Kırk Yıl 2-Babam
“-haklısın bilader ne zaman bi adam görsem saçı sakalı ağarmış rahmetlik babam gelir aklıma aç kalıp doyuran giymeyip giydiren ulaşamadığı yere bizi ulaştırmaya çalışan …. “-aman oğlum, koca köyde bir seni kucakladı devlet, okuluna dikkat et! , öğretmenleriyin sözünden çıkma! güp-güzel okuluna git-gel! , sıkı çalış! , görüyorsun işte ileşberin halini önünde başka fırsat yok! , kurtul! ! ” ..
“-daha ben sana ne diyeyim dedeyin tarlaları bizi ancak idare ediyo(r), yarın halaların beldi miydi, bana kalanı da siz, dörde böl(e)ce(ksi)niz..
köyün tarlaları böyüyecek deği(l).. dedeyin tarlasından kaş dölüm düşceg senikinnere var sen hesapla gerisini ona göre çocuklarına ne verebilece(ksi)n benim daha ötesine aklım kıt erer dök-düşün ne yanı kolayına gelirse” ….
“-gurtul! senin gurtulman demek, geride kalanlarıyın, kardeşleriyin biraz soluk alması demek, onların, onların değilise bile onlardan sonra gelenlerin çıkış yolu demek, yüzümüzün ağarması demek..
iki ğün sonura evermeye kalksam ne yüzle kız isteycez gonu gonşudan amma tahsil gibi var mı herkeş eliynen getirir kızını oku da şişineyin kaz gibi Allah mahçupetmesin gayri ele-güne …
olmadı ağalarda sürü çok ömür boyu didin dur davar peşinde el kapılarına kul ol! işin yoğusa benden beter…….., sonura demedi deme, fırsat bu fırsat sonra “gaçan balık büyük olu(r)” “el yutar sen yutkunursun”, dünyanın ahvali bu! ” ooof! ! off! f okuduk da ne oldu…
birde varısa her zaman tembih ederdi “-hiş bi hızmat uçu(n) elin gapısına getmen emme kapnıza geleni de asla geri çevirmen” olur ki başga gedecek.. bi umut edecek yeri yoktur..
umut etme, emme umut ol, gapına gelene takgalıyı boban yağlıklıyı anan belle
olur ya sen hızmat görmezsen gardaşların da.. haddaa anan-boban da hızmata mu(h)taş olabili isdeyiciye verme emme..
etişdir.. insanı.. ağacı.. suyu hor gullanma tabiyatta her şey ilazımdır.. çok şey vardır emme fazla bişiy yoktur.. ille de ömür..
hiç unutmam bi güz günüydü sabahın ayazında, belimde ekmek çıkısı kasaba yolunda ardım-sıra bakışı dönüp baksam görecekti, ağladığımı …. adım gibi eminim, dönüp baksam gözleri dolu dolu Allah biliyor ya hiç ardıma bakmadım gözümün önünde daha dün gibi belki geri döndü o dakika ama sanırım peşim sıra geldi yol boyunca, ünlese seğirdip gidip sarılacağım sımsıkı
oyusa bize; başı dik dutmak, dönüp, geriye bakmamak, sana verilen emeklere boş vermemek, ananın-babanın hakkını helal etdirmek onurlu olmak öğretilmişti ahval ve şerait ne olursa olsun “onurlu” biz de sadece onurlu olduk başka hiç bir şeyimiz de olmadı zaten … zaten bir daha da görmek nasip olmadı rahmetliyi hala yanarım köyde kala da taş taşısaydım ömrü heba ettim hala yanarım şuramda bi sızı” ……..
İbrahim Çelikli (İbrahim Çelikli) tarafından 09.04.2011 11:07:49 tarihinde eklendi ve 100 gösterildi.
|
|
|
|
ozlem (10.04.2011 10:06:38)
Ne güzel bir şiirdir bu böyle.
Muhteşem.
|
|
|
|
|
|
|
|
Buğrayiğit (09.04.2011 22:55:13)
Uzun solukta mükemmel şiire şaire saygılar.
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
09.04.2011
Okunma:
100
Yazara ait bilgiler:
İbrahim Çelikli
(İbrahim Çelikli)
|