E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM





Fuzulî ; “İlimsiz şiir, temelsiz binaya benzer” diyor..

Aslında şiir bir ilim dalı değil, bir sanat dalı. Ancak, tüm sanat dalları bir ilme dayanır. Şiirin dayandığı ilim dalı önce dil bilgisi, sonra edebiyattır.

Edebiyatın da “edep” kökünden geldiğini bildiğimize göre ve edebin özünün de “kendini bilmek” olduğuna göre şöyle bir sonuç çıkarmak mümkündür belki de..

“Kendini bilen, edepli insanlar edebiyatla ve şiirle ilgilenmeli ki, şiir sanatı lâyık olduğu seviyeye ulaşsın.”

Seviyesi düşük mü şiirin? diyeceksiniz.. Şiiri okuyandan çok yazanların olduğu şu dönemde evet.. Maalesef.. Hele hele internet de işin içine girince, herkes yazdıklarının şiir olduğunu düşünüp paylaşıma başladı ve bir karmaşa doğdu. Aslında karmaşa olması da hoş görülebilir. Yalnız, bu işi bilen kişilerin şiir yazdığını sananlara karşı bir görevleri olduğunu düşünüyorum.. Uyarmak! Yani, bu işi bilenler, şiir yazdığını sananları uyarmak yerine alkışlarsa şiirin seviyesinin yerlerde sürünmesi normaldir.

* * *

Başkaları yerine kendimden örnek verirsem kimse de kırılmaz belki..
Yaşadığım şehirde 1997 yılında kurulmuş şiirle ilgili bir derneğimiz vardı. Üyesi olmama rağmen, cesaret edip yıllardır biriktirdiğim şiirlerimden okuyamaz, büyük şairlerin şiirlerinden okurdum. O sırada ilimizde Emniyet Müdürü görevinde bulunan ve yaşayan en iyi şairlerimizden biri olan Sayın Şevki DİNÇAL hocamız; “Kendi şiirlerini de paylaş ki, yanlış varsa burada düzeltelim. Yarın bir kitap çıkarmaya kalkarsınız, birçok hatası olur..” dedi. Çok haklıydı. Ve o günden itibaren dostlarımla paylaşmaya başladım şiirlerimi..

Yine derneğimizde Edebiyat Fakültesinde okuyan bir gencimiz vardı. Seyfettin Gelekçi.. Şu anda Yurt Dışında bir okulda Edebiyat Öğretmeni.. Ve talebe iken 2 şiir kitabı çıkarmış bir derya.. O da, hece şiirine yönelmemi söylemiş, bana kafiyelerdeki, duraklardaki, uyaklardaki, cümle kuruluşlarındaki hatalarımı söylemiştir.

Oğullarımdan küçük olmasına rağmen hiç gocunmadan onu da dinledim.. Ve 2002 yılından itibaren yıllarca internet sitelerinde şiirlerim yayınlandı. Onlarca derece ve ödül aldım. Birçok genç şair kardeşimizin yetişmesine karınca kararınca yardımcı olmaya çalıştım. (Hatta birkaçını sizler usta şair olarak biliyorsunuz. Ben isim vermeyeyim. Gerçekten hepsi usta şimdi.) Ben ise o iki ustama hala şükran borçluyum. Onlar ve öğretileri- uyarıları neticesinde çıkardığım ilk ve tek kitabım, Kültür Bakanlığı’ndan Milli Kütüphane’ye kadar birçok kurumdan teşekkür belgesi aldı.


* * *


Bunları niye anlattım size biliyor musunuz? Size yanlışlarınıza rağmen birileri helal olsun-bravo diyorlarsa; Ya şiirlerinizi gelişigüzel okuyorlar, ya okuduklarından bir şey anlamıyorlar, ya kendileri de bilmiyorlar veya size iyilik yerine kötülük ediyorlar demektir.. Bunu böyle biliniz.. Patenti bu fakire ait olan “Eleştiri, geliştirir..” sözünü yabana atmayınız. Yalnız eleştiri de elbette hakaret boyutuna varmamalı, yine edep sınırları içinde kalmalıdır.

