlarla geldim ne hâle,
Hoyrat mangasında bol bahçem oldu.

Hiçlik çağıltısı tüter gözümde,
Dürtüler başköşe aklım dizimde,
Bir varlık bir yokluk bencil sözümde,
Kuru bir kavga ki kâl bahçem oldu.

Gündelik konuştum gündelik aldım,
Hüznü katleyleyip neşveye daldım,
Pörsümüş ömrümle bir ömür çaldım,
Sonun uğultusu çöl bahçem oldu.

16.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Olur mu

Gülüşü bir güneş, bakışı yaydı;
Nazarı âdeta içime kaydı.
Beni kimler anlar, yanık sineler,
Hiç bahar olur mu âşk olmasaydı!

13.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ombudsman

İhtirasın sonu yok coşar gürler eserdi,
Her eylemi ihânet, ombudsmanlık tek derdi.
Ve Nemrutu geçmişti, arkasında cemiyet,
Tafra tüten bu şaşkın bu ülkeye ne verdi!

Zorluyor bu aralar bir şeyler mi verilsin! ..
Banka hortum ve koltuk düşündükçe gerildi.
Vicdanında irfan yok bırakında gerilsin,
Hakikat yok çark etti, hortladı ve dirildi.

Hep ben olmak istiyor...yine büyük birader,
Öyle ister cemiyet cemiyetin her ferdi.
Mimarların üstadı bu defa çok derbeder,
O şapkayla kaçarken! Kardeş kardeşi yerdi...

08.04.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ondört Şubat

Ar sokağa taşındı, buz kar yağmur kışındı,
Valentine düşündü, yaşasın on dört şubat.

Siz resmedin ben çekim, sevgili kim seven kim,
Mihenk kaydı nitekim köşesin on dört şubat.

Renk renk mumlar yakarak, zıvanadan çıkarak,
Prangalar takarak, koşasın on dört şubat.

Nefsin azgın görgüsü, gerçek şehvet dürtüsü,
Meşke teşvik sergisi, döşesin on dört şubat.

Sevgiliymiş nedeni, tatbikatta medeni,
Konuşturmayın beni, maşasın on dört şubat.

Kısrak gibi yetişir, mahremiyet tutuşur,
Edep yoğur ar pişir, pişesin on dört şubat.

İffet ateş yanan kor, danış vicdanlara sor,
On dört şubat geliyor, neşesin on dört şubat.

Vahşi batının eli,akıyor zillet seli,
Para puldur temeli, poşasın on dört şubat.

Zina tavana vurdu, mazgal doldu su durdu,
Sevgililer kudurdu, paşasın on dört şubat.

Dipsiz kuyu gir eşin, Aras paklamaz leşin,
Hovardaca gidişin, şişesin on dört şubat.

Aşk şuûrdur dön bir bak, huy şartlanma ve nifak,
Kaybol kirli ittifak, şaşasın on dört şubat.

Soyun der adı cüret, biraz utan be ar et,
Bu mu aşka sadakat, şaşısın on dört şubat.

Hayat ölüm yaş elli, zillet sardı besbelli,
Şiir acı teselli, aşasın on dört şubat.

Kaybettiğim aşk meğer; ne ölçü var ne değer!
Sevi bu ise eğer, düşesin on dört şubat.

Oku öğren yaz sende, hitabıma kız sende,
İzan sende göz sende, yaşasın on dört şubat!

14 Şubat 13 – Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Orkestra Sesleri

Üfül üfül poyraz, buğulu sisler,
Bulutlarda yattım sanki bu gece.
Burcu burcu esti lale nergisler,
Sonsuzluğu tattım sanki bu gece.

Sessizlik yayıldı oh perde perde,
Rengârenk tüllendi gül bahçelerde,
Musiki sesleri hemen her yerde,
Ötelere gittim sanki bu gece.

Kurbağa, çekirge öten dostlarım,
Fareler, pireler zaten dostlarım,
İpek böcekleri keten dostlarım,
Sırça köşkte yattım sanki bu gece.

Ne bir riya vardı ne de gösteriş,
İlahi bir koro sihirli barış,
Orkestra müthişti coştu yalvarış,
Aşkla pervâz ettim sanki bu gece.

17.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Osman Gazi

Tophanede,
Ruh tüllenir.
Perde perde
Tophanede...

Altı asır...
Dile kolay,
Kutlu ve sır,
Altı asır...

Ve heybetli...
Sedef markat,
Pek himmetli.
Ve heybetli...

01.05.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Oynama

İrfan yudumlayıp insanca yaşa;
Kendini kendinle koyma baş başa.
Ecel nispetinde ömrü dünyanın
Kim kime aittir, oynama boşa!

30.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Oynaşın

Gerçeği serap görüp çöl gibi kurur çatlar,
İdrâk yüceliğinden pek uzaktır zevatlar.
Ölüm yok oluş mudur yaşam bâki mi peki;
Tedbir nedir takdir ne, oynaşın zerzevatlar!

11.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Oynayın Millet

Bir başka tasada şair bestekâr,
Merhaba şöhret.

Çevremi yeniden sardı gam efkâr,
Oynayın millet(!)

Vadi alev alev, ateş boran kar,
Erenler himmet.

İklim değişiyor mevsim sitemkâr,
Vallahi hayret.

Kıpkızıl isyanlar nereye akar,
Tufanı seyret.

Bu kanlı vadi beni de yakar,
Belki bir müddet…

Gece bana bakar gün bana bakar,
Gayret ha gayret…

Yeryüzü matemde,şen şakrak inkâr,
Allah’ım Affet!

06.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Oyun

Oyun zorlu zor oyun, bilmezsem Amentüyü,
Hem boranı, hem kışı, hem yağmuru, hem suyu...
Nur bedenim nar olur, gayya eyvah o kuyu!
Aman Allahım aman! Düşün sual sorguyu!

Uzun soğuk cesedim kıpkızıl ve upuzun...
Dört bir yandan verirler, kalkamam ki sonsuzun.
Mezar göğü titretir götürürler ansızın,
Geçti geçti sesleri keşke olur son sözüm.

Mayan nedir Micingirt! Biraz balçık ve türap...
Hayallerle yüzersin... Ki melalin pür harap,
Takılıpta kalırsan sonsuzluk sana serap,
Bencil nefsim yüzünden, kapından kovma ya Rab!

20.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ozan

Aşktır ozanların meftun bakışı
Mecnunun Leyla’ya bakışı gibi
Dokurlar nazımla gerçek nakışı
Badenin bardağa akışı gibi

Namazı şairler güzel kıldırır
Bülbülü öttürür gülü güldürür
İslami yorumlar neyi çaldırır
Bilal in ezana çıkışı gibi

Sevdalı ozanlar gelgelli diller
Leyla Mecnun Şirin bir başka haller
Çiçekli çiğdemli şifalı diller
Arının peteği yapışı gibi

Şairler ilhamdır ilham yazarlar
Şiir dinletirler gönül bezerler
İncisiz gerdana yakut dizerler
Gelinin gerdanlık takışı gibi

Mevlana şiirle barış işledi
Tasavvuf eyledi gönül aşladı
Ömer’de bambaşka bakış başladı
Yunusun selama bakışı gibi

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ozanım

Ozan enis olur biraz da vâkur
Muhkem kafiyeler süslü yalan var
Sözde ârif ama edep tam takır
Yarayı kaşıyıp horozlanan var

Eşsiz küfürleri düşündün mü hiç
Şakağın taş gibi yüreğin kerpiç
Oy verene ahmak kazanana piç
İzan terk-i diyâr susun olan var

Ne bir töre kaldı ne bir gelenek
Ne bir arı kaldı ne de bir petek
Taşlama bu mudur bu da ne demek
Her sözün başında kesin ulan var

Cumhura saygıdır sabırda gayret
Toleransın vasfı makam-ı hayret
Birliği idrak et renkleri seyret
Asabiyet nifak, falan filan var

Tutmuşsun yalanın şuh eteğinden
Biraz hisse alsan ağa beyinden
Korkarım tevbesiz öleceğinden
Çok geç değil dostum vakit hâlen var

Sazına sözüm yok say Fazıl’a denk
Bıyıkların pazu yüzün rengârenk
Soğuk tabut gelir kapanır kepenk
Karanlık vadide çıyan yılan var

Mârifet ne sende ne kırık sazda
Hiçlikte vuslat var çokluk yok az da
Sövmeyi terk eyle düşün birazda
Zamanın fevkini seni bilen var

Ülküler değişti zamanla gel ki
Güvercin mevt gibi Kurt oldu Tilki
Gerçeği fark edip susarsın belki
Senin de ben gibi büyük çilen var

Bu nasıl bir kavga kaynayan kazan
Her şeyin kaplamış bühtan suizan
Dava ne mübarek oldun borazan
Encamı belirsiz bin bir hilen var

Seni seviyorum yine de ozan
Garaz kin üretti bu çarpık düzen
Namaza davettir okunan ezan
Vecde çağırıyor yüce ilan var

Mâzimiz pek şanlı alnımız diktir
Vatan ezan bayrak şükür ki tektir
Gözyaşı derceyle mâna biriktir
O’nun kapısında nice gülen var

Nerde şair yazar nerde maarif
Benimki belki de arife tarif
Ne diyor mübarek Hadis-i Şerif
“Şiirde hikmet var” öğüt alan var

Sabrın imbiğinden geçir hep tek tek
Yine de sen yaz hep ölünceye dek
İdrak ve hâl varken söze ne gerek
Hakk’ın kapısında büyük plan var

24.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Öğretmen

Kırk yıl köle dedik bir harf başına
Yirmi dokuz kırk yıl düştü peşine
Bilgiyi yoğurdu kattı aşına
O irfan şöleni meşktir öğretmen

İlmin ziyâsıyla koşar canlanır
Bambaşka mefkûre ruh aydınlanır
Şad olur mevcudat kalpler şenlenir
Yârendir mekândır köşktür öğretmen

Yürekleri dolu emekleri ter
Bülbül gibi şakır gül gibi biter
Aydınlık yolunda başka ne ister
Hep ilmin güneşi aşktır öğretmen

22.08.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ölene Kadar

Görenler hep ayakta,
Kör kapıya anahtar.
Uslanma yok dayakta,
Önce hesap sonra nâr.

Biz ecelle söz kestik,
Ben sen o deyip estik,
Ta ki gelene yastık,
Olduk şeklen canavar.

Had bilmezlik nedendir,
Giydirilen bedendir,
Görsellik şüphedendir,
Şirk, şüphe neye yarar.

Terki terk eyle terki,
Ve gerçek dostun derki:
Duasız neyin var ki;
Dua iksir, dua yâr…

Avam hâlin ismidir,
Sır ve sabır hasmıdır,
Bilincidir resmidir,
Unutma ki ben’de var.

Kendin bilen kelâmı,
Bu dünyayı âlemi,
Hak haykıran kalemi,
Kim unutur kim arar.

İnşallah şiirimi,
Haddimi şuurumu,
Hiçliğimi varımı,
Bilsem ölene kadar...

25.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ölesin Ayrılık

Ak düştü kaşıma hasret çekmekten,
Belâsın ayrılık duyuyor musun?
Vuslâtı unuttum sâbır ekmekten,
Hilesin ayrılık duyuyor musun?

Su gibi çağlayıp yel gibi estin,
Dağları belleyip zamanı kestin,
Mecâlsiz gecemde bir mâvi sestin,
N’olasın ayrılık,duyuyor musun?

Uykuyu giydirip geceyi soydun,
Zamanı tarayıp mevsimi oydun,
Sanki teneşire ölümü koydun,
Salâsın ayrılık duyuyor musun?

Bulutlar neşveli, yıldızlar sissiz,
Neden ben çileli sen benden sessiz,
Git ordan hâl bilmez,tasasız hissiz,
Çilesin ayrılık duyuyor musun?

Aşk sen ihânet sen, işkencede sen,
Hüznün her kuşağı, her hecede sen,
Azâpsın aşırı derecede sen,
Bilesin ayrılık, duyuyor musun?

Susman tıpkı Nemrut, konuşman belâ,
Yüreğim ağzımda yaşarım hâlâ,
Bu bâhtı karayı râhmete ala,
Ölesin ayrılık, duyuyor musun?

Leylâ’da ayrılık aşkın fermanı,
Derdi halk eyleyen verir dermanı
Ve sonun başında vuslât harmanı,
Olasın ayrılık, duyuyor musun?

17.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ölmüyorum

Neden bu günlerde gülmüyorum ben?
Şen şakrak olmak mı, olmuyorum ben
Kulluk ve liyâkat, hesap ve kitap;
Nefesim burnumda ölmüyorum ben!

24.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ölü Aşk

Sahip çıkmadın ki münevverine,
Şair ne şuur yok,şiir desteksiz,
Nesepsiz düşünce geçti yerine,
Kelimeler flört kelam eteksiz...

Şair müteşair, şiir tarumar,
Ne bir kaygı gördüm nede çile var,
Nefesim tükendi es deli rüzgâr!
Sırtlanlar kol gezer sürü köpeksiz...

Ölü aşkı mı desem? Edeyim ikrar,
Çözülmüş ruh hali mevt olmuş efkâr,
Yaşasın aşkımız! ...sonu yok tekrar,
Yaban arı dolu, arı peteksiz...

12.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ölüm

Sanduka içinde cansız beden var
Ölümün dili yok yazgılar ağlar
Istırap içinde vuslatı arar
Vuslattır terhistir hasrettir ölüm
O’na gülümseyen nusrettir ölüm

Ölümün kokusu gel beni de sar
O diyâr ki başka bambaşka diyâr
Nereye kaçayım tabut benden dar
Vuslattır terhistir hasrettir ölüm
Ak kefen giyinmiş kesrettir ölüm

Musâlla üstünden dön geriye bak
Döndüm başodaya baktım korkarak
Ben başka yerdeyim,başka el ayak
Vuslattır terhistir hasrettir ölüm
Yolu kaybedene ismettir ölüm

Bak yine aklıma cürümler girdi
Kopardı kellemi ruhumu gerdi
Gövdemi terk edip toprağa verdi
Vuslattır terhistir hasrettir ölüm
Tevhid-i kelamla vuslattır ölüm
Vuslattır vuslattır vuslattır ölüm

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ölüm Deme

Mümkünü yok utanır, korkusuz direnirim,
Yıpranırım ölürüm, hâşâ vazgeçmem Bir’den.
Keşke derim kendime, yaş döker iğrenirim;
Ölüm deme der dostlar, kaçış var mı kabirden!

17.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ölümsüzlük

Benlik çokluğa yoldur
Hacmi yok aklın boldur
Yiyip içip çiftleşip
Aşk boşalt flört doldur

Gaye ve zevk ne kadar
Bu ne hüsran ne hâldir
Kemâl idrâk dertleşip
Emre yönel vebâldir

İniş çıkış ve düzlük
Kalbe takılmaz gözlük
Öteyle giriftleşip
Ölmektir ölümsüzlük

29.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ölümsüzlük Şöleni

Çam kokulu yamaçlar, bu baharda dirildi,
Bulut tıpkı cam gibi, güneşse kemik tarak…
Börtü böcek oynaştı, hüzünler devşirildi,
Mevsimin kasığında ruhumu damıtarak…

Akışın dürbününde, duygu sarar gül işler,
Gözyaşlarım gönlümü, mezar toprağı sular.
Kelepçeyle bekliyor beni hep bekleyişler,
Sanki hüzne adanmış, içimdeki kuşkular.

Kimseciler anlamaz karakış hep yazımız,
Rençperliğim tek mevsim, korku kaplar gölgemi.
Bilmem neyin çelengi, dalgalandırdığımız,
Belki gelir kuşatır, ölümsüzlük şöleni.

11.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ömer’den Ömer’e

İpe sapa gelmez ruhsuz sözleri
Hikmetin sırrına verdim Ömer’i
Küfür halkasında sabit izleri
Şeytanla diz dize gördüm Ömer’i

Ne çok hayranları hem de adaşım
Kim görmüş deyince zonkladı başım
Firavun’un başı budur kardeşim
Küfürle göz göze gördüm Ömer’i

Şâirlikte payın varsa azıcık
İzâhat gerekmez tarih yazacak
Bizim Hayyamcılar belki kızacak
Gazapla yüz yüze gördüm Ömer’i

08.03.2007- Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ömer’le

Mısra eker Ekinci, satır ıslanmış terle;
Micingirt sağ yanımda, koşuyorum Ömer’le,
Pusulamız yâr ise, aşka ihânet niye?
Beni “ben”le yıkadım, ilhâmı köpüklerle.

08.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


Ömür

Tarihimin sayfasına bakmadan,
Boşa koştum hakikatsiz bir ömür,
Nursuz tersiz kazanılan lokmadan,
Ve yiyorum tasrifâtsız bir ömür.

Geldi geçer bu âlemde yok kalan,
Amel salih iman yoldaş tek kalan,
Nerde Ömer deryasına takılan,
Gidiyorum pek hesapsız bir ömür.

04.01.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ömür Tek

Çıkmak istenmez beşik
Yavan dünyaya âşık
Geri dönülmez eşik
Ömür

Oyun, belki bir devir
Duygu paketle çevir
Çetelerde kenevir
Ömür

Lâkin vefa ahdedir
Yaşamayan sahdedir
Acep gerçekte nedir
Ömür

Hesap kitap ve tuzak
Yol yok mezara uzak...
Kandil yaktıran kızak
Ömür

Tektir, tek sefer tası
Aşkın öbür yakası
Yaşamın fiyakası
Ömür

03.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ömür...

Ömür: kimine uzun, kimin de bir kelebek;
Ömür: tıpkı huy gibi özünde sendelemek.
Ömür: bazen de gölge, velilin sükûtunda;
Ömür: kefeni biçip, zamanı rendelemek…

24.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Önüne Geçsin

Samimi hislerle hareket eyle
İsmin liyâkatin önüne geçsin
Cahile idrâki nispette söyle
Görgü izâhatın önüne geçsin

Basit görmeyiniz tekrarsız hayat
En büyük ihânet gerçeğe inat.
Kimine güneş ol kime gölge et
İhsan feragatin önüne geçsin

Herkesi büyük gör kendin dışında
Beynin tefekkürse aklın başında
Kalbe tesir olsun her telaşında
Sonun fecaatin önüne geçsin

18.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Öpeceğim Ölümü

Arsızlaşan kavimleri arattın,
Nerde vahşet bestesinde sen varsın!
Kan üstüne mekân kurdun yer ettin,
Kin ve nefret nefesinde sen varsın!

Yaram ağır sarsıntılar derince,
Kin büründüm bebekleri görünce,
Sorulacak Allah fırsat verince,
Zalimlerin listesinde sen varsın!

Taşa çaldım seni gördüm hilimi,
Şaronları neronları zulümü…
Düğün bayram öpeceğim ölümü,
Ölüm nedir! Ötesinde sen varsın...

31.07.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Örtü

Sükûtun sırrıyla ağlayan sesi,
İdrâke çalış dön çevir suratı!
Aklın ermiyorsa sen neyin nesi,
Senin haddin midir örf ferâgati!

04.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Örümcekmişim

Vatanımda garip öksüz tekmişim
Bizi bilmem nasıl yok etseniz ki
Ve adam değilmiş örümcekmişim
Utan! Mevlana’dan ya da Yunus’tan

Sürün bizi sürün gâvur dağına
Düşmüşüz bir defa kin kucağına
Yâda Sibirya’ya taş ocağına
Utan Mevlana’dan ya da Yunus’tan

Ülke sizin madem siz karar verin
Oynayın irtica ülkeyi gerin
Sen şehit oğlusun var mı haberin
Utan Mevlana’dan ya da Yunus’tan

Şeyh Şamil ve ben aynı kafadan
Suçumuz kulluk mu O’na ifadan
Ruhu kaybetmişsin zevkusefadan
Utan Mevlana’dan ya da Yunus’tan

Sanmayın bu devran böyle sürecek
Bu dava büyüktür kim söndürecek
Şahlanacak ülkem âlem görecek
Utan Mevlana’dan ya da Yunus’tan

Selam derim selam gitmez hoşuna
Ne gakkoşa bakar ne dadaşına
Bu nasıl anlayış düşman başına
Utan Mevlana’dan ya da Yunus’tan

Gözyaşım silahım ümidim tamdır
O nebi rehberim şehit atamdır
Hem vatan benimdir benim vatandır
Utan Mevlana’dan ya da Yunus’tan

Derûnum hoşgörüm ahengim yârim
Ben mi suçlu acep suçlu ararım
İzaha ne hacet kime sorarım
Utan! Mevlana’dan ya da Yunus’tan

01.09.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Öteki

Bâb-ı Âli yokuşu,idrâk noksan gözü aç,
Dudağını bükerek buyuruyor öteki!
Köşeleri zaptetmiş 'Zât'ı tespite muhtaç,
Tedhişlerin sonu yok,biz neciyiz biz peki?

18.01.2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ötesi

Tasavvufla dupduru, akışımız var bizim,
Hayat, ilim, hakikat, hak işimiz var bizim.
Zekâ neyi şâd etti istikamet bozuksa;
Ölümün ötesine bakışımız var bizim!

05.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Övünüyorum

Silikleşiyor her yan
Mutlak vardır bir durum
Vardı menzile varan
Boşa dövünüyorum

Söz var pervasız boru
Azgın aygır bir sürü
Direnmekten ötürü
Şaşkın, seviniyorum

Serüvenim hiçlerde
Bir kulağım maçlarda
Koşuyorum uçlarda
Hâlâ övünüyorum

03.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Öyle Güzel ki

Yosun gibi serin
Ve ıslak mimiklerin tedirgin
Öyle güzel ki bakışın
…
Boşluklara koşuyorum seni görünce
Körpe beden sessizliğin
Seher yeli tıpkı saçların
Yüzün dupduru yağmur bulutu
Öyle güzel ki bakışın
…
Yalnızlığın hasret
Yokluğun tutsak gibi
Gözyaşların inci, gülüşün toy düğün
Sahi ellerin, ellerin sorma
Uzat bana gözlerini
Öyle güzel ki bakışın
Öyle güzel ki

22.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Öyle Özlüyorum ki

Acilarim gözümde saklanmislar kendince,
Sessiz sessiz bekleyip öyle özlüyorum ki.
Gecelerim terk etti gündüzler de gidince,
Zamani itekleyip öyle özlüyorum ki.

Vuruldum sürmelere, inliyorum kederden
Melalimi sormayin, ümitvarim O yardan,
Hislerim pek karmasa, belki yazi kaderden,
Sabrimi yedekleyip öyle özlüyorum ki.

Avuçlasam zamani her dem etsem temasa,
Yapayalniz gizlice el ele ve bas basa,
Benim olur kâinat yedi kat bastanbasa,
Takatsiz emekleyip öyle özlüyorum ki.

Sen gittin ya efendim ümmetin pare pare
Gözyasi öbek öbek mahsun mazlüm biçare
Iki cihan sultanim,sen sefaat sen çare
Bir teselli bekleyip öyle özlüyorum ki.

Sevdalarim rengârenk kosturdum adim adim,
Yara bere her yanim arsa çikti feryadim,
Belki de son bu gece, Micingirt çok agladim,
Yasima yas ekleyip öyle özlüyorum ki.

02.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Öyle Üşüyorum ki

Kaybettim tebessümü gözyaşımda saklarken,
Düşlerime kar yağdı öyle üşüyorum ki…
Çoraklaşmış halimle derdimi kucaklarken,
Hüzün sardı zorlandım öyle üşüyorum ki…

Gittiğim loş yollarda gamsız berduş izlerim,
Düşe kalka yürüdüm paramparça dizlerim,
Sanki canım çıkacak fırlayacak gözlerim,
Bülbül gibi zarlandım öyle üşüyorum ki…

Talihsiz günlerdeyim tabip gelmezse eğer,
Şafi de O şifa da melun nefsim ne diğer,
Gerçeğin aynasında yaram ağırmış meğer
Düşündükçe darlandım öyle üşüyorum ki...

Yosun tutmuş su gibi solukladım üstümü,
Sanki biri kıracak isli paslı testimi,
Aldım onu önüme hesap bilmez büstümü,
Amansız yuvarlandım öyle üşüyorum ki…

Bilmem ki ne diğerler terk ederken arkamdan,
Sevabım günahımdan mevlidimden kırkımdan,
Endişem var Ömer’im allak bullak çarkımdan,
Ümitle toparlandım öyle üşüyorum ki…

26.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Öyle Yorgunum ki

Üryan gibi zihnim yorgun utangaç,
Avuçlarım derin ruhum boş alan.
Hücrelerim sorma, sorma derim hiç,
Göğsüm ağu gibi yer yer boşalan.

Yokluklar koşturur azgın atıyla,
Geceden sabaha derki koş ulan.
Ateşler uzatır son fıtratıyla,
Ruhum boyunduruk nefse koşulan.

Öyle yorgunum ki tokluğum açla,
Tepeyi geçirip haydı çoş ulan.
Acı kenetlenmiş hâlim hallaçla,
Yüreği çiğnenmiş yorgun çoşulan.

26.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Özel Duyuru...

Hakkınızı helal edin vefalı dostlarım… Bir müddet antolojide ve nette olmayacağım..Hakkınız vardır mutlaka ölümlü dünya…Kimbilir belki dönmek nasip olmaz. Bizim inancımızda insanın hakkına riayet etmeyen de dünyada insansızlıkla, ukbada ateşle cezalandırılır. Kul hakkına riayet aynı zamanda insan emeğine saygıdır. Sadece başkalarının sahip olduğu mala tecavüz değil başkalarının zamanına, kişiliğine, şeref ve haysiyetine, soluyup kokladığı havaya tecavüz de kul hakkını ihlaldir. Biz yıllardır ANTOLOJİ de aynı havayı soluduk mutlaka hak geçmiştir… Bu kardeşinizi mahcup etmeyin hakkınızı helal edin olur mu…Hepinizi saygıyla selamlıyor tekrar nasipse döneceğim…Saygı ve dua ile…

Ve …

Kardeşçiğinizden...

Bestekâra zümrütten nur kelime,
Tebessümle buyururdu kardeşcik,
Gül yüzlüden teberrüktür dilime,
Gülüşüyle doyururdu kardeşcik.

Teker teker yârenleri toplanır,
Bakışınca semaya aşk kaplanır,
Üfül üfül koku yayar koklanır,
Yetimleri kayırırdı kardeşçik.

Dosttan bize samimiyet kardeşcik,
Dupdurudur hüsnüniyet kardeşcik,
Gösterişsiz hakkaniyet kardeşcik,
Köle biner o yürürdü kardeşcik.

Düşmanları mecnun oldu tutuştu,
Çöl yanarken kevser olup yetişti,
Kardeşliği anlatılmaz müthişti,
Haz duyarak buyururdu kardeşcik.

Kardeşciğin sahibini arz ettim,
İNSANLIĞI kardeşlerim farzettim,
Micingirt ben kardeşçiği tarz ettim,
Kâinata duyururdu kardeşcik.

Saygı ve hürmetlerimnle...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Özgürlük Ha!

Bakışlarımda ki utanç insanlık ayıbı
Cehennemi sokaklar viran ve hayalet
Kan kokusu yutar canavar
Petrol suratlı dev cüce
Allah'ım ne kadar küçülüyorum utancımdan
Felluce’yi düşündükçe utanıyorum


Vahşet büyük!
Kalabalıklar, insancıkları çok insanları az
İnsanlık ne âlemde
Kör olmuş kör tüm duyuları
Yatağımın bir ucunda ateş...
Felluce’yi düşündükçe ben yanıyorum

Yakarışlarım..
Acımalarım...
Gülüşlerimi sorguluyorum
Bir çıkmazdayım belki de

Dört yanda Osmanlı arıyorum
Doğacak şafağa
Belki üç kıtaya tekrar
Kimsesizlere kimse

Kan emiyor kan
Vampir suratlı dev cüce
Vahşete şehvete dönmüş yüzünü, savaşı soykırım kalleşin
Kalk ayağa insanlık kalk!
Ortak olma
Bırak artık özgürlük masallarını...
Ölü toprağı serpilmiş sanki Allah’ım
Felluce’yi düşündükçe bunalıyorum

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Özgürlük Locaları

Peşimden hep koşuyor bırakmıyor kahpe iz
Dünüm bugünden beter, bugünümde yarından
Gelgitlerim beş okka kadavram düşüncesiz,
Gelin biraz söz edin kaygılar diyârından.

Sevişim ağlamaklı, çakırkeyfim boşlukta.
Buna şahit mısralar, mısralarım şahit hep.
İçimdeki varoşlar ulaştığım son nokta,
Sebebe sual olmaz, sebep benim ben sebep.

Kurşun gibi suskular mevzu epeyce derin,
Özgürlük (!) locaları, bu gün dün ve evvelki…
Ağıtları yazılır, dalgalı denizlerin,
Sustum adam aradım, cellât adam değil ki.

29.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Özlem

Sönük bir kuytuda içimde hüzün,
Seni özlüyorum sezdirmeksizin.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Özlü Sözler

düşe düşen sözlerde mevcut

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Pamuk İpliği

Her yerde sapsağlam kendir var ama
Belki de benimki pamuk ipliği
Yazıcı dokunma dinmez yarama
Terk ettim ben zaten şuh edipliği

30.03.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Patiska

Kaç asırdır yok sanki,yoktu Ahmet Efendi,
Patiskayla baş başa, tozlu rafta kefendi.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Paye

Ölümsüz diyarı sorar bazısı,
O yolda yolculuk ne müthiş paye.
Leyla’nın sevdası alın yazısı,
Belki aşk dünyası belki hikaye.

Ne olur gel artık yetiş efendim,
Ümitler bulandı döndü hay huya.
Yosun tutmuş iklim,su sızar bendim
Senin iklimidir büyük sermaye.

19.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Peçelemişim

Uyurgezer oldum içimde hüzün
Ve parka bakarken gecelemişim
Göğü aydınlattı bendeki yüzün
İsmin çocuk gibi hecelemiş

Yalnızlık yenilgi fakir zengine
Neyi yaşamışsak dengi dengine
Rengin çevirmişim, rengim rengine
Aşkı desen desen keçelemişim

Kaygı bekleyişi mısralar ama
Kader yazgısında kural arama
Tez gel yosun gözlüm tuz bas yarama
Yokluk hasat edip hiç elemişim

Ağlayan gülenim ağıt türküm sen
Büyülü zamanım yaşam farkım sen
Songüz’üm baharım dönen çarkım sen
Vuslatı kendimce nicelemişim

Seni sayıklarken kurudu dilim
Çorak yüreğime tez gel sevgilim
Balım, karçiçeğim hele ver elin
Sensiz yeryüzünü peçelemişim

07.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Pek Sarhoş

Tıpkı benim gibi, pek sarhoş zaman,
Yol boyu terk etmez, düşündüm o ân.
İki ayrı âlem, birde tefekkür,
Sanki gök gürledi, delindi tavan.

04.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Perde

Ne ham oldum ne yoğruldum ne piştim,
Zulmet ve nur perde çektim tepiştim.

08.08.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Perde Duvarları

O’na tabi olan pişmanlık duymaz,
Hâlâ denilir mi ısrarla hayır?
Ölü bedenleri âşıklar yuymaz,
Muhabbet yol eyle unutma şâir!

Ve kulluk odur ki şükre der şükür,
Sabrı bilmeyenler fikirden yetim.
Geçmiş ve gelecek Münker ve Nekir,
Perde duvarları enâniyetim.

28.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Perdeliyim

Pişmanlığı tattıkça
Ruhumu didiklerim
Hakikatin özünde
Terk edebildiklerim

Miraç neyin gereği
Ne için kıldıklarım
Zift karası yüreği
Taşımaz bildiklerim

İnsan aslen büyüktür
Bireysel güldüklerim
Avam ölçüye yüktür
Ye iç yat çaldıklarım

Tatbikatta eliyim
Koyduğum aldıklarım
Nankörüm perdeliyim
Had bilmez saldıklarım

28.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Perdesiz Pencereler

Gerçekte samimiyet siperdir cehenneme,
Ve takvayı benliğe terk edip üşüştüler.
Bendeki bu korkuyu bir gün sordum anneme,
Dedi evlat hatırla, kimler kibre düştüler.

Ne varsa hayalimde seslen sebebini sor,
Öğrendiklerin bir hiç, ipine yapış terle.
Nefs hep münakaşada, ne istiyorsa gâvur,
Sabredenlerdenseniz, sükût gelir tekbirle.

Nice gizler akıyor, mor yüzlü derelerden,
Hakikati nazar et, aklı ötelere sal.
Mertebeler akseder, perdesiz pencereden,
Çok şey idrak ettirir, iz bırakan intikal.

Ustalar eserlerle, bir şeyler söylediler,
Zihin duvarlarının, çileli hu hu’larında.
Maksat hep O’na varmak, ölüm vuslat dediler,
Tasavvuf deryasının muhabbet sularında…

25.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Perişan

Adavet hırs inat paye ve nisan
Gel artik ne olur sürü perişan

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Perişan

Dinleyin dostlarım susun dinleyin,
Mevsimler çıldırdı zaman perişan.
Belki ahir zaman artık anlayın,
Tahıllar perişan, harman perişan.

Bu nasıl hayranlık, nasıl hıyânet,
Mâziye küstahlık asıl hıyanet,
Flört moda oldu usul hıyanet,
Yürümen perişan durman perişan…

Kayboldu tefekkür döndük geriye,
Hislerde başköşe kibir ve riya,
Meryem hem gerici çağdaş Maria,
Izdırap perişan derman perişan.

Vatanım renkleri hemen her kesim,
Nerdesin kardeşim söyle nerdesin!
Bu defa oynanan senin piyesin,
Hakk’ın kapısına varman perişan.

Puşt siyonist gene tehdit savurdu,
Baharı kış etti, çölü kavurdu,
Irakta üç ayrı devlet doğurdu,
Gözlerin perişan,görmen perişan…

Ben ise geçmişi düşündüm durdum,
Oyun zorlu oyun ve oynuyordum,
Mâziden bi haber,amâziyi sordum
Cevabım perişan sormam perişan…

12.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Piç

Ben hep samimiyet, içimden gelir,
Bir şey olabilmek; hiçimden gelir.
Aşklar tartışılmaz(!) aşka ihânet!
Zürriyetin nedir, piç kimden gelir.

21.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Polis

Yeri göğü kuşatır, eşitlik hakkaniyet,
Dürüstlük ikliminde, ak harman Türk polisi.
Mazisi kahramanlık şiarıdır hürriyet,
Sonsuz türkü besteler kahraman Türk polisi.

Özgürlük karakteri milli ruhun ocağı,
Güven huzur müjdeler şefkat tüter sancağı.
O hizmet süvarisi kimsesizler kucağı,
Çakmak gibi yetişir her zaman Türk polisi.

O dadaştır, yörüktür, o bizdendir, sıradan,
O efedir efe hey, o seymen Ankara’dan!
O Köroğlu, o Ferhat nasip etmiş Yaradan,
Yaralı gönüllere tercüman Türk polisi...

Dağ gibi iradesi, Yunus gibi yüreği,
Ya İstiklal, Ya Ölüm bükülemez bileği,
Vatanımın çatısı, bayrağımın direği,
Uygarlık vadisinde pek yaman Türk polisi.

O gazidir, o şehit, o şahadet diyarı,
Merhamet fedaisi, vefanın yadigârı.
Yurtta Sulh, Cihanda Sulh emniyetin çınarı,
Tüm renklerle el ele hür vicdan Türk Polisi.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Poyrazlarda

Gri gel-gitlerde, dipsiz söz perde;
Ruhum filizlenir yosun gözlerde.
Çok şey konuşturur hasret yarası,
Kendimi aradım sert poyrazlarda.

21.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Prangalar

Tutsağım hülyalarla, ümit kalır düşümden,
Ve rüyalar kuşatır mekân koşar peşimden.

Ye’s, zehir gecelerim zaman adeta durur,
Donakalır vücudum tasavvur üstü vurur.

Uzaklaşır öteye eşim canım yoldaşım,
Yer yer beni kucaklar alın terim gözyaşım.

Süvari yok hep yaya beni sessizlik iter,
Peşinden sükûn sarar, sırlı hengâme biter.

Bakmayın siz şiire, biraz üslup serseri,
Hülyalarım füsunlu sanki epeyden beri.

Ömrümün levhaları, prangalar yaklaşın,
Beni bana terk edin, terk edin uzaklaşın.

06.05.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Puhular

Dupduru duruldu, bulanık sular,
Karanlık sönünce kaçtı puhular.
Virane son buldu ufuk göründü,
Yakarak terk etti köhne duygular!

05.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Pusula

Pusulamı O’na döndüm hoş durdu,
Yaklastikça orkestrayı coşturdu.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Rağbet

Halimiz serüven zina serbest hem
Domuzun yağından olur mu merhem
Flörtle kutsanmış sokakta Meryem
İstemem arkadaş rağbet istemem

22.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Rahmet

Rahmet üstüne rahmet,
Vardım farkına vardım.
Kalbim vuruyor küt küt
Sıkıştıkça yalvardım.

Bendeki zevk hele de,
Heyecan şevk pürneşe…
Aşk buldum besmelede,
Neler neler, peş peşe.

03.11.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ramazan

Semavat boyandı nur perde perde,
Nağme-i ezkârla geldi ramazan.
Gönlüm ferahlandı sevinç heryerde,
Nağme-i ezkârla geldi ramazan.

Nakış nakış edep kulluk yarışta,
Bir başka bereket ruhlar barışta,
Seher büklüm büklüm Hakka varışta
Nağme-i ezkârla geldi ramazan.

Zincirlenmiş İblis kudurur gene,
Gül kokar semavat gelmiş rengine,
Mabetler hilâlle dengi dengine,
Nağme-i ezkârla geldi ramazan.

İftar sofrasında atılır gülle,
Okunur ezanlar aşkla bülbülle,
Açlar doyurulur oruçlu dille,
Nağme-i ezkârla geldi ramazan.

Manevi ihtişam rengarenk zaman,
Kandiller beratlar bambaşka harman
Efsunlu geceler her derde derman,
Nağme-i ezkârla geldi ramazan.

Hak sesi duyulur alış verişte,
Müjdeler gizlidir her bir duruşta,
Nefis terbiyede şeytan kör işte,
Nağme-i ezkârla geldi ramazan.

Hoş geldin ramazan rıdvan olasın,
Kadirde Ömeri kabre alasın,
Biz senden razıyız razı kalasın,
Nağme-i ezkârla geldi ramazan.

04.10.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Reis Dedik

Ne gariptir memleketim,
Cinler cirit atmaktadır.
Reis dedik ve nitekim…
Kavun acı tatmaktadır.

Aynı vatan yakın ilden,
Baykuş gibi ötmektedir,
Papa ile aynı telden,
Bilmem kimi tutmaktadır?

Yıldırıyor sessiz sesiz,
Ne davası gütmektedir!
Din dogmaymış! Kelimesiz,
Bala zehir katmaktadır.

Taşınmıyor bu büyükler,
Konuştukça batmaktadır,
Biz çul olduk o yük yükler,
Sırtımızda yatmaktadır.

Kamusal der hem ne gerek,
Özel yerler yetmektedir,
Toplu yerde din ne gerek
Geleneğe çatmaktadır.

İzliyorum soğukkanlı,
Sizi kimler itmektedir,
Duruşunuz hafakanlı,
Kepeğiniz bitmektedir.

Beşik-mezar perde perde,
Gelen geri gitmektedir,
Fazla değil az ilerde,
Azar azar yutmaktadır.

Susa susa oldum sağır,
Kafatasım atmaktadır,
Bağır Ömer sende bağır!
Ukbâmı da satmaktadır.

24.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Rengârenk

Bu renksiz yüreğim hep seni arar
Sessizce gezerim nere gidelim
İzaha ne hacet senin rengin var
Rüyalar rengârenk gel seyredelim

17.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Rengi Frakin

Yokluğun yolcusu,küfür diz dize,
Evlerde her gece gölgeden yakın.
Üç beş tane fosil,kök mü köksüze,
Bu nasıl bir mahluk hele bir bakın.

İnkara koşuyor çarpık niyeti,
Hayvanat eyledi bütün milleti,
Cehennem kokuyor her hareketi,
Adeta bir başka rengi frakin.

Irk, dil, inanç,mezhep Allah korkusu,
Hepsini zaptetti bir kaşık usu (!)
Bu kimin üstatı kimin deyyusu?
Kim bilir belki de Ehud Barak'ın.

16.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Renk

Renk güneşe yelpaze,
Arsız yüzde kahkaha.
Bozulmuşsa şirâze,
Uzak durun vallâha.

Mavi yeşil pembe mor,
Rengi renksizlere sor,
Bazen gözü yoruyor,
Yârde biçilmez paha.

Renk var ulvi sesi var,
Renk var avenesi var,
Belki baş, gövdesi var,
Falcıda başka saha...

Fıskiye aç tambur çal,
Simsiyahsa renk Bilâl,
Kan kırmızı bayrak al,
Şükredelim Allah’a.

Hele yüreğim elle,
Zihnim kesilmiş kelle,
Her renk solar ecelle,
Ne diyelim ben daha.

26.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Renklerim

Bir yanım Balkandır bir yanım Kafkas
Renklerim çok benim Türk Kürt Arnavut
Bu ne asâbiyet kin ve ihtiras
Özbeöz Mahmut’uz Kaşgarlı Mahmut

Marşımız Akif’tir kılıcım Ali
Biz aynı milletiz rengi bırakın
Vallâhi billâhi büyük vebâli
Dön bir mâziye bak nedir firâkın

Nifaktır ayrılık zulmettir yâni
Beraber yaşadık ezelden beri
Biz Ahmet Arvâsi Ahmed-i Hâni
Bizi ayıramaz birkaç serseri

24.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Renkli Gölgeler

Öyle bir sızı var ki içimde
Anbean vuruyor sessiz durmadan
Her gece esiyor nazlı biçimde
Çakırkeyf edayla halim sormadan

Rüyayla baş başa boylu boyuna
Alev alev bendim yakıp kül eder
Nasıl düştüm bilmem sırlı oyuna
Sibirya ayında benden gül ister

Duygu deryasında yürü ha yürü
Boğacak galiba beni dalgalar
Serzeniş cennet-i yemyeşil huri
Hep beni ağlattı renkli gölgeler

07.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Reyhani

Yılların yükünü almış sırtına,
Gördüm ki dermansız Âşık Reyhanî.
Sözü okyanustur sazı fırtına,
Şimdi pek amansız Âşık Reyhanî.

Yaşlanmış Reyhanî duruşu çile,
Emekleri rüya sazı nafile,
Özlemiş Zeynel i saz geldi dile,
Yatıyor gümansız Âşık Reyhanî

Saza bakar bakar şiir seslenir,
Hanımı dertlenir üstat hislenir,
Sus hanım diyerek saza yaslanır
Gülleri çemensiz Âşık Reyhanî.

Reyhanî gurbette yaban ellerde,
Acısı depreşmiş gezer dillerde,
Merhamet mevt olmuş zalim ellerde,
Yaşıyor harmansız Âşık Reyhanî.

Nerede Ekinci nerede vefa?
Reyhanî dermansız vallah bu defa,
Sinemde ızdırap taht kurmuş cefa,
Bacası dumansız Âşık Reyhanî.

