ZAMANIN MAHREM ODALARI-22
22.nci Oda:
Yine zaman tünelindeyim; Otuzbeş yıl geriye gittim Alanya-Atilla Motel; resepsiyon şefiyim Kumsalda eridim, sularda yittim…
Bir öğle sonrası; izindeyim, Deniz yastığıyla kıyıdan uzaklaştı İngrid Ho! dediği çağ gençliğimin; en ateşli demim…
(Yaş Yirmibir; ne çor çocuk, ne karım; henüz bekârım ”Nerede akşam, orada sabah”, kalkar yüzümü yıkarım…)
Neler geçtiyse düşümden, kulaç kulaç gittim peşinden Kıyıdan beşyüz metre ileride, yakınlaştım yüze yüze Sarı saçlı, mavi gözlü, ince belli; Konuşmaya başladık; geldik göz göze…
Gözlerini engerek,zehirli bir yılan gibi dikti gözlerime Deniz yastığında dokundu elim ister itemez Rüyâ değil, masal değil, bütünüyle gerçek;bir deniz kızı Tüm sıcaklığıyla teninin, ılık sularda tenime dolanıverdi…
İlk gençlik çağımın, en güzel, en mutlu sergüzeşti Dünya hızla döndü birden , büyüdüm sanki adam oldum Zaman beş yıl öte geçti; İngrid, ben ve Akdeniz; al beni kollarına Sev, okşa, suların ortasına bırak deniz…
Sanırdım ki, İngrid ile öteki iki oğlan ve kız İkiye iki dört arkadaş; hiç de öyle değil işin iç yüzü İkisi homoseksüel, biri lezbiyen, anladım sonradan Bana düşen İngrid; ”Takıl peşime hayatını yaşa!” gez diyen…
Üç yıl sonra ne tesadüf; yolum Berlin’e düştü Telefon açtım ; hemen o saat kapıma üşüştü Kaplumbağa gibi bir otomobile bindirdi beni, Hür Üniversite’nin öğrenci yurduna geldik Gecemiz orada geçti; koyun koyuna sarmaş dolaş Sabaha İngrid’in gerdanında mor sümbüller açtı…
Sarı saçlar, ince bel, işin biter bitmez hemence gel Al beni götür Berlin gecelerine, Dost sohbetlerinde dem vurulsun, sabahlara dek Kneipe’lerde Kapanınca odalar üstümüze perde perde Mor sümbüller açsın, öpüştüğümüz her yerde…
Ben de geldim hayata; güldüm, ağladım, eğlendim geçtim Oturdum güzellerle, seviştim badeler içtim; Nerede o eski günler şimdi nerede, ” Gençlikte olur puştluk, o da bir kuşluk” derdi dedem, Doğru söylermişsin, haklıymışsın be adam…
Baki kalan yeryüzünde aşkmış meğer Uzatsam ellerimi şimdi, ortasında Akdeniz’in Sarı saçlı, mavi gözlü, ince belli bir deniz kızına değer…
Bu oda yirmiikinci oda, efkârlıyım şu sıralar Hayat bu ya;” Bir gün yaşadığına kanıt ister ” Yaşamadan anlatılmaz hatıralar…
İngrid; ölü müsün sağ mısın; bu gün yağmur yağıyor Gümbür gümbür sağanak ; ” hava nasıl oralarda?” Gel biraz dolaşalım, tutabilirsek ellerinden, maziye kavuşalım…
Şaban AKTAŞ 08.02.2010
HOMEROTİK (Şaban Aktaş) tarafından 08.02.2010 13:42:54 tarihinde eklendi ve 15 gösterildi.
| ZAMANIN MAHREM ODALARI-22 isimli esere henüz yorum yazılmamış. |
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
08.02.2010
Okunma:
15
Yazara ait bilgiler:
HOMEROTİK
(Şaban Aktaş)
|