E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

KURBAN BAYRAMI ARİFESİ'NDE



KURBAN BAYRAMI ARİFESİ'NDE

Tüm dünya ve içinde bulunduğumuz Ortadoğu coğrafyasının çok çalkantılı bir dönemini daha geride bırakıyoruz. Ancak bu çalkantılar son bulacak gibi değil. Küresel ekonomik kriz, iç savaşlar, emperyalizmin gizli ya da açık işgal ve provakasyonları ( Afganistan, Pakistan, Irak, Filistin , Kafkaslar, Ermenistan - Azerbaycan), salgın hastalıklar ( Pandemik H1 N 1 virüsü, AIDS - açlık ), küresel ısınma, deprem, heyelan ve su baskınları arasında dünyalılar kaostan kaosa sürüklenip duruyorlar.

Emperyalizmin ve dünya ekonomisinin devleri, kendi aralarında çıkar dengelerini koruyabilmek için çeşitli bazlarda para arz ve talep dengesini kontrol altında tutarak çıkarlarını korumaya çalışıyorlar. Burada Çin ile ABD arasındaki ilişkiler en başta dikkati çekiyor.

Ülkemize göz atacak olursak, gerek içte gerek dışta izlenen politikaların hiç de başarılı olduğu söylenemez. Dış borçları katlanarak artan ulusal ekonomi ve bütçe, içeride kamu çalışanlarına ve memurlarına % 2,5 luk artışla sus payı vermekle , insanların geçim sıkıntısını gideremediği içindir ki 25 Kasım 2009 yani dün, geniş tabanlı bir katılımla, ülke çapında bu durum protesto edilmiş ve kamu çalışanları için grevli toplu sözleşmeli sendikal hak mücadelesinde önemli bir adım atılarak, emek mücadelesinde aşama kaydedilmiştir. Yurt çapında genelde sakin geçen gösterilerde eyleme katılanlar ile polis arasında zaman zaman tatsız olaylar da meydana gelmiştir. Görüntülere bakıp gösterileri izleyince insanın ister istemez, neredeyse güvenlik güçleri bu olaylara müdahele etmese daha güvenli geçecek bu gösteriler diyesi geliyor. Ancak emek ve sermayenin tarihsel çelişkisi ve hak arama mücadelesi, tarihin her evresinde kanlı olaylarla sonuçlanmış, emekçilerin emeklerini karşılığını alabilmeleri hiç de kolay olmamıştır. Bunun en kanlı örnekleri Bir Mayıs eylemlerinin tarihçesidir. Bu nedenle '' HAK VERİLMEZ ALINIR '' sözü söylenmiştir.

Bu olaylar ve emekçilerin yasal hak arama mücadelesi karşısında, hükümet yetkililerinin sarfettiği sözlere bakacak olursak, demokrasi ve özgürlük açılımları ( ! ) adına mangalda kül bırakmaksızın atıp savuranların, bu şanlı emek direnişini yasadışı ilan etmeleri çok trajikomik bir tavırdır. Yani hükümet sözcüleri demokrasi sınavında bir kez daha bütünlemeye kalmışlardır.

Yıllardan beri ilk kez kamu çalışanların gür sesi cadde, sokak ve bulvarlarda yankılanmış, alın terinin onurlu sıcaklığı ilk kez yollarda hissedilmiştir. Bu eylem aynı zamanda işçi sınıfının memur kesimiyle birlikte mevcut siyasi iktidara bir protesto uyarısı mahiyetinde ele alınmalıdır. Bu sınıra dayanan direniş eyleminin daha geri bir sınıra çekileceğini hiç kimse beklememelidir.

