E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-4 (31 - 40)



31) BORÇLU ÖĞRETMENLER

Öğretmenler gününde, araştırma yapılmış, her yüz öğretmenden yetmiş dört tanesinin borçlu olduğu anlaşılmıştı.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya geldiler;

''Anlayamadık Bilgiç Dayı!.. Öğretmenlerimizin dörtte üçü niçin borç içinde yaşıyor?'' dediler.

Bilgiç Dayı;

''Belliki, öğretmenlerin bir şey unuttuğundan!'' diye karşılık verdi. ''ya da, 'Ayağını yorganına göre uzat' atasözünü, yalnız, çocukları kapsar sandıklarından!'' (26.11.2006)


32) ADALET AĞACI

Adaletin meyvelerinini, ülkede dağıtmakla görevli Bakanımız, yargı bağımsızlığınını, herkesin kendine göre yorumlamasından şikayet ediyordu. Görüşünü açık açık ortaya koydu; ''Yargı, tek başına, yargıçlara ve siyasilere bırakılamayacak kadar önemli bir konudur!'' deyiverdi.

Adaletin tecellisi özlemi ile yanan vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Yargı, siyasilere bırakılmasın deniyor ya, bunu anladık Bilgiç Dayı!'' dediler. ''Yargı, yargıca da bırakılmazsa, kime bırakılacak?''

Bilgiç Dayı, biraz düşündü. Sonra;

''Zor bir soru sordunuz arkadaşlar!'' diyerek karşılık verdi. ''Cevap veremiyeceğimden, yargıç kılığına girmiş birileri, için için gülüyorlardır!''


33) BABA NASİHATİ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti cumhurbaşkanlarının 9.su olan Süleyman Demirel, sigaranın sağlıkla ilişkisini irdeleyen bir konferansta konuşuyordu. 26 yıl sigara içip bıraktığını, 35 yıldır da ağzına götürmediğini söyledi. Sonra, ''Sigara, dünyanın karşı karşıya kaldığı bir afettir; içilmesin!'' dedi.

Bu sözleri duyup da, ceplerindeki sigaraya et atmaya çekinen vatandaşlar, ezile büzüle Bilgiç Dayı'ya geldiler:

''Eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel böyle söyledi. Ne yapalım Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, sigarasız ortamda derin bir nefes aldı. Nefesini verip;

''Bu sözleri bir baba nasihati kabul edin arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''Ancak, şahsında zarar tecrübesi geçirenler, zararı doğru anlatabilirler.''


34) GİRİŞE MUHAFIZ GEREK

İşten atıldığı için, eline geçirdiği silahla işyerini yaylım ateşine tutan kişi, bir kişinin ölümüne, bir kişinin de yaralanmasına sebep olmuştu. Mahkemeye çıkarıldığında, suçunu kabul etti, ''Şeytan kanıma girdi; kontrolümü kaybettim Hakim Bey!'' dedi.

Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Şeytan, bir kimsenin içine nasıl giriyor da, damarlarında dolaşıyor Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Vucut girişine, zikrullah silahlı itidal muhafızını koymadığı için!''


35) İSTANBUL TRAFİĞİ

İstanbul trafiğinin düzensizliğinden bıkmayan kalmamıştı. Basında yer tutanlar, konuyu kalemlerine doluyor, sebebini ve çarelerini dile getiriyorlardı.

Ege Cansen de öyle yaptı. Trafik keşmekeşinin sebebini söylerken, ''Bireylerin bencil ve terbiyesiz yaşam biçimi, haksız olma hakkını kullanma çabasıdır'' diyerek fikrini söyledi.

Gerçekten de trafik sıkıntısı canlarına tak diyen vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Bilgiç Dayı! İstanbul trafiğindeki keşmekeşlik, bencillik ve terbiyesizliktenmiş!'' dediler. ''Peki de, İstanbul'da, bireylerin, bencil ve terbiyesiz olması, haksız olma hakkını kullanma çabası göstermesi nedendir?''

Bilgiç Dayı;

''-İşlenen hatâ ve günah için, dinden çıkılmaz- fetvası verildiğinden!'' diyerek cevap verdi. ''Madem ki kişi, dinden çıkmayacak mış, o zaman, gelsin haksızlık... gelsin bencillik... ve gelsin, katmer ketmer terbiyesizlik!''


36) YÜZDE 50 NE DEMEK?

