‘’Peki git ama sakın kendini incittirme ve ezdirme’’ demiştin
Oysa sen de biliyordun hiç kimse yokluğun kadar incit(e)mezdi.
Tesadüf değildi aslında/karşılaşmamız Yalnızlar şehrinde Sadece geç kalmış/oyalanmıştık Hayat denen çarkın içinde Süzgeçten süzülmüş/elenmiştik Bu yüzden mi çekilmiştik Atmıştık kendimizi acıların kıyısına İçimizde son kalan kırıntıyı da Umuttan yana kullanmak istemiştik Belkide bu yüzden çok sevmiştik
Şimdi Bir kuşun kanat çırpma mesafesi gibi uzak Ölümün soğuk nefesi kadar yakınsın bana Ve yasaksın/yasağım…Yasaklıyız birbirimize
Aslında hiç gitmedim senden Yanından ayrılmanın dışında Sen affedemedin gidişimi, yazdın kara kaplıya Ben gözlerime hapsettim gözlerini Yokluğunda her renge boyadığım/düş gibi Her kirpik eğiminde içime kor düşürdüğün Gözyaşların yüreğimde binlerce ölümdü
Son yolladığın kitabın baş sayfasına Not düşmüşsün
‘’ne zaman içinde deniz olan bir şiir okusam sen geliyorsun aklıma’’
Ne acı! Sana yazılanları hiç bilmiyorsun Ve hiçbir zaman bilmeyeceksin Korkuyorum biliyor musun? Okuyunca arkadaşlığını da Kaybedeceğim diye…
de_soulmate
de&soulmate(Türkân Çağlayan) tarafından 03.12.2009 19:46:42 tarihinde eklendi ve 78 gösterildi.