BİR ŞAİRİN NOT DEFTERİNDEN
Bir gence bir mürşidin, dikkate değer irşadı ve nasihati : " Öğüdüm bu ki sana oğlum; her halinde ilim, edep, takvâ üstüne ol! Eskilerin eserlerini oku! Sünnet vel cemaatten ayrılma! Fıkıh ve hadise güven. Cahil sofilerden bucak bucak kaç!
Namazı her zaman toplulukla kıl amma, sakın imam ve müezzin olma! Hiçbir zaman göze batmak, sivrilmek isteme! Bu istek felâkettir. Herhangi bir makama göz dikme. İsmini silmeye bak! Ne mahkemelerde görün, ne de ilanlarda bahsini geçir!
Kimseye kefil olma, halkın dedikonusuna kanma! Hükümdarla ve oğulları ile oturup kalkma! Dergâh kurma ve dergâhta oturup kalkma! Güzel seslere fazla kapılma, onun çokluğu gönül öldürür.. Güzel sesleri büsbütün inkâr da etme! Zira ona bağlı olanlar çoktur.. Az ye, az söyle, az uyu! Kalabalıklardan kaç! Daima kendi öz yalnızlığın içinde kal! Taze delikanlılar, genç kadın ve kızlar, yenilik taslayanlar, zenginler ve ayaktakımı sınıfından olanlarla hemhal olma! Helâli ara ve şüpheliden perhiz et. İktidar sahibi oluncaya kadar, iktidarda olanlara özenme ki, dünyaya yutulursun! Çok gülme ve bilhassa kahkahayla gülmekten kendini koru! Sonra gönlünü öldürürsün.. Herkese şefkat gözü ile bak! Kimseyi hakîr tutma! Bedenin kırık, gözün yaşlı, ibadetin halis, duan yalvarıcı, elbisen sade, yoldaşın derviş, mayan ilim, evin mescid ve dostun ALLAH olsun!
Kûfeli Gümüşparmak Sinan Çelebi'nin oğluna yazdığı mektup:
Rahat-ı ruhum Dilde fütûhum Oğlum Nuh'um Bâde selâmi
Gurret-i aynî Büvvet-i beynî İzzet-i zeynî Dinle kelâmi
İlme harîs ol Şuğle enîs ol Ehl-i celîs ol Görme melâli
Sormağa ey yâr Eyleme gelar Anla ne? Kim var? İlmi tamami
Fârisi iyi bil Ehlimi ara bul Efsah-ı nâs ol Arâbı, Acemi
Vakti namaz et Hakk'a niyâz et Halik'i yâd et Gözle imami
Salihe yâr ol Eyyub'a câr ol Dünyada vâr ol Bu ulu tammi
İlm-ü mükerrer Eyle mükarrer Sonra muharrer Temme kelâmî
Tasavvuf : Yaradılışın sırrını vecd ve iştigalle arayan islâm felsefesi.
"Âteş-i aşkın muhabbettir gıdası bunların Dert alıp, derman vermektir devâsı bunların." (Sunullah Gaybî Hz.lerinin şeyhi İbrahim Efendi)
DENİZCİ VE SEVGİLİSİ
Bir deniz kadar derin Kaynaklar kadar serin Güzel siyah gözlerin Sahibi sen misin kız?
Gümrah, derin kaşların Rüzgâr gibi saçların Sihirli bakışların Sahibi sen misin kız?
Pembe narin ellerin Ok gibi kirpiklerin İncecik olan belin Sahibi sen misin kız?
Denizlerde dolaşan Kalbi seninle coşan Daima seni anan Gence eş misin kız?
Ayhan GÜLÜM (Aksaray/ İSTANBUL)
"Çimenin kokuşunda Suların akışında Güneşin batışında Hüzün var bugün, hüzün!"
I Yine bir sarhoşluk var bulutlarda Sümbüle dokunur, güle dokunur. Susmuş hânendeler, ses yok udlarda Mızraplar bir başka tele dokunur.
II Şu gurbet, şu hasret, şu içli akşam! Yaratır ruhumda alevli bir gam. Yâre yolladığım bir ufak selâm Ilgıt ılgıt esen yele dokunur.
III Bir başka söylüyor rüzgârlar sana Derdimi çok vakit var anlamana Bilirsin şu gurbet illerde bana Şöyle mahzun bakman bile dokunur.
" Müneccimle muvakkî ne bilir şeb-i yeldâ'yı; Müptelâyı gâma sor, geceler kaç saat? "
"İnsan bazen malik olduğu şeyin kıymetini takdir edememe zaafına düşüyor."
Grafoloji : Yazı bilimi.
"Yine bir köhne kahvedeyim; Garîbler misâli bir garîb oldum. Ben ol bürroldüm bu suhneayim Aşıklar gibi muzdarîb oldum."
ARİFÎ' den :
Felek cefâsın demirbâş etti, Zalimdir; mazlûm tutmaz hürmetin. Bir kara demirci gönül saatin Bir çekiçte hurdahâş etti.
PESENDÎ ' den:
Bir tutarız alim ile cahili, Tâc ederiz o ilimle âmili. Çün aşk içre böyle bulduk kâmili Mihenk urup, ehl-i irfân tanırız.
AŞIK HASAN (KÂMİLÎ) 'den:
Ramazanda çok taamdan hazzetmem Heman kırk elli sahan olsun. Nefsimi ziyâde zevke doyurmam İsterse cihâna sultan olsun.
Sofranın kenarı altın varaklar Etrafına dizilmiş yağlı çörekler. Bıldırcın dolması, etli börekler; .................................................
Şehr-i İstanbul bizim vatan Gice benim ile beraber yatan. Ben yemek yerken şamdan tutan On beş yaşında bir civân olsun.
Bir zaman bu yerlerde sağ olursam, Şehr-i islâm böyle mûkim bulursam, Her gün bu taamlar böyle bulursam İsterse altı ay ramazân olsun.
"Gam çekme güzel n'olsa bahârın sonu yazdır. Sevdaların en coştuğu yer şimdi boğazdır. Bin kayda düşen gönlüme bir sevgili azdır; Sevdaların en coştuğu yer şimdi boğazdır." (Y.Kemal Beyatlı)
"Oturduk bir değirmen talvarına Bin günü bâbınmış, bir yosmanın şalvarına."
"Çümenler arasında uzanır bir yol, Güzeller geliyor........... kol kol. Bugün müderrismiş, eğlenip bol bol Mahzûn olma gönül, gel sen de şen ol!"
"Özbek'te bir erik ağacının altında Radyonun nağmeleriyle yoğrulmuş Bir bahar var karşımda."
"Şimdi havuz başındayım Müderrisin dışındayım. Havuzda gazozlar soğuyor; Şimdi bambaşka bir ilham doğuyor."
NOT: Bu satırlar kardeşi M.Ali ÖZEVREN ağabeyimin ricası üzerine;
28 yaşında 1956 yılında rahmetli olan Ö.Güngör ÖZEVREN' in şahsına ait küçük, solgun bir not defterinden okunup, tarafımdan deşifre ile temize çekilmiştir... E.ANIK
Esadî (Esat ANIK) tarafından 18.12.2009 13:09:11 tarihinde eklendi ve 112 gösterildi.
(Yönetici)
|
Zeynep (18.12.2009 15:03:43)
Çok değerli paylaşımınız için teşekkür ederiz kıymetli hocam.
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
18.12.2009
Okunma:
112
Yazara ait bilgiler:
Esadî
(Esat ANIK)
|