E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

BİR HAYAT Kİ



Bir hayat ki; sonu cennettir, onun sıkıntısından ne çıkar! Bir hayat ki; sonu cehennemdir, onun rahatından ne çıkar!

İlk zamanlarda İslamın hızlı yayılmasındaki hikmet Resul-i Ekrem (asm) “Hiç süphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzerindesin” ayetine[1] göre en iyi insanın, çevresindekileri de bu ahlak üzere eğitmesindendir. İslamı güzel temsil eden bu insanlar sayesinde İslam köşe bucak yayılmış, bir iken üç milyara ulaşmıştır.

Bilimler yaratıkları anlattığına göre, yaratıkları anlatan bilimler Yaradan’a aykırı bir şey söyleyemezler. Bir psikiyatrist, ruhun yaptığı işleri anlamaya çalışır. Ama bu psikiyatrist ruhun varlığına inanmazsa ne olur? Oysa ilimler Allah’ın yarattıklarını anlatırken, bazı kimseler ilmin yönünü saptırmaktadır. Bunların fakültedeki hocaları dersleri verirken Yaradan faktörüne hiç değinmediğinden dersleri hep eksik kalmıştır.

Uçaklara hayran olan insan dünyanın da bir uçak olup gezegende uçtuğunu ne çabuk unutuyor değil mi? Gezegenler, yıldızlar birbiriyle çarpışmadan ahenk içinde kendiliğinden mi uçuyorlar sanıyorsun! Baktığında sinekte bir uçaktır. Ne tamire ne de bakıma ihtiyacı var. Teknolojide zirvedesin ama bir toplu iğne ucu kadar olan bir sineğin sırrına vakıf değilsin. Öyleyse bunları uçak gibi Yaradan Allah’a (c.c) iman etmek zorundasın. "Kim beni hatırlamaktan gafil olursa hayat onu sıkar."[2]

Cami ile okulu ayrı düşünemezsin. Bir bütün olmadıkları için daha yeni ilim yuvası diye bilinen ODTܒde başörtüsüne saldırı olmaktadır. Besmelesiz, salavatsız, duasız yetişen nesillerin sonucunda bu manzara oluşmuştur. Bir Müslümanın yol haritasını vermemişler ellerine. Harita ellerinde olmayınca nereye gittiklerini, ne yaptıklarını bilmiyorlar. Kim verecek bu haritayı onu da siz söyleyin!

Aliya İzzetbegoviç (Allah Rahmet Eylesin) "Hayat, inanan ve salih ameller işleyenler dışında, hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur." diyerek insan olmanın da vasfını tarif etmiştir. Devlet eğitimde kararlı adımlar atmak zorunda. Okullarda hayatı, ilmi görünüşüyle öğrenmek değil, onların sırrına, Yaradanına vakıf olmaktır. Neticede meyhane kapıları da cami kapıları gibi insanlara açılmıyor mu? Bunlardan hangisine yolun düşerse işte orası senin geleceğini şekillendirir! Camiye giren vücuda haram girer mi? Kader deyip geçme! Ne diyor sırrın Sahibi şuurlu beyinlere; “Biz her insanın kaderini; kendi çabasına bağlı kıldık."[3]

İnsan imanını güçlendirdiği ölçüde kendine çeki düzen verecek. Hareket ve davranışları kontrol altında olacaktır. Şöyle bakıyorum da insanların görünüşü hayvan gibi, hayvanların görünüşü insan gibi olsaydı ne olurdu? O zaman celallenince bak şu hayvana diye kötü anlam yükleyebilir miydik? Bize kötü görünmesi aslında suretinden değil davranışlarındandır. İnsanı kötü kılan huyu ve davranışlarıdır. Fiziki olarak ne kadar güzel görünsen de davranışların seni çirkin kılar.

Neden kötü kalpli üvey anne, sihirli aynaya hep aynı şeyi soruyor. “Benden güzel var mı?” Aynanın cevabını biliyoruz. Neticede üvey anne zengin, makam sahibi ve gücü de var ama güzellikte istiyor. Ben biliyorum ki iyilik hep güzel insanlarda oluyor. Pamuk prensese gerçek bir anne olabilseydi sanıyorum aynaya sormadan güzel olduğunu söyleyeceklerdi.

Dervişe sormuşlar; "Hayat nicedir?" Cevap vermiş; "Hayat bir bilmecedir. Attığın her adım hece, çözene gündüz, çözemeyene gece."

Şer de olsa, şer de zannetsek, korkak da, dehşet de alsak hayra yormalıyız. Bunları iyi bilmeliyiz, iyilik bulmalıyız. Olayları kötüye yormamalıyız. Göz ve vücut seyirmesinden, kulak çınlamasından bir mana çıkaracak isek eğer, sağ yanda veya sol yanda olmuş fark etmez. Bundan hayra dönük bir mana çıkarmadıktan sonra bir anlamı olmaz. Allah’a güvenmeliyiz.

Bu dünyada daim olmadığını unutma. Besmeleyi, şükretmeyi, verilen nimetleri unutma. Bilirsin ki vücutta bir acı duymasan hasta olduğunu anlamazsın. Acı bir alarm sistemidir. Acı duymadığından hasta olduğunu anlamayan o kadar insan var ki duyduğu son söz “3 aylık ömrün kaldı.” Onun için acı çekmemekten korkmalısın! Ölüm takdir edilmişse öncesinde muhakkak bir belirti olmaya da bilir.

Hayatı; gelecek endişesi, geçim sıkıntısı, kariyer planlaması, iyi bir evlilik gibi kavramların olumlu neticelenmesi sanırsın. Oysa yapmak istediklerin her an yarım kalabilir. Gelmesini ve olmasını hiç düşünmediğin ölüm aklında yoktur. Çünkü gençsin ve ölüm sadece yaşlılara gelir gibi bir fikrin var. Her birimiz için ölümün geleceği şu an, şu dakika ve okuduğun son yazı bu olabilir!

Hz.Mevlana ne güzel demiş; “Dün, çimen benim ayaklarımın altında idi. Bugün üstümde bitiyor. Görüyor musun! Toprak, günahlardan başka her şeyi örtüyor.”


[1] Kalem süresi 4.Ayet
[2] Tâ-Hâ süresi 124.ayet
[3] İsrâ süresi 13.Ayet


ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 18.2.2017 10:43:42 tarihinde eklendi ve 889 gösterildi.

BİR HAYAT Kİ isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
18.2.2017

Okunma:
889

Yazara ait bilgiler:

ibezgi

(ibrahim koçman)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.