BİR FARKIN OLMALI
İstediğimiz hayat nasıl olmalı yada hayatımızı nasıl sürdürmeliyiz. Sen istersin ki çok güzel bir il de, çok güzel bir evde, arabası kapının önünde, bahçesi olan bir yerde yaşayayım. Evleneyim, çocuklarım olsun. Bol maaşlı işim olsun. Yani olsunlar bitmez. İnsan yaşamak istediği güzellikleri bilir ama kimisi bunu yapamaz. Elbette bırakın yukarıda saydığım nimetleri birarada görmeyi geçim sıkıntısı çekenler, oturacak yeri olmayanlar, evlenemeyenler, çocuk sahibi olamayanlar var.
Gökkuşağı yağmurun ardından nede güzel görünür, rengarenk. Çünkü yağmur yağmasaydı oda olmazdı. Her sıkıntı ve acının ardından bir güzellik mutlaka gelecektir. İstediğimiz hayat belki olmuyor, acaba olması gereken hayat bizim istediğimiz hayat mı?
Taşradaki bir genç kızın istediği hayat ile Sosyedeki bir genç kızın hayali aynı olabilir. Ancak biri hayalini yaşarken diğeri hayalini yaşayamıyor. İstedikleri aynı şey ancak yaşadıkları farklı. İşte bu isteme ile yaşama bir noktada buluşturuyor insanları. İşin özü ikiside yaşamak istedikleri bir hayatta biri yaşıyor, diğeri bekliyor. Ama istedikleri ve yaşadıkları hayat olması gereken hayat değil.
Hayat bir mücadeledir diyoruz ya bir et parçası atın aç hayvanların önüne nasıl kavga edecesine onu yemeye çalışacaklar. Bir hayvan kendisine eş tutuğu bir diğer hayvanı başka hayvanlardan kıskanır. Yavrusu için çabalar. Hayat kavgasına bu şekilde bakan insanlar var. Yani hayvanlarda yaşam mücadelesi veriyor, onlarda kıskanıyor, onlarda yavrularını koruyup kolluyor. O zaman senin insan olarak bir farkın olmalı. Mevlana'nın hayatına bakın. Sanki yaşamıyordu, yemekten, içmekten zevk almıyordu. Çünkü o yaşanması gereken hayatı değil olması gereken hayatı bekliyordu. Sonunda olması gereken hayatına Şems güneş olarak doğdu. Artık güneşi vardı!
Senin bir farkın olmalı ve bu farkı sağlayacak bir güneşin Şems'in olmalı. Ellerimiz bizimdir. Onu ister yardım için, istersen hırsızlık için kullanırsın. Ellerle bir cam takabileceğin gibi bir camda kırabilirsin. Yapmak mı istersin, yıkmak mı? Elleriniz sizindir, isterseniz harama uzanır, isterseniz boğazlayabilirsiniz. Çiçekleri koparırsınız. Çünkü eller sizindir.
Düşünün bir anne sabah namazına kalkmaz. Namazını kılmak için çaba göstermez. Ancak çocuğu için gece 3-4 defa kalkar. Bu büyük sevgiyi nasıl çoçuk içinde duyuyorsak bizi yaratan Allah için de 1 defa olsun duymamak olur mu? Güneş zamanında doğuyor, zamanı gelince göçüyor, çiçekler belirli tarihlerde açıyor, fırtınaların ve kuyruklu yıldızların bile zamanı varken, hepsi bir mesai içinde hareket ederken, sen nasıl keyfî hareket edebilirsin. senin de bir gayen vardır elbet.. Evlenirim, çocuk sahibi olurum, yer, içer, yaşarım. Bunu başka mahlukatta yapıyor. Senin bir farkın olmalı, gayen olmalı.
Firavunlar nasıl firavun olmuş.. Eğer ona hizmet eden ezik insanlar olmasaydı firavunlar firavunluk yaparmıydı? Firavunlara gücü veren insanlardır, kula kulluk edenlerdir. Kuran-ı Kerimde firavunun adı birçok ayette geçmektedir. Firavun, insanlara zor kullanarak kendisine tapmalarını sağlamış kuleler yaptırarak gökyüzüne ulaşmak istemişti. Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi.
Allah, şeytanları yaratmış, hiç sevap işlemez. Melekler de günah bilmez. Bunların dışında "insan" diye bir mahlûk yaratmış; günah da işleyebilir, sevap da..Eskilerin deyişi ile "ilim maluma tabidir" Allah öyle bildiği ve yazdığı için değil, bilgi, öyle olacağı içindir; serbest seçim ve irade ile öyle yapılacağı için öyle bilinmiştir. Hidayet ve dalalet, doğru veya eğri yolda olmak, bunlara yöneltmek de öyledir; Allah kulunu, onun isteği dışında saptırıp da sonra "Niçin saptın" diye sormaz. Kul doğru yolu seçerse Allah da onu murad eder. Şıkları görürsün ve bu şıklardan birisi doğrudur. Onu bulmakta sana kalmıştır. Çünkü senin bir farkın olmalı..
Ateşin yakmadığı, bıcağın kesmediği şey varmıdır? Elbette ateş İbrahim'i yakmadı, bıcak İsmail'i kesmedi. Allah dileseydi herkesi yardımsever ve merhamet sahibi yapardı. Ama insanı yarattı, yeryüzünü yarattı. Ben gerçekten seviyorum diyenleri imtihan etti. Aşkı yarattı, kim gerçekten seviyor imtihan etti. Aşkın aydınlığına koşanlar, inkarın karanlığına koşanlar kim bilinsin istedi. Senin bir farkın olmalı ki insan olduğun bilinsin.
ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 13.12.2011 13:43:02 tarihinde eklendi ve 124 gösterildi.
| BİR FARKIN OLMALI isimli esere henüz yorum yazılmamış. |
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
13.12.2011
Okunma:
124
Yazara ait bilgiler:
ibezgi
(ibrahim koçman)
|