Kırk Yıl 3-Anam
“-ne zaman … bi yaşlı gadıncağız görsem elleri nasırlı, beli bükük, gariban! amaa; gözleri gözleri sevgiyle bakan nur içinde yatasıca anam düşer yadıma
çaresizliğinden çare telkin eden “Allah beterinden saklasın, beterin beteri var ay yavrım” deyen güçsüzlüğünden bize umut yeşertmeye çabalayan,
yoktan var eden…, hiçbir şeyi esirgemeyen her öğünde bulup-buşurup sofayı donatan, çocukları olmadan boğazından yarım lokma geçmeyen bizim yediğimizle doyan güzeller güzeli anammm..,
nerden bulduysa o günün behrinde guşağının katından çıkardı da iki buçuk lirayı “-eyi sakla, düşüreyin deme sakın” diye cebime sıkıştırdı” bilmen niyeyse bi dondurma alıp yemedim o iki buçuk liranın on kuruşuyla sanki sarılira sahibiyiz, öyle ya..”
bayramdan bayrama da olsa sofrada birimiz olmasa yüzü gülmeyen gönüller dolusu güzel dileklerini “ümmed-i Muhammed’in evlatlarına “ da dileyen yoları gözleyen
bi araba düdüğü duyulsa… gecenin geç yarısında; şoseden bi araba şavkı yalasa Akgedikden bir araba dönse köyde bir kamyon gürlese evladını beklermiş anammmm
aaah anammm! yoldan her geleni kendi evladı sanan değilse, hiç değilse bir selam bekleyen, “iyi” haberine kuşkuyla yaklaşan, gözleri yolda gönlü, gurbete uçan evlatlarının, mutluluğunda sağlık haberlerinde ecel geldiğinde bile mutlanan anam……….
anam düşer yadıma anamın yaktığı ağıtlar “-yağmır yağar dereleri sel alır gurbete gidenin yarin el alır kimi görsem, aklım hep sende kalır.. gurbete gidenemim yarin el alır..”
almadı mı aldı.” …
“-gurbete gedenin sadece yarini değil anasını da el alıyormuş, ilk zamanlar baya ağır geldi ha deyince kabullenemedim ama biraz de akıl ermezlik tabi bizim gedeler ne olacaktı öyle ya.. başlarında kim olacaktı anam bir başına nasıl baş edecekti,
duyunca öfkeden deliye döndüm güya babamın hısımı akrabası yarenlerine hak verdim, öne düşüp, yol göstermelerine bilmem onlar önayak oldular bilmem anam vardı” ………
“-her evladı gurbete düşen anaların ağıtları düşer yadıma gurbete isyan eden analar kimi kader mahkumu kimi gurbet..
mahkumlar gelir aklıma anlayamam bilemem kabul edemem ömrü gurbette geçirilmek için dünyaya gelmeyi anaların bağrının yanmasını
“gurbette ömrüm geçecek• bir daracık yerim de yok oturup derdim dökecek vefalı bir yarim de yok”
anam ne baharı bilirmiş ne yazı ne sıcağı, ne ayazı ne konu-komşunun ne torunlarının adını varısa da, yoğusa da herkese benim adımla çağırıyormuş yalan değil
“-rahmetli anam, üvey kardeşlerimle meşguldür diye Allah var benimde hiç aklıma gelmedi o zamanlar daha doğrusu isyanlardaydım işin aslı
Allah razı olsun Hacı Amcadan bizimkileri ayırmamış, kendi evlatlarından gerçi anam da güzel kadındı Allah için otuzunda var yok, dul kaldığında sıkıntı çekmemiş, Hacıya varınca benden başka!
bayramlarda beklermiş beni “geçen bayram gelemedi bu bayram gelcek” diye diye duydum kahroldum…
ne zaman duydum,.. taaa öldükten sonra; kahroldum ömrüm boyunca hay bu gurbeti ırcat edenin yedi ceddi, sıla yüzü görmesin şimdilerde insanın yüreğine oturuyor ta can evine yaş kemale erince kanını donduruyor ana-baba olmayan evlat acısını ne bilir nur içinde yatasıca anaamm!
beni anmadan dakikası geçmezmiş kardeşlerimde beni bu yüzden affedemediler kan davalılarıymışım gibi kin kustular affedemediler beni haklılar yüzüme bakmadılar el var, gün var demediler açtılar ağızlarını, yumdular gözlerini ağızlarından çıkanı kulakları duymadı hangisine cevap vereceğimi bilemedim hangisinin ne dediğini anlamadan birinin nefesinin bittiği yerde öteki dört koldan saldırdılar haklıydılar.. haklılar ama neye yarar anamı geri getirir mi ilenmeler, küfürler ahlar vahlar..” …
yüzü güler mi anamın anamm
İbrahim Çelikli (İbrahim Çelikli) tarafından 10.04.2011 14:10:02 tarihinde eklendi ve 92 gösterildi.
|
Buğrayiğit (11.04.2011 18:10:50)
Çok duygulandım dost.
|
|
|
|
|
Mor Menekşe (10.04.2011 17:35:10)
nur içinde yatsın. acıyı paylaşıyor şiiri tebrik ediyorum. üstadıma selamlar.
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
10.04.2011
Okunma:
92
Yazara ait bilgiler:
İbrahim Çelikli
(İbrahim Çelikli)
|