SENİ GİDİ
Ne bu inci boncuklar; şu boyalar, kokular? Bu gidişle evi de sattırırsın kızım sen. Fazlaca yüz veriyor, çok yakında evinden Ananı da yanında attırırsın kızım sen.
Her gece diskodasın, kafedesin, bardasın. Zaman sana yetmiyor, sanıyorsun kârdasın. Zararlıdır denilen nere baksam ordasın; Moda diye hapı da, yutturursun kızım sen.
Ne annenin ne senin dayanılmaz diline. Düşürmesin Allah`ım ikinizin eline. Seni alacak gencin acıyorum haline; Civcivleri horoza güttürürsün kızım sen.
Baban olmazsa annen, parayı buluyorsun. Şaşırmış o garipler, kaz gibi yoluyorsun. Oynuyor kıçın, başın; bundan zevk alıyorsun, Her devirde borunu öttürürsün kızım sen.
Bu yeteneğin varken, derslerini kim sordu? Senin garip hallerin, benim çenemi yordu. Esadî burda durdu; tam on ikiden vurdu, Bir gün "sayısalı " da tutturursun kızım sen.
Esat ANIK
Esadî (Esat ANIK) tarafından 18.01.2010 15:22:06 tarihinde eklendi ve 89 gösterildi.
|
|
|
|
ozanmikdati (19.01.2010 15:13:46)
Gözün hep dışarıda avunup yetinmeden Kendini harcıyorsun bir meslek edinmeden Köşe dönmek istersin çalışıp didinmeden Bu kafayla babanı üttürürsün kızım sen
|
|
|
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
18.01.2010
Okunma:
89
Yazara ait bilgiler:
Esadî
(Esat ANIK)
|