E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

SEN PLANLARINI YAPARKEN



Sen planlar yaparken başına gelenler hayattır derler. Zamanın kullanılmayan kısımları senin yok olan sermayendir aslında. Çünkü elden çıkınca kazanılmayan tek şeydir zaman. Kimileri derki eğer planlı bir hayatın olursa 10 yıl sonrasını bile görebilirsin. Başına gelecekleri bilmeden yapılan plan yarına bile çıkmayabilir. Çünkü yarın ne olacağını kimse bilmez, sen planlarını yaparken.

Biz sürekli şunu bunu yapalım şu zamanda yapalım diye planlar yaparken planlı plansız yaşadıklarımızın tümü hayatımız değilmidir? Hayatımızı gerçekten planlayıp bu plan dahilinde yaşaya bilirmiyiz? Ya planlı yaşarken başımıza gelenler. Her yapılan plan seni mutlu eder mi?

Sakarya ve Kocaelindeki 1998 depremini hatırlayanlar bilir ne kadar büyük bir felaket olduğunu. Bir baba 3 tane yetişmiş, üniversite bitirmiş kızı var. 5 katlı güzel bir apartmanı, altında marketi var. Çokta güzel kazanıyor. 9 dairesini kiraya vermiş, market geliri, üniversite bitirmiş kızından ikiside çalışıyor. Arabası da kapının önünde, market için bir de kamyoneti var. Yani herşeyi var. Ve bir sabah uyanamadan büyük bir sarsıntı 5 katlı apartmanı yerle bir oluyor, marketin içindekilerle birlikte. 3 kızı ve hanımı enkaz altından cansız çıkarılıyor. Arabası apartman altında kalıyor. Bir bakıyor ki hiç birşeyi kalmamış, sen planları yaparken.

İnsan planlı yaşayabilir mi? Şu sözü ne güzel söylemiş Yunus; Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler. Biz hep bir iş planladığımızda yada bir karar verdiğimizde Allah'tan müsade isteriz "Allah izin verirse" yani İnşaallah deriz. Yapılması gereken, sen planlarını yaparken olayları akışına bırakmak. Çünkü sen yapılması gerekeni yaptın, tevekkül ettin. Bundan sonrası başına ne gelirse Mevladan bileceksin. Karşına öyle güzel fırsatlar çıkarki daha iyisini hakederim düşüncesiyle bir sonraki fırsatı kolarız. Ve sonuç aşağıdaki hikaye gibi olur.

Yer Ankara, 1992 yılında henüz bekarken ve kalbi kimseye karşı dolu değilken bir anda tamam işte hayatımın kadının buldum diye geçirdi içinden. O planlarını yapıyordu, evlenme teklif edecekti. İkiside çalışıyor ve gül gibi geçiniriz diye düşündü. Ne olduysa ailesinin yani babasının hastalığını hesap etmemişti. Kanser olan babasının tedavisiyle uğraştı. Kurtaramadılar babasını, bir anda gelmişti hastalık ve bir anda gitti babası. Ailenin tüm yükü üzerine binince planlarını yeniden gözden geçirdi. Baba ocağına yani memleketine taşınmak zorunda kalacaktı. Sevdiğine yapamadığı evlenme teklifini bir süre sonra yaparım dedi. Evliliğini erteledi ve Ankara'dan taşındı. Sevdiğine ulaşması ve onunla görüşmesi zor oluyordu. İşlerden ve sorumluluklarından buna fazla zaman ayıramadı. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur misali mesafeler arayı, sevgiyi soğuttu. Bir gün öğrendi ki sevdiği başkasıyla çıkıp onunla evlenmiş. Başına gelenler hayatındır, sen planlarını yaparken.

Bizim planlarımızın dahilinde olmayan kaderimiz var. Allahü teâlâ, her şeyi bir sebeple yaratmaktadır. İnsan da, bu sebebi kullanıp, o şeye kavuşur. Ayrıca bu dünyayı, imtihan yeri olarak yaratmıştır. Burada nimetlerin yanı sıra sıkıntılar da vardır. Dertlerin, belaların gelmesine sebep, günah işlemektir. Fakat, belalar, sıkıntılar, günahların affedilmesine sebep olur.

Hz.Eyyub'u hastalıkla imtihan eden Allah, bizi de ayni imtihana tabi tutma hakkına sahip değil mi? Hz.Nuh'u oğluyla imtihan eden Allah, bizi evlatlarımızla imtihan edemez mi? Hz.İbrahim’i babasıyla imtihan eden Allah, bizi öz babamızla imtihan edemez mi? Hz.Lut'u eşiyle imtihan eden Allah'a, 'Beni niçin eşimle imtihan ediyorsun ki?' deme hakkına sahip olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Hz.Yusuf'u kardeşiyle imtihan eden Allah, belki bizi de kardeşlerimizle imtihan ediyordur.

Sen planlarını yap ama tevekkül etmeyi unutma. Bugün herşeyim var dersin yarın hiç birşeyin olmaz. Bugün sevdiğime evlenme teklif edeceğim dersin, yarın başkasıyla evlendiğini görürsün. Futbolcu oyununu oynarken ayağının kırılacağını bilir ama planını kırılmayacak gibi yapar.

Dünyanın, kainatın yaratılışı bir Allah'ın planı değilmidir? Ardı sıra gelen mevsimler, hergün doğudan doğan güneş, nefes aldığımız oksijen, gece ile gündüzün birbirini takip etmesi Allah'ın planı değilmidir?









ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 20.08.2011 22:53:01 tarihinde eklendi ve 100 gösterildi.


(Yönetici)
 Zeynep (20.08.2011 23:13:35)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

Başlayan ve biten cümle ne kadar anlamlı. Hikayeyi merakla okudum. Teşekkürler.

Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
• ibezgi (20.08.2011 23:20:04)
Makalemi paylaştığınız için ben teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla..

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
20.08.2011

Okunma:
100

Yazara ait bilgiler:

ibezgi

(ibrahim koçman)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.