KIZIMIZ OLUNCA..
Kız çocukları için o kadar çok şey söyleyebilirim ki en önemlisi kızlar sevimli olurlar, şirinlikleri bir yana alırsın karşına seyredersin, yanına çağırısın saçlarını okşarsın. Rengarenk giyinirler, gardropları doludur.
Kızları anneye benzetirler, annenin güzelliğini aldığını söyleriz. Şarkılarda, türkülerde onların güzelliklerinden, büyüdüğünde neler yaptığından behsederiz. Şarkıcı Ferhat Göçer bir şarkısında "Hadi geç kızım.. Benim gözümde hiç büyümedin.. Evlendiğin adam seni benim gibi korur mu? Sen böyle mutluyken içimdeki hüzün sorun mu?" diyerek onu büyütüp sonrada evlendiğindeki duygusunu dışa vurarak babaların yüreklerine tercüman olur.
Kızlarımıza ne güzel isimler koyarız. Tabiatta ne kadar çiçek varsa menekşe, lale, sümbül, yasemin, gül gibi isimlerini koyarız. En değerli madenlerin adını Elmas, Zümrüt, İnci isimlerini veririz. Gökyüzüne bakarız yağan Yağmur deriz. Kız kulesi, kızlar pınarı vardır.
Kızlar hiçbir zaman yalnız dışarı gezmeye çıkmazlar. Kızların hiçbir zaman geniş bir arkadaş kitlesi olmaz. Kızlar sevdiğine aşırı bağlanırlar. Daha fazla duygusaldırlar. Ergenlikleri daha zor geçer. Kendini beğenme ve beğendirme zamanında istem dışı hırcınlaşırlar.
Dünyadaki her kız çocuğun, eğitim hakkından yararlanabilmesi için bizim elimizden gelen her şeyi yapmamızı bekleme hakkı vardır. Ne var ki, birçok ülke söz konusu olduğunda, iş eğitime geldiğinde kız çocuklar en dezavantajlı konumdadırlar. Milyonlarca kız çocuk hiç okula gitmemiştir, bundan daha fazla kız çocuk eğitimini tamamlamamıştır. Kız çocuğu eğitmek, ailenin bütününü eğitmek demektir. Yeni nesillere şekil verecek onlardır.
İslamiyet'ten önce arap yarımadasının içinde bulunduğu gafletten biride kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesidir. Çok tanrılı din hüküm sürüyordu. Toplumda ise eşitsizlik adaletsizliğin, köle ticaretinin, sınıf farkının, kan davasının hatti hesabı yoktu. Hatta kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir zihniyet hakimdi. Hz Muhammed yeni bir din getirdi. Hz Muhammed (s.a.v) bu topluma peygamber olarak gelince, mekke halkı kendi tanrılarını yapıp sonrada tapan ve kabileler şeklinde yaşayan gruplarla mücadele etti.
Peygamberimizin kız çocukları ile ilgili hadisleri vardır. "Kimin üç kızı ve üç kız kardeşi veyahut da iki kızı veya iki kız kardeşi olup da geçimlerini güzel sağlar, onlar hakkında Allah'tan korkarsa, o kişi için cennet vardır " (Tirmizi) buyuruyor. Peygamberimiz, kızı Fatıma'yı çok severdi Bir sefere çıkacağı zaman en son ona uğrar, dönüşünde ise önce onun yanına giderdi. Hz.Fatıma babasını ziyarete geldiğinde ise, Peygamberimiz sevgili kızını karşılamak için ayağa kalkar, alnından öper ve yanına oturturdu.
Kızlar annesine, babasına düşkün olurlar. Vefa doludurlar. Onlara ne verirseniz misliyle alırsınız. Kızım olmadan asla diye film yapan bir yönetmen neden kızını almadan ayrılmayan annenin hikayesini filmleştirmiştir. Çünkü kız evladı tek başına yapamaz. Onlara şefkatli ellerimizi uzatalım. Okutalım, çok güzel bir şekilde yetiştirelim. Ne mutlu kızı olanlara..
ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 24.05.2011 16:16:13 tarihinde eklendi ve 210 gösterildi.
(Yönetici)
|
Zeynep (26.05.2011 00:19:57)
Çok içten çok değerli bir paylaşımdı.
| Bu yoruma 1 cevap yazılmış. |
|
• ibezgi (04.06.2011 13:58:57)
Teşekkür ederim. Selamlar..
|
|
|
|
|
|
Filiz ALTIOK (25.05.2011 09:42:32)
Bir kız annesi olarak (Allah herkesin evladını bağışlasın) yazınızı beğeniyle okudum.
Teşekkür ederim.
| Bu yoruma 1 cevap yazılmış. |
|
• ibezgi (04.06.2011 13:58:41)
Teşekkür ederim.. Selamlar..
|
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
24.05.2011
Okunma:
210
Yazara ait bilgiler:
ibezgi
(ibrahim koçman)
|