E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

KEÇİ HİKÂYESİ(anonim)


Bir zaman, bir beldede, yalnız bir adam varmış,
Yokmuş kimi-kimsesi, keçisi ona yâr’mış.

Keçi onun her şeyi, arkadaşı, yoldaşı
Bazen gönül neşesi, bazen de gözde yaşı.

Hep onunla dertleşir, onunla söyleşirmiş,
Keçiyle hâl-kâl olur, gönlünce eğleşirmiş.

Çarşı, pazara yollar, keçi bilirmiş yolu
Heybeye liste koyar, olurmuş heybe dolu.

Bitince alış veriş keçi eve dönermiş,
Bunu yapmaz her keçi, bu iş ayrı hünermiş.

İşte, günler böylece geçip giderken, bir gün,
Keçi gitmiş pazara gittiği yoldan her gün,

Fakat eve dönmemiş, vakit epey geç olmuş,
Sahibi merak edip aramaya koyulmuş.

Aramış bütün köyü, dolaşmış baştan-baş’a
Bir sonuç çıkmayınca düşmüş büyük telaşa…

Adam panik içinde gezerken dağı, taşı
Arttıkça artıyormuş üzüntüsü, telaşı.

Görmüş az ileride yanan bir kamp ateşi,
Dumanlar arasında oturmuş üç-beş kişi…

Hele demiş şunların yanlarına varayım,
Keçimi görmüşler mi, bir onlara sorayım.

Yaklaşınca görür ki, kebap yapar adamlar
Güzel koku yayılır, ateşe yağlar damlar...

Bakmış kaya üstünde bir silüyet duruyor,
Bakmış keçi kafası, beyninden vuruluyor!..

Tanımış keçisinin o şirin simâsını,
Sıyırıpta çıkarmış kınından kamasını.

Saldırmış adamlara gözü dönmüş şekilde,
Vurup, kırmış onları, olmuş en son katil de…

Adamı yakalayıp göndermişler hapise,
İşte böyle vukua, bu şekilde hâdise...

Başlamış bu adamın artık hapis günleri
Adam vurup, kırınca keçiyi yiyenleri.

O zamanlar, hapise bir hoca gelir imiş,
Mahkûmlara daima nasihat verir imiş.

Menkîbeler anlatır, nasihat alın dermiş
Ölümden, ahiretten, coşkuyla bahsedermiş

Anlatırmış onlara cenneti, cehennemi
Kimi dinlermiş onu, kulak vermezmiş kimi.

Bu adamsa hocaya bakıp, bakıp ağlarmış,
Hocanın ciğerini, yüreğinden dağlarmış.

Bir gün hoca, adama;" - Ey âdem nedir derdin;
Niçin böyle ağlarsın, fenâya nasıl erdin?

Onca yıldır burada, ben bunları dedim hep,
Senin gibi ağlayan hiç görmedim bi-sebep.

Hele söyle ey âdem; bu hale geldin, nasıl?
Nasıl böyle ağlarsın, onu söyle sen asıl..."

Adam demiş;" - Ey hocam, sorma bana bunları,
Anlatmaya devam et, bildiğin konuları

Benim gibi adamın, ne olsun daha derdi;
Vardı nazlı bir keçim, aynen size benzerdi.

Onunda sakalları, aynı sizin gibiydi,
Sizden iyi olmasın, oda iyi biriydi.

İşte size baktıkça, keçimi hatırlarım
Siz içli konuşurken, bense bundan ağlarım..."

Hocanın sakalları, hani " keçi sakallı!"
Köseymiş ki; herhalde çenenin ucu kıllı.

Keçisi yiten adam, hocayı her görüşte
Keçisini düşünür, bundan ağlarmış işte.


Evet, dostlar; bu kıssa tamam oldu burada,
Şimdi başka hikâye, beklemekte sırada.

Ama önce hisseyi bir güzelce anlayın,
Dünya gelip geçici, keçiye bağlanmayın.

Herkesin kafasında, nice keçiler saklı
Para, makam, mal ve mülk, dünyalıkta hep aklı.

Bunlara gelse zevâl, bu adama benzeriz,
Feryâd-ı figân edip, mecnun gibi gezeriz.

Sizin tek düşünceniz, Rabbiniz olsun hem de;
Bunu demek istedim, işte bu hikâyemde…

Kadir Çetin 03.06.08 Nazilli



meftun (Kadir Çetin) tarafından 22.09.2011 03:27:18 tarihinde eklendi ve 83 gösterildi.

KEÇİ HİKÂYESİ(anonim) isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
22.09.2011

Okunma:
83

Yazara ait bilgiler:

meftun

(Kadir Çetin)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.