Bir ülkeyi yönetmek lâfla olmaz, taraf tutarak, mezhebine, etnisitesine bakarak vatandaşları kendi aralarında sınıflara ayırıp kategorize edenlere '' Lâfla peynir gemisi yürümez '' sözünü bir kez daha anımsatmakta yarar var. Salt siyasi çıkar sağlama amacına yönelik seçim rüşvetleri, salt siyasi çıkar sağlamak adına, adına '' Özgürlük ve Demokrasi Açılımları '' deyip başlatılan içi boş s/açılımlarla hiç bir hasat elde edilemeyeceğini sadece ulus değil, bunları icad eden siyaset babaları da i idrak etme noktasına gelmişlerdir. Nasıl oluyor da bu denli tehlikelere alet ediliyor ülkemiz ve insanlarımız ? Çünkü, bugünkü siyasi otorite, ulusal istenç dışı adımlar atmaktadır ve ulusun istemediği her adım tökezlemeye mahkûm kalacaktır. Bu basiretsizliklerin ardında büyük bir korku gizlidir. Cumhuriyetin tüm kazanımlarını satıp, savurup ülke ekonomisini ve siyasetini tam bir çıkmaza sokan siyasi otorite, çözüm için ipin ucunu elinden kaçırmış görünmektedir. Bu nedenle baskı şiddet ve yıldırma politikalarının her gün bir yenisine tanık oluyoruz. Bu ülkenin bilim adamlarını, aydınlarını, gazetecilerini sırf muhalefet yaptılar diye içeri atmak ve haksız yere zindanlarda çürütmek, adalet değil, adaletsizliğin daniskasıdır. Gelmiş geçmiş Türk siyaset tarihinin, önemli liderlerinden önceki cumhurbaşkanlarımızdan sayın Süleyman Demirel'in, sayın Prof. Dr. Mehmet Haberal'dan dolayı; '' Bu iddianame ile bu insanı, bir gün bile içeride tutamazsınız ! '' açıklamasının altını bir kez daha çizerek, insan hak ve hürriyetlerin ne denli ağır bir haksızlık ve adaletsizliğe uğratıldığını görmek gerekir. Keza ana muhalefet partisi genel başkanının tüm açıklamaları da bu doğrultudadır.

Tüm bunların kamuoyunda adı belli olan ve giderek tam bir skandala dönüşen dava nedeniyle yapılmış açıklamalar olduğunu anımsatmaya gerek yok sanırım. Artık gökte uçan kuşlar bile bu durumu biliyorlar ki, dünyanın en önemli enternasyonal gazetelerinde bile bu konular manşetlere sıçramışken, kulaklarını kapayan siyasi yöneticilerin bunları duymazlıktan gelmesi, Türk siyasi tarihi boyunca, yargı erkinin içine düşürüldüğü böylesi bir batağı göstermesi açısından son derece kayda değer bir durumdur. Bu gelişmelere kulak tıkayabilmek, ancak abesle iştigal ile mümkün olabilir.

Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen 25 Kasım 2009 Genel Grev uyarı mitingi, Türk işçilerinin, kamu çalışanlarının demokrasi ve özgürlük adına, çağdaş insan olarak yaşama bilinci adına, ülkesine bağımsızlığına sahip çıkma adına, her türlü keyfi, totaliter, despotik yönetimleri protesto etmek adına, ülke gençliği, siyasi partileri, kamu çalışanları, memurları öğrenciler ve işsizlerin meydanlara çıkıp gür biçimde seslerini haykırması, emperyalist işbirlikçilerin suratına şamar gibi indirilmiş sert bir demokrasi tokadıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce Türk Ulusu'nun her ferdinin Kurban Bayramı'nı tek tek sevgi ve muhabbetle kutlarım.
Yüreğinizden bayram sevinci eksik olmasın. Birlikten kuvvet doğar.

'' Ne mutluTürküm diyene ! ''

En derin saygılarımla.



Şaban AKTAŞ
26.11.2009



HOMEROTİK (Şaban Aktaş) tarafından 26.11.2009 14:17:57 tarihinde eklendi ve 108 gösterildi.

  (26.11.2009 21:55:25)  
Profili | Şiirleri | Sesli şiirleri| Makaleleri | Hikayeleri

AKP’YE UYARI
15:17 26 Kasım 2009

Kamu emekçileri dün AKP hükümetinin yoksullaştırıcı politikalarına karşı iş bıraktı. Toplusözleşme hakkı isteyen emekçiler ilk uyarıyı yapmış oldu

‘GREVİ BÜYÜTÜRÜZ’


Yüz binlerce kamu çalışanı toplu sözleşmeli grev hakkı için iş bıraktı. KESK ve Türkiye Kamu-Sen öncülüğündeki iş bırakma eylemi Türkiye’nin genelinde etkili oldu. İstanbul’da binlerce emekçi Beyazıt’a doğru yürüyüşe geçti. KESK Başkanı Sami Evren, “Bu haklarımızı vermezseniz grevi büyütürüz” dedi.


