Akşam olmuş, vakit tamam, Alacalı Bulutların arasından El sallıyor... eskittiği güne ... Giderken Güneş. Herşey ebruli daha geceye erken.
Güneş kızılı saçlı kadın, Gözleri ufuk kadar derin. Veda ederken çoban yıldızına, Tutsak yüreği ufukta kanıyor.
Soluk benizli aya, sitem kalmış dilinde lime lime. Bir avuç yıldız serpip, denizin yüzüne Gücenmiş suları aydınlatan yakamoza , Aya sarılmış, gecenin kirlettiği deniz. Adın aşk olsun yakamozları ağlatan kadın.
Deniz saklasın bizi, yeni günün koynunda. Vakit tamam, sıyrılır gün geceye. Ellerinde saklanır, deniz usulca Yüzünde derin bir sızı Vakit tamam ebruli guruptan Sıyrılan gece, sancılı bir doğuma gebe Şimdi tan yerinin atığı, her yerde gece kanar, Yakamoz hüzünlü düşler kurarken. Koparıp bir avuç yıldızı, Takar denizin saçlarına; Kızıl saçlı kadındır güneş Elleri deniz kadar güzel Gözlerinde yakomozlar ağıt.
Gurup güneşin kızı, Şafak gecenin oğlu. Böyle sancırken içinde ince bir sızı, Kavuşturmaz asla evren bizi. Ben guruba hasret şafak, Sen bana hasret gurup Ne ağlarsın söyle, kavuşmalar yoksa durup durup.
Adın aşk olsun, yakamozları ağlatan kadın Sen gece, sen şafak bakışı gurup, Sus ağlama yüreğimde, Vakit tamam. Bulutların gözünde sancır gece. Şafak elleri, yıldızlara değer Tanyerinin aşka susadığı yerde.
Ömür AHİR(Necla SARIKAVAK) tarafından 12.05.2010 11:34:53 tarihinde eklendi ve 97 gösterildi.