BU ŞEHİR
Bu şehir kadar zalımı yok, Sabah öldürüp, geceleri diriltir beni, Bir sen kaldın yaramın ucunda, Bu şehir zalım, Bu şehirdeyken senden ayrı kalmak ne koyuyor bana; koyanı bilemezsin, göremezsin... Ne kadar sevsem de sana gitmez ki sevdalarım... Bu şehir var ya zalım, Avuçlarımda öldürtüyor seni bana, Seni alıp çıkamıyorum, çıkamıyorum boşluklara, yıldızlara... Adını nefesime yazdım, kalbimden de ötesin artık bir kara lanet gibisin damarlarımda... Gözlerimin siyahını geceleri bir kahve gibi içtim tuzlu tuzlu, Bu şehirde mapus kaldım, tütünsüz, uykusuz, aç kaldım, sensiz kaldım... Yar ! Ben buralardayım, korkak sevdalıyım... Yağmur yağar mı oralara ben ağlarken bir vakit nisan akşamında? Söyler mi benim kara sevdamı sana kör kara rüzgarlarım? Düşünüyor musun beni alacakaranlık çukurlarında gizli de olsa bir ara? Seviyor musun beni bir gece ansızın uyanırcasına? Bu şehir beni benden bırakmaz sana, Bu şehir benim hayallerimi üşütür, Boşver beni, mutlu musun sen onu söyle? Bu gurur, bu inatla... Kapılar kapalı Tanrı'nınki de dahil... Nasıl bir günah şehridir burası? Buram buram kara sevda kokar kaldırımları... Seni sevdirtmez bana; adamakıllı sevdalarımdan... Aklı karalı oldum sensizlikten, Bunu sana bir gecenin tam yarısında yazıyorum, Son nefesim sana benden selam yollasın diye belki de... Ölüm Allah'ın emri olduğundan bu yana... En son sensin sanmıştım aşk vefasızı; Meğer en çok benmişim aşk vefasızı, benmişim... Acılar taze bir mezar kokusu gibi aklıma akıyor bu gece, Bu gece seni senden istiyorum, Bu gece sensizlik beni boğuyor bir yılan gibi... Bendim seni çok seven bu şehir olmasaydı aramızda, Ve bendim gözlerin için intihara kalkışacak kadar nükresevdalı olan... Bu şehir, ah! Bu şehir... Yaralı yanımı gizler senden, sana sevdamdan, Siyah siyah eder kalbimi, Seni alıp benden götürür... Koşamam, sevda yorgunuyum... Bu şehir var ya bu şehir, Beni benden kırıp geçirir; bir sevda vereminde... En son sensin... En son sen... Bir gün bu ruhospu şehir bırakırsa yakamı, Seni kaldığım yerden sevmeye devam edeceğim, tıpkı seni sevmem gibi... Eğer yalanım varsa yağmurlar alsın sevdamı... Eğer yalanım varsa tenimdeki sevda güneşi batsın... Ve eğer yalanım varsa Tanrı bana Cehennet'i dahi haram kılsın... O derece sevdalıyım bu gece... Kesmek lazım bu gece bu sözleri, Yoksa döneceğim arabesk bir plağa, Kısacası şunu bil; Seni ben bu şehirsiz her yerde sevdim... Seni ben sevmedim sadece; içime de hapsettim... Şehir! Şehir! Harbi taştan mısın be birader? Neden verdirmezsin yarimi bana? Offff! Ulan,Offff!.... Yetti gayri ayrılık... Yokluğun kör karanlık içimde... Sen olmayınca akşamlar içime sinmiyor bu şehirde... Bu dört duvar, bu sessizlik her gün uzuyor bu şehirde...
semih ertürk (semih ertürk) tarafından 23.12.2009 08:29:23 tarihinde eklendi ve 45 gösterildi.
|
|
|
(Yönetici)
|
Zeynep (23.12.2009 08:48:56)
Söyler mi benim kara sevdamı sana kör kara rüzgarlarım? Düşünüyor musun beni alacakaranlık çukurlarında gizli de olsa bir ara? Seviyor musun beni bir gece ansızın uyanırcasına? Bu şehir beni benden bırakmaz sana,
Duygu seli. Fırtınalı coskulu hüzünlü siiri kutlarım.
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
23.12.2009
Okunma:
45
Yazara ait bilgiler:
semih ertürk
(semih ertürk)
|