.....FE....
Demir kelepçeleri, Demir pırangaları, Demir ranzaları vardı.
Demir megafonları Demir çene bağırır, Demir çehrelerinden Mazlum kanı damlardı...
Kurşun askerleri Demir postallarla yürür, Düşünürleri Demir teleskoplarla görür, Köpekleri bile Delikli demirce ürürdü.
Yalancı cennette parlatılmış Demir aynaları, Baktıkça yüzümüze Pas tükürürdü...
Demir perdeleri, Demir çekiçleri, Demir orakları Ve hep kendilerine yontan Demir keserleri vardı...
Enenmiş beyinlerine Demir tarakları tımardı...
Şair geçineni Makineleşmek ister, Demirle yatar, Demirle kalkar, Ölen demir başlara Demirsi yas tutardı...
Türk soylu halklar Ve özgür düşünenler için, Bir meçhule döşedikleri Demir raylarının üstünde, Ecel sürgülü demir vagonları Cirit atardı...
Ne olduysa bir gün, Demir ocağını duman aldı;
Önce keser döndü hışımla Aslım FE dedi, Sonra çekiç, Sonra orak; Yine de sapları, Demir türevlerinin Sultasında kaldı.
Tarih bu ya, Meselenin püf yerinde tekliyor; Anlarsınız, Al demir ver külah Ve galiba hesap, Sapların da Dönmesini bekliyor.
FE-SÜPHAN-ALLAH ...
YUSUF BİLGE 5 EKİM 2011
Yusuf Bilge (Yusuf Bilge) tarafından 07.10.2011 23:40:56 tarihinde eklendi ve 46 gösterildi.
(Yönetici)
|
Zeynep (10.10.2011 09:34:32)
Çok farklı bir şiirdi. Kutluyorum Yusuf bey.
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
07.10.2011
Okunma:
46
Yazara ait bilgiler:
Yusuf Bilge
(Yusuf Bilge)
|