01.02.2006 Bursa

ÂŞIK REYHANÎ

Değerli gönül dostlarım. Günümüzün efsane şair ve ozanı Âşık Reyhanîyi sizlere tanıtmak bir vefa borcu diye düşündüm. Koca çınarı kısaca tanıyalım

VEFASIZLIĞIMIZIN BELGESİ

Âşıklık geleneğinin yaşayan ustası Erzurumlu Âşık Reyhanî, ilgi yardıma muhtaç. Rahatsızlığı nedeniyle sekiz yıldır eline saz alamayan Reyhanî, hem hastalıklarla hem de maddi yoklukla mücadele ediyor. Gençliğinde ünü Avrupa’ya Ve Amerika’ya ulaşan, ABD’nin Michigan Üniversitesinde katıldığı bir konferanstan sonra “fahri öğretmenlik”ünvanı alan, âşık festivallerinden onlarca madalya ve plâketle dönen Reyhanî,”Çalıp söylediğim dönemlerde, âşık kahveleri beni kapabilmek için birbirleriyle kavga ederlerdi. Ben bittim, kimsede arayıp sormaz oldu.”diyor.17 yıl önce Bursa’ya yerleşen usta âşık, artık saz çalamasa da şiir söylemeye devam ediyor ve elinde kalabilmiş eski kaset ve plaklarını dinleyerek avunuyor. Âşık, fıtratı gereği kimseyi eleştirmese de, eski dostlarının arayıp sormamasından üzgün. Birde devletin ilgisizliğinden… Âşıkları kayıt altına alan ve himaye eden Kültür Bakanlığından destek görmeyen Reyhanî, susmayı tercih etse de kendisinden daha dertli eşi Rabia Hanım konuşuyor:”Reyhanî, uzun yıllar boyunca yurt dışında Türkiye’yi temsil etti.
Âşıklık geleneğinin devam etmesi için öğrenciler yetiştirdi; ama şimdi yakacak kömürümüz yok.”Reyhanî yinede eşini susturuyor:”Yokluklardan söz etme hanım.”O,nede olsa,

Demedim mi gönül kalkıp yürüme,
Bir gün yollarını harami bağlar.
Dertliysen derdini dertsize deme,
Dertsiz hekim olsa yaramı bağlar.” Dörtlüğünün sahibiydi.

Tıpkı dizelerindeki gibi derdini gönlüne gömüyor ve eline alamadığı sazına bakıyor hüzünlü gözlerle.

Asıl adı Yaşar Yılmaz olan Erzurumlu Âşık Reyhanî,1932’de Hasan kalenin Alvar köyünde doğdu. Okuma yazmayı okula gitmeden önce öğrenen Reyhanî, dışarıdan sınava girerek diploma aldı.18 yaşından sonra kendi bestelerini söyleyen Âşık, rüyasında gördüğü bir kıza sevdalandı. Kısa süre sonra kızı kaçırdı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliliğe ve huzursuzluluğa dönüştü. Bunun üzerine karısının ailesi, kızlarını alıp başkasıyla evlendirdi. Âşık Reyhanî, bu dönemden sonra ‘Dertli’ mahlasını kullandı. Ancak Bayburtlu Âşık Hicrani tarafından kendisine Reyhanî mahlası verildi. Konya Âşıklar Bayramına aralıksız katılan 7 Âşıktan biri oldu. Eski âşıkların dışında, Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkârı, gibi âşıklardan gelenek ve usul öğrendi. İrandan Avrupa’ya birçok ülkede türkü söyleyen Âşık Reyhanî, katıldığı yarışmalardan ödüllerle döndü.1980’li yılların başında Erzurum’da bulunan Doğu Ozanları Derneğinin başına getirildi. Birçok ülkede konser ve konferanslar veren Âşık Reyhanî, şiirlerinin bir bölümünü “Avlarlı Reyhanî”,Böyle Bağlar”, Kervan” adlı kitaplarda topladı.

Değerli dostlar ben de Ömer Ekinci Micingirt olarak üzüntülerimi ve duygularımı Reyhanîye bir şiir yazarak paylaşmak istedim

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Reyhanî

İçimi yakıyor acının tülü,
Bu gece bendimi yaktın Reyhanî
Simsiyah her taraf duman örtülü,
Aşkın sarayını yıktın Reyhanî

Bir acı haberi aldım bu gece,
Ölüm ibretlidir hayat bilmece
Yudum yudum yuttum matem işkence,
Hakkın divanına çıktın Reyhanî

Çilesi son buldu belki bu kadar
Böyleymiş yazısı böyleymiş kader,
Gözlerim kan revan ruhum derbeder,
Son defa sılaya baktın Reyhanî

Apansız göç ettin cepsiz cepkensiz
Acım boğum boğum tıkandım sensiz
Gömün Ömer ide gitsin kefensiz
Yüreğim zemheri yaktın Reyhanî

Büyük Hak Ve Halk Ozanı Aşık Yaşar Reyhani Hakka yürüdü…

11.12.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Rica Ederim

Üslubu bir sükûn sanki bir peri
Hüzünle söyledi rica ederim
Edeple iç içe öteden beri
Azimle söyledi rica ederim

Yakıyor bakışı acaba niçin,
Ne desem bilmem ki o kısmı geçin,
Gülümü soldurmam ben deli için,
Sözümle söyledi rica ederim..

Benimle nazlanır tın tın azıcık
Sultanım o benim dersem kızacak
Sitemkâr nur mesaj gözüm yazacak
Gözümle söyledi rica ederim

Onunla bir başka sanki ırmaklar,
Onunla koşuyor şair parmaklar
Onunla ruh giydi bizim konaklar,
Bizimle söyledi rica ederim

Sükûtu hal ile eyledi ikrar
İçime dökülüp kendini arar
Bekledim bekledi dedi son karar
Çözümle söyledi rica ederim

Gönlümde her daim sevdası yeni
Vuslatlı gecemin eskimeyeni
Elifle tüllenen musiki gibi
Cezimle söyledi rica ederim

Ruhumu kuşatan gözleri elâ
Hediye eyledi üç nurlu bala
Nurefşan taptaze bir Leyla hâlâ
Nazımla söyledi rica ederim

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Riya

Öteye yönelmeyip sonsuzluğa bürünüp,
Sokakların derdinde değilseniz hürsünüz.
O’nu idrak etmeyip eder gibi görünüp,
Kendinize varsanız neyi üfürürsünüz.

09.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ruh Öksüzleri

Sonsuzu gizlemiş var eden gökte,
Yıldızlar oynaşır dağ başlarında.
Seher dize iner yaşlı yürekte,
Gece hep çiy saklar gözyaşlarında.

Çoklukta kâr olmaz, eşekten katır,
Avuçta üç dörtlük on iki satir,
İmgeler hep bana, şey hatırlatır,
Azabın rengi var bakışlarında.

Madde ve ötesi, var yok izleri,
Zıtların adıdır bazı sözleri,
Akıbeti yokluk ruh öksüzleri,
Fıtrat yok dört mevsim, yaz kışlarında.

18.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ruhumu Sular

Sen gri tebessüm, bense hep çile,
Sevinç hüzün keder kimden yadigâr!
Yaşımı hüznüme saklasam bile;
Gerçekte acının derin izi var.

Derdime yol buldum hicran iziyle,
Bak heder olmuşum yalan mı söyle.
Aşkın yumağıyla, varlık gözüyle,
Kalbine hükmeden, filan mı söyle!

Gözyaşın, sitemin yakarışların,
Gecemi, günümü, rüyamı sardı.
Çok şeye gebedir ses verişlerin,
Gelir mi bilmem ki zamanın ardı.

Hem beni ararsan gözyaşına bak,
Duygunun hem demi bağlar hayata.
Acı bir melodi yaşlar muhakkak;
Geç kalmak elde mi, bizde mi hata!

Umuttan azâde, açma arayı,
Yüzünün neşvesi ruhumu sular.
Sen benim gönlümün, sükûn sarayı,
Emekle boy verir yüce duygular.

20.08.2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Rukiye

Çile çeker şükür der
Vuslat koyu sabreder
Sây damlalar kaç eder
Sulu gözlü Rukiye

Yavukludur anaya
Sığındım O mânaya
Ne güzelmiş ar hâya
Elif yüzlü Rukiye

Bakışları masmavi
Tek derdi hep semâvi
Lâkin duruşu kâvi
Sizli bizli Rukiye

Kulum demiş yaradan
Yıllar geçti aradan
Gözler kahve karadan
Epey giz’li Rukiye

Biraz yufkalı yürek
İç dökecek aşk gerek
Koşuyor yaş dökerek
Pek de nâzlı Rukiye

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Rüyalar

Kurduğum rüyalar seninle tektir
Ruhunu ruhuma yamala diktir
İster dişini sık sessizce bekle
İster bende kalan hüznü biriktir

08.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Rüzgâr

Odamın kapısı açılır birden,
Sımsıcak gıcırtı meğerse rüzgâr…
Uhrevi bir verâ sanki kabirden,
Rüyayla iç içe seslenir yer yer.

Rüzgâr çığlık rüya sarsar garibi,
Dökülür yatağa, gece sönerken.
Tüm varlık hasm olur,cin çarpmış gibi,
Ondan mı yorgunum her sabah erken?

Hep böyle bu bende öteden beri,
Sihirli inilti, aşk imiş güya…
Belki de uykuda gezen serseri,
Ben O’na hasretim birde uykuya.

17.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sabah Namazı

Gök rayiha kokar, türap tüllenir,
Ruhlar şaha kalkar sabah namazı,
Zikirler rengârenk huşu güllenir,
Nukuş-u Esmayla sabah namazı.

Suskun Sultan Ahmet fecirde hüzün,
Duydum ki Fatih’te saflar tek dizin,
Korkunç girdaptayız gidin bir gezin,
Garip ezan, garip sabah namazı.

Canım Eyüp Sultan can Eyüp Sultan,
Cıvıl cıvıl insan nakışlı mekân,
Semavat rahmetli Ravza-i Rıdvan,
Arşa çıkmış tevhit sabah namazı.

Ömer’im Durak’ta aldım vaazı,
Buram buram huşu ruhumda sızı,
Lütfeyle ihlâsı affeyle bizi,
Affeyle Allahım sabah namazı.

11.12 2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sabır

İnleyen ney gibi pek hoştur sabır
Tomurcuk tomurcuk bir yaştır sabır
Lokması helâlden nur aştır sabır
Namazla yan yana gardaştır sabır

Kul için sabırdır her şeyin başı
Şükürü sardıkça muhteşem eşi
Zikir bahçesinde velilik işi
Veliyle sırt sırta sırdaştır sabır

Bu ömür gölgedir geçici fani
Nerde Firavunlar Karunlar hani
Sabır derYusuf’um sardı cihanı
Yusuf'tan akmayan hoş yaştır sabır

İrâdedir Ömer sabrın temeli
Ahde vefa budur sabır demeli
Zerreden kürreye kalp inlemeli
İslam binasında tek taştır sabır….

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sahipsiz

Sevdalı hislerim, hissim sahipsiz...
Ne hatip anlıyor ne de dinleyen
Dövünür sokaklar! Sokak inleyen,
Kaygısız yaşarırım bakışım hissiz,
Sevdalı hislerim hissim sahipsiz...

Her yanım tuzaktır, her yan uçurum...
Köpekler kol gezer, kayalar bağlı,
Kan damlar içime yüreğim dağlı,
Ne model insan var ne de bir kurum,
Her yanım tuzaktır her yan uçurum...

Yıllarca yutkundum, yutkundum durdum,
Ne uyanış gördüm ne de bir gayret,
Seyret Ömer sen de, tufanı seyret,
Ziyan oldu ziyan! Çileli yurdum,
Yıllarca yutkundum, yutkundum durdum

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sahire

Okşayan ahengiyle, büyüleyen bir durak,
Uzaktan salınıyor, benimle benden ırak.
Ruhum rükû ye varmış, o karlı tepelerde,
Benimle sendeki fark, sen ustasın ben çırak.

Gâh deli pervaneyim, gâh kesvetli gâh buruk.
Sözlerim savruluyor, bir yakala bir bırak,
Bendeki velveleler mevsimsiz sabalarda,
Sen hüzünlü melodi, sen yeşilsin ben kurak.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sahur

Sahurda sessizlik sesleniyor tek
Vaktin esintisi eser derinden
Ki cezbeler vuslat dualar çiçek
Ses gelir kalplerin akislerinden

O ses ki büyülü mest eyleyen ses
İster dinle ağla poyraz gibi es
İstersen tarif et giz’lensin herkes
Bütün seher boyu yay hislerinden

Ve gelgitlerle hep bendeki yürek
Cürmüm ifşa ettim boyun bükerek
Hâl var realite söze ne gerek
Korkum tek tevbesiz terhislerinden

02.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sakın

Kürtler,Türkler,Çerkezler,
Ben sizleri severim.
...
Nifak yayan merkezler,
Sizleri de severim.
...
Kürtler,Türkler,Çerkezler,
Sevdim sizleri amma.
...
Nifak yayan merkezler,
Vatandan fazla sanma! ..

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Salâvat

Sesleniş yudumla samimiyet tat;
Kulluğu idrak et getir salâvat!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Samimiyet

Samimiyetsiz her iş, delinmez duvar;
Her başarıda mutlak samimiyet var!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Samimiyet

Işıltılı yasakları terk
Zifiri gecelerde gözyaşı
Gözleri kapadığında
Madde ötesine yelken açmanın adıdır
Samimiyet…

Her şeye rağmen
Gerçeği tespitte harcamak mısraları
Kalbi dudağa yapıştırarak
Tefekkür yudumlarken
Hiç olmaktır samimiyet
Hiç!

Çalışmak
Yatağa baş koyunca hesabı sağlam yapmak
Yıkmak nefsin heykellerini
Teker teker…

Çilenin doruğunda
Şükrü unutmadan yol almak
Zincirleri kırmaktır samimiyet
Yârin uğruna

Nakış nakış sükût örmek
Tebessümle zamanın imbiğine…
Derilere nasır
Saçlara kar yağdırmaktır
Usus usul derinden

Bir mecnun gibi yanık ve sevdalı
Bazen bir sarhoş gibi uyanık
Ve tespih gibi efsunlu
Ezgisidir insanlığın
Samimiyet

Takvanın semeresi cennetin meyvesidir
Ve aşkın göz bebeği
Liyakattır teslimiyettir
Seslenişi idrâk mantığa takılmadan
Sıdk ile inanmak ümitle
Korkuyu unutmadan…

Emânete sadakat, mesuliyeti fark etmek
Gerçeğe ermektir tevazuyu kucaklarken
Taş gibi çözülmeden
Güven veren üslupla
Nefse kement vurmaktır
Tıpkı Bilal gibi çileli ve hüzünlü

Sırra vakıf, zevke uzak çileye yakın
Hamza'nın kahramanlığı gibidir samimiyet
Hamza'nın kahramanlığı!

02.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Samimiyet

Planın allak pullak, gri senin niyetin,
Mahkemeden tescilli, örtü samimiyetin…

25.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sana

Sen hüznümün umranlaşan esiri
Hassas ruhlar hissederler tesiri
Mumlar gibi eriyorum nerdesin
Sana yazdım imgeledim nesir’i

27.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sancı

Yer gök acı ses verir,ara ara ıhlanır,
Kuytuların sancısı gönüllere mıhlanır.

04.01.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sanduka

Sanma be kardeşim ölümsüz sanma
An gelir tokadı vurur yatırır
Sırt üstü yatanın sonu muamma.
Hesapsız debdebe ömrü yitirir

Sebepsiz gözyaşı hicran masamda
Çok şeyi unuttum boş ağlasam da
Yürüyen kervanda ne var kasemde
Öteyi gördün mü neler getirir

İçim hep ızdırap kahkaha her yan
Şaşarım kendime ben bana düşman
İfratta belirsiz tefritte şişman
Şu yeşil sanduka beni bitirir

2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sar Der

Kış oldu mu gelin gibi süslenir
Yeşil ormanında şehit beslenir
Çağlar coşkun sular dağ taş seslenir
Sırbasan Yağbasan Beşyol ne güzel

Soğanlı yaylası, koyun kuzular
Acı su denince içim sızılar
Dağlara yaslanmış şehit gaziler
Bağrına doksan bin kurban ne güzel

Aras’la çağladık Hazarı sorduk
Yıllarca özlemle bekleyip durduk
Zümrüti sancaklı, kaç devlet kurduk
Hey şanlı geçmişim, ceddim ne güzel

Baharın bağrında başlar güreşler,
Leylekler süzülür ötüşür kuşlar,
Tandırın başına meyvali aşlar,
Tezekle patates mangal ne güzel

Boyalı Yayıklı Zeg nükte biraz
Belencik Çolaklı Kayalıboğaz
Güllüce Asbuğa Çatak Gecikmez
Köroğlu İsisu Aşıt ne güzel…

Armutlu Balıklı Başköy hoş nidâ
Kazantaş Koçoğlu Kozan gür seda
Şehit Emin, Şehit Halit can feda
Karurgan Ağveren Akkoz ne güzel

Türkü kürdü sağı çerkezi solu
İşte Cıbıltepe işte Niğbolu
Sırt sırta diz dize kardeşlik dolu
Mescitli Abulbart Zivin ne güzel

Micingirt kalesi hilâle bakar
Zıgavın dereler buz gibi akar
Handere Hamamlı sarıçam kokar
Çamyazı Karakurt Saat ne güzel

Solyanım Yeniköy, sağım Keçesor
Ne güzel mekâna kavuştuk şükür
Birlikte hayır var, yüce mâna var
Gördüm ki tek yürek âhenk ne güzel

Köylüler pür edep hemen her yaştan
Sohbet ediverdik vuslattan aşktan
Bir fincan kahveyle bir sıcak aştan
Söyleyin hemşerim başka ne güzel

Son sözüm Ekinci herkese selam
Var oluş idraki, eyledik kelâm
Hayra koşuyoruz Allahüâlem
Bayramda seyranda SAR-DER ne güzel


Bağlarbaşı

Bin dokuz yüz seksen üç
Büyük kulüp büyük güç
Yürek çelik beyin genç
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlarbaşı

Osmangazi inlesin
Vurun Bursa dinlesin
Bağlarbaşı herkesin
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı

Tip boran buz karda
Sırt sırta ve ard arda
Koşar azgın sularda
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı

Ahlak töre dağ dere
Milli ruhuz nefere
Şampiyon her sefere
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı

Zirveye varacağız
Turuncu sereceğiz
İlk üçe gireceğiz
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı

Yakut elmas inciyiz
Rengarenk turuncuyuz
Şampiyon birinciyiz
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sarhoş

Bir garip girdap ki istikbal bom boş,
Feryadım yırtılır duruşum sarhoş.
Düşe kalka yürü ümit karışık,
Zihnim terki diyar gülüşüm sarhoş.

Her halim yıpranmış ben benden beter
Kendimle baş başa kalışım sarhoş.
Ne beyit ne gazel ne hece dinler,
Düşe kalka söze girişim sarhoş.
Meydan okur meydan güya hürriyet,
Tahammül kalmamış gelişim sarhoş.

Ne pembe köşküm var ne hayallerim,
Hem rüyalar sarhoş hem düşüm sarhoş.
Gözlerim fal taşı değil sapsarı,
Buz kesmiş bedenim ve leşim sarhoş.

Düşündüm, taşındım ve kafa yordum,
Sokaklar çıldırmış her işim sarhoş.
Teknoloji güya evlere şenlik,
Genlerim kavrulur bilişim sarhoş.
Ümitsiz değilim haşa yok değil,
Secdeyle halleştik gözyaşım Sarhoş.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sarıkamış Şehitleri

Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi
Karlara serildi Sarıkamış’ta
Mevsimler ağlaştı gece buz gibi
Şafaklar gerildi Sarıkamış’ta

Mehmedim çarıksız Yemen’den geldi
Şahâdet gürledi sonsuzu deldi
Gök mavi yer beyaz kefeni aldı
Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış’ta

Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi
Tasavvur yok oldu mevzi silindi
Namlular yırtıldı taşlar delindi
Bir tarih yarıldı Sarıkamış’ta

Dağ fâili meçhûl sarkıkları kar
Dikenli tabyadan esiyor rüzgâr
Renk renk şehidimin söyleşisi var
Basiret kör oldu Sarıkamış’ta

Küfrün azgın devri ah cennet vatan
Ölüm çığlıkları amansız meydan
Ferhat’ın çığlığı seni anlatan
İrâde buruldu Sarıkamış’ta

Ölüm harekât der Azrail bekler
Ağlaştı mevcudat ve de melekler
Hoşaftı menusu yağsız yemekler
Öğünler bir oldu Sarıkamış’ta

Yaram çok ağırdır çıban çok derin
Apansız çıyanı dipsiz çemberin
Cilvesidir lâkin buda kaderin
Silahsız vuruldu Sarıkamış’ta

Eşsiz uykudaydı koca bir ordu
Dağ taş susuyorken komutan sordu
Mekân konuşuyor duyan mosmordu
Pak beden mor oldu Sarıkamış’ta

Meltem yığınağı doksan bin fidan
Şavkı göğe vurdu süzülmüş yatan
Balkanlar Kafkasya Şırnak Ardahan
Şehitler soruldu Sarıkamış’ta

Şehit bu tarifi gelmez dilime
Ziyâsı izâhsız altın kelime
Bir başka ses verir cümle âleme
Âşıklar var oldu Sarıkamış’ta

Kurşun gibi ayaz çetinden çetin
Acı semeresi belki gafletin
Övülmüş milleti sen ki ümmetin
Zor nizam kuruldu Sarıkamış’ta

Şüheda vâdisi ne büyük mâna
Sırt sırtta diz dize yatar yan yana
Âsımdan emânet bu toprak sana
Her Mehmet pir oldu Sarıkamış’ta

Sarıkamış dinle tarih seslenir
Bugünler yarınlar dünler hislenir
Tarife ne hacet ruhlar süslenir
Emr-i Hak verildi Sarıkamış’ta

Çok şeyi anlatır bir mezar taşı
İmanla beslenir hakkın savaşı
Şehide efkârım birkaç gözyaşı
Islanıp kar oldu Sarıkamış’ta

Bak Ömer rikkatle bak perde perde
Şehitler ölmez hây! Şehit her yerde
Sonsuza gittiler kutlu seferde
Cennete girildi Sarıkamış’ta

09.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Bir Başka Güfte Var Sarıkamış’ta

bir beyaz güfte Sarıkamış’ta
küskün bir eda ile sarar beni bir matem
gözyaşlarım dökülür gaipten sesler gelir
kör kağnılar gıcırdar ızdırap şarkısıyla
tasalara bürünür gömülürüm sihirli ağıtlara…
bambaşka yankılanır Sarıkamış, bambaşka.
sonra ruhumu sarar efsunlu musikiler.
geceye bir sessizlik yayılır siner çileli
geceler uzanır da uzanır
doksan bin şehit uzunluğunda…

derken bir düşünce alır götürür beni
Allahuekber dağlarına bulutlarla birlikte
zaman durur, hayat durur, yaşlar donar
ayazın kucağında
karlara her dokunuşta
yutkunur yutkunur boğulurum birkaç kez
ayazın en kırak yerinde
duygularım kâh coşar kâh emekler
Sarıkamış ah Sarıkamış …
şehitlerin mekânı hüzünlerin diyarı
her tarafın ızdırap ızdırabın türküsü
her tarafın bir destan bir destanın öyküsü
kim bilir belki de Sarıkamış bir perde mi ne
vuslata açılan tarihin son sayfasında,
ruhum soluklanır duygularım dirilir
karlar okşar baharın çehresiyle
her Sarıkamış duyduğumda…
ateşin donduğu ölümün gülümsediği
ölümün hayat bulduğu yer Sarıkamış
yanar kelimeler aşkla AllahuEkber dağlarında
her bahar kardelenler açınca.

köpürür şehit kokulu dereler kar sularıyla
Hu deyip akar her mevsim baharın kucağında
öt bülbül öt işte tam zamanı ötmenin
gülde burada gülistanda
her tarafım bembeyaz her tarafım yemyeşil
gelin odası mı ne
beyazın ikliminde şehitliğin her rengi
konuş susmak yok yanık sevda bu
susmak yok konuş sen konuş sarıçam sen
şu Merzifonlu Mehmet
bak buda Şırnaklı Hasan
nasıl da yakışmışlar yan yana ve sırt sırta
utansın Gabar dağı utansın şahadetsiz hortlaklar
konuş Sarıkamış konuş söyle neden sessizlik
bu ne dertli sessizlik sükûtta üşüyorum
bu suskunluk nedendir hem sitemin kimedir...

Ömer Ekinci Micingirt

Karlı Dağ

Hani var ya şu yamaca yaslanan,
Karlı dağın gamzelisi benimdir
Toprak kokan musikide ıslanan
Eliflerin hemzelisi benimdir

Bu dağların çehresine dön bir bak
Ses veriyor anlayana bu toprak
Gül- i ranâm ses vermeyi sen bırak
Güzellerin huzmelisi benimdir

Her perdeden nur koklatan gülüşler
Cilve cilve yaprak yaprak teşvişler
Sevgi, saygı edeb iffet bu işler
Leylaların yazmalısı benimdir

Hele yaklaş bakışları hummalı
Sanki ürkek yavaş yavaş sunmalı
Beni yârim gözyaşında yummalı
Mecnunların çizmelisi benimdir

Ömer Ekinci Micingirt


Allahuekber Dağı

O benim mahremim duvaklı gelin,
Karlı dağ dediler beyaz örtülü.
Zifaf yok hüznü var aşksız güzelin,
Kırağı bezeli hâlâ kâkülü…

Başladı velvele kırıldı testi,
Dermansız ağıtlar içime esti,
Dereler mübarek dağ mukaddesti,
Rüyama dokundu şehidin eli.

Zirveyi birazdan tipi tepecek,
Hep beni doksanlık ayaz öpecek,
Ve beyaz cazibe aşkı serpecek,
Adeta bir Leyla dünya güzeli.

Ömer Ekinci Micingirt

Soğanlı

Bembeyaz kuşatmış acı hatıra,
Hüzünle diz dize yaslı Soğanlı,
Bu bir acı destan sığmaz satıra,
Kederli tasalı hisli Soğanlı…

Orkestra ney sesi kuşlar ırmaklar,
İç içe baş başa başsız kalpaklar,
Efsunlu ağıtlar kardan konaklar,
Ölmeden ölmenin aslı Soğanlı…

Sormuştum baş koyup acaba niçin,
Ne desem bilmem ki basiret… Geçin,
Köprüler yıkıldı bir deli için,
Maziye haykıran Karslı Soğanlı…

Soğanlı Sarıkamış Şehitleri ve dağ ve yaylalarının bulundu bölge içinde benimde büyüdüğüm bir yayla

Ömer Ekinci Micingirt


Sarıkamışta

Bakışlar karakış göğe dikildi.
Mevsimler ağlaştı Sarıkamışta
Körpecik bedenler kara ekildi,
Nur arşa ulaştı Sarıkamışta

Sineler buz tutmuş, yatar ayazda,
Bülbül figan eyler güller niyazda,
Ağıt anlatamaz duyguda sazda,
Hür vicdanlar kıştı Sarıkamışta.

Kalanlar çıldırdı aman Allahım!
Ürperdim irkildim sarstı günahım,
Gözyaşım azığım, dua silahım,
Plan suya düştü Sarıkamışta

Demeyin kardelen yandı ciğerim,
Hesaplar çok ağır yaram çok derin,
Ağırdır dostlarım, ağır kederim,
Melekler uçuştu Sarıkamışta.

Düşündüm Yemeni ve üşüyorum,
Karıştı karlara ben yaşıyorum,
Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum,
Moskof bile şaştı Sarıkamışta.

Uyan şehit uyan kar uykularda,
Bölük bölük yatar canlar ard arda,
Kokunu aradım akan karlarda,
Bir mazi tutuştu Sarıkamışta.

Tarih şahit bize ölümsüz millet,
Şehitler ölmez ki bitimsiz hasret,
Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet,
Şehitler buluştu Sarıkamışta.

Acım boğum boğum kısıldı sesim,
Kader böyle imiş Ömer ne desin,
Ülkemden toplandı hemen her kesim,
Yatanlar gardaştı Sarıkamışta.

Ömer Ekinci Micingirt

Şehidin Elleri

Bin bir renkte şu şehidin elleri
Bu yiğitler dirilişi görürler
Aşk bürünmüş Sarıkamış yolları
Şehit ölmez! Bedbaht ruhlar ölürler

Ey Allah’ım matem sardı her yanı
Dağlarımda hüzün biter ne acı
Şahadettir yiğitlerin harmanı
Şahadetsiz beyinlerin ilacı

Yetimlere benim ahım efkârım
Karlı dağlar yavuklular nağmesi
Dertli dizem ağıt yüklü eşarım
Benim ülkem renk renk şehit bahçesi

Sarıçamlar dalga dalga dupduru
Gök gürledi selam durdu her yanda
Hele durun bu şahadet huzuru
Ölümsüzlük şühedadır mizanda…

Ömer Ekinci Micingirt

Kubbeler

Nedense sebepsiz aradım seni
Önce koşma yazdım sonra mersiye
Hem kimler vurdular yürek buseni
En derin sığındım ben ebediye

Salmışım kendimi her halim girift
Seninle baş başa senden habersiz
Ve kardan kubbeler üst üste çift çift
Kan beyaz sensizlik gelin var ersiz

Onurlu velvele şahadet her yer
Ağardı dudaklar o sâda ile
Beni de mor sükûn sararsa eğer
Söyleyin o artık şüheda ile
Ömer Ekinci Micingirt


Aradığım Kent

Hangi tepelerde aradığım kent
Sessizce koşanlar fevkinde amma
İçimde hafakan hissimde kement
Her şey O’na ayan her şey muamma

Ses verir arada gelir sahibi
Minare gibi hoş şu bizim dağlar
Sıladan sılaya çarpacak gibi
Kerem yüzlü sarhoş şu bizim dağlar

Hele de miğferi ayaz tutuşur
Galiba kavradım apayrı mana
Ruhu alev alev gönlü hep üşür
Kimin ikliminde gece yan yana

Ömer Ekinci Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ ANMA PROĞRAMı

Sarıkamış Şehitlerini Anma Proğramı
____________________________

Saygı Duruşu
İstiklal Marşı
Açılış Konuşması
Belgesel Sunum

PANEL

Yönetici:Prof.Dr:Ç.Yusuf OĞUZOĞLU
Panelistler:
Prof.Dr.Bingür Sönmez
Prof.Dr.Ç.Volkan Akyol


Ozanlar:Aşık Temel Turabi Ve Mustafa Aydın
Şair:Ömer Ekinci Micingirt

Yer U.Ü.Fethiye Kültür Merkezi
Tarih:21 Aralık 2008 Pazar
Saat:13

Katılımcı Dernekler

Sarıkamış Kültür Ve Dayanışma Derneği
Kars,Ardahan,Iğdır Dernekler Federasyonu
Ardahan Dernekler Birliği

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sarıkamış’ta

Bakışlar karakış göğe dikildi.
Mevsimler ağlaştı Sarıkamış’ta
Körpecik bedenler kara ekildi,
Nur arşa ulaştı Sarıkamış’ta

Sineler buz tutmuş, yatar ayazda,
Bülbül figan eyler güller niyazda,
Ağıt anlatamaz duyguda sazda,
Hür vicdanlar kıştı Sarıkamış’ta.

Kalanlar çıldırdı aman Allahım!
Ürperdim irkildim sarstı günahım,
Gözyaşım azığım, dua silahım,
Plan suya düştü Sarıkamış’ta

Demeyin kardelen yandı ciğerim,
Hesaplar çok ağır yaram çok derin,
Ağırdır dostlarım, ağır kederim,
Melekler uçuştu Sarıkamış’ta.

Düşündüm Yemeni ve üşüyorum,
Karıştı karlara ben yaşıyorum,
Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum,
Moskof bile şaştı Sarıkamış’ta.

Uyan şehit uyan kar uykularda,
Bölük bölük yatar canlar ard arda,
Kokunu aradım akan karlarda,
Bir mazi tutuştu Sarıkamış’ta.

Tarih şahit bize ölümsüz millet,
Şehitler ölmez ki benim ki hasret,
Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet,
Şehitler buluştu Sarıkamış’ta.

Acım boğum boğum kısıldı sesim,
Kader böyle imiş Ömer ne desin,
Ülkemden toplandı hemen her kesim,
Yatanlar gardaştı Sarıkamış’ta.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sarsılmaz

Üslûp bilmez yüreklerde his olmaz,
Vuslat rengi zihinlerde pas olmaz.
Mümin tıpkı yıkılmayan dağ gibi;
Zaman yürür nabzı durur sarsılmaz!

07.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sebât

Masum gösterişsiz öteye ilgim,
Beni var yok etmez bu kadar bilgim!
Var olup yok olmak sebâta bağlı,
Yollar mürekkebim, teneşir silgim.

08.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sebep

Masmavi fısıltı bir şeye gebe,
Mevsimler kaynıyor günbegün her an,
İnayet kimdendir yıktım sebebe,
Delinin sevinci bendeki irfan.

Şiire gizledim aklı kemali,
Ben 'ben'e yükledim bende bu hali,
Meçhulün peşinde malum ahali,
Yok rengi, sonsuzluk tasası kurban.

Tasayı, kederi, çileyi bırak,
Gözyaşı istiyor artık bu toprak,
Manasız bir yaşam, tahayyül kurak,
Âlem O’na O’na,hep O’na hayran...! ! ?

10.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Secde

Öpüşür seccadem alnım koyunca,
Rengârenk nağmeyle dillenir secde.
Pür dikkat melekler gece boyunca,
Hu hu nağmesiyle tüllenir secde.

Gönüller secdede nefse hâkimdir,
Vücut şifa bulmuş Lokman Hekim’dir,
Secdeye baş koymak Yârdan hükümdür,
Yar ile hâsbihal hallenir secde.

Zümrüt zümrüt secde gizli geceden,
Dizilir âyetler bin bir heceden,
Nurlar kalbe akar gelir Yüce’den,
Dua pembe pembe güllenir secde.

Koku burcu burcu gelir mirâçtan,
Ruhum büyülendi nurlu ilaçtan,
Müminlik dorukta imanlı taçtan,
Fecirde huşuyla sallanır secde.

Nur yağar Ömer Hay! Divanda başım,
İmanın direği akar gözyaşım,
Yakârış Mevla’ya secde yoldaşım,
Cennet’te Kevser’le ballanır secde.

15.08.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Secde...

Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz;
Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz!

27.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Seğirtsem

Hüzünlerim terk edip, bilmem ki nere gitsem,
Düşen günbatımında, ömrü terse eğirtsem.
Ruhum aç paramparça, yollar tutar akşamı,
Çile vakti kuytuda, dertlerime seğirtsem.

16.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Selam

Selam selam ârif sese,
Pak yüzlere bizden selam…
Yıldız,güneş,ay herkese,
Gündüzlere bizden selam

Tahammülü çok zor ama
Sabır koydum matarama,
Gün aşırı bas yarama,
Pürüzlere bizden selam…

Şakşaklara gülüşlerim,
Gökyüzüne gül işlerim.
Yunus dinler hâl işlerim,
Gözsüzlere bizden selam…

Gidişatı göremeyen,
Aşk çulunu seremeyen,
Ahengini kuramayan,
Kem sözlere bizden selam…

Gir şecaat gör hilimde,
Aşk şefaat var “Gül”ümde,
Ab-ı hayat ikliminde,
Öksüzlere bizden selam…

14.01.2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Selamı Ver

Selam emri imandan
Selamı ver uzak dur
Dökülüyor her yandan
Evhamlarla kudurur

Yalan dolan ve hile
Aklı gider bir anlık
Ne anlatsam nafile
Hücreleri karanlık

Üzüm bakar üzüme
Bakayım mı hem madem
Çemkiriyor yüzüme
Git ordan aptal adam

Hicvet derse ne desin
Hazin, insandan yana
Böylesini vermesin
Ne dosta ne düşmana

29.02.12 -Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Semer ve Hamal

Sarsıldım terledim nutkum delindi,
İçimde ızdırap kaldı Ahmet bey.
Sıra sıra semer dize gelindi,
Aklıma köleler geldi Ahmet bey.

Sordum utanarak bunun adı ne,
O sermayem abi semer hazine,
Mazide kalmalı git be mazi ne,
İçime bir tufan saldı Ahmet bey

Ahmet bey demeyin her günüm kâbus,
Yiğitler diz çökmüş iniltili ses,
Saat henüz seher yatakta herkes,
Acı acı baktı güldü Ahmet bey.

Bağırır hamala koşsana Ahmet,
Koşar köle Ahmet bilmez eziyet,
Kör olmuş çağdaşlık, sağır hürriyet,
Bu sabah güllerim soldu Ahmet bey.

Uzun uzun yollar kaldırımlar taş,
Katar katar hamal saat sabah beş,
Tasa bürümüştü beni arkadaş,
Aklımı başımdan aldı Ahmet bey.

Oturduk semerle seher de sessiz,
Bakıştık sessizce yatıyorken siz,
Hamallar küskündü ben ise hissiz,
Nerede insanlık öldü Ahmet bey.

Nostalji sanmıştım sırtında semer,
Sırtında semeri şakağında ter ,
Üzülme abi der sana da yeter,
İçime gam keder saldı Ahmet bey.

Ve derin hicranla düşündüm durdum,
Kıyıya çekilip nefsime sordum,
Hikmetten sual mi sustum oturdum,
Ömer’e hüsnüzan kaldı Ahmet bey.

21.08.2006 Mahmutpaşa

Ömer Ekinci Micingirt

Mahmutpaşa’yı bilmezdim..İstanbul’a gelmişken gezeyim dedim..Vakit seher.Sıra sıra dizilmiş sırtına bağlı her yaştan yük bekleyen insanlar…Yaşlı amcaya yaklaştım sırtındakini göstererek bunun adı ne semer evlat deyince inanamadım.Semer ismi adeta kalbimden vurdu.Başka ismi yok mu amca deyince “yok sen bul yeni isim” dedi.Hele hele semeri hiç insanların sırtında görmemiştim,birde kilim desenli üzerindeki bezeli halı var ya o çok koydu bana...Hamallığa sözüm yok, fakat insanların sırtında semer görünce ciğerlerim söküldü adeta…Ben filmlerde kaldı zannetmişim.Nostalji derler ya…60 Yaşlarında pir sakallı en önde sırtına dört kişi yükü yükleyince dizleri çatırdar gibi olunca beynimin damarları çatladı sanki…Amansız kavga bu olsa gerek…Şükrün önemini çok daha iyi idrak ettim.Dur Ömer suizan yapma helal lokma desem de duygularım başka şeyler anlattı sanki…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Semerkand

Gönül çimenlerim senle ıslanır
Dertli dimağlara derman Semerkand
Ruhum kanatlanır kalbim beslenir
Mevcudat yoluna hayran Semerkand

Sır kapısı aşkla, arşa uzanır
Semerkand okunur eşya bezenir
Tüllenir gözyaşım cürmüm kazınır
Rengârenk, pürneşe meydan Semerkand

Bülbüller koklaşır güller ötüşür
Mecnun Leyla neymiş sana tutuşur
İdrak dizginlenir edep katışır
Ölmeden ölünen kurban Semerkand

Hatmeli tefekkür, nurlu teneşir
İhlâslar okunur meltem dolaşır
Sam yeli estirir arşa ulaşır
Üfül üfül akan nurdan Semerkand

Kasavet çözülür evler neşeli
Semerkand okunur atlas döşeli
Yanık dimağlara zemzem şişeli
Ab-ı hayat veren yardan semerkand

İrem bağı tıpkı asrın güzeli
Edeple örülü, irfan dizili
Firdevs’i bakışlı hizmet yazılı
Bakışı şifalı yerden Semerkand

Duygularım çoştu seni göreli
Kuran’dan sünnetten sıra sıralı
Çileli geçmişim bağrım yaralı
Sinelere akan irfan Semerkand

Ruhlar aydınlanır kalpler iniler
Nakış nakış hitap gülden maniler
Dinleyin kurbanlar dinle fâniler
Öteye sevdalı Sultan Semerkand

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sen-Ben

Gömdüm hiçe şiiri
Her şey epeyden beri

Mevsim hep poyraz gibi, ufukta bir bilmece
Yağıyor yerler gökler, ahenk başka her gece
Gülümser çağıl çağıl, mest eder serinliği
Yemyeşil derinliği

Mâtemim fasıl fasıl
Kalbim yaslı velhasıl

Biraz kasvet biraz his, var yok nasıl bilinir
Gün bilmez hecelerim, rüya gibi silinir
Murakabe var yanda, ben ise bir hiçim hem
Sen-ben sensiz ifadem...

11.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sen

Seni nasıl tarif edeyim ki,
İhlâsa susamışlara?
Seni nasıl anlatabilirim ki?
Acizim Efendim…
Yalnızlığımda imdadıma yetişen
Kurtuluşumsun sen...
…
Bir ömür boyu sevmek istediğimsin sen...
Seni nasıl anlatabilirim ki?
Efendim…
Seni sevmek, seni görmek,
Nasip olmaz her kula...
Umutla özlediğimsin sen...
…
Sen öyle bir nursun ki
Bıkmadan usanmadan düşündüğüm,
Gönlümün solmayan gülüsün sen...
Seni nasıl anlatabilirim ki?
Acizim
Efendim…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sen

Sen evimin leylağı ben mavi bekçisiyim,
Bazen asi kaptanı bazen kürekçisiyim.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sen Bendesin

Canım sana can olsun
Sözümüz Kur’an olsun
Gözyaşım dört biryanda
Yeşerip yâren olsun

Ömür denen caddede
Sen ben birde seccade
O efsunlu harmanda
Yaş dökelim hacca de

Gezme rüya içinde
Vakur nazlı biçimde
Talih gizli ummanda
Deliyim de, hiçim de

Hem acaba desen de
Renkler aynı desende
Yürek sesi beyanda
Sen bendesin ben sende

25.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sen Meryemsin Sen Hasan

Ağır yüküm çok ağır taşıdığım senetten,
Her tarafım sis duman her tarafım kopkoyu.
Depreşti yaralarım hicranlıyım ben zaten,
Ne oldu mesafeler var mıdır arpa boyu.

Ne kadar da çoğaldık her kılık her kisveden,
Ve bakışlar kıpkızıl ruh perişan derbeder,
Aldık gemi azıya ne diyeyim şimdi ben,
Nereye gidiyoruz yığınlarla beraber?

Bir nesil ki düşünün kutsalıyla harbeden,
Peki, ne oldu bize aynı vatan aynı ten,
Bu ne menem bir gidiş Ömer kendine gelsen,
Sen Maria Hans değil sen Meryemsin sen Hasan.

15.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sen Ne Güzel

Her güzel sana yanık, sen kevser, misk-i amber;
Sana kim olmaz meftûn, sen ne güzel Peygamber(sav) !

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sen Oğul

Makbuldür her dâim ak alın teri,
Öteden bihaber râks ile değil!
Git, mütemadiyen hâyır ve şerri,
Kulaktan kulağa duyur sen oğul.

Her yöreyi dolaş bütün beşeri,
Lâkin gerekirse önünde eğil.
İster soysuz olsun ister haşârı
Kulaktan kulağa duyur sen oğul.

Bazen bir bahçe ol bazen de arı,
Hiçliğe bürünüp ufalıp döğül!
Onu duyurmaktır büyük başarı,
Kulaktan kulağa duyur sen oğul.

20.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sen Varsın Ya Sultanım

Bozuldu sen gideli kâinatın dokusu,
Alev alev sineler kalpler kırık gözler yaş...
Ne gül açar ne gonca ne de gülün kokusu
Putlar tekrar dikildi tekrar yanıyor ateş.

Kavuruyor özlemin yok mu bunun ilacı,
Şemailin tüllendi gizli gizli hislendim,
Büyülendim bir ara sensiz olmak ne acı,
Acı acı düşünüp gözyaşıma yaslandım.

