E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

SEVMEK BAŞA BELA MI?



Sevdiğine o kadar güzel sözlerle sesleniyor ki insan, başında bir bela olması ihtimalini hiç getirmiyor. Ve diyor ki "Seni seviyorum, hep benimlesin. Seni görmem için yüzüme bakmam gerekmiyor. Gözümü kapatsam ordasın. Gördüğüm her yüz aslında sensin." Çünkü seviyor..

Ve diyor ki "Çünkü gözlerinin içindeki binlerce yıldız, gecenin karanlığını delip geçiyor. Sen bana bakarken ben kendimi yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum. O yıldızların parlaklığında kaybediyorum kendimi. Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim aydınlığından. Güneş doğmasa, yıldızlar kaybolmasa diyorum, ama biliyorum ki güneşim de sen olacaksın gecenin sonunda. Bu kez daha parlak, daha aydınlık çıkacaksın karşıma." Dünyaları versen bu kadar mutlu olmaz insan.. Çünkü seviyor..

Ve diyor "Çünkü saçların ellerimin arasında kayıp giderken , dünyadaki cenneti bulmuş gibi hissediyorum kendimi. Cennetin sahibi sensin ve biliyorum ki sadece izin verdiklerin girebilir o cennete. Ben o cennette kalmaya kararlıyım." Çünkü yaratılan o insanı çok seviyor..

Peki, çiçeklere, gökuşağına benzetilen, ceylan bakışlı denilen, cennetin sahibi gibi görünen, yıldızlardan, güneşden daha değerli, meleklere benzetilen bu insan nasıl olurda böyle görülebilir. O da kendisi gibi gözleri, yüzü, kulakları, elleri, ayakları olan birisi. O da nefes alıp veriyor, yiyip içiyor. Onunda atan yüreği var.

Karacaoğlanı yollara düşüren, Ferhat'a dağları deldiren, Mecnun'a dünyasından vazgeçiren, Kerem'i yakan bu aşk başa bela mı? Karacaoğlan öyle bir sesleniyor ki;

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm.

Mail oldum senin ince beline
Canım kurban olsun tatlı diline
Aşık olup senin hüsnün bağına
Kırmızı güllerin dermeye geldim.. peki bu sevgi başa bela mı?

Sevgi, Allah'ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir. Her insan hayatı boyunca çok sevdiği, güvendiği, yakın hissettiği kişilerle birlikte olmak ister. Allah'ın verdiği nimetlerin birçoğu, asıl değerini, gerçek sevgilerin ve dostlukların yaşandığı ortamlarda bulur. İnsan duyduğu heyecanı sevdiği biriyle paylaşmak ister. Böylesine güzel sözlerle onu onurlandırmakla işe başlar.

İrfan mektebi mecnunsuz olmaz Leyla söyler söyler dile getirir,
Çalıda gül olmazsa bülbül konmaz Canan söyler söyler güle getirir, Bulmak istersen aşk ile yâri Yürek söyler söyler hala getirir, Mustafa’nın yüreğindeki zari Canan söyler söyler aşk'a getirir..diye seslenir aşık..

İnsanların kalplerindeki sevginin asıl kaynağı ise Allah'a olan derin sevgileridir. Allah, tüm insanları yoktan var etmiştir. İnsan bir hiçlikken Allah'ın rahmeti sayesinde bir can sahibi olmuştur. Bu kadar güzel, bu kadar özel kılınan insan elbette yukarıdaki övgülere layıktır. Sevgisini en güzel cisimlerden üstün tutar, ona gül, güneş, gökkuşağı, ceylanım der.

Allah'ı seven insan, Allah'ın yarattıklarını da sever, onlara karşı şefkat ve merhamet duyar, onları korumak, onlara hayır ve güzellik getirmek ister. Dünyanın en hayırlı, en üstün ahlaklı insanlarından olan Allah'ın elçileri de, çevrelerindeki insanları sevgiye ve yakınlığa davet etmişlerdir. Ayette De ki: "Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum." Kim bir iyilik kazanırsa, Biz ondaki iyiliği artırırız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir. (Şura Suresi, 23)

Yani sevmek bir şükürdür. Çünkü Allah öylesine güzel yaratmış ki kulunu ona söyleyecek güzel söz bulmakla zorlanıyor..Peki bu sevgi nasıl başa bela olur işte bunu cevabı;
Allah'a ortak koşarak yaşadıkları sevgi gerçek sevgi değildir ve onlara daima karamsarlık, mutsuzluk ve acı getirir. Bu insanlar ne gerçek anlamda severler ne de sevilirler. Çünkü onun yarattığı bu güzel kula bu kadar övgü sayan insanoğlu, onu Yaratanı unutmamalı. Yaradılanı seven, Yaradandan ötürü sevmeli. Cennet sevgisini dünyadayken yaşamaya başlamalı, tek dost ve Veli olan Rabbimiz'e ve müminlere sevgi ve vefa ile bağlanmalıdır.

“De ki, eğer Allah’ı seviyorsanız, bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin, günahlarınızı bağışlasın… Allah çok affedici ve engin merhamet sahibidir” (Âl-i İmran, 31) Bu ayette “Allah’a inanıyorsanız” yerine “Allah’ı seviyorsanız” denmesi çok dikkat çekicidir. Kişi Allah’ı seviyorsa, mutlaka O’na inanıyor demektir.










ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 28.06.2011 13:47:24 tarihinde eklendi ve 100 gösterildi.

 Mor Menekşe (02.07.2011 11:36:46)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

Ahmet beye katılıyorum. Sizi kutluyorum.
 ahmet ekici (30.06.2011 12:32:01)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

İbrahim bey çok güzel bir konuyu bu sayfaya taşımışınız teşekkürler, Sevgi başa belamı? evet sevmeyi bilmeyenler için bela,insan herşeyi sevebilir çünkü sevgisiz hayatın anlamı olmaz bir şeyi severken sınırını çizmek gerekir diye düşünüyorum o zaman başa bela olmaz sanırım, "yaratılanı severim yaratandan ötürü" ne kadar güzel bir söz,sevdiğimiz her şeyde Allahı gördüğümüz sürece sorun olacağını sanmıyorum,teşekkür ederim saygı ve selamlar.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
28.06.2011

Okunma:
100

Yazara ait bilgiler:

ibezgi

(ibrahim koçman)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.