E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

DİLDEN GÖNÜLE



Zamanın kutbu ve tasavvuf ehlinin büyüklerinden Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri bir mecusinin karlı bir günde kuşlara yem verdiğini görüyor. Ve ona “İman olmayınca ve İslama girmeyince bu yaptığının faydasını göremezsin. Allah bu yaptığın iyiliği ancak iman ile kabul eder” diyor. Mecusi de ona “Belki kabul etmez ama bu yaptığımı bilmez, görmez mi?” dedi. Cüneyd-i Bağdadi de “Elbette görür.” Mecusi “Öyleyse bu bana kafidir” dedi.

Cüneyd-i Bağdâdi aradan yıllar geçince bir hac mevsiminde Mekke-i Mükerreme’ye gitmeyi arzu ediyor ve gidiyor. Kabe-i Muazzama’da tavaf ederken bu zatı fark ediyor. Adamın yüzünde iman nuru parladığını fark ediyor. Ve hemen yanına gidiyor. O zamanında ateşperest olan zat diyor ki; “Allah (c.c) gördü ve bildi.” dedi. Ve Cüneyd-i Bağdâdi gayb den bir ses duyuyor. “Sen benim beytimi arzuladın geldin, o da beni arzuladı ve buldu.”

Hiçbir iyiliği küçümsememek lazım. İnsanların kurtuluşuna vesile oluyor. Müşrik olduğu halde yaptığı iyilikleri sebebiyle Allah (c.c) onlara hidayeti nasip ediyor.

Bir gün erenlerden birine soruyorlar. “Sevginin sadece sözünü edenlerle onu yaşayanlar arasında ne fark var.” Oda; “Bakın göstereyim.” Demiş.

Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Tabaklar içerisinde sıcak çorbalar gelmiş. Hepsinin ellerine derviş kaşıklar denen bir metre uzunluğunda kaşıklar vermiş. Ermiş demiş ki; “Bu kaşıkların ucundan tutup o şekilde çorbalarınızı içeceksiniz.” Diye şart koşmuş. “Peki” deyip kaşıkları ellerine almışlar.

Kaşıklar uzun olduğundan döküp saçmadan ağızlarına götüremiyorlar. Çok uğraşmalarına rağmen bir türlü çorba içmeyi beceremeyip aç olarak sofradan kalkmışlar.

Ermiş “Şimdi de sevgiyi dilden gönüle indirmiş olanları çağıralım sofraya” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. “Buyurun” denince, hepsi uzun kaşıkları ellerine almış ve karşısındaki kardeşine uzatarak çorbayı içirmişler. Böylece biri diğer kardeşini doyurmuş, şükrederek sofradan kalkmışlar.

Ermiş bu manzara karşısında “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Her kim kardeşini düşünür de doyurursa, oda kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Unutulmamalı ki hayat pazarında alan değil veren kazançtadır. Şimdi sormalıyım herkese “Siz olsanız bu sofradan doyarak mı kalkardınız yoksa aç mı?”

İnsan Allah’a kul olursa başka kullarda ona hizmet eder. Dillerde söyleneni gönüllere nakşetmek büyük bir nimettir. Bir söz var “Kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur; Çünkü gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır.”

Allah dostları dilden çok kalp ile anlaşırlar. Dilden kulağa konuşsaydılar tercüman gerekirdi. Gönülden gönüle konuştukları için tercümana gerek yok. Gözden gönüle hem giriş hem de çıkış olur.

Sevgiyi dilden gönüle indiremeyenlerin yaşadıkları aşk bugünkü aşklar olsa gerek. En ufak bir tartışmada ve kavgada sevenler ayrılıyor, evliler boşanıyor. Ayrılınca sanıyorlar ki tecrübe kazanıyorlar yada daha güzel bir hayata kavuşacaklar. Vedâlar gözüyle sevenler içindir. Çünkü gönlüyle sevenler ayrılmazlar!

İdam edilmek üzere olan bir mahkûma “diyeceğin bir şey var mı” diyorlar. O da; “Tecrübe kazandım, bu bana ders oldu” diye cevaplamış! Çoğu insanın hâli idam mahkûmu gibidir.

"Dağına göre kar (kış)" deyimi var. Kimimize metrelerce kar hiç zarar vermiyor, yolumuza gitmemize engel olmuyor, kimimize de henüz tam tutmamışken bile kaza yaptırıp sakat bırakıyor.

Mevlanâ’dan; kayıp düşmüşsek bile, "Seven", "Sevdiren Sahibimiz" varken, sırtımız gelir mi yere! Öyleyse keder, tasa niye. Dünya bir oyun ve eğlenceden ibaretse de kaybeder görünürken kazanılan bir başka oyun var mı yeryüzünde!

Gönüller nazargah-ı ilahidir, orayı kirli tutmayınız..


ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 16.2.2017 06:30:35 tarihinde eklendi ve 959 gösterildi.

DİLDEN GÖNÜLE isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
16.2.2017

Okunma:
959

Yazara ait bilgiler:

ibezgi

(ibrahim koçman)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.