Sanki boş kadavrayım her halim çözülüyor,
Ümitsizlik mi desem hâşâ değil yok canım,
Su dövdüğüm günlerim galiba süzülüyor,
Hoş benimki vesvese sen varsın ya sultanım.

01.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Senden Sonra

Başın koyup yamacıma yaslanan
Düşündükçe senden bana hal oldu
Mavi aşkla yüreğimde ıslanan
Sütbeyazı yanakların al oldu

Rüya gibi söz eyledin naz ettin
Buz ellerin vur sineme hazzettin
Aşk oduna attın beni köz ettin
Hasret hicran, uzaklıklar kül oldu

Gül- i ranâm helalimsin dön bir bak
Yüreğimin zifirine ışık yak
Şu gönlümün feryadına taş bırak
İçimdeki o işveler bal oldu

Sen derdimin dert ortağı zarısın
Sen ciğerim ciğerimin harısın
Sen benimsin söyle kimin yârisin
Deme bana bir acayip kul oldu

Yol eyledim gam dağının başını
Güne sakla silme gözün yaşını
Gözyaşımla sürmeledim kaşını
Senden sonra gözyaşlarım bol oldu

17.01.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Seni

Çile zâr zâr yanmak yananlara sor
Öyle bir gaye ki heyecanı hür
Kurtuluş iklimi bambaşka şafak
Otağını kurmuş seni bekliyor

30.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Seni Düşündüm

Bir ağır yolculuk azgın sularda,
Yüzerken sultanım seni düşündüm
Şeref ver rüyama gel uykularda,
Sendedir gümanım seni düşündüm.

Vuslat bestesiyle yolun gözlerim,
Kurudu gözyaşım soldu gözlerim,
Kokunla bezenen terin özlerim,
Kavruldu her yanım seni düşündüm.

Mecnundan beter ki benim hikâyem,
Karıştı hicrana gitti sermayem,
Bir tatlı hoş seda en büyük gayem,
Verene kurbanım seni düşündüm.

07.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Seni Görünce

Kimse anlayamaz bendeki hâli
Anlat deme bana anlatamam ki
Ömrümü tükettim seni bileli
Bana bir hal oldu seni görünce

Hüznü kucaklarım matemle her an
Sürüyen yazgı bu benle numayan
Bir sabah çıkıver kapıya dayan
İdrak vecde geldi seni görünce

O mahzun yüzünü özledim gene
Gel mahmur bakışla bakmayı dene
Vuslat yakın olur duâ edene
Sevda vuslat buldu seni görünce

Gözyaşı yolladım yazı kadere
Ölüm çığlıkları bizdeki töre
Senle doğdum senle öldüm bin kere
Ferhat dağı deldi seni görünce

Bakışın kıvılcım üslup hâralı
Zümrüdî iklimin mahzun maralı
Dörtlükler acemi bağrım yaralı
Yaralarım soldu seni görünce

Ben hep seninleyim sen yoksun yine
Sensizlik ne zormuş koşup gelsene
İffet abidesi, şirin çingene
Ruhum sende kaldı seni görünce

09.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Senin Eserin

Senin Micingirt’in, senin Ömer’in,
Ve aciz şuursuz bir garip kulmuş.
Hem senin yolunda, senin eserin,
Çokluğa sarılmış, hiçe sokulmuş!

Kimdedir hem hayrın şerrin kaynağı,
Cehli bürünmüş ki beraber tek tek.
Bir kavga sarmış ki bütün oymağı,
Habil ile Kabil tükenmeyecek.

Terk sana koşuyor terki terktedir,
Zulmeti ve nuru kesti makasla!
Bazen huzurunda bazen şirktedir,
Sarılmış sımsıkı… Ayet var asla!

19.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Senindir

Gece gündüz deniz mevsim bölgeler
Kuzey güney batı doğu senindir
Yıldız güneş rüzgar bulut gölgeler
İnsanlığın varı yoğu senindir

İlham kokar Isparta’nın gülleri
Sevdalıdır Anadolum illeri
Kulağımda Çam Dağı’nın yolları
Canım yurdum bahçe bağı senindir

Yanık türkü yüreğime ver yansın
Her lehçeden beste beste boyansın
Sen Temelsin Berivansın Hasansın
Türkü Kürdü solu sağı senindir

Her desenden varlığımın ilacı
Bu ayrılık bu husumet ne acı
Dünya fani biz menzilde kiracı
Sina çölü Hira Dağı senindir

Sonsuzluğa götürecek söz söyle
Aşk zevkiyle ibret söyle az söyle
Hal diliyle sinelere yaz söyle
Altın neslin altın çağı senindir

Yetti artık set çekelim hevaya
Baş koyalım ızdıraplı davaya
Kanat takıp taht kuralım ovaya
Gök kubbenin al sancağı senindir

Kırk beş sene düştüm aşkın peşine
Şaştım kaldım bu delinin işine
Mevlana’dan hisse kattım aşıma
Hoş görünün her soluğu senindir

02.06.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Senindir Çeviri Gulnare Leman

Gece gündüz deniz mövsüm bölgeler
Şimal cenub qerb de şerq de senindir
Ulduz güneş külek bulud kölgeler
İnsanlığın varı yoxu senindir

İlham verer Ispartanın gülleri
Sevdalıdır Anadolu elleri
Qulağımda Şam Dağının yolları
Canım yurdum bağçam bağım senindir

Yanıq türkü çaldır üreyim yansın
Her lehçeden beste beste ses ansın
Sen Temelsen Berivansın Hesensen
Türkü Kürdü solu sağı senindir

Her naxışdan varlığımın elacı
Bu ayrılıq bu hüsumə t ne acı
Dünya fani biz menzilde kiraçı
Sina çölü Hira Dağı senindir

Sonsuzluğa yetişecek söz söyle
Eşq zövqüyle ibret söyle az söyle
Hal diliyle sinelere yaz söyle
Gözel neslin qızıl çağı senindir

Yetdi artıq sedd çekeyin havaya
Baş qoyağın iztirablı davaya
Qanad taxıb taxt qurağın ovaya
Göy qübbenin al bayrağı senindir

Eşğin ile catdım qırx beş yaşına
Çaşdım qaldım bu delinin işine
Mövlanadan hisse qatdım aşıma
Xoş simanın her nefesi senindir

Ömer Ekinci Micingirt

Merhaba Ömer Bey.Şiirinizi azericeye çevrim yaptım. Çok güzel bir şiir.Azericeye de cok yahşi oldu. Arkadaşlarıma da okudum cok beğendiler. Cani gönülden kutlarım. Şiiri isterseniz sayfanıza asa bilersiniz azeri türkcesiyle

Gulnare Leman / Azerbaycan


Gulnare Leman Hanımefendiye teşekür eder saygılar sunarım...

Senindir

Gece gündüz deniz mevsim bölgeler
Kuzey güney batı doğu senindir
Yıldız güneş rüzgar bulut gölgeler
İnsanlığın varı yoğu senindir

İlham kokar Isparta’nın gülleri
Sevdalıdır Anadolum illeri
Kulağımda Çam Dağı’nın yolları
Canım yurdum bahçe bağı senindir

Yanık türkü yüreğime ver yansın
Her lehçeden beste beste boyansın
Sen Temelsin Berivansın Hasansın
Türkü Kürdü solu sağı senindir

Her desenden varlığımın ilacı
Bu ayrılık bu husumet ne acı
Dünya fani biz menzilde kiracı
Sina çölü Hira Dağı senindir

Sonsuzluğa götürecek söz söyle
Aşk zevkiyle ibret söyle az söyle
Hal diliyle sinelere yaz söyle
Altın neslin altın çağı senindir

Yetti artık set çekelim hevaya
Baş koyalım ızdıraplı davaya
Kanat takıp taht kuralım ovaya
Gök kubbenin al sancağı senindir

Kırk beş sene düştüm aşkın peşine
Şaştım kaldım bu delinin işine
Mevlana’dan hisse kattım aşıma
Hoş görünün her soluğu senindir

02.06.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Seninle Beraber

İçimde yükselen ismini tutsam
El ele baş başa yorgun halimle
Seninle beraber seni unutsam
Kendimi bağladım kendi elimle

20.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sensiz

İçimi yakıyor sevdanın tülü,
Bu gün yine geçti bir günüm sensiz,
Kayboldu güneşim duman örtülü,
Soymayın ölürsem atın kefensiz!

Bir tatlı hasret ki her şey bilmece,
Ümitle bekledim yine bu gece,
Her günüm ızdırap her gün işkence,
Yapayalnız ruhum çıplak, bedensiz...

Çileyle yoğruldum daha ne kadar?
Gözlerim kan revan yaşlar duadar,
Yanarım sabırla böyleyse kader,
Sevdam duman duman kavruldum sensiz.

Yüreğim karakış temmuz ayında,
Micingirt perişan kendi hayında,
Aklım terki diyar aşk sarayında,
Deli divaneyim cepsiz cepkensiz.

Ömer Ekinci Micingirt


Sensizliğe

Aşkın serinliğine kovalıyorum seni
Zümrüt saçlı baharlara
Gözlerin parıldayan kehribar
Ellerin yed-i beyzâ
Kızaran akşamlarda izliyorum yokluğunu
Sensizliğe bürünüp

Sakın unutma sensizlikte olduğumu
Hissiyatımı öğütlüyorum sana
Gökkuşağı misali
Renklerinin altından geçiyorum
Bulutları delerek
Güneşi heceleyerek

Her gün ayrılık türküsüne inat
Ozanlar dinliyor
Vakitler avutuyorum
Anlasana geçmişe bakıp buğulanıyorum
Öksüz kız yanağında tüllenen yaş gibiyim

Boşluklara koşturuyorum arada
Duygularım renksiz
Öldürücü hisleri kovalıyorum

İnliyorum durmadan
Takatimi teperek
Hasretin pençesinde

Sende başka bir esinti var
Bambaşka
Ta hücrelerime kadar işleyen
Azgın çocuklar gibiyim
Kör oluyorum seni görünce

Yaş döken gözlerin olayım
Mısra mısra dopdolu
Senli gurbetleri ne çok sevdim ben
Divâne vâdilerinde

Yosun gibi serin
Ve ıslak mimiklerin tedirgin
Öyle güzel ki bakışın
…
Boşluklara koşuyorum seni görünce
Körpe beden sessizliğin
Seher yeli tıpkı saçların
Yüzün dupduru yağmur bulutu
Öyle güzel ki bakışın
…
Yalnızlığın hasret
Yokluğun tutsak gibi
Gözyaşların inci, gülüşün toy düğün
Sahi ellerin, ellerin sorma
Uzat bana gözlerini
Öyle güzel ki bakışın
Öyle güzel ki

Gel gir kırık kalbime
İki büklümün olayım
Duyuyor musun?

26.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sensizlik

İçime düştü ateş, hem yürekten yufkayım,
Gözlerim nazarında, bakışın gül yaprağı.
Muhabbetin olmazsa görünmez ufuktayım,
Kokun öpüp dönüşte sarar sensizlik ağı.

Somurtkan melalimle, devriliyorum yer yer,
Ruhumu ufalayan sensiz günlerin sesi…
Asrı alıp satanlar, üstüme söylediler,
Katmerli meçhullerde insanlık silsilesi…

29.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Serçe Kuşu

Penceremde her sabah,sihirli serçe kuşu,
Vereni hissederek başlıyor oynamağa.
Aşk, orkestra melodi neşe sürur bir huşu,
Uzaklaşır birazdan ses verir tüm oymağa.

Bakma kuş olduğuna gönlü zengin gözü pek,
Ve birde az ötede bir kozalak bir böcek,
Bendeki düğümleri serçe kuşu çözecek,
Tevekkeltu alAllâh, huşu geldi dimağa.

Ben istemem bülbülü hep serçe getirsinler,
Bu zıplayan zikreden bücürleri görsünler,
“Allah bes, bâki heves” idrakine varsınlar,
Ses verelim rikkatle musikili ırmağa.

11.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Serdengeçti

Duygularım kilitli halk var mı nerden geçti?
Sokaklarda gayret yok perişan serdengeçti.

11.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Serhat

Telafisi ağır,şehidim sen yat!
Doksan bin çiçeği koklayan serhat.
Sitem ediyorum amma ve lakin
'Var',yoktur; 'yok',vardır mutlak nihayet.

16.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sermayem

Çile ile başlar benim hikâyem,
Halimden anlayan yar bulamadım.
Savruldum maziyle hangi sermayem?
Hakikat namına bar bulamadım.

Müthiş bir savruluş başıboş varış,
Ne tefekkür kaldı ne de yakarış,
Öyle bir yarış ki öyle bir yarış,
Mecalim kesildi fer bulamadım.

İlimi ameli feni unuttum,
Elifi ebcedi nunu unuttum,
Edebi erkânı dini unuttum,
Acılı çorbamda ter bulamadım.

Bir ömür boyunca gezdim avare,
Ne derim dostlarım bilmem O yâre,
Aniden bir gece gelse tayyare,
Düşündüm kaçacak yer bulamadım.

06.03.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Serzeniş

Yüreğimde yüreğin esrarlı bir serzeniş
Belki acı sallantı belki de bir işkence
Musikili sessizlik, gizemli bir bekleyiş
Yine tütmeye başlar gelir belki bu gece

07.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ses

Sırtımı dönünce arzdaki sese,
Kör baktı melekem bütün herkese.

21.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ses

Sırtımı dönünce arzdaki sese,
Kör baktı melekem bütün herkese.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ses Geliyor

Ötme bülbül kuğu gibi her tarafım mezar taşı
Düşe kalka yürüyorum gül kokmayan bahçelerde

Sessizliğin kafesinde yine sardı bir düşünce
Konuşmam suç sükûtum suç boğum boğum lehçelerde

İnançsızlık ikliminde ne ötersin çağlayarak
Ak geçmişi arıyorum üfül üfül perde perde

Var eden O gözeten O dilim neler heceliyor
Karanlıklar emekliyor diriliş var, var ilerde

O gün biraz daha yakın ses geliyor gelecekten
Hatıralar tülleniyor hakikaten az ilerde

Büyülendim yine şimdi anlatamam bu sevinci
Gözsüzlere bir sözüm var aç gözünü yaz ilerde

10.11.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ses Veriyor

Çınar gibi dayandığım öğütler,
Meçhul asker Micingirt’te söğütler.
Rüyalarım vazgeçilmez cellâdım,
Ses veriyor ağ baba’dan şehitler!

17.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ses Vermeli

Yürüdüm adım adım,
Bekledim tedbir dedim.
Vasıtayı terke edip;
Aşksız ihtiyarladım.

Tasavvuf neyin dili,
Belki de aşkın hali.
Düşündünüz mü siz hiç,
Tedbir ve tekâmülü…

Neden böyleyim ben neden!
Zıtları cem edemem.
Seslenişi fark edip;
Ses vermeli seccadem.

20.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sesleniş

Liyakati unutup;
Basitliğe sarıldım.
Cürüm hesabı tutup,
Yalvardıkça yalvardım…

Velhasıl ifşa edip;
Geçmişi didikledim.
İdrakimi tüketip,
Seslenişi bekledim.

Sükût sırra vesile,
Seyir sırrın halidir.
Yaşar altın silsile,
Var edenin elidir.

11.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sessiz Mekân

O sessiz mekânda kimler durdular
Dolaştım kalbimle dokundum tek tek
Sessizliği bozdu loş çıtırtılar
Sandım yalan gibi gelip geçecek

Düşünüp daraldım insan ne demek
Bilmem ki ben neyim ben nasıl insan
Var mı babayiğit ölçüp biçecek
Ne söylesem ben boş Allah’a ayan

İstersen dinleme sende dolaş git
Birazda sen ağla benim yerime
Hayat bir perdedir vakit bir şerit
Hüznümü parçala gir içerime

16.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sessizlik

Muttasıl bakışlar yorgun ifâde
Veyahut müşterek sözlere varmak
Maksadı arz etmek sözden ziyâde
Melali anlatmak belki yalvarmak

Yine akşam yakın bilsen hayatım
Ölümlü geceyi sağıyor herkes
Vakit mışıl mışıl uyku bir atım
Derin bir ürperti sessizlik tek ses

Tesbih çekiyorum şeytana inat
Mısralar yol yürür uykular tekler
Şu mor dörtlüklerim kime emânet
Alnı seccadede birini bekler

26.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevda

Hislerim huzura erer seninle
Anın derinliği içimde erir
Beni sarhoş eden o gözlerinle
Vuslat kanat çırpar ruhum yeşerir

Belki de bendesin belki Irakta
Seni arıyorum yitik durakta
Hoş beni görürsün aynaya bak da
Bitiş ikliminde belki can verir

Söyledim ne varsa hisset yaz anı
Meçhule koşulmaz hasat zamanı
Kör topal laf ettim sözledim seni
Sevda çıkmazları aşka çevirir

09.08.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevdalar

Dağların yamacı çırılçıplak buz
Gözlerim çakırkeyf mevsim karakış
Bu nasıl işgücü hasadım alkış
Felsefe yaparım yer yer kusursuz
Dağların yamacı çırılçıplak buz

Hangi tezgâh sağlam hangi dere düz
Neyin kervanıyız nereye akış
Tabut ve ırgatlar aniden kalkış
Onu düşünürüm hep gece gündüz
Hangi tezgâh sağlam hangi dere düz

Ve ölen sevdalar yağmur bahar güz
Mavi galaksiler lacivert bakış
Kim demiş şu yalan dünya hep yokuş
Gecelerim yeşil rüyalarım giz
Ve ölen sevdalar yağmur bahar güz

08.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevdiklerim

Kazılacak bir gün adım,
Ne diyecek sevdiklerim.
Yaklaşıyor adım adım…
He diyecek sevdiklerim.

Yüreğim var ellerinde,
Ye diyecek sevdiklerim.
Kalayım mı kollarında,
Yo diyecek sevdiklerim.

Namahrem hem helalime,
Na diyecek sevdiklerim.
Hazan düşer melalime,
Ya diyecek sevdiklerim.

Elvedâ der yâren canlar,
Ve diyecek sevdiklerim.
Azrail ve şadırvanlar,
Bu diyecek sevdiklerim.

Teker teker, birer birer,
Hu diyecek sevdiklerim.
Toprak rüzgâr ibrik su ver,
Su diyecek sevdiklerim.

21.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevdim

İhlâslı güllerde sen varsın
yalnız senin kardeşliğin
damla damla yağan yağmurda
her damlasında sen
okuduğum şiirdesin sen
İhlâsla mısra mısra, satır satır
seni görüyorum her kelimede
hep sen varsın yalnız sen
ben seni hiç görmedim ki...
ne fark eder
seni ihlâsla sevdim...
yüreğini Hak diyen ruhunu sevdim...
yalnız seni kardeşim bir tek seni...
yağmuru yaratılanları sevdiğim gibi...
ahiret kardeşim olarak sevdim
yalnızca sevdim...
seni sevdim kardeşim
boncuk boncuk sevdim,
Ona yürüyen, nemli gözlerini
ve baktığı yönü
sevdim...

22.09.2004

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevgi

Ne saltanat ne şöhret, ben sevgiye meftunum,
Sevgi aşkla doludur, sevgi mâşuk yoludur.
Sevgide var her hikmet, sevgi benim efsunum,
Sev ki iksir bulasın, dil-i didâr halidir.

Sevgi ile karşılık, nadim eder zalimi,
Sevgi ile yeşertti görmedin mi gülümü,
Sevgi ile kazandık erenlerle ilimi,
Sevgiye ram olanlar, Hak Teâlâ kuludur.

Sevgi ile bülbüller gülistanda ötüştü,
Sevgiden cansız kütük, Sevgiliye tutuştu,
Ki çöle sevgi indi semâvât pek müthişti,
Aç toprağın karnını, sevgi, şefkat doludur.

Ne olursan ol dedi, kerâmetle Mevlana,
Yunusla, Pir sultanla, sevi yazdık her yana,
Sev vatanın milletin! Sev ki nakşet cihana,
Nakşetti kâinata, hayr-ül beşer dilidir.

Sevgi ile tekevvün, muhabbet ve sadakat,
Sevgi her gâh hoşgörü, Ömer budur hakikat,
Sevgi rahmet tüllenir, sevgi tüter kâinat,
Gayrisini istemem, sevgi Hakk’ın yoludur.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevgililer Günü

Aşk satar pazarlıksız
Sevgililer günüymüş
Dikiş tutmaz arsızlık
Sevgililer günüymüş

Sevgi bizim aşımız
Eşimiz yoldaşımız
Susun rahat bırakın
Anamız baş tacımız

Sevgi huri melektir
Sevgi nurlu emektir
Sevgi sizde yoktur yok
Sevgi güldür çiçektir

Nerden çıktı bak hele
Bir gün diğer hergele
Üç yüz altmış kimindir
Bu sinsice kin hile

Sevgiliyi nettiniz
Reklam meta ettiniz
Lime lime iffeti
Sırtlanlara sattınız!

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevgiyi Taşıyan Rüzgâr...İbrahim Zarifoğlu

...............................Sevgiyi Taşıyan Rüzgâr...Ömer ekinci Micingirt DOSTTA..

Ruhumda fırtınaya döndü!
İçimde sessizce esen o ılık rüzgâr..
Nice yıllar geçti gözlerimden, fer söndü..
Ne ilk bahar kaldı dudaklarımda ne yaz..
Ne eylülde yazılan mektuplardaki haz..

Mevsimler ardı ardınca geçti yüzümden..
Artık gördüğün o tanış dost ben değilim!
Oturduğumuz o sarı bank yerinde değil,
Şimdi kim bilir nerede söylenir? kim okur?
Ruhumuzu sırlı bir pınar gibi dolduran şarkılar..
O bahçe, o havuz, o şirin fıskiye,o taş duvar
Artık öksüz,gökyüzünde baktığımız yıldızlar..

Sana hâyâl olan o anılar yüreğimde bir derttir!
Nicedir uğramaz oldu pervazımıza kumrular..
Bilmem neden değişir güz gelmeden ağaçlar?
Ardınca bir methiye sanarak yolladığım selâm,
Ulaşır mı kapına bilmem? o yürekten kopan kelâm..
Sana sessizce mırıldanan o içli duygular..
Hâlâ durur mu yüreğinde? .. tınısı hatıralar yakan..


Hangi kayalara çarpar o serin, munis dalgalar?
Ufuklara renklerini taşıyan sevda yüklü deniz..
Sonsuzluk,gökyüzü ve mavi bir çığlık gibi dinlediğimiz
Ak kanatlarında hasret taşıyan martılar..kırlangıçlar..
Tarif edemem artık çok geç! bizden uzaklaştı yollar..
Bir sırlı dua gibi ruhumuzu emanet ettiğimiz;
Kim bilir? Nerede eser? Sevgiyi taşıyan rüzgâr...

İbrahim Zarifoğlu


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.


--------------------
Bu şiirin hikayesi:

Ömer Ekinci Micingirt dostta ithaf ediyorum..

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevi

En aşkın sonbaharı, âşıklarsın narası,
Takatimi eşeler, duyguların yarası.
Çile heceliyorum, daha dörtlüklerde var,
Yeşillere bürünür, gözlerimin karası.

Ben hüzünler sağdıkça, yağmur gülümser gökte,
Hissiyatım toy düğün, çok şey saklı yürekte.
Mevsimin serinliği, yer yer ters eser rüzgâr,
Gidin bakın asılı, hıçkırıklar direkte.

Huzur besle micingirt O’na sergile varın,
Sevi almadan vermek, sevmek çocuktan nârin…
Gerekirse dizüstü ona koşmak bir ömür;
Muhâbbeti vuslatsa, git yolunda öl yârin!

17.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sevim Erdoğan Tezel Hanım Şairimizi Kaybettik...

Allahtan rahmet diliyorum...Yazacak söz bulamıyorum...
Aniden kapısını çaldı...Üstelik hiç de ölecek bir hali yoktu. Ömür sermayesı bu kadarmış..
Ölüm bu sefer bizim ailemizin şairlerin kapısını çalmış, soğuk yüzünü sıcak bir haziran yazında gösterdi bize. Canım acıdı açıkcası...Çünkü geçenlerde kitabına hakkımda birşeyler yaz demişti va yazmıştım şu an baskıda kitap ve yetim kaldı adeta...Öksüz kitap bu olsa gerek...

o artık buraya gelmeyecek,
oraya gelmeyecek,
desem duymayacak,
duysam bilmeyecek,
aglasam görmeyecek,
beklesem olmayacak.
demek ölmek,
ad-ad, adım-adım gelen,
birden giden,
kalandan alan,
alanda kalan.
Özdemir Asaf

Ve kendi sayfasından...

Sevim Erdoğan Tezel



1954

HAYATI
Sevim Erdoğan Tezel

Bursanın Kestel ilçesinde doğdu.

İlk öğrenimini Kestel Cumhuriyet ilkokulunda,
Orta öğrenimini Bursa Elmasbahçeler ortaokulunda tamamladı.

Emekli modacı.

Bir ekonomist kız,
bir turizmci erkek
iki evlat

ve iki erkek, iki kız, dört torun sahibi.

Okuyup yazarak, paylaşarak huzur bulanlardan.
...............


Alışkın değildir kum fırtınasına aşina olan çöl yağmura

Seherin sunduğu hüzünlü çiy taneleri yetmeli umut yüzlü sabaha.

Tabut

Sopsoğuk ibretle hazırda bekler,
Güzeli kucaklar yer uykusunda.
Meleşir arkadan ikiz bebekler,
Yavrular nerede der uykusunda.

Gassal kazanında kaynatır suyu,
Ne bir yetim dinler ne de uykuyu,
Gelinlik kefeni örter örtüyü,
Yolculuk dehşetli ter uykusunda,

Bağır bağır bağır duyan yok ki git,
Herkes aynı tabut terazi eşit,
Fetva verir tabut ne olur işit,
Ömer’i ne zaman yer uykusunda.

26.08.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


ESERLERİ
Amatör şairlerden oluşan.
2005 in En Güzel Şiirleri Antolojisi
Adlı kitapta çalışmaları yayımlandı.

İçinden Aşk Geçen Kitap adlı karma şairlerden oluşan kitapta
çalışmaları yayımlandı

Şiir Perisi Grubunun Şairane adlı karma şairlerden oluşturulan kitapta
çalışmaları yayımlandı

Cep Sanat adlı Aylık kültür-sanat ve edebiyat dergisinde çalışmaları yayımlanmakta

ISTRANCA RÜZGARI adlı aylık kültür dergisinde
çalışmaları yayımlanmakta.

Trabzonda yayımlanmakta olan
günlük TAKA gazetesinde çalışmaları yayımlanmakta.

ve halen
www.siir.roots.gen.tr şiirleri yayımlanmakta
www.Antoloji.com şiirleri yayımlanmakta

www.radyogulluk.com şiire hayat veren şairle hayat bulan
net radyosunda
Pazartesi ve Cuma günleri 12 ila 15 arası şiir programı hazırlayıp sunmakta.

BİR GÖNÜL SAVAŞI SONRASI adlı kitabı
Haziran/2007
Gündüz yayınevinden çıkıyor
www.gunduzkitabevi.com.tr


Ağlamayın Arkamdan

kanatlarım ağır ağır düşerken
ümit korku can havliyle pür edep
ölüm korkusu ve kokusu yüzüm sapsarı
elinizi elime dokundurun yavaşça ve yasinle
baş yastıkta nasipse
usul usul sönerken azar azar sessizce
ağlamayın peşimden hem size ne oluyor
vefamı dediniz
hadi ordan
merteklerdir dostlarım
yapa yalnız kalırken
tipi boran olsada namazıma geliniz
mezara olmasa da
ağlamayın sakın ha toprağımı atarken
rahmetliyi severdim yok yok daha dün konuşmuştuk
duyunca çok şaşırdım
istemem ben istemem boş lakırdı
sessiz sessiz derinden bir fatiha sal yeter
lakin yapayalnızım sitemim zorumdandır
günahlar günahlar günahlar
tövbem var gözyaşımla tek hasadım bu işte
gözyaşıma sığındım tövbeyi siper ettim
yaşım var abi yaşım yedi düvele bedel
hem size ne oluyor ağlamayın peşimden
dönün bakın çevreme komşularım ölüler
sizin komşular kimdir vah yaşayan ölüler
yetiş hoca efendi tez yetiş
helallık al ne olur
helal olsun helal olsun helal olsun
istemem çiçekleri susturun alkışları
ben fatiha isterim titreyerek damardan
hem masrafta bedava
kalakaldım baş başa merteklerin altında
aman Allahım aman
siz helvamı yiyorken
ben amelle yüz yüze
ve bir yiğit yetişti semerkand illerinden
kocaman elleriyle sihirli gözleriyle
sardı beni bir neşe esrarlı bakışıyla
derken dilim açıldı kefenim büyülendi
ümidim şaha kalktı suspus oldu endişe
kurtuldum gariplikten her taraf gül bahçesi
susun artık terk edin mezarımı sessizce
ben fatiha isterim okuyun bir solukta
ayrılırken ne olur ağlamayın peşimden

07 09 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Seviyorum ki

Aşkın yumağına kelepçe vurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Sözü bıçkılayıp göğe savurdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Hâlime muttasıl gözlerin var mı
Ve beni hisseden gizlerin var mı
He kurban diyecek sözlerin var mı
Yine de ben seni seviyorum ki

Yoklar tükettikçe var olup durdum
Kırık saat gibi kurulup durdum
Yordun kıyasıya yorulup durdum
Yine de ben seni seviyorum ki

27.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Seyir

Aslında ben söz yazan bilinmez bir naçarım
Dörtlüklere yaslanır mısralarla kaçarım
Dört biryanım fırıldak sefil ve merhametsiz
Ben O’na sığınırım hep O’na el açarım

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Seyreyle

Hayret yok ise eğer;
Sen kıt akıl delisin.
Erenlik seyir meğer
Ve seyre perdelisin.

Her şey seninle doğar,
Ya diken ya gülüsün,
Ne istersen o yağar,
Marifet ekilisin.

Hiç olmak hepe değer,
Hiç olursan velisin,
Ne at gerek ne eğer,
Sen artık ötelisin.

04.06.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sezdirmeksizin

Mor yüzlü vahalar içimde saklı
Nedense geceler ağuşum üşür
Dua pınarım var yeşil yaşmaklı
Aklıma geldikçe kalbim büzüşür

Bir ben varım birde ufak bir ağaç
Birden çocukluğum aklıma geldi
Biri dürttü dedi gözlerini aç
Hasret çizgileri rüyamı deldi

Pencere ben ışık rüzgâr perdeler
Gözlerim mazide üst üste hüzün
Hızar gibi nefes göğsüm rendeler
Uyandım sessizce sezdirmeksizin

18.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sıdk

Gözlerim bulutlandı bilinmez tatlar tattım
Çıkıp geldi bir adam dedi sadık ol ahde
Sıdk hecesi olmayan mısraları fırlattım
Yaşlandıkça anladım, anladım her şey sahte

Aslında biliyorum bu zor oyun tek perde
Ve oyunun tasası beni düşürdü derde
Hoş tasanın ritmiyle beslenirim seherde
Beslendikçe anladım, anladım her şey sahte

22.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sıgara

Senden miras kaldı kör öksürükler;
On yıl oldu şükür seni atalı!
Dalga geçer doktor, gelin çürükler
Doktor mu hatalı ben mi hatalı?

Hınzır hınzır güler şımarık kovboy,
Ambalaj tılsımlı jelâtin renk renk,
Mazgallar zift dolmuş afişler boy boy,
Sam amcanın zehri uranyuma denk...

Boş ver abi diyor çek bir sigara,
Yiğidin ölüm arpadan olsun.
Kaç bin zehir taşır tek bir sigara,
Bu defa kurbanlar körpeden olsun.

Kızıllık yaslandı içimi sarmış
Hücremde tek sağlam yer bırakmadan
Bir tek ciğer vardı oda sararmış
Ölüm estiriyor dönüp bakmadan

Bu ne bir rüyadır ne sırlı haber
Kendine benzetir yakar upuzun
Sessizce inletir söner beraber
Atar kucağına atar sonsuzun

Ve buhranlı geçer sabah akşamlar
Her yanım karanlık her yer sis duman
Kararmış hayatlar kesilmiş kollar
Biryandan üretir satar durmadan

Kan ter içindeyim kayboldu yarın
Ecel kuşağında ölüm sancısı
Sevdası içimde kor gibi yar’ın
Ruhumu sarıyor gurbet acısı

Bir sigaraya baktım birde maziye
Gözlerim solumuş emekleyerek
Ölüm kokusu var sanki taziye
Nefesim duruyor kalp tekleyerek

Micingirt anlattı bilmem ne gerek
Acıklı tükeniş mevt bestesinde
Tükendi nefesim ellerim titrek
Ümitsiz tablo var gör ertesinde

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sığın

Muhâbbetin kadar yol alılırsın sen,
Geçmişi şâd eyle geçip giderken.
Öteki ömrünü bu güne satma;
Alnın koy divana sığın bugünden.

30.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sır

Yollar uzun dere yokuş,
Nere Micingirt, Micingirt!
Koş yorulma kanatlan koş
Vara Micingirt, Micingirt!

Vakit miat hesap tek tek,
Çile gerek emek gerek,
Candan öze demek gerek,
Çıra Micingirt, Micingirt!

O benimle benimle sır,
Zihnim yanık ruhum kısır,
Kimler yandı sor kaç asır,
Sora Micingirt, Micingirt!

Mevzu uzun konu derin,
Cilvesidir hep kaderin,
Ezel ebed kafa yorun,
Yora Micingirt, Micingirt!

Deş yaramı yaram azsın,
Deşmez isen eremezsin,
Sebat yoksa varamazsın,
Yâre Micingirt, Micingirt!

31.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sır Ve İfşa

Çoklukta hiçliğin sırrına erin;
Nasibi hüsrandır sır verenlerin!

11.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sırat Gibi

Gözlerime dön bak, kaç mevsim hüzün
Sensiz takvimlerde içtiğim hüzün
Ben sana divane ben sana vurgun
Tıpkı sırat gibi geçtiğim hüzün

07.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sırdaş

Bu hayat daima keder acının
Nasibi tedbiri harmanı yârım
Yarası bende yok aşk ilacının
Tıpkı mecnun gibi yoka duçarım

Hislerle yeşeren olmak niyetim
Avam meclisinde dinle beni can
İnan tartışılmaz hüsnüniyetim
Sendeki ben var ya seni haykıran

Kim kimin sahibi dünün bu günün
Çokluğu terk ettim hiçliğe hiçe
Kalanı bana ver kısa ömrünün
Hayret seyir sükût ifşa iç içe

Farkında mısınız hep deli diye
Delinin halinden deliler anlar
Cürümü düşündüm döndüm geriye
İdrakten idrâke çarpan vicdanlar

Hep hüzün saklarım şiir deyim de
Hep acı üretir bendeki resim
Azrail bekliyor beni köyümde
Yüreğim çarpıyor zâr zâr nefesim.

Izdırâbım çok,derdim çok ama
O’nu bekliyorum gözlerimde yaş
Yönelişi düşün sakın ağlama
Bir Fâtiha oku tamam mı sırdaş

20.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sızı

İnan bizimkisi vuslata gebe.
Sen benim yanımda saklısın aşkla.
Aşkın kitabında yoktur engebe,
Allah’ım kavuştur bana bağışla…

17.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sızı Kaldı

Yaktı beni yavaş yavaş
Aşk, ızdırap,sızı kaldı.
Dört bir yanım acı telaş
Yüreğimde közü kaldı.

Gece gündüz çok bekledim,
Zaman mevsim itekledim.
Tasa sattım gam ekledim,
Hüzün sitem özü kaldı.

Sükût yüzlüm sataşacak,
Hislerimle tutuşacak,
Nurlu eller bitişecek,
Sitem gitti nazı kaldı.

Sessiz solgun yana yana,
Desenim gül rengim rana.
Nere gitsem hangi yana,
Yüreğimde yüzü kaldı.

Hele yaklaş adım adım,
Son sözlerin hatırladım.
Yed-i beyza benim adım,
O ellerin közü kaldı.

22.09.2004

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Siliver

Mihrabı gizleyip iş mi haykırmak,
Nice talihsizler çark edip gitmiş.
Küheylan saatte tepinen ırmak,
Vadiyi yalayıp ark edip gitmiş.

Söngün bakışların par par salıver,
El açıp gizlice vecde geliver,
İster ah de oku ister siliver,
Nam nişan meçhulü fark edip gitmiş.

İklimi sallıyor karanlık rüzgâr,
Yaz kış ve ötesi birde sonbahar,
Mevsimden ziyade bende bir hal var,
Hüznüm şûh renkleri terk edip gitmiş.

29.09.09 Bursa.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Silvan

Hadsiz garez kin hile, perde üstüne perde,
On üç kurban Silvan’da ve ülkemde her yerde…
Ölümleri öldürüp, dirilişi fark eden;
Peygamberden müjdeli, rütbe gizli siperde!

18.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Simav

Altıgen kubbesi Üzüm Pazarı
Nasuh Ağa Ece Sultanı vardır
Simavlı Nazife iffet diyârı
Dağ gibi çelikten vicdanı vardır

Çeşme kitabesi efsunlu mekân
Cennetten bir köşe adeta her yan
Nerde Halil Ağa okunsun ezân
“Lüplüp” bahçesi var, harmanı vardır

Terbiye edebi usul “yâren”i
Apayrı tebessüm derviş ereni
Rengârenk bir hisle anar vereni
Kuşatır elbette zamanı vardır

Bakışı Elazığ duruşu Bursa
Edirne’den Van’a Sinop’tan Karsa
Doğu güney batı nerde ne varsa
Usta şairleri, şöleni vardır.

Seyrettim Simav’ı manevi hazla
Eynali şifa aşk, raks eder nazla
Orkestra seslenir oynar niyazla
Büyülü iklimi Lokmanı vardır...

13.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sîret

Estetik kıvrım kıvrım, hâl eylemiştir eti,
Zihinden yarı çıplak, boy veriyor cüreti!
Şehvetin reçinesi, kahpenin meyhanesi;
Sûreti faş eyler mi, eyler mutlak sîreti…

31.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sistem

Şapa oturmuş millet, hazneden haram akmış,
Sisteme lâf eylemek, belâyı aramakmış!
O gün köleler gibi, yurdun gerçek sahibi,
Son kaç asrı düşündüm, gözyaşı verem akmış.

09.27.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sistemler

Şehvetin gayyaları, ben flört falan bilmem,
Zulmetin oyuncağı, sistemlere gelemem.
Ağlayan anlar beni, O her yerde ve Nazır,
“Çok ağlayın az gülün” artık bir daha gülmem.

09.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sitem

Deşmek değil benim derdim yaranı
Seni yoruyorum yine bendeniz
Gölgeme değmişti masum gölgeniz
Gitti Leylâ gibi açtı aranı

Benim sitemlerim ezelden yanık
Senli uykularda sensiz uyanık
Rüyalar göresin gözlerime bak
Sonra el basayım gönder Kur’an-ı

19.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sitem ve ızdırap

Elazığlı Dostum Rabih Yüksel Bey melalini paylaşıp bir şiir istedi. Bende yazmaya çalıştım… Kendisinin bu yaralı günleri atlatmasını diler saygılar sunarım.


Dertliyim dostlarım derdim çok ağır,
Ne ana ne avrat ne babam anlar.
İçim kan ağlıyor hissiyat sağır,
Dayan kalbim dayan kanar vicdanlar.

Emre mi gördükçe ruhum dirilir,
Erenim nur topu canlar verilir,
Babam bir muamma zihnim gerilir,
Yüreğim kan revan derin hicranlar.

Örfümüz sırlıdır açamıyorum,
Ve karmakarışık seçemiyorum,
Hepside ciğerim geçemiyorum,
Yüreğim kor ateş anlayın canlar.

Can yoldaşım var ki içimde sancı,
Şaşkın ve elemli sanki yabancı,
RABİH bir misafir o ise hancı,
Ne hasadım belli nede harmanlar.


07.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Siyah Diyâr

Bu gün siyah çalarım;
Siyah çıksın sesiniz!
Koşunuz kankalarım,
Kim bilir nerdesiniz?

Vicdan talip tesir et,
Gaflet galip,esir et,
Nefsi delip kusur et,
En mühim yerdesiniz!

Fitre zekât oruç tam,
Bilmem nasıl anlatsam?
“Hizmet nimet” intizam,
Paylaşın kârdasınız!

22.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Siyah Perdeler

Yaş döken gözlere muhtacım her an,
Mühürlü gözlerin neşveler alır.
Yönümü çevirip silah dayasan
Ve ben de kan değil vicdan boşalır.

Ümitler gizlenip yeisler vursun,
Ölü gelgitlerim bir ömür boyu,
Siyah perdelerde beni bulursun.
Hep hiçte koşarım yalnız kopkoyu.

07.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız mı?

Hoşgeldiniz Efendim...

Zahmet edip beni ziyaret edip gönlümün gözyaşlarına ortak olduğunuz için tesekkür ederim.

Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız mı?

Siz hiç anne oldunuz mu Filistinde?
Buldozerler, çeyiz sandığı ve baykuşlar...
Ya kucağınızda körpecik Mahmut?
Kıpkızıl kan ve şarapnel parçası...
Ve gece üç...
Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?
...
Peki, siz Gazze’de, ya Gazze’de
Üç aylık bebek, bir nine...
Çıldırdı mı hiç çırılçıplak yavuklun...
Sarsılınca yer gök, iffet tarumar...
Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?
...
Peki, siz hiç Beyrut’ta
Beyrut’ta tarla gördünüz mü?
Cesetlerle ekili gül verdiniz mi?
Sessizce, çiğnemeden...
Ve sordunuz mu soracak kimse yokken?
Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?
...
Sahi sizin hiç Ebu Gureybte,
Boğazınıza urgan atıldı mı?
Sürüklenerek sırtlanların ininde!
Öldürün beni piçim var dedi mi?
Zulmetin bağrında ıraklı nur...
Siz hiç ay ışığında ağladınız mı?
…
Seyrettiniz mi sırça köşkünüzden,
Cam fanusta kan kokan misketleri?
Düşündünüz mü davayı ve sarsılan vuslatı,
Yüzünüzü zift bürümeden?
Titredi mi soluğunuz, ürperdi mi vicdanınız,
Seherde sadece birkaç gece birkaç kez?
Yatağından fırlayıp gecenin kör vaktinde,
Karanlık yırtılırken… Hay! ..
Sahi siz hiç ay ışığında ağladınız mı?
…
Peki, siz hiç düşündünüz mü?
Bir akşamüstü muhteşem maziyi acı acı...
Ve şimdi ve şimdi ölüden de betersin.
Çoraklaşmış ufkunla tasasız ve vefasız
Garbın karanlık ve iğrenç tuzağını hazmetmekte...
Yetmez mi bu kadar zillet! Nefsinin gölgesinde…
…
Gelin ne oldu size, Ey eşsiz millet!
Gelin kurban olayım ümitsizlik yok hâşâ!
Yeniden şahlanalım gözyaşına bürünüp…
Hakka eşik olalım… Rabbe âşık olalım.
Ağlamasın Vaadlar bayram etsin Mahmutlar,
Kararmasın şakaklar coşsun mazi yeniden,
Coşsun sevdalı gözler meltemler estirelim,
Akın akın yetişsin tekrar beyaz atlılar.
Sen çileli yiğit hislerine ne oldu?
Ümit korku pür edep alev alev gözyaşım…
Duygularım kördüğüm,utandım gözyaşımdan,.
Hay! ..
Siz hiç ay ışığında ağladınız mı?
Siz hiç ay ışığında ağla MA dınız! ...

28.06.2006

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Softa

Durun hele kim âsi, kim medeni kim softa?
Yalan tarih güruhu, softa kimin tarafta!