Lütfen dostlar! Lütfen yardımlaşalım. Sırf fazla yorum alabilmek için (ki, şimdi yine bana kızanlar olacaktır) herkesin şiirine yorum yazmayalım. Yazıyorsak da hakkını verelim. İyi ise iyi, hatalı ise hatalı diyelim. Birbirimizi uyaralım, aydınlatalım. Dünyada birkaç şeyin paylaşıldıkça arttığını hepiniz bilirsiniz.. Mutluluk gibi, sevgi gibi.. İşte, bilgi de paylaştıkça artar…

Yakın bir zamanda siz değerli dostlarıma (bazı kardeşlerimizin talebi üzerine) “HECE ŞİİRİ” ile ilgili detaylı bilgiler sunan bir yazı arz edeceğim.

Zaman ayırıp okuduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.

Vaktinizi harcadığım için hakkınızı helal ediniz..



Esat ANIK
Kültür Bakanlığı Halk Şairi






Esadî (Esat ANIK) tarafından 20.03.2011 22:56:50 tarihinde eklendi ve 214 gösterildi.

 Buğrayiğit (26.03.2011 17:17:55)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

Haftanın seçkisini tebrik ederim.
 munevver (22.03.2011 19:53:24)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

Ben asla yazdıklarıma şiir diyemem.Önce bunu belirteyim fakat olumlu yorumlar geldikçe daha iyiyi yazmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Eksik olduğumu biliyorum zaten. Yorumların iyi niyetle olduğunu biliyor, havaya girmiyorum.
Düşüncelerinize saygıyla.


(Yönetici)
 Zeynep (22.03.2011 19:46:35)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

Doğruları yazmışsınız hocam. Size katılıyorum bir yerde farklı düşünüyorum; acemi olsa da insanlar şiirlerini paylaşabilmeli. Burada bir usta var, paylaşmayayım dememeli. Ustalık zaman içinde edinilir. Sizin de verdiğiniz örnekte olduğu gibi, iki kişiyi yetiştirmişsiniz. Onlar şiirlerini paylaşmasa asla bu noktaya gelemezlerdi. Şiir ve duygu işi kimsenin tekelinde olamaz. Kimi ustalıklı ifade eder duyguyu kimi acemice.
yorum konusunda haklısınız ama eleştirileri incitmeden, ukalalık yapamdan yapmak lazım.

Sizin gibi ustalardan öğrenilecek çok şey var. Hece şiiriyle ilgili paylaşımınızı merakla bekleyeceğim.
Saygıyla.


Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
• Zeynep (22.03.2011 19:50:29)
Bir şey daha eklemek isterim; duyguların basit ifade edildiği bir şiir belki hatır için çok yorum almış olabilir ama bir dakika sonra unutulacaktır. Değerler yerini bulur. Zaten o şiiri yazanda bunun böyle olduğunu bilir. Yazdıkları değişinceye kadar.
• Esadî (23.03.2011 01:31:59)
İki kişiyi yetiştirmedim Zeynep hanım.. Bilakis o iki kişi beni yetiştirdi sayılır.. Benim çok şükür "on" dan fazladır. Ama mesele bu değil.. Elbette genç şairler, acemiler olacak ki, zamanla pişsinler-gelişsinler ve edebiyatımız şairler kazansın.. Ben yorumla ilgili hataları anlatıyorum bu yazıda.. Bravo-helal ile olmuyor. Doğruları kırmadan-incitmeden ve öğreterek yazmak lazım. Mesel budur. Teşekkürler değerli yorumunuz için..

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
20.03.2011

Okunma:
214

Yazara ait bilgiler:

Esadî

(Esat ANIK)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.