BUGÜN DİNLİYORUZDİNLENİYORUZ
BUGÜN DİNLİYORUZ, DİNLENİYORUZ
Sanırım bunu hepimiz yapıyoruz. Durup dinleniyoruz, dinliyoruz. Bunu yapmamayı öğretmiştim kendime. Dinlemek ve dinlenmek yorucu yolculuklara sürüklüyor beni. Bir gün öncesinin tekrarı bile yorucu oluyor diye düşünüyordum. Hep ileriye bakarak hatalardan uzaklaşacağımı kazımıştım belleğime. Bir şey oldu. Bunu yaptım.1977 ye gittim. 20 yaşındayım ve kaçmak üzereyim. Neden kaçtığımı anlatıyorum kaçış öncesi, gitme diyen sevgilime. Burada yok oluyorum. Eksilen parçalarımı toplamaya başlasam yirmi yıl sürer. Ben, yeni beni yaratmak için gitmeliyim. Sen vazgeçemeyeceğim nefesimsin ama o nefesi paylaşacağımız zaman ben çok mutsuz olacağım. Dediğimi yaptım. 13 Temmuz 1977 sabahı büyük bir bavul ile göçmen kuşu yuvadan uçtu. 1982 Şubat’ında atamam yapılana değin kanatlarım hep açıktı. Rekor yalnızlıklar, muhteşem üşümeler, kıvrandıran hastalanmalar, mucize aşklar, devasa züğürtlükler, bitmeyen ritim içeren yaşam danslarından sonra reji birinci bölüm için stop dedi. Hayatımı yazıyorum. Beş şiir kitabından sonra sıkıldığım uzun yazmalara katlanamam derken hayli yol aldım. Aynaya bakmaya gerek yok artık. Yüzümü çok iyi ezberlemişim. Kalbimin beni aşan güzelliğini bir kez daha keşfederken durup soluklanmanın hücrelerimi nasıl da yinelediğini fark ettim. Mesela, budalalık derecesinde gururuma, onuruma çok düşkün olduğuma bir kez daha tanıklık ettim. İyiki bu otobiyografiye başlamışım. Dinlenmek, kapıların açılmasını sağlıyor. Düşünün, yirmi yaşında körpe haliniz ile kızların yüreklerini hop hop ediyorsunuz. Evet, o bendim demek kadar harika bir duygu olamaz. 28 imde baba olmuşum. Yüreğimin tek cadısı kucağımda. Pamuk kadar beyaz. Beni ağlatan tek kadın, kızım. Bizi baba kız olarak göremeyenlerin sayısı hayli fazla. Bunu tekrar hissetmek. Bayıldığım en lezzetli nostaljim. Oğlumun aşırı esmer oluşunu duyduğumda yüzümün fotoğrafını çeken hayatın şimdi beni sıkıştırıyor olması kadar doyumsuz bir şey olamazdı. Öğretmenliğimi dinledim kendimden. Beynimin kahramanının, nasıl vatan haini yapıldığını izledim kare kare. En keyif vereni aşkın listesiydi. Fırtınaların ıslatan esmeleri, poyrazın duyguları yakan dokunuşları dinlenme molasında enfes keyif tatları katıyor belleğe. Dostlar sizde dinlenin, dinleyin. Konuşmacı, yazman siz olun. Sayfaları karıştırın. O çok dipteydi dediğiniz anılardan demetler yapın. Ben yaptım. Bayıldım. Beynimin yönetiminde kirlenmeden var olabilmenin görselliğini tekrar tekrar yaşattılar bana. Anılarımı seviyorum. Kendinize kızma imkânı tanıyorlar. Şimdi olsaydım asla tahammül edemezdim dediğiniz hüzün, buruk gülümsemesiyle kendini hatırlatıyor. Eğer şu an benim gibi yalnızsanız, eğer hala yaşam bağınızın çok güçlü olduğuna inanıyorsanız, eğer yaşanmamışlığın iç deviniminde bir şansım daha olsaydı demişseniz, salın yüreğinizi. Dalga seni nereye sürüklerse sürüklesin sakın direnmeyin. Biliyorsun o gittiğinde duruyorum dememişti sana. Yâda sen gitmeyecek nasılsa dediğin için çok yavaş kaldın. Bir saniye sonra, 45 diyemeyiz değilmi? Yaşanmamışı yaşadım diyemediğimiz gibi. Nemi anlatıyorum size. Anladınız siz onu. Dudak burma ne olur. Ben çok yoruldum. Erken yoruldum. Farkında olmadan, hep başkalarının mutluluğu için kobay olduğumu anımsadım birden. Senin benden farkın yok. Sabah kaç kişilik kahvaltı hazırladığını düşün. Bir gün ben kahvaltı istiyorum diye bağırrr. Sonra lezzetini benimle paylaş.
SUAT ÇETİNER
czasker (suat çetiner) tarafından 22.07.2009 22:34:15 tarihinde eklendi ve 79 gösterildi.
| BUGÜN DİNLİYORUZDİNLENİYORUZ isimli esere henüz yorum yazılmamış. |
|
Esere ait bilgiler:
Kayıt tarihi:
22.07.2009
Okunma:
79
Yazara ait bilgiler:
czasker
(suat çetiner)
|