ÇİÇEKLER UTANIR MI?
Bugün bir çiçekcinin önünden geçerken bir çiçek ben çok güzelim beni al diyordu. Onu aldım ama güzel olduğu için değil seni gördüğünde utansın diye. Ne kadar manidar bir cümle. İnsanın insana duyduğu sevginin başka bir ifadesi.
Bir başka çicek, O da şimdi Meclis Başkanı oldu. Çiçek utandığını söyledi. ”Hesap sorun ki, siyaset meydanı palavraya, hesapsız kitapsız vaatlere ve siyaset kurumunu da yerin dibine batıran kalitesiz siyasete sahne olmasın. Şu kadar zaman siyasetin içindeyim, bu dönem kadar rahatsız olduğum bir siyasi dönem olmadı. O konuşmalardan utanıyorum, Nedir o? Biri senin kesenden ağalık yapıyor, ‘Şunu vereceğim, bunu vereceğim’ diyor.
Çiçekler utanırda insanlar neden utanmaz? Neden hep kavga, çekişme. Dünyada insanlar açlıktan ölmeye başladı. Milenyum çağında Sadece Etiyopya'da, Kenya'da, Somali'de 11 milyona yakın insan açlıkla karşı karşıya. Dünyanın tamamında bu rakam bir hayli yüksek.
Yoksulluk kader olamaz kader değildir. Yoksulluk, son on yılın gündemindeki en önemli konu gibi görünüyor. Her coğrafyada bu var ve yoksulluğu değişmez bir “hakikat” gibi kabul etmemize yol açmamalı. Afrika ve benzeri kıtlıktan açlık çeken ülkelerin bu duruma neden düştüklerini kesin olarak söyleme imkânımız yoktur. Çünkü, sebep bir değil, pek çoktur. Sömürgecilerin gaspları, zulümleri, yerli bazı yöneticiler ve bazı zenginlerin zulümleri de bu sebeplerden bazılarıdır.
Kendilerini çiçek bahcesinde sananlar bilmeli ki o çiçek onlardan utanıyor. Dünyanın tüm çiçekleri ellerinde olsa, orada açlıktan ölenlerin ızdırabından çiçeğin kokusunu hissetmemelidirler. İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebepleri biliniyor.
Gelişmiş ülkelerin, temel gıda ürünleri üzerine yapılan vurgun yoluyla da dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamaktan aciz olduğunu ortaya koyuyor. Üretim, insanların ihtiyaçlarını karşılamak için yapılmıyor. Temel gıda ürünlerine karşı yaptıklan spekülasyonlar yoluyla fiyatın armasını sağlıyor ve böylece milyonlarca insanı ölüme sebep oluyorlar. Böylece yoksul ülkelerin durumu daha da kötüye gidiyor.
Gelişmiş ülkeler geçmiş yüzyıllarda yolsulluk yaşayan ülkeleri kolonisi olarak sömürmüş, bundan dolayı yeraltı kaynaklarından kendileri değil sömürgeler yararlanmıştır. Hiç bir gelir kaynağına sahip olamadan bağımsız olmuşlardır. Yerin üstünden kuraklık ve doğal afetlerden dolayı yararlanamayan bu ülkeler yeraltı zenginliklerini gelişmiş ülkelere kaptırmıştır.
Doğal afetler ve savaşlar, açlığın tarihsel olarak bilinen ve kabul edilen sabit nedenleri arasında yer alır. Bazı ülkelerde ekilebilen arazilerin sınırlı olduğu, doğal su kaynaklarının yetersiz olduğu ve nüfusun kalabalık olduğundan açlıkla mücadele edemiyorlar.
Çözüm; IMF ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerin borçlarını şartsız olarak silmeli. Uzun vadede, gelişmekte olan ülkeler tarıma yönelik kalkınma politikaları geliştirmelidir. Fiyat artışlarından doğrudan etkilenen yoksullara acil gıda yardımları ulaştırılmalıdır. Son olarak gelişmiş ülkeler, dünya gıda pazarını altüst eden biyoyakıt üretimini durdurmalıdır.
Allah her canlının daha doğmadan rızkını temin ediyor ancak yeryüzünde zulüm sonucu açlıktan ölümler meydana geliyor. Afrika ve Asya'da açlıktan her an ölmekte olan onlarca bebek mevcut. Bunu görenler Allah'ın adaletinin böyle olamayacağını söyleyerek büyük bir şirk'e sebep olmaktadırlar. Allah’ı tanımayan veya yanlış tanıyan bir kimsenin insanlık camiasını bir zulümler diyarı, bir haksızlıklar yurdu gibi görmesi normaldir. Mevcut haksızlıkların faturasını Allah’a kesmenin doğru olmadığına inanıyorum.
Mesela ateşin yaratılması hayırdır. Ancak bir insan gidip elini ateşin içine sokarsa ateş o insan hakkında şer olmuş olur. Halbuki Allah ateşi, insanlar onunla ihtiyaçlarını görebilsinler diye yaratmıştır. Ancak o insan kandi iradesiyle elini ateşe sokmuşsa artık Allah neden bu ateşi yaratmış, neden bu ateş benim elimi yaktı, Allah neden buna müsade etti gibi bir iddiada bulunmaz. Çünkü Allahın kainatta koymuş olduğu kanunlar vardır. Ona riayet edersen menfaat elde edersin, riayet etmezsen zarar görürsün.
Genelleme yapılması gerekirse çiçekler insan suretindekilerden utanıyor. Rengarenk, çeşit çeşit kokularla insanlara iyiyi, güzeli, merhameti hatırlatamadığı için çiçekler utanıyor.
ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 27.07.2011 12:03:27 tarihinde eklendi ve 124 gösterildi.
(Yönetici)
|
Zeynep (28.07.2011 22:56:39)
Oldukça yerinde belirlemeler. Var olunuz.
| Bu yoruma 1 cevap yazılmış. |
|
• ibezgi (29.07.2011 14:01:24)
Katkınız için teşekkür ederim. Saygı ve sevgi ile selamlar.
|
|
|
|
|
|
Sulalesi (27.07.2011 20:23:08)
Utanma duygusunu elimizden almak için neler yaptılar neler... Cenabı Allah bizden alınan o utanma duygusunu bize geri verir inşallah. Selam ve saygılar
| Bu yoruma 1 cevap yazılmış. |
|
• ibezgi (29.07.2011 14:00:26)
Teşekkür ederim. Selam ve dua ile..
|
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
27.07.2011
Okunma:
124
Yazara ait bilgiler:
ibezgi
(ibrahim koçman)
|