E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

MEMLEKETİMDEN İNSAN HALLERİ



Sağlık deyip geçmemek lazım. İnsanın hayatta iken en büyük sermayesidir sağlık. Günümüzde hastalık çeşitleri arttığı gibi tedavi yöntemleri de bir o kadar arttı.
Adam evinin merdivenlerinden çıkarken düşüp, bacağını dört yerinden kırmıştı. Hemen hastaneye kaldırılmış, doktor bacağı boydan boya alçıya almış ve:
- "Beyefendi bundan sonra daha dikkatli olun, en azından alçınız çıkana kadar merdivenlerden inmek çıkmak yok", demişti. Üç ay sonra kırıklar kaynamış, alçı çıkarılmıştı. Adam bu arada doktora:
- "Doktor bey artık merdivenlerden inip çıkabilir miyim?" diye sormus, doktor da:
- "Tabii, ancak yine de bir süre daha dikkatli olmalısınız", demişti.Adam doktorun bu cevabi üzerine sevinçle bağırmış:
- "Oh be şükürler olsun, üç aydır eve su borusundan tırmanarak girip çıkmaktan anam ağlamıştı."

Temel hayatında ilk defa doktora gidiyordu. Doktor;
-Benden önce hiç doktora gittiniz mi? diye sordu.
-Cidmedum ve devam etti; sadece eczaneye gittim dedi Temel.
Doktor bu lafa biraz bozuldu ve;
-Hastalık için eczaneye gidildiği nerede görülmüş. Ne saçmalıklar tavsiye etti eczacı size diye sordu. Temel;
-Size muayene olmamu tavsuye ettu!..

Korkunun ecele faydası yoktur derler. Ancak korku insanı öyle bir hale getirir ki insanlığından çıkarsın.
Şehrin pazarına gelen köylüler gece geç vakit köye dönerken mezarlığın yanından geçmek zorunda kalırlar. Tam geçeceklerken hepsini bir korku alır ve oldukları yerde oturup düşünmeye başlarlar. Geçmek için çözümü ilk bulan temel olur.
-"Buldim" der.
-"Ha böyle dört ayak üstüne yürüyüp geçelum ki ölüler bizu eşşek sansun"

Bazıları hayata boşverir, bazıları da sımsıkı sarılır. En azından para, pul, geçim derdi bilmez. Hayatı boş veren, umursamayanlardan iki serseri yaka paça karakola getiriliyor. Polis sorgulamaya başlıyor:
-Nerede oturuyorsun, der birine.
Serseri hiç oralı olmaz lakayt şeklide cevap verir:
-Oturduğum bir yer yok memur bey, yersiz yurtsuz takımındanım der.
Polis bu defa diğer serseriye sorar:
-Sen nerede oturuyorsun.
Diğer serseri de;
-Komşuyuz!..

İster inan, ister inanma ama saygı duy. Çünkü bir din mensubu diğer din mensubunu ayıplamayı, küçümsemeyi ihmal etmiyor. Bizim hocalara pek fazla yüklenmezler. Neticede o da fanidir, insandır. Genelde papazlarla ilgili fıkralar anlatılır. Papaz ölmek üzere olan adamın kulağına eğilerek;
-Ölmeden önce şeytanın ve onun kötülüklerini lanetle evladım der.
Adamdan ses çıkmaz. papaz bir kez daha tekrar eder. Adam da yine çıt yok. Papaz bu duruma kızar:
-Ne diye şeytanı ve onun kötülüklerini lanetlemiyorsun, diye hiddetle çıkışır. O zaman adamdan cılız bir ses gelir;
-Nereye gideceğim belli olmadan kimse hakkında konuşmak istemem!..

İnsanlar dikkat çekmek için kimisi kılıktan kılığa girer. Kimisi olmadık maskaralıklar yapar. Kimisi de makul bir hareketle dikkat çekmeye çalışır.
Bir öğretmen ve bu öğretmen dolma kalemini genelde çeketinin dış cebine takarmış. Yine bir gün öğrencilerin dikkatini çkmek için kalemini dış cebi yerine ceketinin iç cebine koymuş dolma kalemini. Ve kürsüye çıkmış öğrencilerine:
-Çocuklar bana dikkatlice bakıni bugün ne unutmuşum der.
Çocuklar hep bir ağızdan bağırarak:
-Pantolonunuzun fermuarını çekmeyi unutmuşsunuz öğretmenim!...

Demokrasi her ülke için en ideal yönetim biçimidir. Sizi yönetecek kişileri siz belirliyorsunuz. Bir karar alınacaksa size danışıyorlar. Bir nevi referandum.
Kısırlaşma ameliyatı için gelen adama hemşire son defa sordu;
-İyice düşündünüz mü? Karınıza ve çocuklarınıza danıştınız mı? Onlar bu konuda ne diyor?
Adam zafer kaybetmiş bir komutan edasıyla;
-Danıştım, hiç merak etmetin hemşire hanım dedi. Ameliyat için oylama yaptık, 10'a 1 kaybettim!..

İnsanlar kazançlarını yemekten acizler. Biriktirirler, üst üste koymaya çalışırlar. Ne hayır işlerler ne de kimseye yardım yapmazlar.
Cimrimi cimri bir adamı düğüne davet ederler. Cimri adam fırsat bu fırsat deyip oğlunuda götürür düğüne. Düğün yemeklidir. Ağzı kulaklarına varır oğlanın. Lokmanın birini ağzına atarken diğer lokmayı hazır ediyor. Cimri babası;
-Oğlum göreyim seni yarın ki yemeğini de ye..Çocuk ağzı tıka basa doluyken;
-Dur baba dur! acele etme, önce dünkü hatta önceki günkü yemekleri yiyeyim, yarını sonra düşünürüz!..



ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 07.12.2011 15:03:25 tarihinde eklendi ve 110 gösterildi.

 Sulalesi (07.12.2011 22:58:19)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

Memleketin halini fıkralarla çok güzel anlatmışsınız yürekten kutlarım. Selam ve saygılar

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
07.12.2011

Okunma:
110

Yazara ait bilgiler:

ibezgi

(ibrahim koçman)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.