23.07.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Soğanlı

Bembeyaz kuşatmış ağır hatıra,
Hüzünle diz dize yaslı Soğanlı,
Bu bir acı destan sığmaz satıra,
Kederli tasalı hisli Soğanlı…

Orkestra ney sesi kuşlar ırmaklar,
İç içe baş başa başsız kalpaklar,
Efsunlu ağıtlar kardan konaklar,
Ölmeden ölmenin aslı Soğanlı…

Sormuştum baş koyup acaba niçin,
Ne desem bilmem ki basiret… Geçin,
Yüzbinler buz oldu bir deli için,
Maziye haykıran Karslı Soğanlı…

07.11.08 Bursa

Soğanlı Sarıkamış dağ ve yaylalarının bulundu bölgenin ismi...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Soğuk Sesler

Sükûn sarmış benzimi, gurbet değil hengâme,
Hasret kemirir beni, kâbus çöktü enseme.
Duygularım karakış, keskin ayaz savurur,
Kefen kokusu iklim, kalbim küt küt küt vurur.
Bazen gurbet ötesi, hisler sarıyor yer yer,
Amansız yürüyorum biraz korku biraz ter.
Gösterişsiz edayla daldım sanki derine,
Zaman delik ben dertli bu dünyanın varı ne!

Şu gurbetin ardından gördüm ki her şey yalan,
Her bayramım bir matem, düğünler falan filan.
Bir ömür baştanbaşa, çile ve bilmeceyi…
Ümit korku beklerim mertek boylu geceyi.
Tezek yok ki gurbette, soğuk sesler duyulur
Nasır bilmez ellerde, hay huy ile yuyulur.
Gösterişsiz edayla daldım sanki derine,
Zaman delik ben dertli bu dünyanın varı ne!

09.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sokak

Hidayet, takva, iffet
Yüzün ne kadar güzel
Hele anlat tarif et
Lütfeylemiş gizli el

Ve incecik kâkülün
Sanki zümrüt tentene
Gülü müsün bülbülün
Yok, emsalim desene

Sokak böyle olacak
Sükûn sarmış her yanı
Yüzlerde yitik sancak
Cezp ediyor insanı

06.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sokak Çocuğu

Gel beraber günlüğünü yazalım,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Hortumlandık affet bizi güzelim,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.

Sen gelirsin nere kaçsam gözüme,
Gel bu akşam başını koy dizime,
Köprü altı tükürüyor yüzüme,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.

Can yavrucuk köpek kadar korunsan,
Karnın açtır bir yuvada barınsan,
Sırça köşke! Tinerciysen, sorunsan,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.

Zengin çoktur zekâtını vermeli,
Çözüm gerek devlet kafa yormalı,
Şaşı gözler artık bunu görmeli,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.

Ellerin çok isli bakışın acı,
Deşildi çıbanım sensin ilacı,
Ömer’e gardaş ol gitsin utancı,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.

21.09.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sokak Köpeği

Kemik düştü düşüne
Köpek bu ya işi ne

Köpek sarmış her yanı
Rahat bırak hayvanı!

Şatolar ve sunalar
Her odada fino var

Kangal asil cins köpek
Finolaşmaz gözü pek

Sen namuslu hayvansın
Namussuzlar utansın!

Medya patron ve hortum
Hortumlandım oturdum

Ve çirkef çark kuruldu
Gericilik soruldu

Plan gerek din yafta
Sisi lazım bu hafta

Hey ramazan mübarek
Gaflette orta direk

Tren bakar öküze
Öz kök denen köksüze!

Yalan-gerçek unuttuk
Elli yıldır kül yuttuk

Vicdan bonkör ben sağır
Taşınmıyor çok ağır

Simsiyah köle gibi
Yurdun gerçek sahibi

Çakal kızgın bu leşte
Silahşör çok kalleşte

Hem söyledi hem sordu
Esiyor korku sardı

Bu ne celal ne telaş
Su sızdı yavaş yavaş

Zikzak dümen yamuk çark
Talan bitti son durak

Deniz domuz devlet mal
Mezar hesap ve hamal

Hak -batıl, yalan-gerçek
İlelebet sürecek

21.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sokaklar

Nasıl oldu bilmem öyle bir anda,
Yüreğiyle geldi taht kurdu birden.
Rüya gibi aynı eşsiz cihanda,
Kuşattı her yanım en derin yerden.

Kaybetmek hissiyle hep nabzım durur,
Vuslata erer mi acep bu rüya?
Hep bazen yemyeşil bazen pembe mor,
Dingin sokaklarda yattım uykuya.

28.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Solgun

Rüyalar sizin olsun, vedalara katınız.
Yâr olmak bedel ister, bu mu liyakâtiniz?
Geceye doydum artık, nerde kaldın meşale,
Gel gitlerle iç içe, hapsoldu takatiniz.

29.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Son Dantelâm

İçime sensizlik çöker, yaralar.
Hasret yağmurlarI girer düşüme,
Yokluk eşya varlık başlar naralar.
Ayaz günlerdeyim gel de üşüme!

Renklerin buğulu, hislerim eşsiz
Son dantelâm; sen ki yaş ol yaşıma.
Kuşat gel ruhumu gizlice sessiz,
Tabutum geçerken gelme peşime.

14.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Son Hadde

Çıplaklığını giyinip; soyundum loş caddede,
Yürüyorum berduşça mâna ile maddede.
Nefse siper mi zekâ, belki büyük tehlike,
Tahsisatı bitirip; tükendim son haddede!

25.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Son mektup

Kurulan her pusu, soysuza bayram,
Neden bu soysuzluk,neden diyorum!
Benimle birlikte kızıyor kirvem;
Ben büyük tuzağı,düşünüyorum.

Azgın fahişeler, mayın doğurur,
Bu kimin vebâli, ben benim diyor.
Derin vadiler de düşeni vurur,
Düşen vuruldukça yer gök inliyor.

Vuslata son mektup,yatan her yiğit,
O anki coşkuya dokunma sakın.
Mutlak vadedilen zamanlara git,
Gel gel duyacaksın, O gün pek yakın.

15.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Son Nokta

Hayat bir fısıltı, ne derse desin,
Sonu yok,son nokta yeri herkesin.
Sahilsiz yürüyüş kıyı engebe,
Koş tekne geliyor yolcu nerdesin!

30.09.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Son Türküm

İlham çiçekleri ek
Turuncu türkü söyle
Mısralar aksın tek tek
Ruhum köpürsün şöyle

Benim son türküm olur
Vuslat denilen şeyle
Dört biryanda duyulur
Zâr zâr inleyen neyle

13.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sonra Git

Gel hele yitiğim sana ne oldu,
Ay yüzün çevirme dur bak sonra git
Bu can sensiz mecnun, perişan oldu,
Bambaşka yastayım gör bak sonra git

Yanıyor yüreğim fecir tutuştu,
Varlığım virane baykuş ötüştü,
Bendeki hüzün aşk dillere düştü,
Bir kırık besteyim sor bak sonra git

Görüyor gibiyim pâr pâr nazını,
Ne kadar mahzunsun göster yüzünü,
Büyü giz iç içe, sakla gizini
Yemyeşil histeyim bir bak sonra git

13.10.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sonsuzluk

Tevbeler yerine mutlak erecek
Belki de günahla aynı saatte
En acı dehşeti kimler görecek
Sonsuzluk son bulur gayyalı katta

02.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Soyum

Affet beni Allahım, Sen Ğafûrsun Sen Rahîm,
Gayri soy sop tanımam, zürriyetim İbrahim.

17.02.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sözün Kısası

Hakikati gizleyip, katırlara at dedi,
Güneşe şaşı bakıp, gölgeleri sat dedi.
Hep gerçeğe muhalif, iradeyi güldürüp;
Mâziyi perdeleyip konuyu kapat dedi.

Başladı münakaşa ne söylersem yut dedi,
Vuslat nedir sorunca böbürlenip git dedi.
Rest çekip bekleyince, bedbaht adam çıldırıp;
Sahibine bakmadan, hınzır bana it dedi.

Dürtüleri boşlukta hâlâ şerri tut dedi,
Şirki şirkle boyayıp sonsuzluğa put dedi.
On dört asrın ruhunu tozlu rafa kaldırıp;
Uzun sözün kısası, uyu uyu yat dedi!

09.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sözün Özü

Ömrümü vurdum yere, hayal gerçek gülerim,
Kan rengi gülüşlerim, ense köküm karakış.
Ak alnıma kazınmış zifiri düşüncelerim;
Yalnızlık koca mızrak,gece ben ve yakarış.

Bulun havarileri, toplayın dürzüleri,
Medeni puştlukları bir kenara atamam.
Kadı yok saraylarda, kırın terazileri,
Gözleriyle yaşayan, perdeyi anlatamam.

Sevgi, niyâz, aşk namaz, nerde hadi be sende,
Beden ve organlarım, kurşun gibi şer şerde.
Üfürürüm körükte ve aklım değirmende,
Sözün özü yakarış, tevbe af yok mahşerde!

11.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Srebrenica

Afaki sözlerle bekleyip durdum
Tarihi kültürü feni kaybettik
Srebrenica ah yaralı yurdum
Yakıldık yıkıldık dünü kaybettik

Gözyaşım soğudu çatlar derece
Ateş yağıyordu sanki o gece
Yüzümü çevirdim göğe sesizce
Tecelli ettiği ânı kaybettik

Çığlık çığlık hasret yarası benim
Tufanda dolaştı sarhoş bedenim
Bu mahzun şarkıyı çalma nedenim
Bir nesil derbeder O’nu kaybettik

Üst üste iç içe azap bıraktı
Çeçenya Filistin Irak kan aktı
Bosna’ya koşanlar çark edip baktı
Vicdanı izanı şanı kaybettik

Ağlayın köhnede gizli ağlayın
Yunus’la diz dize sözlü ağlayın
Diriliş bürünüp özlü ağlayın
Amansız vâdide kanı kaybettik

Izdırap fışkırır toprağı deşin
Kan kokar dağ bayır bacı kardeşin
Bir eski meyhane tıpkı gidişin
Biz seni kardeşim seni kaybettik

21.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Su

Su nurdan çağlayan, rahimde çocuk,
Masmavi aşk sevda ırmaklarda su
Onunla döşeli, şehir köy bucak,
Ezelden ebede aktı akacak
Mecnun olup yandı, parmaklarda su

Mevsimlere inat, gece ve gündüz
Maverada bulut, yapraklarda su
Ağaçta kırağı, musallada güz
Su ışık su tekmil, su yetim öksüz
Yüreklerde sevda, topraklarda su

Ahenkle tüllenir latif nefesi
Alev alev yanar, dudaklarda su
Yanık bestelerde mana su sesi
Hasretle iç içe dağlar herkesi
Dövünür dolaşır yataklarda su

Yıkanır ölüler, paklanır sağlar!
Kederde neşede laklaklarda su
Zülüfte ıslanır gözlerde ağlar!
Ateşte alışır, gazapta dağlar
Alt alta üst üste, yapraklarda su

Tuna boylarına sen yaramazsın
Gözyaşım olsan da yanaklarda su
Hüznümü yoklayıp hiç aramazsın
Yetiş “ab-ı hayat” deş yaram azsın
Fıçıyla boyanmış konaklarda su

Su hikmet su idrak, Kevserli Irmak
Firdevs’in cilvesi, şakaklarda su
Su sitem, belki de hedefe varmak
Keşfetmek yeniden aşkı haykırmak
Ve müthiş musiki sokaklarda su…

07.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Su Gibi

Sen ki nazlı sitemkâr, koş gel iklimine sal,
Kavuşmanın şevkiyle uzatıver ellerin.
Gelmez gelinceye dek boğmakta sensiz masal,
Sen-ben hasret iç içe, kilitle güzellerin.

Çakırkeyf sokaklarda gel gör ben yürüyeni,
Perişan gecelerim suskunluğumdan belli.
Avuturum zamanı peşinden sürüyeni,
Süprizlere gebedir, teselliler besbelli.

Taptazesin su gibi,ışıkların vuracak,
Her bakışın yepyeni rengârenk semâvîdir.
Ömür bize yeniden bir ömür doğuracak,
Ve seninle birlikte gelecek masmavidir

14.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Suç Ve Kabahat

Koruyan besleyen, uyuyanda var,
Zevk-i şartlanmalar ne acı resim.
Kurdun iştahıdır uyuyan davar,
İdrâk nispetinde, var -yok merasim...

Ölümlerle seviş, seyret derinden,
Sonuç birkaç okka mezar taş duvar.
Usta eserinden aslan yerinden;
Beni şu çok gülen haydutlara sor.

Söyle ağlamaklı kaç resim kaldı,
Beyne hükmedemez, kaygısız rahat.
Koskoca adamlar tek tek alçaldı.
Yönelişin adı; suç ve kabahat…

15.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Suizan

Ham hayalle bir ömür sahibine bakmadan,
Takılmış görünüşe gırtlağında sûizan.
İffet hayâ namus ar şahsiyet bırakmadan,
Düşünmez ki hesabı, ne hesap var ne mizan.

Hem çileli oyunda bütün kapılar açık,
Ne gerek sûizana yüz yüzeyiz apaçık,
Öteye bak Micingirt akıllı ol azıcık,
Kazanmanın mantığı hüsnüzandır hüsnüzan.

02.03.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sultanım

Aklı irâdeyi attım da geldim
Zaafım ruhumu gerdi sultanım
Gâm keder üzüntü sattım da geldim
Duygular hükmüne erdi sultanım
_______“Veliyyen murşid┠buyurmuş ayet
_______Gerçek sevgiliyi buldum nihâyet

Dirilten deryâya daldım sizinle
Çilenin zevkini aldım sizinle
Aşk ile hizâya geldim sizinle
Mevlâna Şems’ine vardı sultanım
_______Vuslat takdirine ermekse şâyet
_______Vardım idrâkine belki hidâyet

Semâvi bahçede hisleniyordum
Dökük hecelerle sesleniyorum
Yaş döküp markata yaslanıyorum
Avluya ışıkla girdi sultanım
_______Bu öyle ışık ki ölümsüz sanat
_______Ancak ve sadece O’na itaat

Perdeyi terk edip geçilse bile
Bu hayat bir hâyal belki aşk çile
Pişmanlık ötede boşa nafile
“Yâ Râb Ben Pişmanım” derdi sultanım
_______Büyülü bir meydan efsunlu adet
_______İşte dost meclisi işte ibâdet

İrem bahçesi bu dirilten bahar
Keşke nidâları peşinden rüzgâr
Küfrün gayyâları hâşâ ne arar
Rahmet bulutları sardı sultanım
_______Bu nasıl bir yanış bu ne celâlet
_______Yürekten duyulur ezel ve ebed

Gayrisi aslında şeytana secde
Çöl kokan yüreğim gelir mi vecde
Yol, hakka giden yol tövbe var hac’da
Yaş döküp diz çöktüm durdu sultanım
_______Gözyaşı ırmağı renk renk icabet
_______Vuslat çırpınışı mübarek markat

Gerçek bu her zaman arayamadım
Bilmem ki ömrümü nere yamadım
Kendimi kendimden koruyamadım
Zekâ beynimdeki urdu sultanım
_______Gölgene yaslanan her can selamet
_______İster halvet eyle ister selam et

Yalnızlık, Allah’a mahsustur derler
Asla eksik olmaz siz gibi erler
Sizle cennet olur mübarek yerler
Şu Durak ne güzel yerdi sultanım
_______Üç minâre var ki âhengi mâbet
_______Hu hu nağmeleri sonsuz şehadet

Sükûtun nasihat, ârifibillah
Her asra müceddid gönderir Allah
Ve “Hizmet Nimettir” koştum inşÂllah
Bir güzel kalbimden vurdu sultanım
_______Mecnun’un tutkusu aşkı tek ümmet
_______Şad et tebessümle yeşert mürüvvet

Kimisi çorbayı yemeğe gelir
Nankörler emeksiz, emeğe gelir
Kimisi pişmanım demeye gelir
Ateş-i suzân ki nardı sultanım
_______Cezbeler hıçkırık sükûtlar naat
_______Sen gavsül âzam mevcudat şahit

Yeryüzü, gökyüzü, kışı, yazı var
Kâinat mührünün sizde izi var
Ve Hakk’ın perdesi, gönül gözü var
Yanık sinelere yârdı sultanım
_______Keşke çeşmesinden başlar tilavet
_______Ve çaylar içilir başlar sahavet

Her yanda bir sufi getirir tekbir
Her renkten her ırktan münafık kâfir
Dönmeyi unutur giden misafir
Kardeşlik postunu serdi sultanım
_______Teslimde aksağım sultanım affet
_______Sendedir her desen sendedir saffet

İsmin yutkunurum, yeşerir vezin
En son müjdecisi sizler sonsuzun
Belki Varaka’sı son kılavuzun
Görmeden göreni gördü sultanım
_______Sende tattım aşkı sende muhâbbet
_______Sende kalp sadâkat sende kerâmet

Hâşâ huzurunda konuşmak hata
Hâl makama gider makam fıtrata
Senin olmadığın sensiz hayata
Şu Micingirt kördü, kördü sultanım
_______Ey asrın güzeli sultanım heyhat
_______Sende kurtuluşum sendedir himmet

26.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sultanlar Sultanı

Geriye bir dönüp antik bakmadan
Çileyi kucakla zamana yürü
Sabrı, kanaati aç bırakmadan
İzana irfana imana yürü.

Sağında solunda önünde vuzuh
Sokaklar arası ham fikir ham ruh
Her yöne göz kırpan yığınlar güruh
Sen seni doğuran mekâna yürü.

Beşikten mezara hep cürüm serdik
Hep hazan hep hazan hep hazan verdik
Ab-ı hayat değil gözyaşı derdik
Lokmanı hatırla dermana yürü.

Leyla’yı sevmeye gerçek aşk gerek
Başkayı neylerim Onsuz diyerek
Emsali emsalsiz yükler çekerek
Hasatı büyülü harmana yürü

Kendime sitemim döndü bu gece
Meçhulün bağrında aşk bir tek hece
Yürekten fışkıran müthiş derece
Sultanlar Sultanı Sultana yürü

25.01.09

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sunam

Gülistanda seni gördüm
Hayellerim bezer sunam
Turnalardan haber sordum
Ceylan gibi gezer sunam

Soğanlı'dan haber saldı
Sinemi kor ateş aldı
Sunam benden ayrı kaldı
Sessiz mektup yazar sunam

Ben gurbette sunam orda
Kavuşmamız sanki zorda
Az ötede vallah darda
Sensiz yaşam üzer sunam

Yok, olasın kara sevda
Ben ellerde sunam evde
Rüya gibi kuşat sev de
Bala şerbet ezer sunam

Sunam oldu nurlu ana
Üç kuzucuk verdi bana
Şükür ettim Yaratana
Dua ile bezer sunam

Derken canım Sultan yazar
Ruhu yüreğimde gezer
Ya kavuşmak ya da mezar
Belki ağıt dizer sunam

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sungur Ağabey

Ey vefakâr adam o sesi dinle
İçimde hasret var ızdıraplar var
Nice dağlar aştı senin derdinle
Dön geriye seyret kimler bahtiyar

Fatih mahşer yeri dün sabah erken
Güneşte hararet bulutta sükûn
Diyanet reisi helallik derken
Bambaşka efkârda yine ben bu gün

Seccadem çöl gibi yüreğim tipi
Ahu zâr başladı hemen peşime
HasbinAllah dedi yolun sahibi,.
İstikamet verdi yakarışıma

Bir ömür hasretle ölünceye dek
Üstatla birlikte Risale-i Nur
Sonsuzluk azmiyle onla beraber
Koştu üstadına Ağabey Sungur

04.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sunuyorum

Sanıyorum
Sırtımda koca dağlar
“Ağlarsa anam ağlar”
Sanıyorum!

Yanıyorum!
Yan, yandıkça yeşerir
Ruhum mum gibi erir
Yanıyorum!

Anıyorum!
Mazi sükûnla dolu
Ve gözlerim buğulu
Anıyorum!

Kanıyorum!
Dört yanım şehit sesi!
Öte ve endişesi!
Kanıyorum!

Donuyorum!
Buz kesilmişim meğer
Duyularım yanıyor
Donuyorum!

Kınıyorum!
Şehvet yüzlü heceler
Edipsiz dereceler
Kınıyorum!

Yonuyorum!
Duyguyu en yerinden,
Ağır ağır derinden…
Yonuyorum!

Sunuyorum!
Ben ve nefsin atını,
Şiir mehâbetini.
Sunuyorum!

17.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sus

Ağlama yaş döküp gözlerine yük,
Fısıldayan köhne zamanlarda sus.
Sükûtun ahengi tatlı bir ufuk,
Şafağı inleten kemanlarda sus.

Umut huzmeleri her gece çeşit,
Gönlüm çağıldıyor kulak ver işit,
Gel beni hatırla derinlere git,
Yapayalnız bensiz akşamlarda sus.

08.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sus Bülbül

Sabır yangınında vuslat var ama
Bilmem daha nasıl kalabilirim
Ötme bülbül ötme değme yarama
Belki kokusunu alabilirim

Her seher her seher sesleniyorum
Hicran katarından besleniyorum
Yakıyor ötüşün hisleniyorum
Seni de sevdaya salabilirim

Ağardı saçlarım verdim ecele
İster ezber oku ister hecele
Ezanlar okunur işim acele
Görünce secdede ölebilirim

Fecir büyülendi bak yavaş yavaş
Yüreğim sancılı gözlerimde yaş
Belki de vuslat var ağla arkadaş
Bir tatlı rüyada bulabilirim

Renksiz gecelerde bekleyip durdum
Kalbin hu hû’ları cezbeye vurdum
Yüksek hayalleri seninle kurdum
Senli sevdalarda gülebilirim

Hem yüce ruhlarda gözyaşı bâde
Ben ise elemli ziyâdan geda
Vallâhi edemem derdim ifâde
Hüznün güllerini bilebilirim

Hele anlatıver yok mu var mısın
Sükûn mu efkâr mı ahuzâr mısın
Kurbanın olayım duyuyor musun
Uzaktan el salla gelebilirim

Şu öksüz garibi unutma sakın
Çok şeyin fethidir senin firâkın
Nihayet muştusu o gün pek yakın
Bir damla gözyaşı olabilirim

12.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Susadıkça

Yaşlı bir çınar gibiyim susuz kalan
Karanlıkta üşüyen
Dallarım çıtkırıldım
Alnından öptüğüm yağmur nerdesin
Dibimde namussuzlar
Tepinir nâra atar
Gölgeliklerimi ezer
İnadına kadeh vurur

Şerefe der
Ben susadıkça
Şerefe dostum
Hangi şerefe
Gövden pek doğurgan
Ve gözlerin soğulmuş
Tıpkı ikiz anası kalp atışların

Yüzün kırık tabut
Bakışların korkusuz
Dört mevsim ölüm sağıyorsun
Farkında mısın be adam

Cigara haraç, idrak ezelden mahpus
Şişelerin ırgadı gel hele
Reva mı böyle
Duyuyor musun?

20.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Susma İstanbul

Sevdalı gönlümle geldim kapına,
Dur çehreni asma,asma İstanbul.
Meftunum muştuna kutsal tapuna,
Derdin nedir susma, susma İstanbul.

Nebi’nin gözdesi İslam’ın mülkî,
Vefanın belgesi şehr-i hakiki,
Sokaklar berduşsa suç bende mi ki
Arsız poyraz gibi esme, esme İstanbul.

Seninle sensizim piştim kavruldum,
Mecnundan Ferhat’tan beter savruldum,
Takatim tükendi sustum devrildim,
Yarama tuz basma, basma İstanbul.

Haliç durgun akar gözlerinde yaş,
Bu ne tasa gamdır böyle arkadaş?
Mevsim boğuluyor duruşun ayyaş,
Nefesimi kesme, kesme İstanbul.

Ekinci biliyor derdini amma,
İzahı karışık biraz muamma,
Yeniden Fatihler doğurmaz sanma,
Bu garibe küsme küsme İstanbul.

24.03.2006

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Susun

Artık susturdum onu
Nefs ya bu ulur meler
Ölmek doğmanın sonu
Ateş ve pervaneler

Hayret kutsal şey demek
Ondan hep ayaktayım
Var mı O’na dönmemek
Sorup aramaktayım

Başlatın hu huları
Silkelenmek ne çok zor
Öldürün tutkuları
Susun başım dönüyor

08.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Suzan

Bahtın cefa imiş iffetli yüzün,
Yanar Hak aşkıyla kıvranır Suzan.
Resimler silindi hatıran hüzün,
Selamda huzursuz davranır Suzan.

Söyle kurban öyle neden durgunsun,
Kendinden geçmişsin sanki yorgunsun,
Biz kardeşiz artık kime vurgunsun,
Yüreğim tarumar söylenir Suzan.

Yılları unuttum gönülden ırak,
Dedim ya kardeşiz gururu bırak,
Ölürsem cinlere çaldır çıngırak,
Gördüm ki bebekle eğlenir Suzan.

Biz aynı kilimden farklı nakıştık,
Kelamlar eyledik dostça bakıştık,
Kaderde böyleymiş böyle yakıştık,
Gönlümde hüzzamca neylenir Suzan.

Savruldu hicranım kül oldu ciğer,
Aşkım sana değil Leyla’ymış meğer
Çevirme selamı verirsem eğer,
Selamı verince yaylanır Suzan.

Sinem kebap oldu ateşmiş Suzan,
Yanar kıvrım kıvrım tutuşmuş Suzan,
Çorbası dualı yetişmiş Suzan,
Ömer’de içince huylanır Suzan.

29.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükût-u Lisan

Uyan deli gönlüm kime varmışım,
Dışım güler lakin içim hafakan.
Yer yer engebeler, zonkluyor başım,
Görünür bir ışık bilmem ne zaman.

Ayrılık vaktine sözlerin kalır,
Tutsağım ben sana mevzu derinde.
Her gecem sabaha titrer mıhlanır,
Bir yıkık söz saklı eşiklerinde…

Sızlar kuytularım inceden ince,
Yanar yüreğimi alır gözlerim.
İçime ayrılık hissi gelince;
Eşsiz bir hasretle dolar gözlerim.

Sükût-u Lisan hem senle duyulur,
Renklerin köpürür ruhuma eser.
Vuslatım vuslata senle yol bulur,
Gül, mahzun düşlerim senle gülümser.

18.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükût

Sus da dinle ey gamsız,
Sukûttan edep vakar.
Bir sorarsan bin dinle,
Ve tefekkür nur akar.

Susmaktır ilk merhale,
Boş laf dehşet şekavet.
Muhabbettir hakikat,
Habib-i Hak şefaat.

Ya Rab! Bana ihsan et,
Bîçareyim insanım.
Hal dilimle her daim,
Aynı olsun lisanım.

27.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükût Bilmez

Karanlık ışık saçar, çivi çiviyi deler,
İmkânsızlık yok asla ikliminde uzlaşır.
Mantık kime gem vurur, arsızlaşır gülmeler,
Derinliği fark edip; gülen de sonsuzlaşır.

Kaçıyorum kendimden, koptukça prangalar,
Tutsaklar vadisinde arıyorum kendimi.
Kırılır mı bilmem ki zihnimdeki halkalar,
Sükûtla yükleyelim, sükût bilmez bendimi.

14.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükût Etti

Sükût Etti
Bu nasıl bir iştir bu neyin sesi?
Sarar suratımı ufuksuz eda…
Belki de tükeniş, yok emaresi
Yorgun gecelerde kime elveda…

Yaktı bu fanilik birde naralar,
İnim inim yollar, yine of çekti.
Her bucak bir ölüm, çarpıp yaralar,
Az kalsın içime kan inecekti.

Beni kimler anlar tenha caddede;
Baktım ki habersiz benden her biri.
Bir ben varım yalnız birde seccade,
Çığlık sükût etti, döktü şiiri.

26.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükût Güzeli

Bir çiçek bekledim ayazda gelen
Ve güle rastladım her yanı titrek
Nihayet ruhuma açtı kardelen
O sükût güzeli söze ne gerek.

05.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükûtum

Sabırım sükûtum edebimdendir,
Çakala yenilir koyun sanmayın.
Şehitlik vuslattır buyruk dindendir,
Satılık beyinler oyun sanmayın!

Ellerini açmış ediyor niyaz,
Sükûtu büyülü bakışları naz,
Bestesi hoşgörü düşman olamaz,
Mevlana torunu hain sanmayın!

Nefsime saldırın lakin darılmam,
Sırtımda taşırım bıkıp yorulmam,
Saldırtmam davama yakar dürülmem,
Nefsine satılmış beyin sanmayın!

Rikkatle bakınız şaşkın hissizler,
Ve ulu davayı satan yüzsüzler,
Vicdanı satılık pür beyinsizler,
Flört vadisini düğün sanmayın!

Hiddetlendim Ömer ruhum gerildi,
Sabır, sebat, iffet yere serildi,
Nesiller peş peşe sele verildi,
Tefekkürü, zikri ayin sanmayın!

07.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükûtuma Yaslan

Kan kırmızı düşler, yirmi dört saat,
Hâl makam herkese açılmıyor ki.
Dünya bu bitmez ki, çile nihayet,
Zifiri zamanlar,içilmiyor ki.

Nefesim bir soluk, aileden ırsi,
Sıtmamsı bir durum, yer altan alttan.
Döşüme yatırdım, edeple hırsı,
Hırs edep ben de mi, oksa fıtrattan.

Elliye yaklaştım, bizarım kırktan,
Sabır taşlarımı yitirmişim hem.
Bıçak emiyorum susuz çıkrıktan,
Mavzerden dert yaptım, hançerden merhem.

Mecnun serkeşim ben, dem diyecekler,
Yok yok frengili, bendeki yürek.
Huzurda upuzun, kim diyecekler?
Vurdukça mor kazma, ses verir kürek.

Sen de gel kazma vur, bin bir ah işit;
Paramparça hüzzam, susar bu şehir.
Sükûtuma yaslan, yaş dök ağla git,
Hesap vakti ateş kusar bu şehir!

Buz kar yağmur dolu, gözlerimde sis;
Kitap yazdım oku, ay ışığında.
Yılan çıyan gelir,cürmüme mahsus
Feryadımı sakla, kırışığında

Titrek sarsıntıyla buldum huzuru,
Sonun eteğinde, öyle bir gece…
Biraz keşke’lerim,biraz göz nuru
Ağladım mezarım genişledikçe!

27.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükûtun Rengi

Bu gün çocuklar gibiyim
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Bakmayın yaşımın kırk sekiz olduğuna
Hâlâ on sekiz edâsında…

Bu gün çocuklar gibiyim yine
Salmışım kendimi iklimin musikisine
Ruhum sakin dupduru
Dupduru yüzüm
Annemin ak sütü tıpkı
Ellerim ufukta gözlerim ellerimde
Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir
On sekizce oynaşırım
Gâh bıçkın delikanlılar gibi
Bu gün çocuklar gibiyim yine
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden


Ölümün gözyaşı tırmalıyor arada
Şu kıllı kulağımı
Kendime geliyorum,
Neşvelerim yerlere savruluyor.
Sahilsiz acılarla boğuşuyorum,
Ateş yağıyor peşimden
Meçhul bir kente doğru
Kıpkızıl koşuyorum
Kötülüklerim hırıltıda
Kendimi arıyorum ufkumu köpürterek

Görüyor gibiyim derince bakınca
Az ötede engebe vuruyor suratıma
Omzumda akıbet korkusu
Kucağımda vuslat sevdası
Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir
On sekizce oynaşırım bıçkın delikanlılar gibi

Bir başkayım bu gün
Bu gün çocuklar gibiyim
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Sükûtun rengiyle

03.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sükûtun Sesi

Alnım öpüverip kalbimden tuttu
Vuslatı gizleyip aşkı uyuttu
Bir şeyler fısıldar sükûtun sesi
Görünmez bir âlem başka boyuttu

25.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sümme Hâşâ

Dertler sabra muhtaç,sabreyle boşa
Sabır-dert yazalım toprağa taşa
Bir şey olabilmek her şeyi terktir
Beni derdim ile koyun baş başa

Huzur sevgi rahat, muhtacım derde
Derdim başüstüne varsa kaderde
Hâlâ şikâyet mi yok, sümme hâşâ
Öncekiler hani,sonraki nerde!

10.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sürmelidir

Mavi yeşil pembe mor ela göz sürmelidir
Aşk kokan yaşlarını yarama sürmelidir
O yaşa muhtaç ruhum, o yaş kucaklar beni
Leyla için dökülen gözyaşı sürmelidir

05.03.09

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Sürü

İzandan soyunuk boz itin biri
Sözü salyalamış akıtmış kiri
Ar çatlatıp şarap çeker din eler
Adı saklı bilmem kimin beygiri

Cürmü ve vebâli kendinden iri
Dizginle şu nefsi getir tekbiri
İrâde uğrarsa gör neler neler
Çokluğu yağmala hiçliğe yürü

Kavgamız davamız öteden beri
Sevdayı besleyen aşklardan diri
İnançta ufuksuz nankör sineler
Ancak ve sadece gerçekte sürü

09.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şafağı Kararttık

İnançsızlık germiş baktım âlime,
Yükü eşşek yükü taşır bi haber.
Bir âlime sordum bir ahvalime,
Şafağı karartmış benden derbeder.

Her şeyi bilirim ben edasında,
Benliğe sarılmış gurur serhaddı,
Öteden bir iz yok, köşk sevdasında,
Her hali dünyalık her işi maddi...

İlim akıl bilim neyi yarattık,
Mayan nedir senin cismin topraktan,
Manasız maddeyle zulüm var ettik,
Şeytana tapmaktan puta tapmaktan…

Âlim ilmi lakin varsa ötesi,
Amel gümbür gümbür şâd olur bir gün,
Mecnunun sevdası yakar herkesi,
Mevsimi gelince yâd olur bir gün.

16.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şafağın Dibi

Karanlık geceyi gündüz sayarlar,
Hicransız yüzlere şaşıyorum ben!
Garbın boyasıyla vicdan boyarlar,
Henüz hiçbir yerde yaşıyorum ben.

Her yerde varız biz,her yerde yokuz.
Zihin ipotekli, akıldan çokuz.
Maziden bihaber, neslen kopukuz,
Yokluk mezarını eşiyorum ben.

Yerlerde değerler daha az olmuş,
Geçmişe küfretmek imtiyaz olmuş.
Suç bizde değil ki melun bozulmuş(!)
Taşınmaz vebali taşıyorum ben.

Her gün bir başkayım haram ah hile!
Zekâda en önde ifritten bile,
Ruhum ürperse de boşa nafile,
Çağdaş bir fetvayla aşıyorum ben.

Şu soysuz fetvada cürmüm çok gibi,
Karanlık sarıyor şafağın dibi.
Zamana çark eden fetvaz edibi,
Derine terk edip boşuyorum ben.

16.07.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şair

Tül tül ses duyulur şiir zamanı,
Duygular arası yüzer efkârım.
Kuşatır renk desen sarar her yanı,
Ben ise mekânsız, ne yok ne varım!

Eritir yaşlarım mana tarumar,
Üst üste dörtlükler bilmem ne umar?
Gömülmüş soluklar içimde zar zar,
Soluk yok tenhada çürük hangarım.

Bilmem ki şairlik bu değil meğer,
Yasladım, beslendim şiirse eğer.
Manayı ahengi yerden yere ser,
Ben artık şairden sözden bizarım.

13.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şâir

Şâir ölmeden önce
Bir selâm verir gider
Ürperirim deşince
Sessizce erir gider

Söner sessiz ışıklar
Duyun n’olur uşaklar
Şâir hep yalnız yaşar
Yürekten vurur gider

Hüzne meâl her şâir
Matem döken yâr şâir
Nere hele dur şâir
Aslına varır gider

Şiir var davâ için
Şiir var duâ için
Kimi burjuva için
Bekleyip yürür gider

Seyir eyle izâh et
Micingirt başka halet
Mısralara delâlet
O’na yalvarır gider

10.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şair Değil

Sarsıntılar savuruyor bendimi,
Çırılçıplak beyinsizin tekiyim
Bin yıl kayıp, kaybetmişim kendimi
Vuslat varsa bin yıl daha çekiyim.

Ne izan var ne mizan var ne de his,
Gözler yaşlı sineler pas ruh yeis,
Dava nerde sen nerdesin sen reis?
Yat sırtımda üç asırlık sekiyim.

Kim ne bilir edep haya saygısız!
Koşuyorum tahayyülsüz kaygısız,
Nazım yazdım tefekkür yok, duygusuz,
Şair değil ben delinin tekiyim.

31.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şair Dost

Şiirin bestesi güftesi nedir?
Gel hele kurbanım kızma gel hele.
Mısrada üslup sen yordam sendedir,
Duygusuz kaygısız yazma gel hele!

Her mısra her kelam edebe tabi,
Çark edip kin gütme bir dinle abi,
Ruhun tarumardır nefsin asabi,
Dur! Kendi kuyunu kazma gel hele!

Her işin gösteriş her halin tören,
Bilmem ki yok mudur nefsini gören,
Tükenir kepeğin kesmez testeren,
İlahi kuralı bozma gel hele!

Yeşert çorakları yeşert dünyayı,
Nakış nakış nakşet seyret semayı,
Sinelere dercet kutlu manayı,
Maniyi manasız yazma gel hele!

Sitemim sanadır sana Ekinci,
Şairler sarraftır şiirler inci,
En büyük şairlik kulluk bilinci,
Azap pek şedittir azma gel hele!

23.05.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


Şair Sanma

Sır ve ifşa gece gündüz
Güneş geldi gölge etti
Yeniş yokuş gece gündüz
Güneş geldi gölge etti

Rakamların sonu var mı
Güneş geldi gölge etti
Bu şiirin yönü var mı
Güneş geldi gölge etti

Fani dünyada her kişi
Güneş geldi gölge etti
Kim ölümlü kim er kişi
Güneş geldi gölge etti

Bireysellik izzet zillet
Güneş geldi gölge etti
Duyun beni duyun millet
Güneş geldi gölge etti

Tedbir neyin supabıdır
Güneş geldi gölge etti
Avam cehlin ahbabıdır
Güneş geldi gölge etti

Kalbe dudak tesir eder
Güneş geldi gölge etti
Duygu gelir idrak gider
Güneş geldi gölge etti

Şu varlığın ayakları
Güneş geldi gölge etti
Dedikodu yayıkları
Güneş geldi gölge etti

Yiyip içip ve çiftleşen
Güneş geldi gölge etti
Günah içinde ziftleşen
Güneş geldi gölge etti

Dağınık hep gerçek sözler
Güneş geldi gölge etti
Duyun ulan nankör gözler
Güneş geldi gölge etti

Teslim olun seyrediniz
Güneş geldi gölge etti
Kime neye hayretiniz
Güneş geldi gölge etti

Sizler çuval ben bir urup
Güneş geldi gölge etti
Kamyon kamyon grup grup
Güneş geldi gölge etti

Vah hüsrana uğrayanlar
Güneş geldi gölge etti
Kesip asıp doğrayanlar
Güneş geldi gölge etti

Zaman benim diğer adım
Güneş geldi gölge etti
Kırkbeşte ihtiyarladım
Güneş geldi gölge etti

Kim farkında kim şirktedir
Güneş geldi gölge etti
Hoca dedi ya kürktedir
Güneş geldi gölge etti

Dörtlük fazla israf etme
Güneş geldi gölge etti
Azla yetin masraf etme
Güneş geldi gölge etti

Güneş belki rububiyet
Güneş geldi gölge etti
Gölge bazen de emniyet
Güneş geldi gölge etti

İdrak yoksa yolun meçhul
Güneş geldi gölge etti
Zekâ bahşedilmiş okul
Güneş geldi gölge etti

İlim hayat kudret kelam
Güneş geldi gölge etti
Fiillerin keder elem
Güneş geldi gölge etti

Yazdıklarım yirmidir tam
Güneş geldi gölge etti
Hâl makamı gerçek makam
Güneş geldi gölge etti

Oku kardeşim usanma
Güneş geldi gölge etti
Micingirt’i şair sanma
Güneş geldi gölge etti

27.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şair Şiir

Üst üste iç içe esir zamanda
Yazdım üç beş kelam dediler edip
Huy oldu şairlik paye nişanda
Deruni yorumlar yazın lütfedip

Şiir ki bir hikmet belki muhakkak
Duyulsun şakşaklar meyil edilmez
Yaşasın alkışlar çalsın çıngırak
İrfan halkasına böyle gidilmez

Edep ziya mana aşk alın teri
Hep sesiz koşmalı ilmi sahrada
Tevazu yâr yolu girin içeri
Şair şiir ölüm kelam şüheda...

19.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şâir Var

Şâir var zevk sefa kendine kuldur
Şâir var her dâim dikene güldür
Şâir var gurura benliğe dildir
Şâir var hep veren hep veren eldir
Şâir var minâre kubbe hilâldir

Şâir var muhakkak daim mesûldür
Şâir var bir ömür samimi hâldir
Şâir var pek yalnız yokluğu boldur
Şâir var bey paşa ve ilm-i kâldır
Şâir var ölçü yok haddini bildir

Şâir var sû-izân pahası züldür
Şâir var ibret al kafanı kaldır
Şâir var cehennem odundur daldır
Şâir var git geldir haram helâldir
Şâir var bir ömür vakti zevaldir

Şâir var ye iç yat yediği yaldır
Şâir var gâyesiz günahkâr maldır
Şâir var hüsranda nefse hamaldır
Şâir var idrâk yok verimsiz çöldür
Şâir var hayvandır eşeğe naldır

Şâir var Serdengeç âşk arzuhâldir
Şâir var pek Necip ümmete çuldur
Şâir var Nazım’dır izmihlâldir
Şâir var hep devrim hep ihtilâldir
Şâir var sürekli emri ihlâldir

Şâir var gerçek yok ömrü hayâldir
Şâir var mahlûkat, ismini kaldır
Şâir var boş elek doldur ha doldur
Şâir var yetim der yetimi güldür
Şâir var ben gibi konuşan lâldır

Şâir var tanıma tepinen fildir
Şâir var şuûr yok derin mahfildir
Şâir var bir kıta bir ülke ildir
Şâir var Cahit’tir sürgün Cemal’dir
Şâir var hâl makam idrâk kemâldir

Şâir var soyunuk irfanda duldur
Şâir var teslim der teslim makbuldür
Şâir var gelenek töre usuldür
Şâir var şüphesiz fikri asildir
Şâir var tefekkür fasıl fasıldır

Şâir var bilinmez gizli abdâldır
Şâir var bayraktır bayrakta aldır
Şâir var Nasûhi yol ilmihaldir
Şâir var gıpta et sûfidir baldır
Şâir var öldür der ölümü öldür

Şâir var tek derdi sorgu suâldir
Şâir var beş vakit önde evveldir
Şâir var Bin Sabit belki Bilâl’dır
Şâir var Mevlâna, Âkif, İkbâl’dır
Şâir var istiklâl ve istikbâldir

24.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şairin Duygusu

Şairin duygusu ufku bakışı,
Kütüğü ağlatan lisana benzer.

Mısrası kelamı hele gözyaşı,
Âşıklar arayan insana benzer.

Hayret ve sükûnun, eşi kardeşi,
Bilal çeşmesinde ezana benzer.

Hep poyraz kuşanır bahar güz kışı,
Yıllanmış gecede ormana benzer.

Bazen bir seyyah o,bir göçmen kuşu,
Kenan ellerinde canana benzer.

Neyi musikisi alış verişi,
O eşsiz hüzünlü zamana benzer.

Gece gündüz suret yamaç yokuşu,
Şenliğe ıslatan divana benzer.