ANADOLU AYAKTAYDI

Uyarı grevi Türkiye’nin birçok şehrinde etkili oldu. Eskişehir’de yaklaşık 50 emekçi gece yarısı Eskişehir Garı’na gelerek grev pankartı astı. İzmir’de de hizmet durduran kamu emekçileri Konak Meydanı’nda miting yaptı. Diyarbakır’da öğretmenlerin iş bırakma eylemine, öğrenciler de destek verdi.

POLİS Müdahalesi

Ankara’da emekçiler Ziya Gökalp Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca alkışlar, ıslıklar ve sloganlarla AKP Hükümeti’ni protesto edildi. Ziya Gökalp Caddesi üzerinde bulunan köprüde ÖDP, Öğrenci Kolektifleri ve Sosyalist Parti bayrakları asmak isteyen gruba polis, copla müdahale etti.


AKP’DEN GARİP AÇIKLAMA

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, grev yapan kamu emekçilerini eleştirdi. Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, sendikaların olaya ideolojik yaklaşmaması gerektiğini” öne sürdü. Çelik, AKP iktidarı döneminde memur maaşlarına önemli artışlar gerçekleştirdikleri de iddia etti.

Türkiye’nin genelinde emekçiler bir günlük iş bırakma eylemiyle hükümeti uyardı. Tren seferleri durdu. Öğretmenler derslere girmedi. Postahaneler çalışmadı. Acil servis dışında sağlık hizmeti verilmedi. 2,5 milyona yakın emekçi hükümete “sesimizi duy” çağrısı yaptı
Yüz binlerce kamu çalışanı toplu sözleşmeli grev hakkı için iş bıraktı. KESK ve Türkiye Kamu-Sen öncülüğündeki iş bırakma eylemi Türkiye’nin genelinde etkili oldu. Katılımın iki buçuk milyonu bulduğu ifade edilen eylemde sırasında hayat durdu. Eylem özellikle ulaşımda etkili oldu. Türkiye’nin bir çok yerinde tren seferleri durdu. Uçak seferleri aksamalı yapıldı. Sağlıkta da acil servis ve bazı birimlerin dışında hizmet verilmedi. Otoyol gişeleri, vergi daireleri ve postaneler de çalışmadı. Eğitimde de iş bırakma etkili oldu. Öğretmenler derslere girmedi.


İSTANBUL’DA YÜZBİNLER İŞ BIRAKTI

İstanbul’da eylem Haydarpaşa Garı’nda gece yarısı başladı. BTS üyesi emekçiler iş bıraktı. Anadolu, Fatih, Güney ekspresleri ve İç Anadolu Mavi treni kalkmadı.Hastaneler, postaneler, okullar ve kamu kurumlarında eyleme büyük katılım oldu. SES’in örgütlü olduğu onlarca hastanede greve çıkıldı. Okmeydanı, Çapa ve Şişli Etfal Hastan hanesinde acil servisler dışında hizmet verilmedi. Eğitimde de katılım yoğun oldu. Öğretmenler derslere girmedi. Kartal Endüstri Meslek Lisesi tamamen boşaldı. İstanbul Üniversitesi’nde yapılan boykot çağrısı üzerine, amfiler ve derslikler boşaldı. Öğretim görevlileri grev dolayısıyla derslere girmedi. Boğaziçi Üniversitesi’nde greve çıkan öğretim görevlilerine, öğrenciler de destek verdi. Kampüs girişine “Bu işyerinde grev var” pankartı asıldı. Posta dağıtımı da yapılmadı.Kartal Postanesi’nde iş bırakma oranı yüzde 80 civarında oldu. Sirkeci Postanesi’nde de iş bırakmaya geniş katılım oldu.

EVREN”DEN HÜKÜMETE UYARI

İstanbul’daki mitingin adresi ise Beyazıt Meydanı’ydı. Çapa’da ve Sirkeci’de toplanan binlerce emekçi meydana doğru yürüyüşe geçti. Meydanda konuşan KESK Başkanı Sami Evren, hükümeti uyardı. Evren, hükümete “Bu haklarımızı vermezseniz grevi büyütürüz” dedi.Başbakan’a 15 Ağustos’taki “toplu görüşme” sırasında, sorunları toplu iş sözleşmesi mamasında çözmeyi önerdiklerini aktaran Evren “Başbakan masadan kaçtı. İrademizi toplu görüşme masasında teslim almak istedi. Biz bunu reddettik” dedi. Evren, emekçilerin hak ve çıkarlarını savunabilmek için toplu iş sözleşmesi masasına, eşit koşullarda oturmak gerektiğini de söyledi. Avrupa’da 20, Türkiye’deyse 30 kişiye bir kamu çalışanının düştüğünü anımsatarak eşitsizliği vurgulayan Evren, yalnızca kamu çalışanları için değil, yoksulluğa karşı yurttaşlık geliri ödenmesini de istediklerini dile getirdi; “Hükümet bunu anlamadı. Başbakan işsizlik nedir bilmez” dedi.KESK Başkanı greve katılmayan Memur Sendikaları Konfederasyonu’na da tepki gösterdi. “Et olmayınca unla, bulgurla yapılan köfteye yalancı köfte denir” diyen Evren, grevi yasadışı diye adlandıran hükümete katılan MEMUR-SEN’i de yalancı köfteye benzetti.

