MaRTıLaRa SoRSaNa
Seninle yaşanılan inan tek Anı’m oldu Başıma tac ettiğim benden bıkanım oldu Gözlerim dalgalarda sahil mekânım oldu
Bundan sonra bu hayat sandığından zor sana Ne hâlde olduğumu martılara sorsana
Dili olup konuşsa bağrımdaki taşların Artık hiç önemi yok çatılsa da kaşların Unutmak kolay değil boşuna uğraşların
Bensizlik yüreğinde ömür boyu kor sana Ne hâlde olduğumu martılara sorsana
Sevgi sana çok geldi usanıp bıkan sendin Sözünü suya yazıp akdinden çıkan sendin Sevdamın sol yanına mermiler sıkan sendin
Böyle mi olmalıydı biraz kafa yorsana Ne hâlde olduğumu martılara sorsana
Merhameti olmazmış avcının şikârına Engel olamıyorum yüreğimin harına Senin eserin olan ayrılık rüzgârına
Durabiliyorsan eğer haydi karşı dursana Ne hâlde olduğumu martılara sorsana
Tutuşmuş bir çift yürek böyle mi olmalıydı Sevda denilen mermi hedefin bulmalıydı Hiç değilse geride sadakat kalmalıydı
Biraz şöyle düşünüp mantığına vursana Ne hâlde olduğumu martılara sorsana
Geçmişimde deprem var martı nidalarıyla Avunup duruyorum dalga sedalarıyla Hasret cellat olurken hakim edalarıyla
Hadi ne duruyorsun kalemini kırsana Ne hâlde olduğumu martılara sorsana
HİDDETÎ döne döne adını boşa anmış Pervaneler misâli çevrende dönüp yanmış Sevgi riya kelâmı hayat gibi yalanmış
Müezzinin birisi salamı okur sana Ne hâlde olduğumu martılara sorsana
FİKRET OĞUZTÜRK
hiddeti (Fikret OĞUZTÜRK) tarafından 20.10.2009 22:49:10 tarihinde eklendi ve 118 gösterildi.
|
Esel Arslan (16.11.2009 01:00:45)
Teşekkürler şair dost, selam ve sevgiler.
|
|
|
|
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
20.10.2009
Okunma:
118
Yazara ait bilgiler:
hiddeti
(Fikret OĞUZTÜRK)
|