Bazen titrek ceylan iniş çıkışı,
Bazen de yırtıcı yabana benzer.

Hep tatlı tebessüm fikir savaşı,
Sevdalar bürünmüş tufana benzer.

Tefekkür hamuru hakikat aşı,
Mayası taptaze harmana benzer.

Marifet çağıldar erilmez düşü,
Izdırap giyinmiş yarene benzer.

Apayrı temaşa çile aşk işi,
Vuslata göz kırpan civana benzer.

12.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şairlik

Beni hor görmeyin şair dostlarım
Zıtlar ziyan olur kâr olmayınca
Muhabbet yok ise ben nice varım
Can canan olur mu pir olmayınca

Dönüp ifşa etsem belki haklı der
Gayeyi zevk edip en ahlaklı der
Şiirin kökü ne bende saklı der
Hece cürüm olur ar olmayınca

İlham hem yakarış dupduru saffet
Beyni gereğince mânaya sarfet
Benliğe tapınma kaynağı fark et
Senin varlığın ne bir olmayınca

Edebe riâyet gerçek izlene
Uyakta idrak yok söz temizlene
Şairlik odur ki hiçte gizlene
Edip zulmet olur nur olmayınca

Hayretlerim zifir takılarım is
Avam kadar konuş edip kadar sus
Hicvin arsızlığı bana mı mahsus
Uçurtma uçar mı hür olmayınca

11.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-

ÖNCE ŞİİRİN MİMARİSİ
*
HECE şiirimizin gayet güzel bir örneği. Genç ve hece yazma gayreti içinde bulunan dostlarımız faydalansın diye, şiirin mimarisini ortaya dökelim hele.

KALIP-ÖLÇÜ: Şiir 6+5=11 ile yazılmış. İlk kıtasını hece hece sayalım:

Be-ni-hor-gör-me-yin/ şa-ir -dost-la-rım......6+5=11
Zıt-lar-zi-yan- o-lur/ kâr- ol-ma-yın-ca........6+5=11
Mu-hab-bet- yok- i-se/ ben- ni-ce- va-rım....6+5=11
Can-ca-nan- o-lur- mu /pir ol-ma-yın-ca.......6+5=11

KAFİYE ve REDİF

1) Uyak-ayak mısraına bakalım önce. Yani 4 ncü mısralara... Orası şiirin şah damarıdır.

Zıtlar ziyan olur (KÂR) olmayınca
Can canan olur mu (PİR) olmayınca
Hece cürüm olur (AR) olmayınca
Senin varlığın ne (BİR) olmayınca
Edip zulmet olur (NUR) olmayınca
Uçurtma uçar mı (HÜR) olmayınca

Görüldüğü gibi burada (Kâr-pir-ar-bir-nur-hür) -KAFİYEDİRLER.
Her KAFİYENİN SONUNA EKLENEN-Olmayınca-REDİFTİR.

2) Kıtalardaki diğer kafiyelere bakalım:

-(a) dostLARIM
..........................UYAK
..........................(a) VARIM
..........................UYAK
*
.........................(b) haklı-kafiye-der(redif)
.........................(b) ahlaklı-kafiye-der(redif)
.........................(b) saklı-kafiye-der(redif)
.........................UYAK
*
.........................(c) saffet
.........................(c) sarfet
.........................(c) fark et
.........................UYAK
*
..........................(d) izlene
..........................(d) temizlene
..........................(d) (gizlene)
..........................UYAK
*
..........................(e) is
..........................(e) sus
..........................(e) mahsus
..........................UYAK

Evet, şiirin mimari projesi bu. Edebiyat tarihçileri ve yazarları bu şekli yapıya KOŞMA adını vermişler. Bu YAPILIŞ KOŞMA TÜRÜ BİR YAPILANMADIR. Bugün, HECE YAZAN çoğu şairimizin meftun olduğu ve kullanmadan bıkmadığı bir yapı tekniğidir. Genç hececilerin bu yapı tekniğine dikkat etmelerini tavsiye ederim.

3) Geçişler ve Bağ

ŞİİRİN ANA YAPISINI oluşturan 4. mısra UYAK-AYAK mısraı ile 3ncü mısralar arasında bir BAĞ var mı, yoksa KOPMALAR ve ANLAMSIZLIKLAR mı var? Buna bakmamız gerekmekte. Sondan başa doğru inceleyerek gelelim: Burada dikkat edeceğimiz 4 ve 3 ncü mısraı yanyana yazdığımızda DÜZGÜN -BİRBİRİNE AKUPLE VE ANLAMLI BİR CÜMLE oluşuyor mu? Onu arayacağız.

(((Hicvin arsızlığı bana mı mahsus uçurtma uçar mı hür olmayınca
Şairlik odur ki hiçte gizlene edip zulmet olur nur olmayınca
Benliğe tapınma kaynağı fark et senin varlığın ne bir olmayınca
Şiirin kökü ne bende saklı der hece cürüm olur ar olmayınca
Muhabbet yok ise ben nice varım can canan olur mu pir olmayınca)))

Görüldüğü gibi-NOKTALAMA İŞARETLERİ olmasa da, şair NOKTALAMA İŞARETLERİ HUSUSUNDA BENCE HATA ETMİŞTİR- şiirde anlam kayması, şiirde BAĞ KOPUKLUĞU-GEÇİŞLERDE ZAFİYET yoktur. Şu halde TEKNİK olarak başarılı bir şiirdir.

4-ŞİİRDE MESAJ ve DAVA
*
Günümüz şairlerinden özellikle HECE şairlerimizden bazıları bir DAVA şairidir. Mehmet AKİF, Arif NİHAT ASYA, Necip FAZIL KISAKÜREK gibi bir davanın SES BAYRAKLARIDIRLAR. Ömer Ekinci MİCİNGİRT de kalemini İNANÇLARI -İMANI VE KUTSAL DEĞERLER için bıkmadan kullanan, yeri geldiğinde DAVASI İÇİN KENDİSİNE bile HİCVİYELER yazan bir şairdir. Dava şairleri, GENÇ NESLE-GELECEK NESLE örnek ALINASI öğütler VERMEKTELER, bu yüzden çoğu kere bir baba, büyük-öğretmen hüviyetinde bir DİL KULLANMAKTADIRLAR.
ANLAŞLIR ve LİRİK bir şiir yazan bu şairlerin şiirleri MESAJ yüküdür hep. Dönün bu şiiri yeniden okuyun, göreceksiniz ki ATASÖZLERİ ve DEĞİŞMEZ HAKİKATLERDEN örülmüş bir dokuyla karşılaşacaksınız. HEP DOĞRUYU, HEP GÜZELİ HEP İYİ VE FAYDALIYI GÖSTERME GÖREVİNDEN kaynaklanır bu doku...
*
Hecemizin usta şairlerinde Ömer EKİCİ MİCİNGRTi bu şiirinden ötürü tebrik ediyorum.
*
Teşekkürler ustaya...
Selamlar, saygılar...

Mustafa Ceylan


Eserin tomografisini resmeden Usta Kalem Mustafa Ceylan Ağabeye saygılarımla...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şakşaklar

Alkış korkusuyla kaçarken tümden,
Geldi uzun boylu şöhreti koydu.
Koca çığlıklarla geçti üstümden,
Şakşaklar taş gibi akıl boyboydu.

Olaya binaen kös kös duruşlar,
Ötenin rüzgârı eserken tamda…
Galiba zirve der leş yiyen kuşlar,
Deli gibi kaçtım sanki arkamda.

Çırpınır ifade, sözcükler döner,
Bir şeyler ararım aklım dirlikte.
Çamur ortasında ne yapsın Ömer,
Noktayı koyalım gelin birlikte.

28.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şarap

Hep asi hep isyankar,gayrı meşru ve yasak…
Rubailer dolaşır,nerelere yamasak!
Ki O’na muhtaç herkes,şarap Ömer ve azap...
Bu simsiyah şiiri şarapla mı boyasak?

27.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şaşkın

Yiyin için tepişin, yaşam bu ise eğer,
Yiyin için tepişin, o zaman buna değer…

20.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şaşkın

Zihnim kalbur gibi su elemekte,
Hakkı hakikatsiz bestelemekte…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şatafat

Ruhumun terk edişi; varlık yokluk bir anlık,
Gündüz geceye gebe, benimkisi karanlık...
Şatafatlı dünyamda, ölüm hep beni bekler,
Şu Micingirt ne söyler, yaşasın unutkanlık!

27.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şato Finoları

amansızım yorgun ve bitkin
gözlerimi oyuyor künyesiz
pusatsız kahpenin
parmakları

sokaklar sessiz yılgın suskun
çağlayanlar
durgun

mısralar ağarıyor yılların çığlıkları
restini görüyorum
kapı kullarının

salıvermiş geçmişini geleceğini
bütün beklentiler nadasa bırakılmış
sefil çakırkeyif
vurdumduymaz

ve şehvet müptelası
şafakta havlayan şato finoları
kökünden koparılmış
keskin aymaz

19.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şayet

Uçup gidiyor günler, geri başladı sayım,
Aklım başka âlemde, sır tutmaz hamaktayım.
Epey mesafeliyim özümdeki gerçekle;
Yaşam bu ise şayet, hâlâ yaşamaktayım.

04.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şebi Arûs

Mevlana’nın izindeyim
Ben hep barış yazacağım.
Dağa taşa kurda kuşa
Karış karış yazacağım…

Dünya ukba gündüz gece
Onda gizli sır bilmece
Kalpten kalbe bin bir hece
Beste beste dizeceğim…

Şems sönmeyen meş’aledir
Aşk içinde aşk iledir
Hak yolunda aşk çiledir
Yana yana gezeceğim…

Hikmet dolu sonsuz rahmet
Hoşgörü yâr istikamet
Mecusi’de gelir elbet
Pırıl pırıl süzeceğim…

Mutasavvıf devr-i zaman
Büyük divan, büyük ferman
Uyan deli gönlüm, uyan
Döne döne ezeceğim…

Devrildi put, çözüldü haç
Gel diyor gel, gönlünü aç
Dünya ona, ona muhtaç
Renk renk göğe kazacağım…

Pirim sensin rehberim sen
“Fîhi Mâ Fih” desen desen
İlham aldım eserinden
Şerha şerha çözeceğim...

Şeb-i Arûs derûn-i ses
Ben sen o biz bütün herkes
Bencil nefsim feryadı kes
Aşk deryası, yüzeceğim…

18.04.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şefâat

“Şefâat”e muhalif öfkenin alemi ne?
Muhalif de koşacak Muhammed’ül-Emin’e.

27.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şefaat Bana

İhlâssız amelsiz günahtan çember
Tarumar heryanım şefaat bana
Nefisle atbaşı şeytan beraber
Sultanım Efendim, şefaat bana

Şeytandan çok daha biliyorum ben
Akılımı kaybettim dalıyorum ben
Simsiyah kıp kızıl ölüyorum ben
Sultanım Efendim, şefaat bana

Hacı Yusuf selam, cana ulaştır
Benim ki bambaşka acı telaştır
Ya Rab beni beni Gül e ulaştır
Özledim Efendim, şefaat bana

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şehidim

Ey mukaddes yolun sadık neferi,
Tarihe mor destan ekti şehidim,
Şahadet timsali erlerin eri,
Semaya hilali dikti şehidim.

Bir akşam üzeri yandı yürekler,
Ağlaştı bülbüller sarardı renkler,
Toplandı pür edep sardı melekler,
Yavuklun boynunu büktü şehidim.

Canım Üsteğmenim, yiğit Çırağım,
Yanıyor bağbanım kavruldu bağım,
Devrildi Tendürek sarsıldı dağım,
Al kanı sınıra döktü şehidim.

Ağlaştı binbaşım, şehidim harap,
Yeleğe para yok milyona şarap,
Sabır ver Allahım Affeyle Ya Rab,
Ciğerim kökünden söktü şehidim.

Binbaşım Cengizsiz içtima yazar,
Terk etmiş dünyayı cenneti gezer,
Sineler kavrulur seyreder mezar,
İçime kasavet çöktü şehidim.

Son defa haykırdı, koşun imdada,
Yetişti Mehmetler geldi şüheda,
Şehitler ölmez ki buyurdu Huda,
Gülerek semaya baktı şehidim.

Geberdi hainler benzer hınzıra,
Ekinci şehidim gark olmuş nura,
Anlı pak yüzü ak gitti huzura,
Son defa nur selam çaktı şehidim.

07.09.1994 Erzurum

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şehidin Elleri

Bin bir renkte şu şehidin elleri
Bu yiğitler dirilişi görürler
Aşk bürünmüş Aktütün’ün yolları
Şehit ölmez! Bedbaht ruhlar ölürler

Ey Allah’ım matem sardı her yanı
Dağlarımda hain biter ne acı
Şahadettir yiğitlerin harmanı
Şahadetsiz beyinlerin ilacı

Yetimlere benim ahım efkârım
Her tarafta yavuklular nağmesi
Dertli dizem ağıt yüklü eşarım
Benim ülkem renk renk şehit bahçesi

On beş yiğit dalga dalga dupduru
Gök gürledi selam durdu her yanda
Hele durun bu şahadet huzuru
Ölümsüzlük şühedadır mizanda…

05.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şehit

Rengin dolaşırken yaşar ölüler
Görmez gözlerimi erittin şehit
Bir siyah şafakta, döküldü güller
Firdevs’in içinde yer ettin şehit

İkmal meltemini ve ışığını
Bu titrek gönlüme verdin uzaktan
Kaputun mor pembe kırışığını
Toprağa sarılıp yâr ettin şehit

Artık her gam bana sensiz ar olur
Dökülen her damla bahtiyar olur
Yeniden, yeniden nevbahar olur
Sen beni var ettin var ettin şehit!

09.12.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şehit Ağacı

Öldükçe dirilir, Hakk’ın erleri
Terhise koşarlar, mübarek terhis.
Ölümsüzlük yağar,sarar yerleri
Yollar şehit toplar, dağlar da nergis.

Sıra sıra civan,işte yana yana,
Kevser kokusu var dudaklarında.
Şûheda güneşi vurdu zamana,
Huzurun izi var kalpaklarında.

Ölmezlik şehidin ana vatanı
Bunu hissederler önden bazısı
Zevk-i ruhanıdir her gün her hanı
Hakk’ın takdiridir Hakk’ın rızası

Ağıttan türküsü,ve metanet tam,
Tabutu öperek yaşını saklar.
Yetime feryadım, ağır intikam
Vicdanı hür olan neyi yasaklar.

Ancak ne var ki bu bendeki acı;
Ayette iltifat,şehitte bahar.
Bak yine bâr verdi şehit ağacı,
Ağladım, çok büyük izdırabım var.

17.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şehit Kanla Yıkandı

Vatanımda yolculuk,
Kan akar oluk oluk…

Ve şehit bize küskün,
Yine ağladım bu gün.

Şehit koktu bayraklar
Dile gelmiş kalpaklar

Bak şehitler dizilmiş,
Kadere bu yazılmış.

İtirazım yok hâşâ,
Şehit yine bir paşa.

Şehit ölmez diridir,
Vatan onun yeridir.

Kalem sustu ne yazsam?
Ya ben şehit olmazsam.

Yazamadım tıkandım,
Gözyaşımla yıkandım.

Dostlar yaram çok derin,
Taşımıyor dizlerim…

Planlar sinsi sinsi,
Hain bunlar kelp cinsi.

Son çırpınış ve gerçek,
Hepsi hesap verecek!

Kullanılmış bu itler,
Kullananlar elitler.

Bunlar korkağın şahı,
Kahpeliktir silahı.

Benim güzel vatanım,
Çakılına kurbanım.

Doğacak elbet güneş,
Tasa etme be kardeş.

Kahramandır bu millet
Diz çökecek bu illet

Duygularım tıkandı,
Şehit kanla yıkandı.

Köpürdüm perde perde,
Şehit olsam siperde…

13.04.2006 Bursa


Elazığda mayınlı tuzakla şehit düşen Kahraman Yarbay Alim Yılmazın Türk bayrağına sarılı tabutu ve diğer mehmetçiklerin makamların en büyüğü olan şehitlik makamına kavuştuklarını izledik ve Rabbimden dileyim bu vatanın uğrunda bir şehitte ben olsam...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şehit Olunmaz

Şehit vakar ile vecd ile bakar,
Şahit olunmadan şehit olunmaz.
Şehit renk apayrı şehrayini var,
Rengârenk aşk amma meçhul bilnmez.

Kimisi dolaşır hem derviş gibi,
Değişmez geceyi derin uykuya.
Kimisi mevzide aklının dibi,
Leyla’nın çığlığı boşa ölünmez.

Ses verir arada bir deli rüzgâr,
Hak tutmuş zihinler bilirler ancak.
Beni de bekler mi tekrar ne kadar,
O kutlu iklimden geri gelinmez.

14.12.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şempanze

Nesil köksüz çark etmiş (!)
Gölgesiyle avunur.
İnsanlığı terk etmiş,
Maymunluğu savunur.

Derin gaflet ya nankör,
İfrit gibi adam kör,
Darwin gibi horluyor,
Şempanzeler dövünür.

Ruh yok diyor ruh, gözsüz!
Gayya işi,dehşet söz.
Yaz Micingirt bunu yaz
Hayvanlıkla övünür.

14.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şerefli Şafak

Selam olsun sana selam nuruna
Gönüller şahlandı şerefli şafak
Sema yere inmiş ve huzuruna
Melekler dolaşır şerefli şafak

Kisra yatağıyla kül oldu yandı
Ateş söndü o gün nura boyandı
Bir muştu dolaştı her şey ayandı
Mekke şereflendi şerefli şafak

Mevcudat hizaya geldi o gece
Gül koktu sineler güldü o gece
Gönüller şahlandı kaldı hece
Ruhlar yenilendi şerefli şafak

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şerha Şerha

Rengârenk bir koku gelir öteden,
Tüllenir sineler gör şerha şerha.
Diriliş zirvede ruhu fetheden,
Mazinin kokusu var şerha şerha.

Hesaplar planlar yerli yerinde,
Demirden yumruklar var içlerinde,
Mazlumun duası emeklerinde,
Gözyaşım gülüyor yar şerha şerha.

Davanın hüznü var odalarında,
Bilalin azmi var odalarında,
Her ırkın özü var odalarında,
Vuruldum dostluğa nur şerha şerha.

Yırtıldı karanlık şafak peşinde,
Hırıltı kesildi ufuk peşinde,
Hınzırlar gezse de nifak peşinde,
Hakikat geliyor gör şerha şerha.

Sonsuza göz kırpar artar sevinci,
İster mecnun deyin isterse dinci,
Kardeşlik bestesi budur Ekinci,
İçim alev alev har şerha şerha.

08.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şey Gibi

Şeylerin ismini, aşka koyarlar,
Bu aşktan dışarı, şey gibi yârlar.
İffeti tepeler, zillet ekleyip;
Soyunup giyinip, zifte boyarlar!

22.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şeytan Sokakta...

Susmuş edep erkân kesmiş sözünü,
Geceler iniler dört bir sokakta
Coşup alkışlıyor dansöz kızını,
İnsan kılığında şeytan sokakta...

Sutyen giyip çıkmış alışverişe,
Baba alkış ile çıkmış teftişe,
Ana kızdan beter hele bak işe,
İnsan kılığında şeytan sokakta…

Streç giymiş oğlan kız gibi aynı,
Yürek yaralayan köz gibi aynı,
Babası da aynı oğlu da aynı,
Zübbe kılığında şeytan sokakta…

Sokaklar derbeder içim sızılar,
Bunlardan edepli vallah tazılar,
Fuhuş aşılıyor yeni diziler,
Hem evlerde hem de şeytan sokakta...

Micingirt şeytana sataşıp durma,
Gençliğe sahip çık yatıp oturma,
Şiirle olmaz bu boşa yorulma,
İnsan kılığında şeytan sokakta…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiddet

Allah’ın indinde kadın erine;
Kutsallık verilmiş kendilerine.
Ne büyük ihânet kadına şiddet!
Sokağı düşündüm daldım derine.

21.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şifaa

Şifa hasret belki ilaç
Pek gizemli gözünü aç
Çile sardı kalmadı saç
Şifa bana serap şifa...

Kavuşmak hoş elbet vuslat
Şifa bana verdi hasret
Mevla eyler belki nüsret
Şifa bana serap şifa...

Hayat bir sır Hak’ta Şifaa
Kul beşerdir azdır vefa
Leyla’ya düştük bir defa
Şifa bana serap şifa

Ömer yoktur, rüya şifa
Yap kulluğun Ona ifa
O diyarda gerçek sefa
Şifaa bana serap Şifa

2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir

Vicdanin hür sesi duygunun hası
Nağmenin cilvesi kelamın süsü
Şairin nefesi, ufku akisi
Rüzgârı, çemeni, gülüdür şiir

Şiir iffet ile dilden akmalı
Dinletisi hak aşkıyla yakmalı
Her mısrası kalp gözüyle bakmalı
İrfanlı sinenin dilidir şiir

Hak demezse şiir mısrayla filan
Dilsize dil ola yapıla plan
Mazlumu dertliyi hafife alan
Yalandır, yalanla doludur şiir

Gönül nağmeleri onda hislenir
Müzik güfte beste ondan beslenir
Leyla Mecnununa ondan seslenir
Aşığın maşuka hâlidir şiir

Şiir bambaşka renk şiir gözde yaş
İkbâli kucaklar hep yavaş yavaş,
Bazen de içimde emsalsiz savaş,
Haykıran sükûnun koludur şiir

Duygu aşk güzellik, edep ar hayâ
Eser beste beste yıldıza aya
İfâde odur ki kardeşlik yaya
Bayrağımın rengi, alıdır şiir

Şiir bir millete efsunlu ayna
İdrak temelidir bütünleş kayna
Gökte gökkuşağı yerde aleyna
Bizim Mevlana’nın yoludur şiir

Ömerim şiirde vuslat aradım
Şiir bahanedir haktır muradım
Şiir bahçesine daldım karıdım
Bestesi Hak ise uludur şiir

____________________Vicdanın sesiyse şiirdir şiir.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Anlatamaz

Öyle bir azap ki içime atmış
Vakitten vakite sarmala gel yâr
Hasretle birlikte seni yaratmış
Sesini duyunca ruhum kıpırdar

Çok şeyin nabzıdır saçtaki aklar
Sinenin feryadı yüreğin sesi
Ağır teklemeler buzdan başaklar
Bitimsiz şifadır aşkın zerresi

Getirin bir buse yüzüme sürün
Şiir anlatamaz işte o anı
Güneşsiz mehtapta alıp götürün
Soranlara deyin o artık fâni

Gerçekler engebe rüyalar sızım
Şu mübârek şehir öldürdü beni
Sokak kalabalık ben hep yalnızım
Bana anlatmayın gülü dikeni

Derin hüzün sarar hep Uludağ’ı
Fesleğen kokusu gelir sazlıktan
Çaresiz sevdanın tek sığınağı
Vuslat mı unuttum uykusuzluktan

25.06.25 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Diyerek

Ne söylesem bilmem geriye doğru
Heybem ve gözyaşım,bin tevbe gerek
Titrek yüreğimde başladı ağrı
Bir ömrü payettik,şiir diyerek

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Geceleri

Ruhumu öğüten şehvetli yüzler,
Çözüldü bir ara devrildi gitti.
Manasız bir eda, meçul köksüzler,
Sırf yafta sözlerle savruldu gitti.

Şiir bahaneymiş adeta meğer
Ne bir tasa gördüm ne ölçü değer,
Çınladı masalar ürperdim yer yer,
Geceler şişeye devroldu gitti.

Peş peşe uçuştu şan şöhret nişan,
Şişeden edebe var mı ulaşan!
Şu zillet geceler… Beyit perişan,
Kıpkızıl kirli çark! Çevrildi gitti.

Batı budalası birkaç ham ahmak,
Neyin uygarlığı bir sürü laklak!
Nobel tarlasında paye muhakkak,
Sevr oldu milli ruh! Sevr oldu gitti.

Ne çok şiir şair, ne çok edip var,
Hepsi âli cebbar hep destan yazar,
Kahır yazıyorum sonuna kadar,
Kahroldu Micingirt kahroldu gitti.

23.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Gibi

Şiir gibi gözleri,gözlerime sürüyor,
Nazarının işvesi içime üfürüyor.
Tüllenen rayihası tevbe olur dudakta
Çöl kokan renkleriyle eşsiz soluk veriyor.

01.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Hakk’ı Haykıran!

Şiir benden de ürkek ve benden de avare,
Şiir sanki ben gibi, sessiz benimle ağlar.
Şiirle dolaşırım, alır götürür yâre,
Şiir matem bürünür, bazen karalar bağlar.

Şiir biten bir ömür, arar geçtiğim yollar,
Şiir zulme gözyaşı, coşar arşa ulaşır.
Şiir verenin sesi, O'na uzanır kollar,
Şiir beni alt etmiş, genlerimde dolaşır.

Şiir kelamın süsü, sessiz gecenin sesi,
Şiir nazlı bir gelin, beni kalbimden vuran,
Şiir mâna yakarış, ümidin emaresi
Şiir meçhule mihenk, şiir Hakk’ı haykıran!

08.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Seni

Şiir, seni sevmiyorum.
Sen, üstadı mahpus,
Akif’i suspus,
Nazım’ı yurtsuz bıraktın.

Şiir sevmiyorum seni.
Sen, Leyla’yı aşksız,
Mecnunu, eşsiz,
Fertleri fertsiz bıraktın.

Sevmiyorum seni şiir.
Sen, gönlümü yaşsız,
Şairi, işsiz,
Ozanı, dertsiz bıraktın.
02.06.09 Bursa

Not: Şiirde geçen şiir sözcüğü o günkü zihniyetin ta kendisi! ...

Ömer Ekinci Micingirt



--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Tefekkürdür

Şiir söze muhtaç,kös uyaklardan,
Cinasa mânayı terk ettik tek tek.
Usandım beyinsiz boş ayaklardan,
Şu sabır taşlarım, beni yiyecek.

Şiir çırılçıplak, gün gün soyundu,
Nerde o nâatlar, nerde mersiye?
Şiir tiyatro mu, hangi oyundu,
Edibi cibali eylemek niye!

Suskun dudağımla, çok gönül kırdım,
Siz kırıp döksem de, bana bakmayın.
Şiire gelince, türkü çığırdım,
Tadil-i erkân var, yatıp kalkmayın.

Zâtı laf olanın, hüsranı bitmez,
Bari söz söyleyin edepten ardan.
Şuur terk-i diyar, ehli işitmez,
Şiir tefekkürdür, hem de damardan.

Taşlama suratlar eziyet gibi;
Hâli hicvetmeyip sadece mırlar!
Gam keder üzüntü acziyet gibi,
Dehşet bir ifade “hüsrandadırlar”.

30.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Yaz Bana

Bana şiir yaz
Vuslâtın ritmiyle
Isıtsın güneş gibi
Umutlar vaat etsin
Geleceğe yön versin
Saadet devrini hatırlatsın

Şiir yaz bana şiir
Züleyhalara haykırsın sessizce
Yusuflar duyana kadar, birer birer
Hislerim sindire sindire
Yeşeren soluklarla

Teveccühe kalk
Gecenin bir yarısı
Ciddiyetle latifeyi unutmadan
Emanete sadakatle
Gözyaşını mürekkep
Tebessümü kalem ederek
Şiir yaz bana

Bana şiir yaz
İçinde elvedâ olmayan
Mâtem söylemeyen
Hep çileyle dopdolu

Mûsikiler yakarak
Takva zırhı takarak
Sonsuzluğa bakarak
Şiir yaz bana
Şiir…

10.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Yüzlü

Tufanın iklimi hep avaz avaz
Gürledin tek yürek arada yer yer
Birkaç tane dörtlük üç beş tane söz
Hep beni alt ettin şiir yüzlü yâr

04.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiir Yüzlüm

Çok mahzunsun bu günlerde
Şiir yüzlüm bir şey söyle
Gönlüm sensiz sürgünlerde
Mahmur mahmur bakma öyle

Her güzellik sende gizli
İlham perim süt benizli
Kör olası meltem gözlü
Büyüleyip gitme öyle

Gül-i rana bu ne haldir
Dön azıcık kaşın kaldır
Ya bana gül yada öldür
Hilal kaşın çatma öyle

Hasret sardı dört bir yandan
Sevmez misin yoksa candan
Öleceğim heyecandan
Muhannetlik etme öyle

11.03.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiirlere Bak

Zihnim homurdanır gülümser cümle,
Ruhum kenetleyip nefse gideli.
Şiirlerden kaçtım bütün gücümle,
Hehey yalan dünya, ah gubet eli.

Her yer mahzen gibi, her yer esaret,
Ömür tramvayı sessiz yürüyor.
Korku kırıntısı korkak cesaret,
Gece ağarınca göğe vuruyor.

Kızgın gecelere ayyaş gibiyim,
Sanki aradığım bir sıcak yatak.
Köprü altlarına gardaş gibiyim,
Zehirle çiğnenmiş şiirlere bak.

17.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şiraze

Sabır üflüyorum hep, şirazesiz bu sızı
Nişan paye baş tacı, namussuzu hırsızı...

07.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şöhret

Dolaşıp durma öyle şöhretin ortasında!
Aygırlarla iç içe, arsız ata bin hemen,
Paye yoktur bedelsiz, girdap var sonrasında,
Bu Micingirt ne söyler,bu dörtlükler ne menem?

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şu Net’de

Tükendim ben yaprak yaprak şu net’de,
Gece gündüz, şiir sesi duyulur.
Mısraların manası var elbette,
Tasavvurlar gönüllere yol bulur.

Ancak bana her nedense boş geldi,
Rüya gibi, dibi delik okyanus.
Yâr yoluna şiir yolu loş geldi,
Feryadıma sağır dilsiz,lal herkes

Şiir, mısra ufkuma tat vermiyor,
Ve yıllanmış nihaventsiz duygular.
Yitik ömrüm yavaş yavaş eriyor,
Hüzün vefa hasta etti kaygılar.

05.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şüheda

Ölüm yaşamın dibi,
Geldi gelecek her an.
Belki de uyku gibi,
Alır gider uykudan.

Ölüme ruhum feda,
Ölüm ne güzel varlık.
Üç güftede şüheda,
Ölüm vuslat dindarlık...

10.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şükür

Rızka kanaat et kısmetindedir,
Kanaat şükrünün nisbettindedir.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şükür

Her gece beynimde tekleyen fikir
Pervaz et gel diyor müjdeli zikir
Dermansız dünyamda şafak doğmadan
Eyledim eyledim eyledim şükür.

25.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Şüphesiz

Tevbe ve misliyle mükâfat gelir,
En derin mihengi, “keşke” evlerin.
Günahsa çukurun dibe yükselir,
Sebeb-i sükûtun kalp alevlerin.

24.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tabak

Hırs beynim kemirir eller şakşakta,
Sokaklara inat, yok yok tabakta.
Aklım döktürüyor irfan yok amma,
Ruhumu göresin tabağa bak da....

26.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tabut

Sopsoğuk ibretle hazırda bekler,
Güzeli kucaklar yer uykusunda.
Meleşir arkadan ikiz bebekler,
Yavrular nerede der uykusunda.

Gassal kazanında kaynatır suyu,
Ne bir yetim dinler ne de uykuyu,
Gelinlik kefeni örter örtüyü,
Yolculuk dehşetli ter uykusunda,

Bağır bağır bağır duyan yok ki git,
Herkes aynı tabut terazi eşit,
Fetva verir tabut ne olur işit,
Ömer’i ne zaman yer uykusunda.

26.08.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tafra

Çadırın tafrası bir deli rüzgâr,
Bu ne hal acaba bende de mi var?
Gözümün önünde ruhumun dibi,
Korkuyorum abi gülüyor mezar...

15.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tahtaravan

Yollar koyu hep gürültü hep havan
Geçti günler içi boş bir karavan
Ve uçurur hülyalarım anbean
Benlik ve ben sürekli tahtaravan

16.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tâkvasız Üstünlük

Esfel-i safilin, eşrefi mahluk;
Marifet iltifat,halife de sen!
Ve halkın içinde Hakk’ı yaşamak;
Asla tartışılmaz yüce bir mesken.

Yücelik ne arar, soy sop ve tende,
Seyreyle hikmeti ilim ve fende,
Asabiyet neyin, hemen ensende?
Âyete çarpınca, düşürdün masken!

Edebe riâyet, edep ar ile,
Adamlık odur ki gerçeği bile,
Tâkvasız üstünlük, zulmettir dile,
Güçlü silahıdır, tevazu nefsin!

23.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tâlih

Sıra sıra atlı ve piyadeler,
Dolaşır beynimde neyin peşinde.
Duyulur hıçkırık ve seccadeler,
Tekrar çiçek açar asrın döşünde.

Yeşilin ahengi yeşil göz deler,
Sonun heyecanı beni yaralar.
Arşın gölgesi hem kimi gölgeler,
Tâlih vadisinde tek tek sıralar.

Orada ölümler orda var baki,
Orada erenler sözünü tutmuş.
Düşündüm vallahi yatmamışam ki,
Ömür denen yalan ruhumu yutmuş.

03.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tanrı

Elbetteki tanri Haktir beyninde,
Yürekten Allah de silinip gitsin.
Doksan dokuz isim mevcutsa dinde,
Esma-ül Hüsna var tanriyi netsin!

Yoksa yazar miydi kökte yaprakta,
Dönüp bir seyreyle sirli hikmeti
Hep O’na rast geldik tasta toprakta,
Allah’ta gizlemis her marifeti.

08.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tartaydı

İdrâk bende tor taydı,
Soydum perdeden kaydı.
Biri günahım yakıp;
Sevabımı tartaydı!

04.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tasavvuf

Eren var eriyen var, kâlû belâdan beri,
Zannı ifşa eyleyip tez hüküm vermeyiniz.
Biliniz ki tek haber yaradılış haberi,
Rakamları seyredip, ifşâyı sermeyiniz.

Aczi bilip ufalıp, koş Kuran-ı Kerim’e
Bireysellik izzet mi bireyi yormayınız.
Gel benimle beraber, tesir et içerime,
Sevgi denen kaynağı hissedin sormayınız.

Zaman denen oyunda vazedene yaklaşıp;
Ve O’nu idrak için idraki yormayınız.
Sabra yelken açarken, eşyadan uzaklaşıp
Erenler meclisinde mertekler yarmayınız.

Çok şey var tartışılmaz, tartışılmaz kardeşim,
Gerçek dostu unutup, hâşâ yalvarmayınız.
Dünüm günüm yarınım, yazım güzüm son kışım,
Yöneliş ve tefekkür, hedefsiz durmayınız.

Amelsiz ilimim var ya, yorulduk uya uya,
İrfan yok dimağlardan nakledip sermeyiniz.
Yıkanın hakikatte, dönerek yuya yuya
Tasavvuf idrâk ilmi tehlike görmeyiniz.

05.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tasavvur

Bu nasıl tasavvur ezeli alıp;
Ebedi yırtılmaz menzil sanırım.
Ben aslında boşa yürüyen kalıp,
Mânâlar çarptıkça yaralanırım.

Perdeyi arala yürü diyerek,
Aklıma almışım zaten başımdan.
Sonsuzu terk ettim sonu giyerek,
Akıyor zevalim sor gözyaşımdan.

Ümide yaslanmış olsam ben bile,
Her gün bir ayrı hebadasın der.
Efendim aşk ise ben nasıl köle,
Takatim ruhumu zora sürükler!

17.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tasavvurlar

Ziyâ her zaman görünmez dıştan
Öteli manalar görünse bile
Renklerin ateşi türlü nakıştan
Görmeden görünmek boşa nafile

Geriye dönüş yok, tekrar doğma yok
Aslına akseder üslup ak kara
Mekândan mekâna efendi bey yok
Tasavvurlar üstü eşsiz manzara

13.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Taş

Ancak ve sadece seslenişte naz,
İdrak ve gözyaşı,zorlanmadan yaz.
Çok şeyler va’z eder üç beş damla yaş,
Nankör ve elitler taş ağlayamaz.

28.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Taş Toprak

Ağlayamıyorsan yüreğini ser
Bir gece göz yumma sehere değin
İpek bir mendile gözyaşı gider
Kaçıyor elinden son geleceğin

Çıplak bir lâf ile beni anmadan
Önce bir fatiha sonra okşayın
Ruhumu vereyim hırpalanmadan
Varlık tablosuna beni yok sayın

Çok şey der kaşlara yağan şu karlar
Şu kesik sakalım ölümden de ak
Micingirt upuzun ateş yakarlar
Betonlar merteğim taş toprak yatak

03.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Taşa Çaldım

Bana derler “neden yüzün gülmüyor? ”
Mevsimi gelmeden söyleyemem ki...
Kayboldu melekem gitti gelmiyor,
Neyzenin neyiyle neyleyemem ki...

Yapayalnız şiir yazdım hecesiz,
Yankılandı sabah akşam gecesiz,
Ben kimim ki büyük baş siz yüce siz,
Emeksiz benliği peyleyemem ki...

Taşa çaldım efkâr bilmez bilimi,
Lâl eylesin Hâk demezsem dilimi,
Bir başka âlem var anla hâlimi,
Çileyi gülizâr eyleyemem ki.

26.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Taşa Çalın

Dinleyiniz susunuz, ağa paşa beyseniz;
Gönüllerde yaşayıp alnınızı eğseniz…
Geçiciyi fark edip, aczinizi arz edin,
Benliği taşa çalın, istikâmetdeğseniz!

29.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tâviz

İri iri adamlar, mahremiyet diz dize,
Ve raksın gümbürtüsü sallanıyor avize.
Kur’ân rafta örtülü,fıtrat modaya feda;
Yaklaştık büyük zevkle,teslim olduk tâvize!

13.03.13 - Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tebessüm

Tebessüm pek marifet,
Üfül üfül gülümse,
Yudum yudum tatlansın,
Bakışınca her kimse...

Zehir eder sarayı,
Tebessümsüz bedbahlar
Hep nefretle geceler,
Ve isyanla sabahlar.

Serp gülücük herkese,
Tebessüm ol dudakta,
Poyraz estir pür neşe,
Her köşe her sokakta…

Güzellikler salıver,
Feyiz alsın her gelen,
Eller kalksın ümitle,
Dualara gölgelen.

Hem vücudun zekatı.
Yüze gülmek yakışır,
Kahkaha mı? Aman ha!
Bala şerbet katışır.

Bakışları görünce,
Gülümserdi rehberim.
Burcu burcu rengârenk,
Büyülerdi Serverim.

07.07.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tecelligâh

Cennet ve Cehennem arz edim baştan,
Lütuf ve kahrının tecelligâhı
Gerçeği kaybettim mecazi aşktan,
Leyla’nın gözyaşı belki de ahı.

İkişer hecedir zulmet ve ziya,
Tevbe yüz bin defa,dehşet cezaya,
Duada ustalık kader kazaya,
Bin bir kapı açar tevbe silahı.

Huzursuz adeta bir koruk tayım,
Ben bende kendimi aramaktayım,
O’nun havasıyla hoş yanmaktayım
Dağ taş O’nun yer gök O’nun dergâhı…

01.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tedavi

Tasâvvuf tedavi merkezi doktor
Sûfi olmayanın mürşidi çoktur
Belki bir vasıta öteyi tespit
Basit görmeyiniz dönüşü yoktur

14.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tefekkür

Ümit-korku düşündüm,
Aldı beni vesvese,
İçim doldu sis duman,
Anlayamaz hiç kimse.

Kan ağlıyor yüreğim,
Yudum yudum ızdırap,
Kulluk yoksa ben neyim,
Nefsim bunu bir bilse…

Sessiz sessiz dinlerim,
Bak dizlerim esiyor,
Şaha kalktı genlerim,
Sığmıyorum kafese.

Kavgam zorlu ve nurlu,
Pes demem zor olsa da,
Dava büyük onurlu,
Kulluk müthiş hadise…

Çektim çektim parmaklar
Doksan dokuz deyince,
Sanki nurdan ırmaklar,
Ve mevt oldu vesvese.

Hırıltıya ne gerek,
Ölümsüzlük libası,
Takva ile giyerek,
Duyuralım herkese.

Tat veriyor cefası,
Ki pahası biçilmez,
Cemalullah sefası,
Hadi Ömer Gülümse.

01.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tefekkür...

Gökkuşağı rengârenk, izliyorken semayı,
Bir yanımı ney sardı bir yanım bağlamayı
Efsunlandı her taraf, gözlerim sevdalandı
Ruhum sustu ben sustum, unuttum ağlamayı.

Tafra esti her taraf sanki iyi değildi,
Zaman içinde zaman, ifadeler eğildi
Yordam bozuk yol bozuk,suç sayıldı mimarlık
Hüzün sardı bendimi, sükûtumun sesinde
Kucakladım nefsimi, celallendim bu defa
Aşka geldi hücreler gafletin ensesinde.

Artık bırakın beni, beni bana bırakın
Şerit değiştiremem gözlerimi kapayıp
Bak yanıyor yığınlar üst üste akın akın…

Erken başladı savaş, savaş ama ne savaş
Henüz vakit çok erken, henüz erken arkadaş
Peylendi vefasızlık vefasızlık sözleri
Kime ne anlatayım fal taşıydı gözleri
Eşyaya mı takıldım, taşıyamam vebalı
Anladım ki her şey boş belki insanlık hali
Vardır elbet sebebi belki vardır bir hikmet
Yol uzun dava büyük idrak etmek marifet

Artık bırakın beni, beni bana bırakın
Şerit değiştiremem gözlerimi kapayıp
Vuslatımız derbeder,pençesinde firakın

Mağrur mağrur gülemem uzatmaya ne gerek
Izdırabım çok derin dertlerim çuval çuval
Tokatladım kavgayı davaya baş eğerek
Sizi size bıraktım düzenleyin karnaval


22 Eyl. 07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tejgere

Gülüşlerim ateşten, özlemlerim bembeyaz,
Kaç mevsimde düşlerim, kaç mevsimim kayıpta.
Asfaltın ortasında, sürükler beni poyraz,
Neden acep kaçarlar sesi duyumsayıp da.

Ölümsüzlük yok ise ölü netsin mezarı,
Matemlerle dökülür taş duvarın huzuru,
Hangi babayiğitler görünmezin göznuru,
Onsuz ölmek olur mu kokusunu duyup ta.

Gözlerim göçmen kuşu, yüzümü göçe vurdum,
Sonsuzluğa yaslanıp ufuklarda uyurdum,
Yenilgiler toplayıp garip hayaller kurdum,
Bir çukura atınız, tejgereye koyup ta

13.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tek

Kim kavuştu
Kim çeltikten çıkardı
Kim tanrılar icat etti
Sonsuzluk vapuruna kim öfke kustu

Ve kim heykeller dikti ruhunun ortasına
Kimliksiz şuursuz ve fütursuzca
Kim varlığın ve hiçliğin iskelesine
Kemen attı boylu boyunca
Usta ellerde yandı pişti
Tevbe yangınıyla

Kim sabır taşlarını kaldırım
Gözyaşlarıyla elele
Hoşgörü caddesine yürüdü
İzzet deryasına yelken açtı
Kim zillet bataklığına koştu
Kim sağır kim kör
Kim hükümlü kim hür

“Ehad” ve“Samed”
Affet beni
Affet …

12.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tekâmül

Uzaktan ses gelir, kendinden iri,
Birisi bilmem ki buna ne dese.
Durmadan uluyor kırmış zinciri,
Sükûtu yeğledim, aldı vesvese.