ANKARA’DA POLİS MÜDAHALE ETTİ

Eylem sırasında Ankara’da da hayat durdu. Kamu emekçileri, işyerlerinin önünde toplanmalarının ardından Ziya Gökalp Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca alkışlar, ıslıklar ve sloganlarla AKP Hükümeti’ni protesto edildi. Miting alanının dolmasının ardından, Ziya Gökalp Caddesi üzerinde bulunan köprüye ÖDP, Öğrenci Kolektifleri ve Sosyalist Parti bayrakları asmak isteyen gruba polis, biber gazı ve copla müdahale etti. Yaşanan arbede, sendika yetkililerin sağduyu çağrısı sonucunda daha fazla büyümeden sona erdi. DTP, CHP Milletvekillerinin yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının yönetici ve üyelerinin yer aldığı mitinge, lise öğrencileri de katıldı.

“BAŞBAKANI UYARIYORUZ”

Demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan mitingde, kürsüden kitleye hitaben konuşan KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tuğrul Culfa, “Başbakan grevimizin yasa dışı olduğunu iddia ediyor. Deniz Feneri soygunu, suyu ve yolu olmayan köylere bulaşık makinesi göndermek, tüm şaibelere karşı RTÜK başkanını görevde tutmak yasal da bizim grevimiz mi yasadışı? Başbakanı uyarıyoruz: Daha önce yaptığımız grevlerin de yasadışı olduğunu söyleyen başbakanlar gördük. Ama biz hala alanlardayız. Onları ise kimse hatırlamıyor” dedi. Culfa, “Bu ülkede kredi kartı borcu toplamı Türkiye bütçesinin yarısı kadar bir rakam oluşturuyorsa ve bu soyguna başbakan bir şey demiyorsa, o ülkede haktan, adaletten ve yasal olmaktan en son söz etmesi gereken kişi başbakanın ta kendisidir” dedi. KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ise AKP İktidarının grevi iyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, “İktidar, kamu emekçilerinin bu uyarısını da dikkate almaz, hak gasplarına devam eder, sermaye yanlısı politikalarında inat edecek olursa bilmelidir ki, emekçiler için daha geniş ve kapsamlı bir mücadele dönemini başlayacaktır” dedi.

ÇELİK’TEN TUHAF ELEŞTİRİ

AKP Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, eylem yapan emekçileri eleştirdi. Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, eylemlerin vatandaşın hayatını zehirlememesi gerektiğini ve sendikaların olaya ideolojik yaklaşmaması gerektiğini öne sürdü. Çelik, AKP iktidarı döneminde memur maaşlarına önemli artışlar gerçekleştirdikleri de iddia etti.

Emekçiler İzmir’de de hayatı durdurdu
İzmir’deki kamu emekçileri de greve gitti. İş yerlerinden çıkıp ilçelerinde yürüyüş yapan ve ardından Konak Meydanı’nda bir araya gelen KESK, DİSK, TTB, TÜRK-İŞ, TMMOB, TÜM-BELSEN, İTO üyeleri hükümete “Taleplerimizi duy, duymazsan daha büyük bir grevle geliyoruz” uyarısında bulundu. KESK Şubeler Platformu Dönem sözcüsü ve Eğitim-Sen 3 Nolu Şube Başkanı Ali Kılıç, hükümetin bu grevi hak ettiğini söyledi. Kılıç, “Taleplerimiz karşısında bir duyarsızlık abidesi gibi duran siyasi iktidara sesleniyoruz. Bu bir uyarı grevidir, yanlışlığı defalarca kanıtlanmış politikalarınızı değiştirmeniz için sizi uyarıyoruz” dedi. Kadınlar, öğrenciler, işsizler de greve destek verdi. Gençlik Umut ve Dev-Lis”lilerin de kitlesel olarak katıldığı eylemde kamu emekçileri ve işçiler el ele kol kola halay çektiler. İzmir’in ilçeleri, Buca ve Bornova’da da kitlesel yürüyüşler yapıldı. Eyleme ÖDP, TKP, DTP, EMEK ve SDP”nin yanı sıra bazı belediye başkanları da destek verdi. Gülsen Candemir-İzmir

