Yorgundum anne...yorgundum İntiharımdan üç gün önce Beyza şehrinde Dört ölüm içmiştim gözlerimle
Siyah bir gecede Simsiyah bir at üzerinde Kül rengi bir kefen içinde getirdiler bana ölümü.
Bütün limanlarından ayrılmıştım Yaşadığım şehirlerin Gölgemle tutunduğum ümitlerin Mecruh hayallerin Ve her sabah uyandığımda İçinde ben dediğim O garip insanı bulduğum cesedin.
Uzaklarda Çok uzaklardaki bir ayrılıkta Bir yıldırım gelsin beni vursun Beni tam kalbimden vursun istiyordum. Parmak uçlarımdan çıksın ruhum Elimi en son o tutsun Ve bıraksın en derin yerinde beni kalbimin. İftirakımda deniz ,denizde iftirakım boğulsun.
Üzgünüm anne..üzgünüm Ama insan ölürkende Muhtaçmış annesine. Babamdan dayak yediğim zamanki gibi Bakıyorsam şimdi sana Ve sevgiye muhtaçlığımı Bir kalp ağrısı gibi bırakıp gidiyorsam kucağına Bu kötü bir çocuk olduğumdan değil Kanayan yanlarımdan utandığımdandır.
Şimdi sorabilirim sana Vereceğin cevapların Hiç bir önemi kalmamış olsada Benim neden bir başkası değilde Ben olmam gerektiğini İnsan olmanın bedelini Çaresizliğin kendini boğan kuvvetini Ve ruhumun bedenime neden hep ağır geldiğini.
Sessizliğin sesi vardı içimde ölmeden önce Yenilgilerimi kanıksamanın verdiği Garip bir ruh dinginliği Ve arafta bir yerde Çocukken, kuşkonmaz dallarına astığım resimlerimin Hani o ,içinden hep bir nehrin geçtiği Senin beğenmediğin Benimse bütün çıkmazlarıma inat Upuzun yollar çizdiğim resimlerimin hayali.
Çok sürmedi,,, Sessizliğin sesinide susturdum sonra içimde Son renginide yitiren gözlerimin Lal bir infialin ,muhalin Mutlak bir karanlığın üstüne Ve nihayet, Bütün ölümlerimin üstüne En güzelini örttüm sesizce.
Senin oğlun olduğum için Beni affet anne.
Mustafa Kemal Serhatlı
Mustafa Serhatlı(Mustafa Kemal Serhatlı) tarafından 05.03.2010 13:11:21 tarihinde eklendi ve 237 gösterildi.
Çok sürmedi,,, Sessizliğin sesinide susturdum sonra içimde Son renginide yitiren gözlerimin Lal bir infialin ,muhalin Mutlak bir karanlığın üstüne Ve nihayet, Bütün ölümlerimin üstüne En güzelini örttüm sesizce.