Şeytanla geçer hep bütün yazları,
Yüzler Nemrut gibi kıyafet düzgün.
Bir başka bu asrın düzenbazları,
İzahta kusursuz, gerçekte azgın…

Sebebi çok belki, idrâkine aç,
Mutlaka şüphesiz insanlıkta ham…
Her insan güzeldir duâya muhtaç,
Tekâmülüm çorak, daha ne yazsam…

04.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Telâşe

Ölümün son güzü ben kışındayım
Ölümsüz zamanım akışındayım
Ölümü tanımak ne büyük gerçek
Ölmeden ölmenin telaşındayım

10.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Temiz Kâğıdı

Irza angarya der şaire kâhya
Sırtüstü yatıyor çapkın sürtükler
Ayyaş sokakları neylesin ihyâ
Bu tür kahpelikler ruhu dürtükler

Şuh keskin gözleri kirli sakal tam
Siyanür yüzlere tükürür şehvet
Yer yer hep yazarım asla uslanmam
Derim hidâyet ver, ya tezden mahvet

Namussuzluk boy boy birde narası
Susmak, namlu gibi vurdu yiğidi
Aşk yok paramparça aşk maskarası
Ziftten kadavrası, temiz kâğıdı

17.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tenha Duygular

Bir kere gülümse renk renk yetecek
Büyüle bu anı naz etme gayri
Islak hüzün salma gam tüketecek
İstersen sen benden söz etme gayri

Ses ver gel arada unutma derim
Tıpkı rüya gibi hele ellerin
Sensizlik sarınca gurbet ellerin
Dumanım tütüyor köz etme gayri

Gece hep yemyeşil uykularım mor
Yine meltem sardı ruhum eriyor
Sessizce süzül git hecelere vur
Tenha duygularla hazzetme gayri

02.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Teperler

İstersen gözlerim sil ışığını
Çaresiz yüreğim esirler gibi
Islat be yüzümün kırışığını
Perçemi hüzünden nesirler gibi

Akan gözyaşına beni de sesle
Suskunca çakırkeyf günbatımında
İlan-ı aşk eyle, aynı hevesle
Nutku paramparça hilkatimin da

Cellâtta kelepçe, sevginin dili,
Sevmelerim neden, neden çeperler
Gözlerim zift gibi, zindan kandili,
Tanyeri atarken ruhum teperler

27.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Teravih

Bu akşam teravih ötesi düğün
Uzat kubbelere kollarını aç
Aşkın her cilvesi renk renk gördüğün
Şu yanan yüreğim geceye muhtaç

Her yerde bir şenlik, ben neden hüzün
Meçhule koşarım gece gündüzün
Vuslat mukadder mi belki bu güzün
Mücrim yürekleri eyler ki sertaç

10.08.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Terhis

Ellerimi bırak yüreğimden tut,
Mekânın içinde mekânı unut.
Allahın indinde engebe yoktur;
Terhisten terhise koşuyor tabut.

03.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Terk Etme Fazıl

Bir eli belirsiz (!) bir elinde org,
Antika bir sima, ne sayarsan say.
Bedbin bir ses verir, Fazıllardan kork,
Garbın kof sedası, şu şöhretli Say

Her şey ayarlanmış… Batı ya sokul,
Hiç durma yürü git! Hem madem kurtul,
Kin sızdıran kolej, apayrı okul
Nobel mi demiştin, eyvallah hay hay.

29.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Terk Etmez

Kalmadı ki takatim,
Küfrün dibine vardım.
En büyük liyâkatim,
İfşa ettim yalvardım.

Çoğu görür fark etmez,
Hiçi fark etmedikçe…
Biliniz ki terk etmez,
O’nu terk etmedikçe…

04.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Terör

Mağlup mu mahçup mu, paramparça kim,
Namussuzlar serbest, tutuklu hâkim!
Ezanlar okunur şükür nitekim,
Neylerse hayreyler elbet müstakim.

13.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tersine Yont

Kandan hatıralar, ayak bacak kol;
Ceset çardakları, kahramanlık bol!
Ruhum çiğnenmiştir caddelerimde,
İster tersine yont, ister perde ol!

19.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Teslimiyet

Kâinat denizinde emanet bir incisin,
Teslim oldunsa O’na vallahi birincisin.

09.04.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tespih

Çalış önce sonra tespihini çek,
Tespihat hatrına çalışmak gerek.
Ancak ve sadece, her şeye rağmen;
“Yâr”inin zikrini yap gizlenerek.

07.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Testi Paramparça

Hicranla iniler gönül sancağım
Bilmem bu garipten ne istedin sen
Sütunu yakuttan gül açacağım
Testi paramparça yeis dedin sen

Taşa çaldın hırsla dost sergisini
Nasıl anlatayım hem hangisini
Mozart’la değiştin aşk türküsünü
Şuursuz şaire reis dedin sen

Ne kadar sevmiştim nurlu ismini
Davama asmıştım kardeş resmini
Ben havale ettim diğer kısmını
Benimle oynadın bahis dedin sen

Hançerin ağulu ağır bu yara
Hayal edemezdim geçti ne çare
Sözlerin çilesiz Ömer biçare
Keşke görmeseydim ne istedin sen

02.01. 2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Teşviş

Onun ikliminde hoş olur işler,
Sevda olur, azık olur, aş olur.
Kurak etti şu gönlümü teşvişler,
Ariflerin gözü gönlü yaş olur.

02.07.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Teşviş

Oyun biter koşar gelir ayetler,
Sürüklenir tek tek çığlık sesleri!
Ak ve kara ve bitmeyen saatler,
Dehşet feryat halvet aşk nefesleri…

Ümit korku düşün levh-i kalemi,
Bu gün nefsin için neler söyledin?
Bu öfke ne hırs ne doğrult kelamı,
Söyle vefa bilmez söyle neyledin!

Yaklaşıyor zeval hızla ard arda,
Kim bilir belki de sırdır bu işler.
Belki idrak eder belki ilerde,
Herkes ayrı telden ayrı teşvişler…

22.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tevazu

Sanmayın ki tevazu, tevazu ağır yüktür,
Herkes benden mükemmel herkes benden büyüktür.

30.03.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tevazu

Her şey O’nu anlatır her şey O’nun izinde,
Sözler mercan dediler tevazu denizinde.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tevbe

İhlâsla kalbime yazdım ismini
Yakmışım “keşke”yle eski resmimi
Gözyaşımla yaktım günah cismini
Ya Rabbim bu gecem şüheda olsa

Kaderimi çizse tevbe kalemim
Kurbanı olurum cümle âlemin
Sükûnu sonsuzdur bitmez çilemin
Can feda can feda can feda olsa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tevbelerim

Emretti doğ dedi biz doğuverdik
Kör melûn aldattı Âdem dedemi
Hiçliği sırtlayıp defteri dürdük
Göz göre pişmanlık say ifâdemi

İmtihan pek ağır işte bu yüzden
Benimle birlikte sen gel ağla yâr
Kendimden kaçarım gece gündüzden
Nedâmet adına tevbelerim var

27.02.03 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tevbesiz

Liyâkati kuşanan kâinata tapamaz
Zorlamayın kardeşim kul tövbesiz yapamaz
Sükût ehilleri var susunuz dinleyiniz
Görenin gözlerini hiçbir perde kapamaz

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tezek

Nankörler sofrasında,sus söylemek huyumdur,
Görenlerin ikramı “edep ya hu “deyimdir.
Söz meclisten dışarı, nankör olamaz tezek;
Tezekten bir öncesi, ihtimal varsayımdır!

30.08.11

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tezel

Gerçeğin aynasında öteden gelir sesi
Rüya gibi terk etti sardı beni bir gazel
Eşinin arkasından terk etmişti annesi
Yalnızın kucağında yaşardı merhum Tezel

10.01.2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tinerci

Dinleyin ahali, dinle Başbakan!
Tinerci taht kurdu benim ülkemde,
Bu nasıl eğitim nerdedir bakan?
Çeteler kolordu benim ülkemde.

Cam fanus gösterir çeteler yiğit,
Teşvikler diziden adeta öğüt,
Utanmaz acanslar yakarlar ağıt,
Ki basiret durdu benim ülkemde.

Her haber sanırsın bir savaş günü,
Kararttık yarını, sildik bugünü,
Sokaklar bıçaklı kanlı her günü,
Çeteyi kim kurdu benim ülkemde?

Herkes bananeci, bulaşmaz ite,
Her koyun diyerek gidiyor öte,
Haykıracam artık veririm nota,
Susmuşlar lal yurdu benim ülkemde,

Bir gün kapınıza gelir canavar,
Alır bileziği, sorar kaç ayar,
Ağzına silahla tekmeyi dayar,
Söylersin ne sordu benim ülkemde.

Konuşun, susmayın, getirin dile!
Diziler eğitti bilmem ne ile,
Şişirmiş karnını içer nargile,
Nefesi bu yordu benim ülkemde.

Ömer’im geceydi, sopa gümanım,
Saldırmış tinerci, yolcuymuş hanım,
Fırladım sokağa çıksa da canım,
Asayiş çok zordu benim ülkemde.

23.08.2005

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tolerans

Hafızalar yosun tutmuş liyâkatten eser yok,
Yalan-gerçek,isli-paslı hikmet heba ve sır yok.
Tolerans mı kurşunlandı dolu dizgin peş peşe,
Yaşıyoruz mefkûresiz anlatsam da tesir yok.

17.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tophane

Erguvan kokuyor ses versin diye
Yeşil’den aşağı Tophane'ye var
Dünü düşünürüm birkaç saniye
Derin ah çekerim göğsümde huzur

Nere baksam aşk, aşk kadar çoksun
Çoklukta hiçliği bilirim amma
Nasıl anlatsam ki artık sen yoksun
Sen sönmeyen bahar, sen bir muamma

Issız günlerdeyim Micingirt ağla
Hikmetten suâl mi sebebi vardır
Türbeleri taştan kubbeler tuğla
Ölümsüz bir diyâr, anlatmak zordur

06.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Toprak

Kibirlenme be balçık,
Ben yükseğim sen alçak.
Ben olmazsam sende kim?
Sonun fani olacak.

Can Nebinin hatrına,
Ana dedim ben sana.
Ruh çıktımı nitekim,
Ne topraksın ne ana..

Ne toprağım ne çamur,
Ne okyanus ne yağmur.
Ben insanım hem nurum,
Ki ölümsüz bir ömür.

Sinirlenme be dostum,
Elbisem oldun astım,
Yeter taşıdım seni,
Ver ruhumu al postun.

Dinle ey yorgun umman!
Ne can kaldı ne canan.
Gel Hak için pişelim,
Dağlar pamuk olmadan.

21 02 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Toprak Yığınız

Mezarım çevirin ot gevenlerden,
Bir ardıç bir söğüt,biraz mor yaprak...
Savurun küllerim merdivenlerden;
Zamana sürüyüp az ağlayarak...

Dağ taş aşk verirdi ruhuma huzur,
Kekik kokularım es buhur buhur.

Ölümsüzlük meğer ölmekmiş dünden;
Günbegün aklımı aklım öteler.
Kefenim ak olsun, koyunyününden,
Helvamı yiyorken gelsin keteler.

Hayat bir imtihan, ümit korku nur,
Kekik kokularım, es buhur buhur.

Bizim köyde mermer uzun ince sal,
Öldü ne yazık ki yok Halis usta.
Bu şehirde ölüm, cin peri masal,
Uhrevi name yok, tutulan yasta.

Hüznün huzmeleri içime vurur,
Kekik kokularım, es buhur buhur

İstemem mozaik istemem mermer,
Toprağı yığınız biraz engebe.
Üstünde siz olun altında Ömer,
Cürmümü toplayın verin sebebe.

05.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tozlu Dosya

Gözyaşlarım taş duvar
ifâdem mahpushane
şiirlerim ölümcül
heceler benden
rüsva

Koşarım tramvaysız
rüyalar uzun bacak
gecelerim ruhsatsız
peşimde aşk hışımı
burnum da
ter kokusu

Tütsüler koparıyor
yazgılar eğiriyorum
yer yer pusatsız

ve zihnim ve zihnim
tozlu dosya

07.03.03 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


Tökezler

Ruhani derin hisler, aşk sarardı şiiri,
Yorgun ihtiyar gibi, düşe kalka inlerdim.
Karanlık sokaklarda getirirdim tekbiri,
Ve peşinden tökezler, savrulur gülümserdim.

23.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tövbekâr

Dün başka bir gündü bugünde varım
Sahilsiz bir derya zararım karım
Rüya gibi her an, tasavvur üstü
Vakitle kavgalı bir tövbekârım

20.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tuğlalar

Rüya gibi halim gecelerim mor
Süzülüyorum

Donakalılır ruhum renklerimi gör
Eziliyorum

Senle bir acayıp sensizlikten zor
Sızılıyorum

Bambaşka musiki, belki beyaz nur
Yazılıyorum

Düştükçe tuğlalar ömrü bana sor
Azalıyorum

Zamanın hazzıyla fecir geliyor
Bozuluyorum

29.12.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tut Elimden

Gözyaşlarım ateşinde yeşerir
Mecnun gibi boş dağlara ağlarım
Ateş söner dört biryana dem verir
Yokluğunu yokluğuma bağlarım

Muhabbetin merhem olur yarama
Engebeler engebeyi öteler
Çile varsa büyük vuslat var ama
Yokuş biraz aşılmıyor tepeler

Gözlerimi gözlerinle boya can
Ve diz çöküp yakınına varmışım
Bu aç ruhum güzelliğe doya can
Sensizliğin kollarında durmuşum

Son şafakta markatına al beni
Korkarım ki başka köye koyarlar
Tut elimden efkârıma sal beni
Sen almazsan sensizlikte yuyarlar

17.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tuttuğumsun

Tanyerinde mehtâbım, gözyaşımda buğumsun,
İffetinde gizlenen, seyrangâhım kuğumsun.
Hasretimde teberrük, cigaramda dumanım;
Yüreğinden kıstırıp, elinden tuttuğumsun!

20.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tutuldum

Hüzünle değiştim gülüşlerimi,
Bir seher vaktiydi ben beni buldum.
Tasaya boyadım mor düşlerimi,
Aczimi geceye serdim kurtuldum.
Hüzünle değiştim gülüşlerimi,
Bir seher vaktiydi ben beni buldum.

Bir kaşık bir nazar ruh ve beden tok,
İhsanın böylesi başka yerde yok,
Sancılı sözlerim delisi pek çok,
Kapandım “keşke”ye durdum kul oldum
Bir kaşık bir nazar ruh ve beden tok,
İhsanın böylesi başka yerde yok,

Dahası emanet değmez harama,
O eşsiz çeşmeden koy matarama,
Firdevs’i iklimi görmek zor amma;
Dirilten güzeli gördüm tutuldum.
Dahası emanet değmez harama,
O eşsiz çeşmeden koy matarama,

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tuz Ak

Sünnet sıhhat ve mutlak,
Sebze yeşil, un tuz ak,
İfrit cine ne gerek,
Şeker tuzak un tuzak...

12.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tüketecek

Her vakit duvarımdan hasret düşüyor tek tek
Biri gelip dokunsa ağlamama yetecek
Taş kalpleri bırakıp göğsümü tutuyorum
Kör olası zamanlar vuslatı tüketecek

05.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Türk Polisi

Yeri göğü kuşatır, eşitlik hakkaniyet,
Dürüstlük ikliminde, ak harman Türk polisi.
Mazisi kahramanlık şiarıdır hürriyet,
Sonsuz türkü besteler kahraman Türk polisi.

Özgürlük karakteri milli ruhun ocağı,
Güven huzur müjdeler şefkat tüter sancağı.
O hizmet süvarisi kimsesizler kucağı,
Çakmak gibi yetişir her zaman Türk polisi.

O dadaştır, yörüktür, o bizdendir, sıradan,
O efedir efe hey, o seymen Ankara’dan!
O Köroğlu, o Ferhat nasip etmiş Yaradan,
Yaralı gönüllere tercüman Türk polisi...

Dağ gibi iradesi, Yunus gibi yüreği,
Ya İstiklal, Ya Ölüm bükülemez bileği,
Vatanımın çatısı, bayrağımın direği,
Uygarlık vadisinde pek yaman Türk polisi.

O gazidir, o şehit, o şahadet diyarı,
Merhamet fedaisi, vefanın yadigârı.
Yurtta Sulh, Cihanda Sulh emniyetin çınarı,
Tüm renklerle el ele hür vicdan Türk Polisi.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Türkistan

Soyumun kokusu eser serinden,
Güneşi batmayan şehir Türkistan
El açıp öpseydim eşiklerinden,
Cennetten fışkıran nehir Türkistan…

Firdevs’i Rudeki ünlü Farabi,
Kadizade Rumi İbn-i Arabî,
Yusuf Has Hacip’i renk renk türabi,
Sonsuza hülyâlı şiir Türkistan...

Evlad-ı Resulün Pir-i Türkistan,
Kusam bin Abbas’ın nuru Türkistan,
Divani lugati’n yeri Türkistan,
Semerkand aksanlı şair Türkistan.

Hece mana vatan müthiş ifade
Turan bölgesinde pir Vahapzade
Sessizce terk etti böyleymiş vade
Her taşı Bahtiyar şehir Türkistan

Muhammedi ışık tarihe inat,
Gönül sultanları sana emanet,
Ey Hiva! Ey Yesi! Buhara Taşkent,
Dört mevsim gül kokan bayır Türkistan.

28.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Türkiye'm

Hep sulha koşuyor ceddim ve zaman
Maziyle bezenmiş üç beş kahraman
Anam ülkem canan ülkem
Hakkı’n sesi
Türkiye’m

Efsunlu iklimi büyülü harman
Ötenin sırrına yaslandı cihan
Özel ülkem güzel ülkem
Var bestesi
Türkiye’m

Doğu batı güney kuzey ürüşan
Al yazmalı mevsim iklim zernişan
Benim ülkem canım ülkem
Bir secdesi
Türkiye’m

Sen ne güzel Fatih Yavuz Emir Han
Sarpa sardı ilim edep aşk divan
Bayrak ülkem sancak ülkem
Sır perdesi
Türkiye’m

Edirne Erzincan Sinop Ardahan
Bu vatan bu vatan eşsiz bu vatan
Yüce ülkem koca ülkem
Aşk kürsüsü
Türkiye’m

Bakü Beyrut Yemen Bosna Filistin
Kafkas Ural Sina Doğu Türkistan
Yuvam ülkem davam ülkem
Her zerresi
Türkiye’m

Süvarisi Hızır mevziler Lokman
Cepheden cepheye dağlar tercuman
Yaman ülkem güman ülkem
Gurbet hissi
Türkiye’m

Ben neyim ben neyim ben hep perişan
Çarpıyor alnıma paye şan nişan
Rüyam ülkem hülyam ülkem
Ve ertesi
Türkiye’m

22.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tütsüler

Loş tapınaklarda kutsandı sözler,
Adeta nasipsiz kafakağıdı…
Masalsı törenler oynaşan kızlar,
Matem konçertosu verdi ağıtı.

Epeyce düşündüm uzaktı dinden,
Sözü gergefledi sesiz derinden,
Yaldızlı duvarlar dehşet Karun’dan,
Özü yitirilmiş asrın tağutu.

Başında bilmem ne boynunda yular,
Şirk ile bezeli köhne duygular.
Sorarım tersine akar mı sular?
İdrâki tütsüler sürer öğütü.

28.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Tüy Gibi

Elemli eyledin ney gibi bizi
Seni anlatamam ifade çok zor
Rengine gizle gel yâr ikimizi
Ölümsüz renklerin soldurmadan ver

Gözlerin yaş senin hüznün gizi var
Sevinç gözyaşların kime yağacak
Olmuşum tüy gibi vuslat izi var
Ayaz yüreğime güneş doğacak

11.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ufacıktım

Çokluğumu düşünüp, ben açlığa acıktım;
“Zan”nım iri kocaman, insandan ufacıktım.
Yiyip içip uyumak, hayvani bir mahvoluş,
Yok mudur telafisi, cürmü ifşaya çıktım!

03.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ufuğu Kararmış

Dert değil benimki başka ızdırap,
Beşikten mezara kulluk ikrarım.
Şöhrete ram etme Ya Yab pür harap,
Sığındım Yezdan’a bitti inkârım.

Çatladı sineler buna feryadım,
Ufuğu kararmış mevt adım adım,
Ürperdim yutkundum artık sormadım,
Edebi yırtmıştı yapmadım yorum.

Şairlik taslıyor kirli heceler,
Ölümsüz nağmeyi sattı cüceler,
Susmayın konuşun koşun geceler,
Susmaktan yoruldum lakin bizarım.

Yaz hele Ekinci yaz perde perde,
Gösteriş taht kurmuş vefa yerlerde,
Az kaldı hesaba belki mahşerde,
Hak bilmez alnına Hak Hak yazarım…

07.01.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ufuk

Apayrı âlemde her şey silindi,
Ufuksuz ufukta kaybolup gittim.
Yoklukla birebir aynı filimdi,
Varlığın elini ittikçe ittim.

09.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ufukta

Bu nasıl hasretlik düştü peşime,
Kafamda helezon o günden beri.
Dağın yamacında ruhum işi ne,
Yemyeşil dolaşır duygu çemberi.

Tıpkı Ferhat gibi yüküm çok ağır,
Her halim sırtımda yüreğim zar zar.
Bağırdım rüyada bağır ha bağır,
Her gecem nedense hep onu arar.

Yok, olmaz zamanla ufukta diyor,
O hâlâ sinemde sükût peyledim.
Kalbim ürperirken şafak giriyor,
Ben onu gönlüme gönül eyledim.

06.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ulu Cami

Avlusuna girdim abdest alınca,
Sinem çalkalandı seher vaktinde.
Bakıştık imamla huşu gelince
Gece dalgalandı seher vaktinde.

Yer yer Emir Sultan ön safta durmuş,
Alnı seccadede Mekke’yi görmüş,
Nice kahramanlar cana can vermiş,
Ruhum çalkalandı seher vaktinde.

Kimler geldi geçti kimler secdede,
Aklım firar etti gitti ecdada,
Seni anlatamaz şiir ve kıta,
Devlet belgelendi seher vaktinde.

Aşkın tüm verası,Molla Fenari,
Somuncu ilk imam erlerin eri,
Üftade müezzin Bilal tek piri,
Bursa hatmelendi seher vaktinde.

Süleyman Çelebi gönül imamı,
Yıldırım Beyazıt, Emir Sultanı,
Hızır aşk içi içe, şahittir cami,
Tevhit sergilendi seher vaktinde,

Ulu cami konuş, konuş tarihten,
Gidelim maziye fecirde gel sen,
Ah Ulu Cami Ah! Derdimi bilsen,
Yaşlar halkalandı seher vaktinde.

Uhrevi bakış sen, duruşun ulu,
Öttürdün bülbülü güldürdün gülü,
Osmanlı sendedir ihtişam dolu
Yer gök duygulandı seher vaktinde

04 08 2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ulu Divan

Yüzümüzü yakarışa açalım
Takdir O’nun müstehakı verecek
Ulu Divan tek varışa açalım
Güz yürekler nevbaharı görecek

Karakışı deviriyor mor dağlar
Sokakları ne meltemler saracak
Kaç asırdır ak yürekler kan ağlar
Silkindik ya ol mührünü vuracak

Sürdüm atı mahyalaşan diyâra
İhtimal ki tez zamanda varacak
Sahipsiz mi hak ve batıl ak kara
Kitap gibi yaprak yaprak soracak

Beklenen gün yakın, uzak diyemem
Sanma daha birkaç asır sürecek
Zihnim delik deşik mızrak diyemem
Mızrak değil beni cürmüm gerecek

Hiçbir yere benzetemem o günü
Zârif ruhum çok hâyaller kuracak
Bekliyorum artık sonsuz sükûnu
Korkuyorum titrek kalbim duracak

30.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Uludağ

Ferhat’ın sağdıcı dağlardır madem;
Sendedir yüreğim sende iradem.
Gelinlik giyersin Şirin’e inat,
Sevdaya bulandı, zâr zâr ifadem.

Yeşille ayırdım moru karadan,
Ne güzel yaratmış seni yaratan.
Mazinin kolları sende Uludağ,
Bağrında yatanlar seni aratan.

Gözyaşı güzeldir hârında derim
Muzdarip ruhuma ahenk isterim
Suskun derelerin yamacım öper
Seninle çevrili sevinç kederim.

30.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Unutma

İçim hep kasırga tutsak etmiş gam,
Sinem delik deşik, çekil be adam!
Ve ömür çok kısa unutma sakın,
Ruhum hep ızdırap eyvah da yaşam.

07.06.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Unutmuş Gibi

akşam bir günü daha atıyor
tasasız önyargısız
ve alnından öperek

bense zaman tarlasında
hırs yarışında
ölü gömleğini çıkarmış
kaçıyorum kendimden

akşam dingin ben yorgun
gece zifiri

bağırıyorum güneşe
haykırıyorum tutup
yiğitliğin yakasından

ölümsüzlük coğrafyasını
unutmuş gibiyim
unutmuş
gibi…

10.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Unuttum

Büyüklüğüm yaman, idrâken açım,
Yüreğim renkleri kibrin cümbüşü!
İnsanlığa ait renge muhtacım,
Menzile koşmaktır er yürüyüşü.

Hem böyle süremez ölünceye dek;
Benlikle yürümek şeytanının işi…
Ruhumu dövüyor kafamda dibek,
Duanıza katın bu çilekeşi.

Taklit tekâmülüm yakıcı tandır,
Takdiri unutup; tedbirden tuttum.
Şüpheniz olmasın bu yol hüsrandır,
Akıbeti azap günü unuttum.

29.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Unuttun

Bakışları efsunlum, neden gözlerin yosun,
Unuttun mu sen beni, yoksa sevmiyor musun?

19.01.2007

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Usul Oldu

Faiz usül oldu edep ar dizde,
Mârifet, ihânet, sır ifşâ bizde.
Terk edemeyenler hiç öğünmesin;
Sesleniş aranmaz kirli benizde!

23.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Utanıyorum

Ağlamamız sahte isyan eder yaş,
Kibriya’ya bakıp utanıyorum.
Yavrular ölüyor,mevt yavaş yavaş,
Zivanadan çıkıp utanıyorum.

Önünde tabutun kamera açık,
Hain eşkıyaya şehit der kaçık,
Kıpkızıl bayrağı şöhretten uçuk,
Ciğerimi yakıp utanıyorum.

2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Uyan

Ey akıl sahibi dünya fanidir,
Unutma Bâkî’yi unutulursun.
Sultan Süleymanlar nerde hanidir,
Ektiğin ne ise onu bulursun.

Nefisler görkemli kalkmış atağa,
Vehbi Koç nerede ve Sakıp ağa,
Hesapsız kitapsız yatma yatağa,
Nasıl yaşar isen öyle ölürsün.

Bu gün Allah için ne yaptı özüm?
Biz ölümün her gâh, ölüm de bizim,
Son nefeste Mevla ak etsin yüzüm,
Sırat meclisine sefit gelirsin.

Kendime feryadım kendime ahım,
Kulluk vazifemdir dua silahım,
Affeyle Allahım affet Allahım,
Sen Affedicisin affı seversin.

27.12.2005 Bursa

Sefit: Beyaz, ak

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Uyan Micingirt

Sahte sâmimiyet renklerimi yer,
Aklıma hükmedip gel sırtıma bin.
Zorlu serüveni yazmaksa hüner,
Yazıyorum işte, avun ve sevin.

Ensemizde tufan ki inancım tüm,
Tenhâ vakitlere yaptığım yorum.
Merhametsiz vehim acı tebessüm,
Düşündüm kendimce ne bekliyorum.

Neslin ruhunu gör sokağa bak ta;
Mantık alev alev ben gibi haydût!
İzzet ayakaltı, zillet tabakta,
Bozmuşuz âhengi her bir köşe put.

Ben benden kaçarım gölgem sağımda,
İfâdem pek bozuk cürmeder her an.
Ve aşktan habersiz, aşk dudağımda,
Korkarım vuslatım bugünden virân.

Milletçe el ele gelin beraber,
Bismillâh yazalım hemen her yana.
Çile bürünelim gözyaşı yer yer,
Ezelden ebede bütün cihâna.

Rüya mı benim ki anlat gel hele
Enkazı anlatmaz derin vaazlar
Milli bir ruh gerek, darb-ı mesele
Yobaz der yaftalar gider gammazlar

Yüreğimle yazdım, biraz acele,
Geçmişle iç içe çok sözlerim var.
Uyuma Micingirt, uyan kalk hele;
Semâvi ülkeye esiyor rüzgâr!

18.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Uyandır

Alnında akıtma aşk şaha kalktı
Yokuşun dibin de asâ var gibi
Kişnedi yokuşa,nara bıraktı
Bir beyaz efsane asırlar gibi

Tıpkı bir süvari silah belinde
Yüzünü çevirir gözleri buğu
Hakk’ın emaresi nakşı alnında
Uyansın uyuyan, vurun yumruğu

Şahlan be bu gemi batmasın gardaş
Küfrü çekip duran zincir kırılsın
Uyandır maziyi yatmasın gardaş
Nesli ceditlerin mührü vurulsun

27.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Uyandırmayın

Zaman kımıldanır dokunur mihnet,
Sökükler arttıkça sitem salarım.
Beynimden akanı dinle bir zahmet,
Hüzne hep koşuyor dakikalarım.

Çingene yanakta yaş olup aksam,
Bulutsuz iklimler istemiyorum!
Sokaksız metinde ben hep uyaksam,
Söyletme, her söze söz demiyorum.

Gâh elim ayağım gâh yüzümsünüz,
Ben zaten köz gibi, siz yandırmayın.
İkindi mevsimim, songüzümsünüz,
Uykusuz masaldan uyandırmayın.

04.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Uzağım

Yine gönlüm buğulu
Gözyaşım Hadisinden
Kalbim ağlar ağulu
Uzağım Vadisinden

İrade yok ezilmiş
Su sızar çatısından
Ölü gibi süzülmüş
Doğusu batısından

Hangi zeval gördüğüm
Kıpkızıl katısından
Dört biryanım kördüğüm
Haber yok atisinden

Hicran ruhum ütüler
Yanmışım ütüsünden
Tutsak etti kötüler
Tutsağım kötüsünden

Uyu Micingirt uyu
Zevk eyle yatısından
Yeis sardı uykuyu
Büsbütün katisinden

01.11.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Uzaklardaki Yiğit

Çileyle yüz yüze onun sabahı
Hüzün katarında çok uzaklarda
Gönül bezemektir derdi silahı
Hortlaklar saldırır sarsar ard arda

Açıyor elini göğe bu yiğit
Çileli sevdanın ana rengiyle
Nasıl anlatsam ki ölümsüz vakit
Yer-gök maşuk olmuş nur ahengiyle

Yaşları benzersiz apayrı yerden
Bir ışık yakmış ki müthiş mi müthiş
Vazgeçmiş eşyadan sıladan serden
Dizginler atını yetiş ha yetiş

Gözyaşı iklimi içini yakan...
Kıtalar ötesi hıçkırıkları,
Bitimsiz bir sevda yaşlardaki kan
Dertlidir mızrabı ve kırıkları

Bir yiğit ağlıyor hazan sesiyle
Koşuyor peş peşe idrak edenler
Ötenin türküsü ve bestesiyle
Dönmüyor kervandan koşup gidenler

Yaşları kendimden gizlesem bile
Micingirt içimde hasret kalacak
Muasır bizimdir düşmüştür dile
Gelecek bizimdir bizim olacak

07.10.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üç Harfli

Aniden döndüm durdum,
Yutkundum ve oturdum.

Mahşeri kalabalık, çığlıklar yükseliyor,
Şaşkın şaşkın bakıştık, hepsi beni bekliyor,
Ayaklarım tutuldu, adeta emekliyor,
Meğer üç harfli bunlar.

Uçarak yetiştiler,
İnanın müthiştiler.

Üç ihlâs bir fatiha, salâvatı getirdim,
Ter bastı karanlıkta yutkunarak bitirdim,
Celallendim bir anda, şükür ucuz kurtuldum,
Çarpıyordu efsunlar.

1976 Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üç Hilal

Mesafeler at sırtında karnaval
Kanat takıp zirvelere koşturdum
Yürüyorum kaç kıtada kaç Hilal
Ülke ülke kıta kıta coşturdum.
Doğu-Batı üç kıtada Üç Hilal
Mesafeler at sırtında karnaval
Mavi rüyam yitik şarkım Üç Hilal.
İzzet zillet hak ve batıl Haç-Hilal
Zümrüt tepe ulu şafak Üç Hilal

Behey şaşkın kime inat bu ne hal!
Izdırap yok izzet cüda boş verdin
Yürüyorum kaç kıtada kaç Hilal
Ateş düştü yaralarım deştirdin
Doğu-Batı üç kıtada Üç Hilal
Behey şaşkın kime inat bu ne hal!
Mavi rüyam yitik şarkım Üç Hilal
İzzet zillet hak ve batıl Haç-Hilal
Zümrüt tepe ulu şafak Üç Hilal

Sen Fatihsin sen Hamzasın sen Bilal
İrem bağı Hira Dağı aşk yurdun
Yürüyorum kaç kıtada kaç hilal
Öze dönmek füsunlu şey hoş durdum
Doğu-Batı üç kıtada Üç Hilal
Sen Fatihsin sen Hamzasın sen Bilal
Mavi rüyam yitik şarkım Üç Hilal
İzzet zillet hak ve batıl Haç-Hilal
Zümrüt tepe ulu şafak Üç Hilal

29.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ümit

Ümîtvârım imit var, umut Furkan bilirim,
Dava büyük, yol uzun; mazlumlar medet bekler…
Kol gezse de Nemrutlar İbrahimle gelirim,
Şakıyacak bülbüller, gül kokacak çiçekler…

13.12.2005 Bursa


M.Fatih Öztarsu Bey e ithafımdır

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ümmetin Kandilleri

Küfrün silemediği, ışıktan süvariler
Hakk’ın biatlileri, ümmetin kandilleri
Ve asrın seslenişi, ölmezler ki diriler
Zâtın umutluları, ümmetin kandilleri

Hüsrana uğrayanı bırakmazlar yüzüstü,
Zaman içinde zaman, ziyâ tasavvur üstü,
İbret aşk sükût seyir, hâli hâlime esti,
Gerçeğin kutluları ümmetin kandilleri….

Onlar altın silsile,onlar güçlü seslenir,
Mertebeler ötesi, ötelerden beslenir,
Zıtları cem ederek, hakikate yaslanır,
Asrın buutluları, ümmetin kandilleri…

Tasavvufun bahçesi, kalbimdesin demektir,
Sermayesi hâl olup, hiçliği istemektir,
Yârinin takdirine mazhar olan emektir,
Kânaât mutluları, ümmettin kandilleri.

Ve aşkın ötesinde, gerçek aşk erenlerin,
Sıdk ihata marifet, görmeden görenlerin,
Biliniz ki yüce aşk, almadan verenlerin,
Aşkın kanatlıları, ümmetin kandilleri…

Semerkant’tan Yesi’ye, Kafkasya’dan Asya’ya,
Buhar’dan Taşkent’e, Türkistan, Avrasya’ya,
Muhyiddin A’rabi’den, Gavs-ı Sani babaya,
Çilenin atlıları, ümmetin kandilleri…

13.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ürktüğüm

Her insan dünyada yüzen yolcudur
Renk renk mümin kâfir sağcı solcudur
Çoktan terk eylemiş usta çırağı
Devamlı sürette karambolcudur

İnan inanmayan bambaşka şenlik
İlim ve siyaset her şey yârenlik
İnsandan insana hürmet esastır
Beni cüce etti bendeki benlik

O’nu kalpte tutmak gaye olmalı
Faiz alış-veriş tükeniş hâli
Ve nefs terbiyesi zaman pek kısa
Ecnebi çoğaldı aşk ithal malı

Kadeh masa başı davette beyim
Hayıra pek uzak şerre gebeyim
Kadın erkek gibi edepten öksüz
Sokaklar bir başka ben başka şeyim

Anarşi cinayet çözdükçe düğüm
Zillet yıllandırıp içtim bir güğüm
Müslüman hor hakir inkâr diz boyu
Günâhtan ziyâde fitne ürktüğüm

30.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ürperiyorum

İffet tutuşurken zillet yeşerir,
Söyleyin tükeniş yok mu ufukta!
Her an utancımdan gayyalar erir,
Ağla hey gözlerim ağla şafakta.

Neyin matemi bu anlayan anlar,
Yer yer yakalıyor derin hıçkırık.
Gece rüzgâr hüzün, sessizlik inler,
Yolcu mecnun gibi yollar pek kırık.

Hem cennet kokusu kadın erine,
Aslında hususi bir izahı var.
Emânet denildi kendilerine,
Yârin solukları başka ne arar.

Hüzün yağar yine, gam deriyorum,
Yorgun yüreğime kızıl kan damlar.
Düşündükçe hepten ürperiyorum,
Ruhumu eşiyor çağdaş yamyamlar!

24.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üslûp

Senin ile sensizlik,hoş üslûp ne kadar zor,
Mahrem bilmez sineler artık beni yoruyor.

22.10.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üstada

Üstada

Ben ne Çemberlitaş’ta büyüdüm
Nede Amerikan koleji okudum

Fransız kolejini hiç görmedim
Bahriye Mektebi mi?

İsmini duyunca
Osmanlı aklıma gelir
Birde sen

Ondan mı seviyorum
Acaba seni…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üstatlar

Nede çok üstad var bizde bir sürü,
Üstatlar türettik içten vurdular.
Gizemli kuruluş üstad vapuru(!)
Düşündüm acaba niye kurdular?

28.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üstatlık Uhuvvet

Sarsılmış basiret tahkiri illet,
Vehimle tahakküm zihin karışık.
Biz aynı dindeniz ve aynı millet,
Veyl oldu dostluklar beyin karışık.

Alev alev bakış kinin narından,
Gönlüm viran oldu kaygım derinden,
Usandım yazmaktan ve de yorumdan,
Düşünce çıldırdı huyun karışık.

Kuvvet birliktedir hepsi birdiler,
Dostluktan ziyade gönül kırdılar,
Şiir değil dostlar hüzün verdiler,
Hezeyan ok gibi yayın karışık.

Mevlana darılır göster hilimi,
Ve çok izledik çok! Biz bu filimi,
Şairlik bu ise kesin dilimi,
Kelamlar nefs ile beyin karışık.

Şahsiymiş nazımlar duydum ki meğer
Kul hakkı zillettir bilinse eğer,
Edip,şair, şiir ölüm kaç ayar?
Üstatlık uhuvvet! Neyin karışık!

18.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üstüme Yoktur

Huzurunda mıyım, ey yüce takdir;
Neyin peşindeyim, söz etmek nedir.
Gafletten kurtuluş, arayış haktır,
Müspette bendedir, menfi bendedir.

Dere dağ çeşmeler, inkâr hileler,
Şükrün sofrasında nankörler toktur.
Anbean zulam da kör kafileler,
Afâki her hece zehirli oktur.

Bakma, mısra mısra aranıyorum,
Ben’lik pazarında üstüme yoktur.
Sizce de ben nasıl görünüyorum,
Avam ve ahmağa, kılavuz çoktur.

15.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üzdük Onu

ah edemedik hayıflanamadık
çoban olamadık
üzdük onu
üzdük...

o çoban ki
ruhunda aşk sözünde vefa
gözyaşları kevser
pervaz etti çöllerde
koştu insanlığın efendisine
ya biz ne bir damla yaş
ne ötenin sevdası
ah edemedik
hayıflanamadık
üzdük onu

el değmedik mahrem
iniltisiz sokak bırakmadık
savrulduk rahatın velvelesiyle
gazel bile olamadık yorgun poyraza
ah edemedik
hayıflanamadık
çoban olamadık...

üzdük onu
“Medine’nin Gülü”nü
hem neyimiz eksik ki
saldık kendimizi
işvenin kucağına
unuttuk hüzünlü tepeleri
sönmeyen gecelerde
ah edemedik
hayıflanamadık
üzdük onu
üzdük...

10.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Üzülme

Üzülme beklide döner o günler
Manalı türküler göründü bile
Ötenin aşkıyla yandı sürgünler
Tuzaklar hileler ey dost nafile
Tekrardan dönecek nurlu sürgünler

Es hele sessizce es deli rüzgâr
Duyur sinelere o altın çağı
O nurlu iklimden bize yadigâr
Ümidin şafağı ve sabrın dağı
Besteye güfteye söze yadigâr

Yeniden bir şafak nasip mukadder
Bekledim yıllarca bir ömür boyu
Apayrı solukla ölene kadar
Sinirli hülyayla çektim ok yayı
Mağripten maşrığa gülene kadar

05.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vadiye Çevirdim

Güzeller dolaşır renk renk bezenmiş
Bir şeyin neşvesi bu durumları
Bu defa büyüsü ruhuma sinmiş
Vadiye çevirdim uçurumları

Bir şeyler fısıldar belki ıraktan
Ümitsiz değilim var emaresi
Bu bir ay parçası adeta Haktan
Esiyor içime soluğu sesi

Dur beni bekleyen gönlümün yâri
Heyecan bürünmüş mor pembe renkten
Ben ise çileli hüzün diyârı
Hazan yamaçlarım sardı yürekten

Aniden rast geldi acep ne arar
Düşündüm sessizce derinliğine
Uzaktan uzağa aşk beni sarar
Gizledim rüzgârın serinliğine

17.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vah Kalır

Kurban et yemek değil! Mangal olur haliyle,
Sevabından ziyade, vah kalır vebaliyle…

05.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vahşi’nin Ödülü

Sen kin, nefret ürünü sen akrebin dilisin,
Zehrin kursaklarında, sen Zerdüşt’ün külüsün.
Sen Batı avlusunda,emir kulu zincirli;
Sen Hamza’nın düşmanı, Vahşi’nin ödülüsün!

10.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vampir

Vampir bakışlılar, sırtlan dişliler,
Sanmayın zulmünüz kalır yerlerde!
Mazlumun sillesi tarihten siler,
Belki az ötede, belki siperde...

Kucak açtı kucak ecdat dün size,
Çıldırın arsızlar! Yağdırın füze,
Sanmayın zulmünüz baki sonsuza,
Tarih tekerrürde, gör perde perde.

Yüreğim yanıyor her gece her gün,
Kimisi kan revan kimisi sürgün,
Sorulacak elbet hesabı bir gün,
Birazı yakında biraz mahşerde...

Kör olmuş insanlık sağır sağduyu,
Nemruttan ders almış Firavun huyu,
Tankın paletleri böler uykuyu,
Bir eli Washington bir eli şerde.

Birleşmiş Milletler izleyip durur,
Kan içer canavar! İçer kudurur,
Annenin karnında körpeyi vurur,
Mezara hasret yatar yerlerde...

21.07.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vampir Bebekler Ve Böbrekler

Vampirler ve sırtlanlar, bebekler ve köpekler…
Rüyamıdır gerçek mi az ötede gördüğüm?
Hey insanlık nerdesin! Bilmem daha ne bekler…
Utandım gözyaşımdan, duygularım kördüğüm.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Var Elbet

Ne mutlu kendinde olabilene,
Özünde hâkikat ehil var elbet.
Görmek var perdeyi bilebilene,
Tespite muhâlif câhil var elbet.

İzzet ene akıl ben’in ne hâlde,
Varışsa son nokta an’ın ne hâlde,
Sır ifşâ tefekkür zânnın ne hâlde,
Sonsuzluğa yüzen sâhil var elbet.

Var mı başka kapı micingirt söyle,
Dön kendini tanı gitmez hep böyle,
Ebedi hüsran mı Ya Rab! Affeyle,
Keşke tarlasında tahıl var elbet.

26.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Var Ya

İçimde yükselen duygular var ya,
Şiirsel çağıltı, yorgun ve kıraç…
O bahtsız sineler Leyla yakar ya,
Ben sana ben sana hep sana muhtaç.