ANTALYA’DA İKİ BİN KİŞİ YÜRÜDÜ

Antalya’da da uyarı grevine katılım yoğundu. Sabah erken saatlerinden itibaren Eğitim ve Araştırma Hastanesi, A.Tıp Fakultesi ve Defterdarlık bahçesinde toplanan emekçiler buralarda sloganlarla, halaylarla eylemlerini sürdürdü. Öğlen saatlerinde ise biraraya gelen ve sayıları ikibini bulan grup Güllük Caddesi boyunca yürüyüşe geçti. Yol boyunca emniyet güçleri ile gerginlikler yaşandı. Emniyet güçlerinin barikat kurması üzerine bir süre oturma eylemi yapıldı. Yavuz Özcan Parkı’na gelen grup açıklamaların ardından davul zurnalar eşliğinde halaylar çekildi, türküler söylendi.ÖDP, EMEP, TKP, SP, DİP Girişimi, Halkevi, Gençlik Muhalefeti, Genç Umut destek verdi.

Her yerde eylem var
Uyarı grevi Türkiye’nin bir çok şehrinde etkili oldu. Eskişehir’de Kamu-Sen ve KESK üyesi yaklaşık 50 memur gece yarısı Eskişehir Garı’na gelerek grev pankartı astı. Memurlar daha sonra basın açıklaması yapıp ‘Sadaka değil, toplu sözleşme’ diye slogan attı. Tren seferleri yapılmadı. Diyarbakır’da gösterilerin adresi Dağkapı’ydı. Diyarbakır’da öğretmenlerin iş bırakma eylemine, öğrenciler de destek verdi.Balıkesir’de ise iş bırakan 5 emekçi gözaltına alındı. Balıkesir Garı’nda iş bırakan eylemciler ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Kars’ta da hastanelerde risk arz eden birimler dışında kalan personel başta olmak üzere sağlık ocaklarında, Devlet Demir Yolları’nda, Kars Postanesi’nde ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan Kamu-Sen üyesi memurlar iş bıraktı

ADANA: Türk Ulaşım-Sen ve BTS Adana Şubesi üyesi yaklaşık 100 kişi de Adana Garı TCDD Servis Depo Müdürlüğü önünde toplanıp iş bıraktı. Çeşitli sendika ve sivil toplum örgütü üyeleri de destek verdi. Adana hattında çalışan yaklaşık 80 tren seferinin iptal edildi.

ÇORUM: Sabah saatlerinde KESK il binası önünde toplanan memurlar buradan Hürriyet Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Gazi Caddesi’ni trafiğe kapatınca göstericiler ile polis arasında tartışma çıktı. Gerginliğin ardından KESK Dönem Sözcüsü Leyla Köse, Çorum Emniyet Müdürü’nün Gazi Caddesi’nde yürümelerine izin vermemesini protesto etti.

VAN: Türkiye Kamu-Sen üyesi memurlar sabah saatlerinde Van İpekyolu Devlet Hastanesi’nin önüne ‘Bu iş yerinde grev var’ afişi asarak davul zurna eşliğinde halay çekti. KESK ise basın açıklaması için Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin önünü tercih etti.

DENİZLİ: Denizli’de memurların ‘Uyarı Grevi’ adıyla yaptığı iş bırakma eylemine katılan Türkiye Kamu-Sen üyeleri, halay çekip zeybek oynadı.

SAKARYA: TCDD’de görevlilerin eylemi 4 trenin durdurulduğu Sakarya’nın Arifiye İstasyonu’nda etkili oldu. 3 tren istasyonda, bir tren de istasyona 1 kilometre uzaklıkta bekletildi.

Zeynep Kuray- Cihan Eligüzel– Serhat Boztaş- Meltem Mercan- Candeğer Muradoğlu



Kaynak:BirGün Gazetesi



Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
26.11.2009

Okunma:
108

Yazara ait bilgiler:

HOMEROTİK

(Şaban Aktaş)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.