E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

SEVİYESİZLİK!



Seviye bir şeyin bulunduğu alçak yada yüksek konumudur. Seviyesizlik ise ya alçaktır yada burnu havada yükseklerdedir. insanlar kendi içinde gruplara ayırılır; fakirler-zenginler, kültürlüler-kültürsüzler, alt sınıf-orta sınıf-üst sınıf gibi. Her gruba, kendine özgü bir seviye atfedilir. Davranışlar da bu gruplar çerçevesinde sınıflandırılır. Gruplar arasında, hiyerarşik ilişki vardır. Millet olarak seviye testinden geçiyoruz. Dedikodu da bu seviyesizliğin bir ölçüsüdür.

Kişinin bulunabileceği en son halidir seviyesizlik. Bundan sonraki hayatına nitelendiren kişinin gözüyle bakıldığında artık sadece bir noktadır seviyesizlik. Değeri kat sayısı düşmüş, çekilebilirlik limitini tüketmiştir. İçinizdeki insanı çıkartıp yerine bir ayı bir goril vs koyarak elde edebilirsiniz.

İş arkadaşları vardır. Birbirleriyle çekememezlik noktasındadır. Heran birbirlerinin gözüzü oyacak gibidirler. Neden? Büyümüşler ama çocukluklarından kalma ve yetiştikleri ortamdan kaynaklanan düşünceleri taşıyanlar. Bunlar hadi çocuktu hiçbirşeyi bilmiyorlar cahillerdi. Peki okullar bitirdiniz, tahsilinizi yaptınız ve bir devlet dairesine memur oldunuz. Hala mı çocukluk yada cahillik emareleri..

Biz çocuklarımızı nasıl yetiştiriyoruz? Onları büyütürken daha küçük yaşlardan başlayarak kız ve erkek çocuklarının ayrı olduklarını söylemeye başlarız. Kızlar kızlarla, erkekler erkeklerle oynamalıdır. Özellikle kız çocuklarını uyarırız sıklıkla “aman erkeklerle fazla oynama”. Büyüdükçe artar uyarılar “erkekten arkadaş olmaz”. Bu uyarılarla büyüyen iki cinsin birbirlerine arkadaş olarak bakmaları olanaklı mıdır artık?

Oysa şimdi kadın ve erkek birlikte çalışmakta, birlikte sosyalleşmektedir. Paylaşılanlar ve birlikte geçirilen süreler arttı. Eskiden erkeklere ya da kadınlara özgü diye nitelendirilen bir çok aktivite artık ortak yapılabiliyor. Tüm bunlar eski düşüncelerin değişerek kadın ve erkeğin arkadaş olmasını sağlayabiliyor mu? Arkadaş olabilmek için iyi ve bu doğru nedenlerin belirlenmesi gerekiyor.

Kadın-erkek arkadaşlığı artık bir ihtiyaçtır. Aynı yerde iç içe yaşamak zorunda olan bu iki cins arkadaş olabilmeyi öğrenmelidir. Yanyana görülmeleri başkalarını neden rahatsız etsin. Yada beraber gezmeleri sizi neden rahatsız ediyor. İki erkek bu aktiviteleri yaparsa, yada iki bayan bu aktiviteleri yaparsa neden birşey söylenmiyor?

Dinimizde, aralarında evlilik caiz olan bir erkekle bayanın; flört etmeleri, dost hayatı yaşamaları, dedikoduya mahal verecek şekilde baş başa kalmaları, birbirlerine sarılmaları, öpüşmeleri, el ele tutuşmaları gibi İslam'ın onaylamadığı davranışlardan uzak durmaları gerekir. Ama dinimizin dediği şey flört, öpüşmek, elele tutuşmak gibi davranışlardır. Burada ölçüsüzlüklerden bahsediliyor yoksa pratik hayatta aralarında daima bir mesafe bırakmış ve aralarındaki ilişkilerin belli bir ölçü ve disiplin içerisinde olmasına birşey demiyor.

Aslında erkek için zor olan, eşinin evlendikten sonra karşı cinsle arkadaşlık kurmasına karşıdır. En anlayışlı eş bile karşı cinsle, özellikle de cazibeli bir karşı cinsle arkadaşlığı kolayca kabullenemez. O zaman çocuklarımızı yetiştirirken de karşı cinsi sadece romantik ve cinsel zamanların paylaşıldığı bir obje gibi değil, başka özellikleriyle değerlendirmemiz gereken insanlar olarak tanıtma zamanı geldi.

Sonuç olarak toplumsal paranoya, mahalle baskısı, at bakışı gibi durumlarda içine kapanık, kadın-erkek sosyalleşmesine olumlu bakmayan bir hale geldik. Seviyesizlik diz boyu tabiri caizse.



ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 11.10.2011 15:04:48 tarihinde eklendi ve 104 gösterildi.


(Yönetici)
 Zeynep (13.10.2011 16:39:11)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

Düşüncelerime kalem olmuşsunuz.
Beğeniyle okudum. Teşekkürler .


Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
11.10.2011

Okunma:
104

Yazara ait bilgiler:

ibezgi

(ibrahim koçman)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.