E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

PATLAYAN MISIR TANELERİ; KAV(UR)GA!





PATLAYAN MISIR TANELERİ; KAV(UR)GA!

Yaşantımın ilk yıllarını köylerde geçirmiş olmam nedeniyle, ninemin annemin bize kış günlerinde mısır patlattığı günler aklımdan geçti bu sabah banyo yaparken; bir yandan duşun altındayım, su sıcak sıcak akıyor tenime, bir yandanda iniverdim işte ta çocukluk günlerime, insan memleketin halini düşününce böyle bir örnek geldi takıldı işte hayallerime…
Artık ne günlere geldiğimizin zihinsel yansıması kafamda ancak tavada patlatılan mısır taneleri gibi şekillenmeye başlamışsa; ne kadar kötü bir cendereye sokulduğumuzun ve hepimizin yandığının resmidir bu düşler…

MISIR NASIL PATLATILIR?

Bir çelik ya da teflon tavaya mısır tanelerini doldurup üstüne biraz zeytinyağı akıtırız ve karıştırırız şöyle bir sonra, tavayı ocağa koyup, gaz düğmesini çevirip, çakmağı çaktık mı, yavaş yavaş tavanın harareti yükseldikçe, mısır taneleri de ısınmaya başlar. Önce en alttaki mısır taneleri ısınır ve içlerinden ısınan patlayınca üstteki mısır tanelerini yerinden oynatır; huzuru kaçmış gibi üstteki mısırlar da yavaş yavaş, bir o yana bir bu yana oynamaya başlar yana yana. Alttaki mısır taneleri üste çıkar, üsttekiler alta geçer, yanan yanana, hepsine sıra gelecektir……


Giderek ısınan mısır taneleri ivmesini arttırarak önce tek tük pat pat sesleri duyulurken, sonra makineli tüfek tarakası gibi birden bir patlama sarar ki ortalığı hızla sarı gördüğünüz mısır dolu tencerenin içi sanki kar yağmış gibi, ya da papatya tarlası gibi hızla beyaza dönmeye başlar… İyice beyazlaşınca ortalıkta ses seda kesilir;patlamalar kesilince anlarsınız ki bu mısır ancak bu kadar kavrulur.

Kav(ur)ganız yenmeye hazırdır; bir kaba boşaltırsınız, atıştırmaya başlarsınız ağzınıza tazecik, yumuşak yumuşak oldukça keyifli lezzetli ve besleyici bir çereze dönüşmüştür elinizdeki darı. Biz buna kavurga deriz.
Fakat en sonda yüzde bir, iki mısır tanesi yansa da sapasağlam kalır, hafif yanıklarla atlatır bu ölümcül yangını…

KAV(UR)GA

Dikkatinizi çekti mi darı ne halden ne hale geldi, sarıydı apappak oldu mısır taneleri.Tane tanelikten çıktı, yandı pişti öldü; yenmeye hazır hale geldi.
Ne oldu bitti anımsayalım?

Kendimizi bir mısır tanesi gibi düşünerek başımızdan neler geçti bir daha anımsayalım.Toprağımızdan aldılar, bir çuvala koydular.O çuvaldan böldüler. Bir tavaya koydular. Bir el gazı açtı, bir el çakmağı yaktı, ocak tutuşturuldu, bir el üstümüze yağ döktü, tek tek patlatılmaya başladık, tavayı tutan el arada bir şöyle altını üstüne karıştırıp da savurtmaz mı bütün taneleri birden, yandık yandık kavurga olduk, artık beyler yesin bizi.

Düşünelim; bizi yakan gaz nereden geliyor, çakmağı çakıp tutuşturan el kimin eli, teflon tencere kimin imalatı, kim bizi derledi toparladı, bir çuvala kattı, kim böldü, kimler öldü? Bence bu KAV(UR)GANIN içinde hem hem kav var, hem av var, hem kavga var, hem ur var, hem vur var, hem de urgan var; iyi bakın siz de göreceksiniz.

”Dadaloğlu bir gün kavga kurulur”; yok ka(vur)ga kavrulur(!)
Vatan’ı Tava’ya dönüştürürseniz N’esi kalır?(!)
Oysa vatan TAVA değil ulusal bir DAVA’dır!

Bence önce gazı kesin beyler; hem de ana vanadan, yoksa elinizden gidecek yana yana ana vatan. Patlayan mısır tanelerinin ak-lığı sırtınızda beyaz bir kefen gibi duracak sırayla hepinizin…

Şaban AKTAŞ
19.02.2010



HOMEROTİK (Şaban Aktaş) tarafından 19.02.2010 11:40:27 tarihinde eklendi ve 228 gösterildi.

 ozanAli (19.02.2010 16:37:24)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

üstadım bu kavurga

bizim yörenin patentli markasıdır

güzel anlatmışsın

selamalr


Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
19.02.2010

Okunma:
228

Yazara ait bilgiler:

HOMEROTİK

(Şaban Aktaş)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.