09.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Varlık

“ Varlık ”
İdrak ve ötesi, hu Allah’ım hu
Süratim artıyor başım eğince
Perdeyi kaldırır vuslat duygusu
Yüreğim toprağa taşa değince

Gerçekte taş benim toprakta benim
Günahım eriyor gök gürleyince
Ruhuma nakşolmuş gerçek bedenim
Bedene yer yoktur ayrıl deyince

Edep gözün gönlün tokluğundandır
Şükrün ifadesi yokluk duyunca
Yöneliş varlığın yokluğundandır
Hâl makam hâkikat, gassal soyunca

13.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vasıta

Sıra sıra hüzün, bir yığın toprak;
Arada bir gidip mezarlara bak!
Şeklin ötesine olur vasıta,
Her an seni bekler ölünceye dek.


02.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vasiyet

Mevsimi gelince emri ilahi,
Ne olur dostlarım duaya sarın.
Okunsun yasinler, çalsın ilahi,
Güllerle bezeyin Hızır’a verin.

Bilmem ki vasiyet nedendir erken,
Gençliğe güvenip var hele derken,
Düşündüm ukbayı birden giderken,
Ansızın ölürsem nazara verin.

Ağlaşma istemem sevmem avazı,
Toplansın kurbanlar etsin niyazı,
İstemem mezarda dünyalık sözü,
Her türlü kelamı hazara verin.

Canlarım bakışıp beni ararken,
Ecelin kokusu ruhum sararken,
Azrail ruhumu candan alırken,
Nağme-i ezkârla gül-zara verin.

Uzatın kıbleye sarın upuzun,
Atın kucağına atın sonsuzun,
Gözlerim kapalı son defa süzün,
İbretle seyredin mezara verin.

Uhrevi sarsıntı çıkmaz feryadım,
Şefaat imdadım Kul Ömer adım,
Tövbe-i Nasuhla vuslat muradım,
Yemyeşil ayazda huzura verin.

16.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vatan Bir

Ben Türk doğdum lakin doğduğum zaman
Kavim, kavim olduk geldik dünyaya
“Üstünlük takvada ” buyurdu Kurân
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır

Lakin soyum şanlı yer gök seslenir
Mazi şaha kalkar sema süslenir
Lehçeler rengârenk vatan beslenir
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır

Şırnak’ta Hasan’ım Sinop’ta Cihan
Tunceli ezelden benim sol yanım
Temel’im Rize’de Laz’ım Sultanım
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır

Biz bir bağız lakin ırklar çiçektir
Bir millet soyumuz ve de gerçektir
Nifaktır ayrılık dur geçecektir
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır

Doğudan batıya Edirne Van’a
Şehit verdik şehit senle vatana
İşte Çanakkale, yatar yan yana
Ben Türk'üm, Türk asabiyet bühtandır

Kim İbrahim soyu Zerdüşt ne hâşâ
Taş gelir dile taş bak utan taşa
Şehit yazar şehit akan göz yaşa
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır

Ben Mecnun’um Ömer vatan Leyla der
Vatan bir millet bir vallah böyle der
Haramdır ayrılık ayet öyle der
Ben Türk'üm Türk, asabiyet bühtandır.

28.08.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vatanım Benim

Nifak zuhur etmiş sakın aldanma
Velvele kuşanmış dost kılığında
Meşveret yok karışıklık muamma
Başladı gerginlik nifak yoldadır

Ümit kuşanmıştık kursakta kalan
Mevhum malüm basın kökünden yalan
Hıyanet kol gezer edecek talan
Hainlik revaçta baykuş dildedir

Sağ, sol, laz, kürt birdir bunu bilmeli
Ayrılık yok Ömer birlik olmalı
Vatan için basın renksiz kalmalı
Lakin şebek gibi dörtbir daldadır

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vazedilen

Günler geçip gider vakit hep sancı,
Gözlerim geride bir şeyler arar.
Vazedilen kime, kime Ekinci,
Bu vurdumduymazlık daha ne kadar…

Uzayıp gider mi, zaman tekliyor,
Yer yer matemler var, ecel bekliyor,
Seni ateşlere kim itekliyor,
Hem böyle değildin sende bir hâl var.

23.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vazetmem

İzândan soyunuk abartmaları
Bu tür dürtüleri asla hazzetmem
Hayret der tefekkür kabartmaları
Seyri hatırlatır sükûn vazetmem

13.03.13 – Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ve Çark Etti

Yarım asır meydan meydan, anam bacım buyurdu,
Şapka düştü kel göründü, ne bu celal bu telaş?
Ve çark etti böyük baba, terk et diyor bu yurdu,
Ağır laftır taşıyamam, yok farz eyle arkadaş.

Ve gençliğim heba oldu, sayenizde koş ha koş,
Ne hırs bitti ne koşunuz, sisli girdap boşa koş,
Ki yolculuk çok zor artık, siz mecalsiz yol yokuş,
Boşa zaman harcayamam, insaf eyle arkadaş

Her şey benim edasında, duayendir ustadır,
Hırs bürümüş göz kararmış, ombudsmanım hastadır,
Ezan bayrak salıvermiş, vatanıyla küstedir,
Ben vatansız yaşayamam, sen terk eyle arkadaş! ...

28.07.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ve Defteri Dürüldü

Hem adalet herkese,
Her ruha, her nefese...

Ne oldu da bir anda,
İşler karıştı Van’da?

Derin, konu çok derin,
İhraç ettik aferin.

Yargı mı? Ben gülüyorum,
Umarım, diliyorum…

İşte bu kadar çözdük,
Biz oynadık biz yazdık,

Hem özgürlük te neymiş?
Yasalar bahaneymiş.

Suç savcıdan soruldu,
Ki basiret kör oldu.

Uyuyun siz uyuyun!
Onlar kussun siz yuyun,

Kalem sivri görüldü,
Ve defteri dürüldü.

İmralıdan uluyor!
Köpek bize gülüyor...

Lakin ümidim kırık,
Yine tuttu hıçkırık.

İzan sağır ve sersem,
Bilmem ki ben ne desem?


24.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ve Hep Sen

Doymuyor ki ne versen
Devri âdemden beri
Yerler gökler ve hep sen
Ve hep sen aç serseri

Ahu vahım var ettin
Gözlerimi kör ettin
Kaç yuvayı karartın
Götürün zift neferi

İnliyorum gülmeden
Ölüyorum ölmeden
Ürper artık gel madem
Nefsin zifir çemberi

07.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ve Karar Kesin

Secdeye dururum ulu nizamdır,
Yanan kor ateşsem bundan sana ne.
Örtü islamdandır imanım tamdır,
Tespihte bir taşsam bundan sana ne?

Var oluş sebebim, yakamı bırak,
Namazdan, oruçtan, zekâttan ırak,
İrtica hortlatıp çaldın çıngırak,
Hak için sarhoşsam bundan sana ne?

Ülke tehlikede hemen fişleyin,
Her türlü melanet şeri işleyin,
Önce hortumlayın sonra haşlayın,
Sıcacık bir aşsam bundan sana ne?

Bu nasıl tufandır ruhum gerilir,
Sinirler şahlanır şevkim kırılır,
Mazlumun sillesi böğrün vurulur,
Efeysem, dadaşsam bundan sana ne,

Taht kurdu kızıllık ciğerim yanar,
Ürperir vücudum vicdanım kanar,
İfritler çoğalmış sırtıma biner,
Kuruyan göz yaşsam bundan sana ne?

Bu ülke benimdir herkes kardeşim,
Açar kapatırım sana ne başım!
Örtsem de açsam da çağdaş yurttaşım,
Ben deli olmuşsam bundan sana ne?

Ayıpmış baş örtmek Ömer ne desin,
Asiller buyurmuş ve karar kesin,
Nerdesin adalet hani nerdesin!
Yazmalı bir başsam bundan sana ne?

15.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ve Sadece

Cennetle müjdeli hangi bayanlar
Ancak ve sadece O’nu duyanlar
Gerçek sevgi sır ve iffeti bilip
Kalbi dudağında aşk yaşayanlar

26.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ve Yozlaşmış Duygular

Yaza yaza usandım
Yutkun yutkun tıkandım

Boğulsam da billahi
Yazacağım vallahi

Yinede yazacağım
Beynine kazacağım

Nine ana ve torun
Üç kişilik oturum

Dinleyin nur nineyi
Yüzü nur Cemileyi

Torunları henüz toy
Mini etek kısa boy

Ağladı da ağladı
Ciğerini dağladı

Dinleyen kim nineyi
Babayı ve anayı

Herkes başına buyruk
Bir boynuz yok bir kuyruk

Beyden izin alındı
Diskoteğe gelindi

Sahte sevgi eğlence
Bak hele bak, bak gence

Eğlenceye geçildi
Tüm herzeler içildi

Derken akşam olmuştu
Ayşen flört bulmuştu

Abi Yunus göründü
Ki akıllı torundu

Sinirle gör kükredi
Kendide herze yedi

Müsebbibi gelindi
Hayâ böyle delindi

Arif evin reisi
Bilmem neyin seyisi

Akşam oldu bekleyiş
Nine şaşmış bu ne iş

Zehir olmuş yuvası
Kursağında duası

Gidilmiş sanki harbe
Darbe üstüne darbe

Aldatılmış bir gençlik
Dur diyen yok dur gençlik

Ki geldi acı haber
Bebesiyle beraber

Ayşen ölmüş ve gebe
Anne kızar sebebe

Unutmuştu suçunu
Torununu piçini

Memur kütükten sildi
Bu ne bahtsız nesildi

Ayşen kızı yudular
Bebesiyle koydular

Et dua et be ninem
Elemle doldu sinem

Bir nesili soydular
Ve yozlaşmış duygular

Nur yürekli dost ve kardeşim yazar Sabiha Ateş Alpat Hanımefendinin “yozlaşmış duygular” romanına ithafımdır...

15.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vebâl

Benlik nedir enâniyet bıçağı
Samimiyet bahçesine erseniz
Hiçlik açar muhâbbetin çiçeği
Nankörlük bu hiçlik nedir derseniz

Huzur sevgi aşktan alır rengini
Sükût hâli bir sofiden sorsanız
Kim söndürür bu bendeki yangını
Duman tüter her nereme vursanız

Teslim olsam huzuruna ermeden
Gereğince bana akıl verseniz
Münker Nekir sorgu suâl sormadan
Vebâl büyük gülüp seyrederseniz

27.12.12 Bursa
_________________'Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.' (Tirmizî)

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vebâlimsin

Seninle beraber içimde huzur
İç içe tutunmuş tek dalımsın sen
İçten ağlamalar kalbim yoruyor
Sonsuza yürüyen mecalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Seninle kesilse bu ömrün hızı
Sihirli duyulmaz masalımsın sen
Vuslat mehabeti kaplamış bizi
Ömrümün son vakti, zevalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Hele de o mahzun bakışın var ya
Vuslata uzanan hâl elimsın sen
Mahmur bakışların köpüren derya
Kaderin sunduğu helâlimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Ne mutlu vebâlin olabilene
Dünya ve ahiret moralimsin sen
Aşkı ifşa edip hele gel bana
Renkli bir ceylanım, yâr alımsın sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Yakarış kavuşmak, dua vesile
Huzur sevgi hayret her hâlimsin sen
Aşkta vuslat gizli, sevgide çile
Sükût-i lisanım delalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Sema yıldız ışık renk renk giyinmiş
Yalnızlık çiçeğim ve balımsın sen
Seyri güzellikler, ruhuna inmiş
Bedenim şuurum, hayalimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

Her şeye rağmen terk var gerçekte
Matemim matemin melalimsin sen
Mevla gizlemiştir vuslatı terkte
Sen esen rüzgârım zülâlimsin sen
Hayâlim helâlim, vebâlimsin sen

13.06.11 Bursa

13.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vefa

Çevirdim yüzümü bu sabah erken,
Sütunu vefadan surlar aradım.
Bir sonsuz yolcu ki daha var derken,
Yarene götüren yarlar aradım.

Kattılar ihtiras naralarına,
Bugünü kaybettim belki yarına,
Atın cesedimi aşkın harına,
Bağrımı dağlayan pirler aradım.

İfritin ağında benim canlarım,
Ve gurur dağında benim canlarım,
Nefsin kucağında benim canlarım,
Tokmağı öteden mirler aradım.

Sevgiyi yol ettim kendime göre,
Sabırdan dağ yaptım şefkatten dere,
Edepten gelenek barıştan töre,
Furkan’dan yadigâr yerler aradım

Kırk yıllık saatim fark ettim bugün,
Ömer i Ömer’e terk ettim bugün,
Vefasız görünce çark ettim bugün,
Cemale götüren erler aradım.

Bursa -2006

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vefasız

Fetva buyururum ben benden beter
Sokak can pazarı çarkım vefasız
Ak nizam yoluna emek ter ister
Hoşgörüm nüansım farkım vefasız

Çevir değirmeni sonsuz diyâra
Ne getirdim derim bilmem o yâre
Mısralar sis duman hece kapkara
Şiir oldu evim barkım vefasız

Gafletim pek derin yaşım masamda
Rahmet rüzgârları sonsuz desem de
Bey paşa hürmeti pişti kâsem de
Hurafe taht kurdu kırkım vefasız.

Zemheri gibiyim bakıp hâlime
Epeyce meylettim arsız ilime
Şeytan şerbet sürdü sanki dilime
Dilim inkisâr da korkum vefasız.

Kapayıp gözümü düşündüm birden
Tevbe çekiyorum Lütf-i Kebir’den
Ümit kesilir mi gözeten Bir’den
Irmağım hep dolu arkım vefasız.

14.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vehim

Vehim vehim vehim,vehim bitmiyor
Bıktım bu ufuksuz düşüncelerden.
Dar hacimsiz zevat,balans tutmuyor
Vehim kaldı vehim dev cücelerden

Ezelden ebede bu yol ne ince,
Sırlarla örülü gün gibi berrak
Bilinmezler yok,ilham gelince,
Vatan ezan namus ibrişim bayrak

Ben sevdim çok sevdim bu yolculuğu
O’nun her şey O’nun, biz siz hep O’nun
Yer gök taş toprak ay neyin soluğu,
Ah aç gözlü nefsim, vuslat mı sonun?

30.05.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vehimler Gibi

Hakikati yaşa dinle âyeti
Biliniz ki tedbir sadakatte var
İnsandan insana fark nihâyeti
Gerçek samimiyet kimden yadigâr

Susun ve dinleyin yaşayın her an
Tasavvuf kalp ile mutmayın neki
Diri tutunuz der kalbi yaratan
İnsanlık ölmüştür ölse birteki

Misaller görür mü aşkın işini
Çok şeyler kararttı maddenin eli
Şer ile bezetti sır verişini
Korkarım sonunda ağır bedeli

Mutlak akıbet ne idrâk et dur da
Hüsran ehli bekler gayyanın dibi
Hayâl hep başka yok şer kafalarda
Varlıkla yokluğu vehimler gibi

14.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Velhasıl

Hüznümü kavrayıp attım hazara,
Beni içimdeki esir güldürür.
Arada gülümser saran manzara,
Hasret hıçkırığı bir bir öldürür.

Yalnızlık benimle her şey engebe,
Masmavi çokluklar neşeler sizin.
Tutsak nağmelerim zamana gebe,
Sessiz itiyorum sezdirmeksizin.

Derken gizlemişim sırra sırrını,
Yok’u varda gördüm, varlığı yokta.
Yaşanan bu ömrü bu gün yarını,
Velhasıl akıbet, belli son nokta…

10.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vergi

Bu okul, bu köprü
Silah uçaklar,
Emekle yoğrulmuş
Vergilerdendir

Kitaplar defterler,
Atlas bayraklar
Vergiyle örülmüş,
Örgülerdendir

Vergi pek mukaddes,
Vergi yaren yâr…
Vergiden kaçmak mı?
Yergilerdendir.

Şevk ile bir ömür,
Ser diyar diyar.
Vergi en muhteşem,
Sergilerdendir.

Hak hukuk servet mal,
Genç ve ihtiyar
Vergi dört mevsim,
Övgülerdendir.

Vergim tam dosdoğru,
Ülkem bahtiyar.
Vergiler ölümsüz,
Ordulardandır.

18.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vergimizi Verelim

Vergi bizim büyümüz
Dört mevsim her şeyimiz
Asfalt olsun köyümüz
Vergimizi verelim

Vergi veren can verir
Güzel ülkem yeşerir
Yokluk gider taş erir
Vergimizi verelim

Vergi güzel ifade
Vergi sevda aşk bade
Haydi, bana müsaade
Vergimizi verelim

20.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Versem Toprağa

Şiir bana benzer belki bir biçim
Mânayı irdele görürsün asıl
Azap, uyarı var şairler için
Dilim lal kesilir olsam muttasıl

Ahenkle bindirir şeytan atına
Hicranla doldurur sefertasını
Kör şaşı baktırır kâinatına
Peşinden yedirir şer lokmasını

Önce kendim dedim sonra şiiri
Mâtem sarmaladı bilmem ki neden
Kelime söz hece hesap her biri
İlhâmı tüketsem cürüm etmeden

Lafın çirkinliği sus insan eti
Bu ay rahmet ayı ölüye sağa
Nereye saklasam şu emaneti
Sükûta boyayıp versem toprağa

04.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vesile

Vesileye hissettir, koş kendine bu sene,
Prangadan boşanıp, o iklime gelsene.
Hedef büyük gaflet pek, öte ufukta bahar,
Taptaze bir his ile aşk ve vuslat desene.

23.09.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vesile

Nefsine yapışarak zevk safa gidiyorsun,
Zevk u safa bir yana yaşıyorum diyorsun.
Vesileyi unuttun gidiş seni boğacak,
Çılgınlık bu terk eyle yahu ne ediyorsun!

26.02.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vesselam

Bir ben kalsam bir kalem,
Yine de yazacağım.
Varlık O’nun vesselam,
Hem neyi sezeceğim?

Bu yöndedir kararım,
Kâra döndü zararım,
Pür âşıklar ararım,
Aşkıyla yüzeceğim.

İlkbaharlar, songüzler,
Ne gece, ne gündüzler,
Ne yokuşlar, ne düzler,
Zamanı gezeceğim.

Bir beste var dilimde,
Hem dinde hem bilimde,
Sonsuzluk ikliminde,
Besteler dizeceğim.

Kahramanım kahraman,
Her devirde her zaman,
Deş tarihim tercüman,
Tarihi kazacağım.

Sibirya’ya sürseler,
Paslı çeper örseler,
Dört biryandan ürseler,
Yine de yazacağım.

19.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vur Beni Kadın

Sensiz gecelerim ölüm varlığı
Seni bekliyorum sar beni kadın
Sende peyda ettim ihtiyarlığı
Dile düşmüşlere sor beni kadın

O gözlerin benden aldı rengini
Sen bulmuşsun bende dengi dengini
Hem sevda tanımaz fakir zengini
Umutsuz aşkınla yor beni kadın

Ne eski köşküm var ne yıkık hamam
Kör olsun gözlerim tamam de tamam
Vuslat dalgaları söyle ne zaman
Azapsız günüm yok gör beni kadın

Ömür tükeniyor nağmenin dibi
İsmin yutkunurum mecnunlar gibi
Ölmeden öldürme sensiz edibi
Eriyip gitmeden vur beni kadın

Avutmaz dörtlükler yaş oldu elli
Varlıkta yokluğun belli besbelli
Benimki olmasın kuru teselli
Sensizlik ömrümü yer beni kadın

09.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vurgun Gibiydin

Nur topu bebeğin büyümüş meğer,
Gösterdin uzaktan dargın gibiydin.
Edepli bakışın dünyaya değer,
Dertleri sırtlamış yorgun gibiydin.

Mor pembe günleri unutsam keşke,
Yönümü çevirdim uhrevi aşka,
İffetin endamın bakışın başka,
Selamı verince kırgın gibiydin.

Tebessüm edince biraz hislendim,
Yıllarca gönlümde “kurban” seslendim,
Himmetle sabrettim aşkla beslendim,
Tüllendi sessizlik durgun gibiydin,

Ne dedi bu mecnun bilmem ki küstün,
Dua et deyince bir ara sustun,
Kardeşçe dertleştik poyrazca estin,
Hüzünle burkuldum gergin gibiydin.

Ekinci tükendim bak perde perde,
Mevla düşürmesin Lokmansız derde,
Şifaa’yı aradım zamansız yerde,
Elveda deyişin… Vurgun gibiydin.

31.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vurgunum

Vurgunum ben tıpkı Kerem misâli,
Toprağa yaprağa taşa vurgunum.
Dokunuşlar vardır yoktur emsâli,
Dertleri nasırlı yaşa vurgunum.

Ömrümü uzattım ulu davâya,
Koşturamam artık nefsi hevâya,
Bir avuç aşk ektim deli sevdaya,
Secdeyi titreten başa vurgunum

Durgun vakitlerde öten boruya,
Gergefi peteğe saran arıya,
Yaşam şehvetinde o zor soruya,
Âlemin hasreti beşe vurgunum.

Süvâri bekleyen küheylanlara,
Ölümü kuşatan Alparslan’lara,
Vurgunum yarına, kutlu dünlere,
Kubbesi çöl kokan taşa vurgunum.

Kara sevda belki taptâze diyâr,
Kaderi koynunda ikliminde yâr,
İki gözü çeşme Rabia’lar var,
İffet abîdesi eşe vurgunum

Sözlerim mülteci solmakta sesim,
Lisan-ı hâfi mi acep nefesim,
Nerdesin ıstırap, nerdesin âsım,
Son ilkbahar, güze, kışa vurgunum.

25.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuruldum Geldim

Kıraç toprakların delisiyim ben,
Sanma ışıltıya vuruldum geldim.
Gergefli kilimin çilesiyim ben,
Mevsimsiz düşlere sarıldım geldim.

Deme ha sebep ne, sebeplerim yok,
Uzan başucuma sevincime bak,
Hiçin helezonu öyle bir ufuk,
Seni heceleyip yoruldum geldim

Yağmurlar yağınca gel beni işit,
Desem ki bir hayal deme sen ümit,
Beraber olunca uzaklara git,
Ben senin gönlünde görüldüm geldim

Bir ben varım şimdi bir kırık testi,
Gurbet yağmurları içime esti,
İzahı tarifsiz başka hevesti,
Sığmaz ışığına kör oldum geldim

Bırak hem sen beni, kendini dinle,
Sükûnun sayhası, sabrım seninle,
Sensiz korkuları vur gözlerinle,
Kuşkusuz sen için vuruldum geldim.

07.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat

Gönül vadisini ask ile ıslat,
Tohumun ask ise hasadın vuslat.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat

Bir başka sükûn var her hecesinde,
Manalar geliyor derin mi derin.
Kendimi görmüştüm bercestesinde,
Füsunlu incisi ses verenlerin...

Olanlar rüyada kalır mı acep,
Sessizce süzülüp gelir mi acep,
Hep uzak hep uzak olur mu acep,
Sevinç hüzün eşya aşk görenlerin...

Bakışı manalı gözleri hüzün,
İçime süzülür sezdirmeksizin,
İhtimal var mıdır belki bu güzün,
Belki de tam vuslat sabredenlerin.

11.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Çiçekleri

Nasıl seviyorum hele bir bilsen,
Beni bana bırak elden sor beni.
Gölgesiz gecede naz ile gel sen;
Sürç-ü lisan etsem hâlden sor beni.

Sakın haram sürme dişe dudağa,
Vuslat çiçekleri eksek bu bağa.
Resmini asarım ta Uludağ’a,
Efsuni yemyeşil şaldan sor beni.

Bu bir sitem değil belki amandır,
Bir leyla ararım hayli zamandır,
Duyuyor musun can, gel bari kandır,
Gözlerini sakla tülden sor beni.

Hep seni yazmışım bir kırık kalem,
Sen benim her şeyim sen dünya âlem,
Yetiş rüsva etme öl de ben ölem,
Umutsuz bir hasta kuldan sor beni.

Hâlimi arz ettim gelirim söz de,
Sevdanın ahı var ağlayan gözde,
Yaram pek amansız yine bu güzde,
Mavzer gibi yaktın külden sor beni.

18.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Deme

Vuslat deme uhrevisiz her aşka
Geceleri ses gelirdi derinden
İçimdeki fısıltılar bambaşka
Hissiyatın kopup gelir yerinden

Sırlı rüya unutamam hisleri
Hüzün nevhaları içimde zar zar
Sana versem içimdeki sesleri
Ümit kuytularım ensende yaşar

09.12.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Duygusu

Çöle serap yağmur susayana su,
Çok canı yok etti yokluk korkusu.
Sükûtta hararet,çığlıkta sükûn;
Tarifsiz yanıştır, vuslat duygusu.

06.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Göründü

İçimde bir başka derin sevinç var
Şükürle bezeyim hemen ben bunu
Onun kulağına üfülde rüzgâr
Benimle birlikte sonsuz sükûnu

Süzülüp dolaşır kim bilir nerde
Belki de hissetti her an gün boyu
Kuğu gibi gelip ifşa ederde
Mısralar arası saran tutkuyu

Ömürdür gözleri tenha karası
Her hali masmavi ufuklara denk
Tıpkı su serpmekte damla arası
Bakışı sımsıkı suskun rengârenk

Rüyaya dökülmüş şimdilik usu
Işıktan bir güzel rüya haliyle
Her gece delinir serin uykusu
Ruhumu tırmalar zarif eliyle

Mihraptan kayıyor şiire vurmuş
Sözleri yemyeşil siteme döndü
Bir şeyler unutup aşka oturmuş
Nur yüzü silindi vuslat göründü

20.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Nağmeleri

Mahzun gözlerine kurban olduğum
Gözyaşım ateşi söndü seninle
Sen bendesin yüreğim sen bildiğim
Pervaz eder ruhun döner benimle

Yamaca yürüdük kaldırımlar taş
Sessizce beraber git diyene dek
Yeşil bürümüştü beni arkadaş
Ben bir yorgun yolcu sense kelebek

Göz göze gelmiştik yanağında ter
Zümrüdî bakışın durgun elemli
O sendeki hüzün bana da yeter
Vuslat nağmeleri renginden belli

11.04.11 Busa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Öpüşleri

Şeffaf bakışlarla birçok kelime,
Zamanı kuşatıp sürdü dilime.
Vuslat öpüşleri süzülen vakit,
Ecel bana koşar ben ecelime.

07.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Perdesi

Aklıma gelince malum yolculuk
Sanki dizlerimin feri kesilir
Belki de taşımaz beni bu soluk
Pörsüyüp vücudum deri kesilir

Yalnızlık atladı düştü önüme,
Hortlaklar toplandı dört bir yanıma,
Titredim sessizce girdim inime,
Sevenler terk eder,soru kesilir.

Dinleyin mevtalar duyun O sesi,
Kapıya dayamış bekler herkesi,
Ölmeden ölmekmiş vuslat perdesi!
Ötede güzeller peri kesilir.

02.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Sarığı

“Eriyen erendir” der ehli kâmil,
An olur nazar aşk gizinde olur.
Hivâ,Yesî,Taşkent,nedir Şeyh Şâmil,
O’na giden yollar izinde olur.

Kulun râbıtası sonun merağı,
İnancın renkleri közünde olur.
Seherde sarmalar vuslat sarığı,
Ve kutlu arayış özünde olur

Azaptır kendine, kulun kendisi,
Çehrenin zifiri hazzında olur.
Lâkayt her sine ne efendisi,
Çılgınlık cinneti vâzında olur.

İçim hep burkuntu yaş oldu elli,
Yanış tek birinin dizinde olur.
Sonun tesellisi nabzımdan belli,
Dönüş tekbirinin bezinde olur.

Getir salâvatı, zirâ bir satır,
Uhrevi derinlik sözünde olur.
Korkutan gerçeği kim hatırlatır.
Belki de bir veli gözünde olur.

05.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Vakti

Kapayın gündüzü, söndürün sönsün,
Ben yâre varmışım bir vuslat vakti.
Yeşeren hislerim gece görünsün,
Yâr bana küllenmiş közü bıraktı.

16.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslat Ver

Aşkta akıl iflâs, aşk ürkek ceylan,
Bir şehri kuşatır, dünyayı yer yer.
Adeta eriyen mum gibi her an,
Bazen de cân verir canını ister.

Aşk nedir mecnun kim Leyla ne söyle,
Belki de hep yanmak, yanmak hep böyle,
Allah’ım gayeyi hayırlı eyle,
Sabır ve metânet birde vuslât ver.

23.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslatım

Alev alev içim meçhuller sardı
Izdırâp içinde sunuyorum ben
Vuslatın başında sonsuzluk vardı
Mavi sahillerde donuyorum ben

Vuslat aşk nerede ben neredeyim
Dalgalar arası cenderedeyim
İzanı kör eden penceredeyim
Vicdanları titrer sanıyorum ben

Kuytu hayallerim süslü heceler
Vefasız bir ömür ve de geceler
Makamlar rütbeler şuh dereceler
Türküsüz korolar sunuyorum ben

Kökünde ensemin cürümler bekler
Hicran tarlasında bitmez dilekler
Vefasız bir ömür ruhsuz emekler
Tutsağım kendimce bunuyorum ben

Mısraları dizer ahkâm keserim
Sonsuza ulaşmak varsa eserim
Azrail gelince bilmem ne derim
Vakit üfledikçe sönüyorum ben

Uyan Ömer uyan yürü iz olsun
Ürper silkin ve kalk sözün söz olsun
Yıka gözyaşınla yüzün yüz olsun
Kalbim göz göz olmuş kanıyorum ben

14.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslatın Ahengiyle

İffetin bahçesinde hayâ ile diz dize,
Yüreğime yürüyen nur sevgili isterim.
Vuslatın ahengiyle, bana ait biz bize,
Bakışını koruyan hür sevgili isterim.

Kuğu gibi süzülen kâkülleri örtülü,
Duyguları rengârenk ruhu bana örgülü,
Sevdaları tılsımlı, tâ ezelden görgülü,
Beni benle yaşayan yâr sevgili isterim.

Tebessüm soluklayan, mest eden bakışıyla,
Üfül üfül her lahza cenneti kokuşuyla,
Güzelliği solmayan ruhuma akışıyla,
Çözülüşe kapalı, zor sevgili isterim.

Boğum boğum sevdamı yüreğinde hisseden,
Seccademde gözyaşım, gözlerimde rakseden,
Tutuşunca el ele yıldızlara akseden,
Leyla’yı kıskandıran bir sevgili isterim.

Yürekten o nağmeler vermem asla cihana,
Hem gönlüme yavuklu hem yavruma nur ana,
Sevinç-hüzün göz göze, yeminliyim Kuran’a,
Başkasını görmeyen pir sevgili isterim.

Cilve nedir istemem! İstemem ben işveli,
Alev alev sokaklar kırıtırlar neşveli,
Raksa gelmiş yosmalar Avrupa’dan şiveli,
İffeti soluklayan nur sevgili isterim.

12.10.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Vuslatin Busesi

Tüllenir nagmesi gelir rengârenk,
Hüzünden güftesi bizim sevdamiz.
Tilsimli orkestra ask hevenk hevenk,
Ötenin bestesi bizim sevdamiz.

Içime akseder ask perde perde,
Bir türkü söylenir hemen her yerde,
Kimse ayiramaz bizi mahserde,
Dost eder herkesi bizim sevdamiz.

Içtim yudum yudum iffet sirmali,
Sanki ceylan gezer gözler sürmeli,
Sevdamiz çileli çile sarmali,
Vuslatin busesi bizim sevdamiz.

Uzanir sonsuza akan gözyasim,
Gözlerim kamasti yine bir hosum,
Sevdaya sevdali yanmis pismisim,
Leylanin nefesi bizim sevdamiz.

25.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ya Bâkî entel Bâkî

Hesapsız ızdıraplar, ene ene demekten,
Var mıdır telafisi, yılgınlıklar erken mi?
Yaşamayı unuttum, eceli beklemekten;
Kıble aşk yönelişler, ölüme yatarken mi?

Tenha gecelerim de, amel rızayı sordu,
Söz etmeyi bırakıp, emr-i rızaya durdum.
Sınırsızlık at başı, şirk beni zorluyordu;
Yusuf’u hatırlayıp, aşka uyanıyordum.

Hayaller ve gerçekler, göz odur ki sil baştan,
Anlayamadıklarım, hiçi görene ayan.
Muhakemem dağınık, kavrıyorum yavaştan,
Ya Bâkî entel Bâkî zikrimi noktalayan…

18.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ya Hayy

Her yer tefekküre koşar bu ayda
Hakkın seslenişi yer gök Hayy Hay’da
Ve “Hayy” diyebilmek feragat ister
Bedbahtsam gafilsem körsem ne fayda

20.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ya Rab

Ey yokluktan var eden, biz kaygısız deliyiz,
Şaşkın şevksiz gayesiz, küpesiz küpeliyiz…

Nefsimizin elinde, bilmem nasıl kulmuşuz,
Ve basiret kör olmuş ne idik ne olmuşuz.

Ahvalimiz perişan Müslüman’dır adımız,
Beşeriz günahkârız, tövbedir muradımız.

Bu keşmekeş içinde Ya Rab senden inayet,
Sen Gafursun Sen Hadi, Rabbim Senden hidayet.

11.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaban

Sahile bir adım dizili şarap,
Boğayla bakışır sarhoş Garnie,
Şişeler bezenmiş gönüller harap,
İsmiyle cismiyle yaban Garnie.

Yemek mi meze mi her şey curcuna,
Görünüş ihtişam içi çok fena,
Encamın karanlık ne desem sana,
Umutlar kokuşmuş çıban Garnie.

Sevmedi garnie bizleri tabi,
Barmen büklüm büklüm, gariban sabi,
Buyur der efendim nazik hitabı,
Akıttın gencime veban Garnie.

Kadıköy Kadıköy sitemim sana,
Dön bir maziye bak bir de vicdana,
Zor olur hesabın vallah Yezdan’a,
Olmuşsun gençliğe kapan Garnie.

Kahreder zıtlıklar eylerim beyan,
Katletmiş kültürü akıla ziyan,
Şaşırdım sarsıldım Allaha ayan,
Hicrandır yaydığın hicran Garnie.

Konuştu Binatlı edepti sesi,
Titredi Garnie var mı ötesi,
Yeisle gerildi kafamın tası,
Simsiyah şişeler zeban Garnie.

Gönül dostlarımla sanki bir rüya,
Ne gösteriş vardı ne de bir riya,
Çok yabancısın sen şanlı maziye
Ve olamazsın sen mekân Garnie.

Şiirle şahlandı “Edip Kalemler”
Nur saçtı bakışlar bitti elemler,
İrfan deryasıydı Ömer gelenler,
Neye hizmet kime çaban Garnie?

19.12.2005 Bursa / Garnie- Kadıköy

Garnie- Kadıköy

18.12 2005 tarihinde Kadıköy Garnie Restaurant Cafebar şairler toplantısında tüm katılan şair dostlarıma saygılarımı sunarım. Boğa heykeliyle bakışan Garnie Restaurant Cafebar’a değil ama içindeki görevlilere de teşekkür eder ülkemizin en güzide yerlerini yabancı isimlerle ve yabancı kültürlerle adeta yabancılaştığını hicranla yaşayarak tekrar hatırlatır saygılar sunarım…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaban Arısı

Nesilleri köksüz köpek sürüsü
Kime ne anlatsam bizden birisi (!)
Bir çirkef ki sorma kökünden cüda
Yerli bal yapar mı yaban arısı!

18.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yabancı

Ben tarihe uzak… Tarih bana yad,
Hangimiz yabancı kalk hele ecdat.

29.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yağlı Sicim

Düşündüm hamalı, yağlı sicimle
Tükeniş başladı bütün gücümle
Kurtuluş tek hitap, işte o cümle
Sen affedicisin, affı seversin...

15.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yağmur

Her taraf sebil sebil
Yağmur geldi coşarak
Râhmet pınarındandır
Yudum yudum düşerek

Yer gök rayiha kokar
Solukları eşerek
Cennet gibi yeşerdi
Çoraklara koşarak

Yıkandı günahlarım
Gözyaşımla pişerek
Vuslata erdi toprak
Yağmurla karışarak

Can verdi damar damar
Rüzgâra dalaşarak
Bülbüller ötüşüyor
Güllere barışarak

Aval aval bakıyor
Ömer buna şaşarak
Ne var ki şaşılacak
Gör perdeyi aşarak

22.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yağmur Gibi

Geceme eser mi târifsiz rüzgâr,
Tedbir ve takdirler gerçekte denge.
Dirilten çeşmeler tasavvufta var,
Senide kaptırdım aynı âhenge.

Sen bana vakıfsın ondandır yağman,
Aynen yağmur gibi sırtımdan öptün.
Zamana sarıldın her şeye rağmen,
Yıkanmış vadide yeşil köpüktün.

09.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yak Beni

Göm kalbine boşluğun parmaklarını
dinle kendini üzüntüdesin
tükür öpücükleri
aşkın çekirdeğine
eri tüken
yok ol

Kanat gözyaşlarımdan başla
yıllanmış oluyorum sensiz
enkaz şiirler
ve ben

Dinle kendini artık üzüntüdesin
salıver güzelliklerini
gel zaptet beni
yak beni serinlet
erit tüket yok et
yak beni
yak

11.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yak Gözlerinle

Ejderhalar sarar sensiz beni can
Zaman unutulur yalnız seninle
Cezbeler okurum koyu heyecan
Dizine bağlayıp yak gözlerinle

Sükûn gamzeleri karşında durdum
Istırap hep beni uğurlamakta
Muhabbet koklayıp hep seni sordum
Kendime geleyim bir defa bak da

20.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yalan

Dinleyin kardeşler, tarif edeyim
Yiğidi överek göçürür yalan
Köpükten ihtişam başka ne deyim
Mahşerde gayyaya uçurur yalan

Şeytanın silahı münafık hali
Hep şerden hoşlanır ballıdır dili
Diken göstermektir güzelim gülü
Günbegün salyalar kaçırır yalan

Yalan müflis eder ağayı beyi
Sonunda cefa var yakar yüreği
Yassıdan sonra mevt, düşer direği
Bacayı boğaza geçirir yalan

Yalan cemiyette mekân bulmuşsa
Doğru yalan, yalan doğru olmuşsa
Şöhretle iç içe kalbe girmişse
Hayatın zehrini içirir yalan

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yalnızlık

Mevsimin akışı içime sindi
İzdırap zamana benimle indi
Aşk değil heceler tek saltanatım
Vurmayla yok olmaz yokluğun bendi

13.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yalvardım

Sözlerim taş gibi yüreğim yufka
Basit görmeyiniz olmasam dâhi
Dört yanım yaş olur bakınca ufka
Ne zor bir ihânet ifşa vallâhi

Bilmem yüzümdeki perde ne demek
İfade istemem başka tarif et
Boynumu titretir yakasız gömlek
İki ayrı yerde olmak mârifet

Dinle seslenişi kalk dedi namaz
Hesabın vasfına yatarken vardım
Her şeye rağmen hâlâ anlamaz
Ancak ve sadece sustum yalvardım

22.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yandı Züleyha

Çölün ortasında Yusuf bir vaha,
Görünce cemali yandı Züleyha.
İffetin reddeden cazibesiyle,
Sığındı vuslata zindan aşk ceza.

07.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yangın Çığlıkları

Azgın rüyalarım geceyi deler
Sükûtun sesleri farkı yok oktan
Etrafa bakınca gövdem sendeler
Sapsarı pörsümüş gözlerim çoktan

Tasvire demeyin bu neyin nesi
Ben sizden biriyim benzerim size
Budala etmiştir zaman züppesi
Şiirler yazarım gece gündüze

Sebepsiz hüzünler sürdüm dilime
İhtiyar vakitler toplarım yer yer
Söz yamyam yavrusu, ağır kelime
Nedense kavimler aklıma eser

Sayfalar dolusu anlatsam bile
Meramım karışık öteden yana
Ehemmiyet anlat gel de câhile
Kös kös muallâkta yatan yatana

Kahpe sokağında iffet ar ara
Çalım şuh, azıya almıştır gemi
Yangın çığlıkları bendeki nâra
Puştlara ayırdım bütün gecemi

05.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yanık Hüzün

İçime dökülür ruhun anbean
Kahreden sessizlik başlar feryada
Hislerin söktüğü şeydi haykıran
Mest eden çehrenle yetiş imdada

Bir tatlı tebessüm uzun uzun bak
Gözlerin içine kendimi saldım
Bahtımı büyüle yazgıyı bırak
Düşlerin düşledim hep kalakaldım

Şiir yüreğime hece hece git
Yanık hüzün sarmış yine her yanı
Belki bir tevekkül belki de ümit
Aşkın defterine kaydet bu anı

30.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yanış

Benlikteysen sabır gerek buyurmuş
Sabırsızlar basitlikte uyurmuş
Hakkın dersi aşk oduyla yanıştır
Yananlara gerçek sırrı duyurmuş

10.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yapayalnız

Sensiz yine yaslanmışım bir dağa,
Senin ile sen-ben yazdım yaprağa.
Yapayalnız rüya bu ya ikimiz,
Sığınmışım Veysel gibi toprağa.

30.12.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yâr

Ne kadar samimi hakikatsin yâr
Gözyaşı peyledin sen benim için
Hasret sütunları senden yadigâr
Mor türkü söyledin hem benim için

Yorgun gecelerde ateş hârımsın
Ellerin elimde helal yârimsin
Vuslata efsunlu sitemkârımsın
Ahuzâr eyledin dem benim için

Ne kadar muhtacım canım demeye
Masum bir iltifat nağme nağmeye
Gözlerim al götür gülümsemeye
Sen beni neyledin can benim için

21.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yâr

Yâr zülfüne yaş dökerek
Çisil çisil süzülüyor
İltifat et hem ne gerek
Bak dizlerim çözülüyor

Aşk yaşların akışında
Sonsuzluk var bakışında
Üç heceyim nakışında
Buram buram seziliyor

Kement attım ay yıldıza
Mevsim döndü sanki bize
Gel sahip çık gönlümüze
Bestelerim köz oluyor

Leyla Mecnunu arattı
Kerem Aslıyı sır etti
Aşk ve vuslat nere gitti
Desem de kem söz oluyor

Ben yolcuyum ben seferi
Hakka bırak her şey gri
Ay parçası sen bir peri
Ne söylesem az oluyor

09.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yâr Benim

Uludağın yamacına yaslanan
Yeşil gözlü sarı saçlı yâr benim
Gözyaşımın huzmesinde ıslanan
Gamzelerde gölgelenen hâr benim

Uzağında yakınına varmışım
Ufuktaki belirlenen zor benim
Feda olsun ömrüm ona kardeşim
Mecnun kimmiş, ateş alev kor benim

13.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yâr Nerdesin

Senle doldu aşkın bendi
Neredesin çok özledim
Efkârlandım ruhum dindi
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

Tükenmiyor günüm ayım
Tütüyorum dumandayım
Boşluktayım zindandayım
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

Tükendikçe var görüldüm
Ruhum mahpus hür görüldüm
Mavi yeşil mor görüldüm
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

Koşuyorum aşk iline
Kurban olam hoş diline
Ruhum değdi menziline
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

Senle geldi yaş gözüme
Hiç katmışım çok azıma
Düğümlendi boğazıma
Neredesin çok özledim
Çok özledim yâr nerdesin

07.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yâr Renkler

Gönlüme hissiyat, hislerin yer yer,
Sendeki yâr renkler ben’i de geçer.
Sensiz bir başkayım sana bürünmüş
Sen heceliyorum, sensiz derbeder.