ABD'de, Newsweek Dergisi'nde, Zeyno Baran isimli hanımın, Türkiye üzerine tahmin yürüttüğü, ''2007'de, Hükümet'e darbe olasılığı, yüzde 50'' diyen yazısı yayınlanmıştı. Tedirginlik başladı. Türk basınında, bu yazıya tepki gösteren yorumlar kaleme alınır oldu.

Vatandaşlar da, meraklanmıştı. Bilgiç Dayı'ya geldiler;

''Bilgiç Dayı! Ta Amerika'da yayınlanan yazıdaki, 'Darbe olasılığı yüzde 50' sözü ne demek?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, düşünmeye gerek bile duymadan;

''Ya olur, ya olmaz demek'' diye cevap verdi. ''Hükümet de, bu yazıyı, ya önemser, ya önemsemez''


37) AB MASALI

Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu, Avrupa Birliği karşıtlarının 'AB Masalı' söyleminden ilham almış, ilkokul çocukları için masal kitabı hazırlamıştı: Lokumla Avrupa'ya!

Vatandaşlar, kitabı gördüler. Güle-katıla Bilgiç Dayı'ya geldiler:

''Baksana Bilgiç Dayı! Ne güzel masal kitabı hazırlanmış!'' dediler. ''Okununca, çocullarımız mışıl mışıl uyuyacaklar! Peki, büyüklerimiz ne yapacaklar?''

Bilgiç Dayı, kitaba yakından baktı. Güldü. Sonra da;

''Tabii ki uyanacaklar!'' diye cevap verdi. ''Size, içinde Tren kazası konusu bulunmayan serüven kitapları gerek, denerek!''


38) PAPA'NIN KALBİ İSTANBUL'DA

Papa 16. Benedikt, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in davetlisi olarak Türkiye'ye gelmiş, Ankara-İstanbul temaslarını tamamlamış, sevecen yüz ifadesiyle geriye dönüyordu. Havaalanı'nda Devlet'in yetkilileriyle vedalaşırken, ''Kalbimi İstanbul'da bırakıyorum; kalın sağlıcakla!'' deyiverdi.

Hayli şaşkın görünen vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya varıp sordular:

''Papa, kalbini niçin İstanbul'da bıraktı Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, gülümseyerek cevap verdi:

''İtalya'da, kalbin değerini anlayacaklar azaldığından!''


39) PAPA'NIN SULTANAHMET'TEKİ DUASI

Papa 16. Benedikt'in Türkiye ziyaretinde, en önemli gelişme, O'nun Sultanamet Camii'ndeki tavrı idi. Bütün dünyanın ilgi ile izlediği bu olayda Papa, İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı ile birlikte mihraba yaklaşmış, beraberce kıbleye dönmüş, Rabbi'nin huzurunda huşû içinde durmuştu. Dua ediyordu ve bu dua müftünün duasından uzun sürdü.

Vatandaşlarda bir sevinç, bir heyecan Bilgiç Dayı'ya koştular. O'na;

''Bilgiç Dayı! Papa, Rabbi'ne acaba nasıl dua etti?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''O, kul ile Rabbi arasındaki mükalemedir arkadaşlar!'' diye cevap verdi. ''Ama, ille de tahmin istiyorsanız şöyle diyebilirim: Rabbim! Kalbimi İstanbul'da bırakacağım. Tekrar geleceğim güne kadar sağlam ve sağlıklı eyle!''


40) DUA VE BEDDUA

Müzik piyasasında, dualı-beddualı albümler çıkıyordu. Çocuk yaştakiler, ''Teşekkür ederim Allahım!'' deyip annelerine babalarına, öğretmenlerine rahmet isterken, olgun sanılan biri de, kime olduğu belli olmayan için ''Allah belanı versin!'' diye yırtınıp duruyordu.

Vatandaşlar merak ettiler. Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Bunlardan hangisinin duası kabul olur Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Merak etmeyin, ikisinin de!..'' diyerek cevap verdi. ''Çocuk ellerden gönderilen dualarla anneler, babalar, öğretmenler rahmete kavuşacak. Yırtınıp duranın gönderdiği ise, ya ettiğine ulaşacak, ya da dönüp kendini bulacak!''

İbrahim Faik Bayav
(03.11.2006)


ŞAKİROĞLU (İbrahim Faik Bayav) tarafından 4.6.2019 07:40:00 tarihinde eklendi ve 94 gösterildi.

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-4 (31 - 40) isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
4.6.2019

Okunma:
94

Yazara ait bilgiler:

ŞAKİROĞLU

(İbrahim Faik Bayav)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.