Eylülün Rehaveti
Sahte sürgün vererek yeşillenen dalımla Dolaşır kuğu gibi sedası bol çalımla Hayal kurar durmadan bu tükenmiş halımla Setretti sıcağımı eylülün rehaveti.
Hangi yöne gidersem sana çıkar yollarım Ayrılık korkusundan sancı tutar sollarım Bir uzar bir kısalır yare açık kollarım İttirdi kucağımı eylülün rehaveti.
Ürkek güneş gününde vakitsiz gül açarmış Vuslatı yakın diye neyin varsa saçarmış Gözleyip kızıl ufku hem doğar hem kaçarmış Tüttürdü ocağımı eylülün rehaveti.
Ayların dönüşüne yılda bir tur diyorlar Çıkamazsın zirveye çok yüksek sur diyorlar Sevmeyi deniyorum sen şimdi dur diyorlar Titretti bacağımı eylülün rehaveti.
Zahir gözle bakınca iri kocaman devsin Deliği açılmamış su kenarında evsin Âma olan dideler söyle nelerle sevsin Güttürdü bucağımı eylülün rehaveti.
19.09.2011 Ahmet Çelik Ceyhan Saat:14.04 EVSİN : Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer İTTİRMEK: İtmek işini başkasına yaptırmak 2- Hızla itmek SETRETMEK: Bir şeyi örtmek gizlemek REHAVET: Vücutta görülen gevşeklik, ağırlık, tembellik GÜTMEK: Bir kimseyi bir topluluğu kendi düşünce ve amacı doğrultusunda yönetmek sevk ve idare etmek.
Sulalesi (Ahmet Çelik) tarafından 22.09.2011 19:41:01 tarihinde eklendi ve 65 gösterildi.
| Eylülün Rehaveti isimli esere henüz yorum yazılmamış. |
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
22.09.2011
Okunma:
65
Yazara ait bilgiler:
Sulalesi
(Ahmet Çelik)
|