14.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaralanırım

Uludağ misali içimin hârı
Yüreğim fırtına, zâr zâr sürükler
Peşimden koşuyor azap çınarı
Garibe vurdukça vay başıma der

Hâyanın rengine yüzüm değince
Bedenim kül olur ruhum eritir
Yalnızlık yaklaşır inceden ince
Sarar beni sürüm sürüm sürütür

Ben hep hakikate vardım varalı
Nedense kalbimden yaralanırım
Hakk’ın takdirine hesap soralı
Hatayı orada yaptım sanırım

12.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaralı Çocuk

Alev alev ateş yağdı ardından
Çölde açan bir sahipsiz gül gibi
Bülbül ötmez ağlar gezer derdinden
Hak yolunda seyre çıkmış kul gibi

Sar beni yarana yaralı çocuk
Filistin Gazzeli Hirali çocuk

Ümit korku kan kırmızı yerlerde
Bakışların erendeki hal gibi
İntifada gözü şehla erlerde
Solukların Yed-i Beyza el gibi

Mescid-i Aksa`da kevserli suyun
Doğuştan besteli çileli neyin

Zulmetleri derdest eden ahenkle
Uçup gittin bir yabancı el gibi
Nemrut Musa sürer gider bu cenkle
Umum İslam sağır dilsiz lal gibi

Taş attın ard arda apansız ümid
Affet bizi affet ey Nesl-i Cedid

03.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yargıçlar

Kırılacak bu kalem,
Sus diyor sus darp eden!
Yasa kanun bir alem,
Milletiyle harbeden.

Meclis nedir seçmen kim!
Yargıçlar var nitekim.
Bilmem başka ne desem,
İfşa oldu harbiden.

Zikzaklar ve heceler,
Sinsice neler neler...
Boy boy yedi cüceler,
Şak şak kaldı birde ben!

Mülk devrildi hiç yoktan
Kurtulduk mu gerçekten
Ah yüklendik sokaktan
Affeylesin var eden.

Sabah akşam gündüzün,
Hep gözyaşı hep hüzün,
Yazın kalemler yazın!
Korkmuyoruz darbeden.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yarım Umut

Sensiz zamanlar yaktım, ömrümün yollarına,
Aşk şırıltılarıyla gözyaşıma geliver.
Beklemeler eyvâllah, çöl olsam çöllerine,
Çiğ dokunur dokunmaz, son kışıma geliver.

Sen yağsa şehirlere sensizlik kan kusmakta,
Çığlıkla sana koşsam, dilsiz oldum susmakta,
Hasret izdüşümleri nefesimi kesmekte,
Tenhalarda, gizlice, tek başıma geliver.

Benimki naz mektubu, belki de yarım umut,
Belki yürek yangını, nolur yüreğimden tut,
Sensiz düşlerim sağır, sen bendeki hakikat
Ey sevgili ey güzel, naaşıma geliver.

20.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaş

Şu derenin ardından,çık tepeden sal,
Gösterişsiz yaş gerek! Leyla’ya emsal.

21.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaş Elli

Hep içime indirdim
Kirpiklerden yaşımı
Yüreğimde yandırdım
Ayazımı kışımı

Kış benle öbek öbek
Sibirya’ya varmışım
Zaman sessiz kelebek
Kelebek ömrü yaşım

İki büklüm yaş elli
Hüzün sevinç hafakan
Derunum zâr besbelli
Buğu buğu heyecan

17.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaş Gibi

Siz bana bakmayın yazım kış gibi,
Uçsuz ve bucaksız sarp yokuş gibi.
Zihnime aşk girer yer yer kudurur;
Sıkmışım yumruğum bir ayyaş gibi.

Öyleyse ben neyim kırık düş gibi,
Sokakta tam tekmil bir berduş gibi…
Tefekkür yalnızca yürekte vurur;
Duyguya mahpusum gözde yaş gibi.

02.01.2012 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaşa Cehennem!

Bir kirli kavgadır susmaz esirir,
Manasız sözlerle söyletme beni.
İnsafsız sineler çile ne bilir,
Tufan yelken açmış batıyor gemi.

Bilmem ki bu batış kimin vebali,
Hedefe varmak mı ağır bu yükler,
Cepheyi terk etmiş şaşkın ahali,
Neyin sevdasında bizim büyükler!

Ve ruhum sarsıldı içim burkuntu,
Şakağımda ter gözlerimde nem,
Kaldı mı ülkemde sırlı bir kuytu,
Haykırdı pür hitap yaşa cehennem!

08.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaşamadan Yaşlandık

Derdim derin ufkum boş,
Yaşamadan yaşlandık.
İki ayak başıboş,
Taşımadan yaşlandık.

Düşman benlik ben bozuk,
Ne tedbir var ne azık,
İçim yanar pek yazık,
Pişemeden yaşlandık.

Medeniyet devrildi,
Tarih göğe savruldu,
Yön batıya çevrildi,
Koşamadan yaşlandık.

Mozart’tandır besteler,
Kökümüzü kestiler,
Vicdanları astılar,
Şaşamadan yaşlandık.

Bir gecelik yar oldu,
Nikâh kıymak ar oldu,
Vallah yaşam zor oldu,
Yaşamadan yaşlandık.

Ne at kaldı ne avrat,
Ne mizan var ne sırat,
Doğur doğurt yüzük at,
Boşamadan yaşlandık.

Nerde emek nerde ter,
Bilmem Ömer ne ister,
Çıban derin deş yeter,
Deşemeden yaşlandık.

22.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaşlar

Her şey O’nu anlatır her şey O’nun izinde;
Yaşlar mercan dediler tevazu denizinde.

18.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaşlı Olunca

Kamburlu arzuhâl bu başka vâha,
Çok şey virân olur yaşlı olunca.
Anıları bırak koş beytullaha,
Hesap soran olur yaşlı olunca.

Tüketir insanı günbegün her an,
İzah zor devasa sevinç yok giryan,
Zarif bedenlerle zamana gir yan,
Vakit boran olur yaşlı olunca.

Gölgesi yaklaştı, gölgesi kendim,
Gurbet ellerinde yaş döken bendim,
Karmaşık bir ömür geçti efendim,
Ağır yaran olur yaşlı olunca.

Varışlar birazda bağlıdır yaşa,
Eceli kim bilir, tevbe de hâşâ,
Dilim bir imtihan sözlerim maşa,
Çare Kurân olur yaşlı olunca.

Çınar bedenlere izahat kime,
Hep laf kırıkları söz lime lime,
Yüklenmeyin bana sorun hekime,
Önde sıran olur yaşlı olunca.

Desem ki yaşlılık bırak peşimi,
Kime anlatayım takma dişimi,
Yetimle paylaşsam helal aşımı,
Akıl veren olur yaşlı olunca.

Tevbe iksirinde tekrar doğalım,
Sonsuza yaslanıp ümit sağalım,
Berrak yağmur olup yağsak yağalım,
İnsan eren olur yaşlı olunca.

Geldi geçti bahar lakin güz oldu,
Ömre doyamadık sanki az oldu,
Bu ifade sitem oldu naz oldu,
Sükût, gören olur yaşlı olunca.

Kullukta liyâkat en büyük adım,
Hep O’nun adıyla yaşlan üstadım,
Galiba derdimi anlatamadım,
Büyük tören olur yaşlı olunca.

08.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yattım Serine

Ellerim pranga gözlerim yaya
Bilmem ki nasıl bir yarıştayım ben
Gözlerim gözüne kapayıncaya
Seni seviyorum varıştayım ben

Bir avuç hüznümü attım derine
Gamsız mahallenin ta içlerine
Dağıttım şiirler yattım serine
Bugünler kendimle barıştayım ben

Haziran ortası kar mı yağacak
Birazdan ipekten yıldız doğacak
Hepsi bana bana, bana yağacak
Kendi kaderime erişteyim ben

02.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yaza Yaza Usandım

İffet kazanı taştı
Güzel seni, dost sandım.
Ta hizana ulaştı,
Yaza yaza usandım.

Hayâ eder büyükler,
Utançtan ağlayarak...
Zor taşınır bu yükler,
Yaş döküp çağlayarak.

Bilmem ki kimin âhı,
Figan arşa ulaştı.
Nikâhsızlık silahı,
Her köşeme bulaştı.

Ve kelamlar desteksiz,
Okumadan yoruldum.
Baldır bacak eteksiz,
Öldüm öldüm dirildim.

Bunaldım ben bunaldım,
Taşır mı be hür vicdan!
Şaşırdım kalakaldım,
Kahırdan suizandan.

Bir tufan ki arkadaş!
Gerçek mi? yoksa serap.
Gönlüm hicran gözüm yaş,
Helak eyleme Ya Rab.

Fırlat oku Ekinci,
Hedef karmakarışık.
Ne ırkçıyım ne dinci,
Ben Allah’la barışık...

28.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yazdıklarım

Hayaletler gibi evim ocağım
Cürmümü taşımaz kırık bacağım
Bütün yazdıklarım hay huy bestesi
Korkarım abdestsiz yutulacağım

01.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yedi Beyzâ

Her sabahın mefkûresi gayesi
Hikmet dolu intikaldir muhakkak
Heybetlidir gören gözün payesi
Aşk muhabbet şerbet baldır muhakkak
Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda
Sır deryası bin bir koldur muhakkak

Ey muhterem benim âli kardeşim
O sevgili Oda kuldur muhakkak
Hele yaklaş benden deli kardeşim
Yed-i Beyzâ Ona eldir muhakkak
Her sabahın mefkûresi gayesi
Hikmet dolu intikaldir muhakkak

Aciz miskin sultan olsa kaç para
Hami yoksa düşman boldur muhakkak
Kati bil ki her ruh beşer biçare
Bir gün sorar bu ne haldir muhakkak
Ey muhterem benim âli kardeşim
O sevgili Oda kuldur muhakkak

Mezra mevsim iklim vakit kâinat
Tılsım yüklü özel dildir muhakkak
İrfan bilmez iblis kimmiş ne inat
Hak ve batıl iki yoldur muhakkak
Aciz miskin sultan olsa kaç para
Hami yoksa düşman boldur muhakkak

Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda
Nur deryası bin bir koldur muhakkak
Hilkat fıtrat hülasası imanda
Ona vuslat ne güzeldir muhakkak
Mezra mevsim iklim vakit kâinat
Tılsım yüklü özel dildir muhakkak

Nur ve zulmet birlikte cem olamaz
Vahdet tevhit gayri züldür muhakkak
Nergis zambak erguvan aşk bilemez
Yanık beste gonca güldür muhakkak
Âdemoğlu yüzen yolcu zamanda
Sır deryası bin bir koldur muhakkak

19.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yedi İklim Geçti

Kıvrak sokaklarda, dolaştım durdum,
Zanlarım pek nazlı, tefekküre aç.
Kızgın asfaltlarda güç yürüyordum,
Bedenim pek yorgun ruhum utangaç.

Benim ki nefsanî ötesi bir iş,
Nedense bu hâller bana çok garip.
Gerçeğe perde mi, misal-i keşiş,
Kırk kaç yıllık ömrüm benden muzdarip.

Dürtülerim terk et derinden hu de,
Ruhum kar altında ne bekliyorsun?
Ümit peşindeysen On’suz beyhude,
Yedi iklim geçti, emekliyorsun!

29.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yel alsın

Yaş döken yürekle koş gel bin kere
İsmimi hecele dokun el alsın
İçten ağlamaklı söyle ezbere
Cehenneme hâram bana helâlsin

Taptaze duygular eser serince
Şiir gibi yüzün mâna derince
Bu başka balayı yan yeterince
Sen belki de ateş yüzlü zülâlsin

İçimi besliyor yeşil verâlar
Ben i hep sitemkâr sözler yaralar
Züleyha’nın aşkı günah mı arar
Hicabı bilmeyen dili yel alsın

21.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yemyeşil

İçimde esiyor sevda kıskacı,
Vurdukça şafağı aydınlatıyor
Bu defa bir başka kanattı acı
Şu deli yüreğim küt küt atıyor

Çehresi sihirli zülüfleri ter
Tıpkı ceylan gibi titriyor zar zar
Ezanın sesiyle kesildi rüzgâr
Rüyanın buğusu bana yetiyor

Dedim ya zümrütten sükût sarıyor
Belki de o şimdi beni arıyor
Bu eşsiz melodi huzur veriyor
Yemyeşil hatıra hep ağlatıyor

24.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yemyeşil

Geriye döndürelim, yemyeşil rüyaları,
İhtimal gözlerini, istemem güyaları.
Dörtlük deli gömleği, gözlerin kadar tatlı
Biz bize seyredelim kanatlı hülyaları.

28.01.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yeniden Şahlanacak

Ne sağcıyım ne de sol,
”Birlik”tedir zişân yol,
Sen vatanım! Sen sağ ol,
Ezan vatan birde ben.

Aynı vatan aynı din,
Aynı tarih aynı şan,
Ay yıldızdır yakışan,
Şehit şâyan ezelden.

Çanakkale’de yatan,
Üç kınalı üç kurban,
Şırnak, Rize ve Batman,
Âlem hayran üç beden.

Çok köpek var ürecek,
Ve hainler görecek,
Tek yürek hep sürecek,
Ana vatan tek beden.

Ubûdiyet tek gayem,
Kurandandır hikâyem,
Vicdanımdır sermayem,
Bayrakta kan! Kan da ben.

Diriliş perde perde,
Sırt sırtayız seferde,
Tarih yazar ilerde,
Ömer kurban,kurban ben.

25.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yepyenilerim

Zihnimi kör etmiş tur atıyorum,
Takatim yettiği yere elbette!
Hem neyi kaybettim aratıyorum,
Yokluğun elemi enaniyette.

Pes demem sükûtu yaşatacağım;
Bilmem ki sen bunun farkında mısın?
Kısmetse meluna taş atacağım,
Yoksa hâla onun çarkında mısın?

İzafi-göresel sütçüdeki su,
Şiirlerim israf hece dilerim.
Tasavvufta sevgi hakkın korkusu,
Keşke havuzunda yepyenilerim.

25.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yeşerir

Bir özlem var içimde
Engin denizler aşar
Güneş başka biçimde
Dalga hep gece başlar

Kim içimde tek şarkım
Matemlenir yaralar
Belki benim tek farkım
Rengârenk makaralar

Uludağ, Molla Arap
Sarar gönlümde erir
Mevsim bahar mı Ya Rab
Sevdalarım yeşerir

20.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yeşil

Yeşil, yapayalnız ürkek gadretti küflü asır
Zelzeleler geçirdi hep bir ziyâ bırakmadan.
Kupkuru bağrı renkleri hicrandan kuru hasır
İlikleri yanmış kavruk kaput isli parkadan
Yeşil kumda kayıp ölü, hülyalarda meşhet fil
Yeşil fıtratında büyük, yeşil perişan sefil

Zulmet ve nur kara-ak
Yeşil uyuyan toprak…

Mirasyedi ne gam ne dert filozof ilk hecesi
Lal, kör, sağır ağzında şerbet ve başıboş bekleyiş
Zelzeleler geçiriyor rütbesi derecesi…
Yeşil garip yeşil mazlüm, çeşit çeşit tekleyiş
Yeşil aşk mecnun divane, yeşil hutbe minberde
Yeşil ağaç asker tabut teberrük münevverde

Yeşil semada Burak
Musikide son durak..

Gözü yaşlı genç ihtiyar, yeşil sarıktan sancak
Yeşil şevk bir tatlı rüya yeşil şehit gaziler
Ne muhteşem hakikat ki yaşayan bilir ancak
Sarıkamış, Çanakkale kurşundan araziler
Yeşil efsunlu musiki, yeşil apayrı mana
Yeşil büyülü dönemeç mor pembe gül-i rana

Bırak renkleri bırak
Yeşil yakın sen ırak…

Cennet kıyamet hakikat, yeşil nazenin vaha
Yazım kışım ilkbaharım son güzümün sabahı…
İklim mevsim deniz neşe, yeşil tekmil Allaha
Yeryüzünün gözyaşları renklerin padişahı
Yeşil ay yüzlü çilekeş ölümsüzlüğün rengi
Yeşil bitmeyen bir beste her baharın ahengi

Yeşil namus gâh bayrak
Dön maziye dön bir bak! ..

10.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yeşil Alan

Baykuş çıkmış öter yine,
Karga leşi kapmış gibi,
Şeytan çarpmış benzer cine,
Haramzade tıkmış gibi.

Yeşil alan der ki bura,
Olmaz cami girsem gora,
Kadıköy'de atar nara,
Ak kaşıktan çıkmış gibi.

Tilki gibi fitne dolu,
Düşman eder sağı solu,
Fikir bozuk ruhen ölü,
İnsanlığı yıkmış gibi.

Devlet benim der ki abi,
Hem hırsızdır hem asabi,
Ne hak bilir ne hesabı,
Teraziyi yakmış gibi.

Çıkar elbet bunun ahı,
İrticadır son silahı,
Kendi yobaz değil şahı,
Sanki keşiş kokmuş gibi.

Ömer gidiş kör uçurum,
Nerde sahip hani kurum,
Şevkim kırık yok huzurum,
Düşman kına yakmış gibi.

07.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yeşil Duygular

Durulur mu bilmem bulanık sular
Yer yer sarmalıyor beni pusular
İçimde bir sevinç belki ızdırap
Ruhuma fısıldar yeşil duygular

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yetiş Efendim

Gönüller susamış aklım kördüğüm
Duygular figanda yetiş Efendim
Gaflette kalp gözü yoktur gördüğüm
Hasretim cemalin müthiş Efendim

Dünya sensiz kuyu bacası dardır
İnsanlık çıldırdı tahammül zordur
Davada zorlandık ümmetin hordur
Vicdanlar yanıyor ateş Efendim

Gözlerim sis duman yaralı yürek
Namazlar suç olmuş devrilmiş direk
İslam kabul ama namazsız gerek
Nemrutlar çoğaldı yetiş Efendim

Güller sensiz mahzun bülbül divane
Sokaklar çapkınca ruhlar virane
Cami ağlaşırken oynar meyhane
Bülbüllere yasak ötüş Efendim

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yetiş Seccâdem

Bu bendeki ben’ler benden beter de;
Ne acı bir tespit gel de dinleme!
Bireysellik düştü bu büyük derde,
Korkarım ölmeden kor cehenneme.

Tedbir diye bir şey, unutmayınız,
Takdir götürür hem Emri Rıza’ya.
Belâyı besleyip uyutmayınız,
Yoksa ihânet bu kader kazaya.

İstikâmet belli, tek yol elbette,
Sonsuzluk var oluş yok oluş madem.
Sırayı bekliyor ecel nöbette,
Bu gün yine cuma yetiş seccâdem.

18.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yetiş Sükûnet

Hep aynı yerdeyim ümit ve ye’ste
Hayat bir imtihan eşyalar ayet
Arzu emellerim başka heveste
Uçup gidiyoruz her an nihayet

Ne söylesem bilmem yok O’na doğru
Heybem ve gözyaşım desem ki affet
Titrek yüreğimde başladı ağrı
Sokaklar zift gibi kapıda afet

Ruhumu emerek bir şeyler arar
Yarabbi ne olur aşkınla titret
O günde pişmanlık hem neye yarar
Bu şiir bitmeden hidayet lütfet

Keşke nağmeleri vuslata gebe
Gel onun ritmiyle yetiş sükûnet
Senin kitabında yoktur engebe
Masmavi gecede yeniden var et…

17.05.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yetiş Yiğidim

Sebil sebil kurbanlık,
Yetiş görsün insanlık.
Pakistan ve Açe’ye,
Her dile her lehçeye…
Yetiş yiğidim yetiş.

Sönmesin kömür gözler,
Et tatsın fersiz dizler,
Bayram etsin sineler,
Açe’li Emineler…
Yetiş yiğidim yetiş.

Verin dostlar sırdaşlar,
Verin nur olsun yaşlar,
Bayram sarsın her yeri,
Dağıt yeis kederi,
Yetiş yiğidim yetiş.

Var mı vuslat çilesiz,
Samimi ve hilesiz,
Ver kurbanın ver seyret,
Geç olmasın ha gayret,
Yetiş yiğidim yetiş.

06.01.2005 Bursa

Kurban Bayramınızı ve cumanızı tebrik eder Rabb-i Rahimden tüm insanlığın bilhassa bu karakışta evsiz yaslı gözü yaşlı ve yaralı Pakistan halkının ve diğer kardeşlerimizin imdadına bizlerin yetişmesini nasip etsin. “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” reçetesine uyup “ Şad Edelim Bayramı”…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yığın Yığın

Neredeyse baş tacı
Çıplaklığın utancı
Bizden bize yabancı
Çam devirir pervazsız

Yalanım yok her türü
Yığın yığın bir sürü
Cehennemden ötürü
Ozan olmuşum sazsız

Yalnızlığım beni yer
Kime dönsem deli der
Akşam sabah gidenler
Unutulmuş vaazsız

Sus be adam ben hürüm
Kıstassız düşünürüm
Parça parça ölürüm
Tevbesiz ve niyazsız

31.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yıka Gözlerinle

Gökte bulut gibi, yerde dupduru,
Kılıçtan keskinsin ve kıldan ince.
Sen hep ağlamaklı bense kupkuru,
Bana ölümü ver, ölmeden önce

Sonra mahsun mahun çağırana bak,
Birlikte yıkasın, pak tenimizi.
Hissiz duygularla ağlaşsın sokak,
Hırsızlar yıkasın bedenimizi.

Kefenin içinde, sarıl sar bırak,
Fırsat melekleri gelmeden önce…
Yıka gözlerinle öp ıslanarak;
Bana son kez dokun haber gelince!

21.08.2011 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yıldızlar

Yaşamın ziyneti,nurlu yıldızlar;
Allahın bir lütfü değil mi kızlar?
Ruhu ve benliği vurgun şefkate;
Onlarla raks keder, gece gündüzler.

02.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yitiğim

Benzersiz realite, tüllenir ara ara,
Bu öyle bir güzel ki bahar verir bahara.

Dökülecek bak yine derdimin huzmeleri,
Ona Leyla dedirten, gözyaşı hızmaları…

Sancılı günlerdeyim, oldukça doludizgin,
O benden de perişan, o benden daha üzgün

Ey yitiğimin ruhu, saba es sen ıraktan,
Vuslatın işvesiyle kâinattan topraktan…

Sen içimde teberrük, eski hatıra gibi,
Sükûnumun mayası sen gönlümün edibi…

27.07.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yitik Yâr

Baş tacıdır ne verse,
Gülümserim rengiyle.
Vuslat derim severse;
Bir bahar ahengiyle…

Gam keder yaş silinir,
Mest eder beni yer yer.
Söz edepte bilinir,
Sükût altınsa eğer.

Ruhum yine tümsekte,
Pek zorluyor bedeni.
Yitik yâr pek yüksekte,
Göğe vuruyor beni.

11.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yitirilmiş Mâzi

Çırılçıplak İslam halife yersiz
Yitirilmiş mâzi yalanlar sırdı
Ulema türedi dinden habersiz
Viskiye vurdukça dini ısırdı

Filistin Çeçenya Türkistan Kırım
Kahpeler kol gezer artık sen yoksun
Aklıma vurdukça köz bırakırım
Biri gelip bunu zihnime soksun

Ejderhalar misli ölü yuttular
Ben kimim unuttum ah Malazgirt ah
İrtica yaftası çok uyuttular
Haramiler bastı düzeni eyvah

Maziye küfretti çağdaşlık diye
Zülüm yığın yığın iktidar tekti
Kesti kelleleri etti terbiye
Zamane şefleri nifak kin ekti

Peki ey müslüman sen neyin nesi
Hesabı iyi yap akşam olmakta
Bu mu insanlığın yol hikâyesi
Hadi be kaygısız zaman dolmakta

Yine ağlamaklı ne arıyorum
Acanslar silindi moda göründü
Arada silkinip yalvarıyorum.
Müslüman gözümde gedâ göründü

İsminde Hüseyin ismi var ama
Siyonist düdüğü çalıyor hayret
Vicdan paramparça sattı Obama
Cellât edasıyla restini seyret

Yok pişmanlık yine dönüp baksana
Zulmü izliyorum gözlerimde nem
Tüm yirmi dört saat gam keder bana
Bir de Barak çıktı canı cehennem!

19.11.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yobaz

Yobaz

Her namaz kılanı yobaz belleyen
Fosilleşmiş kula bilmem ne desem
Dalkavuk zengine kuyruk sallayan
Haramzade dile bilmem ne desem

Aslan kesilmiş it eksiği yele
Kulluğun adını koymuştur köle
Sattılar ülkeyi verdiler sele
Bütçe cebe zula bilmem ne desem

Ruhu dünden ölmüş neresi diri
Meymenetsiz desem akıyor kiri
Dinlemez sözümü kızar serseri
Hak bilmez bu kula bilmem ne desem

Ecel kapısına geldiği zaman
Azrail kılıcı çaldığı zaman
Salyası kefene dolduğu zaman
Kıpkızıl bu lala bilmem ne desem

11.10 2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yokluğun

Bir başka senfoni ruhum derince
Sıkıyor yokluğun irkiliyorum
Tül gibi yüreğim inceden ince
Bendeki azabı ben biliyorum

14.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yolcu

Gönlüm buruk gözlerim yaş
Bilmem nere gidiyorum,
Sinem kebap alev ateş,
O diyara gidiyorum.

Kelp nefsime güvenemem,
Amel nedir övünemem,
Yolun sonu dövünemem,
Pür biçare gidiyorum.

Uyan uyan, uyanmadım,
Takva ile boyanmadın,
Sabretmedim, dayanmadım,
Dura dura gidiyorum.

Kalbim paslı yeremedim,
Ruhum hasta göremedim,
Beni bana soramadım,
Battım kire gidiyorum.

Erenlerle olamadım,
Dergâhlara dalamadım,
Bakarkörüm bulamadım,
Acep nere gidiyorum.

Yunus gibi yüzemedim,
Şair oldum yazamadım,
Basiret yok sezemedim,
Ahu zara gidiyorum.

Mevt olmuşum mevt giderken,
Ecel gelmiş derim erken,
Nerde ihlâs Allah derken,
Sanki nara gidiyorum.

Ben kendime gelemedim,
Bitti oyun bilemedim,
Yaşayarak ölemedim,
Geldim gora gidiyorum.

Hazan bahar yaslı güzler,
Kan ağlıyor dertli gözler,
Kınadılar görgüsüzler,
Artık yara gidiyorum

Haydi, Ömer tövbe önce,
Nefs aynada görününce,
Aldı beni bir düşünce,
Belki nura gidiyorum.

Kimse bilmez melalimi,
Haram ettim helalimi,
Aldım sırta amelimi,
Ve huzura gidiyorum.

13.12.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yolcuyum

Perişan dünyamdan sonsuza doğru,
Bir tatlı rüyada yüzen yolcuyum.
Balçıktan cesedim Âdemden huyum,
Büründüm hülyama yürü ha yürü,
Perişan dünyamdan sonsuza doğru...

Gelenler gidiyor gör perde perde
Sessizce derinden hep yavaş yavaş,
Sıra sıra mermer bölük bölük taş,
Beşikten mezara sırlı bir oyun,
Gelenler gidiyor gör perde perde.

Ve ruhum inliyor gözlerimde yaş,
Ben tövbede buldum ulvi çaremi,
Affı, mağfireti, lütfü, keremi...
Feryadım kendime buğzum kendime,
Ve ruhum inliyor gözlerimde yaş.

12.07.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yollar

Bir yaslı akşamın karanlığında,
Gömüldüm adeta isli sulara.
Belki de zamanın sahanlığında,
Yol aldım çok erken, en duygulara.

Yolunu kaybetmiş bir mecnun gibi,
Koştular koştular koştular kullar.
Dereye dökülen yokuşun dibi
Yokuştu yokuştu yokuştu yollar.

12.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yorgun Yürek

Yorgun yürek gel arada hep söyle
Ara ara ses ver gelsin derinden
İçimdeki duygular mı bambaşka
Hissiyatın bana koşsun yerinden

Kime yazdım bu füsunlu şiiri
Mâtem gibi yüreğime koyulur
Yaprak yaprak rüzgârlarda her biri
Mevsim mevsim poyrazlarda duyulur

Ağlamaklı alıyorum hisleri
Tam bendesin içimdeki sene sor
Alıp versem hep hüzünlü sesleri
Nazlı duyguların benimle yaşar

21.12.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yöneliş

İnkâra teslim etme, yaşam iki hecedir,
Kimine sırlı oyun, kimine bilmecedir.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yular

Nicedir boynumda nefsin yuları
Sıyrıldım rengimden sabırla tuttum
Geceye bağladım gaf uykuları
Ben’imi benimle yuttukça yuttum

Tutarken ucundan döktüm satıra
Güfteyi terk etmiş gazelhan gibi
Yükledim yükümü bin bir katıra
Gel diyor korkarım gayyanın dibi

Tutsağım adeta yolun başında
Yaşlarım “keşke”ye sar yumak yumak
Kalk kimler gezinir asrın döşünde
Ey gafil gözlerim var mı uyumak

09.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yunus Emre

Senin yolun yolum, sende sadakat,
Selam sana selam! Selam Yunusum.
Hoşgörün tüllenir, yolun hakikat,
Sineler tüllensin, gülsün Yunusum.

Sırtlanlaşmış asır Hak’la çatışır,
Vuslat ister gönlüm, yanar tutuşur,
Bülbül güle hasret gülsüz ötüşür,
Sensiz gülü neylim, solsun Yunusum.

Şükür bu ramazan, yıkıldı kasvet,
Sarıçiçek açmış yoluna davet,
Nurlandı semâvat söndü adavet,
Bana da râyiha dolsun Yunusum.

Teravih huşulu, fitre toplanır,
Melekler pür edep sevap katlanır,
Bir yıllık hesabım bak hesaplanır,
Hesabım sağ elden gelsin Yunusum.

Ömer’in rüyası Yunus yolundur,
Yunusun mesajı Hak’la doludur,
Yunus da Ömer de Hakk’ın kuludur,
Ölümüm Hak yoldan olsun Yunusum.


13.10.2005 - Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yurdabak

Yas verdi gönüllere,dostlarından tanırdım,
Zıtlıkların ritmiyle hele dön bir yurda bak.
Değerin ötesinde,imrenir kıskanırdım,
Hakikatin yolunda hür sedaydı Yurdabak.

10.01.2008 Bursa

___________Edebiyat ve Kültür Abidesi Hüseyin YURDABAK Hakk’a yürüdü...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yusuf Yüzlü

Başlangıcı ölüm sağar her ayın,
Yine bugün bana başka hâl oldu.
Deyin deli pek muteber yapmayın,
Acılarım azdı mısra bol oldu.

Bize şiir yazdım bizden bihaber,
Sevda pişiririm közden bihaber,
Kısır bir nesil ki özden bihaber,
Yusuf yüzlü yavrularım el oldu.

Yaban oldu hâyellerim virane,
Konuşsam ağlasam sussam ne çare,
Kime ne yanmışım ateş çıra ne,
Hatıralar biriktirdim kül oldu.

20.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yusuf’un

Beni âşık edip; yaram deşmeyi,
Sevda kazanında yanıp pişmeyi,
Bilir misin sabrı, aşka düşmeyi
Yusuf’un sabrından bana da gönder.

21.01.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yuttu

Malum düzen kuruldu herkes bir köşe tuttu,
Melun şeytana inad, gelen bizi uyuttu.
Şahadetsiz bir hücum magazin ve irtica!
Biz şubata koşarken onlar hamutla yuttu.

05.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yüreğin Ver

Güz yüreğim sende açtı baharı
İçine sığmayan bir koruk tayım
Kimden kaptım hiç sönmeyen bu harı
Hem sende kendimi aramaktayım

Hüzün ikliminde gel sen hoş olur
Ruhum doğar bahar olur kış olur
Elin tutsam taşlar erir tuş olur
Yüreğin ver yüreğimde tutayım

07.04.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yürek Sesi

Şu şiir bahçesinde, ektiğim yürek sesi,
Vâkti geçmiş mısralar, beni hep benden alır.
Zemheri sıcağında, yalnızlıklar ertesi,
Uzayıp giden gece, büzülüp bende kalır.

Duygunun lodosuyla ara ara eserim,
Sabahsız gündüzlerim hecenin omuzunda.
Ölümleri toplarım, ölçer biçer keserim,
Tepesine binerim nefs denen domuzunda!

23.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yürü

Geçiciye değil gerçeğe yürü,
Ölüdür mürtedin kölesi hürü.
Ölü bedenleri hem kim diriltir;
Kimin eseridir İslâm kültürü!

31.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yürüyüş

Mor mevsim bekledim gözleri ela,
Ve kime rastladım her yanı titrek.
Kul azmaz ise gelmezmiş bela,
Belki de mezarda gelir engerek.

Gittiğim yollarım Haktır ve gerçek,
Bu kutlu yürüyüş sonsuza eriş.
Diriliş filizi söktü sökecek,
Öteyi duyunca coştu yalvarış...

21.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yüzlerinden Kir Akar

Kapıldık bir rüzgâra gidiyoruz boşlukta,
Bilmemki hem ne desem? Kafam karmakarışık.
Basın arsızdan olmuş, küfür kusar her nokta,
Kutsallara saldırır, Firavunla barışık.

Derindir hicranlarım, ümitvarım felekten,
Heba oldu bir nesil, geçirildik elekten,
Kan damlıyor içime, kaygım var gelecekten,
Oynanan aynı filim, deyyus buna alışık.

Uyan,silkin be adam! Hortladı bak hortlaklar,
Hem sağcıdır hem solcu,hınzırcadır laklaklar,
Yüzlerinden kir akar, irfan bilmez ahmaklar,
Bukalemun cinsinden, namussuz ve yılışık…

21.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yüzün Döküle

İster konuş, ister sus,
Sırla el ele verdim.
Gül gülümle mukaddes,
İsmini güle verdim.

Her lahza hasret çekmek,
Tükendim ben vesselam.
Aşk yaraya tuz, ekmek,
Ben beni sele verdim.

Nam, nişan güle güle,
Kendimi yere serdim.
Bensiz yüzün döküle,
Ruhumu bile verdim

31.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zâhid

Ben’in yüzündeki kaplanan perde,
Beni ben düşürdü kedere derde.
Takva zühd meçhulde, zaman pek kırık,
Zâhid yok başıboş, aşk yeksan yerde…

08.05.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zaman

Zaman kalp atışı meçhul çemberin,
Bazen yok adeta yok da yok gibi.
Hep beni kolluyor emrinde yârin,
Bir gece dökülür görünür dibi.

Zaman başucumda soru her zaman,
Hesap hüzün kasvet düşünce çile.
İkbal rahmet zulmet vurur anbean,
Zaman bir boş çuval vurmak nafile…

Hissettirir zaman daha doğrusu,
Ruhumla birlikte tükenir sesim.
Zonk eder beynimde O’nun korkusu,
Ve müthiş gerilir asi nefesim.

07.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zamanın İmbiği

Ağustos buz kesmiş boğar fırtına
Orucun nefesi yetmez virdine
İman yarı çıplak şuh arsızlarda
Şahâdet yazmalı asrın sırtına

Kerbela Halep Şam Humus Arakan
Nuseyri rejimi ve gözyaşı kan
İlim ahlak vicdan mevt nursuzlarda
İsyan tuğyan günah, uyan müslüman

Hem nefse ırgatlar yâre varamaz
Azgının adına toz konduramaz
Zamanın imbiği duyarsızlarda
Kardeşim kardeşler sessiz duramaz

30.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zamanın Ruhu

Zamanın ruhuna henüz ermeden,
Yamaçlara koştuk koruk tay gibi.
Nasıl olsa dedik henüz varmadan,
Nerde genç ihtiyar nerede sabi…

Aş vuslat sütunlu kubbeler kurduk,
Hakikat ruhuyla vurulduk vurduk,
Mihrabı tek olan ahenkle durduk,
Ülkem pek dumanlı ben hep asabi.

Vuslata uzanır şehidin eli,
Erilmez makam bu şükür demeli,
Hassas sinelerde her şey besbelli,
Ruhumu sarıyor kokusu abi.

Bir elimde hece bir elimde mum,
Yeşil ihtişamın elinde ruhum.
Duyular tek yürek ve dinliyorum,
Adeta ses verir vakitin dibi.

19.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zamanın Zeynebi

Izdıraplı herkese,
Yâr Zamanın Zeynebi.
Her ruha her nefese,
Mir Zamanın Zeynebi.

Hakka dönmüş yüzünü,
Çoğa salmış azını,
Rabbe vermiş sözünü,
Nur Zamanın Zeynebi.

İlham alır dünlerden,
Vuslatlı düğünlerden,
Hüzün yıllı günlerden,
Gör Zamanın Zeynebi.

Mest olmuş himmetine,
Nebinin ümmetine,
Post olmuş milletine,
Ser Zamanın Zeynebi.

Zeynep olmak tasası,
Nur kadınlar masası,
Yoksulun sefer tası,
Bar Zamanın Zeynebi.

Hem ihtiyar hem gence,
Dernek kurmuş kendince,
Dava zorlu yol ince,
Zor Zamanın Zeynebi.

Mevlana’nın peşinden,
Fedakârlık eşinden,
Utandım gözyaşımdan,
Pir Zamanın Zeynebi.

Ömer hizmet rengârenk,
'Hizmet Nimet' diyerek,
Başka söze ne gerek,
Yar Zamanın Zeynebi.

21.06.2006 Bursa

Araştırmacı Yazar Sabiha Ateş Alpat Kardeş'e Ve Kocaeli Zamanın Zeynebi Derneğine İthafımdır...

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zamansız

Dünya ukba iç içe
Bahar kısır güz gebe
Tuz gölünden Meriçe
Dört mevsim mevt harabe

Ozon sessiz biçare
Sükut biter elbette
Güneş uyur avare
Yatıyor hep nöbette

Artık aklım ermiyor
Filozof çok çok arttı
Arıda tat vermiyor
Peteğini kararttı

Dedim ya ben güz gebe
Hesap işi bu işler
Boyun eğdim sebebe
Ve terk etti teşvişler

Yaşım kırk beş ben elli
Yıllar bozuk amansız
Tafra sattım besbelli
Sanki biraz zamansız…

26.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zan

Takılmış zannına cahil sineler,
Gerçeğe ihanet su zannetmeler.

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zerzevatlar

Neredeler bir bilsem şu sözde akil itler,
Hem meclisten kaçıyor, hem meclisi kilitler!
Ulan sayın haydutlar! Zerdüştçü zerzevatlar;
Mahpustaki neyine, bankamatik gel gitler.

01.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zevk-Sefa

Seyrettim arkasından perdenin aval aval,
Kucaklarken rahatı vuslata perde düştü.
Bir tarafta yas vardı bir tarafta karnaval,
Hicran derin başladı her yanım derde düştü.

Yatarken boğuyordu yutkunduğum ses soluk,
Derken ruhum burkuldu oldum külden korkuluk,
Şeytan nefis birde ben şerden şere mutluluk,
Ve kaybettim kendimi şuh zihnim nerde düştü.

28.02.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zeynepler (Zeynep-Der)

O’nun ikliminde O’nla beraber
Kuşanmış Zeynepler sonla sonsuzu
Ki kutlu yürüyüş çileli haber
”Tek”in hutbesidir tek kılavuzu

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zillet Kayalıkları

Seyrimizi kaplamış, şüphesiz ki her dizi,
Çullanmışım başta ben, yan yana hizadayım.
Galiba batıyoruz, su aldı teknemizi,
Cehenneme ne gerek, dehşetli cezadayım.
Usta ar edep nerde, ben neden söz edeyim?
Ses ver uzak git usta, sözü dansöz edeyim

Velhasılım usta ben, ben benden uzaklaştım,
Pusula hep zevk sefa, mevta hayâlıkları
Yosmalarla içi içe, deyyuslara yaklaştım
Yiyip, içip, oynaştı, zillet kayalıkları!
Usta ne hicvetmişim, iffetten alıkları,
Söyle usta kim yaptı, faş kalabalıkları?

Sanat bu olsa gerek(!) ,gerekleri düzenin;
Simâ tamam mı sizce, ruh gitmiş yüzden ayrı.
Hitabım bu hilaf yok, antikası müzenin,
Kusura bakma usta, pek yaban bize gayri
Usta benim suçum yok, konuşan dize gayri.
Beni kızdırma usta, saygım var size gayri!

25.08.11 Bursa

25.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Ziyâ İklim

Sağ-Sol,Kürt-Türk ne varsa,
Edirne’den ta Kars’a…
Hakikatle tüllenip,
Ziyâ iklimi sarsa.

04.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zulmet Bukağında

Zulmet bukağında maziye daldım,
Ölümsüz nağmeler teselli verdi.
Dertli iklimlerden öğüdü aldım,
Rahmet deryasından sırlı haberdi.
Zulmet bukağında maziye daldım,
Düşündüm düşündüm ve kalakaldım.

Geçer bu devranlar hak şahlanacak,
Bir türkü dolaşır halkın dilinde,
Diriliş neslini herkes anacak,
Kıskanır melekler nur ikliminde.
Geçer bu devranlar hak şahlanacak,
Sanmayın kırılmaz bu kirli çanak.

Silkindim gayretle ruhum dirildi,
Yürürüm zirveye emekleyerek,
Ufuktan büyülü bir el görüldü,
En büyük seda hakkın diyerek…
Silkindim gayretle ruhum dirildi,
Gönül sarayıma vuslat örüldü.

22.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zulmet Ve Nur

Zulmet… Benlikte yaşanan öteye veda…
Ve Nur… Takdirine rıza ulvi bir seda…

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Züleyha

Yazması oyalı elleri kına,
El açmış semaya nazla Züleyha.
Şevkle büyülenmiş Allah aşkına,
Her güzellik sen de fazla Züleyha.

Bu dava çileli böyle sürecek,
Cennet bahçeleri gelinceye dek,
Ben gecikmiş çınar sen de bir çiçek,
Kardeşlik rengârenk sizle Züleyha.

Şiir beste beste ismini andım,
Edep deryasında kendimi sandım,
Gönül kazanımdan bir buket sundum,
Çileyle hüzünle sözle Züleyha.

Hislerim armoni kokladım gülü,
Yetimler babası sevdamın tülü
O gitti gideli kainat ölü,
Kâinat gülecek bizle Züleyha.

Niyazda yer ayır senden dileyim,
Nurlu şarkılara beste olayım,
Ekinci ölürse nerden bileyim,
Hislerin söylerse gizle Züleyha.

29.09.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Züleyha’yı

Sen geceyle baş başa, ben ise telâşe de,
İsmini hecelerim adeta her köşede.
Ellerimde ellerin, rüya ne kadar doğru
Züleyha’yı hatırla, tevbe eyle hâşâ de.

24.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zümrüt Gözlü

Sahilsiz bir deniz düştüm aniden
Dalga vurdu korsan vurdu yel vurdu
Düşe kalka azgın gece sopsoğuk
Gece değil zümrüt gözlü kul vurdu

22.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Zümrüt Tentene

Hidayet, takva, iffet
Yüzün ne kadar güzel
Hele anlat tarif et
Lütfeylemiş gizli el

Ve incecik kâkülün
Sanki zümrüt tentene
Gülü müsün bülbülün
Yok, emsalim desene

Her gün böyle olacak
Sükûn sarmış her yanı
Adeta yitik sancak
Cezp ediyor insanı

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Antoloji.Com; 21.03.2013 10:09:54







micingirt (Ömer  Ekinci Micingirt) tarafından 08.08.2012 14:33:15 tarihinde eklendi ve 7726 gösterildi.

Micingirt Şiirleri - 2013 isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
08.08.2012

Okunma:
7726

Yazara ait bilgiler:

micingirt

(Ömer  Ekinci Micingirt)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.