dayanır gözlerime sancısı gecenin gurup vakti söner kül de yanar iklim iklim dolaşır teninde tenim kirpiğimde yaş söner yüreğimde kül de yanar yakmaz cehennem kudursa şu deli gönlümü ruhumda savrulan kül de yanar
ne uzak , ne yakın öyle bir ışıksın ki hükmü kalmadı güneşte şavkın ay tutlur içimde, sebepsiz sancır ellerimde sabah fecrin tam ortasında, deli bir sevdada kül de yanar
şimdi sus! sus ki dudaklarımdan silinsin mührün karası kapansın tüm kapıları gözlerinin içimde kalan viranede yüreğim söner kül de yanar
dağ rüzgarlarına sor ıssızlığımı sıyır artık kendini ayaz leyl yangınından hadi sustur susturabilirsen ellerinden savrulan keşfedilmemiş iklimlerin ağıdını sebepsiz hüznün kollarında eski bir resim kanar Leyla pınarında içen çöllerde kül de yanar
ölen aşkın mıydı, bende ağlayan susma! zindan yazgısında unutlmuş bir hikayede , senden kalan O! son kül de yanar
dayanır kapıma utancı gecenin sebepsiz sancır ellerimde sabah ney inler! hüzzam bir şarkı çalar.... Dilimde hep aynı dua savrulur tüm takvimler içimde ukten kanar gözümün son fer'i de usul usul söner dem çeker bülbül güllerde kül de yanar
Nilüfer Gür Gökdemir
2/7/2010
15,15
YARENŞEHBAL(nilüfer gökdemir gür) tarafından 05.07.2010 00:32:39 tarihinde eklendi ve 82 gösterildi.